Cumhurbaskani Erdogan’in Basaksehir 6. Ilçe Kongresinde yaptigi konusma
Buradan Başakşehir’in tüm mahallelerindeki vatandaşlarıma selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum.
İlçe kongremiz vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan, hasbihal edip hasret gidermekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Kurulduğu günden itibaren AK Parti’nin millete hizmet davasını, AK Parti’nin sevda ve hizmet bayrağını Başakşehir’de gururla dalgalandıran tüm kardeşlerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum.
Teşkilatımız içinde görev almış, bugün aramızda olmayan ahirete irtihal etmiş kardeşlerimize de bir kez daha Rabbimden rahmet niyaz ediyorum.
Kongremizin Başakşehir için, elbette ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Bugün bizleri coşkuyla, büyük bir heyecanla bağrına basan Başakşehir’e teşekkürlerimi iletiyorum.
Sözlerimin hemen başında 16 Nisan halkoylamasında yüzde 54 oy oranıyla cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine evet diyen siz kardeşlerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum. AK Parti’nin kuruluşundan itibaren bizi yalnız bırakmayan Başakşehir, 16 Nisan’da da kendisine yakışanı yapmıştır. 16 Nisan’da Başakşehir bir kez daha iradesine, geleceğine sahip çıkmıştır. Tabii bizim sizlerden beklentimiz çok daha büyük. Biz Başakşehir’in tıpkı futbolda olduğu gibi siyaset liginde de şampiyonluğa oynamasını bekliyoruz. Fakat kusura bakmayın, Başakşehir Stadının tribünlerini doldurmadığınız sürece soru işaretim devam eder. O tribünleri Başakşehir’in gençliğinin doldurması lazım, buna var mıyız? Gençler, buna var mıyız? Şampiyonluğa oynuyorsunuz ya, tribünlerin dolması lazım, bunu halletmeniz lazım. Bu alanlarda olmadığımız sürece siyasette de zayıfsınız, bunları halletmek lazım. Onun için kalkıp sadece belli şeyleri seyredelim derseniz olmaz, çıkacaksınız, bu alanlarda, meydanlarda, her yerde AK Parti’nin gençliği kendini gösterecek. Futbolunda da, basketinde de, yüzmesinde de, her yerde gösterecek, buralarda bulunacağız. Eğer bizim gençliğimiz sporun bu dallarında bulunmaz, sadece kendine has bazı alanlarda bulunayım yeter diyorsa, o zaman bu ülkede millet kavramının içerisindeki o işlerde yokuz demektir.
Kardeşlerim; inşallah 2019’daki her iki seçimde de biz sizlerden rekor bekliyoruz. 2019’da Başakşehir’in oy oranlarıyla İstanbul’da bayrağı göğüslemesini özellikle arzu ediyoruz.
