Cumhurbaskani Erdogan’in Antalya Mitinginde yaptigi konusmanin metni
… marka şehri, yüz akı Antalya, sizleri gönülden selamlıyorum Antalya.
“Yaylaların yolu soğuk esmez mi?
Sevdiğim de rüyalara girmez mi?
Girmesen de gönül sana küsmez mi?”
Seni kalpten selamlıyorum rüyalarımın şehri Antalya
Buradan sizler aracılığıyla Antalya’nın tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki kardeşlerime selamlarımı yolluyorum.
Ramazan Bayramınızı medeniyetimin zengin hafızasında ismiyle “Iyd-i Said-i Fıtr”ınızı tebrik ediyorum. İnşallah 24 Haziran’da demokrasi bayramımızı da hep beraber kutlayacağız.
Antalya kendisine ve ülkesine hizmet edenlerle, milletimizin ortak değerlerini istismar edenlerin farkını çok iyi bilir. Antalya’yı altyapısıyla, üst yapısıyla, eğitimiyle, sağlığıyla, ulaşımıyla, bir dünya şehri haline kimin getirdiğini biliyorsunuz değil mi? Türkiye’nin değişimini sizlerle birlikte ilerlettik, başlattık, sizlerle birlikte devam ediyoruz değil mi? Şimdi yeni ve daha güçlü bir atalımın eşeğindeyiz. Gelişmiş bir demokrasi, güçlü bir ekonomi, milli bir savunma sanayi, güvenli ve istikrarlı bir ülke, huzurlu ve müreffeh bir millet için, hazır mıyız Antalya? Hazır mıyız Türkiye? Antalya, güçlü Meclis için hazır mıyız? Güçlü hükümet için hazır mıyız? Güçlü Türkiye için hazır mıyız?
Biliyorsunuz bu seçimlere Milliyetçi Hareket Partisiyle cumhur ittifakı olarak giriyoruz, yanımızda rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun yadigarı alperenler de var. 24 Haziran’da cumhur ittifakını destekliyor muyuz? Antalya, vakit Antalya vakti, vakit Türkiye vakti diyor muyuz? İrade, erdem ve cesaretle Türkiye’yi şahlandırıyor muyuz? Maşallah.
Kardeşlerim; AK Parti bu millete sadece ve sadece hizmet getirmiş, yatırım getirmiştir, proje getirmiştir, refah getirmiştir. AK Partinin hizmet siyasetinden payına düşeni, ülkemizin diğer vilayetleriyle birlikte Antalya da almıştır.
Son 16 yılda, bakalım biliyor musunuz, Antalya’da ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Diğerleri geliyor konuşuyor, biz yaptıklarımızı konuşuyoruz, yatırımlarımızı konuşuyoruz. Ne kadar? 38,5 katrilyon yaptık, 38,5 katrilyon, laf değil, laf ola beri gele değil. Biz yaptığımızı konuyoruz. Onlar ne konuşuyor? Şimdi biraz sonra başka şeyler de söyleyeceğim. Onlar sadece bol bol palavra atıyorlar. İcraat icraat, bizim artık midemiz boş laflar tok.
Eğitimde 9 bin yeni derslik yaptık. Antalya’da 3’ü vakıf, biri devlet olmak üzere 4 üniversite daha kurarak şehrimizdeki üniversite sayısını kaça yükselttik? Beşe yükselttik. Yükseköğrenim öğrencileri için 9483 yatak kapasiteli yurt binaları inşa ettik. Bu yıl Gazipaşa’da 500 kişilik, önümüzdeki birkaç yıl içinde ise Antalya’da 2 tane, Serik, Elmalı ve Alanya’ya birer tane olmak üzere toplamda 4750 kişilik yeni yurt binaları daha açıyoruz.
Antalya’ya 33 bin seyirci kapasiteli bir stadyum yaptık mı? 10 bin seyircili bir spor salonunun Antalyalı sporseverlerin hizmetine sunduk mu?
Sağlıkta 2312 yataktan oluşan 19 hastaneyle birlikte, toplam 54 adet sağlık tesisini Antalya’ya kazandırdık mı? Finike ve Demre Devlet Hastaneleriyle birlikte 6 adet sağlık tesisimizin inşası şu anda devam ediyor. Şehir hastaneleri yaparız da Antalya’yı bundan mahrum bırakabilir miyiz? Antalya’ya yapacağımız bin yataklı şehir hastanemizin ihale süreci devam ediyor, inşallah yakında inşasına başlıyoruz.
TOKİ vasıtasıyla Antalya’da 4432 konut projesini hayata geçirdik.
2002 yılına kadar Antalya’da 79 senede ne kadar bölünmüş yol yapıldı biliyor musunuz? 195 kilometre. Peki, biz buna ne kadar ilave ettik? 409 kilometre bölünmüş yol ilave ettik. Bakınız, biz 16 senede 409 kilometre, onlar 79 senede, eyvah, yarısı bile değil.
