Cumhurbaskani Erdogan’in Güngören 6. Olagan Ilçe Kongresi’nde yaptigi konusmasinin tam metni
Buradan Güngören’in tüm mahallelerindeki, sokaklarındaki kardeşlerime de selamlarımı gönderiyorum.
Sözlerimin hemen başında 16 Nisan halkoylamasında yüzde 54 ile cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine evet diyen Güngören’e gönülden teşekkür ediyorum.
Gerek Büyükşehir Belediye Başkanlığımız döneminde, gerekse AK Parti iktidarları sürecinde bizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan Güngören, 16 Nisan’da da vefasını, kadirşinaslığını ispat etti. Ahde vefa gösteren, demokrasiye, milli iradeye, geleceğine sahip çıkan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Allah hepinizden razı olsun. Rabbim muhabbetimizi, uhuvvetimizi daha da artırsın diyorum.
Ayrıca, 15 Temmuz gecesi darbe girişiminin başlamasıyla beraber sokaklara, meydanlara koşan, göğüslerini yiğitçe tanklara-toplara karşı koyan ve demokrasiye özellikle siper eden her bir Güngörenli kardeşime de buradan şahsım, milletim adına teşekkürlerimi sunuyorum. Sağ olun, var olun, hep beraberiz.
Tabii yüzde 54 yetmez değil mi? Onun için daha çok çalışacağız, daha çok kapıya tık tık tık yapacağız.
Ülkemizin istiklaline kastedildiği o karanlık geceyi sizler cesaretinizle, mücadelenizle apaydınlık bir güne çevirdiniz. Sizler İstanbul’un diğer ilçelerindeki kardeşlerimle beraber Türk demokrasi tarihine altın harflerle işlenen bir destan yazdınız o gece. Bağımsızlığı söz konusu olduğunda bu milletin neler yapabileceğini tüm dünyaya gösterdiniz. Dost-düşman herkes artık bir gerçeği kabul ediyor; Türk milletinin iradesini esir alabilecek, bu millete diz çöktürebilecek, korkutacak, sindirecek, pranga vuracak hiçbir dünyevi güç yoktur, bunu gördüler.
Sultan Fatih’in 5,5 asır önce yaktığı fetih ateşi hamdolsun halen gönülleri ısıtmaya devam etmektedir. Yedi düvele Çanakkale geçilmez dedirten o inanç ve ruh bu topraklarda halen dimdik ayaktadır. Evelallah bizler bu şekilde kararlı durdukça, birbirimize kenetlendikçe Türkiye’yi hedeflerine ulaşmaktan kimse alıkoyamaz. Biz işte bu salondaki gibi Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Arap, Boşnak, hiçbir ayrım yapmaksızın birbirimizi Allah için sevmeye devam ettikçe fitne girişimlerinin hiçbiri işe yaramaz.
Kardeşlerim; merhum Akif’in ifadesiyle: “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.” Vakti saati geldiğinde gerektiğinde istişarelerimizi yaparız değil mi, eğer gerekirse önce ben yürüyeceğim, ondan sonra siz yürüyeceksiniz, böyle yürüyeceğiz.
Gençler, yüreklerimiz toplu vurduğu sürece nasıl FETÖ’nün adeta bu milletin, bu ordunun tankını, topunu kullanmak suretiyle, o beslemeleri vasıtasıyla hani ihanet ettiler bu millete, işte sindirebildiler mi? Hayır. Bölücülerin ve arkasındaki güçlerin tehditleri de bizi sindiremeyecektir.
Kardeşlerim; bugün sizlerle hem dertleşiyor, hem de ilçe kongremizi gerçekleştiriyoruz. AK Parti Güngören ilçe kongresinin ilçemiz, İstanbul’umuz ve demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Kuruluşundan bugüne kadar AK Parti Güngören Teşkilatlarımızda görev alan tüm kardeşlerime emekleri, gayretleri için şükranlarımı sunuyorum.
Ahirete irtihal etmiş olanlara Yüce Mevla’dan rahmet ve mağfiret diliyorum. Bugün bu kongrede bayrağı devralacak arkadaşlarımıza da Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum.
