Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Gaziantep 6. Olagan Il Kongresi’nde yaptigi konusma

 

… ilçelerindeki, mahallelerindeki vatandaşlarıma selamlarımı gönderiyorum.

Kuruluşundan bugüne kadar AK Parti Gaziantep teşkilatlarımızda vazife yapmış tüm kardeşlerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum, ahirete irtihal etmiş olanlara Rabbimden rahmet niyaz ediyorum.

Bu vesileyle, geçtiğimiz yılın Eylül ayında ebediyete uğurladığımız milletvekilimiz Abdülkadir Yüksel kardeşime bir kez daha Allah’tan rahmet, ailesine ve sizlere başsağlığı diliyorum.

Vefa bizim için önemlidir. Antepliler olarak bu kardeşimizin ismini açılışı yapılacak sağlık veya eğitim tesislerimizden birine vererek yaşatacağınıza inanıyorum.

Kongremizin şehrimiz için, Antep’le birlikte ülkemiz, milletimiz, demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum.

Kardeşlerim; Gaziantep 16 Nisan halkoylamasında yüzde 62,5’luk evet oranıyla tüm Türkiye içinde 29. sırada yer aldı. Yaklaşık 1 yıl önce 2,6 milyar liralık toplu açılış töreni vesilesiyle buraya geldiğimde bize verdiğiniz sözü tutan tüm Gaziantepli kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Tabi biz Gaziantep’i çok daha üst sıralarda görmek istiyoruz.

2019 seçimlerinde sandıkları patlatarak Türkiye genelinde rekor kıracağınıza inanıyorum. Evet, bakalım Gaziantep buna hazır mı? (“Evet” sesleri) Şöyle ana kademeyi bir göreyim, şöyle ana kademe bir kalksın bakalım. Ana kademe, 2019’a kadar kapı-kapı dolaşarak tüm vatandaşlarımıza ulaşmaya, gönüllerini ve desteklerini kazanmaya hazır mıyız? (“Evet” sesleri) Hazır mıyız? (“Evet” sesleri) Sesiniz yavaş geliyor, pek hazırmış gibi değilsiniz. Kapı-kapı dolaşarak gönülleri kazanarak sandıkları patlatmaya hazır mısınız? (“Evet” sesleri) Buyurun.

Şimdi Kadın Kollarına sesleniyorum, şöyle kadın kollarını da bir görelim bakalım; 10 kişi mi var Kadın Kolları olarak? Kadın Kolları, 2019’a kadar ulaşmadık hane, sevgisini kazanmadık hanım kardeşimiz bırakmayacak şekilde çalışmaya hazır mıyız? (“Evet” sesleri) Ana kademeden daha iyisiniz. Buyurun.

Şimdi geliyorum gençlere, gençler tam gençler, 2019’a kadar Gaziantep’te ayak basmadık bir karış yer dahi bırakmaya, üniversitelerdeki gençlerle kucaklaşmaya hazır mıyız? (“Evet” sesleri) Maşallah, barekallah. İnşallah bu defa Türkiye sıralamasında inanıyorum ki Gaziantep ilk 10’a girecek.

Kardeşlerim; Türkiye’nin sıkıntıları konusunda biz en iyi Gazianteplilerle dertleşiriz, çünkü bu ülkenin hangi meselesi varsa hepsinin de bir ucunda Gaziantep bulunur, çünkü Antep 7 milyar dolara yaklaşan ihracatı, 5 miyar doları aşan ithalatıyla, yani 12 milyar doları bulan dış ticaret hacmiyle bir ekonomi devidir. Kişi başına düşen dış ticaret rakamında bölgesinin lideri, Türkiye’nin 5’inci büyük şehri olarak Gaziantep’e hesaba katmayan hiçbir ekonomik programın başarı şansı olamaz.

(“Reis bizi Afrin’e götür” sesleri)  Gençler, şu anda ihtiyaç olduğu anda bizler emir-komuta zinciri içerisinde hiç endişe etmeyin sefer görev emri çıktığı anda başta şahsım olmak üzere hep birlikte yola çıkarız.

