Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Istanbul-Esenler dua programinda yaptigi konusmanin tam metni

 

Esenler’in saygıdeğer güzel insanları, sevgili kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler, sevgili gençler; sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyorum, Kadir Gecenizi tebrik ediyorum. Bu mübarek günlerin ve bu mübarek gecenin hepimizin affına, mağfiretine vesile olmasını rabbimden niyaz ediyorum.

Bugün burada, bu meydanda onbinlerce kardeşim birlikteyiz, beraberiz. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim kılsın. Esenler halkının okuduğu 10 bin hatime ve 100 bin duaya amin diyeceğiz. Kur’an ayında dillerinden Kur’an-ı Kerim’i, gönüllerinden Allah ve Resulullah aşkını eksiltmeyen tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum.

Bu mübarek Ramazan ayanı Kur’an tilavetleriyle mukabele içerikler ve hatmi şeriflerle ihya eden tüm kardeşlerime Allah kabul etsin diyorum.

Rabbimizden bu mübarek gece hatırına, ülkemizin, milletimizin, tüm Müslümanların ve insanlığın huzuru için esenliği için, güvenliği için, refahı için, bizlerden rahmetini esirgememesini diliyoruz.

Filistin’de her gün masum çocuklar, kadınlar, erkekler, tekerlekli sandalyedeki engelliler, yaralılara yardım eden hemşireler katlediliyor. Zalim İsrail yönetimi, Siyonist İsrail yönetimi Filistinlilere adeta nefes aldırmıyor. Suriye’de insanlar evlerine, sokaklarında, çocuklar okullarında başlarına ne zaman bomba yağdırılacağını bilememenin korkusu içinde yaşıyor. Terör örgütleri Suriye’de hala cirit atıyor. Ortadoğu’dan Kuzey Afrika’ya, Güney Asya’dan Avrupa’ya kadar her yerde Müslümanlara yönelik baskılar her geçen gün artıyor. Avusturya’nın şu anda Müslümanlara, camilere, ibadethanelere yönelik tavrı Avrupa’daki İslam düşmanlığının ve ırkçılığın sadece görünen yüzüdür.

Buradan Avrupa’ya, doğrusu Avusturya’ya, Avusturya’nın Başbakanına sesleniyorum, bak daha çok gençsin, daha senin çok şöyle tecrübe edinmen lazım. Bak şunu unutma: Senin bu çıraklığın, bu tavırların senin başına çok işler getirebilir. Zira bilesin ki, Avusturya’da bir caminin kapatılması, oradaki Müslümanların, din adamlarının Avusturya’dan atılması, yurt dışı edilmesi, yeniden bir Haçlı-Hilal mücadelesini başlatır ki, bunun sorumlusu da sen olursun. Ve bunu söylerken, sadece oraya seslenmiyorum, tüm Batıya sesleniyorum, ey Batı, başta Almanya, bu adamınıza çekidüzen verin. Kendisine çekidüzen vermezse olay farklı yere doğru yere doğru gider, çünkü bizim de kendimize göre argümanlarımız var, atacağımız adımlar var. Bu bakımdan, orada benim 250 bin kardeşime zulmedilmesine asla müsaade etmeyiz, gereken neyse biz de onu yaparız.

Arakan’daki Müslümanları yerlerinden, yurtlarından etmekte, Avrupa’nın göbeğinde Müslümanların camilerini kapatmanın zihniyet bakımından hiçbir farkı yoktur. Dolayısıyla Avrupa Birliği’nin, Birleşmiş Milletler’in bu konuda gerekli tedbirleri alması, demokrasiyi, özgürlükleri, hakları sadece kendileri için isteyenlerin maskeleri birer birer düşüyor.