Ulaşımı kolaylaştırmak için, toplam uzunluğu yaklaşık 10 kilometreyi bulan 14 tünel yaptık. Bunların lügatinde tünel bile yok ya. Bay Kemal ne anlar tünelden, Bay Muharrem ne anlar tünelden. Ama bunları biz yaptık, biz Ferhat olduk dağları deldik Şirin’e ulaştık. Şirin kim? Benim milletim milletim. Dağları delerek bunları yaptık. Halen Antalya’da toplam maliyeti 14 katrilyon liraya yakın 19 yol projemizin inşası sürüyor. Biz durmuyoruz ya, çalışıyoruz, bunların böyle bir derdi yok. Bunlar bu tür tünelleri kapatacaklarmış, bunların içini dolduracaklarmış.
Köprülerin fiyatlarını konuşuyorlar. Ya bırakın bu işleri, devletin köprüleriyle kamu-özel ortaklığıyla yapılmış köprünün ne demek olduğunu bile bunlar bilmez, anlamaz. Şu anda bayramda ne yaptık? Biz devlete ait yollar, köprüler ücretsiz dedik değil mi? Şimdi bunun üzerinden bile rant etmeyi istiyor Bay Muharrem. Diyor ki, bak işte Demirel’in yaptığı, Özal’ın yaptığı, Erdoğan yaptığı şöyle aralarındaki şeye bakın diyor. Demirel ve Özal’ın yaptıkları bedava, ama işte Erdoğan’ın yaptığı ücretli diyor. Ya biz deveye hendek atlatıyoruz hendek. Sizin yaptığınız böyle bir şey var mı ya? Siz bunları yapamazsınız. Biz devlete ait olanları ücretsiz yapmışız, buyurun geçin diyoruz, ama kamu-özel olana da, biz kalkmışız belli sembolik bir rakam. Akşam televizyon inşallah oturumunda bunların detaylarını da anlatacağım.
Ha, haklı da olabilirsin, inşallah bir dahaki bayrama ona da bir ayrı formülle inşallah onları da ücretsiz yaparız. Bizi bunlarla ürkütemezsin Bay Muharrem. Biz bunlardan ürkecek kadar yoksul değiliz. Biz Türkiye’yi 3, kat büyütmüş bir iktidarız. Sen nerede geziyorsun ya? Dur bakalım.
Proje ve planlama aşamasında olanlarla bu rakam 20 katrilyon liranın üzerine çıkıyor.
Konya’yı Antalya’ya bağlayacak Demirkapı Tünelinde çalışmalar hızla devam ediyor. Tünel trafiğe açıldığında bu yolu kullanan vatandaşlarımız 4 dakikada karasal iklimden Akdeniz iklimine geçmiş olacak. Bunu Bay Kemal bilir mi? Bunu Bay Muharrem bilir mi? Bilmez ya bilmez.
Afyonkarahisar-Antalya yolunu, Antalya kuzey çevre yolunu, Alanya doğu çevre yolunu, Kızılkaya-Bozova-Korkuteli-Elmalı-Finike yolunu önümüzdeki yıl tamamlıyoruz. Biz ders çalışıyoruz Bay Kemal. Bay Muharrem, dersimize çalışarak geliyoruz.
Maliyeti 4,5 katrilyon lira olan Antalya-Alanya-Gazipaşa yolunda ve Gökçebelen Tünelinde çalışmalar devam ediyor. Güzergahta 7 kilometre kısalma sağlayacak projenin tamamını inşallah 2 yıla kadar tamamlıyoruz.
İnşa ettiğimiz Aydın-Denizli otoyolunu Afyon ve Antalya’ya kadar uzatacak Afyon-Antalya otoyolunun ihalesini de bu yıl içinde yapıyoruz. Bak biz projeyle konuşuyoruz, yaptıklarımızla konuşuyoruz ve yapacaklarımız konuşurken de yaptıklarımız yapacaklarımızın nesidir? O kadar.
Otoyolun üçüncü ayağı olan toplada 178 kilometre uzunluğa sahip Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarının ise ön projelendirme çalışmalarını da bu yıl içinde tamamlandırıyoruz.
Geliyorum bir başka otoyol projemiz olan Antalya-Alanya otoyoluna. Şöyle Alanyalılar bir elini kaldır bakayım. Alanya’ya da bir miting yapmamız lazım galiba. Bayram diye buraya gelmediler. Neyse, ekranları başında şimdi Alanya bizi dinliyordur. Uzunluğu 155 kilometre olan otoyolun ön proje çalışmaları bitti, artık diğer aşamalara geçiyoruz.
Toplam 34 kilometre uzunluğa sahip, güzergahında 4 adet çift tüp tünel, -bunu iyi dinlemen lazım, bak bu sana ait- 4 adet viyadük bulunan Manavgat-Alanya ayrımı Akseki yolunun ihale hazırlıkları sürüyor.
Aynı şekilde toplam 63 kilometrelik güzergahında, bu çok önemli, 7 çift tüp tünel, 12 köprü olan Antalya-Isparta yolunun da ihalesi için çalışmalarımız devam.
Antalya-Kemer-Tekirova yolu ve Phaselis Tünelinin de inşallah proje ve ihalesini tamamlayıp yapımına başlayacağız.
