Cumhurbaskani Erdogan’in Gençlik Kollari Kongresi’nde yaptigi konusmanin metni
Gençler, dışarıda büyük bir katılım vardı, selamladık, şimdi sizlerle beraberiz. Sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.
Partimizin Gençlik Teşkilatının 5. Olağan Kongresinde sizlerin bu muhabbetine ancak muhabbetle cevap verilir. Ülkemizin dört bir ucunda AK Parti Gençlik Kollarımızda görev alan tüm gençlerimizi selamlıyorum. Buradan sizlerle birlikte 81 vilayetimizdeki gençlerimizin tamamını selamlıyorum.
Buradan milletimizin huzuru, devletimizin bekası için canlarını hiçe sayan Mehmetçiklerimizi, polislerimizi, jandarmalarımızı, güvenlik korucularımızı selamlıyorum. Buradan mazlum coğrafyalar başta olmak üzere dünyanın her yerindeki kalbi bizlerle çarpan genç kardeşlerimizi selamlıyorum.
Şair ne güzel söylemiş:
“Gelmiş dünyanın dört bir ucundan
Ayrı dilleri konuşur, anlaşırız
Yeşil dallarız dünya ağacından
Gençlik denen bir millet var, ondanız.”
Evet, buradan gençlik denen o güzel milletin tüm fertlerini selamlıyorum.
Maşallah, Kocaeli duramıyor ya. Rabbim ömür boyu bizi birbirimizden ayırmasın inşallah. Zaten biz yola çıkarken ne dedik? Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece dedik. Gideceğiz gündüz gece evvel Allah.
Biz gençlerimizin enerjisiyle, dinamizmiyle, heyecanıyla, desteğiyle bugünlere geldik. Gençlerimize daha iyi bir gelecek bırakmak için vesayete meydan okuduk. Türkiye’ye demokrasi, hak ve özgürlüklerde sınıf atlattık. Gençlerimizden aldığımız enerjiyle, güçle insanı yaşat ki devlet yaşasın diyerek reform üzerine reform yaptık. Gençlerimize daha müreffeh bir Türkiye bırakmak için her alanda tarihi yatırımlara imza attık. Gençlerimize inandığımız için dünya beşten büyüktür diyerek küresel adaletsizliklere, haksızlıklara, duyarsızlıklara başkaldırdık. Gençlerimizden aldığımız ilhamla 2023 hedeflerimizi ilan ettik, hayata geçirmenin mücadelesini verdik. Gençlerimize güvendiğimiz için 2053 ve 2071 vizyonlarımızı kendilerine emanet ettik.
Başbakan olduktan sonra ilk işimiz değerli gençler, Anayasa değişikliğiyle gençlerin seçilme yaşını önce 30’dan 25’e düşürmek oldu. Sonra bununla da kalmadık, 16 Nisan halkoylamasında gençlerin seçilme yaşını seçme yaşıyla eşitleyip, ne yaptık? 18’e indirdik. Zor olan seçilmek değil seçmektir dedik. Öyleyse seçme ve seçilme yaşı 18 olmalıdır dedik. Ve gençlerimize inandığımız için, gençlerimize güvendiğimiz için seçme ve seçilme yaşını 18’e indirdik. Gençler; size inanan AK Parti, sizinle bu yolda yürüyen AK parti ve yarınların modern Türkiye’sini gençlerle beraber inşa edecek olan yine AK Parti. Seçme hakkına sahip olan bir gencin seçilme yeterliliğinin de bulunduğuna inandık ve adım attık.
Türkiye’de gençlere bizim kadar güvenen, bizim kadar itimat eden bir başka parti yoktur. Maşallah, Allah nazardan saklasın. Rabbim kem gözlerden muhafaza etsin. AK Parti Gençlik Kollarının şu anda 1,5 milyon civarında olan üye sayısı, diğer partilerin toplam üye sayılarının bile üzerindedir. Bunun için diyorum ki, AK Parti gençlerin partisidir. Bunun için diyorum ki, AK Partiyi geleceğe taşıyacak olan bu gençlerdir.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini, gençlerimizin vizyonlarını bizim yaşadığımız sıkıntılara maruz kalmadan hayata geçirmeleri için getirdik. İşte bunun için 24 Haziran seçimleri en çok da gençlerin seçimi olacaktır.
