Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Avcilar 6. Ilçe Kongresinde yaptigi konusma

 

Avcılar’ın saygıdeğer güzel insanları, değerli kardeşlerim, AK Parti bayrağını Avcılar’da dalgalandıran kıymetli dava arkadaşlarım, sevgili gençler, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Buradan Avcılar’ın tüm mahallelerindeki vatandaşlarıma selamlarımı yolluyorum.

Kuruluşundan bugüne kadar AK Parti Avcılar Teşkilatımızda vazife yapmış tüm kardeşlerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Ama baktım ki şöyle arkada, sisli yerlerde bizim eskilerden birisi daha var, o da Diriko Mustafa, maşallah. Ya Diriko kardeşimiz, senin burada ne işin var? Maşallah. Bizim ilk bunlar belediye başkanı adayımız beldelerde. Ta Binkılıç, orada belediye başkan adayımız. Feyzullah Efendi buralarda mı? Feyzullah Efendiyle beraber hem tıraşını yapmıştık, hem başını yıkamıştık. Ne günlerden ne günlere, hey Allah’ım ne büyüksün, neler lütfettin bizlere ve öyle çıktık yola geldik bugüne.

Ahirete irtihal etmiş olanlara Rabbimden rahmet niyaz ediyorum.

Kongremizin şehrimiz için, Avcılar’la birlikte ülkemiz, milletimiz, demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Avcılar, 16 Nisan halkoylamasında, az önce dışarıda da söyledim, yüzde 41’lik evet oranıyla beklentimizin çok altında kaldı. Oysa ben Avcılar’dan çok daha iyi bir netice bekliyordum. İnşallah 2019 seçimlerinde burada çok farklı bir manzarayla karşılaşacağız.

Hanımlar, gençler, beyler; Belediyeyi almakta kararlı mıyız? Maşallah, işte bu irade alır. Hem milletvekilliğinde, hem de cumhurbaşkanlığı seçiminde Avcılar’ın 16 Nisan sonuçlarını tersine çevireceğine inanıyorum. Ama bunun için de çok çalışmamız lazım.

Şimdi Avcılar’dan öyle bir seslenin ki Marmara Denizin öteki ucundan bile duyulsun.

Ana Kademe şöyle bir ayağa kalksın bakalım, Ana Kademeyi bir ayakta göreyim; 2019’a kadar kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? Hazır mıyız? Teşekkür ediyorum, buyurun.

Şimdi de Kadın Kolları, maşallah; 2019’a kadar Kadın Kolları olarak her eve girmeye hazır mıyız? Şimdi buraya tabii kahveleri de hazırlamak lazım. Bütün girdikleri evde hanımefendilere 40 yıl unutulmamak için bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır, tamam? Hazır mıyız?

Gençler, Gençlik Kolları; 2019’a kadar liselerden üniversitelere tüm gençlerimize ulaşmaya hazır mıyız? Hazır mıyız? Gençlere bilmediklerini anlatacaksınız, bildiklerini anlatacaksınız, neyi biliyorsanız onu. Gençler, Avcılar’da ayak basmadık yer, dokunmadık gönül, desteğini almadık vatandaşımızı bırakmamaya söz veriyor musunuz? Maşallah.

Ziya Paşa ne diyor: “Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.” Biz de bugüne kadar hep eserlerimizle konuşmaya, eserlerimizle kendimizi anlatmaya çalıştık. Türkiye yıllarca lafla peynir gemisi yürütmeyi maharet sanan siyasetçiler, yöneticiler elinde vaktini ve enerjisini kaybetti. Geçtiğimiz 15 yılda bir yandan ülkemize yönelen nice saldırıyı göğüslerken, diğer yandan her alanda Cumhuriyet tarihinde yapılanların tamamının kat be kat fazlasını hizmetlerimizle elhamdülillah gerçekleştirdik. Bu hizmetlerin en yakın şahidi neresi? İstanbul. Neresi? Avcılar.

Kardeşlerim, Allah aşkına, tabii ben içinizde Avcılar’da kaç yıl oturuyorsunuz falan bunu bilemiyorum, ama Avcılar’ı iyi bilirim. Yani 20 yaşımdan itibaren Avcılar’ı iyi bilirim. Ve Avcılar’da o dönemden itibaren şöyle hayal meyal bir geri dönüyorum ve bakıyorum ki ey gidi Avcılar hey; buralardaki böyle şu andaki binalar, şunlar-bunlar falan hak getire, böyle bir şey yok, ama biz buraları… Böyle isim olarak da mahallelerden aklımda kalan meşhur bir mahallesi vardır buranın, o da Denizköşkler Mahallesi. Bak hemen ayağa kalktılar. Ta o zamanlar. Ama şimdi diyorum ki madem Denizköşkler Mahallesi böyle heyecan dolu kalktı, hadi bakalım şimdi yine başı çekeceksiniz ve evvel Allah Avcılar’ı da tersine inşallah ayağa kaldıracağız.