Antalya şehir meydanı-havalimanı-EXPO tramvay hattını tamamlayıp onu hizmete aldık zaten, ben de kullandım, biliyorum.
Kardeşlerim, Antalya’yı hızlı tren projeleriyle tüm Türkiye’yle, havalimanı, yat ve liman projeleriyle de tüm dünyayla kucaklaştırarak geleceği hazırlıyoruz. Bunların en önemlisi, şehrimizi hem İstanbul’a, hem de Afyon üzerinden İzmir’e bağlayacak olan yüksek hızlı tren projesidir.
Konya üzerinden inşa edeceğimiz bir diğer projeyle de Antalya’yı hem Ankara üzerinden Edirne’den Kars’a uzanan doğu-batı hızlı demir yolu koridoruna, hem de Karaman-Adana üzerinden Gaziantep başta olmak üzere güney illerimize hızlı tren ağıyla bağlıyoruz.
Eskişehir-Isparta-Antalya hızlı tren projemizin projeleri hazırlanıyor. Kayseri-Nevşehir-Aksaray-Konya-Antalya hızlı tren projemizin de etüt çalışmaları devam ediyor.
Antalya Havalimanının yaptığımız iç ve dış hatlar terminal binasıyla büyüterek, burası çok önemli, yıllık 35 milyon yolcu kapasitesine ulaştırdık. Ya biz iktidara geldiğimizde bu neydi biliyor musunuz? 11 milyon. Şimdi nereye çıktı? 35 milyona çıktı. Artık Antalya bir dünya devi olma yolunda.
Antalya’ya ikinci bir havalimanı olarak ne yaptık? Gazipaşa’yı kazandırdık, onun da açılışı geldim yaptım. Bay Muharrem, ben yaptıklarımla konuşuyorum. Bay Kemal, ben yaptıklarımla konuşuyorum. Sen neyle konuşuyorsun onu söyle?
Şimdi batı Antalya havalimanını yapmak için kolları sıvadık Bay Kemal, Bay Muharrem. Kaş-Çukurbağ-Ağullu mevkiini havalimanı için belirledik. Yıllık 4 milyon yolcu kapasiteli planladığımız hava limanımızın proje bedeli ne biliyor musunuz? 850 trilyon.
Şimdi geçen bir şey oldu, ne diyor bu Bay Muharrem biliyor musunuz? Diyor ki, birinci köprüyü Demirel yaptı, ikincisi Özal yaptı, üçüncüyü Erdoğan yaptı, dördüncüyü de Muharrem yapar. Tabi televizyonda da maşallah beraber onunla tartışmayı yapar moderatör de uyanık, o da ona dedi ki, peki, nereye yapacaksınız? Yerini tespit ederiz, şu anda bilmiyorum dedi. Ya arkadaş, dersini çalış da gel ya. Nereye yapacaksın? Bir hazırlık da yok. Şu anda biz bu kadar deneyimli, tecrübeli olmamıza nereye neyi yapacağız, ben bunun dersini çalışıyorum. Ekibimi yanıma topluyorum, onlarla beraber çalışıyorum ve bütün bunların statiklerine varıncaya kadar çalışıyorum, stratejik noktada ne getirir, ne götürür bunu çalışıyorum.
Ve 16 yıllık tecrübe, yaklaşık 4 yıl diyeyim Belediye Başkanlığı; nerede? İstanbul’da. Diyorum ya bu çırak bile olamaz. Ben çıraklığımı Belediye Başkanlığında İstanbul’da yaptım, kalfalığa oradan terfi ettim, Başkanlıkta ustalık başladı, Cumhurbaşkanlığında ustalığa geldim. Şimdi ben Antalya’dan Türkiye’ye sesleniyorum, bu kardeşinize baş ustalık için icazet veriyor musunuz diyorum. Maşallah maşallah.
Antalya, biz size hiçbir zaman yapamayacağımızı vaat etmedik, yapacaklarımızı vaat ettik. İnşallah batı Antalya havalimanını 2022 yılına kadar tamamlamayı hedefliyoruz.
Kaş ve Alanya yat limanlarını hizmete açtık, biz yaptık. Bunların böyle bir derdi var mı? Yok.
Demre ve Gazipaşa yat limanlarının yapımı sürüyor mu? Sürüyor. Antalya için ayrıca Demre’de, bakın bu da çok önemli ha, bir kurvaziyer limanı yapmayı şu anda planlıyoruz. Bunlarda böyle bir hesap var mı? Yok. Seneye inşallah bu limanın yapımı için çalışmaya başlıyoruz.
2017 yılında şehrimize gelen turist sayısı, bir önceki yıla oranla yüzde 57’lik artış gösterdi, nereye çıktı? 10,5 milyona çıktı. Bir sıkıntı yaşadık, ama bu yıl turist hedefimiz 14 milyon, bak nereden nereye geldik.
Ülkemiz gelinde ise bu sene 40 milyon turist bekliyoruz, 32 milyar dolar turizm geliri bekliyoruz. Şu anda hızla bu hedeflere doğru ilerlediğimizi görüyorum.
