Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Eskisehir mitinginde yaptigi konusmanin metni

 

Eskişehir, Kurtuluş Savaşının dönüm noktası Eskişehir, demokrasinin, merhum Hasan Polatkan’ın şehri Eskişehir, eğitimin, kültürün, sporun, gençlerin şehri Eskişehir, tarihiyle, turizmiyle, tarımıyla, sanayisiyle gözbebeğimiz Eskişehir, Anadolu’nun dünyaya açılan Eskişehir; sizleri gönülden selamlıyorum Eskişehir.

Yunus Emre’nin izinden giderek, gönüller yapmaya geldik diyoruz.

Buradan sizler aracılığıyla Eskişehir’in tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki kardeşlerime selamlarımı yolluyorum.

Artık sonuna yaklaştığımız Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyorum. Cuma günü inşallah bayrama vasıl olacağız, şimdiden Ramazan Bayramınızı tebrik ediyorum.

Eskişehir demokrasinin kıymetini bilir, Eskişehir kalkınmanı, refahın, büyümenin kıymetini de çok iyi bilir. Aynı zamanda Eskişehir huzurun, geleceğe güvenle bakmanın kıymetini de çok iyi bilir. Tabi Eskişehir son 16 yılda tüm bunları kimin sağladığını, gelecekte de kimin sağlayabileceğini çok iyi bilir.

AK Parti 16 yıldır bu ülkeye sadece eser kazandırmıştır, sadece hizmet vermiştir. Bu ülkede herkesin hak ve özgürlüklerinin de, refahının da teminatı AK Partidir. Bu ülkede 16 yıldır terör örgütleri ve onları destekleyenler dışında hiç kimse incitilmemiştir. Milletimize karşı ne kadar hizmet aşkıyla doluysak, teröristlere karşı da o derece tavizsiz bir mücadele yürütüyoruz. İstiklal harbimizin 5 büyük savaşından 3’ünün geçtiği Eskişehir, bu konuda bizi en iyi anlayacaktır yerdir. Bu şehrin demokrasiden de, kalkınmadan da, geri atım atılasına izin vermeyeceğine inanıyorum.

Eskişehir, bu seçilerde tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz? Güçlü Meclis için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Parti’yi destekliyor muyuz? Güçlü hükümet için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Parti’yi destekliyor muyuz? Güçlü Türkiye için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Parti’yi destekliyor muyuz? Cumhur ittifakını destekliyor muyuz?

Eskişehir, vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit Eskişehir vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz? İnşallah sizlerin desteğiyle, irade, erdem ve cesaretle Türkiye şahlanacak, birlikte, beraber, kardeşçe şahlanacak.

Kardeşlerim; bizim diğer adaylardan, diğer partilerden farkımız ne biliyor musunuz? Biz size yaptıklarımızı anlatıyoruz, milletimize ve şehirlerimize kazandıklarımız en büyük referansımızdır. Bununla kalmıyor, halen yapmakta olduklarımızı, devam eden projelerimizi ifade ediyoruz, böylece hizmette sürekliliği ortaya koymuş oluyoruz. Bununla yetinmiyoruz, bir de yeni projelerimizi sizlerin takdirine sunuyoruz. Türkiye’yi nasıl daha fazla büyüteceğimizi, geliştireceğimizi, hedeflerine ulaştıracağımızı anlatıyoruz. Peki, ötekiler ne anlatıyor? Gençlerimizin deyimiyle ifade edeyim, ötekiler bol bol geyik muhabbeti yapıyor. Emin olun biz olmasak kürsüde söyleyecek söz... Biz de arada bir latife olsun diye onlara takılmıyor değiliz. Ama bizim asıl gündemimiz yaptığımız ve yapacağımız hizmetlerdir.

Mesela, son 16 yılda Eskişehir’e ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Küsuratı söylemiyorum, 21 katrilyon liralık yatırım yaptık, 21 katrilyon. Ah ah, Halep oradaysa… O kadar.

