Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Denizli 6. Olagan Il Kongresi’nde yaptigi konusmanin tam metni

 

Görev almış, ülkemizin güçlenmesi, demokrasimizin perçinlenmesi, milletimizin barış, huzur ve esenliği için ter dökmüş tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum.

Teşkilatımızın bütün mensuplarına 16 yıldır gece-gündüz demeden AK Parti için, Türkiye ve Türk milletinin istikbali mücadele eden bütün dava arkadaşlarıma buradan şükranlarımı sunuyorum.

Teşkilatımız içinde ahirete irtihal etmiş kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle yad ediyorum.

Bugün görevi devreden teşkilat mensuplarımıza ülkem ve partim adına teşekkürlerimi sunuyorum, yeni sorumluluk üstlenen kardeşlerime de Mevla’dan başarılar diliyorum.

Dokuz ay sonra tekrar Denizli’de olmaktan, siz kardeşlerimle hasbihal etmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Bugün bizi bir kez daha hasretle, muhabbetle bağrına basan Denizlili kardeşlerime gönülden teşekkür ediyorum.

Maşallah, az önce… Biz de sizlerle gurur duyuyoruz. Az önce malum Aydın’daydık ve burada salonun dışı maşallah tıklım tıklımdı. Aydın salonun dışı ve içi yine maşallah tıklım tıklımdı, büyük bir coşku, büyük bir heyecan ve şimdiden inşallah sinyalleri veriyoruz. Nereye? Mart 2019’a. Nereye? Kasım 2019’a hazır mıyız? Gerek salonun içindeki şu heyecan, gerekse dışarıda şahit olduğumuz coşku bize çok büyük umut veriyor. Sizin bu sevdanız bize cesaret, özgüven ve mücadele azmi veriyor.

Ben bugün gerçekten çok farklı bir Denizli görüyorum. Ben bugün kabına sığmayan, heyecan dolu bir Denizli görüyorum. Ben bugün burada 16 Nisan’daki ataleti üzerinden söküp atmış bir Denizli görüyorum. İnşallah Denizli Teşkilatımız 2019’a kadar tempoyu daha da artıracaktır. Artık metal yorgunluğu yok, yeniden diriliş hamlesi var.

Şu salondaki azim ve kararlıktan bir an bile taviz vermeden 2019 seçimlerine hazırlanmamız gerekiyor. 16 Nisan halkoylamasında Denizli’de elde ettiğimiz sonuç yolumuzun uzun, yükümüzün de ağır olduğunu gösteriyor. 2019’daki tüm seçimlerde ben Denizli’nin tarihine, misyonuna, kendine yakışanı yapacağına inanıyorum. Biz Denizli’den bırakın Türkiye ortalamasının altında bir oy almayı, her zaman rekorlar bekliyoruz.

Demek ki burada daha çok çalışacağız, Denizlili kardeşlerimize kendimizi daha çok, daha iyi anlatacağız. Tek bir saniyemizi bile boş geçirmeden, hiçbir vatandaşımızı ihmal etmeden, hiç kimseyi kırmadan büyük ve güçlü Türkiye sevdamızı gönüllere nakış nakış işleyeceğiz.

Kardeşlerim; bize gurur yakışmaz, biz ehli tevazu olacağız. İnsanlara mütevazı bir şekilde yaklaşacağız. Her şeyden önce, ne olursak olalım biz insanız. Onun için de gurur Rabbimize aittir, bize ne kibir, ne gurur haşa, mütevazı, insanlara böyle yaklaşacağız ve tevazuda toprak gibi olacağız, buna dikkat. AK Partili dediğimiz zaman bu anlaşılır.

Zira biz Ana Muhalefet gibi başarıyı kendinde, hatayı seçmende arayan bir parti değiliz. Biz, istediği sonuç sandıktan çıkmayınca vatandaşı suçlayan, vatandaşı aşağılayan bir siyasi hareket de değiliz. Biz, göbeğini kaşıyanların biraraya geldiği bir parti hiç değiliz. Halkına öyle diyor ya, vatandaşa öyle diyor ya bu Ana Muhalefet, göbeğini kaşıyanlar. Niye? Onlara oy vermedikleri için. Onlara haddini benim halkım, benim vatandaşım inşallah 2019’un Mart’ında, Kasım’ında tekrar bildirecek. Biz de millete kırılma, darılma, küsme olmaz.