Sizler 15 Temmuz’da Genel Başkanınızın, Cumhurbaşkanınızın çağrısına uyarak meydanlara, caddelere, sokaklara dökülmediniz mi? (“Evet” sesleri) Bu FETÖ’cülere meydanları dar etmediniz mi? (“Evet” sesleri) Gerçi 251 şehidimiz oldu, 2193 gazimiz oldu, ama FETÖ’cüler hedeflerine ulaşamadı, onlara her taraf dar edildi. Şimdi de yine aynı şekilde elhamdülillah 2021 terörist etkisiz hale gelmiş durumda.

Kardeşlerim; komşularımızla problem mi yaşıyoruz, yansımalarını hemen burada görmeye başlarız. Şu anda Gaziantep misafir ettiği yaklaşık 500 bini bulan sığınmacıyla Suriye’deki insani krizin sıkıntılarını iliklerine kadar yaşayan bir şehirdir, ama siz ensar oldunuz ve muhacirleri bağrınıza bastınız. Yıllardır devam eden bu kriz süresince Suriyeli muhacir kardeşlerimize ensar olan Gazianteplilere şükranlarımı sunuyorum. Sizler bu asil duruşunuzla sadece kardeşlik ve komşuluk hukukunun gereğini yerine getirmekle kalmadınız, tüm dünyaya tarih boyunca unutulmayacak bir insanlık dersi verdiniz.

Fırat Kalkanı Harekatıyla güvenli hale getirdiğimiz bölgeye şu ana kadar 140 bine yakın Suriyeli kardeşimiz geri dönerek kendi topraklarında hayatlarını sürdürmeye başladılar. İnşallah Afrin harekatında da aynı şeklide yine bölgedeki kardeşlerimiz tekrar kendi topraklarına, kendi evlerine dönmek suretiyle inşallah bu mülteci hayatına son vermiş olacaklar.

Kardeşlerim, bugün 37. gününe giren harekatın başarıyla tamamlanmasının ardından bu bölgeye de birkaç yüz bin Suriyeli kardeşimizin geriye döneceğini şu anda anlıyorum. İnşallah biz Münbiç’te ve diğer bölgelerde de huzuru ve güveni sağladıkça Suriyeli kardeşlerimizin tamamı evlerine, yurtlarına geri dönerek, vatan hasretinden kurtulacaklardır.

Değerli kardeşlerim; diğer taraftan PKK’sından DEAŞ’ına ve FETÖ’süne kadar terör örgütleri gemi azıya alıp eyleme geçtiklerinde, Gaziantep de bundan en büyük zararı gören şehirlerimizden biri oldu. Allah’ın izniyle PKK’nın başını hem topraklarımız içinde, hem de Kuzey Irak’ta her gün eziyoruz ve ezeceğiz. Suriye’de PYD ismiyle kendine zemin arayan bölücü örgütü orada da tamamen yok edene kadar durmayacak, mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. DEAŞ denilen İslam ve Müslüman düşmanı örgüt de artık tamamen ortadan kalkma noktasına gelmiştir.  

Kardeşlerim, yıllarca kendi ülkelerinde ne kadar psikopat varsa hepsini de örtülü bir şekilde teşvik edip DEAŞ saflarında savaşmaya, evet, bölgemize gönderdiler. Kardeşlerimizin ve bizim başımıza bela olan bu katil sürüsünün en azından bir kısmı şimdi geldikleri yere geri döndüler. Biz 60 bin kişinin ismini ilgili ülkelere bildirdik, 6 bin kişiyi de bizzat kendimiz sınır dışı ederek geldikleri ülkelere iade ettik. Yıllarca ikazlarımızı kulak ardı edip sınırlarından çıkışları bilerek kontrol etmeyenler artık bu kişilerle varsın kendileri uğraşsınlar.

