Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Istanbul-Avcilar’da halka hitabinin metni

 

Maşallah er meydanında neler var. Avcılar, Başakşehir ve Fatih; üç ilçe bugün dolaştık. Ve şimdi Avcılar’da finali yapıyoruz. Sizleri selamlıyorum. Avcılar’ın güzel insanları, hanım kardeşlerim; beyler, gençler; günümüz kutlu olsun, geleceğimiz aydınlık olsun.

Bugün Avcılar İlçe Teşkilatımızın Kongresinde sizlerle biraradayız. Ve ilçe teşkilatlarımızı hem meydanda, hem de salonda kendileriyle buluşuyoruz. İstiyoruz ki çok daha güçlü olarak 2019’un yerel seçimlerine, 2019’un Cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanalım hazır mıyız buna? Hazır mıyız? Ana Kademe hazır, öyle mi? (Kadın Kollarımız hazır? Gençler hazır mı? Maşallah. Bakın hala geliyor kardeşlerimiz, buraya kadar ulaşamamışlar.

Yapacağımız çok iş var. Birlik beraberlik içerisinde, dirlik içinde, kardeşlik içinde yapacağımız çok iş var. Zira değerli kardeşlerim; buralara kolay gelmedik. 16 yıl bir mücadele verdik, bu mücadelenin içinden buraya geldik, ama yeter mi? Daha çok yapacağımız iş var. Zira doğumumuzdan ölüme kadar. Çünkü bu sıradan bir hareket değil bu bir dava. Bu davaya gönül verenler evvel Allah gece gündüz demeden yürür. Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları, hep böyle yürüdük, böyle de yürümeye inşallah devam edeceğiz. Evlatlarımıza değil torunlarımıza farklı bir Türkiye bırakmak istiyoruz. Onun için 2023 yetmez, 2053 yetmez, 2071, öyle mi? Biz göremeyeceğiz, ama istiyoruz ki temelleri sağlam atalım. Temelleri de sağlam atıyoruz evvel Allah.

16 yıl önce nasıl bir İstanbul vardı, bugün nasıl bir İstanbul var. Havası kirli bir İstanbul aldık mı? Suyu olmayan bir İstanbul aldık mı? Çöp dağlarının olduğu bir İstanbul aldık mı? O çöp dağlarının olduğu İstanbul’u kimler yönetiyordu? CHP yönetiyordu. Ah kardeşlerim ah, bu bilindiği halde şu güzelim Avcılar’ı nasıl oluyor da CHP’ye teslim ediyoruz? Haşa siz değil, edenler için söylüyorum. Ama başımızı iki elimizin arasına alacağız, bunu o kardeşlerimize de anlatacağız; ya bunu siz bilmiyor musunuz, bu İstanbul nasıl bir İstanbul’du, nasıl bir İstanbul oldu. Ve biz bunu da yeterli bulmuyoruz, istiyoruz ki daha iyi olsun. Ve biz İstanbul’umuzu eğer bugün dünya şehirleri arasında çok çok iyi bir yere getirdiysek, bu rasgele olmadı. Düşünün, şu boğazı düşünün, boğazın içinde biz geldiğimizde ne vardı? Bir; 15 Temmuz Şehitler Köprüsü. İki; bir de Fatih Sultan değil mi? Biz ne yaptık? Dedik ki; benim dedem Fatih Sultan Mehmet Han karadan gemileri yürütmüştü. Eğer biz onun torunuysak, biz de denizin altından yürütmemiz lazım dedik. Biz de ne yaptık? Denizin altından Marmaray’ı yürüttük. Şimdi Marmaray’dan trenler gidiyor mu? Yetmez dedik, ne olacak? Bir de dedik otomobilleri de yürütelim. Bu sefer Avrasya Tünelini yaptık mı? Şimdi Avrasya Tünelinden de otomobillerle geçiyor muyuz? Dedik ki; ya bu da yetmez, ne olacak? Asya ile Avrupa’yı üçüncü bir köprüyle de birbirine bağlayalım dedik. Bu defa ne yaptık? Yavuz Sultan Selim Köprüsünü de yaptık mı? Niye yaptık? Çünkü ağır vasıtalar Fatih Sultan’dan gidince trafik tıkanıyordu, onları Yavuz Sultan Selim Köprüsüne aktardık. Fakat dedik ki; bütün bunlar zaman meselesi, İzmir-İstanbul arasını aşağıya indirdik, zamandan kazanalım. Ne yaptık? Körfez geçişine Osman Gazi Köprüsünü yaptık. Şimdi Osman Gazi Köprüsü’yle İstanbul’dan Bursa’ya 1 saat 15 dakikada gidiyoruz. Eskiden 3 saat, 3,5 saat, 4 saat, şimdi 1 saat 15 dakika. Bunu yapan biz, AK Parti zihniyeti. Ve daha çok şeyler yapacağız.