Rabbimiz mukaddes kitabımız Furkan’da başarının sırrını şu şekilde açıklıyor: İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır. Evet, emek olmadan, zahmet, çile, gayret olmadan zafer de olmaz. Kim daha çok çalışırsa, kim daha fazla ter dökerse Allah başarıyı ona nasip eder. İnşallah Denizli’de de bu anlayışla faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Güçlü yanlarımızı tahkim, zayıf yanlarımızı tamir ederek, yorulan arkadaşlarımızı yeni yüzler, yeni heyecanlarla değiştirerek 2019’a kadar mücadelemizi bu şekilde sürdüreceğiz.

Bugün burada AK Parti’ye gönül veren kardeşlerimle ahdimizi yenilemek istiyorum. Şimdi sizlerden ben bir söz almak istiyorum.

Ana kademe, şöyle bir göreyim sizleri, 2019’a kadar kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? Bununla olmaz. Ana kademe, 2019’a kadar kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız?

Buyurun.

Kadın Kolları, gelin şu ana kademeyi bir bastırın bakalım,  2019’a kadar AK Partiyi her kalbe ilmik dokumaya var mıyız? Maşallah, ana kademeyi geçtiniz. Unutmayın, kale içeriden fethedilir. Siz her evi, her gönlü içeriden fethedeceksiniz.

Gençlik Kolları, 2019’a kadar liselerden üniversitelere tüm gençlerimize ulaşmaya hazır mıyız? İşte ana kademe de, kadın kolları da aynen böyle olmalı. Gençler, sandıkları patlatacağız, tamam.

AK Partiyi Denizli’de hep beraber tekrar şaha kaldırıyor muyuz? Maşallah, sizlere de bu yakışır. Bu hareketin mensuplarına, bu davanın neferlerine işte böylesine bir aşk ve coşku yakışır.

Kardeşlerim; Ziya Paşa, “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” diyor. Yani kişinin aynası işidir, lafa bakılmaz, bir kişinin aklının seviyesi yaptığı işte görülür.

Kardeşlerim; 2019’a giden süreçte milletimize kendimizi anlatırken, en büyük referans kaynağımız belagatimiz değil, eserlerimizin ve eserlerimizle birlikte hizmetlerimizdir. Biz Ana Muhalefet gibi demagoji peşinde olmadık, yalan, iftira ve hamasetle milletimizden oy istemedik. Sırtımızda koskoca bir milletin, koskoca bir tarihin yükünü taşıdığımızın bilinciyle vatandaşlarımıza ancak yapabileceklerimizin sözünü verdik. Hamdolsun, ne söz verdiysek onu da yerine getirdik.

Ekonomide, ticarette, yatırımlarda, altyapı-üstyapı hizmetlerinde ülkemize çağ atlattık çağ. Hemen her alanda bizden önce 70 senede yapılamayanların tamamından fazlasını 15 yılda gerçekleştirdik, insanımızın istifadesine sunduk. Ekonomide ülkemizi 3,5 kat büyüttük. İhracatımız neydi? 36 milyar dolar. Şimdi ne oldu? 160 milyar dolara taşıdık; 36 nire, 160 milyar dolar nire. Kişi başına düşen milli geliri 3400 dolardan 11 bin dolara ulaştırdık.

Mevcut 26 havalimanımız vardı, buna 29 tane havalimanı daha ilave ettik. Hala çıkmışlar, yok çiftçilerimiz şöyle fakir, yok şöyle… Anlatacağım anlatacağım, hepsine nasıl yardımlar, destekler çıkıyor anlatacağım. Bay Kemal böyle anlatıyor, öyle kolay yok, yutmazlar, rakamlar, her şey ortada. Hava yolunu halkın yolu haline getirdik. Otobüs ücretleriyle artık hava yoluyla uçuyor milletim benim. Bakın, 29 havalimanını yaptık. İşte Çardak şurada, eskiden nereye gidiyordunuz? İzmir’e, şimdi Çardak. Bunu buraya getiren AK Parti iktidarı oldu. Bunları niye yaptık? İstedik ki biz havalimanlarını da vatandaşımın ayağına getirelim. Ve biraz sonra rakam vereceğim, bak nereden nereye geldik.