Ve Avcılar’ın geçmişine baktığımızda mübadeleden itibaren ne büyük zorluklar, ne büyük sıkıntılarla bugüne geldiğini görüyoruz. İlçemizin isminin nereden geldiğini biliyorsunuz değil mi? Söyleyeyim, bu isim İstanbul’un –ne kadar boş olduğunu ispat için bunu söylüyorum- av meraklılarının mesken tuttukları, her fırsatta gelip vakit geçirdikleri, eğlendikleri, burada yaşayan insanların da onlara rehberlik ettiği dönemlerden kalmadır ve ondan dolayı buralar devasa boş araziler. Yarım asır öncesinin plansız, programsız, kontrolsüz göç akınından Avcılar da payına düşeni almıştır, Avcılar böyle bir ilçedir.

Tarihi Yarımada’nın hemen arkasında Küçükçekmece ile Marmara Denizi arasındaki bu ilçemizin makûs talihi 1994’ten itibaren Büyükşehir Belediyesi’nde, 2002 Kasım’ından itibaren de Hükümette gerçekleştirdiğimiz icraatlarla değişmiştir. Hükümetlerimiz döneminde İstanbul’a değerli kardeşlerim, 210 milyar liralık yatırım yaptık. Marmaray’la, Avrasya Tüneliyle, Yavuz Sultan Selim Köprüsüyle İstanbul’un iki yakası arasındaki ulaşımı hem çeşitlendirdik, hem kolaylaştırdık. İstanbul’u İzmir’e bağlayacak otoyolun yapımı sürerken bu projenin önemli bir bölümü olan Osman Gazi Köprüsünü de açtık. Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir otoyolunun çalışmaları devam ediyor. Bu otoyolun boğaz geçişi olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün inşaatına da başladık. Yüksek hızlı trenle İstanbul’u Ankara’ya, Eskişehir’e, Konya’ya, Kocaeli’ne, Sakarya’ya, Bilecik’e bağladık. İnşası süren yeni hatlarla Sivas’tan Antalya’ya, İzmir’den Adana’ya, Gaziantep’e kadar ülkemizin dört bir yanına hızlı tren hatlarıyla ulaşmak mümkün hale gelecek. Dünyanın en büyük havalimanını İstanbul’da inşa ediyoruz. İlk etabını inşallah yılsonuna doğru açıyoruz. Kanal İstanbul dünya çapında bir proje, onun da temelini inşallah şöyle yılsonuna varmadan atmış olacağız ve ihalesine şu anda çıkma hazırlığı yapılıyor.

Raylı sistemler, İstanbul’un ulaşımında son dönemde yaptığımız en büyük atılımlardan biridir. Daha birkaç ay önce Üsküdar-Ümraniye metrosunu hizmete açtık. Bugüne kadar İstanbul’a 17 kilometrelik tünel, 160 kilometrelik metro hattı inşa ettik. Hedefimiz, 2020 yılına kadar tünel uzunluğunu 68 kilometreye, metro uzunluğunu 355 kilometreye çıkarmaktır. Daha sonrası için de 120 kilometre yeni tünel, 650 kilometre ilave metro hattı projelerimiz var.

Sağlıkta İstanbul’u sadece ülkemizin değil dünyanın sayılı merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz. Son 15 yılda İstanbul’a 51’i hastane olmak üzere 127 yeni sağlık tesisi kazandırdık. Yatırım bedeli mevcut rakamla 5 milyar, eski rakamla 5 katrilyon lirayı aşan 16 yeni sağlık merkezinin inşası sürüyor. Şehrin her iki yakasına da ayrı ayrı toplam 7 bin yatak kapasiteli iki dev şehir hastanesi yapıyoruz. Bu taraf gayet hızlı gidiyor, inşallah yakın zamanda Anadolu Yakasındaki şehir hastanemizin de ihalesini ve inşaatını başlatacağız. Başakşehir hastanesinin inşaatı bu hızla devam ederse inşallah çok kısa zamanda hizmetinizde. Sancaktepe hastanesiyle ilgili hazırlıklar devam ediyor.

İstanbul’un konut kalitesinin yükseltilmesinde TOKİ öncülüğünde yürütülen projelerin malum çok büyük payı var. Geçtiğimiz 15 yılda TOKİ vasıtasıyla İstanbul’a 156 bine yakın konut kazandırdık. Restorasyonlar, aslına uygun yenilemeler, kadim mimarimize uygun yeni projelerle İstanbul’un tarihi mirasına sahip çıkıyoruz.

İçme suyu ve temizlik sorunu eskiden İstanbul’un başının belasıydı. Tabii gençler bilmez, orta yaş ve üzeri kuşak şehrin adeta koktuğu o günleri iyi hatırlar. Bugün İstanbul ülkemizin içme suyu sorunu olmayan büyük şehirlerin başında geliyor. Istranca, Yeşilçay ve Melen projeleri başta olmak üzere pek çok yatırımla su meselesini kökünden çözdük. Bunun için Boğazın altını sadece ulaşım değil su borusu tünelleriyle de geçtik. Ömerli Barajından bu tarafa hamdolsun Boğazın altından içme suyu hattını döşedik.