FETÖ derseniz zaten darmadağın olmuş vaziyette. İlk derece mahkemelerinden en üst itiraz mercilerine kadar davalar yavaş yavaş neticelenmeye başladı, müebbet, ağırlaştırılmış müebbet ve yüklü cezalarla bedel ödüyorlar, ödeyecekler. Elbette sağda-solda kalmış kılıç artıkları olabilir, onlar da eninde sonunda yakayı ele vermekten kurtulamayacaklardır. Devletimiz de, milletimiz de bu alçak örgütün mensuplarının kalemlerini kırmış, defterlerini dürmüştür. FETÖ’yle mücadelede gelinen noktadan geriye dönüş asla söz konusu değildir, bundan sonrası zaman işidir, süreç işidir.

Kardeşlerim; Gaziantep Türkiye’nin sadece sıkıntılarının değil, imkanlarının da en büyük ortağıdır. Türkiye’nin büyüme oranından daha fazlasını, istihdam artışından daha yükseğini, kamu ve özel yatırımlarından en büyük payı elbette Gaziantep almıştır ve alacaktır da. Rabbimiz insan için ancak çalıştığının karşılığı vardır buyuruyor. Gaziantepli de çok çalıştığına göre elbette bunun karşılığını alacaktır. Biz de Antep’in işini kolaylaştırmak için devlet imkanlarını sonuna kadar seferber ediyoruz. Geçtiğimiz 15 yılda Gaziantep’e yapılan kamu yatırımlarının tutarı nedir biliyor musunuz? 24 katrilyon. Bu parayla neler mi yaptık?

Mesela, eğitimde 10500 derslik yaparak evlatlarımıza iyi bir gelecek hazırlamanın gayreti içinde olduk. Yurtlarımıza 9400 yakın yatak ilave ettik. Üniversitemiz zaten bölgenin en iyi eğitim-öğretim kurumlarından biri, ayrıca vakıf eğitim kurumu olarak Hasan Kalyoncu Üniversitesi de kendi alanında oldukça başarılı bir grafik çiziyor. Madem öyle, Gaziantep’e ikinci bir devlet hastanesi yakışmaz mı? Zaten kampusu, binaları, altyapısı hazır, geriye ismini kararlaştırıp, tabelasını asıp ve en kısa sürede faaliyete geçirmek kalıyor. Şimdiden hayırlı olsun diyoruz.

Sağlıkta şu ana kadar 15’i hastane olmak üzere 75 tesis Antep’e kazandırılmış durumda. Şehir hastaneleri projemizin en büyüklerinden biri Gaziantep’te inşallah inşa ediliyor. Önümüzdeki yıl hizmete açmayı planladığımız şehir hastanemizin yatak kapasitesi nedir biliyor musunuz? 1875 yatak kapasitesiyle tüm bölgeye hizmet verecek abide bir eser olacaktır. Bunun yanında, 300’er yataklı devlet hastanesiyle çocuk hastanesinin inşası da sürüyor.

Gaziantep toplu konut projeleri bakımından da göz kamaştırıcı bir şehrimiz. Gerek TOKİ’nin, gerekse belediyelerimizin projeleriyle adeta şehir içinde şehirler inşa ediliyor. Şu ana kadar TOKİ vasıtasıyla 21 bine yakın konut inşası başladı, bunlardan 16 bine yakını da sahiplerine teslim edildi. 50 bin konuttan oluşan kuzey şehir projesiyle organize sanayi bölgesinin yanında çeyrek milyon insanın yaşayacağı yepyeni bir yerleşim alanı yapılıyor. Günümüz ihtiyaçlarıyla mahalli mimarinin sentezi olacak şekilde yürütülen bu proje sayesinde sanayide çalışan binlerce kardeşimizin her gün şehrin bir ucundan diğer ucuna taşınma sorunu ortadan kalkacak.

Ancak, şimdi burada bir şey var, bu konutlar hepsi tamam, eski stat şu anda devre dışı, yeni stadı yaptık, gayet modern bir stat, ama dedik ki, buraya bir Cuma Camii yapalım. Şimdi duyuyorum ki bazı çatlak sesler bunu engellemeye kalkıyor. Şimdi bakanlar burada, aynı şekilde Sayın Valiye de gerekli talimatı tekrar vereceğim, Belediye Başkanı burada, bu camiyi yapacak olan hayırseverimiz de burada; öyle değil mi, bir yanlışlık yok, vazgeçmedik? Tamam.