Marmaray, Avrasya Tüneli, Osman Gazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi dev projeleri hayata geçirerek ulaşımda imkansızları başardık. Şimdi inşallah bu yılsonuna kadar dünyanın ilk 3’ü içerisinde, belki de bir numara, inşallah dev bir havalimanını İstanbul’a yapıyoruz ve bu yıl itibarıyla yolcu kapasitesi yıllık 90 milyon, 2023’ kapasite 150 milyona çıkacak. Düşünebiliyor musunuz, nereden nereye geliyoruz.

Ya biz IMF kapasında borç dilinen bir ülke değil miydik? Delikli kuruşları istemiyor muyduk? Göreve geldiğimde bizim IMF’e borcumuz 23,5 milyar dolardı ve biz 2013’te bunu sıfırladık, IMF’e bizim artık borcumuz yok. Onlar bizden istedi ve biz onlara 5 milyar avro borç verecektik, sonra vazgeçtiler, baktılar ki Türkler ciddi, bize borcu verecek, ondan sonra biz Türklere rezil olacağız, vazgeçtiler.

Merkez Bankamızın döviz rezervi neydi biliyor musunuz? 2002’nin Kasım’ında kardeşlerim, 27,5 milyar dolardı, ama şimdi Merkez Bankamızın döviz rezervi 120 milyar dolara çıktı. Ve bunlar durup dururken olmadı, bu bir gücü ispat ediyor.

Savunma sanayinde kendi silahını yapan bir Türkiye var. İşte bak, Afrin’de, Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te şu anda bizim kendi SİHA’larımızla teröristleri vuruyoruz, kendi SİHA’larımızla. Ne olacak? Amerika’nın kapısında çok dilendik, SİHA istedik, dediler ki, kongre müsaade etmiyor. Bu tür komşular bizi elhamdülillah bu teknolojinin de sahibi yaptılar. İHA’mızı da yaptık ve şimdi İHA’mız koordinatları veriyor, F-15’lar, F-16 onlar da gidip indiriyor, böyle oldu. Tankım4zı, topumuzu, silahımızı, elhamdülillah bunları da ürettik, daha çok yapacağımız iş var, daha bitmedi. Ve gençler, artık biz savunma sanayinde zırhlı taşıyıcılarımızın birçok çeşidini yapıyoruz. Eğer siz zırhlı taşıyıcılarınızı yapamazsanız, adam sizi aynen kuş kafesinde avlar gibi avlar, ama şimdi biz bunu yapıyoruz. Elhamdülillah öyle zırhlı taşıyıcılar yaptık ki, eğer kendisi kemerini vesaire, miğferini, her şeyini takıyorsa, orada askerin şehit olması adeta mümkün değil. Bakıyorsunuz o zırhlı taşıyıcı yuvarlanıyor, elhamdülillah herhangi bir şey olmuyor. Şu ana kadar bu tür zırhlı taşıyıcılarla şehidimiz parmak sayılarını geçmez. Bunlar önemli şeyler, bütün tedbirini alacaksın ki askerinin kendine olan güveni de o denli artmış olsun.

Bakınız, bizden önce savunma sanayi firmalarımız yurt dışına ithal edilecek ürün aramaya giderlerdi, şimdi ise firmalarımız yurt dışına kendi geliştirdikleri, kendi imal ettikleri ürünler için müşteri bulmaya, sipariş almaya gidiyorlar.

Turizmde yeniden bölgemizin parlayan yıldızı haline dönüştük.

Her alanda benzer tablolara şahit oluyoruz. Daha birkaç gün önce ülkemizin enerji ihtiyacının yüzde 10’unu tek başına karşılayacak bir yatırımın temelini attık, izlediniz değil mi? Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin ile birlikte startını verdiğimiz Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile Türkiye’yi nükleer enerji kullanan ülkeler ligine taşıyoruz. İnşallah şu andaki mevcut nükleer enerji potansiyelimizin yüzde 10’unu buradan karşılayacağız. İnşallah bundan sonra bir ikinci etabı var, onu da Japonlarla sözleşmemizi yaptık, adımı atacağız. Bir üçüncünün de hazırlıklarını şu anda yapıyoruz, görüşmeler devam ediyor. Şimdi bunun ilk reaktörünü 2023 yılında devreye alacağız, bu yatırımla ülkemiz daha ucuz, daha temiz ve gerçek anlamda çevreci bir enerji kaynağıyla tanışmış olacak.

