Cumhurbaskani Erdogan’in Batman 6. Olagan Kongresinde yaptigi konusmanin tam metni
Bugünleri bizlere gösteren Rabbime hamdolsun. inşallah Batman bir “ba’sü ba’de’l-mevt” ile bir diriliş hamlesini yapıyor, bir diriliş muştusunu bizlere veriyor.
Bu coşkulu salondan tüm Batman’a, Batman’ın tüm köylerine, ilçelerine sevgilerimi, saygılarımı yolluyorum.
3 yıllık hasretin ardından tekrar Batman’da olmanın, sizlerle muhabbet etmenin, özlem gidermenin bahtiyarlığını duyuyorum. Havalimanından itibaren bizi coşkuyla karşılayan, muhabbetle bağrına basan tüm Batmanlı vatandaşlarıma en kalbi şükranlarımı sunuyorum.
Bugün karşımda meydanda şunu gördüm: Teröre evet, kardeşliğe evet diyen, iradesine, geleceğine, istiklaline sahip çıkan bir Batman görüyorum. Maşallah Batman vefanın şehri olduğunu bir kez daha haykırıyor. Unutmayın, ben de Batman’la beraberim, hiçbir zaman kopmadık, kopmayacağız, çünkü Batman kardeşliğin, dayanışmanın şehri olduğunu bugünkü tabloyla herkese ilan ediyor. Buradaki şu muhabbet tablosu, meydandaki muhabbet tablosu dostlarımıza güven aşılırken, düşmanlarımıza da korku salıyor.
Ben bu salondaki ve dışarıdaki siz yol arkadaşlarım başta olmak üzere, Batman’ın tüm vefakar halkına şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.
Özelikle 16 Nisan halkoylamasında yüzde 60’ın üzerinde oy oranıyla Türkiye ortalamasını geçip cumhurbaşkanlığı sistemine evet diyen Hasankeyf, Gercüş ve Sason’a gönülden teşekkür ediyorum. Maalesef Batman genelinde arzu ettiğimiz, görmek istediğimiz rakamlara 16 Nisan’da ulaşamadık. Her ne kadar önceki seçimlere göre yukarı doğru bir sıçrama olsa da, 16 Nisan halkoylamasında Batman genelinde yüzde 36,5 oy oranında kaldık.
Biz Ana Muhalefet gibi sandıkta istediği sonucu almayınca seçmeni suçlayan, hatta millete hakaret eden bir parti değiliz. Biz hiçbir zaman sıkıntıyı vatandaşlarımızda aramadık, onlarda görmedik. Sonuçlar ne olursa olsun önce kendimizi hesaba çektik, eksikliği, hatayı, yanlışı kendimizde aradık, acaba nerede ne yanlış yaptık. Aynı şekilde bölücü örgütün siyasi uzantısı gibi milleti tehdit ederek, silah zoruyla, şantajla, tehditle oy toplayan partilerden de olmadık. 40 yıllık siyasi hayatımızda, 15 yıllık iktidarımızda daima milletimizi ikna ederek, onun gönül dünyasına girerek siyaset yaptık. Bunun için seçimleri sandıktan önce gönüllerde ve zihinlerde kazandık. Milletimiz bizi sorunlarına çözüm ürettiğimiz, halini, hatırını sorduğumuz, kapısını çaldığımız için, iline ve ülkeye hizmet ettiğimiz için bugünlere getirdi. Bizim lügatimizde yorgunluk, bıkkınlık, atalet asla olmadı. Bizim siyasi terbiyemizde milletimize kırılma, küsme, daralma da yoktur. 2002’den beri girdiğimiz tüm seçimlerde elde ettiğimiz onca başarının, onca seçim zaferinin sırrı işte budur.
Rabbimiz, insan için ancak çalıştığının karşılığı vardır buyuruyor. Demek ki Batman’da çok daha fazla çalışmamız gerekiyordu, demek ki sizlere kendimizi daha iyi anlatmalıydık, burada bir eksiğimiz var. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ülkemize ve Batman’a kazandıracaklarını burada daha iyi izah etmeliymişiz. 2019 seçimlerine kadar eksiklerimizi gidererek, her zamankinden daha çok çalışarak inşallah Batman’da hedeflediğimiz tabloyu yakalayacağız. Biz sizlerle gurur duyuyor.