Gençler, 24 Haziran’da iradenize, geleceğinize sahip çıkmaya hazır mısınız? Hazır mısınız? Gençler, 24 Haziran’da büyük ve güçlü Türkiye’ye giden yolun kapılarını ardına kadar açmaya hazır mısınız? Gençler, 24 Haziran’da size güvenmeyenlere, sizi küçümseyenlere, sizinle yol yürümekten imtina edenlere derslerini vermeye hazır mısınız?
Ne güzel söylemiş şair:
“Beden ölür, çürür, cana bakın siz.
Kim kiminle yürür, ona bakın siz?
Bırakın dönsün dönme dolaplar,
Haktan, hakikatten yana bakın siz.”
Gençler, 24 Haziran’da haktan, hakikatten yana bakmaya hazır mısınız? Maşallah, öyleyse durmak yok... Durmak yok... Maşallah.
Sevgili gençler, geçtiğimiz hafta 6 Mayıs’ta İstanbul’da bildiğiniz gibi seçim manifestomuzu milletimizle paylaştık, milletimize açıkladık. Manifestomuzda gençlerimize de özel bir hitabımız vardı, şimdi burada onu tekrar sizlerle paylaşmak istiyorum.
Gençler, şahlanışımız ve yükselişimizsiniz. Erdem, irade ve cesaretle Türkiye’yi siz şahlandıracaksınız. Size emretmeyeceğiz, size dikte etmeyeceğiz, sizi kalıplara sokmak için çalışmayacağız, sadece sizinle birlikte çalışacağız, sizinle birlikte yol yürüyeceğiz. Size daha fazla alan açacağız. Doğruyu sizinle beraber tartışıp hayata geçireceğiz, yanlışları sizinle birlikte tespit edip düzelteceğiz. Ülkemiz sizinle küresel güç olacak. İstihdamımız sizinle büyüyecek, vizyonumuz sizinle genişleyecek. Adalet sizinle yükselecek. Eğitim- öğretim sistemimizi sizin beklentilerinizi karşılayacak şekilde geliştireceğiz. Hiçbir terör örgütünün, şer odağının ağına düşmenize izin vermeyeceğiz. Size daha nitelikli imkanlar sunmayı ülkemizin geleceğine yatırım olarak görüyoruz. Eğitim-öğretim hayatınızın özellikle ardından edindiğiniz bilgi, beceri ve birikimlerinizi iş hayatına aktarmanızı sağlamak için gereken adımları birlikte atacağız.
Farklı lisanlar, güncel gelişmeler, ileri teknolojilerle elbette dünyayı tanıyacaksınız. Bunun yanında, medeniyetinizi, tarihinizi, kültürünüzü de en iyi şekilde öğreneceksiniz. Geçmişini bilmeyen, geleceğini inşa edemez. Kökleri kurumuş bir ağacın uzun süre ayakta kalamayacağı gibi, geçmişiyle birlikte bağları geçmişinden kopmuş bir toplum da eninde sonunda yıkılmaya mahkumdur. Avrupa’yı da, Amerika’yı da, Orta Asya’yı da, Kuzey Afrika’yı da, Balkanlar’ı ve Kafkasya’yı da, hasılı bütün dünyayı bilmeniz, anlamanız, bir o kadar da kendi yerli ve milli duruşunuzla hareket etmeniz için size destek olacağız. Tarihinizi öğrendikçe özgüveninizin arttığını, vizyonunuzun derinleştiğini, bakış açınızın genişlediğini göreceksiniz.
Gelin, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini sizlerle birlikte hayata geçirelim.
