Cumhurbaskani Erdogan’in Eregli Mitinginde yaptigi konusmanin tam metni
Evet, Karadeniz Ereğli, ben sizi bugün çok farklı görüyorum. Ama bana bir şaka yaptığınızı da anlıyorum. Bu muhteşem kalabalığı görünce, ha demek ki Zonguldak’a gelmediler, belli. Akşam nasıl olsa gelecek dediniz, geldik mi? Birlikte miyiz? Beraber miyiz? Beraber yürüdük biz bu yollarda. Eyvallah. İnşallah 24 Haziran da iyi olacak, ben size inanıyorum, size güveniyorum. Marmara, Karadeniz Ereğli, iki Ereğli, ama Karadeniz Ereğli bakıyorsunuz bugün çırpınırdı Karadeniz, öyle mi? Ya siz Fransa’nın işgal güçlerine ders veren değil misiniz? Gereğini yapan değil misiniz? Siz Uzun Mehmet’in topraklarında değil misiniz? Daha da biraz şöyle ileri gidiyorum, benim Rizeli Hacı Mahmutoğlu Recep Kahya’nın da memleketi değil misiniz?
İnşallah Karadeniz Ereğli bu seçimde, 24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Parlamentoda AK Parti’yi ful çıkarmaya var mıyız? Allah sizlerden razı olsun.
Değerli kardeşlerim; yeni bir dönüm noktasındayız. Artık Türkiye’de 24 Haziran’dan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, öyle mi? Yeni bir dönem başlıyor mu? Bunu milletçe beraber yapacağız. Ve benim sizden çok önemli bir isteğim var. Bir kardeşiniz olarak, bir evladınız olarak diyorum ki; birilerinin fitnesine, fesadına asla yüz vermeden, şu Rabia’mız var ya, Rabia’mız, bu bizim her şeyimiz. Onun için öyle bir seslenin ki bu başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif’in artık son 10 günündeyiz ve buradan tüm Türkiye duysun. Şu anda saat 23:00, tüm Türkiye duysun. Hazırız değil mi?
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bunu biz gerçekleştireceğiz. Nasıl? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.
Bu milleti bölemeyecekler, bu vatanı parçalayamayacaklar. Yeri geldiği zaman biz Gabar’a, Cudi’ye, Tendürek’e F16’larla ineriz, bunların inlerine gireriz mi? Girdik mi?
İşte bak her ne kadar CHP’nin adayı gidip bir tanesini nerede geziyor, ziyaret ediyor? Cezaevinde ziyaret ediyor. Demek ki Sayın Muharrem’in türbesi orası. Oradan ziyaret edip de ne alacak? Kim bu adam? Benim 53 tane Kürt kardeşimi, sokağa dökülün deyip de 53 Kürt kardeşimi öldürenlerin faili değil mi? Onu ziyaret ediyor. Normaldir, çünkü bunlar Ankara’dan İstanbul’a kol-kola gitmediler mi? Ve şimdi de çıkmış milletin karşısında ne diyor? Oy istiyor. Bay Kemal de aynı, Bay İnce de aynı. Şimdi ince ince bir şeyler yapmak istiyorlar.
Ve benim şu anda kardeşlerim, Afrin’de terör örgütlerine karşı mücadele veren o kahraman komutanımıza kalkıp da edepsizce, ahlaksızca saldıran bu kişiyle bunlar el-ele verdi ve ne dedi? Apoletlerini sökeceğim. Aç tavuk kendini buğday ambarında sanırmış. Ya sen bakalım, benim milletim sana yol verecek mi? Dur bakalım, sen bir defa bu ülkede, bu hukuk devletinde bu işlerin nasıl yapıldığının farkında bile değilsin. Diyor ki; sen apoletleri sökersin de, ben sökemez miyim diyor. Ha Bay Muharrem, ben sökmedim apoletleri, yargı söktü yargı. Biz bu millete ihanet edenleri ne yaptık? Tuttuk yargıya teslim ettik. 15 Temmuz gecesi benim Karadeniz Ereğli’sindeki kardeşlerim meydanda mıydı? Meydandaydı. Ne oldu? Bunları tuttuk yargıya teslim ettik. Kararı kim verdi? Yargı verdi. Yargının verdiği kararla şu anda bunlar içerideler. Ödeyecekler bedelini. 251 şehidimizin bedelini ödeyecekler. Gazilerimizin bedelini ödeyecekler ve şu anda yapılan budur.
Değerli kardeşlerim; şu anda tabii yargı devam ediyor. Bu yargı süreci içerisinde biz bir hukuk devleti mensubu olarak daha önce de söyledim, yargı böyle bir konuda parlamentonun verdiği karar bu olursa, bana geldiğinde ben bunu onarım dedim. Çünkü biz değerler silsilesi içerisinde kanı yerde bırakmayız. İşte bak Afrin’de 2500 teröristi etkisiz hale, 4500 teröristi etkisiz hale getirdik mi? Ne oldu, kaçtılar mı? Şimdi dediği gibi sıra Kandil’de, sıra Sincar’da. Benim ülkemi taciz eden, tehdit eden kim olursa olsun onların üzerine üzerine gideriz, gideceğiz. Artık o CHP’nin Türkiye’si yok. Artık AK Parti’nin iş başında olduğu bir Türkiye var.