Antalya’nın iddialı olduğu bir alan nedir? Tarım. Öncelikle ha bugünkü yağış, dolu ve hortumdan dolayı ürünleri zarar gören Demre, Finike ve Kumluca’daki çiftçilerimize geçmiş olsun diyorum. Biz hiçbir zaman tarımla uğraşan çiftçi kardeşlerimizi yalnız bırakmadık, bu konuyla ilgili de, özelikle girişte Valimizle de bunu konuştuk, olması gereken, yapılması gereken ne olursa bunları zaten biz yaparız.
Şehrimizin tarımını geliştirmek için 19 baraj ve 3 göledi hizmet sunduk. Antalya’nın tarımını geliştirmek için bugüne kadar 19 baraj ve 3 göledi hizmete sunarken, bunlara ilave 10 baraj, 2 gölet daha yapıyoruz. Peki, bütün bunlarla beraber son 16 yılda inşa ettiğimiz projelerle Antalya’da 449 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Yapım aşamasındaki sulama tesislerimizle 191 bin dekar arazinin daha sulanmasını sağlayacağız.
Antalya’nın 2045 yılına kadar içme suyu ihtiyacını karşılamak için, adeta içerisinden araç geçecek büyüklükte borularla ishale hattı inşa ediyoruz. Karacaören-2 Barajından alacağımız suyu içme suyu içme suyu arıtma tesisinden geçirerek şehre vereceğiz. İnşaatları tamamlanmak üzere olan ishale hattı ve arıtma tesisiyle, Dim Barajından aldığımız suyu Alanya’ya ileterek şehre memba kalitesinde içme suyu sağlayacağız. Menderes Bey, öyle mi, bir yanlışımız yok değil mi?
Son 16 yılda Antalyalı çiftçilerimize… Bay Kemal diyor ya çiftçiler aç. Bak Bay Kemal, sana söyleyeyim, sen ben hesap memuruyum, şu filan-falan diyorsun ya, sana söyleyeyim, insan önce bir sorar, araştırır, bizim Maliye Bakanlığımız var, buna sorar, ya gerçekten çiftçilere bir şey veriliyor mu? Adam kurusıkı, yalan atıyor, bunlarda çünkü iftira at, tutmazsa iz bırakır. Biz Antalya çiftçisine toplamda 1,1 katrilyon liralık tarımsal destek verdik. Bak bunu ben söylüyorum, neye göre? Resmi rakamımız olarak söylüyorum.
Şehrimize 2 teknokent, 15 araştırma-geliştirme merkezi, bir tasarım merkezi kurduk, bunların bundan haberi var mı? Ne Bay Kemal’in, ne Bay Muharrem’in, bunların bunlardan haberi yok. Çünkü bunlar, yalanı konuş, söyle kalsın ortada, yaptıkları bu.
2002’den bu güne toplam 184 bin Antalyalı kardeşimizi İŞKUR aracılığıyla iş sahibi yaptık.
Geçen günü Malatya’da yine kurusıkı atıyor Bay Kemal. Diyor ki, büyüttük diyor, 7,4 büyüklüğünde Türkiye büyümüş, senin cebine bir şey girdi mi diyor esnaf kardeşim? Çiftçi kardeşim, senin cebine bir şey girdi mi diyor bu 7,4’ten? Onlarda tabi cevap yok, niye? Konuşan Bay Kemal. Ama Bay Kemal büyümenin ne olduğunu bilmiyor ki. Büyüme ne biliyor musun? İşte bu 184 bin istihdamı eğer Antalya’da yapıyorsa bu ülke, ha büyüme budur. Ben ekonomistim, büyüme budur, ana anlamaz bunlar büyümeden. Bu köprüler yapılıyor, yollar yapılıyor, işte bütün bunlar o büyümenin size verdiği güçle yapılıyor; ama onlar başka yerde geziyor.
İşverenlerimize ve sigortalılarımıza toplamda 3,7 katrilyon liralık teşvik verdik, işte büyüme budur. Önümüzdeki dönemde Antalya’yı her alanda geliştirmeye devam edeceğiz.
Şimdi ben Antalya’ya soruyorum, Antalya, 24 Haziran’da tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz? Vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit Antalya vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz? Bütün bunlar için, 24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığında şahsıma, milletvekilliğinde AK Partiye mührü basıyor muyuz? Cumhur ittifakını destekliyor muyuz?
Şimdi hanım kardeşlerime sesleniyorum, 24 Haziran’a kadar gece-gündüz çalışıyor muyuz?
Gençler, 24 Haziran’a kadar gece-gündüz çalışıyor muyuz? Lise son sınıf, üniversiteli, tüm çalışanlar olarak hepsine işte bu size anlattıklarımı siz de anlatmanız lazım. Bilmiyorlar, onlara bunu anlatmanız lazım. Gerçek Antalya’ya anlatmanız lazım, gerçek Türkiye’ye anlatmanız lazım. Bu bilmediklerini bilsinler ki, yanlış karar vermesinler, ona yardımcı olmanız lazım.
