Cumhurbaskani Erdogan’in Denizli Mitinginde yaptigi konusmasinin tam metni
… “ey benim gözümde tüten, göynümde biten, datlı ezgili Denizlim, üveyik gözlüm, sözü özlüm, eli tüfenkli, demir yürekli Denizlim.” Beri bak, nassın bakan, eyin mi? Seni rahmetli Özay Gönlüm’ün bu güzel sözleriyle selamlıyorum Denizli.
Yaklaşık 2 aylık bir aranın ardından yeniden birlikteyiz. Siz diğerlerini buralarda hiç gördünüz mü, görüyon mu? Ama biz devamlı buralardayız. Geçen yıl da Denizli’yi yine 2 defa ziyaret etmiştim, gördüğünüz gibi her fırsatta Denizli’ye geliyoruz, çünkü bizim bu şehirle aramızda gönülden gönle giden bir yol var. Sizleri gönülden selamlıyorum Denizli.
Buradan sizler aracılığıyla Denizli’nin tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki kardeşlerime selamlarımı yolluyorum.
Bu gece idrak edeceğimiz mübarek Kadir Gecenizi tebrik ediyor, Rabbim ülkemiz, milletimiz ve tüm alemi İslam için hayırlara vesile kılsın diyorum.
Denizli, istikrarın, güvenin kıymetini çok iyi bilir. Denizli, üretimin, ihracatın, gelişmenin, kalkınmanın kıymetini bilir. Denizli, huzurun, geleceğe güvenle bakmanın, evlatlarının yolunu umutla beklemenin kıymetini de çok iyi bilir. Ülkemizi ve Denizli’yi bulunduğu seviyeye getirmek için hep birlikte çok çalıştık, çok emek verdik, çok ter döktük. Yeri geldi vesayetin, yeri geldi terör örgütlerinin, yeri geldi darbecilerin saldırılarına maruz kaldık. Bu Bay Kemal’den, Bay Muharrem’den terörle bir mücadele sözü duydunuz mu? Onların böyle bir derdi yok ki. Teröristlerin destekledikleriyle Ankara’dan İstanbul’a yürümediler mi? Dışarıdaki siyasette terörist başı olana zatı cezaevinde ziyaret eden Bay Muharrem değil mi? 53 tane evladımızın, Kürt kardeşimizin Diyarbakır’da ölümüne neden olan bu değil mi? Bunu ziyaret ediyor ya. PKK’yla bunlar işbirliği halinde değil mi? Zaten PKK bunların örgütü değil mi? Ama onu gidip Edirne’de cezaevinde ziyaret eden Bay Muharrem, hangi yüzle benim milletimin karşısına çıkıyor?
Onlara gereken dersi 24 Haziran’da vermeye hazır mıyız? Hazır mıyız? Allah razı olsun.
Siyasetimizden ekonomimize, üzerine titrediğimiz en varsa, hepsini hedef aldılar. Şimdi birileri çıktı, ülkemizin ve Denizli’mizin ne kadar kazanımı varsa, hepsine de gözlerini diktiler. Denizli buna izin verir mi? Denizli istikrarının bozulmasına izin verir mi? Denizli güven ortamının da, güvenliğinin de tehlikeye girmesine izin verir mi?
Şimdi soruyorum, Denizli… Biliyorum, şu güneşte çok yandınız, ama bu tahammülünüz var ya, 24 Haziran’da bir bahar ferahlığına dönüşecek.
Denizli, bu seçimlerde tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz?
24 Haziran’da güçlü Meclis için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Partiyi destekliyor muyuz?
24 Haziran’da güçlü hükümet için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Partiyi destekliyor muyuz?
24 Haziran’da güçlü Türkiye için değerli kardeşlerim, Mecliste ve oy sadıklarında önce şahsımı ve Meclisle ilgili olarak da AK Partiyi destekliyor muyuz?
Denizli, vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit Denizli vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz? İnşallah sizlerin desteğiyle, irade, erdem ve cesaretle Türkiye şahlanacak, beraber.