Gençler, şunu unutmayın: Biz beşer planında kimsenin önünde eğilmedik. Biz sadece ve sadece Allah’ın huzurunda rükuda ve secdede eğildik. Ve şimdi diyorum ki; biz Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Gürcü’süyle, Abhaza’sıyla, Boşnak’ıyla, Arnavut’uyla, Roman’ıyla, velhasıl 81 milyon tek milletiz, öyle mi? Biz yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevdik.
Tek bayrak. Bizim bayrağımıza eş bayrak var mı? Tek vatan, 780 bin kilometrekare, tek vatan, vatanımızı bölemezler.
Ve tek devlet; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devlet… Yok paralel devletmiş, yok şu devletmiş, bu devletmiş, tanımıyoruz.
Ve kardeşlerim; dimdik ayakta durarak bu yola devam edeceğiz.
Ama şimdi ben hanım kardeşlerime sesleniyorum; bak şurada 18 gün kaldı, kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? Evleri ziyaret ederek bilmeyenlere bildiklerinizi anlatacak mısınız?
Ve gençler, sizler de liseli-üniversiteli gençlere bütün bildiklerinizi anlatacak mısınız?
Bak basitinden söylüyorum, biz göreve geldik, IMF’e olan borç neydi biliyor musunuz? Değerli kardeşlerim, 23,5 milyar dolar. Biz bunu 2013’te ne yaptık? Sıfırladık, bitirdik. Şimdi borcumuz var mı? Yok.
Merkez Bankamızın döviz rezervi 27,5 milyar dolardı, şimdi 110 milyar dolar.
Kardeşlerim; ihracatımız neydi biliyor musunuz? 36 milyar dolar, şimdi 162 milyar dolar. Çalışıyoruz ya, durmak yok, yola devam. Ama bunları bilmeyenler var.
Şimdi bakınız kardeşlerim, düşünebiliyor musunuz? Ya biz kitap bulamazdık kitap. Şimdi okullar açılırken sıraların üzerine kitapları koyuyor muyuz? Düşünün, üniversitesi olmayan ilimiz kalmadı. Türkiye’de şu anda 81 vilayetin tamamında üniversitemiz var ve üniversite sayısı son açılanlarla 205’e ulaştı. Yani biz üniversiteyi artık en batıdan en doğuya, en kuzeyden en güneye vatandaşımızın ayağına götürdük. Niye? İstiyoruz ki Türkiye’de tüm evlatlarımız üniversitelerde rahatlıkla okuyabilsinler. Aynı şekilde derslik sayıları, benim sınıfımda 75 kişi vardı, kim bilir sizin sınıflar ne durumdaydı. Ama şimdi 30’un üzerinde sınıfların sayısı yok denecek noktaya geldi. Niye? Kaliteli bir eğitim-öğretim yapalım, bunu da başardık.
Ve bütün bunlarla beraber…
Şimdi bütün bu dedikleriniz iyi güzel de, Zonguldak’a gelseydin, işte bunların hepsinin cevabını orada bulurdun. Zonguldak’a gelmedin, şimdi buradan bindirilmiş kıta yapıyorsun. Oraya gelseydin bunların cevabını orada verdik ve asıl cevap ne zaman? 24 Haziran’dan sonra.
Değerli kardeşlerim; benim sizden isteğim şu: Mademki tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet dedik, o zaman şimdi bak cumhur ittifakı var ve bu cumhur ittifakıyla beraber sandıkları biz bu CHP’nin, o yanındakilerin evet kafasına geçirmemiz lazım demokratik bir şekilde, tamam? Buna hazırız değil mi?
Ben şimdi özellikle Karadeniz Ereğli’sinden 24 Haziran akşamı büyük bir müjde alabilir miyim? Ne alırız? Arkadaşlar, iyi takip edin ha. Yüzde 60, yüzde 70 ne? Karadeniz Ereğli için ne? Sen Zonguldak için 5’te 5 diyorsun, Allah razı olsun, Allah niyetlerinizi kabul etsin.
Şimdi bütün bu yolculuğumuzda, tabii burada bizim malum Ereğli Demir Çelik’imiz var. Ereğli Demir Çelik malum Türkiye’nin…
Değerli kardeşlerim, şimdi buradan bana cevap verdirme; Mor Beyin, ByLock, bunların hepsi yargı meselesi, kusura bakmayın. Yargıda verilen karara bizim müdahale yetkimiz yok. Eğer yargı böyle bir karar vermişse vermiş, vereceğimiz bir karar yok. ByLock, Mor Beyin, bütün bunlar bizim tasarrufumuz dışında, yargının elinde olan şeyler. Dolayısıyla yargının alanına ben giremem, yargının da benim alanıma girmesini istemem.