Şimdi arkadaşlar, bakın çok açık, net söylüyorum, kim olursa olsun, yok şuymuş, yok buymuş, hiçbirini kafaya takmayın, bu Cuma Camii bu milletindir. Hayırseverimiz var, dolayısıyla hiç kimse bunu engelleyemez. Bu ülke bir hukuk devletidir, bu hukuk devletinde de yok bilmem şu STK’nın şöyle sesi çıkmış, şunun şöyle sesi çıkmış, biz o çatlak seslere alıştık. Bizim işimiz var, dolayısıyla da bu yolda inançla, azimle yürüyeceğiz, yürüyoruz ve bunu kimse engelleyemez. Ve inşallah hemen bu projeleri son halini ben tekrar görmek isterim, son halini görüp hemen adımı atalım, temeli atıp süratle işi başlatalım.

Önümüzdeki yılsonuna kadar bu bölgede sosyal donatıları ve çevre düzenlemeleriyle inşallah 10 bin konutta hayat başlayacak. Belediyelerimizin düşük gelirli vatandaşlarımıza yönelik konut projelerini de takdirle takip ediyorum. Aynı şekilde belediyelerimizin kentsel dönüşüm çalışmalarının da başarıyla sürdüğünü görüyorum.

(“Gençlik burada Reisinin yanında” sesleri) Ben de sizin yanınızdayım ya, hep beraberiz.

Kardeşlerim; tabi böylesine büyük nüfus hareketleri olan bir şehirde buna uygun ulaşım altyapısının da kurulması gerekiyor. Gaziantep’te bir uçtan diğer uca çaprazlamasına geçecek iki ayrı toplu taşıma projesi hayata geçiriliyor. Organize sanayi bölgesiyle şehri birbirine bağlayacak 1 miyar lira yatırım maliyeti olan Gaziray projesinin inşası sürüyor. İnşallah bu önemli ulaşım projesini önümüzdeki yıl hizmete alıyoruz. Artık gerçek anlamda bir metropol büyüklüğüne ulaşan Gaziantep’e metro yakışır değil mi? İki hatlı metro projesinin birincisi şehir hastanesini, ikincisi üniversite kampusunu şehir merkezine bağlayacak. Proje çalışmaları hızla süren bu metro hatlarının inşasına inşallah en geç önümüzdeki yıl başlanacak.

Bölünmüş yollar bakımından şehirdeki mevcut 116 kilometrelik yola 280 kilometre daha ilave ettik, halen 9 ayrı yol projesinin inşası sürüyor.

Bir başka önemli ulaşım projesi de hızlı tren hattıdır. Mersin ve Adana’dan gelip Osmaniye üzerinden Gaziantep’e ulaşacak, oradan Urfa ve Mardin’e doğru devam edecek olan yaklaşık 4 milyar lira maliyetli hızlı tren hattının inşası etap etap sürüyor. Tamamlandığında Gaziantep’ten Adana’ya 1,5 saatte gitmek, oradan Ankara, İstanbul, İzmir hatlarıyla Türkiye’nin her köşesine ulaşmak mümkün olacak.

Havalimanımız maşallah harıl harıl çalışıyor, geçtiğimiz yıl yolcu sayısı ne biliyor musunuz? 3 milyon. Şimdi havalimanı terminalinin kapasitesini 5 milyon yolcuya çıkarıyoruz; Halep oradaysa arşın Gaziantep’te.

Gaziantep’in içme suyu sorununu kökten çözecek 1 milyar 250 milyon lira yatırım bedeli olan Düzbağ projesinde sona yaklaşılmak üzere.

Maşallah ya, bizim kızlarımız da davulu bayağı iyi vuruyorlar. Hangisinin sesi daha yüksek, burası mı, burası mı?

Türkiye’nin Melen’den sonraki ikinci büyük içme suyu projesi olan bu yatırım içinde baraj, regülatör ve 3600 metrelik bir tünelin de bulunduğu dev bir projedir. Şehrimizin yarım asırlık su sorununu çözecek olan Düzbağ projesinden en geç yılsonunda Gaziantep’in kurtuluş gününde suyu akıtmayı planlıyoruz.

