Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Hatay 6. Olagan Il Kongresi’nde yaptigi konusmasinin tam metni

 

… tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki vatandaşlarıma selamlarımı iletiyorum.

Kuruluşundan bugüne kadar AK Parti Hatay teşkilatlarımızda vazife yapmış tüm kardeşlerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Bugün Hatay bir başka, bugün Hatay bambaşka. Hatay, Mart-2019’a hazır mıyız? Biraz daha güçlü. Kasım 2019’a hazır mıyız? Maşallah.

Ahirete irtihal etmiş olanlara Rabbimden rahmet niyaz ediyorum.

Kongremizin Partimiz için, Hatay’ımızla birlikte ülkemiz, milletimiz için, demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Hatay 16 Nisan halkoylamasında yüzde 46’lık evet oranıyla Türkiye ortalamasının biraz altında kaldı. Demek ki Hatay’da daha çok çalışmamız gerekiyor, öyle mi? Daha gayretli olmamız gerekiyor. Çünkü ben Hatay’a inanıyorum, Hataylı kardeşlerime inanıyorum.

Cumhuriyetimizin kuruluşu sonrasında kendi iradesiyle ülkemize katılmış bir şehrimiz olarak Hatay’ın milletimizin gönlünde ayrı bir yeri vardır. Zira Misaki Milli sınırlarımız dahilindeki bu şehrimizin bize verdiği mesajı çok iyi anlıyoruz. Ne diyor o güzel Hatay türküsünde: “Eski ayva yeni nar. Küsme bana nazlı yar. Sen küsersen ben küsmem. Senden başka kimim var.” Bizim de sizlerden başka, milletimizden başka kimimiz var?

AK Parti olarak kendimizi Hatay’a ve tüm milletimize en iyi şekilde anlatarak inşallah bundan sonra çok daha başarılı neticelere hep birlikte koşacağız. Bunun için hep birlikte çok çalışmaya var mıyız? Var mıyız?

Ana Kademe şöyle bir göreyim sizleri, bir göreyim; 2019’a kadar kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? Sağ olun.

Kadın Kolları; 2019’a kadar her eve girmeye, her gönüle dokunmaya hazır mıyız?

Gençlik Kolları; maşallah, 2019’a kadar liselerden üniversitelere kadar tüm gençlerimize ulaşmaya hazır mıyız? Maşallah.

Sizlerden bugünden başlayarak 2019’un Mart ayındaki belediye başkanlığı, Kasım ayındaki milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar bu heyecanı, bu coşkuyu, bu kararlılığı sürdürmenizi bekliyorum.

Kardeşlerim; geçtiğimiz 15 yılda Türkiye’yi büyütürken, güçlendirirken hiçbir ilimizi de ihmal etmedik. Ülkemizi 81 vilayetiyle ve 81 milyon vatandaşıyla kalkındırmak için gece-gündüz çalıştık.

Kardeşlerim; Hatay’da bu dönemde yaptığımız yatırım 24 katrilyon. 24 katrilyon Hatay’a yatırım yaptık. Her şeyden önce eğitimde 7 bin 215 derslik inşa ederken, ilk ve ortaöğretim öğrencilerimizin eğitimini teşvik için ailelerimize değerli kardeşlerim, 147 trilyon destek sağladık. Yükseköğrenim yurtlarımızın yatak kapasitesine şimdiye kadar 5 bin ilave yapmıştık, bu yıl 2 bin 150, birkaç yıl içinde de 2 bin 750 kişilik yeni yurtları hizmete alıyoruz. Hatay’da inşa ettiğimiz, inşallah bir dahaki kongremizi veya şöyle bir muhteşem toplantımızı 25 bin kişilik stadyumu yılsonuna kadar tamamlıyoruz, onu orada yapacağız.

