Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Çorum 6. Olagan Il Kongresi’nde yaptigi konusmasinin tam metni

 

Sevgili Çorumlular, AK Parti teşkilatlarımızın kıymetli mensupları, değerli dava arkadaşlarım, geleceğimizin teminatı sevgili gençler, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Buradan Çorum’un tüm köylerindeki, tüm ilçelerindeki özellikle kardeşlerime sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum.

Dokuz aylık kısa bir aranın ardından il kongremiz vesilesiyle Çorum’da olmaktan, sizlerle hasbihal etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Şu anda dışarıda salonun içinden üç kat daha fazla Çorumlu kardeşlerim vardı, onları selamlamadan yapamazdık. Onları selamladık, şimdi sizinle beraberiz.

Bugün bizi bir kez daha muhabbetle bağrına basan tüm Çorumlu vatandaşlarıma şahsım ve arkadaşlarım adına şükranlarımı sunuyorum. “Türkiye seninle gurur duyuyor.” Biz sizlerle gurur duyuyoruz.

Kardeşlerim; sözlerimin hemen başında kendi şehrinde aziz dostum, yol ve dava arkadaşım, yiğit insan Erol Olçok’u ve onun ciğerparesi Abdullah Tayyip’i rahmetle yad ediyorum. Onlar 15 Temmuz gecesi mesele vatansa gerisi teferruattır diyerek bir ok gibi ileri atıldılar. 251 şehidi 15 Temmuz’da verdik. Şimdi de Afrin’de 20 kadar gerek Mehmetçik, gerekse Özgür Suriye Ordusu olmak üzere şehitlerimiz var. Tüm şehitlerimizin ruhları için el Fatiha.

İnşallah Afrin için komuta merkezinden biliyorsunuz gittim ziyaret ettim, ihtiyacımız var dendiği zaman önce ben, ondan sonra da siz benimle beraber oraya gideceğiz. Biz şu terbiyeyle yetiştik: Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan, böyle yetiştik.

Kardeşlerim, ihanetin karabasan gibi ülkemizin üzerine çöktüğü o meşum gecede baba-oğul şehadete yürüyerek nesilden nesile aktarılacak büyük bir kahramanlık destanını baba-evlat yazdılar. Bu kardeşlerimiz, tüm şehitlerimiz gibi canlarını feda etmekten çekinmeyerek vatanı bir kez daha bize emanet ettiler. “Allah bizden yanadır.” Eyvallah, Allah bizden yanadır. Bunu Allah’sızlar anlamaz, bunu imansızlar anlamaz, bunu Çalık Camiini bombalayanlar anlamaz. Ama burada bu topluluk bunu ruhuna sindirmiştir. Şimdi geliyorum, Anadolu’nun manevi mimarı Yunus Emre’nin ifadesiyle: “Geldi geçti ömrüm benim şol yel esip geçmiş gibi. Hele bana şöyle geldi şol göz yumup açmış gibi. İşbu söze Hakk tanıktır, bu can gövdeye konuktur. Bir gün ola çıka gide kafesten kuş uçmuş gibi. Bu dünyada bir nesneye yanar içim göynür özüm. Yiğit iken ölenlere, gök ekini biçmiş gibi.” “Kardeşin burada, reisinin yanında.” Gençler, ben de sizin yanınızdayım ya.

Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, gök ekin biçmiş gibi toprağa düşen yiğitlerin sızısı yüreklerimizden gitmiyor. Zamanla içimizdeki yaralar kabuk bağlasa da kaybettiklerimizin yeri asla dolmuyor. Yüce Rabbimizin şu müjdesi var ya, bizim en büyük teselli kaynağımızdır. Esteuzubillah! Bismillah. “Ve la tekulu li mey yuktelü fı sebılillahi emvat bel ahyaüv ve lakil la teş’urun. İla ahiril ayeh. Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, bilakis onlar diridirler, lakin siz anlamazsınız, lakin siz bilmezsiniz. Burada müjdelendiği gibi biz şehitlerimizin diri olduğuna, tüm günahlarının affedildiğine, Resulü Ekrem Efendimizle komşu olduklarına inanıyoruz. Rabbim bizleri de onlarla birlikte haşretsin diyoruz.