Eğitimde 2734 adet yeni derslik inşa ettik. 3495 yatak kapasiteli yükseköğrenim yurt binaları kazandırdık. Birkaç yıla kadar 4500 kişilik 4 adet yurt binası daha kazandırıyoruz. Eskişehir’e üçüncü devlet üniversitesini de kazandırıyoruz. Eskişehir Teknik Üniversitesini kurduk ve faaliyete geçirdik.

Böyle bir şehre 33 bin seyirci kapasiteli stadyum yakışır dedik. Nasıl, yeni stattan memnun musunuz? Yaparsa… Yaparsa… O kadar, Halep oradaysa arşın Eskişehir’de. Peki, eski stadın yerini ne yapıyoruz? Ha, işte biz buyuz, inşallah millet bahçesini yapıyoruz.

Şimdi izleyin bakalım, yeni millet bahçesine bakın, izleyin.

Bakın şimdi eski stat ne hale dönüşüyor? Burası ne kadar, 60 dönüm arazi, 60 dönüm araziyi inşallah Eskişehir’de millet bahçesine dönüştürüyoruz. Şimdi oraya indim ben helikopterle, mezbelelik. Rezalet. Ama önce ne yaptık? O 33 bin kişilik muhteşem stadı yaptık, şimdi de bu millet bahçesini yapacağız. Ya biz aldatan olmadık, biz icraatçıyız icraatçı. Kardeşlerim; laf ola beri gele yok, Eskişehir’e hayırlı olsun. Şu güzelliğe bak.

Ben de sizlerle gurur duyuyorum.

Ama tek isteğim var, belediyelerde hepsini topladık, Büyükşehri alamadık. İnanıyorum Mart’ta inşallah Büyükşehir’i de alacağız. İnanıyorum, çünkü bunlardan bir şey olmaz. Bunların ne yaptığı Eskişehir’de belli, ama bizim ne yaptığımız da belli. Biz buyuz. Eskişehir’e hızlı treni getirdik mi? Eskişehir’e hızlı trenle birlikte tüm bölünmüş yolları falan yaptık mı? Derslikler, sağlıkta 5’i hastane olmak üzere toplam 21 adet tesis inşa ettik. Eskişehir şehir hastanemiz 1081 yataklı dev bir eser. İçinde dört ayrı hastane birimi, 36 ameliyathanesi, 152 adet yoğun bakım yatağı, 264 adet polikliniği, 24 yataklı diyaliz merkezi bulunan şehir hastanemizi inşallah bu yılsonuna kadar hizmete alıyoruz. Şehir hastanemize ulaşımı kolaylaştırmak için burası ile 71 Evler arasında kavşaklar ve bağlantı yolları yaptık. Bunun yanında 600 yataklı Yunus Emre Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yapımına da süratle devam ediyoruz. Bu iki hastanenin toplam yatırım bedeli ne biliyor musunuz? 1,2 katrilyon lira. Feda olsun Eskişehir’e. Eskişehir’e yapacağımız ihale, proje ve arsa aşamasında olan toplam 11 sağlık tesisimiz var, sağlık önemli.

TOKİ kanalıyla 9827 konut projesini hayata geçirdik. Eskişehir’de 2002 yılına kadar 90 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı 79 senede, biz buna 16 senede 221 kilometre daha ilave ettik. Yapımı devam eden Eskişehir-Alpu-Mihalıççık Yolunu, Eskişehir-Sarıcakaya Yolunu en kısa zamanda tamamlıyoruz.

2009 yılında hizmete sunduğumuz Eskişehir-Ankara hızlı tren hattına 2013 yılında Konya’yı, 2014 yılında da İstanbul’u dahil ettik. İstanbul’la birlikte Bilecik, Sakarya, Kocaeli de yüksek hızlı tren ağındadır.

