Cumhurbaskani Erdogan’in Cibuti Cumhurbaskani Guelleh ile ortak basin toplantisindaki konusmasi
Değerli dostum Sayın Cumhurbaşkanı, saygıdeğer bakanlar, değerli basın mensupları; bugün Cibuti Cumhurbaşkanı Sayın Guelleh’i ve beraberindeki heyet üyelerini ülkemizde misafir etmekten memnuniyet duyuyorum. Kendilerine bir kez de sizlerin huzurunda ülkemize hoş geldiniz diyorum.
1977 yılında bağımsızlığını kazanan Cibuti, bu sene 40. yıl dönümünü kutluyor. Sayın Cumhurbaşkanının nezdinde tüm Cibutili kardeşlerimi tebrik ediyorum.
Cibuti Cumhurbaşkanı Sayın İsmail Omar Guelleh her zaman yanımızda olmuş yakın bir dostumuzdur. Kendileri 15 Temmuz hain darbe girişiminden hemen sonra ülkemize desteğini, milletimizle dayanışmasını açıkça ortaya koymuştur. Cibuti FETÖ terör örgütüne karşı gerekli tedbirleri ilk önce alan dostlarımızdandır. Başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere tüm Cibuti makamlarına tekrar şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.
Değerli basın mensupları, İslam dünyasının birliğine, beraberliğine ve dayanışmasına en fazla ihtiyaç hissettiğimiz günlerden geçiyoruz. Bu dönemde İslam ülkelerinin aralarındaki yapay sorunları bir tarafa bırakarak yekvücut olmaları, birbirlerine kenetlenmeleri gerekiyor. Cumhurbaşkanı Sayın Guelleh’in bu ziyaretini İslam ülkeleri arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi açısından önemsiyorum. Geçtiğimiz hafta İstanbul’da düzenlediğimiz İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Liderler Zirvesi aslında Cibuti’nin de başbakan düzeyinde katıldığı bir zirve oldu. Kudüs’e sahip çıktıkları için kendilerine ayrıca teşekkür ediyorum.
Hamdolsun İstanbul’da her açıdan çok çok başarılı bir zirve gerçekleştirdik. Kudüs’ün kutsiyetinin ve tarihi statüsünün korunması noktasında kritik kararlar aldık. Bildiğiniz gibi mesele dün itibarıyla Birleşmiş Milletler zeminine taşındı, Kudüs’ün tarihi statüsünü değiştirecek bu tehlikeli hamleyi önleme amacıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sunulan karar tasarısı maalesef Amerika Birleşik Devletleri’nin vetosuna takıldı. Karar tasarısının diğer 14 ülkenin tamamı tarafından desteklenmiş olması önemli ve manidardır. Şimdi inşallah bu tasarıyı Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna taşıyacağız, uluslararası toplumun Genel Kurulda adalet, hakkaniyet ve barıştan yana güçlü bir tavır sergileyeceğine inanıyorum. Genel Kurulda 3’te 2’lik bir destek aslında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki bu kararın adeta reddi anlamına gelecektir. Buradan bir kez daha Birleşmiş Milletler üyesi tüm ülkeleri Kudüs’ün tarihi statüsüne sahip çıkmaya davet ediyorum. Türkiye olarak bu meselenin sonuna kadar takipçisi olmayı sürdüreceğiz.
Değerli basın mensubu arkadaşlarım, biliyorsunuz Cumhurbaşkanı olarak 2015 yılı Ocak ayında Afrika’ya ilk ziyaretlerimden birini Cibuti’ye yapmıştım. Bugün değerli dostum Sayın Guelleh’i yeniden ülkemizde ağırlıyor olmamız, ülkelerimiz arasındaki güçlü dostluğun nişanesidir. Jeopolitik konumu itibarıyla Doğu Afrika’ya giriş kapısı olan Cibuti, Afrika Katısını ilgilendiren önemli meselelerde kayda değer bir rol oynuyor. Özellikle Somali bağlamında Cibuti bu ülkenin istikrarına ciddi katkılar sağlıyor. Ayrıca, nasıl ki ülkemiz milyonlarca mülteciye kucak açıp ev sahipliği yapıyorsa, benzer şekilde Cibuti de imkanlarının çok ötesinde sorumluluk üstleniyor.
Değerli dostumla, kardeşimle bugün yaptığımız görüşmelerde ikili ve bölgesel konularda kapsamlı görüş alışverişinde bulunduk, muhtelif alanlarda çeşitli anlaşmalara az önce sizlerin de şahit olduğu gibi 4 başlıkta imzalar atıldı.
İkili ilişkilerimizi ele alırken ticari ve ekonomik ilişkilerimizin daha da geliştirilmesi hususunda mutabık kaldık. Bu bakımdan Türk özel ekonomik bölgesine önem atfettiğimizi belirtmek isterim. Türk özel ekonomik bölgesinin sadece Cibuti’yle değil, aynı zamanda bölge ülkeleriyle de ekonomik ilişkilerimizi farklı bir boyuta taşıyacağına inanıyorum. Orada 5 bin dönümlük bir arazinin böyle bir tahsisinin yapılıyor olması, inanıyorum ki bizim müteşebbislerimizin de orada yatırımcı rolünü üstlenmek suretiyle aramızda güçlü bağların kurulmasına vesile olacaktır.
Sayın Cumhurbaşkanı yarınki temaslarında işadamlarımızla da biraraya gelecektir. Biz de Türk işadamlarını Cibuti’ye yatırım yapmaları için teşvik ediyoruz. Biz bugüne kadar Cibutili kardeşlerimizin yanında olduk, bundan sonra da kendilerine her türlü desteği sunmaya gayret edeceğiz.
TİKA’nın tamamladığı Burhanbey Caddesi yenileme projesi ve Tacura’daki restorasyon projeleri gurur kaynağımızdır. 2015 yılında Cibuti’yi ziyaretim sırasında kararlaştırılan ve yapımı TİKA tarafından üstlenilen çocuk hastanesi projesi üzerindeki çalışmalar devam ediyor. İnşallah hastanenin yapımına en kısa sürede başlayacağız. Sağlık alanındaki ilişkilerimiz sadece hastane inşasıyla sınırlı olmayıp ambulans hibesi, sağlık haftaları düzenlenmesi gibi etkinliklerle sürüyor.
Diyanet Vakfımız tarafından Cibuti’de yaptırılan 5 bin kişilik Sultan II. Abdülhamid Han Camii ve Külliyesinin inşaatını önümüzdeki Ramazan ayına kadar tamamlamayı planlıyoruz.
Maarif Vakfımız tarafından çok yakın zamanda açılması planlanan okulumuzun da ilişkilerimize olumlu yönde katkıları olacağına inanıyorum.
Bu yıl 19 Cibutili öğrenciye Türk üniversitelerinde eğitim imkanı sunduk. Türkiye burslarıyla Cibutili gençlerimizin nitelikli ve donanımlı yetişmeleri için gereken desteği vermeyi sürdüreceğiz. Şu ana kadar 200’e yakın Cibutili öğrenci burada eğitim-öğretim gördü ve onlar da bizim inanıyorum ki Cibuti’de adete birer misyon şefimiz olacaktır, aramızda köprümüz olacaktır.
Ben bu düşüncelerle, bu duygularla değerli kardeşime bir kez daha hoş geldiniz diyor, bu ziyaretin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.