Kardeşlerim, ecdat “erken kalkan yol alır” diyor. Bizim de 2019 hazırlıklarına şimdiden başlamamız gerekiyor. Belediye seçimlerine daha 11 ay, milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine 1,5 yıl var diyerek asla rehavete kapılmamalıyız. Zira biz Ana Muhalefet gibi milleti ufukta sandıkta görünce hatırlayan, vatandaşın kapısını sadece seçimden seçime çalan bir parti değiliz, olamayız. Biz her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanmış bu aziz vatana aşkla, imanla, tutkuyla hizmet eden bir hareketiz. Biz aslında hareketin de ötesinde biz bir davayız. Biz böyle bir davanın mensupları olarak bu yolda bir defa çok çok hızlı gitmeliyiz. Her zaman söylediğim gibi, biz halka hizmeti Hakk’a hizmet gören, bu dünyadan göçtükten sonra geride hoş bir seda bırakmak için çabalayan bir kadroyuz. “Hayrun Nas Men Yenfeûn Nas”
Kardeşlerim, biz yarın seçim olacakmış gibi dinamik, çalışan, disiplinli bir siyasi hareketiz, bir siyasi partiyiz. Birileri İstanbul’da çeyrek asra yaklaşan hizmet yolculuğumuzun sırrını çok farklı yerlerde arıyor. İçeride ve dışarıda bazıları milletimizin bize ve partimize olan teveccühünün sebebini bir türlü idrak edemiyor. Oysa ön yargılarının esiri olmak yerine partimizin felsefesine, kurucu değerlerine, AK kadronun siyasete yaklaşım tarzına baksalar meseleyi çözecekler. Bizi kendi sığ dünyalarına hapsetmek yerine samimiyetle analiz etmeye çalışsalar başarımızın sırrına da vakıf olacaklar. Ama onlar AK Parti’yi anlamak için değil yaftalamak için uğraşıyorlar. Hırsını aklının önüne koyana yapılacak hiçbir şey yoktur. Dünyada hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir. Biz bugüne kadar olduğu gibi inşallah gelecekte de bu çevreleri yanıltmaya devam edeceğiz. İcraatlarımızla, eserlerimizle, dünya çapında ses getiren projelerimizle milletimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Yapacak çok işimiz var. Her seçimde başarı çıtamızı daha yükselterek inşallah ülkemizi muasır medeniyetler seviyemizin üstüne taşıyacağız. AK Parti’nin yorulmasını, tökezlemesini, pes etmesini bekleyenler şimdiye kadar hep hüsrana uğradılar. Bizim saldırılar karşısında geri adım atacağımızı, yılacağımızı düşünenler yanılmaktan bir türlü usanmadılar.
İşte 15 sene önce, 16-17 sene önce buralar neydi? Bomboş arazilerdi, öyle mi? Sesiniz hiç çıkmıyor, galiba siz farklı yerde doğdunuz. Neydi buralar? Tarla ya, bomboş. 94’te ben Belediye Başkanı olduğum zaman buraların hali oydu. Ve buralara girdik, buraları işte bugünkü şehir haline getirdik. Niye? İş bilenin, kılıç kuşananın. AK Parti’yi engellemek için 40 takla atanlar, ilke, ahlak, değer, ne kadar kutsal varsa hepsini de ayaklar altına alanları evvel Allah bugüne kadar bozguna uğrattık, bundan sonra da bozguna uğratacağız.
Medya operasyonlarıyla milletten, hayattan, Türkiye’nin gerçeklerinden kopuk 3-5 köşe yazarının gaz vermesiyle iktidar hayali kuranları inşallah bir kez daha sandığa gömeceğiz.
Kardeşlerim; siyaset simsarlarının üç benzemezi biraraya getirerek AK Parti’nin önünü kesme hesapları şimdiye kadar olduğu gibi 2019 seçimlerinde de boşa çıkacaktır. Fildişi kulelerinden ahkam kesenlerin hevesleri bir kez daha milli iradenin hakikat duvarlarına çarparak darmadağın olacaktır. Bu süreçte elbette en büyük görev bizler ve sizlere düşüyor. 2019’a kadar her bir yol arkadaşımızın, AK davaya gönül veren tüm kardeşlerimin tam bir seferberlik ruhuyla çalışması, koşturması gerekiyor. Başakşehir Teşkilatımızın bu zorlu maratona hazır olduğuna inanıyorum. Bunun için sizlerden şimdi burada bir söz almak istiyorum.
Ana Kademe şöyle bir kalkalım bakalım, kalkalım; 2019’a kadar kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? Hazır mıyız?
Kadın Kolları; 2019’a kadar kapıları dolaşarak her kalbe dokunmaya var mıyız? Hanımlar, bu az olmadı mı? Her kalbe dokunmaya var mıyız? Hatırlıyorsunuz değil mi bizim o kahve hikayelerimizi. Hani evlere girilirdi ve her eve kadın kollarımız birer kahve verirdi ve onun üzerinde partimizin amblemi, o zamanki partimizin ve bir de bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır diye bir ifade. Şimdi ben sizden aynı gayreti bekliyorum, tamam? Gönüllere dokunacaksınız inşallah ve kale içeriden fethedilir, unutmayın.