Bugün bu yönde çok önemli bir adım atıyoruz, Batman İl Kongremizde AK Partiyi 2019 seçimlerine taşıyacak kadroları oluşturuyor, yeni bir heyecanla ilk günkü aşk ve sevda ile yola revan oluyoruz. Aşık Veysel’in diliyle ne demiştik; uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz-gece demiştik, gideceğiz gündüz-gece. Durmak yok… O kadar. Bugün inşallah 2019 seferimizin Batman’daki ilk adımını hep birlikte yeniden atıyoruz.
Tam bir uhuvvet ikliminde gerçekleştirdiğimiz Batman İl Kongremizin şehrimize, partimize ve ülkemize hayırlı olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.
Kuruluşundan bugüne kadar Batman teşkilatlarımızda vazife yapmış tüm AK Parti emektarlarına en kalbi şükranlarımı sunuyorum, Allah onlardan razı olsun. Şüphesiz AK Partinin bugünlere gelmesinde çoğu zaman ailesini, çocuklarını, işini ve ticaretini bir tarafa bırakarak gece gündüz demeden fedakarca bu ülkeye ve millete hizmet eden o kardeşlerimizin her birinin emeği var, alın teri var, onları bir kenara koymak mümkün değil. Ahirete irtihal etmiş olan dava arkadaşlarıma Rabbimden rahmet ve mağfiret diliyorum.
Bugün görevi devreden kardeşlerimize ülkem ve partim adına teşekkür ediyorum. Yeni sorumluluk üstlenen kardeşlerime de Yüce Mevla’dan başarılar diliyorum.
Görev alsın-almasın davamıza gönül vermiş her bir kardeşimin 2019’a kadar dur, durak bilmeden çalışması, koşturması gerekiyor.
Şimdi buradan AK kadroya soruyorum, ana kademe, şöyle bir ayağa kalkın bakalım, ana kademeyi şöyle bir göreyim, maşallah, 2019 için kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? Bana bak, bu ses çok gür bir ses değil. Ana kademe, 2019 Mart-Kasım seçimlerine kadar kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? Ha böyle ya, şöyle yürekten, ciğerden ciğerden.
Şimdi hanımlar, hanımları bir görelim bakalım, hanımlar erkeklerden iyi. Evet hanımlar, 2019 için kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? Bir de zılgıt. Maşallah.
Şimdi gelelim gençlere; gençler, 2019 için üniversitede, lisede, her yerde kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? Aferin, çok koşacağız, çok çalışacağız. Maşallah, barekallah, Allah nazardan, kem gözlerden saklasın. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin. Değerli kardeşlerim; Türkiye AK Partiyle beraber yepyeni bir siyaset anlayışıyla ne yapmıştır, tanışmıştır. Bunun adı özgürlük siyasetidir, hizmet, eser, proje siyasetidir. Türkiye AK Parti döneminde daha önce telaffuz dahi edilemeyecek sorunların üzerine cesaretle gitmiş, birçoğunu çözmüş veya hal yoluna koymuştur. Her ne kadar birileri kabul etmek istemese ve hatta rahatsız olsa da, bugün 15 yıl öncesine göre daha hür, daha müreffeh, daha demokratik bir ülkeye sahibiz.
Bu 15 senede ülkemizde hareket alanı kısıtlananlar kimlerdir? Sadece darbecilerdir, teröristlerdir, vesayet odaklarıdır. O teröristleri nefes alamayacak hale getireceğiz, bunun hiç Lam’ı, Cim’i yok, çünkü onların nefes alması demek benim vatandaşımın nefesinin kesilmesi demektir; bu mücadeleyi öyle vereceğiz. Millet, devlet ve demokrasi düşmanı yapılar dışında ülkemizdeki tüm vatandaşlarımızın, tüm inanç mensuplarının, tüm meşrep sahiplerinin özgürlük alanları iktidarımızda ne olmuştur, genişlemiştir. Onyıllar boyunca milletin kanını bir sülük gibi emen eski Türkiye’nin baronları dışında herkes bu durumdan memnundur.