Kardeşlerim, şehitlerimizin mübarek kanlarını döken hainlerin de hem bu dünyada, hem de öteki dünyada zelil olacağını biliyoruz. İşte bu sabah itibariyle komutanımızla görüştüm ve şu an itibariyle bu teröristlerden 484 tanesi ilâ cehenneme zumerâ. 484, devam ediyor. İnşallah Burseya Tepesi de düşmek üzere. Orası da alındığı andan itibaren inşallah çok daha emin bir şekilde yola devam, durmak yok. Bak Azez’de şu anda adeta huzur var. Güneyden aynı şekilde kuzeye taarruzlar devam ediyor. Ve bu karda kışta Mehmetimiz Özgür Suriye Ordusu’yla beraber yola devam ediyor.

Milletimiz müsterih olsun, bu devlet büyük bir devlettir, bu asker büyük bir askerdir, güçlü bir askerdir, güçlü bir ordudur. Dolayısıyla bu milletin eşinden doğmuş olan böyle bir orduyla yolumuza devam ediyoruz. Bu devlet zalime karşı acımasız, mazluma karşı da merhametli bir devlettir, merhametli bir millettir; bu böyle bilinmeli.

15 Temmuz gecesi milletimizin öz evlatlarını katleden, yaralayan FETÖ’cü alçaklardan işledikleri cinayetlerin hesabını hukuk önünde sonuna kadar soracağız. Yurt dışına kaçanlar da kurtulduklarını sanmasınlar, onlar için de adalet eninde sonunda muhakkak tecelli edecek.

FETÖ ve diğer terör örgütlerinin ülkemize yönelik tehditleri tamamen ortadan kalkana kadar mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Şehitler diyarı Çorum’dan vatanımız, bağımsızlığımız ve istikbalimiz için canlarını hiçe sayan tüm kahramanlarımıza bir kez daha Yüce Mevla’dan rahmet diliyorum. Şehitlerimizin ailelerine, yakınlarına ve sevenlerine de sabırlar diliyorum. Gazilerimizden tedavisi sürenlere Rabbimden acil şifalar, diğerlerine de sağlık, afiyet ve uzun ömürler temenni ediyorum.

Değerli kardeşlerim…

Bugün Çorum’da hem il kongremizi gerçekleştirmek, hem de sizlere 16 Nisan’daki tarihi desteğiniz sebebiyle teşekkür etmek için bulunuyoruz.

Gençler, Kadın Kolları sizden daha ileri. Evelallah, şunu unutmayın: Beşer planında biz sadece ve sadece bugüne kadar eğilmedik, sadece ve sadece Allah’ın huzurunda rükûda ve secdede eğildik.

16 Nisan halkoylamasından 6 gün önce Çorum’a gelmiş, Abide Meydanını dolduran onbinlerce kardeşimizden hatırlayın söz almıştık. Türkiye’nin yeni bir hükümet sistemine geçtiği o tarihi oylamada Çorum bir kez daha kendine yakışanı yaptı. Bize verdiği sözü yerine getirdi. Çorumlu vatandaşlarım, kardeşlerim 16 Nisan halkoylamasında yüzde 64,5 gibi Türkiye ortalamasının çok üstünde bir oy oranıyla cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine evet dedi.