Sağlıkta 13’ü hastane olmak üzere 42 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Hatay’da 750 yataklı, İskenderun ve Antakya’da 250’şer yataklı, Kırıkhan’da 150 yataklı, Reyhanlı’da 100 yataklı devlet hastanelerini hizmete açtık. Ayrıca, 600 yataklı İskenderun, 250’şer yataklı Dörtyol, Samandağ, Hassa ve Arsuz devlet hastaneleriyle ilgili çalışmalar sürüyor.

Bu arada TOKİ’nin şehrimizde yaptığı projelerde konut sayısı 8 bini buldu.

Hatay’ın 151 kilometre bölünmüş yolu vardı. Biz bunun üzerine 336 kilometre daha bölünmüş yol ilave ettik.

Karasu Köprüsü, Özkızılkaya Köprüsü, Afrin Çayı Köprüsü gibi yatırımlarla ulaşım sıkıntılarını büyük oranda çözdük. Amanos Tünelini barındıran Dörtyol-Hassa Yolunun proje çalışmaları devam ediyor. Amanos dedim de aklıma şu geldi: Amanos’ta neredeyse 1 hafta içerisinde 11, bugün de 6, 17 teröristi etkisiz hale getirdik. Amanos Dağlarını tüneller, viyadükler ve köprülerle geçerek Hatay’ın iki yakasını birbirine kavuşturuyoruz. Bu projeyle Doğu ve Güneydoğu Bölgelerimizin Akdeniz’e ulaşımını büyük ölçüde kısaltmış oluyoruz. Böylece hem yolculukları, hem de mal ticaretini kolaylaştırıyoruz.

İskenderun-Hatay-Cilvegözü Otoyolu da bir başka önemli ulaşım projemizdir. İnşallah bu projenin inşası da yakında başlayacak.

Hatay Havalimanı geçtiğimiz yıl 1 milyon 280 bini aşan yolcu trafiğiyle önemli bir merkez haline geldi. Havalimanımıza kazandırdığımız 4 milyon yolcu kapasiteli terminal binasıyla şehrimizin ticaret ve turizm potansiyelinin önünü açtık.

İnşası süren Reyhanlı Barajı 585 bin dekar araziyi sulayacak önemli bir proje. Ayrıca, tamamladığımız 5 baraj ve 3 göletle şehrimizin topraklarının bereketini artırdık.

Geçtiğimiz 15 yılda Hatay’daki çiftçilerimize verdiğimiz destek toplamda ne biliyor musunuz? Küsuratını söylemeyeyim, 2 katrilyon liradır. Ama Bay Kemal diyor ki, çiftçi ağlıyor diyor. Ya bu parayı çiftçiye verdik işte, bunlar çiftçiye gitti. Ama haberi yok. Gözü var görmez, kulağı var duymaz, ağzı var hakikati konuşamaz, kalp mühürlü kalp.

İnşallah önümüzdeki dönemde bu yatırımları daha da artırarak sürdürecek, Hatay’ı 2023 Türkiye’sinin parlayan yıldızı haline getireceğiz.

Bu arada Hataylı ve Kilisli kardeşlerime de bir müjdem var. Hataylı ve Kilisli esnaflarımızın Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatiflerine borçlarını 1 yıl süreyle erteledik. Eskiden terör olaylarından en az yüzde 30 etkilenme şartıyla bu erteleme yapılıyordu. Şimdi bu yüzde 30 şartını kaldırdık, herkesin ertelemeden yararlanabilmesini sağladık.

Ayrıca, yine Kilis ile Hatay’ın Hassa, Kırıkhan, Kumlu, Reyhanlı, Yayladağı, Altınözü ilçelerindeki vatandaşlarımızın ve işverenlerimizin SSK borçlarıyla ilgili de bir adım attık. Buralardaki vatandaşlarımızın ve işverenlerimizin geçtiğimiz Aralık ayından önümüzdeki Hazirana ayına kadar olan ve olacak SSK borçlarının gecikme cezası olmaksızın ertelenebilmesine de ayrıca imkân sağladık. Bu düzenlemelerin Kilis’e ve Hatay’a hayırlı olmasını diliyorum.