İstanbul’a 21 milyon yeni fidan dikerek şehrin yeşil vasfını geliştirdik.

Tabii burası aynı zamanda bir eğitim, öğretim şehri. Şu anda İstanbul sayıları 57’ye ulaşan yükseköğrenim kurumları, 34 bin dersliği ve buralarda okuyan 890 bin üniversite öğrencisiyle dünyanın en önemli eğitim-öğretim merkezlerinden biri haline gelmiştir. İstanbul’un şu an 14500 olan yükseköğrenim öğrenci kapasitesi, önümüzdeki üç yılda inşallah iki katına çıkıyor. (Tezahüratlar)

Bakalım, gençleri şimdi inşallah Mart’ta göreceğiz. Gençler, Mart’ta sizlerden farklı netice bekliyoruz, ona göre. Kasım’da farklı netice bekliyoruz, ona göre.

İstanbul öyle bir şehirdir ki anlatmakla bitmez. Bizim İstanbul’a yaptığımız hizmetler de anlatmakla bitmez. Madem Ziya Paşa’yla başladık, yine onunla devam edelim. Ne diyor Ziya Paşa: “İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah, yardımcısıdır doğruların Hazreti Allah.” Olay bu. Evet, bazıları ülkeye ve millete yapılan her işe bir kulp takmaya kalksa da, biz Allah’ın yardımıyla yolumuzda ilerlemeyi sürdüreceğiz.

Türkiye’nin omuzunda artık bir yük haline gelen Ana Muhalefet Partisi’nin ve başındaki zatın eser, proje, hizmet değil sadece ve sadece iftira, yalan, hakaret üzerine kurduğu siyaset bize göre değil. Bizim 2023 hedeflerimiz var, bizim 2053 ve 2071 vizyonlarımız var. Bizim ülkemiz için, milletimiz için çok büyük hayallerimiz var. Bizim bu hayalleri gerçeğe dönüştürmek için gece-gündüz geliştirdiğimiz projelerimiz, planlarımız, stratejilerimiz var. Türkiye bunca saldırıya uğrarken bölgemiz tarihi bir dönüşüm sürecinden geçerken, küresel güç dengeleri yeniden oluşurken biz bu kifayetsiz muhterislerle uğraşamayız, o kadar vaktimiz yok.

Belediye hizmetlerindeki farkı siz görüyorsunuz. Ana Muhalefetin birlikte yol yürüdüğü ve terör örgütünün güdümünde siyaset yapan bir parti var. Bu partiye mensup belediye başkanlarının hemen hepsini devletin halka hizmet için kendilerine tahsis ettiği imkânları terör örgütünün emrine verdikleri için görevden aldık. Güya siyasetçi olan bu belediye başkanlarının yerlerine atadığımız valilerimiz, kaymakamlarımız inanın bana onlarla mukayese edilemeyecek hizmetleri o illere, o ilçelere, beldelere fazlasıyla veriyorlar.

Hanım kardeşlerim, en büyük hakimdir, hakemdir. 2019 seçimleri diğer hususların yanı sıra eski Türkiye alışkanlığı, bu tür siyaset anlayışlarının da tasfiyesinin miladı olacaktır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk seçimi olan 2019 Kasım’ının ardından artık bu ülkede hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Ne istismar siyaseti yapanların, ne bürokratik oligarşinin, ne kerameti kendinden menkul siyaset derebeylerinin esamesinin okunmadığı bir Türkiye’ye doğru kararlı adımlarla ilerliyoruz, buna var mıyız? Var mıyız? Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Kardeşlerim, benim sizden şimdi bir ricam var, nedir o? Ciddi mi ya, yani siz şimdi Münbiç’e gidecek misiniz? Hazır mısınız? Hani nerede, kabanlar nerede, parkalar nerede? Peki, gitme kararını verdiğimiz anda önce ben, sonra da haydi dediğimiz anda yola çıkacağız. Ama bugün birisi daha oralara gitmiş, kimin gittiğinden haberin var mı? Bilmiyorum gitti mi? Bay Kemal Hatay’a gitmiş bugün, gitti mi? Öyle mi? Sanatçı falan da var mıydı yanında, sanatçı almadı mı yanına? Öyle mi, niye acaba? Neyse, herhalde bugünkü eksik bu olsun. Ama gitmesi bile çok önemli. Tamam sabır, görev emri, sefer emri, dur bakalım, bir şeyler çıkar.

Şimdi kardeşlerim, bizim biliyorsunuz Rabia’mız var değil mi? Şöyle bir kalkın ayağa, çok yoruldunuz biliyorum. Bunu unutmuyoruz ha bu Rabia’yı, bu bizim başarımızdaki sır. Birbirimizi Allah için seveceğiz, tamam? Birbirimize gönül koymayacağız. Makam-mevki, şu-bu, hepsi hikâye, tamam?

Tek millet… Olmadı ya, böyle ses olur mu? Avcılar’da böyle çıkarsa bu ses, yandık.

Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.

Bunu nasıl yapacağız? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Allah yar ve yardımcımız olsun inşallah.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.