Kardeşlerim; AK Parti 16 yıldır bu ülkeye sadece ve sadece hizmet getirmiştir. Maşallah şu coşkuya bak, Denizli’ye bak, her zaman böyle. Yürüyeceksin millet yürüyecek arkandan, öyle mi?
Biz eski dönemlerde olduğu gibi, ülkemizi koalisyonlara, krizlere, kaoslara, belirsizliklere mahkum etmedik. Karşımıza çıkan sorunlar ne kadar büyük olursa olsun, demokrasi yolundan, kalkınma hedeflerimizden, yatırımlarımızdan, projelerimizden asla taviz vermedik.
Onlar kendi içlerinde ne diyor, gençler, ne diyorlar kendi içlerinde? Onlar birbirine şunu söylüyor: Yenildin de yenildin, yenildin de yenildi; öyle mi? Hadi bir dinletiyim size.
Nasıl, iyi mi? Muharrem böyle söylüyorsa doğrudur.
Doğru konuşuyor ha. Şimdi Bay Muharrem, sen eğer birinci çıkamazsan, sen istifa edecek misin, değil mi, soralım? Ama Allah’ın izniyle benim milletim seni de sandığa gömecek. Görünen köy kılavuz ister mi? İstemez. Ve biz bu ülkede hizmet verdik ya, benim milletim hizmet siyasetinden yanadır.
Bak, Bay Muharrem daha çırak bile değil. Buna çok kızıyor ha, çok rahatsız oluyor. Diyorum ya daha çırak bile olamadın. Ya zaten senin Genel Başkanın da ha keza öyle. Biz çıraklığımızı Belediye Başkanlığımızda atlattık, İstanbul gibi şehirde büyükşehir Belediye Başkanlığı yaparak atlattık, Başbakan olduk kalfalık, ustalık, 11,5 sene kolay değil, şimdi sizden büyük ustalık için icazet istiyorum, var mıyız? Var mıyız? Ve biz uluslararası camiada elhamdülillah Türkiye’mizi büyüttük. Davos’ta one minute dedik, işi bitirdik. Birleşmiş Milletler’de dünya 5’ten büyüktür dedik, evvel Allah onlara bunu öğrettik. Bu liderlik işidir liderlik, bu çıraklık işi değil.
Soruyorum, bakkal dükkanınız var, çırağa teslim eder misiniz? Ya bunlara 5 koyun verin, kaybeder gelirler.
Yaptığımız yatırımlarda elhamdülillah Denizli çok büyük pay aldı. 16 yılda Denizli’ye ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 22,5 katrilyon tutarında yatırım yaptı, AK Parti bu ya, Erdoğan bu, çok çalıştık. Daha geldiğimizin, ben başbakan değilim ve Aydın-Denizli arası 125 kilometre, yol berbat, hatırlayın o günleri, yani 16 yıl önce. Aydın’dan bir söz verdim, dedim ki, şu kadar zamanda Aydın-Denizli bölünmüş yolunu yapacağız; yaptık mı? Biz buyuz. Bay Muharrem, öyle bu iş laf ola beri gele değil, adam gibi adam olacaksın.
Eğitimde 3 bin 777 adete yeni dersliği şehrimize kazandırdık. Yükseköğrenim öğrencilerimiz için 5 bin 90 yatak kapasiteli yurt binaları açtık. Birkaç yıla kadar ikisi merkezde, biri Çivril’de toplamda inşallah 2 bin 300 kişilik yeni yurt binalarını daha hizmete açacağız.
Denizli’ye şöyle şaşına uygun bir yeni stadyum yapıyoruz, ama bunun karşılığında da Denizlispor’u Süper Lig’de görmek istiyoruz; söz mü? Eski stadyumun olduğu yeri de millet bahçesi haline getiriyoruz. Al çoluğunu çocuğunu yanına, git millet bahçesine, yat, yuvarlan, koş. Yani İngiliz’in Hyde Parkı varsa bizim de millet bahçemiz var, o kadar. İş bilenin, kılıç kuşananın.