Son 16 yılda Eskişehir Anadolu’nun tam ortasında, hızlı trenlerin kavşağında, yani demir ipek yolu üzerinde bir raylı sistem merkezi haline geldi. Ankara-İstanbul arasındaki mevcut yüksek hızlı tren hattını kısaltmak amacıyla güzergah üzerindeki inşaat çalışmaları devam ediyor. Eskişehir şu anda yapımı devam eden projelerle Konya üzerinden Karaman’a bu yıl, Bilecik üzerinden Bursa’ya, Ankara üzerinden Kırıkkale’ye, Yozgat’a, Sivas’a önümüzdeki yıl hızlı trenle bağlanacak.

Proje çalışmaları devam eden bir başka hızlı tren hattıyla Eskişehir’i Antalya’ya ve yol üzerindeki şehirlere bağlayacağız. Mevcut Eskişehir, Kütahya, Balıkesir tren hattını elektrikli sinyalli yapıyoruz. Bu proje inşallah yılsonunda tamamlanıyor. Eskişehir7e 9 baraj ve 8 gölet yaptık. İnşa ettiğimiz 26 sulama tesisiyle Eskişehir’de 106 bin dekar tarım arazisini sulamaya açtık. Eskişehir’in beklediği Gökpınar barajının yapımına devam ediyoruz. Gökpınar Barajı ile Eskişehir’in mümbit topraklarından takriben 80 bin dekar arazi suyla buluşacak. Sarıcakaya Laçin Barajı ile Eskişehir merkez Gündüzler Barajının da inşaatları sürüyor. Eskişehirli çiftçilerimize son 16 yılda sözümüzü tuttuk, son 16 yılda toplam 1,5 katrilyon lira tutarında tarımsal destek verdik. Bugüne kadar Eskişehir’de 104 bin vatandaşımızı İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirdik. Verdiğimiz 1,2 katrilyon liralık teşviklerden bugüne kadar 458 bin Eskişehirli işveren ve sigortalımız faydalandı. Eskişehir’de bir teknokent ve 16 araştırma-geliştirme merkezi kurduk.

Kardeşlerim; 2011 yılında Odunpazarı Meydanında Eskişehir’e bir söz vermiştim. Eskişehir’i 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edeceğimizi söylemiştik. Sözümüzü tuttuk mu? ("Evet" sesleri) Tuttuk.

Dede Korkut Parkından Bilim Kültür Sanat Merkezine ve Esminyatürk’e nice hizmetlerle Eskişehir’i donattık mı? Donattık. Şimdi buradan sizlere bir söz daha veriyorum; Eskişehir’i 2019 Türk dünyası eğitim başkenti ilan ediyoruz. Üniversiteleriyle, ilköğretimden liseye kadar her kademedeki kurumlarıyla ülkemizin en iyi eğitim-öğretim altyapılarından birine sahip Eskişehir’e böyle bir unvan yakışır dedik. Türk dünyasının her köşesinden buraya gelecek, buradan Türk dünyasına gidecek öğrencilerimiz coğrafyamızın geleceğini inşa edecek kadroları oluşturacaklar. Bunun için gerek çalışmalar, gereken hazırlıklar hemen başlayacak. Türk Dünyası Vakfımızın 2013 projesindeki birikimi ve tecrübeyle bu işin de altından kalkacağına inanıyorum.

Şimdiden Eskişehir’in 2019 Türk dünyası eğitim başkenti unvanının hayırlı olmasını diliyorum. Eskişehirli Şeyh Edebali’nin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturuyla işte bugünlere geldik. İnşallah aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz.

Eskişehir, 24 Haziran’da tercimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz? Eskişehir, vakit dirlik vakti diyor muyuz? Vakit Eskişehir vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz?

Bütün bunlar için 24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığında şahsıma, milletvekilliğinde AK Parti’ye mührü basıyor muyuz?