Sevgili gençler, içinde bulunduğunuz yaşların kıymetini ileride çok daha iyi anlayacaksınız. Gençlik, insanın hayatta sadece bir defa ele geçirebildiği bir fırsattır, lütfen bu fırsatı çok iyi değerlendirin. Taşmak için önce dolmak gerekir. İçinizin kıpır kıpır olduğunun, hayallerinizin, hedeflerinizin, umutlarınızın büyüklüğünün gayet iyi farkındayım, çünkü unutmayınız, bizler de bir zamanlar gençtik. Sizlere bakınca kendi gençliğimi, o çağlarda verdiğim mücadeleleri, edindiğim birikimi hatırlıyorum. Bir yandan ailemize yakışır hayırlı bir evlat olmak için canla başla çalışıyorduk, diğer yandan büyük emek verdiğim spor dalında en iyisi olmak için tüm gücümüzü ortaya koyuyorduk. Öte yandan şiirle, edebiyatla, sanatla, kültürle iç içe bir hayat sürüyorduk. Aynı şekilde liseden üniversiteye kadar eğitim-öğretim hayatımızın her anını dolu dolu yaşamanın gayreti içindeydik.
Evet Stuttgart, hoş geldiniz.
Hayatı tek boyutlu yaşamak, insanı geniş düşünmek, geniş bakmaktan, üretken olmaktan alıkoyar. Biz böyle büyüdük, size de böylesini tavsiye ediyoruz. Bu çağlarda yaşadığınız her hadisenin olumlu veya olumsuz neticelerini hayatınızın ilerleyen dönemlerinde mutlaka göreceksiniz. Onun için ailenize sıkı sıkıya sahip çıkın, arkadaşlarınızı iyi seçin. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu, ona dikkat, aman dikkat. Eğitiminizden asla taviz vermeyin, sporu kesinlikle ihmal etmeyin, fikri ve edebi eserlerle teşviki mesainizi hiç kesmeyin.
Bugün başka bir dünya olduğunu gayet iyi biliyorum. İnternetin, sosyal medyanın, bilgisayarın hayatınızda kapladığı büyüklüğü görüyorum, takip ediyorum. Bütün bu imkanları ailenizle, arkadaşlarınızla, eğitiminizle, zihni ve bedensel gelişiminizle harmanlamayı başardığınızda herkesin önüne geçeceğinizden hiç şüpheniz olmasın.
Bizim gözümüzde sizler 21 yaşında İstanbul’u fetheden Fatih’lersiniz. Gençler, 24 yaşında Osmangazi olmaya var mısınız? 18 yaşında II. Murat olmaya var mısınız? 21 yaşında Fatih olmaya var mısınız? 25 yaşında Kanuni olmaya var mısınız? Tabi böyle bir misyona talip olmak kolay değil. Bu aynı zamanda Osman Gazi’nin 24 yaşında yeni bir devlet kurarken, Fatih’in 21 yaşında İstanbul’u fethederken sahip olduğu birikime sizin de talip olduğunuz anlamına geliyor.
Ne diyor şair:
“Delikanlım! İşaret aldığın gün atandan!
Yürüyeceksin! Millet yürüyecek arkandan!
Sana selâm getirdim Ulubatlı Hasan’dan!
Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştansın;
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!”
Evet, 15 Temmuz’da biz yürüdük, milletimiz yürüdü, sizler yürüdünüz arkamızdan, yarın da sizler yürüyeceksiniz, millet yürüyecek arkanızdan. Yeter ki, kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi, nereye gittiğinizi asla unutmayın, Allah’ın izniyle gerisi gelecektir, hiç endişe etmeyin.
Evet Kocaeli, maşallah. Resimleri de nereden buldular böyle? Gençlik Kolları, İl Başkanı, Büyükşehir Belediye Başkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı.
Şimdi 24 Haziran’a hazırlanıyor muyuz? Rabbim inşallah 24 Haziran’da hem başkanlık, ama Parlamentoda da kahir ekseriyetiyle Parlamentoyu almayı bizlere nasip etsin. Cumhur ittifakının Parlamentodaki zaferi bizler için çok ama çok önemli, onun için çok çalışacağız, çok gayret edeceğiz.
Ben de sizlerin yanınızdayım, hep beraber olduk, beraber yürüdük, beraber yürüyeceğiz.