Gördüğünüz gibi devletimiz sıkıntılı günlerinde vatandaşını yalnız bırakmıyor, tüm imkânlarıyla yanında yer alıyor. Zira milletinin yanında olmayan devlet, evet yıkılmaya mahkûmdur.

Kardeşlerim; Hatay gazi bir şehirdir. Tarihten gelen gazilik vasfınızı Suriye’deki son hadiseler sırasında bir kez daha hak ettiniz, bir kez daha taçlandırdınız. Hatay’ın ilçeleri, mahalleleri aylar boyunca Afrin’i işgal eden terör örgütü mensuplarının saldırılarına maruz kaldı. Suriye’den sızan teröristler Hatay’da ve buradan geçerek diğer şehirlerimizde eylemler gerçekleştirdi. Aynı durum Kilis için, Gaziantep için, Şanlıurfa için de geçerlidir. Baktık ki bunların duracağı yok, güya bu bölgelerin güvenliğini sağlamakla yükümlü olanların da bir şey yaptığı-yapacağı yok, biz de kolları sıvadık sahaya indik; ya Allah Bismillah dedik.

Daha önce Fırat Kalkanı Harekâtıyla Azez’den Cerablus ve El Bab’a kadar olan 2 bin kilometrekarelik bir bölgeyi DEAŞ’lı ve PYD’li teröristlerden temizlemiştik. DEAŞ mevzi kaybedince 3 bin DEAŞ’lıyı etkisiz hale getirmiştik. Bu örgütün saflarındaki teröristlerin bir kısmı PYD kimliğine büründü. Afrin’den ülkemize yönelik tehditler tahammül edilemez boyuta gelince, 17 Ocak Çarşamba günü Milli Güvenlik Kurulumuzda kararımızı verdik, 20 Ocak Cumartesi günü bir gece ansızın gelebiliriz dedik ve geldik. Ne dediler bize, ne dediler; yok 10 bin eğitimli terörist varmış, yok açılması mümkün olmayan tahkimatlar yapılmış, yok Afrin’e girmenin bedeli çok ağır olurmuş. Bu tezviratların hiçbirine kulak asmadık. Niye? Onların tahkimatları varsa, bizim de imanımız vardı. Yahya Kemal ne diyor:

“Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi

Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi

Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın

Galib et; çünkü bu son ordusudur İslâm’ın.”

Mehmet’imiz, Mehmetçiklerimiz evvel Allah bütün o teröristleri yerle yeksan etti. Biiznillah, şu an itibarıyla etkisiz hale getirilen teröristlerin sayısı 3844. Ordumuz fırtına gibi Afrin’e girdi. O öcü gibi gösterilen teröristleri böcek gibi ezip geçti. Özgür Suriye güçleriyle beraber ne kadar yıkılmaz denen tahkimat varsa hepsini yerle yeksan ederek 18 Mart’ta biz Çanakkale’deyken şehir merkezini ele geçirdi. Şimdi Tel Rıfat ve diğer bölgeler teröristlerden temizleniyor. Aylardır Hatay’ın ilçelerini, mahallelerini tehdit eden teröristlerden kuyruğunu kıstırıp kaçabilenler kaçtı. Kaçamayanlar da yok olup gidiyor.

Kardeşlerim; terör örgütü bu yenilginin kuyruk acısıyla içeride ufak tefek eylemlerle ses vermeye çalışıyor. Buradan açıkça söylüyorum; artık bu ülkede her teröristin şayet o ana kadar yakalanamamışsa teslim olmak dışında tek bir eylem şansı vardır. Çünkü eylem yapan hiçbir teröristin peşini bırakmadık, hepsini de kısa sürede bulup imha ettik, imha ediyoruz.