Ahde vefa gösteren, demokrasiye, milli iradeye, geleceğine sahip çıkan tüm Çorumlu kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Yüzde 83’lük oy oranları ile Türkiye’de ilçeler arasında ilk 100’e giren, Boğazkale’ye, Uğurludağ’a, Bayat’a özellikle teşekkür ediyorum. Yüce Mevla muhabbetimizi, dayanışmamızı, yol arkadaşlığımızı daim eylesin. Alaca, haydi bakalım yarışa. İnşallah 2019 seçimlerinde Çorum’dan daha iyi bir tablo bekliyoruz. Çorum bunu yapar mı? "Yapar." Çorum bunu başarır mı? "Evet." Türkiye’nin gelecek 100 yılının şekilleneceği bu tarihi seçimlerde Çorumlu kardeşlerim başkalarıyla değil inşallah kendisi ile yarışacak. 16 yıldır demokrasinin, özgürlüklerin ve AK Parti’nin kalesi olan Çorum, Allah’ın izniyle 2019’da yine tarih yazacak, destan yazacak. "Türkiye seninle gurur duyuyor." Biz sizlerle gurur duyuyoruz.

Önce mahalli idareler seçimlerinde, ardından Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde sizlerin demokrasi sancağını çok daha yükseklere taşıyacağınıza inanıyorum. AK Parti Çorum İl Kongresinin bu yönde atılmış tarihi bir adım olduğunu düşünüyorum. Çünkü biz kongrelerimizle sadece şehrimizi 2019’a taşıyacak kadroları belirlemiyoruz. Kardeşlerim, aynı zamanda bu kongreler vasıtasıyla ahitlerimizi yeniliyor, dava ve yol arkadaşlığımızı perçinliyoruz. Kongrelerimiz vesilesiyle hem teşkilat mensuplarımızla istişare ediyor, hem de milletimizle ru be ru, yüz yüze görüşme, dertleşme imkanı buluyoruz. Bugüne kadar çoğuna bizzat katıldığım 42 il kongremizi gerçekleştirdik. Allah’a şükürler olsun her kongremiz bir demokrasi şöleni içerisinde büyük bir coşkuyla, kardeşlik ve uhuvvet ikliminde icra edildi.

Çorum İl Kongresinin de şehrimiz için, ülkemiz, milletimiz ve geleceğimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.

Kuruluşundan bugüne kadar AK Parti Çorum teşkilatlarımızda vazife üstlenmiş tüm dava arkadaşlarıma en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal etmiş olanlara Rabbimden rahmet ve mağfiret diliyorum.

Bugün görevi devreden dava arkadaşlarıma ülkem ve partim adına minnettarlığımızı belirtiyor, yeni sorumluluk üstlenecek kardeşlerime de Yüce Mevla’dan muvaffakiyetler temenni ediyorum.

Şimdi salondakiler başta olmak üzere AK Parti teşkilatımızın tempolarını artırarak şimdiden 2019 seçimlerine hazırlanacağına inanıyorum. Fakat buradan soruyorum, şöyle ana kademe bir ayağa kalksın bakalım, ana kademe, Çorum’un ana kademesini söylüyorum Samsun’un değil, Çorum ana kademe şöyle bir ayağa kalksın. 2019 için kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? "Evet."  

Hanımlar, 2019 için kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? "Evet." Güzel.

Gençler, 2019 için üniversite-lise, kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? "Evet." Maşallah, Barekallah.

Şüphesiz çaba bizden, takdir Allah’tandır. Kardeşlerim, bizim mesuliyetimiz ulaşılmadık tek bir seçmen, kapısı çalınmadık tek bir hane bırakmadan çalışmak, gayret göstermektir. İnşallah tıpkı diğer seçimlerde olduğu gibi 2019 yılındaki tarihi seçimlerde de ülkemizi refaha, huzura ve istikrara kavuşturacağımıza inanıyorum.