Geldik 6100 kilometre yol vardı ya, Cumhuriyet tarihinde 6100 kilometre yol yapılmış, yani 79 senede. Biz 16 senede düşünebiliyor musunuz, 19 bin kilometre yol yaptık. Dedik ki, bu da yetmez, bize halkın yolu lazım. Tuttuk 25 tane havaalanı vardı, buna 29 daha ilave ettik ve şimdi her şehrimizde yarım saat, 45 dakika mesafede havaalanı. Havaalanına git, oradan Türkiye’nin bir ucundan bir ucuna, istersen Avrupa, dünya, nereye gidersen git. Bunları kim yaptı, biz yaptık ya, biz, AK Parti.

Peki, bu CHP’nin, bunların değerli kardeşlerim dikili taşı var mı? Yok yok. Bol bol bunlarda yalan var. İşte bu Bay Kemal bir zamanlar SSK’nın başında değil miydi? Allah rahmet etsin, Savaş Ay bir program yaptı bununla, izlediniz mi o programı? O programda gördünüz halini, ne diyor? Ben Genel Müdürüm, Başbakan bu işe bakar diyor. Hale bak, ya sen orada niye duruyorsun, seni oraya niye koydular ya, sen bostan korkuluğu musun, nesin orada? Eğer sen bir iş yapmayacaksan oraya gelme. Git ananın-babanın yanında otur, bay-bay otur, bey-bey otur, ne yapacaksan ya, ama devletin makamını işgal etme. Ama bunlar bir şey yaptı mı? Yapmadı. Sağlam gir hastaneye o zaman, sakat çıkardın. Ve çok daha da öte değerli kardeşlerim, o dönemde ölüler bile rehin alınıyordu rehin. Aranızda belki ölüleri rehin alınanlar var, o dönemi yaşayanlar var. Ama şimdi hastanelerimiz elhamdülillah modern, daha da modern olacak. Özel hastaneler.

Bak şimdi hemen yakınınızda burada inşallah Başakşehir’de İstanbul’un en büyük şehir hastanesini ne yapıyoruz, kuruyoruz. Ve burası 3 bini aşkın yatak kapasitesi olan dev bir hastane Avrupa Yakasındaki, bütün buraya o bakacak. Ve burada inşallah yok yok olmayacak. Aynısını bir tane de Anadolu Yakasında yapacağız, niye? Ya benim Ayşe’me, Fatma’ma, Hatice’me, Ahmet’ime, Mehmet’ime, Hasan’ıma bu layık ya. George yapıyor da, biz niye yapmayalım ya ve işte yaptık; bak Isparta’da yaptık, Mersin’de yaptık, Adana’da yaptık, şu anda çalışıyor.

Kardeşlerim, bunları gidenlere bir sorun, ya böyle bir şey diyorlar doğru mu, hakikaten bu Isparta’daki hastane nasıl, Mersin’deki şehir hastanesi nasıl, Adana nasıl bir sorun. Zaten şimdi artık ayağınıza geliyor… Aynen dediğin gibi Yozgat’ta var. Şimdi burası yapılıyor inşallah. Ve bütün büyükşehirlerin hepsine yapacağız. Niye? Benim halkıma ne lazımsa, ne gerekiyorsa, ne yakışıyorsa bunu yapacağız. İşte İstanbul’da metrobüs, hani CHP’li belediyelere bakın bakalım bu tür bir şey var mı? Yok, yapamazlar. Onlara örnek biziz, ancak bizden örnek alırlarsa ne ala.

Her şey evvel Allah daha iyi olacak. Ama ben sizinle şimdi bir sohbet edeyim istedim. Ne biliyor musun? Fitneye fesada yer yok, değil mi? Yok. Birbirimizi Allah için seveceğiz. Onun için bizim neyimiz var? Rabia’mız var, Rabia’mız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Öyleyse tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Paralel devletmiş, şu devletmiş-bu devletmiş, yok böyle bir şey, o FETÖ FETÖ, Pensilvanya, gitmek isteyenler onun yanına. Ama bu milleti sevenler, bu vatanı sevenler tek devlet inancına inananlar başımız gözümüz üstünde, tamam?

Sizleri daha fazla üşütmeyeceğim. Ve şöyle ellerimizi de kaldıralım.

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Avcılar’ı hatırlatıyor.

Avcılar, Mart’a iyi hazırlanacağız, tamam? Kasım’a iyi hazırlanacağız, tamam?  

Sağ olun, var olun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.