Dağ başlarında yol yapmak için, maden çıkarmak için, alnının teriyle ekmeğini kazanmak için çalışan işçilere musallat olup onları taciz etmek, kanlarını dökmek artık eskisi gibi kolay olmayacak. Hele hele güvenlik güçlerimize saldırmaya tevessül edenlerin en küçük bir şansları yoktur. Onların hepsini de saklandıkları inlerinde bulup tepelerine bineceğiz. Türkiye’yi ve Türk milletini terör belasından muhakkak kurtaracağız. Bölgedeki kardeşlerimizin çoluğuna çocuğuna, evine barkına musallat olan bu katiller sürüsünü artık tarihin çöp sepetine atacağız. Bu hedefe ulaşmak için ister sınırlar içinde, ister sınırlarımız dışında olsun hiç fark etmez, tespit ettiğimiz her teröristi etkisiz hale getirerek yolumuza inşallah devam edeceğiz. Sırtlarını dayadıkları güçlere güvenenler çok yakında acı gerçeklerle tanışacaklar. Bu kiralık katiller çetesinin sonu da tıpkı 1 asır önce bölgede yine sırtlarını birtakım güçlere dayayıp nice kanlar döküp, nice canlar yakanlardan farklı olmayacaktır. Türkiye, 81 milyon vatandaşı ile Rabia’sına sıkı sıkıya sarılmış bir ülkedir.

Hatay’dan öyle gür bir seda ile tekrarlayalım ki ta Afrin’den, İdlib’den, Halep’ten duyulsun. Hazır mıyız? Hazır mıyız?

Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.

Tek millet; Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Roman’ıyla, Abhaza’sıyla 81 milyon tek millet. Milletimizi bölemeyecekler, çünkü biz yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevdik. Ve işte şimdi bir hareketin içine girdik, nedir o? Cumhur ittifakı. Cumhur ittifakıyla birlikte de inşallah ülkemiz yeni bir dönemin içine giriyor. Bu ittifakımız ayrı bir güç katacak. Zira inananlar ancak kardeştir. Bu kardeşliğimizi de bu cumhur ittifakıyla tüm Türkiye’de ispatlamış olacağız.

Tek bayrak; bayrağımızın güzelliği ortada. Bu bayrağımıza eş bir bayrak asla.

Üç, tek vatan; 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Vatanımızı da bölemeyecekler. Ve öyle yok bilmem paralel devletmiş, yok bilmem onların alanlarıymış, nereye giderseniz gidin, ister Cudi’ye, ister Gabar’a, ister Tendürek’e, nereye giderseniz gidin sizi oralarda da bulacak ve inlerinize gireceğiz.

Ve dört, tek devlet; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devlet tanımıyoruz.

Eğer biz işte bu dört ilkeye sıkı sıkıya sarılırsak Allah’ın yardımıyla önümüzde duracak hiçbir güç yoktur. Ama bunun için bir şeye daha dikkat edeceğiz, bu da sizlere bir ricamdır; bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Aman buna dikkat, aman buna dikkat. Fitne boş durmuyor, fesat boş durmuyor. Fitneye, fesada asla imkân tanımayacağız.

Ve Hatay bu büyük birlikteliğin, bu büyük kucaklaşmanın gerçekleştirileceği en anlamlı yerdir. Bu en anlamlı yerden mesajı verdik.

Adana bugün aynı şekilde muhteşemdi, Hatay böyle. Dün İstanbul’un ilçelerindeydik, böyle. Allah’a hamdolsun bunu artık Mart, Kasım devam ettireceğiz. Öyleyse durmak yok... Durmak yok... Çok çalışacağız. Sizler bunu başardığınızda kalan 80 vilayetimizde zaten iş çoktan bitmiştir. Rabbim hepinizden razı olsun.

