Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Istanbul-Zeytinburnu’nda halka hitabi

 

Zeytinburnu’nun saygıdeğer güzel insanları, hanımefendiler, beyefendiler, sevgili kardeşlerim; sizleri başı rahme, ortası mağfiret, sonu edebi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerifin şu son günlerinde, son gecelerinde en kalbi duygularımla selamlıyorum.

İnşallah İstanbul’da büyük mitinge doğru gidiyoruz. Bu akşam şöyle bir 6 bin kişilik İstanbul’un kanaat önderleriyle bir iftar sofrasında biraya geldik ve şimdi de sizlerle biraradayız. Tabi böyle güzel bir mekanın önünde, Merkez Efendi’de ve böyle bir, benim millet kıraathaneleri dediğim, ama Zeytinburnu Belediyemizin böyle güzel hazırlamış olduğu bir kıraathane; ama bunu tabi Bay İnce iskambil oynanan yer zannediyor, okey oynanan yer zannediyor. Bay İnce, gel de bak bakalım bu kıraathane nasıl bir kıraathaneymiş.

Bak Bay İnce, kıraathanenin manası nedir biliyor musun? Okuma evi. Biz gençliğimizi, gençliğimizin üzerinde olanlarına okuma alışkanlıklarını artırmak için şehir kütüphanelerini, şehir kıraathaneleri artırma noktasında adımı attık. Şimdi projelerimiz hazırlanıyor, fakat Zeytinburnu’nun bu projesi de gerçekten güzel bir proje, inşallah bunları tüm Türkiye’de yaygınlaştıracağız.

Biliyorsunuz Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi yapılıyor, 6-7 ay sonra bitecek, içeride 5 milyon cilt kitap olacak. İstanbul’da da Rami Kışlası’nı biliyorsunuz değil mi? Rami Kışlası’nı da İstanbul’un inşallah muhteşem bir kütüphanesi yapacağız, burasının hacmi de 7 milyon ciltlik bir Rami inşallah Kütüphanesi olacak.

Biz neslimizi kitaba yöneltmenin gayreti içerisindeyiz. İnce, … bu noktada sökmez. Sen öğretmenlik yapmışsın, iyi-güzel de, o tarih oldu. Bak şimdi kalkıp da bu noktada böyle bir adımı anlamıyorsun, fabrikalar yerine şehir kıraathaneleri yapacaklar diyorsun. Ne alakası var? Bunun ne olduğunu öğren, kıraathane ne demek bunu öğren. Ve bunlar Türkiye’de yaygınlaşacak, her ilçede en az bir tane … 7’den 70’e gençlerimiz bu kıraathanelerde, internet olacak, çayı,  kahvesi, keki olacak ve ücret de alınmayacak. Ve bu şekilde biz neslimizi, geçlerimizi silahla değil …

… ben de diyorum ki, şu anda 13 gün kaldı, hanım kardeşlerim, gece-gündüz demeden dolaşmaya var mıyız? Gençler, genç arkadaşlarınız ve diğer kardeşlerimizle beraber gece-gündüz demeden çalışmaya var mıyız? Şunu söyleyeceksiniz: Yaparsa AK Parti yapar.

Vakit Zeytinburnu vaktidir, vakit ekonomi vaktidir, vakit İstanbul vaktidir, vakit Türkiye vaktidir.

Ve benim sizden bir ricam daha var… Biz bugüne kadar beşer planında kimsenin önünde eğilmedik, biz sadece ve sadece Allah’ın huzurunda rükuda ve secdede eğildik.

Ama son zamanlarda dikkat ederseniz rükuda ve secdede eğilenler artmaya başladı; anlıyorsunuz değil mi? Bugüne kadar aklınız neredeydi ya? Bu emirler yeni mi geldi? Kıyam, kıraat, rüku, sücut, bunlar yeni mi geldi ya, neredeydiniz? Ama alışacaklar, er veya geç alışacaklar. Ama biz dik duralım.

Benim sizden ricam şu: 24 Haziran geldi çattı, dolayısıyla çalışırsak Allah’ın izniyle kazanırız, çok çalışacağız, çok gayret edeceğiz. Şimdi bu işi birinci turda bitirmeye var mıyız? Bu heyecan, bu coşku Allah’ın izniyle bu işi bitirir.

Fakat bizi tabi Parlamentoda yalnız bırakmayacaksınız değil mi? Öyleyse Parlamentoda…

Bak canım kardeşim, cevap vermiyorum bu işlere, şimdi vereceğim, kusura bakmayın.

Bakınız, şunu bilin: Bizim gündemimizde af diye bir şey yok, yani bu konularda kimse bize farklı yaklaşım göstermesin. Yani insan eğer yargı haklarında bir hüküm vermiş de içeriye girmişse, onları affetme yetkisi bizim değil; bu bir.

İki; şu anda Parlamentonun böyle bir işlevi yok, bu da ortada. Biz kalkıp da bu işi oya tahvil etmek için bir af çıkartmayız, bunun istismarına da fırsat vermeyiz. Ha böyle bir şey hakikaten olması gerekenler varsa, bunlar seçim sonrası konuşulacak şeylerdir, seçimden sonra olabilecek bir şey varsa … ama şu anda seçime kalmış 13 gün … bunu istismar etmek, böyle şey olmaz, değil mi?

Şu anda benim halkımın içinde idam isteyenler var, öyle mi? Ben ne dedim? Bu FETÖ’cülere, bu insanları haksız yere katledenlere, eğer bana Meclisten geçer de önüme gelirse ben bunu onaylarım dedim. Fakat bunları hepsi şu anda geride, biz şu anda önce seçimlere bakıyoruz, seçimleri bir hayırlısıyla inşallah halledelim. Onun için de sizlerle bizim birliğimiz önemli, beraberliğimiz önemli, kardeşliğimiz önemli. Bunun için sizden benim ricam var, Rabia.

Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet…

Bunun için neye ihtiyacımı var? Bir olacağız… İri olacağız… Diri olacağız… Kardeş olacağız… Hep birlikte Türkiye olacağız. Allah yar, yardımcımız olsun inşallah.

Gerçekten kütüphane güzel, gençlerimize hayırlı olsun diyorum. İnşallah ülkemizde bunu yaygınlaştıracağız ve bununla beraber … tamam.

Allah’a emanet olun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.