Artık yavaş yavaş il kongrelerimizi hitama erdiriyoruz. Bugüne kadar 69 vilayetimizde kongrelerimizi hamdolsun başarıyla icra ettik. Hiçbir sıkıntı olmadan, kavga-gürültü, kırgınlık yaşamadan AK Parti’ye ve temsil ettiği değerlere yaraşır bir şekilde kongrelerimizi gerçekleştirdik. Kalanları da çok yakında tamamlıyor, akabinde büyük kongremizin hazırlıklarına başlıyoruz. Önümüzdeki birkaç hafta içinde İstanbul ilçe kongrelerimizi de bitirmeyi planlıyoruz.
Bakınız 18 Kasım’da Rize’den Bismillah dediğimiz bu süreçte ülkemizin dört yanındaki illerimize gitme, vatandaşlarımızla hasbihal etme imkanı bulduk. Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine kadar tüm illerimizde aynı coşkuya, aynı muhabbete, aynı dayanışmaya şahitlik ettik.
Tabii Güngören’imize böyle bir kapalı spor salonu yakışmıyor. Herhalde bunu Belediye Başkanının yapması lazımdı.
Gençler, bir dakika bir dakika.
Şu anda ihalesi mi yapıldı, inşaat mı bitiyor? Eylül ayında açılışı yapılacak. Kaç bin kişilik? 3500 kişilik kapalı spor salonu Eylül ayında açılacak; hayırlı olsun. Keşke bitseydi de kongreyi orada yapsaydık, neyse.
İktidara gelişimizin üzerinden 15 yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen hamdolsun milletimiz hala en çok AK Parti’ye güveniyor. Fakat durmak yok… Durmak yok… İlk günkü heyecanla durmak yok… Olay bu. Vatandaşlarımız hem kendi geleceğini, hem de ülkemizin istikbalini partimizde görüyor. Türkiye’yi hayalleriyle, hedefleriyle buluşturacak yegane hareketin işte karşımdaki bu kadro olduğunu görüyor. Bunun için de bize ve size çok büyük umutlar bağlıyor. Hangi sebeple olursa olsun bu umutları boşa çıkartmaya hakkımız yok. Maşallah, ben de sizlerin yanınızdayım.
Bu davaya gönül vermiş, kendini bu hareketin bir neferi olarak gören hiçbir kardeşimin küsmek, darılmak, yorulmak gibi bir mazereti olamaz. Biz Pazar’a kadar değil mezara kadar yol yürümeye ahitleşmiş insanlarınız, tamam. Biz son nefesimize kadar ülkemize ve milletimize hizmet etmeyi kendimize görev bilmiş dava adamlarıyız.
Hep söylüyorum, bizde görev sorumluluktur. Bizde paye demek, gece uykularını kaçıracak kadar ağır bir yükün altına girmek demektir. Bizde siyaset ikbal için değil, Hakk‘ın ve halkın rızasını kazanmak için yapılır.
Gençler, bizim dava ahlakımızda, makam, mevki ve koltuklar sadece millete daha iyi hizmet etmenin bir aracıdır. Bunların amaç haline getirilmesine bugüne kadar izin vermediğimiz gibi, bundan sonra da göz yummayız. Bize verilen tüm imkanların aynı zamanda bizim için bir imtihan vesilesi olduğunu unutmadan çalışmalıyız. 2019 seçimlerine kadar AK Partinin hizmet bayrağını çok daha yükseklere çıkarmanın mücadelesini vermeliyiz.
