Cumhurbaskani Erdogan’in Istanbul Maltepe’de halka hitabinin tam metni
Maltepe’nin saygıdeğer güzel insanları, sevgili kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler, sevgili gençler; sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.
Günümüz kutlu olsun, geleceğimiz aydınlık olsun inşallah.
Değerli kardeşlerim; bugün Maltepe ilçemizin 6. Olağan Kongresinde burayız ve inşallah bugüne kadar bu hizmeti yürüten ekibimiz şimdi yeni bir ekibe bu bayrak yarışındaki hizmetlerini devrediyor. Tabi bununla hizmeti bitmiyor, o da yine bu yolculuğa ayrı kararlılıkla devam edecek.
Değerli kardeşlerim; uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz-gece, gideceğiz gündüz-gece.
Yapılacak çok işimiz var. İşte görüyorsunuz ve bugüne kadar hamdolsun 16 yıldır hizmette mümkün olduğunca kusur etmemeye çalıştık ve ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmaya gayret ettik ve 3,5 kat ülkemizi büyüttük.
Geldiğimiz zaman 3 bin 400 dolar olan kişi başına mili gelir, bugün hamdolsun 11 bin dolara çıkmış vaziyette; nereden nereye geldik.
Şimdi birileri diyor ki, biz yatırımları durduracağız. Niyeymiş, çünkü yatırımlar üretmiyormuş. Şimdi buradan sadece bir soru yeter, göreve geldiğimizde 36 milyar dolar ihracatı olan Türkiye’nin bugün 160 milyar dolar ihracatı var. Ya üretime yönelik bir ihracatı yapabilir misin? Var ki üretim ihraç edebiliyorsun, olmasaydı bunu yapamazdın, ama biz bunu yapıyoruz.
Ve bugün savunma sanayinde elhamdülillah kendimizi savunabilecek ürünlere sahibiz; bunlar öyle kolay kolay olmadı. Zırhlı taşıyıcılardan tutunuz, hamdolsun MP’lere varıncaya kadar, insansız silahlı-silahsız hava araçlarına varıncaya kadar bunları üreten bir Türkiye var. Bunları nereye koyacaksın, bunlar ne işe yarıyor? Bugün Fırat Kalkanı Harekatında, bu gün değerli kardeşlerim, Afrin’de işte bunlarla beraber hamdolsun bu mücadeleyi kazandık. Ve şu an itibarıyla bakınız Afrin’de etkisiz hale getirilen terörist sayısı 4 bin 200’e yaklaştı, 4 bin 200. Bu teröristlerle mücadeleyi işte bunlarla yapıyoruz. Ve bu mücadeleyi burada, Afrin’de bu kararlılıkla yürüten Mehmet’imiz bu imkanlarla beraber güç buldu, kuvvet buldu ve böylece de hamdolsun bu zafere ulaştılar. Yeter mi? Yetmez, daha çok yapacağımız işler var.
Kardeşlerim; bütün bunların yanında, tabi göreve geldik, bizim IMF’e olan borcumuz neydi? Düşünün, 23,5 milyar dolardı. 2013 senesine geldik, IMF’e borç kaldı mı? Sıfırladık değil mi? Değerli kardeşlerim; ürüten ekonomi yok diyenler, elinize dilinize dursun, üreten ekonomi olmasaydı sen IMF’e olan bu borcu sıfırlayabilir miydin? Bugün ekonomi kötü diyenler, işte alın size bir rakam, bu kadar basit.
Merkez Bankasının döviz rezervi 27,5 milyar dolardı, ama şimdi 120 milyar dolara ulaştı; nereden nereye, çalışıyoruz ya. Bay Kemal, çalış da senin olsun, ama olmaz.
Şimdi Bay Kemal tapusuz yerlere tapu dağıtacakmış. Nerede bunlar ya, cebinde mi, neyi dağıtıyorsun? Değerli kardeşlerim; bunlar hep böyle zaten hayatları boyunca dağıttılar, kimi? Kendilerini dağıttılar kendilerini. Halkımıza verdikleri bir şey var mı? Yok. Bugün var mı? Gene yok. Ama yalanın bedeli var mı? Yok. Bunlarda akşam yalan, sabah yalan, hep böyle gidiyorlar, ama bununla da bir yere varmak mümkün değil.
Şimdi sizlerle şöyle kısa bir sohbet daha yapalım, çünkü değerli kardeşlerim, içeride kongremizi de yapacağız, bugün de 3 yer var.