Kardeşlerim, bakınız gençler, bunu iyi dinleyin, bunu öğrenmenizde çok büyük fayda var. Mevlana Celaleddin Rumi Hazretleri ne buyuruyor, burayı iyi dinleyin. Kızlar, hanımlar; burayı iyi dinleyin. Mevlana ne buyuruyor: Ben dostlarımı ne kalbimle, ne de aklımla severim. Olur ya kalp durur, akıl unutur. Ben dostlarımı ruhumla severim. Bitmedi. Ruh, ne durur, ne de unutur. İşte biz de Çorum’u böyle seviyoruz. Anlaştık mı Çorum? "Evet." Ruhumuzla seviyoruz. Çorum’un müteşebbis insanlarını ülkesine, milletine, bayrağına, ezanına sevdalı insanlarını ruhumuzla seviyoruz. Unutmayın, aşkınan çalışan yorulmaz diyerek sizlerin desteğine, sizlerin güvenine mazhar olmak için gece-gündüz demeden var gücümüzle çalışıyoruz. 2002’den beri şehirlerimiz arasında, vatandaşlarımız arasında asla ayrım yapmadık, yapılmasına da müsaade etmedik. Bizim nazarımızda hiçbir şehrimiz ikinci sınıf değildir, üvey evlat asla değildir. 81 vilayetin tamamı, 80 milyonun her bir ferdi bizim gözümüzde birinci sınıftır, en iyi, en kaliteli hizmete layıktır. Bu anlayışla 15 yılda Çorum’a ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 12 milyar liralık yatırım yaptık. Bu ne demek? 12 katrilyon liralık yatırım yaptık. Çorum’u Hitit Üniversitesiyle buluşturduk. Üniversitemizin bugün öğrenci sayısı ne oldu? 16 bin.

Bizden önce Çorumlu kardeşlerim en basit ameliyatlar için nereye gidiyordu? Ankara’ya veya İstanbul’a. Çorum’daki sağlık hizmetleri maalesef ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi yetersizdi. Biz inşa ettiğimiz 7 hastane ve 4 sağlık ocağıyla bu sıkıntıyı da önemli ölçüde ne yaptık? Çözdük. Nasıl çözdük? Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi 155 bin metrekarelik kapalı alanı, bin 600 araçlık otoparkı ve 800 yatağıyla bölgenin en modern sağlık kuruluşlarından biri oldu. Bu hastaneyle hem şehit Erol kardeşime vefa borcumuzu bir nebze ödemiş olduk, hem de Çorum’a şehir hastanesi konforunda bir sağlık tesisi kazandırdık. Elbette ilçelerimizi de ihmal etmedik, 100 yataklı İskilip Devlet Hastanesiyle birlikte 5 adet sağlık yatırımımızın yapımı devam ediyor. İskilip ve Bayat devlet hastanelerinin inşaatlarının planlanandan çok daha uzun sürdüğünü biliyorum, haklısınız. İnşallah aksaklıkları bir an önce giderip bu hastanelerin kısa sürede tamamlanmasını sağlayacağız. Sayın Bakan… Bir dakika, Sağlık Bakanımdan bir şey duyacağız, bir dakika.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN- Efendim, biz şimdi teslim aldık 10 gün önce, donanımlarını yerleştiriyoruz.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- İskilip.

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN- Evet.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Bayat?

SAĞLIK BAKANI AHMET DEMİRCAN- Bayat’ı da…

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- İnşallah, fazla kalmadı, şu anda donanımlarını İskilip’in alıyoruz dediler, Bayat’ı da inşallah kısa sürede tamamlayacağız diyorlar.

TOKİ kanalıyla Çorum’da 5 bin 400’e yakın konut uygulaması başlattık, bu konutların çoğunu tamamlayıp sahiplerine teslim ettik, kalanların da inşası bitmek üzere. Özellikle Devane’de inşa ettiğimiz TOKİ konutlarımızla bir taraftan şehrin göbeğindeki gecekondu sorununu çözerken, diğer taraftan da Çorum’a yepyeni bir meydan kazandırdık. Kent Park projesinin tamamlanmasıyla inşallah Hıdırlık’ın da hem tarifine, hem de Kerebi Gazi ile Süheybi Rumi Hazretlerinin manevi mirasına yaraşır bir çehreye kavuşacağına inanıyorum.