Şu gerçeği bir an olsun aklımızdan çıkarmamalıyız: AK Partinin geleceğiyle Türkiye’nin geleceği adeta iç içe geçmiştir. Bu hareket ne kadar sağlam durursa, ülkemiz de, milletimiz de o kadar güçlü olur. 7 Haziran seçimleri en küçük bir sendelemenin ülkemize maliyetinin neler olabileceğini çok açık ve net göstermiştir. Darbeci zihniyetin nasıl hortladığına, birilerinin eskiden olduğu gibi siyasete nasıl ayar vermeye yeltendiklerine o günlerde hep beraber şahit olduk. 28 Şubat döneminden çok iyi tanıdığımız manşetlerin yeniden atılmaya başlandığını gördük. Bölücü terörün durumu fırsata çevirmek için nasıl ilçelerimizi işgale yeltendiğini hep birlikte yaşadık. Şayet o kritik süreci iyi yönetmeseydik, emin olun 15 yıllık kazanımlarımızı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyaydık. Şayet biz o günlerde dirayetli ve kararlı davranmasaydık, bugün Türkiye çok daha ciddi sorunlarla mücadele etmek zorunda kalacaktı. Ülkemizin tekrar benzer maliyetler ödemesine, aynı sıkıntı ve badirelerle yüz yüze bırakılmasına değerli kardeşlerim, tahammül edemeyiz.
Kardeşlerim; AK Partinin hizmet kervanının yoluna devam etmesi için hepimize önemli görevler düşüyor.
Gençler, ama bak şimdi AK kadın burada diyor, AK gençler de burada, ana kademe de burada, beraber yürüdük biz bu yollarda, o kadar.
Her birimizin tempoyu düşürmeden, hatta daha da artırarak 2019 seçimlerine hazırlanması gerekiyor. Üstadın o veciz kelimeleriyle ifade edersek:
“Tohum saç, bitmezse toprak utansın,
Hedefe varmayan mızrak utansın.
Hey gidi küheylan, koşmana bak sen,
Çatlarsan doğuran kısrak utansın.”
Allah’ın izniyle, milletimizin desteğiyle elbette Güngören’deki siz dava arkadaşlarımızın gayretleriyle hedef ulaşacağımıza inanıyorum.
Şimdi buradan tüm Güngören teşkilatıma soruyorum. Ana kademe, şöyle bir aya kaksın bakalım, 2019 için kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? Güzel; buyurun.
Hanımlar; AK Partinin Türkiye sevdasını tüm gönüllere nakşetmeye var mıyız? Güzel; buyurun.
Gençler; 2019’a kadar liselisinden üniversitelisine tüm gençlerimize Güngören’de davamızı anlatmaya var mıyız? Durmak yok... Ne dedi Aşık Veysel: Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz-gece, öyle değil mi, gideceğiz gündüz-gece.
Unutmayın gençler, siz sadece AK Partinin geleceğini temsil etmiyorsunuz, sizler bu ülkenin gençleri olarak Türkiye’nin, Türk milletinin de istikbalinin anahtarını cebinizde taşıyorsunuz. Sizler, daha 21 yaşındayken İstanbul’u fethederek Peygamber Efendimizin Aleyhissalatu Vesselam müjdesine mazhar olan Sultan Fatih’in ahfadınız. Sizler, düşman okları vücudunu ilme ilme ettiği halde fetih sancağını yere düşürmeyen Ulubatlı Hasan’ın torunlarısınız. Sizler, ya tarih olacağız, ya tarih yazacağız parolasıyla Çanakkale’yi dünyanın en güçlü ordularına mezar eden Seyit Onbaşı’ların, Kınalı Hasan’ların, Mustafa Çavuş’ların mirasçılarısınız. Ecdadın mirasına sahip çıkmanın en güzel yolu, ona layık hizmetler ortaya koymaktır. İşte şimdi biz bunu yapıyoruz, bunu yapmaya devam edeceğiz.
1955 yılında 300 kişinin bile yaşamadığı, bugün ise 300 bini aşan nüfusuyla İstanbul’un en yoğun ilçelerinden Güngören plansız göçün tüm sancılarını yaşamış bir yer. Türkiye’nin her yerinden ve Balkanlar’dan gelen insanların kardeşçe birarada yaşadığı bu ilçemiz, belediyelerimiz döneminde adeta baştan sonra yeniden inşa edildi. İstanbul’un en kalabalık yerlerinden birisi olmasına rağmen, belediyemizin yaptığı 21 yeni parkla yeşil alan büyüklüğünü 3 katına çıkardığımız bu ilçemiz oldukça ferahladı. İnşaatı süren hatlar da tamamlandığında Güngören’de 4 tarafındaki metro ağlarıyla, merkezinden geçen tramvayla ilçe halkanın yüzde 85’inin yürüme mesafesinde raylı sistemlere ulaşabildiği bir ilçe haline gelecek.