Şimdi geliyorum hanım kardeşlerime; hanımlar, 24 Haziran’a kadar gece-gündüz çalışıyor muyuz? Durmak yok… Durmak yok…

Gençler; 24 Haziran’a kadar tüm gençlerimize liseli-üniversiteli, AK Parti’yi anlatıyor muyuz? Bütün bu icraatları anlatmanız lazım, birçok şeyleri bilmiyorlar. Bu iş havada tavada olmaz, icraatla olur. Maşallah.

Kardeşlerim; siyaset iddia işidir, siyaset icraat işidir.

Ya hiç suyunuz yok mu ya? Arkadaşlar, şöyle başına su dökün ya, yüzüne su dökün.

Hamdolsun bizde ikisi var iddiamız Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmek. İcraatımız, geçtiğimiz 16 yılda ülkemizi 3,5 kat büyütmüş olmamızdır. Önümüzdeki dönemde Türkiye’yi 2 kat daha büyüttüğümüzde Allah’ın izniyle ülkemizi ilk dünyadaki 10 ülke arasına sokmaya hedefine ulaşıyoruz.

Bak ne oldu? İlk çeyrekte büyüme açıklandı. Türkiye, Hindistan’dan sonra dünyada ikinci, 7.4; gençlere bunu anlatın, bunu. Bay Kemal anlamaz, Bay Muharrem anlamaz. Ne diyor esnaf sanatkara; bu 7.4’ten sizin cebinize bir şey girdi mi diyor. Adam büyüme tanımını anlamış. Bu kadar burslar veriyoruz, bu kadar yatırımlar yapıyoruz, öyle mi? Bunları neyle yapıyoruz? Yüksek hızlı tren hatları neyle yapılıyor? Bay Kemal, büyümeyen bir ülke bunları yapabilir mi? Bu sağlık yatırımlarını yapabilir mi? Bu eğitim, derslikler yapılabilir mi Bay Kemal? Çiftçilere yüzde 50 destek veriyoruz Bay Kemal. Tarımda verdiğimiz destekle verilebilir mi Bay Kemal? Bay Muharrem, anlamazsınız anlamazsınız, siz bu ülkede çırak bile olmadınız.

Kardeşlerim; bakkal dükkanını çırağa teslim eder misin? Eh işte, şimdi bunlar ortada.

Hanımlar; ben bir yerli marka otomobil diyorum. Ne diyor? Erdoğan diyor 20 yıl geriden geliyor. Bay Muharrem, bak sana ben bir şey söyleyeyim. Dünyada şu anda 1 numara Tesla. Elon beni gelip ziyaret ediyor. Ne diye ziyaret ediyor? Gerekirse ortaklaşa da böyle bir yatırıma girebilir miyiz? Adam işini biliyor ve bu işlerin kiminle yapılacağını da biliyor. Ve Bay Muharrem, herhalde seni gelip ziyaret edecek hali yok. Ve biz şu anda beş tane babayiğidi bulduk, bunlar bu sektörde ülkenin ileri gelenleri.

İnşallah en kısa zamanda biz 2020-2021 otomobilimizi yerli milli üreteceğiz. Tamam? Ve bu dizel veya benzinli olmayacak Bay Kemal, Bay Muharrem. Bunlar elektrikli, bununla çalışacak. Ve şimdi şarj edilen aküler var, hani eski akü sistemi değil, bu akü sistemiyle de çalışacaklar. Bilmez, anlamazlar ve şimdi dünyanın en büyük hava limanlarından bir tanesini nerede inşa ediyoruz? İstanbul’da ve 29 Ekimde inşallah açılışını yapacağız.

