Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in gazetecilerin sorularina verdigi yanitlar

 

Biz Leyle-i Miraç diyoruz, Miraç Gecesi. Ben de öncelikle Leyle-i Miracınızın, Leyle-i Miracımızın milletimiz ve tüm İslam dünyası için hayırlara vesile olmasını, barışa vesile olmasını diliyoruz. İnşallah insanlığın birliğine, beraberliğine, kurtuluşuna vesile olur diyoruz. Tabii birinci derecede milletimizin birliği beraberliği, barışı çok çok önemli. Rabbim yar yardımcımız olsun.

SORU- Efendim, Suriye’de yaşanan gelişmelerin ardından hem Trump’la, hem Putin’le görüşmeleriniz oldu, bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz, neler ele alındı görüşmede?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi gerek Sayın Putin’le, gerek Sayın Trump’la yaptığımız görüşmeler tabii ağırlıklı olarak Suriye içerikliydi ve Suriye’deki gelişmeleri ele aldık ve Suriye’de bir an önce barışın temini noktasında neler yapılabilir, bunları görüşme fırsatımız oldu. Tabii bütün bunları ele alırken, görüşürken üzerinde ısrarla durduğumuz konu; bölgedeki şu suların ısınmasının doğru olmayacağını ve barışın tesisiyle birlikte bölgede özellikle yaşanan bu trajedinin sona ermesi noktasında taleplerimiz oldu. Hele hele son dönemde tabii Doğu Guta’daki gelişmeler ve ardından Duma’daki gelişmeler, gerçekten bunlar can yakıcıydı, bunlar bir felaket tablolarıydı. Bunların tabii bende video çekimleri vardı, bu video çekimlerini de ben özellikle Sayın Putin’in göndermiş olduğu özel temsilcisiyle de görüştüm, onlara da bunları verdim. Yani sadece telefon görüşmemizde süreci değerlendirmedik, gelen özel temsilciyle de bunları konuştuk, görüştük ve Sayın Trump’la da bu konuyu etraflıca ele aldık. Ve bu görüşmelerimizde kendileri de bu sürece yönelik olarak tabii yaklaşımlarını serdederken benim de kendilerine tabii özellikle ifadem; kimyasal silahların kullanılması noktasında bu sürece dair şeyin şu anda koalisyon güçlerinin tutumunun olumlu olduğunu ve bizim de bu kimyasal silahlara yönelik olarak tutumumuzun çok çok kararlı olduğunu. Nitekim şu ana kadar bizim gerek Birleşmiş Milletler’de, gerekse bizim yaptığımız açıklamalarla bildiğiniz gibi kimyasal silahlar konusunda çok sert tutumumuz var. Fakat ben tabii bir şeyin üzerinde daha ısrarla duruyorum. Tabii ki kimyasal silahlar uluslararası yasalarda çok farklı bir zemine her ne kadar oturuyorsa da, biz bunu değerlendirirken konvansiyonel silahları bir kenara koyamayız. Yani kimyasal silahlarla mı daha çok insan ölüyor veya öldürülüyor, yoksa konvansiyonel silahlarla mı daha çok insan ölüyor ve öldürülüyor? Tabii kimyasal silahlarla ölümler gerçekten bir fecaat, bir felaket, eyvallah. Ama öbür tarafta da konvansiyonel silahlarla varil bombaları yağdığı zaman, bombalar yağdığı zaman insanlar çocuk, kadın, yaşlı ayırt etmiyor ki hepsini de acımasızca öldürüyorlar. Bütün bunlar karşısında biz başta Amerika olmak üzere Rusya ve tüm koalisyon güçlerinin burada hassasiyetini istedik, istiyoruz.

Ve şu andaki son gelişmeler sanki biraz havanın yumuşaması gibi bir durum söz konusu. Ve görüşmelerimiz devam ediyor, devam edecek, meseleyi aslında bir an önce barışla noktalamak, havayı yumuşatmak.

Bizim ise biliyorsunuz şu anda Suriye’nin kuzeyinde Afrin başlıklı olmak üzere daha önce Fırat Kalkanı Harekâtıyla yürüyen sürecimiz de kararlı bir şekilde yürüdü, yürüyor. Gerek içerideki teröristlerle olan mücadelemiz kararlı, aynı zamanda Kuzey Irak’taki teröristlerle olan mücadelemiz de kararlı bir şekilde yürüyor. Ve bu Zaho’da, Hakurk’ta aynı şekilde devam ediyor, devam edecek. Ama bizim mücadelemiz kesinlikle teröristle olan bir mücadeledir, bir işgal hareketi değildir; bunu da bütün Batının, dünyanın bilmesi lazım.

SORU- Çok teşekkür ederiz, sağ olun.

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Sağ olun, ben teşekkür ediyorum.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.