Cumhurbaskani Erdogan’in donör fonuna iliskin isbirligi anlasmasi imza töreninde yaptigi konusmasi
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Başkanı Sayın Chakrabarti, değerli misafirler, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri öncelikle sevgiyle, saygıyla, en kalbi duygularımla selamlıyorum.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Başkanı Sayın Suma Chakrabarti başta olmak üzere Bankanın tüm değerli yetkililerine, güzel İstanbul’umuza hoş geldiniz diyorum. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası nezdinde kurulacak olan işbirliği fonumuzun imza töreni münasebetiyle sizlerle birarada olmaktan duyduğum memnuniyeti de burada ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum.
Sayın Suma Chakrabarti ile en son 2013 yılında ev sahipliğini üstlendiğimiz Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası yıllık toplantıları vesilesiyle biraraya gelmiştik. Bu zaman zarfında bankayla ilişkilerimizin daha da geliştiğini, kuvvetlendiğini memnuniyetle görüyorum.
Kurucu üyesi olduğumuz Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası 2009 yılından bu yana ağırlıklı olarak özel sektörümüz için olmak üzere çok önem verdiğimiz bir kalkınma noktasında ortağımızdır. Bugüne kadar ülkemize yaklaşık 10 milyar avro gibi ciddi bir finansman sağlamıştır. Ülkemiz son üç yıldır bankanın en fazla yatırım yaptığı ülke konumundadır. Finansman miktarından öte, bankanın ülkemizdeki yatırımlarının kalitesi de oldukça yüksektir. Ülkemiz yatırımları bankanın kalkınma hedefleri açısından son derece başarılı bir performans sergiliyor. Bu durum banka ile olan ilişkimizin her iki taraf için de ne kadar verimli olduğunu gösteriyor.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın Türkiye’deki başarı hikâyesinin arkasında şüphesiz ki birçok unsur bulunuyor. Bunların başında ülkemizin sunduğu iş ortamıyla birlikte dinamik, gelişime açık ve üretken bir özel sektöre sahip olmamız geliyor. Diğer bir destekleyici unsurun ise, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile ülkemiz arasındaki etkin işbirliği olduğunu belirtmek isterim. Bu noktada bankanın Türkiye’de stratejisiyle Hükümetimizin reform programının aynı çizgide olması, özellikle de iki taraf arasında sağlıklı ve başarılı bir ortaklık zemini oluşturuyor. Ortaklığımız aynı zamanda her daim açık tuttuğumuz, aynı zamanda iletişim kanallarımızın varlığı ile de güç kazanıyor. Ülkemizin gösterdiği özverili ve kararlı tutumunun da bu sürece katkı sağladığına inanıyorum.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile süregelen sağlam işbirliğimizi bugün imzalanacak olan anlaşmayla yeni bir safhaya taşıyoruz. Bu fon, ikili kalkınma yardımlarımız bakımından da önemlidir. Özellikle resmi kalkınma yardımlarına büyük önem veriyoruz. Bildiğiniz gibi, dünyanın en fazla insani yardım yapan ülkelerinden biri Türkiye’dir. Eğer bunu milli gelire oranla alırsak Türkiye 1 numaradır, diğerinde ise Amerika’nın arkasında ikinci sırada yer alıyoruz. Geçtiğimiz yıl insani yardımlarda Amerika’dan sonra ikinci, milli gelire oranla birinci sırada yer almamız sıradan bir olay değildir. Bugün oluşturduğumuz işbirliği fonuyla kalkınma yardımları politikamızı daha da çeşitlendiriyoruz. Bu alanda 25 yıllık tecrübeye sahip Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile kendi belirlediğimiz sektör ve ülkelerde kalkınma yardımları yapmaya devam ediyoruz.
Sonuç olarak Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’na yaptığımız bu yatırımın geri dönüşünün oldukça verimli olacağına doğrusu inanıyorum.
Değerli konuklar, bu imza törenini sadece işbirliği fonunun tesisi için atılan bir adım olarak görmüyorum. Bugün burada aynı zamanda ülkemizin ekonomi ve finansman alanında ulaştığı noktaya da şahitlik yapıyoruz. Bir zamanların IMF kapısı önünde borç bekleyen Türkiye’si artık geride kalmıştır, bu yok. Yabancı yatırımcıların gelmekten çekindiği o eski Türkiye artık geçmişte kalmış acı bir hatıradır. Türk ekonomisi o denli sağlam temellere dayanıyor ki işte üçüncü çeyrekte yüzde 11 gibi bir büyüme yakalamak suretiyle nasıl bir toparlanma süreci içerisinde olduğunu ortaya koymuştur ve bunun yılsonu itibariyle 2017’nin genelinde yüzde 7 civarında bir büyümeyle noktalanacağını da şu anda görüyoruz. Ve 2018’in, yani bu yılın çok daha kararlı bir şekilde yürüyerek bu yakaladığımız büyümeyi asla geriye düşürmeden kararlılıkla devam ettireceğiz. Ve bu konuda inancımız tamdır, kararlılığımız tamdır ve bize inanan, bizimle beraber bu yolculukta kararlı adım atmak isteyenlerle inanıyorum ki ne onlar mahcup olacaktır, ne de biz.
Ama bir gerçeği burada söylemek zorundayım, o da şudur: Bazı kredi derecelendirme kuruluşlarının hala ideolojik yaklaşımlarından kurtulabilmiş değiliz. Bunlar yine o ideolojik yaklaşımlarına devam ediyorlar. Hala Türkiye’nin bu noktada istikrar ve güven vermediğini söyleyecek kadar ideolojik yaklaşım içerisinde maalesef patinaj yapıyorlar. Bunlara ya bu işi öğreteceğiz, ya bu işi öğreteceğiz. Zira Türkiye böyle bir ülke değil. Türkiye, yatırımlarıyla da, Türkiye üretimiyle de şu anda dünyadaki müstesna ülkelerden bir tanesidir. 15 Temmuz darbe girişimi de, bölgemizdeki çalkantılar da, dünya finans sistemindeki sorunlar da ekonomimize etki etmemiştir, etki etmiyor. Hamd olsun Türk ekonomisi 2017 yılında dünyanın en çok büyüme kaydeden ekonomilerinin başında yer aldığına göre bütün sıkıntılara rağmen, 2018 çok daha farklı olacaktır.
Buradan tüm yatırımcılara, işadamlarına seslenmek istiyorum; Türk ekonomisi büyümeye, Türkiye’ye yatırım yapanlar da kazanmaya devam edecektir. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası da, ülkemize güven duyan, Türkiye’nin ekonomik potansiyelini layıkıyla tahlil etmiş bir kuruluş olarak takdirimizi kazanmıştır. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile Türkiye arasındaki güçlü işbirliğini taçlandıran bu anlaşmanın, banka ve bu fondan faydalanacak ülkeler için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bu fonun hayata geçmesinde katkısı olan herkesi tebrik ediyorum.
Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ediyorum.