Ve ilk açılışta yılda 90 milyon yolcu kapasitesi olacak. Dünyanın sayılı olan havalimanlarından bir tanesi ya sizin havsalanız bunu alır mı Bay Muharrem, Bay Kemal? Sizin geçmişinizde zaten bunlar yok. Bunlar merhum Sivaslı Nuri Demirağ’ı, ilk yerli milli uçağı yapan insandır. Ya onun yaptığı bu uçak fabrikasını ne yaptılar biliyor musunuz? Kapatıp gazocağı fabrikasına çevirdiler ya; bu CHP budur, Bu CHP budur. Onun için bunlara 24 Haziran’da şöyle bir Osmanlı tokadı atmaya hazır mıyız? Hazır mıyız? Ama onun için de çok çalışacağız, yan gelip yatmak yok. Durmak yok... Durmak yok

Yeni havalimanımız daha açılmadan bereketinin haberleri gelmeye başladı. Türk Hava Yollarımız, Çin ve Hong Kong’daki dünyanın en büyük kargo devleriyle milyar dolarlık anlaşmalar imzaladı. Pek çok uluslararası şirket yeni havalimanımızla birlikte İstanbul’u küresel operasyon merkezleri arasına almaya hazırlanıyor. Sağlıkta zaten bölgesel bir marka haline gelmiştik, şimdi küresel bir marka olma yolunda ilerliyoruz. Ülkemizdeki standartlarda ve fiyatlarda sağlık hizmetini dünyanın hiçbir yerinde bulmak mümkün değil. Bu hizmetler sosyal güvenlik şemsiyesi altındaki kendi vatandaşlarımıza zaten ücretsiz. Fakat Bay Kemal’in gençlerimize bizim ücretsiz hizmet verdiğimizden de haberi yok. Biliyorsunuz bizde Başbakanlığım döneminde her doğan ücretsiz olarak sağlıktan ne yapar? Hizmet alır 18 yaşına kadar. Ama bundan Bay Kemal’in de, Bay Muharrem’in de haberi yok ya. Ama öğrenecekler, şurada 12 gün kaldı, 12 günden sonra derslerine çalışırlar.

Şimdi aşıdan tıbbı cihazlara karar sağlığın her alanında ülkemizi küresel marka haline getirmenin gayreti içindeyiz. Bölünmüş yollarla ulaşım sorunumuzu çözmüştük, şimdi otoyollar ve hızlı tren hatlarıyla kaliteyi yükseltiyoruz. Filyos’tan Çandarlı’ya kadar dev liman projeleriyle ülkemizi uluslararası ticaretin en önemli uğrak noktası haline getiriyoruz.

Millet bahçeleriyle şehirlerimizdeki kardeşlerimize aileleriyle birlikte kaliteli zaman geçirecekleri huzurlu mekanlar oluşturuyoruz.

Ve seçim beyannamemizde bunlar gibi tam 146 projemiz var. Peki, muhalefetin adayları ne diyor? Mesela Ana Muhalefetin adayı ne yapıyor bakıyoruz? Gördüğümüz şu: Bizim bu 146 projemizden sadece 1’i alan millet kıraathanelerinin içindeki keklere takılmışlar, onun peşinden gidiyor. Asıl kek işte bunlara denir. Onun için ben diyorum ki, artık bu kadar geyik yeter.

Kardeşlerim, şimdi ben buradan Bay Muharrem’e birtakım sorular sorayım, asıl onların cevaplarını versin ki milletimiz kalibresini öğrensin. Mesela bu zat, Türkiye’nin terörle mücadelesi konusunda acaba ne düşünüyor? Düşünün terörist başını Edirne Cezaevinde ziyaret eden bir kişiden ne bekleyebilirsiniz? Düşünün, 7 Haziran seçimlerinden hemen sonra dökülün sokaklara diyerek 53 kardeşimizi, Kürt kardeşimizi Diyarbakır’da ölümüne neden olan bu değil mi? Ya bu kişi düşünün cumhurbaşkanı adayı olarak bu milletin karşısına çıkıyor ve Bay Muharrem de onu ziyaret ediyor.