Gençlik Kolları, maşallah, Barekallah. 2019’a kadar lise son sınıftan üniversitelere tüm gençlere ulaşmaya hazır mıyız? Başakşehir Stadyumunu doldurmaya hazır mıyız? Bak, aniden bir sürpriz yaparım, Başakşehir’in bir maçına gelirim, ondan sonra orada tribünleri boş görürsem olmaz. Bir de bu akşam mesela güzel bir ses gelirse, tadına doyum olmaz değil mi? Gelir mi gelir, hiç belli olmaz.
Tüm teşkilat olarak Başakşehir’de destan yazıyor muyuz? Yazıyor muyuz? Rabbim sizlerden razı olsun. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.
Değerli yol arkadaşlarım; AK Parti’nin 15 yıllık karnesi 2019’a giden süreçte bizim en büyük referans kaynağımızdır. Hadi bakalım, gençler söylüyor, ama hani salonda bir şey yok. Salon da aynen gençler gibi böyle maşallah ayaklanması lazım. Gençler, herhalde biraz daha yüksek tonda gideceksiniz. Hala Kadın Kolları, Ana Kademe kalkmıyor, bunları sizin de kaldırmanız lazım. Sağ olun. Başakşehir’den çok şey bekliyoruz, ona göre.
Hamdolsun şimdi hedefimiz, Kanal İstanbul’u da bu yıl içinde süratle başlayarak Karadeniz’i Marmara’ya bağlayacağız. Bak bu gecikmenin bedelini gördünüz değil mi? Ne oldu gecikmenin bedeli? Bir gemi geldi yalıya girdi. Gecikmenin bedelini ödedik. Şu ne der, bu ne der gerek yok, biz ne deriz buna bakacağız ve süratle Kanal İstanbul’u da inşallah bu yıl içerisinde başlayıp süratle bitirip ve buralar bambaşka olacak.
Hamdolsun ne söz verdiysek, vatandaşlarımıza neyi taahhüt ettiysek er ya da geç onu hayata geçirdik. Afaki sözlerle milletimizden oy toplamanın peşine düşmedik. Sırf birkaç oy daha fazla alacağız diye ülkemizin geleceğini ipotek altına alan popülist söylemlere prim vermedik. Hele hele Ana Muhalefet gibi siyaseti yalan ticaretine asla çevirmedik. AK Parti son 15 yılda ülkemize kazandırdığı eserlerle, doğrudan hayata dokunan projelerle demokraside, hukukta, adalette, ekonomide, sağlıkta gerçekleştirdiği reformlarla milletimizin nazarından ibra olmuş, rüştünü ispat etmiş bir partidir.
İşte şimdi Başakşehir’deyiz. Başakşehir’de şimdi dev bir şehir hastanesi yapıyor muyuz? Bu şehir hastanesiyle düşünün, İstanbul’un tamamen Anadolu Yakasının sağlığı burada. Yetmez. Ve tüm değerli kardeşlerim, yurt dışından gelenlerin de burası aynen bir tedavi merkezi haline geliyor. Şu anda inşaat hızlı bir şekilde devam ediyor ve inşallah kısa zamanda da şehir hastanesini bitireceğiz ve hizmete alacağız.
İstanbul’daki birçok ilçe gibi Başakşehir de AK Parti’nin hizmet anlayışının en yakın şahididir. Eğitimde Başakşehir, 82’si devlet okulu, 142’si özel okul olmak üzere toplam 224 okulla adeta İstanbul’un eğitim-öğretim üssü olmuştur. 60 bin metrekarelik kapalı alanıyla en büyük imam hatip lisesi burada, Başakşehir’de bulunuyor. Sosyal bilimlerde marka bir kurum haline dönüşen İbni Haldun Üniversitemiz Kayaşehir’deki Güney Kampüsünde eğitim-öğretime başladı.