Kardeşlerim; Antalya hizmetler konusunda adeta tarih yazıyor. Geçtiğimiz hafta raylı sistemi üçüncü etabının temeli atıldı, tamam, bu etap da tamamlandığında Antalya 55 kilometrelik raylı sistem ağına sahip olacak. Biz gelene kadar Antalya’da raylı sistem diye bir şey var mıydı?
Antalya tarihinde ilk defa ne zaman katlı köprülü kavşaklarla tanıştı, soruyorum, ne zaman? Karayolları AK Parti, Belediyede Sayın Menderes Bey döneminde bunlarla karşılaştı.
Antalya sahil boyunca dizilin arıtma tesislerine ne zaman kavuştu? Menderes Beyden önce CHP’li bir Belediye Başkanı yok muydu burada? Böyle bir şey yaptı mı, böyle bir projesi var mı?
Eskiden benzer projeler yılarca bitmezdi, şimdi dünya rekorlarına imza atacak kadar kısa sürelerde bu tür projeleri bitiriyoruz. İşte ikinci etap raylı sistem hattı, uzunluğu 18 kilometre olan ve EXPO alanına kadar uzanan bu hat, inşaata başladıktan 5,5 ay sonra hizmete girdi, açılışını bizzat yaptım. Var mı dünyada 18 kilometrelik hattı bu kadar sürede bitiren başka bir ülke ya da şehir? Ya bunların hayatları takoz siyasetiyle geçmiş, bazıları bunlara da karşı çıkıyor?
Mesela Konyaaltı sahil projesi hizmete girdi değil mi? Nasıl, memnun musunuz?
BİR VATANDAŞ- …
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Sen beni akşam oraya götürmek istiyorsun ama, yağış var, bizim de televizyon programı var, inşallah seçim sonrası Antalya’ya gelişimde orayı bizzat göreceğim.
Şimdi bu proje başladığında CHP’liler ne dedi? Sahilime dokunma, insan zincirleri oluşturdular, istemezük, yaptırmayız, sokağa döküldüler değil mi? Ya bunlar hayatları boyunca bir şeyi istemediler ki zaten, her zaman engellediler. Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce neyse, buradaki çıkaralı da aynı. Bu CHP zihniyeti Kanal İstanbul’dan… Neyse, Konyaaltı projesi geldi, şuraya bakalım, 3 dakikanızı alacağım.
Şimdi CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı bak ne diyor, en büyük kötülük. Bizim yaptığımız bu tarafta, CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı öbür tarafta.
Nasıl, güzel mi? Size bu yakışır, biz de size yakışanı yapıyoruz, olay bu kadar basit. Benim insanım güzel, güzele de güzel yakışır, attığımız adımlar bunun için. Destek sizden, hizmet belediyemizden, bizden.
Evet, bu CHP zihniyeti Kanal İstanbul’da da aynı şeyi yapıyor, yaptırmayız diyor. Kim? Bay Muharrem. Ya Bay Muharrem, sen kimsin de yaptırmıyorsun ya? Biz Kanal İstanbul’u, Allah’ın izniyle benim milletim 24 Haziran’da bu evladına yürü dediği zaman, biz Kanal İstanbul’u yaptıracağız göreceksin ve yatırım bedeli 22 milyar, böyle bir yatırım. Dünyada Süveyş Kanalı varsa, Panama Kanalı varsa, bizim de Kanal İstanbul’umuz olacak.
İstanbul’dan yerli marka otomobiline, havalimanlarından, şimdi 29 Ekim’de dünyanın ilk 3 içinde yer alan havalimanını açıyoruz, inşallah 90 milyon yıl yolcu kapasitesi olacak açılışta, ama 2023’te bu kapasite 150 milyona çıkacak.
Şehir hastanelerine de karşılar, her şeye, Antalya’daki hizmetlere de. Antalya’nın can damarı turizmle ilgili doğru bir düzgün proje duydunuz mu bunlardan Allah aşkına? Türk turizmi tüm vaatleri, tüm vizyonları ne biliyor musunuz? 40 bin oda. Türkiye’nin turizmde yatak kapasitesinin 1,5 milyona ulaştığından bunların haberi bile yok. Ya ben milletime onu duyurmak istiyorum, CHP’ye gönül veren kardeşlerime onu duyurmak istiyorum, turizmde Türkiye’de 40 bin odadan bahsediyor, biz ise 1,5 milyon yatak kapasitesinden bahsediyoruz, ya bu yaptığımız bizim. Bunlar geriden nal topluyor nal. Hem dünyanın en büyük havalimanına karşı çıkacaksın, hem de Türkiye’nin turizm potansiyelini artırmaktan bahsedeceksin. Turizmcilerimiz inanın bunların haline gülüyor. Halbuki bizim Antalya için daha büyük hedeflerimiz var. Antalya’daki CHP’liler ise feryat figan yaptırmayız diye bağırıyor.