Ankara’ya?.. Seve seve, kapım hep açık. Oraya sadece Bay Kemal gelmem diyor, gelmezse gelmesin, ama size kapı açık, çünkü orası cumhurun evi, halkın evi. Orası benim şahsi mülkün değil sizin sizin, orası milletin evi, milletin evine tabi ki millet gelecek ve biz de sizleri başımız, gönümüz üstünde orada misafir edeceğiz. Arkadaşlarım sizi bütün Külliye’de gezdirecekler, elhamdülillah bu milletin iftihar edilecek nasıl bir yeri varmış bunu görmüş olacaksınız.
Değerli kardeşlerim; sizden isteğim şu: Bizim biliyorsunuz Rabia’mız var değil mi? Rabia’mızda ne var? Şöyle gür sedayla, buradan Beykoz’a geçeceğiz, Beykoz’dan Üsküdar’a, oralar da duysun.
Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet…
Bayrağımızın rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin ta kendisi. Her şehit unutmayın bir yıldızdır.
Ve tek vatan, 780 bin kilometrekareyle tek vatan, vatanımızı bölemeyecekler. Çok uğraştılar, PKK çok uğraştı, ne oldu? Ne dedim hatırlayın o günleri, inlerine gireceğiz inlerime dedim. Girdik mi? SİHA’larla girdik, İHA’larla girdik, F-16’larla girdik ve kuyruklarını bacaklarının arasına sokup kaçtılar. Nereye? Suriye’ye kaçtılar, Fırat Kalkanı’nda yakaladık, Afrin’de yakaladık. Yerlerin altında gördünüz değil mi o hazırladıkları tünelleri, oralarda vurduk, Cudi’de vurduk, Gabar’da vurduk, Tendürek’te vurduk, Beslerderesi’nde vurduk, vuracağız, vurmaya devam edeceğiz.
FETÖ, o da kaçtı, nereye kaçtı? Dünyanın değişik ülkelerine. Kosova’da yakaladık, 6 tanesini aldık geldik, şimdi buradalar. Bitmedi, Gabon’a gittiler, Gabon’dan 3 tanesini alıp geldik. Şu ana kadar 80 tanesini FETÖ’nün yurt dışından aldık geldik. Onları da kovalayacağız, Pensilvanya’daki, sen de geleceksin, istediğin kadar sağa-sola yalpalaya. Biz bu vatanın vatansever evlatlarıyız, biz ölürsek burada öleceğiz.
İşte 15 Temmuz gecesi birileri bize güya dostluk adına ben sizi buradan Rodos’a götürebilirim dedi. Dedim ki, hayır, bize bu topraklarda ölmek yaraşır. Onun için biz buradan hemen uçağa geçelim, nereye gideceğimi uçakta söyleyeceğim. Ve bindik uçağa, son ana kadar pilot nereye gideceğimizi bilmiyordu, son anda dedim ki, İstanbul. Ve İstanbul’a geldik, hamdolsun, binler, onbinler İstanbul’da bizi bekliyordu. F-16’lar üzerimizdeydi, helikopterler üzerimizdeydi, ne oldu? Biz “la galibe İllallah” dedik, Allah’tan başka galip yoktur dedik, Rabbime sığındık, işi bitirdik. Ve bir de biliyorsunuz, Allah koruduktan sonra başka koruyucu yoktur.
251 şehidimiz oldu ve 2 bini aşkın gazimiz oldu. Hepsi şehitlerimiz cennette ve onları inşallah aileleriyle Peygamberimize en yakın makamda Rabbim misafir ediyor. Rabbim bizlere de o makamı inşallah lütfetsin.
Biliyorsunuz şehitler tepesi hiçbir zaman boş değil. Ve ona ahdedersek, Mehmetçiğimiz gibi, “ey şehit oğlu şehit isteme benden makber, sana aguşunu açmış duruyor Peygamber”, böyle yürüyeceğiz.
Değerli kardeşlerim; 4’üncüsü, tek devlet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devletimiz yok, bunu koruyacağız. Ve bunu yapmak için ne yapacağız?
Birbirimizi çok seveceğiz, bir olacağız… Bu ses çok az ya. Bir olacağız… İri olacağız… Diri olacağız… Hep beraber kardeş olacağız… Hep birlikte Türkiye olacağız… Mesele bu, bunu yaptığımız zaman yıkılır mıyız?
Maltepe Belediyesi bizdeydi, bir yanlışlık oldu, şimdi Mart’ta Maltepe’yi yeniden almaya hazır mıyız? Buna var mıyız? Öyleyse mesele yok.
Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Maltepe’yi hatırlatıyor.
Kalın sağlıcakla.