CHP’nin bir tane milletvekili Mersin’de gösteri yapıyor. Ağzınla kuş tutsan avucunu yalarsın, neyin gösterisini yapıyorsun ya? Ya bunların işi gücü bu ya, bunların bu ülkede dikili bir ağacı yok. Nerede hayırlı bir adım atıyorsan bunlar orada; niye? Şerrin temsilcileri olması lazım ya, bunlar şerrin temsilcisi. Biz enerji sepetimizi dengeli hale getirirken, diğer taraftan dış ticareti ve buradaki açığımızı petrol ve doğalgaz ithalatı kaynaklı sıkıntıları bir nebze olsun inşallah çözmüş olacağız. Diğer tüm konularda olduğu gibi, bu meselede de Ana Muhalefet Partisinin direncine, tepkisine ve çelmelerine muhatap olsak da, inşallah Akkuyu santralini hedeflediğimiz şekilde 2023’e kadar faaliyete geçireceğiz. Onlar istemese de, onlar Türkiye’yi şikayet etse de, biz milletimize ilk günkü aşkla hizmet etmeye devam edeceğiz.

Uluslararası yatırımlara adeta ne diyorlar biliyor musunuz? Türkiye’ye gelmeyin. Ya bunlar siyaset yapıyor. Diyorlar ki,  Türkiye terör ülkesi, gelmeyin. Ya bu tür utanmazlara rağmen biz bu ülkeyi büyütmeyi, kalkındırmayı, her alanda muasır medeniyetler seviyesinin de üstüne taşımayı sürdüreceğiz.

Kardeşlerim; elbette bu süreçte Denizli’yi de ihmal etmedik, etmiyoruz. Yatırımın, ticaretin, ihracat ve turizmin şehri Denizli’yi her alanda kalkındırmak için var gücümüzle çalışıyoruz. İstanbul için nasıl gayret gösteriyorsak, Ankara’ya nasıl yatırım yapıyorsak, aynı çabayı sizler için de gösteriyoruz. Sizler bu ülkenin nereden nereye geldiği çok iyi biliyorsunuz. Bakınız, sadece Denizli’ye 15 yılda 17,5 katrilyon liralık yatırım yaptık.

Eğitimde 3777 adet yeni derslik inşa ederek altyapımızı güçlendirdik. 5090 yatak kapasiteli yükseköğrenim yurtları açarak öğrencilerimizin barınma sorununa çözüm bulduk. İnşallah birkaç yıl içinde 2300 kişilik yeni yurtlar açıyoruz.

Sağlıkta tüm dünyanın örnek aldığı büyük bir dönüşümü gerçekleştirdik. Vatandaşlarımızın sağlıklı gidip hasta döndüğü, doktor bulsa ilaç bulamadığı, ilaç bulsa parasını verip alamadığı eski Türkiye’nin o kötü günlerine son verdik. Eski Türkiye’nin o kötü günlerinde SSK’nın başında kim vardı? (“Kemal Kılıçdaroğlu” sesleri) Rahmetli Savaş Ay hani bir programında yanına almıştı ya Bay Kemal’i, orada hastanelerimizin o fecaatini anlatıyordu, aman ya Rabbi. Ve suçu da nereye atıyordu? O zamanın Başbakanına. Ya sen ne iş yapıyorsun, ne işe yararsın sen? Ya sen SSK’nın Başkanı değil misin? Sen üzerine düşen görevi yaptın mı? Maalesef. Her taraf rezillik, sağlam gir hasta çıkarsın, hastanelerin durumu öyleydi.

Şimdi biz Denizli’ye 11’i hastane olmak üzere toplam 28 sağlık tesisi kazandırdık. Yeni bir adım atıyoruz Denizli’de, bin yataklı şehir hastanesini kuruyoruz. İnşallah en kısa sürede ihalesini yapıp inşaatına başlayacağız.