16 yıldır iktidarda olan bir parti AK Parti. AK Parti iktidara geldiği gün doğan bir çocuğun bugün lise çağlarında bir delikanlı olduğu anlamına geliyor. Şu anda bu salonda bulunanların çoğu AK Parti iktidara geldiğinde belki henüz ilkokula bile başlamamıştı, dolayısıyla sizler AK Parti döneminin neslisiniz. AK Parti’nin inşa ettiği Türkiye’de yaşadınız, AK Parti vizyonuyla büyüdünüz. Ama birde eski Türkiye var, babalarımızın yaşadığı Türkiye var, bizim yaşadığımız Türkiye var, şu anda orta yaşın üzerindeki herkesin yaşadığı Türkiye var. Bu iki Türkiye’nin demokrasiden ekonomiye her alanda arasında dağlar kadar fark var. Şimdi sizlere AK Parti iktidara gelene kadar Cumhuriyet tarihinin tamamında yapılanlarla bizim şu 16 yılda yaptığımız hizmetlerin mukayesesini vermek istiyorum. Türkiye’nin nereden nereye geldiğini ancak bu şekilde anlayabilir, geleceğimize ilişkin hedeflerimize ulaşma kararlılığımızı ancak bu şekilde pekiştirebiliriz.
İktidara gelirken milletimize, Türkiye’yi eğitim, sağlık, adalet, emniyet, bunun yanında tarım, ulaştırma, enerji ve bütün bunlarla beraber dış politikada bir farklılığın olacağı sözünü vermiştik.
Eğitimde Cumhuriyet tarihinin tamamında 343 bin derslik yapılmıştı 79 senede, biz ise bakınız şu 16 senede buna 284 bin derslik ilave ettik. Gençler, öğretmen sayımız biz geldiğimizde neydi biliyor musunuz? 526 bin, biz buna 584 bin öğretmen daha ilave ettik. Üniversite sayımız 76’ydı, son düzenlemeyle 131 üniversite daha ne yaptık, ülkemize kazandırdık. Üniversitelerimizde 34 bin öğretim üyesi vardı, biz buna 43 bin öğretim üyesi daha ilave ettik. Yükseköğrenim yurtlarımızda 182 bin yatak vardı, biz 452 bin daha ilave ederek 634 bine yükselttik.
Sporda 278 bin lisanslı gencimiz vardı, biz buna 8 milyon 368 bin gencimizi daha lisanslı sporcu yaptık.
İnternet altyapımızın geniş bant abone sayısı neredeyse yoktu, şu anda 69 milyon geniş bant internet abonesi var.
Biz iktidara gelene kadar TOKİ vasıtasıyla sadece 43 bin konut yapılmıştı, biz bunun üzerine 817 bin konut daha ilave ettik.
Sevgili gençler; sağlıkta gerçekleştirdiğimiz devrimi anlatmaya kelimeler yetmez. Hastane sayımızı 2 katından fazla arttırdık, şimdi şehir hastaneleriyle standartları iyice yükseltiyoruz. İşte en son Kayseri Şehir Hastanesinin açılışını yaptık ve 5 oldu. Şimdi inşallah Ankara Bilkent Şehir Hastanesinin açılışına hazırlanıyoruz. Hastanelerimizdeki cihazların sayısını öyle 2 katına, 3 katına değil, 10 katına, 15 katına çıkardık. Sağlık çalışanlarının sayısı 378 binken, biz buna 540 bin daha ilave ettik. Bu ülkede içi-dışı mamur ambulans bile yoktu, biz çoğu da işe yaramayan 618 ambulansın yerine karasıyla, havasıyla, deniziyle, mobiliyle 5 bin ambulans ilave ettik.