2002 yılına kadar Çorum’da sadece 59 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı, 59 kilometre, yani 79 senede 59 kilometre. Biz buna 14 yılda 260 kilometre bölünmüş yol ilave ederek 319 kilometreye çıkardık. Şu anda Çorum’da toplam maliyeti 2 milyar lirayı aşan 11 adet projemizin yapımı sürüyor. Çorum-İskilip-Çankırı karayolu ile Çorum-Merzifon yolunu en kısa sürede tamamlayarak sizlerin hizmetine sunacağız. Böylece havalimanına olan mesafeyi hem süre, hem de yol olarak daha da kısaltmış olacağız. Yolcularımız için kabusa dönüşen Kırkdilim Geçidindeki sıkıntıyı da 2020 senesine kadar tamamen çözüme kavuşturuyoruz. Biliyorsunuz daha önce buradaki tek şeritli dar yolu genişletmiştik, bu yol tabii sıkıntılıydı. Şimdi ise bu yıl ilk iş olarak 3 Ocak’ta toplam bedeli 480 milyon lira olan yeni yol ve tünel projesinin ihalesini yaptık. Böylece Kırkdilim korkulan, çekinilen değil artık keyifle, gururla seyahat edilen bir güzergah haline gelecek; hayırlı uğurlu olsun inşallah.

Şimdi geliyorum hızlı trene. Biliyorum hızlı tren Çorumlu sanayicilerimiz başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızın hayaliydi, rüyasıydı. Hamdolsun şimdi biz bu hayali gerçeğe dönüştürüyoruz. 286 kilometrelik Samsun-Çorum-Ankara hızlı tren hattının üç kesim halinde proje ihalesini gerçekleştirdik. Bu yıl içinde inşallah projesi, etüt çalışmaları tamamlanacak, sonra da yapım için gereken adımları atacağız. Bu hızlı tren hattıyla Çorum bir taraftan Karadeniz’e, bir taraftan Sivas, Erzincan üzerinden Doğu Anadolu’ya, bir taraftan da Akdeniz ve Ege bölgelerine bağlanmış olacak. Nasıl, iyi mi? Bana bak, hızlı treni beğenmediniz galiba.

15 adet sulama projeleriyle 146 bin dekar araziyi sulamaya açtık. Yalnız bir şey söylüyorum, sulama birliklerini de kaldırıyoruz, bunlarla yürünmez. Büyük ihtimalle çalışmalar yapılıyor, bu işi belediyeler vasıtası ile çözmenin gayreti içine gideceğiz. Zira sulama birliklerindeki tespitlerimiz çok acı ve çok ciddi bedeller ödettiler.

Koçhisar Barajı ile 118 bin dekar araziyi daha sulayacağız. Obruk Barajı ve HES’iyle 70 bin dekar araziyi suyla buluşturacağız.

Çorum, sanayi şehri olmanın yanında tarım ve hayvancılıkta da öncü bir vilayetimizdir. Son 15 yılda Çorumlu çiftçi kardeşlerimize 1,2 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik.

Çorum’u ve Sungurlu’yu önceki yıllarda doğalgaz ile buluşturmuştuk. Şimdi İskilip, Alaca ve Osmancık ilçelerimize de doğalgaz sağladık. Dodurga, Mecitözü ve Oğuzlar ilçelerimize ise 2019 yılında doğalgazı getiriyoruz.

Bu yapılanlar elbette önemlidir, ama yeterli değildir. Çorum’un çok daha iyisine, çok daha güzeline layık olduğunu biliyoruz. Özellikle sanayi, altyapı, ulaşım ve kamu yatırımları alanında sizlerin ihtiyaçlarının, talep ve beklentilerinin farkındayım. Bölgesinin en önemli üretim merkezlerinden biri olan, KOBİ başkenti olan Çorum’un teşvik ve lojistik imkanlar noktasında karşılaştığı sıkıntıları da inşallah çözeceğiz.