Sağlıkta 11’i hastane olmak üzere 28 tesisi Denizli’ye kazandırdık. Şehir hastaneleri projelerimiz arasında Denizli de var. Halen ihale süreci devam eden bin 50 yataklı şehir hastanemizin inşasına inşallah en kısa sürede başlıyor ve hizmete açıyoruz.
Denizli’de ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, gazilerimize, engellilerimize, yaşlılarımıza ne kadar destek verdik biliyor musunuz? 1.2 katrilyon destek verdik. Bay Kemal yalan söylüyor, Muharrem Efendi yalan söylüyor. Ne diyorlar? Fakir-fukara sefil, şu-bu filan. Ah ah, ya dürüst olun dürüst, yalan konuşmayın, dürüst olun, benim milletim neyin ne olduğunu biliyor.
TOKİ vasıtasıyla Denizli’de 11 bin 405 konut projesini hayat geçirdik. Bay Muharrem, haberin var mı? Yeni toplu konut projeleriyle Denizli’nin imarına katkı vermeyi sürdüreceğiz.
Denizli’nin bölünmüş yol uzunluğunu 79 senede ah hanım kardeşlerim, ne kadar yapılmış biliyor musunuz? 65 kilometre. Biz geldik, 16 senede ne kadar yaptık biliyor musunuz? 358 kilometre yaptık. Halep oradaysa arşın burada. Maliyeti 1,5 katrilyon lira olan 11 adet yol projemizin yapımı devam ediyor. Denizli-Acıpayam yolunun, Denizli çevre yolunun ve yol üzerindeki Honaz Tünelinin yapımları sürüyor, 723 trilyon lira olan maliyetiyle bu projenin tamamı önümüzdeki yıl tamamlanıyor. Allah nasip eder de inşallah bizler 24 Haziran’da icazeti sizlerden alırsak…
Şimdi Honaz dedim de aklıma geldi, inşallah Pamukkale Üniversitesini, Denizli Üniversitesini 2’ye bölelim diyoruz, dolayısıyla Honaz tarafında da ikinci üniversiteyi inşallah kurmuş olalım. Şimdi arkadaşlar, bak bu işler çalışma işi.
Şimdi biz İzmir’de değiliz, neredeyiz? Ya arkadaşlar, Denizli’de de mi Ödemiş var? Allah Allah. Bunu şimdi ben Sayın Başbakana söylerim, o size gereğini halleder inşallah.
Denizli-Çardak yolu dahil 11 yol projemizin tamamı da önümüzdeki yıl bitiyor.
Toplam proje bedeli yaklaşık 3,5 katrilyon lira olan Aydın-Denizli-Antalya otoyolunun ihalesini 21 Haziran’da yapıyoruz. Böylece Ege’yle Akdeniz bölgelerini otoyolla birbirine bağlamış oluyoruz.
Denizli-Honaz yolu, Kelekçi-Dalaman yolu, Gölhisar bağlantı yolu, tarihi Akan Köprüsü restorasyonu gibi toplam 8 yol projemizin yapımına da bu yıl başlıyoruz.
Afyon-Denizli, Isparta-Burdur ve Ortaklar-Aydın-Denizli tren hattını TÜBİTAK’ın yaptığı yazılımla, yani yüzde 100 yerli, milli olarak modernize ediyoruz. Bu projenin biten kesimlerini etap etap hizmete sunacağız.
Antalya-Burdur-Denizli-Aydın-İzmir hızlı tren projemiz bizim 2023 hedeflerimizden biridir.
Antalya-Burdur arasının proje çalışmaları bitmek üzere, ardından sıra Burdur-Denizli ve Aydın-İzmir kesimlerine gelecek. Hızlı tren hattımızı etap etap yatırım programına alıp hayata geçireceğiz. Böylece ülkemizin kuzeyiyle güneyi birbirine hızlı trenle bağlanmış olacak.