Devrim yaptığımız bir başka alan da ulaşımdır. Türkiye’nin 79 senede 6100 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğuna biz 20 bin kilometre bölünmüş yol ilave ettik, tabi bunun yanında otoyollar da dahil. Karayollarımızda 83 tünel vardı, 258 tünel daha yaparak yolları kısalttık ve güvenli hale getirdik. Daha önce hiç olmayan hızlı tren şimdilik Ankara-İstanbul-Eskişehir-Konya hatlarında çalışıyor, yakında Sivas’tan İzmir’e, Bursa’dan Antalya’ya, Mersin’den Gaziantep’e kadar inşası süren pek çok yeni hızlı tren hattı hizmete girecek.
Ülkemizdeki 26 havalimanına 29 yeni havalimanı daha ilave ettik, hava yolunu halkın yolu haline getirdik. Bugün sizin için çok sıradan bir hadise olan uçak yolculuğu, bizim çocukluğumuzda ancak hayalini kurabildiğimiz bir lükstü. Biz uçağı nasıl seyrederdik biliyor musunuz? Sırt üstü yatardık, havada geçen uçağı seyrederdik, ama şimdi artık yaşıyoruz.
Baraj sayımız 276’ydı, bunun üzerine 525 daha ilave ettik. Hidroelektrik santral sayımız 105’ti, üzerine 525 daha ilave ettik. İçme suyu tesisi sayımız 31’di, bunun üzerine 207 daha ilave ettik. Ağaçlandırılmış alan miktarımız yaklaşık 4 milyon hektardı, evet, 5 milyon hektara çıkardık.
Tarım sektörüne sağladığımız destekle bu alanda ki milli gelirimizi 37 milyar dolardan 187 milyar dolara yükselttik. Arazi toplulaştırmalarıyla tarım alanlarının verimli kullanımını teşvik ettik.
Bizden önce yılda 2 milyar lira olan sosyal yardımları geçtiğimiz yıl 38 milyar liraya çıkardık. Dünyadaki büyük projelerin yarısından çoğunu gerçekleştiren bir ülke haline geldik.
Sevgili gençler; biliyorum, sıkıldınız. Ciddi mi, sıkılmadınız mı?
Ama size gelen gençler olur liseli-üniversiteli, onlara şunu söyleyin: Daha önce Türkiye’de iktidara gelenler acaba bir Marmaray yapabildiler mi, bir Avrasya Tüneli yapabildiler mi, bir Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapabildiler mi, bir Osman Gazi Köprüsü yapabildiler mi? Böyle somut söyleyin, sorun onlara, size verebilecekleri bir tane olumlu cevap yoktur.
Gençler, Ziya Paşa ne güzel söylemiş: “Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.” İşte biz bunların hepsini tıpkı iğneyle kuyu kazar gibi teker teker planlayarak, programlayarak, kaynağını bularak, emek vererek gerçekleştirdik. Bu kadar büyük hizmetleri yapabilmemizi neye borçluyuz? Hayallerimize borçluyuz, imanımıza borçluyuz. İnanıyoruz, üstünsünüz. İnanacaksınız, üstünsünüz, hiç endişeniz olmasın. Sizlerin çağındayken bizim hayallerimiz vardı. Sadece kendimize, ailemize ilişkin değil ülkemize, milletimize, ümmetimize, dünyamıza ilişkin hayallerimiz vardı. Arkadaşlarımızla nasıl bir Türkiye’de, nasıl bir dünyada yaşamak istediğimizi düşünüyor, tartışıyor, müzakere ediyorduk. Okudukça, kendimizi yetiştirdikçe hayallerimiz ideallere dönüşüyordu. Hayatın içinde tecrübe kazandıkça ideallerimiz projelere dönüşüyordu. Bu projeleri milletimizle paylaştıkça siyasette önümüz açıldı. Milletimizin teveccühüyle görevler, sorumluluklar üstlenince de sıra icraata geldi.
Gençler; işte unutmayın, İstanbul Ümraniye, benim Belediye Başkanlığımdan önce meşhur Ümraniye Çöplüğü faciası vardır. Kim vardı? Cumhuriyet Halk Partisi. Ve o çöplük patlamasında 39 vatandaşımız maalesef öldü. Ama şimdi biz orayı ne yaptık? Spor tesisleri yaptık, nereden nereye.