Yayınladıkları bildirilerle, sağa-sola yazdıkları mektuplarla Türkiye’yi yurt dışına şikayet eden bu çevrelerin asıl karın ağrısını biz çok iyi biliyoruz, onları biz çok iyi tanırız. Bunların dillerine pelesenk ettikleri özgürlük, adalet, barış gibi kavramlarla en ufak bir alakalarının bulunmadığının da biz farkındayız, biz bunları iyi tanırız, bunların cinsini, cibilliyetini çok iyi biliriz, çünkü neler yaptılar, neler yapıyorlar, hepsi bizim kayıtlarımızda var. Aydın, sanatçı, siyasetçi, akademisyen görünümlü bu faşist güruhun asıl sıkıntısı, yetkinin ve iradenin kendi ellerinden çıkıp milletin eline geçmiş olmasıdır, bu onları rahatsız ediyor. Bunlar daha önce sadece kendilerine peşkeş çekilen kaynakların artık milletimize harcamasından rahatsızlar. Batman gibi senelerce ihmal edilmiş illerimizin gelişmesi bunların istismar alanlarını ortadan kaldırıyor.
Ben şunu hatırlıyorum ya: Batman’a geliyorum, Batman’da havalimanı kimin? NATO’nun yaptığı bir havalimanı. Peki, var mıydı bir terminal binası? Yok, bir çadır, o çadırın altına geliyorduk, baraka bile yok canım, ne barakası, çadır çadır, onun altına gelip oradan uçağa geçiyorduk. Ama şimdi Türkiye’nin en modern terminal binalarından bir tanesi, bir havalimanı artık burada, artık duble yollarımız burada, üniversitemiz burada. Ya kim yaptı bu, hangi iktidar yaptı? AK Parti iktidarı yaptı. Devlet hastanemiz aynı şekilde, şimdi … geliyor. Batmanlı gençlerin daha değil okula gitmesi, işadamı, akademisyen, yatırımcı, sporcu, öğretmen, hakim, doktor olması bunların işine gelmiyor değerli kardeşlerim.
Dikkat ediniz, bölücü terör örgütü 34 senedir 50 bin vatandaşımızın kanını dökerken, gencecik kızların namusuna musallat olurken, çocukların eline silah tutuştururken bunlar hiç itiraz etmediler. Bunların hepsinin belgesi, bilgisi elimizde, hayır desinler, hepsi elimizde. 13-14-15 yaşında yavrulara, kızlara bunlar dağlarda silah eğitimi vermiyor mu, bu ahlaksızlar bunu yapmıyor mu? Ama bunların artık önüne geçiyoruz ve geçeceğiz. Çocukları zorla dağa kaçırılan anaların yürek dağlayan feryatlarını bunlar hiçbir zaman duymadılar. Teröristler şehirlerimizi enkaza çevirirken, bunlar bir kez olsun ortaya çıkıp nümayiş yapmadılar, bildiri yayınlamadılar, aydınlara sesleniyorum ha. Doğu ve Güneydoğu’daki vatandaşlarımız yıllarca terör baskısı altında yaşarken, bunların aklına özgürlük demek, barış demek, hak, hukuk, adalet demek hiç gelmedi. Bugün de terör örgütü Afrin’den camilerimize saldırırken, camide namaz kılan vatandaşlarımızı alçakça şehit ederken, yatağında uyuyan 17 yaşındaki genç kızlarımız şehit ederken bunların sesini duydunuz mu? Gerekirse söyledim ya önce ben gideceğim, siz de benimle beraber geleceksiniz. Ne diyor şair; “yürüyeceksin millet yürüyecek arkandan”, bu iş böyle.
Emperyalistlerin uşağı olmuş teröristlere tepki göstermek yerine, devlete, devletin güvenlik güçlerine, askerine, jandarmasına ve bunlarla omuz omuza cephede mücadele eden Suriyeli kardeşlerimize saldırıyorlar. İşte bir tanesi CHP’nin milletvekili Genel Başkan Yardımcısı, terbiyesizin söylediğine bak, -bu ifadelerimden de rahatsız oluyorlar- Özgür Suriye Ordusu… Değerli kardeşlerim, kullandığı ifadeyi tabi ben kullanamam, onlar için kullandığı ifadeyi kullanamam. Onlar diyor biz Osmanlı’nın dostuyuz diyor, biz Türk’ün dostuyuz diyor, bu CHP’nin ahlaksız temsilcileri de onları kalkıyor maalesef terör örgütüyle iş tutanlardan ilan ediyor. Şu anda Özgür Suriye Ordusu kiminle yan yana? Benim Mehmet’imle yan yana, Mehmet’imle omuz omuza. Kolunda ne var fors olarak? Türk Bayrağı var. Peki, PYD’nin kolunda ne var? Amerikan bayrağı var. PKK’nın malum, artık ne dersen de, onlar var, YPG’nin var.