Çorum turizmde büyük hamle yapabilecek potansiyele sahip. 5 bin yıllık tarihi ile Hattuşaş ve Alacahöyük antik kentleri ile şehrin farklı köşelerine yayılmış Selçuklu ve Osmanlı eserleri ile müzeler ve ören yerleriyle Çorum’da kültür turizmini canlandırmamız gerekiyor. Bu noktada bazı projeler, teklif ve planlamalar olduğunu biliyorum. İnşallah bu potansiyeli harekete geçirecek adımları da atacağız.

Kardeşlerim, Cumhuriyetimizin 100. yıldönümünü kutlayacağımız 2023 senesinde Çorum’u her açıdan layık olduğu yere elbirliği ile taşıyacağız. Allah güç kuvvet verdikçe, sizler bizden desteğinizi esirgemedikçe, mazlumların sığınağı olan bu ülke için çalışmaya, üretmeye, tuğla üstüne tuğla koymaya devam edeceğiz.

Sevgili Çorumlular, değerli kardeşlerim; devlet olarak bir taraftan bu yatırımları gerçekleştirip şehirlerimizi ayağa kaldırırken, diğer taraftan da ülkemizin bekasına yönelik tehditleri de kaynağında bertaraf ediyoruz. Biz terörü bitirdikçe, terör örgütü tarihin en büyük zayiatlarını verdikçe bakıyorsunuz birileri hemen rahatsız oluyor. Türkiye’nin başına musallat edilmiş en büyük engeli ortadan kaldırması hem ülkemiz içinde, hem de yurt dışında kimi çevreleri çok ciddi rahatsız ediyor. FETÖ’cülerin, bölücü örgüt sempatizanlarının, DEAŞ’lı canilerin ve tescilli Türkiye düşmanlarının terörün kökünü kazımamızdan endişeye kapılması elbette doğaldır. İkbalini Türkiye’nin tökezlemesine bağlayanların, kirli planları boşa çıkanların da operasyonlarımızdan hayal kırıklığına uğraması normaldir. Daha düne kadar sırtımızı YPG, PYD’ye dayadık diyerek devletimize meydan okuyan kifayetsizlerin yaşadığı hezimeti de şüphesiz normal karşılıyoruz. Ben teşkilatımla gurur duyuyorum elhamdülillah. Rabbim bana sizler gibi yol arkadaşları verdiği için Rabbime hamd ediyorum.

Kardeşlerim, isminin önünde profesör yazan, doçent yazan, kendini gazeteci, düşünür, sanatçı, siyasetçi diye adlandıran birilerinin niçin bu operasyonlardan rahatsız olduğunu açıkçası bilemiyoruz. Neymiş, bunlar savaş karşıtıymış. Neymiş, bunlar bölgede çatışma istemiyormuş. Neymiş, Türkiye’nin sınırlarını korumasının yolu YPG terör örgütüyle sulh içinde yaşanmasından geçiyormuş. Yememiş, içmemişler bunun gibi bir sürü hezeyanın altına imza atmışlar, sonra da utanmadan bunu milletvekillerine göndermişler. Ya adama sormazlar mı, şimdiye kadar aklınız neredeydi diye. Madem çatışma istemiyorsunuz, terör örgütü son 1 senede 700 defa ülkemize saldırırken siz neredeydiniz be? Kan dökülmesine karşınız da, bölücü örgüt Suriye’de girdiği her yerde onbinlerce insanı vahşice katlederken niye sizin gıkınız çıkmadı be? Terör örgütü çukur eylemleriyle, bombalı barikatlarla bölgedeki vatandaşlarımızın hayatını zindana çevirirken, sözde profesörler, sözde doçentler, sözde sanatçılar, siz neredeydiniz ya? Siz ne vicdansızsınız ya. Profesör olmak size artı bir değer mi kazandırıyor? Doçent olmak size artı bir değer mi kazandırıyor? Sanatçı olmak size artı bir değer mi kazandırıyor? Benim vatandaşımın canına kastedecekler, onları öldürecekler, siz hala kalkacaksınız, yok biz savaş istemiyoruz, biz barış istiyoruz. Barış kanla tesis edilmez; bunlar bunu yaptılar. Madem barışseversiniz, niçin bölücü örgüt mensupları ailelerinin gözü önünde polislerimizi, askerlerimizi, güvenlik korucularımızı şehit ederken üç maymunu oynadınız? Hainler. Niye üç maymunu oynadınız? Neden öğretmenler, imamlar, sokakta yürüyen vatandaşlar, Aybüke Hoca, bir bayan, genç bir öğretmenimiz şehit edilirken vicdansızlar niçin sesiniz çıkmadı? Necmettin öğretmenimiz şehit edilirken vicdansızlar niye sesiniz çıkmadı? Polislerimiz, askerlerimiz şehit edilirken niye sesiniz çıkmadı? Onların kanı yerde kalmayacak, bunu böyle biliniz.