TOKİ vasıtasıyla Denizli’de 11295 konut projesi başlattık.

Bizden önce Türkiye özellikte ulaşım noktasında gerçekten çok kötü durumdaydı, yollarımızın durumu, Denizli dahil, birçok sanayi şehrimizde perişan haldeydi. Biz ne dedik? Yol medeniyettir. Sadece Denizli’ye 358 kilometre daha bölünmüş yol yaptık. İlk adımı iktidara geldik, o zaman Başbakan değilim, Genel Başkanım ve Aydın’da bir toplantı yaptık, bir miting, dedim ki, ilk işimiz Aydın-Denizli arasına 125 kilometrelik bölünmüş yolu yapacağız dedim ve hemen hızla başladık, süratle o 125 kilometrelik bölünmüş yolu yaptık. Denizli’nin 2002’de 65 kilometre olan toplam bölünmüş yol uzunluğunu hamdolsun 423 kilometreye çıkarttık.

Bunun yanında Denizli’de muhtelif ebatlarda 33 adet köprü ve köprülü kavşak yaptık. Toplam maliyeti değerli kardeşlerim, 1,5 katrilyon lira olan 11 adet yol projemizin yapımı devam ediyor. Proje bedeli, küsuratı söylemiyorum, 3,5 katrilyon lira olan Aydın-Denizli-Antalya otoyolunun ihalesini Haziran ayı sonunda yapıyoruz. Böylece Ege ile Akdeniz’i birbirine otoyol ile bağlıyoruz.

Afyon-Denizli-Isparta-Burdur ve Ortaklar-Aydın-Denizli tren hattını da TÜBİTAK’ın yaptığı yazılımla modernize ediyoruz. Bu projenin biten kesimlerini etap etap hizmete sunacağız. Antalya-Burdur-Denizli-Aydın-İzmir hızlı tren projemiz bizim 2023 projelerimizden biridir. Önce Antalya-Burdur arası, sonra diğer kesimler, yapılacak, Ayrıca, mevcut Denizli-Aydın tren hattını modernize edip ikinci bir hat daha yaparak daha güvenli ve daha etkin bir şekilde işletimini sağlayacağız, 1,5 katrilyon liralık bir maliyeti olan projeyi önümüzdeki 2 yıl içinde tamamlamayı hedefliyoruz.

Çardak Havalimanına yeni bir terminal binası yaparak havalimanımızı büyütüp modernleştirdik. Bakınız, şurası çok önemli, havalimanının 2003 yılında 37 bin olan yolcu trafiği 2017 yılında kaça ulaştı biliyor musunuz? 684 bine ulaştı, nereden nereye.

Denizli’ye14 baraj ve 8 gölet inşa ettik, 4 baraj ve 5 gölet daha şu anda inşa ediyoruz. Son 15 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle 828 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Bunların haricinde 14 sulama tesisinin yapım çalışmaları devam ediyor. Şu anda inşaat çalışmaları süren sulama tesisleriyle 109 bin dekar mümbit araziyi daha sulamaya açacağız. Denizli şehir merkezi ve civar yerleşim yerlerinin uzun vadeli içme suyu ihtiyacını karşılamak için Akbaş Barajını inşa ettik, şimdi de ishale hattı ve modern bir içme suyu arıtma tesisini inşa ediyoruz. 

Gençler, son 15 yılda toplam 1.2 katrilyon liralık tarımsal destek verdik. Kime duyurulur bu? Bay Kemal’in bunu duyması lazım, ama kulağı var duymaz, ne yapacaksın? Çıkmış bütçede, çiftçiler ağlıyor diyor. Ya ben sana bak belgeyi ortaya koyuyorum.  Giderek zorlaşan küresel rekabet şartlarının çiftçimizi ezmesine, onu ekmeğiyle, mahsulüyle oynamasına müsaade etmedik, inşallah bundan sonra da çiftçimizi desteksiz bırakmayacağız.