Değerli kardeşlerim, bu CHP işte bu. Aynı şekilde işte CHP’nin diğer temsilcileri de bu durumda. Ama benim halkım bunları görüyor, bunlara gereken dersi en güzel şekilde verecek. Terör örgütünün propaganda bültenlerine çevirdikleri gazetelerinde, arkasına sığındıkları meslek odalarında sabah-akşam ahkam kesenlere, televizyon ekranlarında hep aynı ikiyüzlülükle bunlar arzı endam ediyorlar. Biz bu ülkeyi sokakta bulmadık, onun için de meydanı kanı bozuklara bırakmayacağız.
Kardeşlerim; bu topraklar millete silah doğrultan, darbecilere, sokakları savaş alanına çeviren vandallara, eli kanlı terör örgütlerine, kalemşörlük yapan lümpenlere terk edilemeyecek kadar bu topraklar mübarek yerlerdir. Ülkemiz senelerce milletin kanını emen eski Türkiye’nin haramzadelerinin tapulu malı hiç değildir. Türkiye, Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Laz’ı, Çerkez’i, Abhaza’sı, Boşnak’ı, Arnavut’u, velhasıl 80 milyon vatandaşlarımızın tamamına aittir.
Onun için de ben buradan özellikle Kürt kardeşlerime sesleniyorum; bakın lütfen ırkçılığa düşmeyin, kavmiyetçilik lütfen yapmayın. Zira Rabbim bizi kabileler halinde yarattı, kavimler halinde yarattı, ama hiçbir kavmin bir diğer kavme üstünlüğü yoktur, üstünlük ancak ittika iledir, takva iledir, kim Allah’a daha yakınsa en üstün olan odur. Ve biz birbirimizi Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abhaza, Boşnak olduğu için değil, sadece Yaratan’dan ötür seveceğiz, anlayış bu olmalı.
Ve biz değerli kardeşlerim, asla ve asla kula kul olmayacağız, biz sadece ve sadece Allah’a kul olacağız.
Fatiha Suresinde Rabbimiz ne buyuruyor: esteizü billah bismillah, “iyyâke na’budü ve iyyâke neste’în”, yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Bizim başka kapımız var mı? Yok. Bizim kula kulluk yok. Kim olurlarsa olsunlar, bizim yardım kapımız Allah’tır, o bize yeter.
Bu ülke bir asır önce Çanakkale’de olduğu gibi bugün de ciğer parelerini kına yakarak cepheye gönderen analarındır, babalarındır, eşlerindir, kardeşlerindir, yarenlerindir. Bu ülke, istiklal şairimizin ifade ettiği gibi: “Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hudâ, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ” diyen vatan aşıklarınındır.
Adı, sanı, unvanı ne olursa olsun, hiç kimsenin öyle cafcaflı kavramları kendine siper ederek bu ülkede terör seviciliği yapmasına izin vermeyiz. Fikir özgürlüğünün sınırları dünyanın her yerinde bellidir, hiçbir ülke kendi vatandaşlarının kanını döken katil sürülerine ve bunlara kalkan olan sivil uzantılara müsamaha göstermez. Ülkemizin terör örgütlerine ve onların arkasındaki güçlere karşı yürüttüğü istiklal ve istikbal mücadelesini gölgelemeye yönelik hiçbir eyleme izin vermeyeceğiz. Marjinal örgütlerin adeta hücre evine dönüşmüş kimi meslek odalarının sokakları karıştırmaya çalışmasına da asla müsaade etmeyeceğiz. 15 Temmuz’da milletimizin direnişi karşısında hayalleri suya düşen çevrelerin ne planladıklarını, kapalı kapılar arkasında hangi fitne kazanlarını kaynattıklarını çok iyi biliyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi, 2019 öncesinde de kirli ve kanlı senaryolarının tamamını sahiplerinin başlarına geçirmekte kararlıyız. Ne terör örgütlerinin, ne de onlara piyonluk yapan sözüm ona siyasetçi, aydın, sanatçı görünümlü çetenin bizi hedeflerimizden uzaklaştırmasına izin vermeyeceğiz.