Kardeşlerim; Türkiye’nin terör örgütleriyle mücadelesi adeta küresel bir boyut kazanmıştır. Bak, Batı rahatsız oluyor. PKK’nın ve bu yılanın yavrularından biri olan PYD’nin faaliyet sahasına baktığımızda her yerde ideolojik saplantısı olan kesimlerle irtibatları olduğunu görüyoruz. Aynı şekilde FETÖ, faaliyet gösterdiği ülkelerin tamamında Türkiye’nin aleyhinde ne varsa hepsinin içinde, hatta önünde yer alıyor. Bölücü teröristleri nasıl gizlendikleri yerlerde bulup imha ediyorsak, FETÖ’cüleri de işte bak Kosova’dan 6 tanesini ne yaptık, Milli İstihbarat Teşkilatımız orayla görüştü, paketledi, aldı Türkiye’ye getirdi; olay bu. Kosova’daki son operasyon ne ilktir, ne de son olacaktır.

Ama ben buradan Kosova Cumhurbaşkanı’na teşekkür ediyorum, ama Başbakana da yazıklar olsun diyorum. Zira FETÖ terör örgütünün bu mensuplarını bize veren istihbaratçıları, İçişleri Bakanını görevden almak tarihi bir hatadır, zira onlar görevini yaptı. Ama sen şimdi onların ailelerini kabul etmek suretiyle Elysee Sarayında ne yapıldıysa sen de aynını yaptın. Kosova’yı Amerika’dan sonra ikinci sırada kabul eden ülke Türkiye. Sen bu Türkiye’ye karşı nasıl bunu yaparsın? Bu nasıl bir siyasettir. Bil ki siyasette idare layüsel değildir ama içeriden, ama dışarıdan. Ben biliyorum ki Kosovalı kardeşlerim Kosova Başbakanının attığı bu adımı asla kabul etmiyor. İyi bilirim Kosovalıları, onlar da beni iyi bilir, iyi tanır ve tabii ki şu serzenişim Başbakanın attığı bu adımadır. Ve bu tarz başarılı operasyonların devamı gelecektir. FETÖ ihanet çetesinin mensupları dünyanın neresine kaçarsa kaçsınlar, soluğumuz enselerindedir.

İşte Yunanistan olayı, 9 tane şahsımı vurmaya gelen malum kişiler biliyorsunuz kaçtılar helikopterle Yunanistan’a. Ondan sonra bunları biz Sayın Çipras’le konuştuğumuzda 10-15 günde ben halledeceğim dedi, aylar geçti, yıllar geçti hala halledecek. Ve şimdi onları korumanın yollarını arıyorlar. Geçen de sınır ihlali yapan iki Yunanlı subay-astsubayı biz yakaladık, şimdi bize Batı ayağa kalktı, siz büyük devletsiniz, bunları bize verin. Kusura bakmayın, biz yargı devletiyiz. Dolayısıyla şu anda bunlar yargıda, yargı ne karar verirse odur. Sizin yargınız var da, bizim yargımız yok mu? Hepsi her taraftan saldırıyor. Bu teröristler için böyle bir adım atmadınız, bu teröristler için kalkıp da Çipras’a bir şey söylemediniz. Ama şimdi bunun için hepiniz sıraya girdiniz, kusura bakmayın.