Ve Başakşehir’e İstanbul’un en büyük yaşam alanlarından biri olan Kayaşehir Meydanını kazandırıyoruz. Ve bunun yanında 400 bin metrekarelik bu meydanda Belediye hizmet binamızı da, Türkiye’nin en güzel botanik parkını da inşa ediyoruz.
Ayrıca, inşası devam eden 9 viyadük, 4 üst geçit köprüsü ve 9 alt geçit köprüleriyle ilçemizdeki trafik sorununu ortadan kaldırıyoruz. Arnavutköy-Sultangazi yolu bağlantısı tamamlandı. Onurkent-Oyakkent bağlantı yolu ulaşıma açıldı. Tüm viyadükler tamamlandığında TEM yoluna, Trakya Otoyolu, üçüncü havalimanı ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü yollarına bağlantılar artık çok daha kolaylaşıyor. Mevcut üç metro hattına ilaveten dördüncü metro hattımızın çalışmalarına da başlıyoruz.
Başakşehir Sular Vadisi ve gölet projesi yanında 105 parkı ile İstanbul’un en yeşil ilçelerinden hamdolsun biridir. İlçemizdeki kişi başına düşen yeşil alan miktarı İstanbul ortalamasının neredeyse üç katıdır. Kayabaşı’nda TOKİ tarafından 1,5 milyon metrekarelik devasa bir park daha şu anda inşa ediliyor.
Bunun yanında değerli kardeşlerim… Sağ olasınız, sağ olasınız.
Olimpiyat Stadı çevresindeki yaklaşık 3 milyon metrekare alanda gerçekleştirilecek projeyle futboldan güreşe, okçuluk ve at binmeye kadar her sporun yapılabileceği dünya çapında bir olimpiyat ve spor adası oluşturacağız.
Değerli kardeşlerim; sadece Başakşehir’de değil 780 bin kilometrekarenin her bir karışında, 81 vilayetimizin, 921 ilçemizin tamamında devam eden projelerimiz, hizmetlerimiz, çalışmalarımız var. Yalnızca Türkiye’de değil dünyanın birçok ülkesinde hayata geçirdiğimiz eserler, camiler, köprüler, yollar, kütüphaneler var. Afrika’dan Asya’ya, Balkanlar’dan Güney Amerika’ya kadar nerede bir ihtiyaç sahibi, mazlum, mağdur varsa onun yardımına koşan bir Türkiye var. Bugün bölgesinde ve ötesinde söz sahibi, itibar sahibi bir ülkemiz var. Bu başarılarımız inanın yüz milyonlarca kardeşimiz tarafından heyecanla, sevinçle, gururla karşılanıyor. Dünyanın birçok ülkesinde Türkiye’nin projeleri, başarıları, diplomatik ve askeri zaferleri konuşuluyor. Nasıl meyve veren ağaç taşlanırsa, elbette bizim iftihar tablomuzu çekemeyenler de çıkıyor. Dünyanın en kanlı terör örgütlerinin üzerimize salınmasının, kur silahıyla ekonomimizin hedef alınmasının sebebi işte budur.
Şimdi burada bir şey söylüyorum; istedikleri kadar kur silahı kullansınlar, bunların hiçbirisinin bize tesiri olmaz. Bizdeki zırh, farklı bir zırhtır. Onun için de istediklerini elde edemiyorlar, edemeyecekler.