Mesela kruvazör limanı diyoruz, karşı çıkıyorlar. Dünyanın en zenginlerinin müşterisi olduğu bu dev gemilerin yanaşacağı limanları yapmazsak, varlıkları turistleri buraya nasıl getireceğiz? Belediye otobüsleriyle getireceğiz? Paraşütle inecek halleri de yok, cazip imkanlar sunmamız lazım ki buraya gelsinler. Biz Antalya’da bunları gerçekleştiriyoruz. Benim Antalyalı vatandaşım misafirperver, ama bunlar öyle değil, bunlar kovuyor. Onlar istedikleri kadar yaptırmayız desinler, biz yaparız demeye ve yapmaya devam edeceğiz. CHP’nin bu zihniyetini işte gördünüz.
Sevgili Antalyalılar; hatırlarsanız geçen dönem Antalya’da bira festivali yapmaktan başka bir icraatı olmayan Belediye Başkanı vardı, hatırlıyorsunuz değil mi? Bir tane gencimiz de maalesef bu festivalde öldü, onu da hatırlıyorsunuz değil mi? Bu kişi 2009’da ne demişti? Seçilirsem herkese bedava elektrik demişti, öyle mi? Aranızda o dönem bedava elektrik kullanabileniniz oldu mu? Bedava elektrikten vazgeçtik, Türkiye’nin en ucuz suyunu kullanana Antalya’da suyu ateş pahası yaptılar mı? Bedava elektrik bekleyen Antalyalılar bir de evdeki bulgurdan olup en pahalı suyu kullanır hale geldiler; bunlar böyledir. Ve Parlamentoya gittikten sonra bir daha bu adamın adını duydunuz mu? Seçim döneminde bol keseden atıp tutarlar, sonra hasbelkader göreve geldiklerinde ise kulaklarının üzerine yatarlar. Bununla da kalmaz ellerini cebinizden hiç çekmezler. Halbuki biz yapamayacağımızı söylemeyiz, söylediğimizi de mutlaka yaparız.
2014 seçimlerinde çiftçiye sulama suyunda bedava elektrik vaat ettik mi? Ettik. Seçimden hemen sonra kolları sıvayıp güneş tarlaları kurarak buradan elde ettiğimiz elektriği çiftçiye bedava kullandırdık mı? Kullandırdık. Belediyeye herhangi bir maliyeti olmadan sözümüzü yerine getirdik mi? Getirdik. İş bilenin, kılıç kuşananındır.
Şu anda 7500’ün üzerindeki çiftçi ailemiz sulama suyunda elektriği bedava kullanıyor mu? Kullanıyor, böylece çiftçinin sulama suyu maliyeti yarı yarıya ucuzladı mı? Ucuzladı. Gördüğünüz gibi biz söz verince yaparız, onlar ise vaat ettiklerini unuturlar, üstüne bir de sizi evdeki bulgurdan ederler; aramızdaki fark bu.
Bir başka sözümüz daha var, kentsel dönüşüm projeleri. Türkiye’nin en büyük ve en sorunsuz kentsel dönüşüm projesi Kepezaltı ve Santral Mahallelerinde hızla devam ediyor. Şimdi bunun 10 misli büyüklüğündeki Çalkaya’da bu defa yık-yap’la değil, farklı bir yöntemle kentsel dönüşüme başlıyoruz. Çalkaya’daki 11726 vatandaşımızın tapuları üzerindeki şerhleri kaldıracak ve böylece buradaki meselenin kendiliğinden hal yoluna girmesinin önünü açmış olacağız. Bu projeler tamamlandığında Antalya’nın taşı, toprağı ne olacak? Antalya’nın taşı, toprağı altın olacak. Dünya şehrine, size de bu yakışır.
Değerli kardeşlerim; biliyorsunuz yurt dışında ve gümrük kapılarında oy verme işlemleri başladı. Türkiye’nin yurt dışında 3 milyonu aşkın seçmeni bulunuyor. Şimdi buradan yurt dışına sesleniyorum, Antalya’dan sesleniyorum, inşallah gümrüklerde 24 Haziran’a, yurt dışında ise 19 Haziran’a kadar 60 ülkede ve 123 temsilcilikte oy kullanma işlemi devam edecek. Özellikle vatandaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı Almanya, Avusturya, Fransa, Hollanda ve Belçika gibi ülkelerdeki vatandaşlarımız oylarını kullanmaya başladılar. Daha öncekilerde olduğu gibi, bu seçimde de yurt dışındaki kardeşlerimiz gerçekten büyük fedakarlıklar göstererek sandıklara gidiyorlar. Ama çektikleri onca sıkıntıya, gördükleri onca baskıya rağmen, maşallah iradelerine de çok güçlü biçimde sahip çıkıyorlar. Bu sabah Fransa Devlet Başkanı Macron’la görüştüm, ona da bu konuları biraz hatırlattım. Bak dedim bizim insanımız orada biraz çile çekiyor, lütfen demokratik haklarını kullanmada siz de onlara yardımcı olun. Bakalım söz verdi, elimizden geleni yapacağız dedi.
Bugüne kadar her seçimde yurt dışı katılım oranlarımız bir öncekine göre daha da arttı. İnşallah 24 Haziran’da da benzer bir rekoru yakalayacağımıza inanıyorum.