Sosyal, kültürel ve sportif tesisler bakımından da ilçemiz oldukça zenginleşti. Şimdi kapalı spor salonumuz inşallah 3 bin 500 kişilik bunun hizmete girmesiyle gençlerimiz için çok amaçlı bir salonda spor yapma imkanı da böylece ortaya çıkacak.
Bu yıl temeli atılacak olan gençlik merkeziyle, yakında hizmete açılacak nikah salonuyla, tamamlanan engelliler merkeziyle, sosyal yardım merkezleriyle, kültür merkezleriyle, bilgi evleriyle, yüzme havuzlarıyla Güngören’in çehresi değişiyor.
Başkan, bunları Gençlik Spor’la beraber hızla sürdüreceğiz.
Belediyemiz bu yıl tamamlanacak hizmet binasıyla ilçe ile birlikte kendini de yenilemiş olacak.
İstanbul’un en önemli kentsel dönüşüm projelerine ev sahipliği yapan ilçemizde, 8 noktada çalışmalar sürüyor. Toplamda 6 bin konutu kapsayan Tozkoparan kentsel dönüşüm projesinde ilk adım atıldı, yerinden dönüşüm anlayışıyla hem kentin hafızasına saygı duyan, hem de mahalle kültürünü yaşatan 7 kat sınırıyla ilçeyi yüksek binaların tasallutuna sokmayacak olan bu projeleri ben de yakından takip ediyorum.
Milletimize ne söz verdiysek inşallah hepsini de yapacağız. Sizlerden bizim hükümette ve belediyelerde yaptığımız hizmetlerimizi özellikle herkese anlatmanızı istiyorum. Sadece bunlar sizde kalmamalı, bilmeyenlere de bunu anlatmalısınız. Unutmayın, hafıza-ı beşer nisyan ile maluldür. İnşallah genci-yaşlısı, kadını-erkeğiyle gece-gündüz çalışarak AK Parti’yi Güngören’de zirvede tutmaya devam edeceğiz.
Şimdi Rabia’mızı biliyoruz değil mi? Bunu çok işleyeceğiz, bir değil, iki değil, üç değil, çok işleyeceğiz. Rabia’mızı hiç, ya bunu bir kere söyledik, bir daha söylemeyelim; hayır hayır, herkesin ruhlarına, beynine bunu nakşedeceğiz.
Yoruldunuz herhalde, içerisi çok sıcak, şöyle bir ayağa kalkın bakalım, bir kalkın.
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.
Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Arap’ıyla, Çerkez’iyle, Roman’ıyla, Boşnak’ıyla 81 milyon tek millet.
Tek bayrak; bayrağımızın rengi şehidimizin kanından geliyor, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehitlerimizin ta kendisi.
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Vatanımızı böldürtmeyiz öyle mi? Bölmeye gayret edenlere Gabar’ı, Cudi’yi, Tendürek’i, Beslerderesi’ni nasıl mezar ettiysek mezar etmeye devam ederiz. Bak ne oldu? Kaçtılar. Nereye? Suriye’ye. Kovaladık mı? Kovaladık. Şu anda Afrin’de etkisiz hale getirilenlerin sayısı ne oldu? 3 bin 731, devam, İdlib devam, Münbiç devam, devam. Ve buranın gerçek sahipleri kimse onlara yerlerini, topraklarını inşallah teslim edeceğiz.
Değerli kardeşlerim; çok yoruldunuz, ama gençlere verdiğimiz söz var, gençlere verdiğimiz sözü de yerine getirelim. Hazır mıyız?
Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Güngören’i hatırlatıyor.
Kalın sağlıcakla.