Türkiye bağımsızlık mücadelesini başarıyla vermiştir, vermeye devam edecektir. İşte bakın, şu anda biz buralara nereden geldik? Gençler, buraya nereden geldik? Bizim IMF denilen Uluslararası Para Fonuna borcumuz neydi? 23,5 milyar dolardı. 2013’te biz bunu ne yaptık, sıfırladık. Peki, 2002 Kasım’ında bizim Merkez Bankamızdaki döviz rezervimiz neydi? 27,5 milyar dolardı. Şu anda ney? 120 milyar dolar, bak nereden nereye geldik. Bitmedi, biz göreve geldiğimizde Kasım-2002, ihracatımız neydi? 36 milyar dolar. Peki, şu anda bizim ihracatımız ne oldu? 160 milyar dolar; nereden nereye geldik. İşte bunlar bizim beka, bağımsızlık mücadelemiz. Yetmez, aynen bu yola kararlılıkla devam edeceğiz. İşte saldırıyorlar değil mi? Biz geldiğimizde savunma sanayinde ya biz bir tane insansız hava aracı alalım dediğimizde, o bize dost görünenler ne diyordu biliyor musunuz? Kongreden izin çıkmadı. Silahlı insansız hava aracı alalım dediğimizde, kusura bakmayın Kongreden izin çıkmadı. Ama bu komşular bizi şimdi hamdolsun mülk sahibi yaptılar. Şimdi silahlı insansız hava aracı da üretiyoruz, insansız hava aracı da üretiyoruz. Şimdi onların çok daha üst kademe olanlarını da Allah’ın izniyle üreteceğiz. Afrin’de silahlı insansız hava araçlarının çok hizmetini gördük, insansız hava araçlarının çok hizmetini gördük. Onlar koordinatları tespit etti, öbür taraftan bu teröristlerin işi bitirildi; bak nereden nereye geldik, kötü komşular bizi ev sahibi yaptı. Yeter mi? Yetmez. Bizim zırhlı taşıyıcılarımız şu anda farklı, daha da ileri gidiyoruz, şimdi insansız tankları da yapacağız. İnsansız zırhlı taşıyıcıları da yapacağız ve bunlar da tabii ki kendi içinde belli mekanizmaları da olan bizim savunma sistemimizdeki araçlar olacak.
İyi gidiyoruz, daha da iyi olacağız. Atlattığımız her badire bizi, partimizi ve milletimizi saldırılara karşı çok daha dirençli hale getirmiştir, inşallah bu şekilde devam edeceğiz. Bize ve partimize saldıranlara en güzel cevabı yine sandıklarda destan yazarak vereceğiz. 2019’da milletimizden tekrar çok güçlü bir şekilde onay alacak, güven tazeleyecek, hizmet kervanımızı devam ettireceğiz. Ben size, dava arkadaşlarıma güveniyorum. Bilhassa hanım ve genç kardeşlerime yüreklerindeki AK Parti sevdasını Başakşehir’in her köşesine ulaştırmalarını bekliyorum.
Kardeşlerim, tabii ki sizler bildiklerinizi bilmeyenlere anlatmanız lazım; eğitimde ne yaptık, sağlıkta ne yaptık, adalette ne yaptık, emniyette ne yaptık, ulaşımda ne yaptık. Ya geldiğimiz zaman 6100 kilometre bölünmüş yolumuz vardı, biz bunun üzerine 19 bin kilometreyi aşkın bölünmüş yol ilave ettik. Geldiğimizde 25 tane havaalanımız vardı, biz bunun üzerine 29 tane havaalanı daha ilave ettik. Bunları anlatacağız. Şimdi dünyanın 1 numaralı havalimanını işte yanı başınızda yapıyoruz. Bu yıl inşallah ilk etabının açılışını yapacağız ve yılda 90 milyon yolcu kapasiteli ilk etabı, 2023’te de inşallah bu havalimanımız 150 milyon yolcu kapasitesine ulaşacak.
Yürüyoruz…
“Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan!
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan.
Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.!”
Evet, oturarak çok yorulduğunuzu biliyorum, kalkalım değil mi?
Rabia’mızı da biliyor muyuz? Şöyle gür seda ile söyleyelim.
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.
Tabii Rabia’mızı gerçekleştirmek için ne yapacağız?
Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.
Kalın sağlıcakla, Allah yar ve yardımcımız olsun.