Hiç merak etmeyin, biz sizin bu heyecanınızı gördükçe yorulmayız ve bu yolda da kararlı yürürüz.
Erkeği-kadınıyla, genci-yaşlısıyla her kökenden, her meşrepten, her inançtan insanımızla Rabia’mıza sıkı sıkıya sarılacağız, tamam. Hazır mıyız? Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan... Tek devlet…
Bugünümüzle beraber geleceğimizi de işte bu 4 sütun üzerinde inşa edeceğiz.
Peki, ne yapacağız? Çok dik olalım, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte kardeş olacağız ve Türkiye olacağız. Bizi kimse yıkabilir mi?
Sevgili Batmanlılar, kardeşlerim; biz içeriden ve dışarıdan yönelen tüm saldırılara rağmen garip gurebanın elinden tutmaya, yoksulun derdiyle dertlenmeye devam ediyoruz.
Ne buyuruyor Sevgili Peygamberimiz Aleyhissalatu Vesselam, burası önemli, kardeşlerim; halka hizmet Hakk’a hizmettir. Biz bu emri kendimize rehber kılarak 15 yıldır diğer vilayetlerimizle beraber Batman’a da hizmet götürmenin gayreti içerisindeyiz. Allah’a hamdolsun, 15 senedir heyecanımızdan, azmimizden, millete hizmet sevdamızdan hiçbir şey kaybetmedik. Bu vatana aşkla, tutkuyla bağlıysak, bugün de aynı hissiyatla bağlıyız. Oy versin-vermesin tüm vatandaşlarımızı kucaklıyor, şehirlerimiz arasında ayrım yapmadan, dili, dini, etnik kimliği veya siyasi görüşünden dolayı hiçbir kimseyi dışlamadan ülkemize hizmet ediyoruz.
Hedefimiz nedir? Mazlumların sığınağı olan bu ülkeyi inşallah 2023 yılında dünyanın en gelişmiş 10 ülkesinden biri yapacağız. Asırlardır İslam’ın sancaktarlığını yapmış bu aziz milleti en kaliteli, en nitelikli, en güzel hizmetlerle buluşturmakta kararlıyız. Son 15 senede bu hedeflerimiz doğrultusunda hamdolsun çok ciddi mesafe aldık.
Gençler, hatırlıyor musunuz, IMF kapılarında sıraya giren bir Türkiye vardı ve IMF’e borcumuz 23,5 milyar dolardı biz iktidara geldiğimiz zaman, orada para dileniyorlardı. Sene 2013 bu borçları sıfırladık ve IMF bizden borç ister hale geldi. Arkadaşlar sordu, verelim mi? Verin dedim. İhracatımız 36 milyar dolardı, ama şimdi bak ihracatımız nereye geldi, 158 milyar dolar, yeni bir rekor. Merkez Bankamızın döviz rezervi 27,5 milyar dolardı, şimdi hamdolsun 120 milyar dolara geldik. Yeni yeni rekorlar kırıyoruz, daha nice rekorlar kıracağız Allah’ın izniyle.
Üzerinde bayrağımızı taşıyan pasaportumuzun itibarını biz artırdık.
Sağlıkta, ulaşımda, istihdamda, tarım ve hayvancılıkta, turizmde, birçok alanda bu adımları atarak yola devam ediyoruz.
Ülkemizin 80 vilayetine yatırım yaparken, Batman’ı ihmal etmedik. Şu 15 yılda Batman’a ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Değerli kardeşlerim, şu süre içerisinde, evet, yaptığımız yatırım 12 milyar lira, yani 12 katrilyon.
Batman’a 3628 adet yeni derslik kazandırdık. Bugün 13 binden fazla öğrencisi olan Batman Üniversitesini kim kurdu? Biz kurduk.
Şimdi 15 bin seyirci kapasiteli stadyumun da inşasında sona geliyoruz, 2 aya kadar stadyumumuzu tamamlayıp açılışını yapacağız.
Aralarında 300 yataklı Batman Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin de bulunduğu 3 adet sağlık tesisimizin yapımı devam ediyor.
TOKİ kanalıyla Batman’da 15 yılda 4700 konut projesi kazandırdık.
Bakınız, biz geldiğimizde bölünmüş yol ne kadardı biliyor musunuz? 13 kilometrecik, biz buna 132 kilometre daha bölünmüş yol ilave ettik ve 145 kilometreye çıkarttık. Ama daha önemlisi var, Batman-Hasankeyf-Gercüş-Midyat yolu yeni projelerimizin arasındadır.