Geçen Bulgaristan’daki toplantıda yine gündeme geldi, konuştuk. Ama biz dik duracağız, dikleşmeyeceğiz, yolumuza da devam edeceğiz. Ve biz bu konularda adalet üzere bizimle işbirliği yapan tüm ülkelere, tüm yönetimlere, ülkemizle dostluğunu ispat eden tüm idarecilere şükranlarımızı sunuyoruz. FETÖ’nün okullarını Türkiye Maarif Vakfına devreden, sivil toplum kuruluşu görünümündeki fitne yuvalarını kapatan, işadamı kılıklı ajanlarını kulaklarından tutup atan herkes bizim dostumuzdur, kardeşimizdir. Bu hainlerin hepsini de bugün olmazsa yarın, ama bir gün mutlaka Türk adaletine hesap vermek üzere buraya getireceğiz. Ülkemizin içinde de bunlara rahat ve huzur vermeyeceğiz. FETÖ’ye ve FETÖ’yle mücadeleyi ne kadar sürerse ve nereye kadar giderse oraya kadar sürdürmekte kararlıyız. Bu mücadelede yanlış yapanları, işi sulandıranları, suçluları koruyanları, asıl hainleri bırakıp gariban insanların üstüne çullananları görüp duyar, tespit edersek onların da yakalarına yapışmaktan asla çekinmeyiz. Türkiye ve Türk milletinin bir daha 15 Temmuz gibi bir ihanet girişimine maruz kalmaması için ne FETÖ’ye, ne de benzer yapılanmalara asla geçit vermeyeceğiz. Aksi takdirde 15 Temmuz’da canları pahasına sokaklara dökülen milyonlarca insanımıza, şehadet makamına erişen 251 kardeşimize, 2 bin 193 gazimize mahcup oluruz. Böyle bir vebalin altına şahsen ben asla giremem. Hiçbir arkadaşımın da bunu göze alabileceğine inanmam.

Bölücü terör örgütüyle mücadelede en küçük bir taviz veremeyiz. 2015 yılı Temmuz ayında yeniden eylemlere başlayan bölücü terör örgüt olarak ülkemiz içinde binlerce güvenlik görevlimizi, vatandaşımızı, memurlarımızı katletti. Yurt dışı operasyonlarımızda verdiğimiz şehitlerimiz var. Sadece Zeytin Dalı Harekâtında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 52, Özgür Suriye Ordusu’nun ise 326 şehidi bulunuyor.

Çukur eylemleri sırasında on binlerce vatandaşımızın evi, iş yeri başına yıkıldı. Kütüphanelerimiz, okullarımız, yurtlarımız, hastanelerimiz, kamu binalarımız saldırıya uğradı. Camilerimiz yakıldı, Kur’an kurslarımız bölücü örgütün bombalarının hedefi oldu. Böyle bir ihaneti, böyle bir alçaklığı nasıl unutabilir ve hiçbir şey olmamış gibi davranabiliriz?

Değerli kardeşlerim; ülkemizin sınırları boyunca bir terör koridoru oluşturma projesine balıklama atlayanların alçaklıklarını nasıl görmezden geliriz? Onun için ayrım yapmaksızın terör örgütlerinin tamamıyla mücadelemizi tavizsiz ve aralıksız sürdüreceğiz. Türkiye’yi dünyanın ve bölgemizin içinden geçtiği tarihi dönüşümün dışına itmek, hatta menüsüne koymak isteyenlere cevabımızı hem sahada, hem masada veriyoruz. Vermeye devam edeceğiz. İstiklal Marşımızda “Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal” diyor ya, biz de bunca fedakârlığı yapan milletimizin huzurlu ve müreffeh bir gelecek hakkıdır diyoruz. Hatay’ı özellikle böyle görüyoruz.

Şimdi sesleniyorum, Hatay şöyle bir kalkalım; büyük ve güçlü Türkiye mücadelemizde sonuna kadar yanımızda mısınız? Biraz az gibi değil mi bu? Yanımızda mısınız?

Hatay, 2023 hedeflerimize ulaşma mücadelemizde sonuna kadar yanımızda mısınız?

Hatay, bunun için 2019’a kadar gece-gündüz çalışmaya hazır mısınız?

Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin.

Şu anda yağmur yok ama…

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey şu muhteşem Hatay’ı hatırlatıyor.

Bu duygularla bir kez daha her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Kongremizde yeni görev alacak arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Bu yarışta bayrağı devredecek arkadaşlarımıza yaptıkları hizmetler için gönülden teşekkür ediyorum. Sizlere sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

Allah’a emanet olun, sağ olun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.