Ben buradan Türkiye’nin en fazla yabancıya ev sahipliği yapan ülkesi Almanya’ya mesaj, Antalya’dan yurt dışındaki kardeşlerime tekrar bir çağrıda bulunmak istiyorum, vakit milletimizin istikbaline sahip çıkma vaktidir. Vakit ülkemizin geleceğine damga vurma vaktidir, vakit Türkiye vaktidir.
Sizlerden Türkiye bize emanet, biz Türkiye’ye emanetiz diyerek bu tarihi seçimlerde ana vatanınıza karşı görevinizi yapmanızı bekliyoruz. Sizlerden her türlü imkanı zorlayarak, hatta eşinizi dostunuzu, arkadaşınızı da yanınıza alarak sandığa gitmenizi bekliyorum. Ve
tüm Batı dünyasında PKK çok yoğun çalışıyor, ama bize inanan kardeşlerim inanıyorum ki PKK’dan ve destekledikleri partiden geçen seçimde olduğu gibi daha fazla çalışarak açık ara önde çıkacağız. Bilhassa gençlerimizden akranlarının ve ailelerinin koluna girip onları muhakkak sandığa götürmelerini istiyorum. Böylesi kritik bir seçimde kesinlikle rehavete kapılamayız, hele hele mesafe zaman, iş gibi bahanelerin arkasına asla sığınamayız. Unutmayın, hemen her şeyin telafisi olur, ama sandığın telafisi olmaz. İş işten geçtikten sonra keşke demenin hiç kimseye bir faydası olmaz, çünkü bu CHP ve ortaklarının bu ülkeye kazandıracakları hiçbir şey yok. Biz bunların tarihini biliriz, biz bunların geçmişini biliriz, bu ülkeye neler kazandırdıklarını, neler kaybettirdiklerini de çok iyi biliriz. Biz, evet, bir sokulduğumuz delikten bir daha sokulmayacağız, buna kararlı olacağız.
Allah’ın izni ve sizlerin desteğiyle 24 Haziran’a Türkiye’yle beraber 60 ülkede hep birlikte bayram yapacağımıza inanıyorum. Yurt dışından yaşayan vatandaşlarımdan rekor bir katılımla tüm dünyaya demokrasiye dersi vermelerini bekliyorum.
Kardeşlerim; yurt dışında tüm İslam dünyasında sizden müjde bekliyorlar. Bakın, yine bu sabah Özbekistan Devlet Başkanıyla görüştüm, baktım ki ya onların hiç endişesi yok, biz diyor inşallah sizlerle bayramı kutlayacağız. Onun için bizim onlara müjde vermemiz lazım.
Fikri olmayan gibi, hizmeti olmayanın da başvuracağı yol şiddettir. Arife Şanlıurfa Suruç’ta milletvekilimizin seçim çalışması sırasında acı bir hadise yaşandı. Bölücü terör örgütü mensupları partimizin mensuplarına saldırdılar, milletvekilimizin, çiftlikle uğraşan ve 24 Haziran için kardeşiyle birlikte çalışması yürüten ağabeyi bölücü örgüt yandaşları tarafından şehit edildi. Yaşanan arbedede karşı taraftan da ölenler oldu, ayrıca çok sayıda yaralı var. Hayatın kaybeden kardeşimize bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum. Nitekim karşı taraftan olanların PKK üyesi oldukları tescilli.
Bu hadise bir gerçeği tüm çıplaklığıyla ortaya koymuştur, bölücü terör örgütü ister siyasi parti, ister sivil toplum kuruluşu, ister başka bir kılıf olsun fark etmiyor, hangi boyaya boyanırsa boyansın, gerçek yüzünü bir şekilde ortaya çıkartıyor. Daha önce partimizin pek çok mensubunu sırf kendi siyasetlerine uygun hareket etmiyor diyor çocuklarının göz önünde şehit edenler, bir kez daha aynı yola başvurmuşlardır. Bunlar kandan beslenen birer vampirdir. Bölücü terör örgütü bugüne kadar sadece Kürt kardeşlerimizin kanını dökmüştür.
Kardeşlerim; işte şimdi adayları var, nerede bu aday? Edirne Cezaevinde. Bu aday terörden beslenmedi mi? Teröristlerin desteğiyle bir yerlere gelmedi mi? 7 Haziran seçimlerinin hemen arkasından sokaklara dökülün demedi mi? 53 tane Kürt kardeşimi bunlar öldürmedi mi? 15 yaşındaki Yasin Börü’yü bunlar öldürmedi mi? Kürt değil miydi? Öldürenler de Kürt’tü. Peki, onları sokağa döken kimdi? Bu Demirtaş, Selo. Peki, Selo’yu ziyarete kim gitti? Bay Muharrem gitti. Bay Muharrem, demek ki siz el ele, kol kola Ankara’dan İstanbul’a da yürürsünüz, aynı şekilde işte böyle bir seçim kampanyasında da biraraya gelirsiniz. Nitekim Diyarbakır mitinginde de yine onlarla beraber olmadılar mı?