CHP pisliktir, CHP çöplüktür, CHP hava kirliliğidir, CHP susuzluktur. İstanbul’a geldiğimde su yoktu. Benzin istasyonları gibi su istasyonları kuruluyordu o zaman. Hamdolsun geldik 180 kilometreden İstanbul’a su getirdik ve artık İstanbul’un bizden sonra su problemi olmadı. İşte icraattaki her başarımız bizi daha büyük projelere, daha büyük hedeflere yöneltti. Sonuçta da işte bu şekilde 16 yılda 3,5 kat büyüttüğümüz bir Türkiye fotoğrafı çıktı. Sizlerden ricam; kendinizle birlikte ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayaller kurun. Öyle büyük hayaller kurun ki içinde özgürlükten barışa, sevgiden dostluğa, dayanışmaya kadar her şey olsun. Ancak bu şekilde geleceğin büyük ve güçlü Türkiye’sinin inşasında yer alabilirsiniz.
Gençler; hiç kimsenin sizin hayallerinizi karartmasına, ufkunuzu daraltmasına, vizyonunuzu köreltmesine izin vermeyin. Ne kadar özgür düşünürseniz kendinizi o kadar parlak bir gelecek kurabilirsiniz. Ne kadar bilinçli hareket ederseniz kendinizi o derece sağlam bir temelin üzerinde bulursunuz. AK Parti Gençlik Kolları bünyesinde işte bunun için varsınız. Ben sizden gençliğinizden vazgeçmenizi değil tam tersine gençlik ateşinizi kendiniz, aileniz, ülkeniz ve milletiniz için sürekli harlamanızı, sürekli canlı tutmanızı istiyorum. Sizin heyecanınız, sizin enerjiniz, sizin şevkiniz, sizin umutlarınız bizim en büyük güç kaynağımızdır; bunu böyle bilin.
Hamdolsun, sizler gibi yol arkadaşlarım olduğu sürece önümde bırakınız seçimi, aşılmayacak hiçbir dağ, çözülmeyecek hiçbir sorun, verilmeyecek hiçbir mücadele görmüyorum. Rabbim her birinizden razı olsun. Rabbim bahtınızı, yolunuzu açık etsin.
Sevgili gençler; artık sözlerimin sonuna geldim. Üstattan ilham alarak sözlerimi şu şekilde bitirmek istiyorum: Şimdi beni dinlemeyeceksiniz, Üstadı dinleyeceksiniz, ben sadece şu anda aracıyım. Şimdi Üstat size sesleniyor:
“Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik...
"Zaman bendedir ve mekân bana emanettir! " şuurunda bir gençlik...
Yeni bir devrenin önünde dimdik bekleyen bir gençlik.
Meydana çıkacağı günü kollayan bir gençlik.
Kökü ezelde ve dalı ebette bir davanın aşkına idrakine sahip bir gençlik.
Milletine, ümmetine ve tüm insanlığa numune teşkil edecek bir gençlik.
“Kim var” diye seslenilince, sağına ve soluna bakmadan "ben varım!" cevabını veren bir gençlik.
Canların canı uğrunda can vermeyi cana minnet sayacak kadar gözü kara bir gençlik.
Aynı nispette strateji ve taktik sahibi bir gençlik.
Zifiri karanlıkta ak sütün içindeki aklığı fark edecek gözü keskinlikte bir gençlik.
Her türlü zehirli tesirden nefsini koruyabilecek, destan yazabilecek bir gençlik.
Hep daha iyisine, daha güzeline ulaşmak için çalışan bir gençlik.
Rabbinden ve Resulünden başka dayanak aramayan bir gençlik.
İşte bu gençliği karşımda görüyorum. Bu gençlik karşısında uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allah’a hamd etmem makamındadır.
Gençler, sizden beklediğim; Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını gediğine koymanızdır.
“Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes
Ey kahpe rüzgâr artık ne yandan esersen es...”
Allah’ın selamı üzerinize olsun, Rabbim yar ve yardımcınız olsun.
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Devletimiz ebet müddet.
Hayırlı günler. Kongremiz hayırlara vesile olsun.