Askerlerimize, komutanlarımıza olan hakaretlerinden herhalde ne düşündüğünü az çok anladık. Afrin Operasyonunu yapan komutan için ne diyor? Geldiğimin günün ertesinde apoletlerini sökeceğim diyor. Ya sana benim milletim zaten icazet vermeyecek, neyi söküyorsun? Bir defa bu ülke bir hukuk devleti, sen bu hukuk devletinin içerisinde böyle bir yetkin, böyle bir hakkın var mı ya? Neymiş? Benim Malatya’daki Türkiye Esnaf Sanatkarlar Odası’nın düzenlediği iftarda konuşmam var. Değerli kardeşlerim, Sayın Komutan o da oraya davetli, oranın protokolünde, 2. Ordu orada biliyorsunuz. Ve orada konuşmamın bir yerinde alkış yapmışlar, bu alkıştan dolayı beyefendi rahatsız olmuş. Bu beni zayıf düşürüyor diyor, ya sen zaten güçlü değilsin ki. Ve değerli kardeşlerim; sana o apolet sökme yetkisini vermeyecekleri gibi, bu millet o apoleti Metin Temel Paşa’ya takmıştır, milletin taktığı apoleti sen sökemezsin. Erdoğan söktü diyor, Erdoğan teröristlerden söktü, FETÖ terör örgütünden söktü. Siz zaten onlarla da berabersiniz, onlarla beraber hareket ediyorsunuz. Bay Kemal diyor ki; ben diyor oraya gitmedim, Pensilvanya’ya gitmemiş, ben gitmişim. Ben ne dedim? Bu iddianı ispat et. İddianı ispat etmezsen namertsin dedim, edebildi mi? Ona da dava açtım, ayrı mesele ve açtığım davaları da kazanıyorum zaten.

Man Adası dedi, davayı açtım, Man Adasındaki davayı kazandım, 197 bin lira mahkum oldu. Şöyle şimdi herhalde istinafa gidecek, nihayetlendikten sonra da fakir fukaraya onları dağıtırız.

Mesela bu zat demokrasimize, özgürlüğümüze, geleceğimize kast eden darbeciler, cuntacılar, vesayetçiler hakkında ne düşünüyor? Bay Kemal’in teröristlerle ilgili bir açıklamasını duydunuz mu? ("Hayır" sesleri) Bay Muharrem’in teröristlerle ilgili bir açıklamasını duydunuz mu? ("Hayır" sesleri) İşte Diyarbakır’da dün mitingi yaptı, istihbarattan aldığım bilgi ne biliyor musunuz? Bu mitingi katılanların neredeyse tamamına yakını HDP’li. Bay Kemal de Hakkari’ye gitmişti, 1 tane Türk bayrağı yoktu. Ama şimdi ders almışlar, fakat arada da yine ön taraflarda yabancı bayraklar var. Bunlar böyle, kimlerle beraber oturup kalktıkları ortada. Söyle bana arkadaşını söyleyeyim sana kim olduğunu. Daha da somutlaştıracak olursak, mesela, FETÖ’yle mücadele ve bu ihanet çetesinin elebaşının ülkemize iadesi hakkında ne düşünüyor? İsterseniz bu soruya cevap vermek için Amerika’dan telefonla yardım da alabilir. Gerçi geçtiğimiz günlerde ona telefonla bir şeyler fısıldamışlar. Bunun üzerine biz de bir CHP heyetine Amerika’ya gönderdiğimiz belgeleri inceleme izni vermiştik. CHP heyeti incelemesi tamamlayıp raporunu sunmuş. Bizzat bu partinin genel başkanı bu belgelere göre FETÖ elebaşının iade edilmesi lazım diyor. Ey Bay Muharrem, şimdi buna da cevap ver bakalım.

Açın bakalım, şimdi dinleyin, ben konuşmuyorum.

Şimdi değerli arkadaşlar, sevgili kardeşlerim; Bay Kemal diyor ki, gönderdiğim arkadaşların verdiği raporlara göre, Feto’nun Amerika tarafından Türkiye’ye iadesi edilesi gerekir diyor. Ama Genel Başkanı böyle deren, Bay Muharrem ne diyor? Bunlar gazete kupürü. Ya bunlar kimden yana olduklarının farkında değil, bunlar kayış attılar. Buna da cevap ver Bay Muharrem. Veremez, çünkü bunlar yalanı söyler, iftirayı atar, sondan sonra da hiçbir şey olmamış gibi arkalarını döner giderler.