Eğer Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi gibi partilerin veya diğerlerinin, ne diyorlar, bak diyorlar yurt dışında dostumuz kalmadı. Eğer senin dost diye aradıkların Avrupa’daki, Avusturya’daki kulsa, sen onlarla dost olmaya devam et, bizim bu tür dostlarımız yok. Eğer Siyonist İsrail’se, sen onlarla beraber devam et. Eğer Suriye’deki Esed’se, sen Esed’le dost olmaya devam et, bizim bu tür dostlarımız zaten yok. Bize zalimlerden dost olmaz, bize hiçbir zaman zulmedenlerden dost olmaz. Biz adil davrananlarla yolumuza devam ederiz. Bu yanlışlara engel olması gereken uluslararası kurumlar maalesef büyük bir atalet içinde başka işlerle uğraşıyor.

Şimdi Önümüzde 24 Haziran var, öyle mi? Fazla zamanımız kalmadı. Ama benim sizden ricam var, şu 13 gün içinde kardeşlerim, çok yoğun çalışacağız. Hanımlar, kapı-kapı dolaşmalıyız. Gençler, kapı-kapı dolaşmalıyız. Lise son sınıf, üniversiteli genç arkadaşlarınızla, çalışanlarla kucaklaşarak hep birlikte inşallah AK Parti çatısı altında toplanmalıyız, tamam. Buna hazır mıyız? Buna var mıyız? Ve Esenler zaten güçlü, bunu biliyorum, ama bu defa çok daha farklı bir şekilde Esenler patlamalı.

Biz işte bunun için ne dedik? Davos’ta one minute dedik. Kime? İsrail’in başındakine. Biz bunun için Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda tüm dünyaya ne dedik? Dünya 5’ten büyüktür dedik.

Ey zalimler, şunu iyi bilin ki; zulümle abat olunmaz. Ve biz şunu da söyleriz: Zalimler için yaşasın cehennem. Dünya zalimlere kalmaz, mazlumun ahı eninde, sonunda sizi alaşağı eder. Bizim itirazlarımız, bizim isyanımız kendimiz için değildir, biz tüm dünyadaki tüm mazlumların, mağdurların sesiyiz. Yürekten inanıyoruz ki, haklıyız ve kazanacağız. İnanıyoruz, onun için üstünüz. İnşallah bu defa tarih güçlünün değil, haklının zaferini yazacak.

Kardeşlerim; biz dünyadaki tüm gariplerin, ezilmişlerin dertleriyle dertleniyoruz. Biz bölgemizdeki tüm horlanmışların, sürgün edilmişlerin, yalnız bırakılmışların yanındayız.

Biz ülkemizdeki 81 milyon vatandaşımızın her birinin eğitiminden, sağılığından, huzurundan, geleceğinden sorumluyuz. Bu ağır yükü nasıl taşıyabiliyoruz biliyor musunuz? Allah’ın yardımıyla ve milletimizin desteğiyle taşıyoruz.

Evet, bu millet işte bu gece burada olduğu gibi, şu alanı tıklım tıklım doldurduğu gibi, sizler yanımızda olduğunuz sürece Allah’ın izniyle 7 düvelle de mücadele ederiz, hedeflerimize de ulaşırız, rakiplerimizin de üstesinden geliriz.

Kardeşlerim, Güneydoğulu kardeşlerim; Güneydoğu’daki tüm hemşehrilerinizi arayacaksınız, tamam, onlara bunları anlatacaksınız. Doğu’daki kardeşlerim, aynı şekilde arayacaksınız, anlatacaksınız, çünkü hala bazı şeylerin fakında değiller.

Ve değerli kardeşlerim, işte bu yanlış gidişi hep birlikte düzeltmemiz lazım. Biz ne Türkçüyüz, ne Kürtçüyüz, ne Lazcıyız, ne Arnavutçuyuz, ne Boşnak’ız, ne şuyuz, ne buyuz, herkes Rabbimizin emriyle kavimler, kabileler halinde yaratılmıştır, öyle mi? Üstünlük neyledir? Üstünlük takva iledir, ittika iledir. Dolayısıyla bizi birbirimizden ayırmaya çalışanlara aldanmayın. Yunus ne diyor: Yaratılanı severiz Yaratan’dan ötürü diyor.