Bakınız, dün akşam bir kardeşimizin, şu anda teröristlerin elinde olan bir kardeşimizin eşini aradım. Bana ne dedi biliyor musunuz? Cumhurbaşkanım, eşim canlı veya şehit, ne olur beni onlara verin, onlar eşimi bana versinler. Bakın, eşi bana bunu söylüyor. Dedim ki, bak biz şu anda her türlü adımları atıyoruz, elimizde bu terör örgütünden çok kişi var. Biz görüşmelerimizi yapıyoruz. Biz ne yapacak yapacak inşallah ulaşacağız, biraz sabırlı ol. Benim canlı veya şehit kardeşimin eşi bunu düşünürken, be ahlaksızlar, be adiler, siz ne konuşuyorsunuz ya, siz bizimle neyin pazarlığını yapıyorsunuz? Profesör olsan ne yazar, doçent olsan ne yazar, sanatçı olsan ne yazar, siz sözde sanatçısınız. Biz burada konuşmayacağız da nerede konuşacağız. Burası sözün bittiği yerdir, bu böyle bilinsin. Niçin bugüne kadar bir kez olsun bölücü örgütün evlerinden kovduğu milyonlarca Suriyeli için biraraya gelip herhangi bir açıklama yapmadınız? Hem bunların hiçbirini yapmayacaksınız, hem de çıkıp utanmadan, arlanmadan bugün bize barıştan, adaletten bahsedeceksiniz. Biz barış konusunda bizimle yarışa çıkabilecek bir yiğit göremiyoruz. Bunların yaptığı riyakarlıktır, sahtekarlıktır. Daha doğrusu fikir soytarılığıdır. Bunun adı teröristlere canlı kalkan olmaktır. Sözüm ona barışseverlik adı altında bölücü terör örgütüne yardakçılık yapanlar, ancak bu şekilde sıfatlandırılabilir.

Bunların asıl derdi, güvenlik güçlerimizin sınırlarımız ötesinde birer-birer tepelediği insanlık düşmanı teröristlere ülkemiz içinden kol-kanat germek, destek vermektir. Ancak ne kadar yırtınırlarsa yırtınsınlar beyhudedir.

Gençler, kardeşlerim, nasıl Cerablus ve El Bab’daki teröristler yok olmaktan kurtulamamışsa, Afrin’deki, Münbiç’teki teröristler de kendilerini bekleyen acı sondan kaçamayacaklardır. Ülkemizin güney sınırı terörden arındırılıncaya, ülkemiz sınırları içinde tek bir terörist dahi kalmayıncaya kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Gizli-açık hiçbir tehdit, hiçbir baskı bizi hedeflerimize ulaşmaktan alıkoyamayacaktır.