Be kardeşim, bu Bay Muharrem, bu Bay Kemal, bunlar birbirine destek vermiyorlar mı? Şu anda birçok şeyler dönüşüp dolaşıyor, CHP’nin oylarının işte HDP’ye savrulduğunu, oraya aktığını ve oralara doğru bir destek verilmesi için çalışmalar yapıldığını, bunların hepsini takip ediyoruz, öğreniyoruz. Bu örgütün Kürt kardeşlerimin, ülkemin ve milletimin düşmanı tek bir güçle, tek bir kesimle kavgası, mücadelesi, çatışması vaki değildir. Bak bugüne kadar CHP’nin terörle mücadele hakkında en ufak bir açıklamasını duydunuz mu? Yok, böyle bir dertleri yok. Terörle mücadeleyi biz yapıyoruz. İşte Afrin’de 6600 teröristi etkisiz hale getirdik, Cerablus’ta 3 bin teröristi etkisiz hale getirdik. Niye? Vatan topraklarımızı korumak için. Bu CHP’nin böyle bir derdi var mı? Onlar da diyor ki, Afrin’e girmeyin, Cerablus’a girmeyin, Kandil’e girmeyin. Bay Kemal, Bay Muharrem, isteseniz de, istemeseniz de, nerede bizim için bir tehdit varsa biz Mehmet’imizle beraber oralara gireceğiz. İşte yeri gelir Gabar’a gireriz, yeri gelir Cudi’ye gireriz, Tendürek’e gireriz, Kandil’e gireriz, Sincar’a gireriz ve gireriz. Zira bizim için tehdit oluşturuyorsa, biz oraları serbest bırakamayız.
Hale bak, Afrin’in komutanına ne diyor? Apoletlerini sökeceğim diyor. Sen kimsin ya, neyi söküyorsun sen? O apoleti sen mi taktın? Ben diyorum ki, benim milletim o kahramanına sahip çıkacaktır.
Ne oldu? Bizimle beraber Türkiye Esnaf Sanatkarlar Odasının iftarında biraraya geldi, İkinci Ordu Malatya’da, olay Malatya’da yaşanıyor, o da protokolden, o da orada. Peki, benim sıfatım ne? Ben anayasaya göre Başkomutanım, anayasanın amir hükmü bu. Ama Muharrem bu işlerden alamaz, yani şu anda Erdoğan’ın sıfatı nedir bilmez. Bu sıfatı bana sen vermedin, milletim verdi. Ve anayasanın amir hükmüne göre de bu sıfat siz nereye taşıyor? Başkomutanlığa taşıyor. Ve Başkomutan olarak o akşam orada konuşma yapıyorum, konuşmanın bir yerde de, Odalar Borsalar Birliği, Komutan alkışlıyorlar. Niye alkışlıyorlar? Çünkü bütün Afrin, Cerablus, buralarla ilgili ortaya koyduğum ifadeler sebebiyle. Adam bunu daha hazmedemiyor.
Ve şimdi diyorum ki, 24 Haziran’da kim kimi apoletini sökecek, gelin bunun hesabını soralım.
Kürt kardeşlerimiz başta olmak üzere, ben ülkemize ve milletimize husumet besleyen herkesin yanında olan bu örgütün arasına saklananlar siyaset kurumunun adını kirletmektedir.
Evet, buradan açıkça söylüyorum, ağızlarından demokrasiyi düşürmeyen, ama uyuşturucu kaçakçılığından teröristlere silah taşımaya kadar bulaşmadıkları adi suç kalmayan bu kişiler siyaseti de kirletiyorlar. Ben Kürt kardeşlerime diyorum ki, sakın bu oyuna da gelmeyin, bunlarda her numara var.
Partililerimize yönelik saldırıyı açıkça kınayıp, dolambaçlı ifadelerle onlara destek verenler de bu kirlilikte pay sahibidir. Teröristlerin karşısında suspus olup, teröristlerle kahramanca mücadele eden komutanlarımızı ağızlarından köpük saçarak tehdit edenler, gırtlaklarına kadar bu pisliğe gömülmüştür.
24 Haziran seçimleri diğer pek çok özelliğinin yanı sıra, arkalarındaki kiralık katiller ordusuna dayanak siyaseti kirletenlerin de tarihe gömülüşünün inşallah miladı olacaktır.
Antalya, 24 Haziran’da Türkiye’nin geleceğine göz dikenlere Rabia’mızla cevap vermeye hazır mıyız? Çok coşkulu olsun ha, tüm Türkiye duysun. Hazır mıyız? Maşallah, arka tarafları da iyi görüyorum.
Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet…
Türkiye’nin sadece sürekli kriz ve kriz üreten yönetim sisteminden değil, aynı zamanda işte bu kanlı ve kirli siyasetten de kurtuluşu için, 24 Haziran’da güçlü Meclis diyor muyuz? Güçlü Hükümet diyor muyuz? Güçlü Türkiye diyor muyuz?
Bir olacağız… İri olacağız… Diri olacağız… Kardeş olacağız… Hep birlikte Türkiye olacağız… Evet, bu FETÖ’nün takımlarına karşı Türkiye olacağız.
Sağ olun, var olun, rabbim hepinizden razı olsun, her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum, hepinizi Allah’a emanet ediyorum.
Kalın sağlıcakla.