Çardak Havalimanına yeni bir terminal binası yaparak havalimanımızı büyütüp modernleştirdik. Havalimanının 2003 yılında yolcu trafiği neydi biliyor musunuz? 2003’te 37 bin. 2017’de ne oldu? 684 bin yolcuya çıktı.
Denizli’ye 14 baraj ve 8 gölet inşa ettik, 8 baraj ve 5 gölet daha inşa ediyoruz. Son 16 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle 628 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Şu anda yapımı devam eden sulama tesisleriyle 112 bin dekar mümbit araziyi daha sulamaya açacağız.
Denizlili çiftçilerimizin beklediği Yenicekent iletim kanalını Allah’a şükür tamamlayıp hizmete aldık. Bu iletim kanalıyla halen pompajla sulanan 105 bin dekar araziye Cindere Barajından cazibe ile suyu aktarıyoruz.
Ayrıca, sulama şebekesi yeni yapılacak olan 44 bin dekar arazi daha bu kanal vasıtasıyla sulanacak. 16 kilometre uzunluğundaki bu kanal sayesinde çiftçilerimiz ciddi bir yük getiren elektrik masrafından da kurtulmuş oluyor.
Denizlili çiftçilerimize son 15 yılda toplam ne kadar destek verdik biliyor musunuz? 1,8 katrilyon liralık tarımsal destek verdik. Bay Kemal, bu paraları biz çitçimize verdik çiftçimize. Sen sadece çık kürsüden hakaret et.
İşte çıkmışlar, bunlar terbiyesiz, Kadıköy’de miting yapıyor, Kadıköy’de hırsız Erdoğan diye bağırtıyor; kimi? Kendi tabanını. Bağırtan kim? Muharrem. Yazıklar olsun yazıklar olsun. Hangi delilin var terbiyesiz? Man Adaları dediniz, sizleri yargım mahkum etti, 197 bin liraya sizi mahkum etti. Bunlarda terbiye diye bir şey yok, ahlak diye bir şey yok. Ne olacak? 24 Haziran’da sizleri inşallah benim milletim sandığa gömecek.
Tarımsal üretimi artırmak için, Acıpayam, Çivril ve Sarayköy ovalarını SİT alanı yapıp koruma altına aldık.
Denizli’de toplam 90 bin vatandaşımızı İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirdik.
Son 16 yılda Denizli için ödediğimiz değerli kardeşlerim, 1 katrilyon 338 trilyon lira tutarındaki teşviklerden 504 bin işverenimiz ve sigortalımız faydalandı. Denizli’de bir teknokent, 6 ar-ge merkezi, 21 tasarım merkezi kurduk.
Yapılmakta olan ve yapılan yapımına yeni başlanacak olan tüm hizmetlerin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum.
Biliyorum yoruldunuz, sıcak sizi yordu, biraz gayret.
Denizli, 24 Haziran’da tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz? Denizli, vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit Denizli vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz?
Bütün bunlar için 24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığında şahsımı, milletvekilliğinde AK Partiye mührü basıyor muyuz?
Hanımlar, maşallahınız var ya, siz var ya, sizin yol arkadaşınız hiç, yani takdir edilecek gibi değil, çok çok takdirin üstünde. 24 Haziran’a kadar gece-gündüz çalışıyor muyuz?
Gençler, 24 Haziran’a kadar tüm gençlerimize AK Partiyi anlatıyor muyuz? Maşallah, Barekallah.
Şimdi ben gençlere bir şey söyleyeceğim, bugün gazetelerde okudum. Bay Kemal, Bay Muharrem, hani biz millet kıraathaneleri diyoruz ya, bu millet kıraathanelerini bu adam öğrenmemiş, cello cello. Ne diyor biliyor musun? Onlar diyor size o millet kıraathanelerinde kek versin, ben de size fabrikalarda iş vereceğim diyor. Ya bunların hayatı yalan zaten. Ve bu kıraathanenin ne olduğundan da haberi yok. Şimdi hatırlayın, eskiden hani bu kıraathanelerde iskambil oynarlardı, okey oynarlardı, paralı adeta kumar oynarlardı.