Bizim vesayetçilerle, darbecilerle olan mücadelemizi anlatmaya gerek bile duymuyorum. Mesela bu zat ülkemizin güney sınırları boyunca oluşturulmaya çalışılan terör koridoru hakkında ne düşünüyor. Gerçi biz bu koridor teşebbüsünü her yerinden delik deşik ettik, ama yine de Muharrem İnce’nin ne düşündüğünü de öğrenmek isteriz. Belki bu arada Selahattin Demirtaş’la Edirne’de neler konuştuğunu da anlatır, onları da öğreniriz. Mesela bu zat Çin’in ekonomideki küresel yükselişi, Rusya’nın bölgesel politikaları, Avrupa Birliği’nin giderek daha da derinleşen yönetim ve değerler krizi hakkında ne düşünüyor? Biz bunların hepsinin tam içindeyiz.

Ülkemizin ve menfaatlerin korumak için çatır çatır mücadele veriyoruz. Mesela bu zat Kudüs hakkında İsrail’in bölgeyi kana ve ataşe bulayan politikaları hakkında mazlum ve mağdurlar hakkında ne düşünüyor? Dünya Erdoğan’ın ne düşündüğünü çok iyi biliyor, öyle mi? One minute diyen Erdoğan’ı biliyor. Dünya 5’ten büyüktür diyen Erdoğan’ı biliyor. Peki bunlar için? Bunların böyle bir derdi yok.

Değerli kardeşlerim; işte bütün bunlarla yolumuza devam ediyoruz, tüm uluslararası platformlarda bu davayı savunuyoruz. 

Mesela bu zat S-400 sistemleri hakkında, F-35 projesindeki sıkıntılar konusunda savunma sanayi projelerimizin engellenmeye çalışılması hususunda ne düşünüyor? Biz adeta bir kuyumcu titizliliğiyle tüm detaylarıyla bu işleri çalışıyor, adım adım hedeflerimize yürüyoruz. Bu soruları çoğaltmak mümkün.

Mesela millet kıraathaneleri dedim, adam millet kıraathanelerinden rahatsız oldu, ne dedi? Kıraathane için kumarhane dedi. Ya ben kıraathaneden bahsediyorum. Ne demek kıraathane? Kıraathane okuma evidir, okuma yeridir. Gençlerimizi affederseniz o malum yanlışlıkların olduğu internet kafelerden kurtaralım istiyoruz.

Şimdi getirelim bakalım. Millet kıraathaneleri Eskişehir’e de olacak, Eskişehir’in ilçelerine de olacak.

Şimdi şu kıraathanede 17 bin cilt kitap var, derslerini çalışıyorlar, bu arada çay, kahve, kek, bunları da alıyorlar, hatta hatta çorba da alıyorlar. Bunu beğenmemiş Bay Kemal, Bay Muharrem de beğenmemiş. Ya bunların bir dikili ağacı var mı? İşte eser. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri, biz buyuz. Beğendiniz mi? Eskişehir’e de yakışır mı? Ama burada tatar böreği de yapabiliriz yani, bir köşesinde onu yaparız, uygun düşer mi? Düşer.

Değerli kardeşlerim; fakat Bay Muharrem’e de fazla yüklenmeyelim ha, zaten partisinde girdiği bütün yarışları kaybetmiş, Genel Başkanı Türkiye genelinde bütün seçimleri kaybetmiş, bu da CHP içindeki seçimlerde kaybetmiş.