Ama bana göre daha da önemlisi, şu Hasankeyf var ya, bu barajı birileri istemiyordu, kimler istemiyordu, kimler? Bak bilmiyorsunuz, teröristler Hasankeyf Barajının yapılmasını istemiyorlardı. Niye? Çünkü Hasankeyf Barajı onların terör mücadelesindeki yolunu kesen en önemli bir projeydi. Ve biz Hasankeyf barajına çok ciddi bir harcama yaptık. Şimdi Hasankeyf artık bir baraj olmuyor, ne oluyor? Burada bir deniz oluyor deniz, Hasankeyf denizi. Etrafında farklı bir ilçe Hasankeyf, konutlarıyla, medresesiyle, hele hele Zeynel Abidin Türbesiyle bambaşka bir güzellik geliyor oraya ve şu anda bu proje de hızla devam ediyor. Az önce TOKİ Başkanımı oraya gönderdim, git çekimleri yap, son durumu bana getirdim.
Ve bütün bunlarla beraber kurulu gücü 1200 megavat olan Ilısu Barajı bittiğinde yılda 400 milyar kilovatın üzerinde enerji üreterek ekonomiye 1,5 milyar lira katkı sağlayacak. Yani bu Ilısu Barajı öyle sıradan bir olay değil. Toplam maliyeti ne biliyor musunuz? 8,5 milyar lira olan bu barajın inşası da tamamlanmak üzere. Çalışıyoruz ya, durmak yok yola devam diyoruz ya, biz yan gelip yatmadık. Teröristler başka yolda, onlar ülkemizin önünü kesme yolunda, biz de hizmet yolundayız, ona göre.
Kardeşlerim; baraj inşası sebebiyle taşınan Ilısu Köyü’nün yeni konutlarını hak sahiplerine dağıttık elhamdülillah. Hasankeyf ilçesini ise bölge mimarisine uygun şekilde yeniden inşa ediyoruz. Kamu binalarının inşaatlarını tamamladık, hak sahipleri için geniş ve ferah yeni konutlar inşa ediyoruz. Ticaret merkezinde 98 dükkan tamamlandı. Yeni Hasankeyf’i aynı zamanda bir kültür alanı haline de getiriyoruz, bu çerçevede yapılan kültür parkı, müze, kapalı spor salonu, kütüphane, kültür yarımada bağlantısı köprüsü inşaatı da tamamlandı.
Baraj sahasında bulunan 540 yıllık az önce ifade ettiğim Zeynel Bey Türbesi ilk defa uygulanan bir teknikle göl alanından çıkartılıp kültür parkına yerleştirildi. Zeynel Bey Türbesinin haricinde 6 eser daha taşınacak, 2 eser de yerinde korunacaktır. İnşallah bu çalışmaları sene sonuna kadar bitireceğiz.
Batman’da 337 bin dekar arazinin sulanmasını sağlayacak ve enerji üretecek Batman Barajını da tamamlayarak hizmete aldık.
Bütün illerimizde olduğu gibi Batman’da da şehrin uzun vadeli içme suyu problemini çözüyoruz. 2014 yılında tamamladığımız Zile kaynakları su alma yapısı Zile kaynak suları Ilısu Barajı gölalanı dışına alındı, böylece bu kaynaklar Batman şehir merkezinin 2050 yılına kadar olan içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanmasında kullanılabilir duruma getirildi.
Değerli kardeşlerim; bu suyu Batman şehir merkezine götürecek olan içme suyu ishale hattının da projeleri hazır.
Batman Çayını ıslah ediyoruz.
Son 15 yılda Batmanlı çiftçilerimize 520 milyon lira tutarında tarımsal destek verdik, yani 520 trilyon.
İnşallah bu hizmet seferberliğini önümüzdeki süreçte de aralıksız devam edeceğiz. Sizler için çalışmaya, üretmeye, şehrimizi kalkındırmaya devam edeceğiz.