Bay Muharrem, kıraathanenin manasını şudur: Okuma evi. Ve bu kıraathanelerde kitaplar olacak Bay Muharrem, burada internet olacak Bay Muharrem, burada kek, çay, kahve, bu da olacak Bay Muharrem. Ve gençlerimiz orada kitap okuyacaklar kitap, orada senin gibi iskambil atmayacak, okey taşlarını sallamayacaklar. Sen ne konuşuyorsun? Anlamadan, bilmeden cehaletini ortaya koyuyorsun?
İşte dün akşam Zeytinburnu Belediyemizin yapmış olduğu böyle bir kıraathaneyi gezdim, şimdi gösteriyorum size, görün bakalım nasıl bir kıraathane.
Ve kızlar ne diyor biliyor musun? Biz evimize gitmiyoruz, burada çalışıyoruz. Çünkü evimize gittiğimiz zaman başka şeylerle bizi meşgul ediyorlar, ama burada sadece ders.
Yaparsa… Yaparsa… Ama Bay Muharrem bundan anlamaz. Şuraya bak, şu güzelliği görüyorsunuz. Şimdi bundan tabi Denizli’ye de yapacağız, İnşallah ilçelerine de yapacağız. Ve bu millet kıraathanelerinde yavrularımız o kötü alışkanlıklardan kurtularak inşallah artık kitaplarla iç içe olacak. Bak şuradaki kitapları görüyorsunuz değil. Ey Muharrem, burada iskambil kağıtları yok ha, okey taşları yok, burada kitap var kitap. Biz okuma kültürünü ayağa kaldırıyoruz, okuma kültürünü geliştiriyoruz. Ama senin derdin başka, sen iskambile devam et, sen okeye devam et; elhamdülillah bizim böyle bir derdimiz yok. Biz istiyoruz ki bu gençlerimizin okuma kültürünü geliştirelim.
Nasıl, güzel mi? Güzel mi?
Kardeşlerim; bu seçimlerde sadece cumhurbaşkanını, milletvekillerin belirlemekle kalmayacak, aynı zamanda ülkemizin gelecek yarım asrının, bir asrının tercihini de yapacak. Bir tarafta 16 yılda ülkemizi 3,5 kat büyütmüş bir cumhurbaşkanı adayı ve onun partisi var, diğer tarafta tek vaadi yıkmak, kapatmak, atmak, sökmek olan bir Ana Muhalefet adayı ve onun partisi var. Rozetini çıkartmakla tarafsız olduğunu sanıyor. Aslında o yakasından partisinin rozetini çıkarmadı, partisi onu başından savmak için sahaya sürdü; öyle mi? Kırk yıllık yani olur mu kani?
CHP’nin faşizmi bunların ruhuna işlemiş. Attığı her adımda, söylediği her sözde millete o tepeden bakışın özlerini görüyoruz. Adı halk olan, ama tüm tarihi halk düşmanlığıyla dolu olan bir partiden başka türlü aday da çıkmaz. Her seçimde karşımıza Kılıçdaroğlu çıkıyordu, bu defa, gel bakayım buraya Muharrem. Kim bu Muharrem? Cumhurbaşkanı adayı. Ya seçim beyannamesini bile ona okutmadılar, Genel Başkan okudu. Ama gördük ki bir ayda Muharrem de başımıza kesildi bir küçük Kılıçdaroğlu, daha doğrusu bu da çakma Kılıçdaroğlu oldu. Aslı bir yanda, çakması öteki yanda, hepsini toplasan, bırakanız Türkiye’ye cumhurbaşkanı, CHP’ye bir tane genel başkan etmiyor. Nitekim bunların cumhurbaşkanlığı filan bir derdi yok. Bunların tek derdi, seçimden sonra CHP genel başkanlığı koltuğuna kimin oturacağı. Tüm kavgaları, tüm mücadeleleri koltuk için. Bu sebeple ülkemizin ve milletimizin hiçbir temel meselesiyle ilgili dişe dokunur bir projeleri, vaatleri sözleri bulunmuyor. Tayyip Erdoğan’a sataşarak, AK Partiye saldırarak sadece kendi partileri içindeki konumlarını tahkim etmeye çalışıyorlar.