Değerli kardeşlerim; nasıl meyve veren ağaç taşlanırsa, ülkemize hizmet yolunda biz de son 15 yılda birçok saldırıya, pek çok sabotaja maruz kaldık. AK Partinin kuruluşundan itibaren hemen kara propaganda makinesi çalışmaya başladı, yalan makineleri var, yalan makinesi var. Milletimizin bize ve partimize yönelik teveccühünün önüne geçmek, devlet içindeki vesayet odaklarını harekete geçirmek için gazetelerde, televizyon ekranlarında olmadık iftiralar attılar. Bunlar işe yaramayınca, bu sefer Cumhuriyet mitingleri, provokatif saldırılarla milletimizin içindeki etnik, mezhebi ve siyasi farklılıkları karıştırdılar, böylece 27 Mayıs, 12 Eylül benzeri bir müdahalenin şartlarını oluşturmak istediler. Bunlar da işe yaramayınca bu sefer 27 Nisan’da bize cumhurbaşkanı seçtirmemek için 28 Şubat tarzı yöntemlere tevessül ettiler. Biz önce 22 Temmuz genel seçimleri, daha sonra oradan aldığımız güçle 221 Ekim’deki referandumla hem ülkemize yönelik tuzağı bozduk, hem de halkın kendi cumhurbaşkanını seçmesinin yolunu açtık.

Denizli hazır mı, hazır mı Denizli? (“Evet” sesleri) Maşallah, Denizli bu işi bitirdi, 2019 bir başka.

Ne yaptılar? Yalan-yanlış gazete haberleri, belgelerle partimizi hakkında kapatma davası açtılar. Tuttu mu? Tutmadı. 5 yıldır ülkeyi başarıyla yöneten, girdiği seçimlerden yüzde 47 oy almış 15 yıldır bir siyasi partiyi son derece komik, son derece basit iddialarla kapatmak istediler. Ve AK Partinin kapatılması gerektiğini savunan parti hangi partiydi? Ana Muhalefet Partisiydi, demokrasi diyor ya. Bugün her ağzını açtığında adaletten ve demokrasiden bahseden CHP’nin başındaki zat, o günlerde 11. Cumhurbaşkanının dahi yargılanmasını savunuyordu. Allah’tan Anayasa Mahkemesi 6’ya karşı 5 oyla da olsa bu hukuk skandalına geçit vermedi ve partimiz kapatılmaktan son anda kurtuldu. Bunları biliyorsunuz değil mi?

Biz nasıl milletimize hizmet yolunda pes etmediysek, onlar da bize tuzak kurmaktan, yolumuza mayın döşemekten vazgeçmediler. MİT krizi çıkardılar, 17-25 Aralık teşebbüsüyle, çukur eylemleriyle, akabinde 15 Temmuz ihanetiyle oyunlarına, saldırılarına devam ettiler. Biz boğun eğmedikçe onlar daha çok çileden çıktılar.

15 Temmuz’da devlete karşı devlete karşı darbe girişiminde bulundular mı? Tuttu mu? Bizim milletimiz bunların karşısında dimdik durdu, F-16’ların karşısında dimdik durdu ve bizim insanımız, 251 şehit verdik, ama onlar Allah’a yürüdüler, asla taviz vermediler, tankların altına girdiler, topların karşısında durdular, ama pes etmediler ve biz gazilerimizle birlikte elhamdülillah bu işten başarıyla çıktık.

Eyvallah. Gençler, Rabbimiz ne buyuruyor? Estiüzi billah bismillah “…” Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler, ancak siz bilemezsiniz, anlamazsınız buruyor. Onlar bizi izliyor, onlar bizi dinliyor. Ve onlar en yakın makamda, nereye?  Peygamberlere, Sevgili Peygamberimize onlar en yakın makamda. Allah bizlere de o makamı lütfetsin inşallah. Ve biz dik duracağız. Ben karşımda Şerif Bacı’ları görüyorum, Nine Hatun’ları görüyorum ve karşımda Mehmetçiklerimizi görüyorum. İnşallah Mus’ab Bin Umeyr gibi sizler de dik duracaksınız, buna inanıyorum ve yürüyüşümüz bu anlamda çok farklı olacak.

“Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,

Sana aguşunu açmış duruyor Peygamber.”