CHP’nin başındaki zata her seçimde yaptığım teklifi şimdi bu defa Muharrem İnce’ye yapıyorum; seçimlerden birinci çıkamazsak siyaseti bırakacağım diyebiliyor musun? Madem iddialısın, sen de aynı sözü ver, ver de Bay Kemal rahatlasın ya, öyle mi? Yapamazlar, söz verseler de yapamazlar, çünkü bunlar iftiradan, yalancılıktan, çarpıtmadan başka bir şey bilmez.

Televizyon programında bir rektörümüze iftira atıyor, biraz sonra söylediği sözü yalanlanıyor, rektör değil dekan diyor. Neresi bu? Milli Savunma Üniversite Rektörüne FETÖ’cü diyor. Tabi hemen Rektör programa girmek istiyor. Diyor ki, ya Rektör değilmiş, Dekanmış diyor. Daha sonra Dekan devreye giriyor, dekan arıyor. Diyor ki, ya ne bileyim diyor, bu kadar da üzerime gelme. Ya arkadaşlar, bunların hayatı yalan, bunlarda dürüstlük yok. Peki öyleyse, bilmediğin bir konuda insanları niye töhmet altında bırakıyorsun, niye vebaline giriyorsun.

Geçen gün de tüm milletvekillerine ne dedi? Hırsız dedi. Bir de utamadan ben yalan söylemem diyor. Ya hepsine hırsız dediniz ya, kimle? Oradaki bir boyacı vasıtasıyla. Demek ki bütün milletvekilleri hırsız olduğuna göre, sen de hırsızsın, Genel Başkanın da hırsız. Şu anda AK Parti’nin milletvekilleri dava açtılar. Ya bunlar haysiyet cellatlığından başka bir iş bilmez. Genel Başkanını yalanlarından, iftiralarından dolayı kaç defa mahkûm ettirdiğimi ben unuttum. Şimdi tüm milletvekilleri İnce’ye dava açıyor. Yalancıdan, iftiracıdan bu ülkeye cumhurbaşkanı olabilir mi? Bu seçimlerden sonra İnce’nin yeri de Genel Başkanı gibi tarihin tozlu rafları olacaktır.

Kardeşlerim; buradan tüm milletime sesleniyorum, oylarınıza sahip çıkın. İradenize sahip çıkın, demokrasiye sahip çıkın, kalkınmaya sahip çıkın, refahınıza sahip çıkın, huzura, istikrara, güvene sahip çıkın. Kimsenin ucuz ayak oyunlarıyla iradenizi yok saymasına fırsat vermeyin.

Önümüz bayram, sakın öyle bayram tatiline gidip de dönmemezlik etmeyin, nasıl olsa okullar kapandı deyip rehavete kapılmayın. Tatilin telafisi olur, ama sandığın telafisi olmaz. Siz iradenize sahip çıkmazsanız, siz oyunuza sahip çıkmazsanız, darbecilere ve onların siyasetçi kılığıyla sahaya sürdüklerine, teröristlere ve onların siyasetçi kılıklı yardakçılarına gün doğar.

Öyleyse, Eskişehir, 24 Haziran’da güçlü meclis diyor muyuz? Güçlü hükümet diyor muyuz? Güçlü Türkiye diyor muyuz?  24 Haziran’da sandıkları patlatıyor muyuz? Tercihimizi istikrardan ve güvenden yana kullanıyor muyuz? Yeni yönetim sistemiyle Türkiye’yi şahlandırıyor muyuz? Rabbim hepinizden razı olsun.

Ve şöyle bir Rabia’mızı birlikte haykıralım, Türkiye duysun.

Biraz sonra biliyorsunuz TANAP’ın buradan cumhurbaşkanlarıyla, başta İlham Aliyev kardeşim olmak üzere açılışını yapacağız, Eskişehir’den yapacağız.

Ve şimdi hep birlikte haykıralım, ama öyle haykıralım ki Türkiye duysun.

Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet…

Bir olacağız… İri olacağız… Diri olacağız… Kardeş olacağız… Hep birlikte Türkiye olacağız…

Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Eskişehir’den müjdeler bekliyoruz.

Kalın sağlıcakla.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.