CHP’nin ve adayını mesela terör örgütleriyle ilgili bir tavrını gördünüz mü? 15 Temmuz gecesi 23:17, Bay Kemal Atatürk Havalimanından tankların arasından sıyrılarak doğru Bakırköy Belediye Başkanına gitti. Ama önce ne diyordu? Darbede tankların önüne önce ben çıkarım. Hakikaten çıktı be ve oradan takip etti, kahvesini, çayını orada içti. Ben de 3 civarında geldim gece. Benim diyor haberim olsaydı beklerdim diyor. Neyi beklerdin ya? Siz korkaksınız korkak, korkaklar zafer anıtı dikemez. Onbinler oradaydı, niye karışmadın onbinlerin arasına. Hemen Pensilvanya’nın askerleriyle beraber orada görüştüler ve doğru Bakırköy Belediyesine. Bölücü terör örgütünün işlediği cinayetlere dair şöyle açık ve net bir sözünü işittiniz mi? Amerika’dan gelen telefonlarla FETÖ’yü aklamaya, Edirne’de cezaevi ziyaret edip PKK’yı arkalamaya çalışmaktan başka bir gayreti duydunuz mu? CHP’nin adayının Kuzey Irak operasyonuyla ilgili sözlerini duydunuz mu? Mealen, bana ne askerin moralinden diyor. Asker de benim moralimi düşünsün diyor. Yani önemli olan dağlarda terörist peşinde koşan askerin değil, meydanlarda atıp tutan Muharrem İnce’nin moraliymiş. Ya bunlarda ahlak diye de bir şey kalmadı.
Düşünün, İsmail Metin Paşa Malatya’da Türkiye Esnaf Sanatkarlar odasının iftarı var, ben o iftara davetliyim, orada konuşmam var. Ama Malatya’nın protokolü olarak, İkinci Ordu Malatya’da, İsmail Metin Paşa da, TOBB Başkanı da, hepsi orada ve konuşmamın bir yerinde de kalktılar birlikte alkışladılar. Sen diyor nasıl alkışlarsın? Sen kimsin ya? Yani nasıl alkışlayacağını senden mi izin alacak? Siz daha önce bu tür şeylerde neler yaptınız ya? Bu böyle bir şey değil. Ben anayasanın amir hükmü gereğince Silahlı Kuvvetlerin Başkomutanıyım, bunu anayasa söylüyor, ben söylemiyorum. Bay Muharrem, sen çırak bile değilsin ya. Ben şu anda Başkomutanım, Başkomutanını dinlemeye geliyor, niye rahatsız oluyorsun? Ama alışacaksın.
Bunun terörle mücadele başta olmak üzere ne dediler? Baş Kemal, Afrin’e girmeyin dediler, öyle mi? Cerablus’a girmeyin dediler. Eğer bunlara kalsaydı, şu anda bizim güney bölgemiz Allah göstermesin işgalle karşı karşıya kalabilirdi. Biz ne yaptık? Dinlemiyoruz dedik, kimseyi dinlemiyoruz, hadi bakalım giriyoruz dedik girdik, Cerablus’a da girdik, Afrin’e de girdik, şu anda 4 bin kilometrekarelik alan bizim kontrolümüzde.
Nasıl yaptık? Bay Muharrem, sen bizi daha tanımadın, tanıyamayacaksın? Ülkenin ve milletin her meselesinde bunların bakışı bu.
Ve şu ana kadar biz Türkiye’ye gelen mültecilerden 200 bini geri önderdik, topraklarına dönüyorlar, evlerine dönüyorlar ve dönecekler.