Gaziantep’te yapılan baraj ve göletlerle 200 bin dekar arazi suyla buluştu.

Çiftçilerimize geçtiğimiz 15 yılda verdiğimiz tarımsal destek ne biliyor musunuz? Hani Kılıçdaroğlu bir şeyler söylüyor ya, çiftçi diyor işte hiçbir destek almıyor, şöyle oluyor, böyle oluyor; eline, diline dursun ya. Bak her ili söylüyorum da, bugün de Gaziantep’i söyleyeyim, verdiğimiz destek ne biliyor musunuz? 1,3 milyar lira, yani eski rakamla 1,3 katrilyon. Gözü var görmez, kulağı var duymaz, dili var hakikati söylemez.

Gördüğünüz gibi Gaziantep’e o kadar çok hizmet yaptık ki anlata anlata bitiremiyoruz. Bütün bu hizmetlerin amacı, Gaziantep’in daha çok üretmesini, daha çok istihdam sağlamasını, daha hızlı büyümesini, zenginleşmesini, içinde yaşayanlara ve ülkemize daha çok katkıda bulunmasını temin etmek içindir.

Gaziantepli işadamlarımızın, bunların içinden Türkiye’nin dört bir yanından gelip burada tesis kurmuş olanlar da var, bu imkanları en iyi şekilde değerlendireceğine inanıyorum.

Mesela organize sanayi bölgemizin yeni kurulan 5’inci etabında sadece son 2 yılda yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırımla inşa edilen 150 yeni fabrikada 10 bin vatandaşımız istihdam edildi. Bu manzara Antep’e yapılan kamu yatırımlarının boşa gitmediğini, işadamlarımız tarafından üretime ve istihdama dönüştürüldüğünü gösteriyor.

Kardeşlerim; Türkiye’nin, Gaziantep’in hemen yanı başında süren bir operasyonu var. Bu harekatın en önemli lojistik merkezlerinden biri neresi? Gaziantep. Gaziantepli kardeşlerimizin operasyona katılan askerlerimize, polislerimize, jandarmalarımıza gösterdiği büyük muhabbeti yakından biliyorum. O hanım kardeşlerimin yakından elleriyle sardıkları, tabi sardıkları denince dolma olmaz, sarma olur, sarmaları, yaptıkları içli köfteleri, tatlıları, kazan kazan yemekleri askerlerimize ikram eden, sevgileriyle birlikte yiyeceklerini de onlarla paylaşan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum.

Fırat Kalkanı Harekatı bölgesinin altyapısını da büyük ölçüde Gaziantep kurmuştu, şu anda orada yürütülen çalışmalarda yine bu şehrimiz en büyük yükü omuzlamış durumda. İnşallah Afrin bölgesi güvenli hale getirildiğinde oranın imarında, ihyasında da Antep’e yine ihtiyaç duyacağız. Gaziantepli kardeşlerimiz bu operasyonların ve devamında yürütülen hizmetlerin angarya değil, istiklalimizin ve istikbalimizin yapı taşları olduğunun çok iyi farkındadır.

Tarih boyunca hep bölgesinin parlayan yıldızı olan Antep, bugün de hem üretimiyle, hem ticaretiyle, hem cömertliğiyle, hem irfanıyla yine öncü ve örnek bir konumdadır. Biz de işte buradaki manzaradan ve ülkemizin her köşesinde yaşayan vatandaşlarımızdan aldığımız destekle, güçle, moralle hedeflerimiz doğrultusunda kararlı adımlarla ilerliyoruz. Tabi bu mücadelede kayıplarımız da oluyor. Uzun yıllardır süren terörle mücadele döneminde çok şehit verdik, bölücü örgütün şehirlerimizi çukurlarla bölmeye kalktığı dönemde yürüttüğümüz operasyonlarda çok şehit verdik. Hain darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz gecesinde verdiğimiz şehitler var. Fırat Kalkanı Harekatında ve şimdide Zeytin Dalı Harekatında verdiğimiz şehitlerimiz var. Bu ülke bin yıldır olduğu gibi, bugün de şehitlerimiz ve gazilerimiz sayesinde, daha da önemlisi şehitliği ve gaziliği göze almış topyekun bir milletin varlığı sayesinde ayaktadır. Ama biz şahadete koşan bir milletiz, şahadete bu millet açtır aç. Zira Rabbimizin bize müjdesi var, şehitlerimiz Sevgili Peygamberimize en yakın makamda. Ne buyuruyor Rabbimiz, esteizü billah bismillah, “…” Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler, ancak siz anlamazsınız, bilemezsiniz.  Şimdi onlar bizi takip ediyor, onlar bizi izliyor.