Değerli kardeşlerim; tabii bütün bunlarla beraber, burası çok çok önemli bir yer. Şimdi buradan bir haber daha veriyorum size; Kandilli Alacaağzı Kömür Sahasının ihalesi de yarın yapılacak. Berat Bey, sen böyle bir şey söyledin mi? Bak Bakanımız burada, onu da ihaleye çıkıyoruz diyor.
Şimdi bunlar ne demektir? Bu tür şeyler yeni istihdam alanları demektir, tamam?
Görüyorum ki yerinizde duramıyorsunuz, coşkunuz bambaşka. Buradan bakıyorum uçsuz bucaksız, uçsuz bucaksız Karadeniz Ereğli. Tabii ön taraf göremiyor arkayı, şöyle yakın bakalım ışıkları, yakın ışıkları da Türkiye görsün. Maşallah, Tebarekallah.
Onları karıştırmayın. Ben şimdi bu tür şeylerden çok buraya gelen hizmete bakarım. İnşallah 24 Haziran buradan çıkacak sandıklardaki oylar bizim istikametimizi de belirleyecek, tamam? Bu çok önemli ve sizin bir milletvekiliniz olarak bunları takip edeceğim, tamam mı? Takip edeceğim, ama siz de beni mahcup etmeyeceksiniz, ona göre.
Bu kadar güzel bir ilçede sizlerle birarada olmak. Burada zaten tersane noktasında aslında açılışını yaptığım bir tersane vardı, hatırlıyorsunuz. Fakat bunları yeniden hareketlendirmemiz lazım, güçlendirmemiz lazım. Ve onun için de gemi inşaat sanayinde yeni bir adımı atacağız. Ve bu yeni adımla beraberde inşallah çok daha iyi bir noktaya doğru bunu taşıyacağız.
Değerli kardeşlerim; bakınız 79 senede bu ülkede 6100 kilometre yol yapıldı. Biz şimdi bunu şurada 16 yıllık iktidarımızda buna yaklaşık 20 bin kilometre yol ilave ettik. Bu iş bizim işimiz. Bu güzellikleri görmüyor musunuz? Şurada Düzce’ye giderken olan yollar ne durumda? Yani buradan Ereğli-Devrek filan, bu yolların hepsi evvel Allah bizim iktidarımızda yapılır, bunlar kalmaz. Bunlarda sanki bize güveniniz yokmuş gibi konuşuyorsunuz ya. Şurada 16 seneye 20 bin kilometre yol ilave eden bir iktidarız biz ya. Şurada Bolu Dağında, bunlar Bolu Dağında bizden önce CHP’ler, şunlar-bunlar o tüneli bunlar patates deposu yapmayacaklar mıydı? Biz o tüneli açtık mı? Bitti ya, biz buyuz. Biz yaparız, onlar yıkar.
Şimdi Bay Muharrem ne diyor? Ben yıkarım diyor. Ya siz zaten hiçbir zaman yapmadınız ki. Bak size bir şey söyleyeyim gençler, bunları arkadaşlarınıza anlatın. Meşhur bir Nuri Demirağ vardır bilir misiniz? Bu Türkiye’de ilk defa uçak yapan insan. Bunun uçak yapmasını o CHP’nin ağalarından İnönü hazmedemedi. Ve daha sonra bunlar ne yaptılar biliyor musunuz? Bunun uçak fabrikasını gazocağı fabrikasına çevirdiler; bunlar bu. Şimdi çıkmışlar konuşuyorlar, ne konuşuyorsunuz ya. Sizi biz tanırız. Çıkmış diyor ki, işte birinci köprüyü Demirel yaptı, ikinciyi Özal yaptı, üçüncüyü benim ismimi veremiyor tabii, Erdoğan yaptı, dördüncüyü de ben yaparım diyor. Ya sen yapamazsın, senin aklın bunları basmaz. Sen çırak bile olamadın çırak. Genel Başkanına ne diyor, kendi Genel Başkanına ne diyor? Bir girdin olmadı, iki girdin olmadı, üç girdin olmadı, dört girdin olmadı, beş girdin olmadı, olmadı olmadı olmadı, ya çekil diyor. Düşünebiliyor musunuz? Şimdi Bay Kemal de ne yaptı? Diyor ki ona; gel bakalım Muharrem diyor. Niye? Çünkü diyor ki, bunu kendi başına bela olmaktan defedip ondan sonra yola daha rahat gitmek istiyor. Ama 24 Haziran’da benim milletim ikisinin de biletini kesecek, ben buna inanıyorum. Hazır mıyız? Hazır mıyız? Kararlı mıyız? Haydi bakalım.
Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Karadeniz Ereğli’sini hatırlatıyor.
Kalın sağlıcakla.