Bizi bölmek isteyenlere gereken cevabı vereceğiz. Zira bu millet Malazgirt’te tek millet değil miydi? Çanakkale’de tek millet değil miydi? Ve tek milletin içinde Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Gürcü’sü, Abhaza’sı vesaire, hepsi yok muydu? Selahaddin Eyyubi’yi ayırmak mümkün mü? Selahaddin Eyyubi’yi ayırt edemeyeceğimize göre, Türk’ü Kürt’ten ayırmak mümkün mü? Ee, nedir bu PKK’nın yaptığı? PKK’nın arkasında olduğu siyasi partinin yaptığı nedir? Öyleyse bütün akraba, yakın, ne var-ne yok hepsini aramamız lazım. Artık birlik vaktidir, artık beraberlik vaktidir, bunlardan taviz vermemeliyiz, bu gece bunun için önemli bir gece, buna çok dikkat edeceğiz.

Onun için de bizi bir olarak bir yere taşıyacak olan tek şeyimiz var. Kardeşlerim; şunu unutmayacağız, bu Rabia var ya, bu çok önemli.

Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet…

Tek milletin içinde ülkemizdeki tüm etnik unsurlar var. O da nerede toplanıyor sonunda? Türk milleti.

İki; tek bayrak. Şu bayrağımızdan başka bayrak var mı? Öyle gelip de PKK’nın arakasında olduğu malum siyasi partinin o paçavraları bizi ilgilendirmez, bizi sadece bayrağımız ilgilendirir.

Üç; tek vatan. Tek vatan derken 780 bin kilometrekareyle bu vatanı kimse bölemeyecek, parçalamayacak, buna fırsat vermeyeceğiz.

Ve tek devlet; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devlet bu topraklarda tanımıyoruz. Yok paralel devletmiş, yok şu devletiymiş, bu devletiymiş, böyle bir şey yok, tek devlet, o da Türkiye Cumhuriyeti Devleti.

Değerli kardeşlerim; bunun için, bunu korumak için ne olacak? Şimdi ona gelelim, gençler, o zaman ne yapacağız? Bir olacağız… İri olacağız… Diri olacağız… Kardeş olacağız… Hep birlikte Türkiye olacağız…

Bunu başarmamız lazım, bunu başardığımız anda Allah’ın izniyle sonu çok daha iyi olacak. Onun için çok koşacağız, çok çalışacağız, durmak yok...

Bu millet İznik ve Konya’da Selçuklu’yla coğrafyamızın kaderini çizmiştir. Bu millet Söğüt’te diktiği fidanı 3 kıta, 7 iklimi kuşatan bir dünya devletine dönüştürmüştür. Bu millet İstanbul’u fethederek çağ kapatıp çağ açmıştır. Bu millet Çanakkale’de küllerinden yeniden doğmuştur. Bu millet İstiklal harbinde kendisine biçilen gömleği yırtıp atmıştır. Bu millet 15 Temmuz’da özgürlüğüne ve geleceğine canı pahasına sahip çıkacağını göstermiştir. Şimdi milletimizin önünde yeni bir tercih var, 24 Haziran seçimlerinde cumhurbaşkanını ve milletvekillerini seçmekle kalmayacak, aynı zamanda gelecek yarım asrımızın, bir asrımızın istikametini de belirleyecektir.

Esenler, 24 Haziran’da güçlü Meclis diyor muyuz? Güçlü hükümet diyor muyuz? Güçlü Türkiye diyor muyuz? Vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz? Rabbim hepinizden razı olsun.

24 Haziran’da sandıkları sizlere emanet ediyorum.

Bir kez daha Kadir Gecenizi tebrik ediyorum. Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum.

Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Kapı-kapı dolaşmaya devam, tamam, durmak yok... Eyvallah.

Allah yar, yardımcımız olsun. Sağ olun, var olun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.