Dolayısıyla şahadete koşmak, Akif’in ifadesiyle; “ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber, sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber”, böyle bir durumumuz var. Dolayısıyla bu şahadete yürüyenler öyle yürüdüler. Milletimiz şehitlerine ve gazilerine bundan dolayı sahip çıktı, sahip çıkıyor.

Bakınız, şehitlerimizin ardından şair ne diyor biliyor musunuz:

“Yıldızını parlat, güneşini yak,

Açıl ey gökyüzü, şehit geliyor.

Cenneti Âlâ’yı lütfeyledi Hakk,

Kat kat yarıl, yol ver, şehit geliyor.

Alnına şehadet damgası basmış,

Boynuna şefaat mührünü asmış,

Böyle gelen yiğit has oğlu hasmış,

Yollarına gül ser, şehit geliyor.”

Evet, bizim şehitlerimiz işte böyle gelir. Hakk katında cenneti, milletimizin gönlünde de ebedi yerini böyle alır. Bu vesileyle tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum, gazilerimize de Rabbimden sağlık ve afiyet temenni ediyorum.

Kardeşlerim; eskiler büyük başın derdi de büyük olur derlerdi. Türkiye büyüdükçe, güçlendikçe, ekonomiden diplomasiye her alanda bir üst lige çıktıkça elbette karşılaştığımız sıkıntıların çapı ve mahiyeti de değişiyor. Dünkü Türkiye’nin en büyük sorunu, siyasi istikrarı sağlamaktı. Büyük hedefler belirleyip ona ulaşmaya çalışmak bir yana, küçülme yaşamadan, krize girmeden mevcudu korumak en önemli başarı kriteriydi. Halbuki bugün 2017 yılında elde ettiğimiz yüzde 7,5 düzeyindeki büyümeyi bile yeterli görmeyen bir Türkiye var. Hamdolsun, bugün terör ve darbe başta olmak üzere istikrarına yönelik tehditleri yekvücut olarak karşılayıp üstesinden gelen bir Türkiye var. Ve üçüncü çeyrekte biliyorsunuz yüzde 11’i yakaladık, şimdi bu yıl da yine Allah’ın izniyle 2018’in bütününde hedef yüzde 7’nin üzerinde bir büyümeyi yakalamak. Bu durum millet ve devlet olarak artık daha büyük düşünmemizi, daha planlı ve programlı hareket etmemizi, daha dirayetli kararlar alıp uygulamamızı gerektiriyor.

Eğer biz terör örgütlerine, zihni infial edilmiş 3-5 çapulcunun silahlı macera alanları olarak bakarsak yanılırız. Terör örgütleri küresel güç mücadelesinin en alçak, en ahlaksız, en çirkin araçlarıdır.

Değerli kardeşlerim; öyleyse şöyle bir ayağa kalkalım, oturarak çok yoruldunuz biliyorum, şöyle bir kalkalım.

Şu Rabia’mıza dikkat edelim, hazır mıyız? (“Evet” sesleri)

(Halkla Beraber Söyleniyor)

Hep beraber, tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet…

Sizden şunu istiyorum: Sakın ha bölünmeyeceğiz. Biz yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevdik, bunu unutmayacağız. Kucaklayacağız, dağıtmayacağız, bunu başarmamız lazım. Öyleyse hep birlikte bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Allah yar, yardımcımız olsun inşallah.

Kalın sağlıcakla diyor, sizleri Allah’a emanet ediyorum.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.