Kardeşlerim, ülkemizin içeride ve dışarıda yürüttüğü bu çok yönlü mücadele AK Parti olarak bizim mesuliyetimizi de ne yapıyor, ağırlaştırıyor. Türkiye’nin istikbal ve istiklal mücadelesinde bu kadro, yani sizlere çok önemli görevler düşüyor. Hiç kimseyi dışlamadan, ötekileştirmeden, varsa kırık kalpleri tamir ederek, vatandaşlarımızın tamamını kucaklayarak yoğun bir çalışmanın içine şimdiden girmemiz gerekiyor; tamam, bu konuda mutabık mıyız? "Evet." Bunları yapacağız değil mi? "Evet." Bizim boş geçirecek tek bir anımız dahi yok. Bizim hiçbir vatandaşımızı dışlamak gibi bir lüksümüz yok. AK Parti bir meşrebin, hizbin veya kökenin değil milletin partisidir. AK Parti ülkemizi 2023 hedeflerine, ardından da 2053 ve 2071 vizyonuna taşıyacak yegane harekettir.

Ben buradaki tüm kardeşlerimin bu şuurla hareket edeceğine inanıyorum. Ben 2019 seçimlerinde Çorum’dan yeni rekorlar, yeni başarılar bekliyorum. Sizlere güveniyorum. Sizin samimiyetinize inanıyorum. Rabia’nıza da inanıyorum.

Şöyle yoruldunuz galiba, bir kalkın bakalım. Şöyle hep beraber:

Tek millet… Bu sesiniz Çorum’a yakışmadı.

Tek millet… Güzel.

Tek bayrak.

Tek vatan.

Tek devlet.

Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Boşnak’ıyla, Arnavut’uyla, Roman’ıyla 80 milyon tek millet.

Tek bayrak. Şu bayrağımızın güzelliğine bak. Rengi şehidimizin kanından alıyor, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin ta kendisi.

Üç, tek vatan. 780 bin kilometrekareyle tek vatan, Tamam, böldürmeyiz, ezanımızı susturmayız, ona göre yürüyeceğiz. Ve bölme gayreti içerisine girenlere tekrar sesleniyorum, dışarıda seslendim; bak F16 olur Cudi’ye ineriz, Tendürek’e ineriz, Kandil’e ineriz, mağaralarına gireriz ve nerede saklanırlarsa saklansınlar orada yakalarız.  Tanklarla, toplarla, helikopterlerle peşlerindeyiz bugün olduğu gibi.

Çıkmış birisi de ne diyor biliyor musunuz, duydunuz mu? Siz bir delikli namlu yapamazsanız teröristlerin karşısında ne yaparsınız diyor. Kim bu, duydunuz mu, kim? "Kılıçdaroğlu." Evet, Ana Muhalefetin başındaki zat. Bu ülkede artık bu devlet, bu Hükümet ne yapıyor farkında değil ya.

Şu anda ey Kemal Efendi, şu obüsler var ya obüsler, fırtınalar var ya fırtınalar, onlar bu ülkede yapılıyor elhamdülillah, yapılıyor. Ve şu anda namlu derken, şöyle bir lütfedersen sana bildireyim o namlular nerede yapılıyor, nerelerde yapılıyor, sen de istifade edersin. Sana da bir tane hediye ederler, olur ya lazım olur bir gün. Ve çok daha ileri, artık İHA’sını ve SİHA’sını yapan bir Türkiye var. Bunu yoldaşların, kol-kola, omuz-omuza dolaştıkların biliyor da sen bilemiyorsun. Partinin içindeki milletvekilin de biliyor da sen bilemiyorsun. Ve işte şu anda, elhamdülillah bak bölgede bütün o dağlarda SİHA’larla olsun, F-16’larla olsun oraları bombalıyoruz.

Ve dört, tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devletimiz var mı? "Hayır." Yok. Evvel Allah, tek devletimiz var, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tamam? "Tamam."

Peki, şimdi ne diyoruz?

Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Çorum’u hatırlatıyor.

Günümüz kutlu olsun, Kongremiz hayırlara vesile olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun inşallah.

Kalın sağlıcakla. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.