Kardeşlerim, Batman Güneydoğu Anadolu Bölgemizin en büyük 4’üncü şehridir. Elbette yaptığımız tüm bu yatırımlarla son 15 senede Batman’ın çehresi değişmiş, şehrimiz adeta çağ atlamıştır. Ancak, onca yatırıma ve teşvike rağmen halen Batman’ın kimi alanlarda beklenen hamleyi gerçekleştiremediğini görüyoruz. Özelikle istihdam, sanayi kültür ve inanç turizmi noktasında şehrimiz sahip olduğu onca zenginliği ne yazık ki fırsata dönüştüremiyor. Devletin özel sektöre yaptığı çağrı ve sunduğu teşvikler onları ikna etmeye kafi gelmiyor. Şu gerçeği artık hepimizin görmesi, kabul etmesi lazım: Özel sektörün katkısı, desteği ve girişimleri olmadan bir şehrin hedeflerine ulaşması, arzu ettiği kalkınmayı yakalaması, işsizliği tamamen sorun olmaktan çıkarması son derece zor.
Terör kabusu uzun yıllardır bölgeye ilgi duyan yatırımcıları caydıran en önemli faktör olmuştur. Terör, yatırımcı bundan gelmedi, şimdi bunu aşacağız. İş makinelerinin yakıldığı, şantiyelerin ateşe verildi, rızkının peşindeki işçilerin kalleşçe öldürüldüğü bir ortamda buraya ne yatırımcı, ne de turist gelir, çünkü insanlar gidecekleri yerde öncelikle emniyet arar, güvenlik, huzur, istikrar arar, bunlar olmayınca gelmez. Devletimiz ve güvenlik güçlerimizle beraber hepimize önemli görevler düşüyor, bu süreçte Batmanlı kardeşlerimle beraber tüm bölge halkına ciddi sorumluluklar düşüyor.
Şayet Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizde yıllardır çözülemeyen kimi sorunların üstesinden gelmek istiyorsak terör meselesini artık gündemimizden çıkarmamız lazım. Son birkaç yılda hamdolsun devlet olarak bu noktada çok ciddi adımlar attık, büyük başarılar elde ettik. Bölücü terör örgütünün güvenlik güçlerimizle sivil vatandaşları karşı karşıya getirmeye dönük provokasyonlarına rağmen bu mücadeleyi hukuktan demokrasiden, taviz vermeden yürüttük. Türkiye bugün Afrin’de de tek bir sivilin kılına zarar gelmemesi için büyük fedakarlıklarda bulunuyor. Güvenlik güçlerimiz kimi zaman kendi canlarını tehlikeye atma pahasına, masumların zarar görmemesi için kılı kırk yarıyor.
Tabi burada Batman’a da iki hususta teşekkürü borç biliyorum.
Öncelikle PYD’li zulmünden kaçan onbinlerce Suriyeli kardeşine sahip çıktığı için tüm Batmanlı vatandaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.
Sizler ve birkaç yıldır burada yaşayan kardeşlerim bölücü terör örgütünün karanlık yüzünü herkesten daha iyi biliyorsunuz. Bu terör örgütünün muhaliflerine nasıl davrandığına, kendine itaat etmeyenlere hangi zulümleri reva gördüğüne sizler ilk elden şahitsiniz.
Ve çukur eylemlerini biliyorsunuz değil mi? Ah kardeşlerim ah, o ne zulümdü? Ama o çukurları elhamdülillah bizler kapattık, yeniden oraları yaşanır hale getirdik, biz buyuz, çünkü biz modern bir şehircilik anlayışını halkımızla yaşayalım istedik.
Ve helikopterle Batman’ın üzerinde dolaşırken eski Batman-yeni Batman, bunu gördüm ve Allah’a hamd ettim, nereden nereye getirdik. Daha güzel olacak, daha iyi olacak, çünkü benim Batmanlı kardeşime ne yakışıyorsa biz de onu yapmanın gayreti içerisinde olduk ve şu anda da Batman’da hamdolsun bu var. Ve bu kritik süreçte devletinin ve ülkesinin yanında saf tutan tüm Batmanlı kardeşlerime teşekkür ediyorum. İnşallah birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde mücadelemizi kararlılıkla yürüteceğimize inanıyorum.
Şimdi çok yordum sizi biliyorum, şöyle bir ayağa kalkalım,
Önce Afrin şehitlerimize, 15 Temmuz şehitlerimize, tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gelin birer Fatiha okuyalım.
Gazilerimize de Allah’tan şifalar diliyorum. Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Batman’ı hatırlatıyor.
Günümüz kutlu olsun, geleceğimiz aydınlık olsun inşallah.
Kalın Sağlıcakla.