Ve kendileri bile partilerinden umutlarını kestikleri için oylarını tezgaha çıkartıp diğer partilere pazarlıyorlar; yaptılar mı? 15 milletvekilini bir yere gönderdiler mi? Ya bunlardan bir şey olmaz ya. Neymiş efendim, filanca partinin barajı geçmesi lazımmış, fişmanca partinin daha çok oy alması lazımmış. Ee, siz ne işe yarayacaksınız? Bu millet size Ana Muhalefet görevini oylarınızı götürüp başka partilere peşkeş çekesiniz diye mi verdi? Bu millet size Ana Muhalefet sorumluluğunu, milletvekillerinizi sağa-sola paket yapasınız diye mi yükledi?
Kardeşlerim; oy namustur. CHP kendi oylarını başka partilere peşkeş çekmekle, her şeyden önce demokrasiye ihanet ediyor. Bu hoyrat tavırlarıyla Ana Muhalefet millet iradesinin altını oyuyor. Buradan tüm milletime sesleniyorum, oylarınıza sahip çıkın. Sadece Denizli’de değil, Denizli dışında da nerede akrabalarınız, ahbaplarınız varsa hepsini arayın, aman sandıklara gitmeyi ihmal etmeyin, demokrasiye sahip çıkın. Kimsenin sizi kendi siyaset mühendisliği hesaplarında meze yapmasına izin vermeyin. Avrupa’daki yakınlarınızı arayın, onları da uyarın. Kimsenin ucuz ayak oyunlarıyla iradenizi yok saymasına fırsat tanımayın.
Kardeşlerim; 24 Haziran’da mesele Türkiye’nin istiklali ve istikbali meselesidir. Her kim 24 Haziran’ı hırslarının, öfkelerinin, kırgınlıklarının hesap yeri gibi görürse, sadece kendinin değil, evlatlarının geleceğini de tehlikeye atar.
Miting meydanlarına bir bakın, karşınızda bir yıkım ekibi var, bir de bizim gibi inşa ekibi var. İnşa ekibini ve başındaki ustayı 16 yıldır tanıyorsunuz, öyle mi? Bunları tanıyor musunuz? Yıkım ekibindekileri en azından şu son 1,5 ayda bir parça herhalde tanıma imkanı buldunuz. Ne diyor? Kimisi satarım diyor, kimisi yıkarım diyor, kimisi diyor kapatın, kimisi diyor Kanal İstanbul’u ben diyor yapmam. Senin yapacak neyin var ya, bir de onu söyle?
Şimdi soruyorum, bu yıkım ekibindekilerden herhangi birini, söyledim ya az önce, dükkanınız olsa yanınıza çırak olarak alır mısınız? Dükkanınızı emanet etmeyeceğiniz bu insanlara ülkenizi, geleceğinizi emanet eder misiniz? Öyleyse 24 Haziran’da sandıkları boş bırakmayalım, Sakın öyle bayram tatiline gidip de dönmemezlik etmeyin. Nasıl olsa okullar da kapandı deyip rehavete kapılmayın. Tatilin telafisi olur, ama sandığın telafisi olmaz. İradenize sahip çıkın, oyunuza sahip çıkın.
Denizli, güçlü Meclis diyor muyuz? Güçlü hükümet diyor muyuz? Güçlü Türkiye diyor muyuz? 24 Haziran’da sandıkları patlatıyor muyuz? Tercihimizi güvenden ve istikrardan yana kullanıyor muyuz? Yeni yönetim sistemiyle Türkiye’yi şahlandırıyor muyuz? Öyleyse bize bir şey lazım, hazır mısınız?
Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet…
Bunun için neye ihtiyacımı var? Bir olacağız… İri olacağız… Diri olacağız… Kardeş olacağız… Hep birlikte Türkiye olacağız
Kardeşlerim; birbirimizi Allah için seveceğiz, tamam. Kardeşliğimizi kimse bozamayacak, tamam. Rabbim hepinizden razı olsun.
Denizli’den büyük bir müjde bekliyorum. Her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum, hepinizi Allah’a emanet ediyorum.
Mübarek Kadir Gecenizi tekrar kutluyorum. Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum, hepinizi Allah’a emanet ediyorum.
Kalın sağlıcakla.