Değerli kardeşlerim; bu hafta Özgür Suriye Ordusundan bir grubu ağırladım Külliyede, onlarla dertleştim ve onlardaki o inancı, o imanı görünce, ben tabi bir taraftan da halime üzüldüm. Bir tanesi komutanlardan, çok enteresan, arkadaşı onu takdim ediyor, Başkanım bu var ya bu diyor. Ee dedim. Bunun şu anda midesi yok dedi. Meğerse tabi aldığı kurşunlar sebebiyle mideyi almışlar. Tabi aç bakayım şu fanilanı dedim, açtı, gerçekten her taraf dikiş. Sadece tabi orası değil, omuzdan almış, kalçadan almış, her taraftan kurşunlar. Ve PKK bunun şahadetine, yani ölüsüne ödül koymuş, ama o bu ameliyatlardan sonra durmamış tekrar cepheye gitmiş.

Bu Özgür Suriye Ordusuna bu Kemal denilen kişi ne diyor? Terör örgütü diyor. Bu senin PKK değil, PYD’en değil, YPG’en değil, bunlar benim Mehmet’imle beraber şu anda Afrin’de düşmana karşı, terör örgütlerine karşı savaşanlar. Ve hamdolsun, bakıyorum omuzunda Türk Bayrağı taşıyor o Özgür Suriye Ordusundan olan. Ey Kemal, senin gidecek yerin yok be, senin gidecek yerin yok. Senin gidecek yerini benim milletim inşallah ilk seçimlerde tayin edecek.

Ve biz milletimizin emanetine halel getirmedikçe onlar daha pervasızlaştılar. İşte biz bütün saldırıların, kalleşliklerin, provokasyonların evvel Allah görünürdeki aktörü farklı olsa da, hedef daima aynı. Piyonlar değişse de, senaryo hiçbir zaman değişmedi, asıl hedef AK Partiydi, şahsımın nezdinde milli iradeydi. Alaşağı edilmek istenen milletin oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanı değil, bizatihi milletin kendisiydi.

Doğu ve Güneydoğu’da kazılan çukurların hedefi, bölgedeki vatandaşlarımızla beraber bizim bin yıllık kardeşliğimiz, evet, kaderdaşlığımızdı.

15 Temmuz gecesi FETÖ’cü alçaklar Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde bağımsızlığımızı, demokrasimizi hedef aldılar, Cumhurbaşkanlığı Külliyesini hedef aldılar, Külliyenin etrafında 29 şehit verdik, 36 gazi verdik, bunları biz yaşadık, ama Batı bunları yaşamadı, Batı bunları sessizliğe vurdu. Özel Hareket Daire Başkanlığını bombalarken orada 45 kardeşimiz, vatan evladı şehit oldu, bunların umurunda mıydı?

Ve çok enteresandır, biz 7 Ağustos’ta istedik ki Yenikapı’da bir yeni diriliş hareketi yapalım ve Sayın Bahçeli’ye, Beyefendiye, ona da davet çıkardık. Sayın Bahçeli’den hemen evet cevabını aldık, ama bundan önce hayır cevabı geldi, son ana kadar hayır diyordu, kimler söylediyse, baskı yaptıysa son an Cuma akşamı ondan evet. Ve daha sonra ne yaptı? Biliyorsunuz bu işi de inkar etti 7 Ağustos o dayanışmasını, o birlik ruhunu. Niye? Ya bunun bu ülkede bir olmak, beraber olmak, kardeş olmak, böyle bir derdi yok. İnşallah biz şimdi cumhur ittifakıyla bunların topuna bir cevap vereceğiz. Dedim ya, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Ve Ana Muhalefetin başındaki zatın terbiyesizlik çıtasını sürekli yukarıya çekmesinin sebebi, kaçınılmaz akıbetini görmüş olmasıdır, şimdi onu görüyor. Türkiye’nin geleceğinde ne bu zata, ne de onun temsil ettiği zihniyete yer yoktur. Bu ülke ve bu millet için taş üstüne taş koymamış, en küçük bir hayırlı hizmete imza atmamış, geleceğimiz için herhangi bir proje geliştirmemiş mevcut Ana Muhalefet zihniyeti artık son demlerini yaşıyor. Bunlar kasetle geldiler, herhalde bundan sonra CD’yle giderler.

Ve değerli kardeşlerim; Türkiye 2019’da bu hastalıklı Ana Muhalefet anlayışından kurutulacak ve kendisine her konuda olduğu gibi bu hususta da yeni bir yol açacaktır. Eskiler ne derler? Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz.

Çok partili hayata geçtiğimizden beri Gazi Mustafa Kemal’i istismar etmekten başka bu ülkenin hiçbir işinde anlının teri, kalbinin sevgisi olmayanlar için harman vakti yaklaşmıştır. Denizli inşallah bu hesabı en önce soracak şehirlerimizin başında yer alacaktır.

Kardeşlerim; AK Parti olarak bugüne kadar karşılaştığımız tüm saldırıları milletimizle sırt sırta vererek püskürttük. Meydanı ne devlet içindeki vesayet odaklarına, ne gazete köşelerindeki darbe sevdalılarına, ne de ülkemize kasteden teröristlere bıraktık. Adaletten taviz vermeden, gayrimeşru yollara asla tevessül etmeden mücadelemizi demokrasi içinde, hukuk içinde yürüterek işte bugünlere geldik. Yeri geldi vesayet güçlerinin tacizlerine meydan okuduk, yeri geldi bölücü terör örgütünü açtıkları çukurlara gömdük, yeri geldi FETÖ’yü kendi ihanetinde boğduk, yeri geldi yedi düvele meydan okuduk.

İşte FETÖ, FETÖ’nün en önemli adamlarından 6 tanesini biliyorsunuz geçenlerde Kosova’da paketledik, aldık buraya geldik. Şu ana kadar 80 kadar FETÖ militanını farklı ülkelerden bulup, paketleyip Türkiye’ye getiriyoruz, devam edeceğiz. Nereye kaçarlarsa kaçsınlar peşlerindeyiz, onlar kaçacak, biz kovalayacağız. Ha FETÖ, ha PKK, hiç fark etmez, biz bu yola her şeyimizle girdik ve bu işi de başaracağız.

Ve inşallah 2023 hedeflerine ulaşmamız, 2053 ve 2071 vizyonumuz doğrultusunda 2019 büyük önem taşıyor. Çok çalışacağız, Durmak yok… Ona göre. Ve sizlerden 2019 seçimlerine kadar büyük gayretle çalışmak…

Elhamdülillah, bakın bugün 3991 terörist Afrin’de etkisiz hale getirildi. Yani Irak’ın kuzeyindekileri filan saymıyorum, içeridekileri saymıyorum, sadece Afrin. Mehmetçiğin bu mücadelesinde sizin ortaya koyduğunuz tavırlar var ya, onları teşvik ediyor.

İşte geçen Reyhanlı’ya gittik, 10 kilometre sınıra, orada Mehmetçiğimizin elhamdülillah kararlılığını gördük. Kimlerle gittik? Sanatçılarla, sporcularla, yazılı-görsel medya, onlarla beraber gittik, 150 kişi filandık. Ve Bay Kemal duramadı, siz oraya nasıl gidersiniz? Ya bu sanatçılar oraya giderken senden izin mi alacaklar, sen kimsin? Bir taraftan Gazi Mustafa Kemal’in partisiyim diyecek ve Gazi Mustafa Kemal’in sanatçılarla ilgili beyanlarından hiç haberi olmayacak. Olur, bundan sonra senden izin alırlar. Vah zavallı vah.

Bak, ihtiyaç olduğu anda önce ben, sonra siz, hep beraber gideceğiz, tamam, öyle yapacağız.

Ve önce komutan yola çıkacak, arkadan da çağrıyı yapacak 15 Temmuz’da olduğu gibi, ne dedik? Sokaklara, meydanlara, Allah’ına dedik ve çıktınız mı?  Çıktınız. Çökerttiniz mi onları? Çökerttiniz, bundan sonra da yine öyle inşallah. Allah yar, yardımcımız olsun.

Ve şunu unutmuyoruz, şöyle kalkalım bakalım, çok yoruldunuz biliyorum: Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.

Sizden bir şey istiyorum, fitneye, fesada aramızda yer yok.

Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Allah yar, yardımcımız olsun, kongremiz hayırlara vesile olsun.

Sağ olun, var olun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.