Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in, Jandarma Genel Komutanligi Heyetini Kabulünde yaptigi konusmanin tam metni

 

Güvenliğimizin ve terörle mücadelemizin değerli kahramanları, aziz kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla muhabbetle selamlıyorum.

Jandarma Teşkilatımızın kuruluşunun 178. yıldönümünü özellikle tebrik ediyorum. 1839’dan beri hazır tetik nöbet duran Jandarma Teşkilatımızın her bir mensubuna ülkemize ve milletimize yaptıkları hizmetler için şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Teşkilatımız bünyesinde görev yaparken şehit olan tüm jandarmalarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.

Bugün de coğrafyamızın en zor koşullarında en zorlu dağlarından sahillerimize kadar ülkemizin dört bir yanında 24 saat görev başında olan jandarmalarımıza Rabbimden kolaylıklar temenni ediyorum.

Değerli arkadaşlar; Cumhuriyetimizin 94. yılında Jandarma Teşkilatımızın 178. yıldönümünü kutluyor olmamızın anlamı üzerinde gerçekten iyi düşünmeliyiz. Buradaki mesaj, devletimizin nevzuhur bir devlet olmadığıdır. Bu devlet farklı. Bu devlet bir kabile, bir göçebe devlet değildir. Devlettir, farklılığı var ve asırlara baliğ olan yapısıyla öyle bir devlet. Türkiye Cumhuriyeti, binlerce yıllık köklü devlet geleneğimizin coğrafyamızdaki en son ve en genç temsilcisidir. Selçuklu ve Osmanlı’dan beri bu toprakları kendimize yurt edinmek için gösterdiğimiz fedakârlıklar anlatmakla bitmez, bitirilemez. Gerçekten de biz bu coğrafyayı kahramanlıklarla dolu bir mücadeleyle kendimize vatan kıldık. Bugün de vatanımızı yine kahramanlıklarla dolu bir mücadeleyle müdafaa ediyoruz.

Vatan müdafaamız iki boyutludur.

Birincisi; sınırlarımız dışından ülkemize yönelen tehditler ve saldırılara karşı verdiğimiz mücadeledir. Bu görev Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, İstihbarat Teşkilatımız ve diplomatlarımız tarafından yerine getirilmektedir.

İkincisi de; sınırlarımız içinde faaliyet gösteren terör örgütlerine ve her türlü asayiş sorununa karşı yürüttüğümüz mücadeledir. Ülkemiz içindeki bu çalışmaları şehirlerde malum polislerimiz, kırda da jandarma teşkilatımız icra ediyor. Jandarma Teşkilatımızın trafikten narkotiğe kadar geniş bir alanda verdiği hizmetleri takdirle takip ediyoruz. Hele hele son zamanlardaki operasyonlar anlatılır gibi değil. Bu başarının artarak devamı bizler için çok önemli, çünkü bunun farklı özellikleri var. Bir taraftan burada neslin korunması yatıyor, bir diğer taraftan da terör örgütlerinin para kaynağı oluşu yatıyor. Dolayısıyla bu operasyonların getirisi çok çok anlamlı.

Tabii jandarmalarımızın asıl büyük kahramanlığını terörle mücadele operasyonlarında görüyoruz. 1984 yılından beri süren bölücü terör örgütüyle mücadelede en önemli görevleri Jandarma Teşkilatımız üstlenmiştir. Sınırların korunması sorumluluğu da tamamen Kara Kuvvetleri Komutanlığına devredilene kadar Jandarma Teşkilatımızın malum uhdesinde bulunuyordu. Bugün jandarmalarımız, sınırlarımız içinde yürüttükleri operasyonlarla günün 24 saati yılın 365 günü teröristlere dağları da, mağaraları da, ovaları da dar ediyor. Onun için gerçekten şahsım, milletim adına sizlere özellikle şükranlarımı ifade ediyorum.

Terörle mücadelede görev alan birimlerimiz arasında bölücü örgütün çukur eylemleri sırasında yoğunlaşan işbirliği ve dayanışma iklimini 15 Temmuz darbe girişiminin kurumlarımızda yol açtığı tahribata rağmen giderek gelişmesinden bizim buradaki kararlılığın aldığı netice sebebiyle memnuniyet duyuyoruz. Jandarma Genel Komutanlığımızın İçişleri Bakanlığımıza bağlanması, sağladığı bilgi paylaşımı ve lojistik destek sayesinde ülke içinde yürütülen mücadelenin yönetimini de kolaylaştırmıştır. Nitekim son dönemde terör örgütlerine tarihlerinin en ağır darbelerinin vuruluyor olması, atılan bu adımın ne derece isabetli olduğunu da göstermektedir. Teknolojik altyapısı giderek güçlenen Jandarma Teşkilatımızın önümüzdeki dönemde çok daha büyük başarılara imza atacağından şüphe duymuyorum. Her yönüyle Jandarma Teşkilatımızı çok daha güçlendireceğiz.

Değerli kardeşlerim; tabii jandarma deyince bu kavramın kültürümüzdeki karşılıklarına değinmeden olmaz. Az önce orkestra anlamlı parçalar seslendirdi. O meşhur türküde:

“Kız ben sana demedim mi,

Karşıki dağlar jandarma,

Yârin ufak sen askere gönderme,

Siyah zülfün ince bele indirme.”

Milletimiz nasıl bir aşık millet ve bütün bunları derlerken, toparlarken de nasıl derlemiş, toparlamış. Evet, jandarma eskiden beri acısıyla, tatlısıyla milletimizin hayatında önemli bir yere sahip olmuştur.

Ulaşım imkânlarının bugünkü kadar kolay olmadığı dönemlerde, jandarmalarımızın görevlerini kimi zaman atla, kimi zaman jeeple, kimi zaman da yürüyerek yerine getirmelerine dair hatıraları hep büyüklerimizden dinlemişizdir. Her ne kadar özellikle tek parti döneminde devletin o ceberut yüzünün temsilcisi olsa da, milletimiz jandarmanın huzurumuzun ve güvenliğimizin sağlanmasındaki hakkını daima teslim etmiştir. Biz Türkiye’yi yasaklardan kurtarıp özgürlüklerin ülkesi haline getirdikçe bu konudaki sıkıntılar ve şikâyetler de giderek azalmıştır. Bugün ülkemizde demokrasi, insan hakları, hukuk diyerek şahsımı, hükümetimizi, elbette polisimizi ve jandarmamızı eleştirenlerin, hatta hatta güvenlik korucularımızı eleştirilenlerin çoğu ideolojik saplantıyla hareket etmektedir. Elini vicdanına koyan herkes, Türkiye’nin demokrasi ve özgürlükler konusunda nereden nereye geldiğini gayet iyi bilmektedir.

Ülkemizde 15 Temmuz darbe girişinden bu yana mevcut bulunan olağanüstü hal yetkileri sadece ve sadece terör örgütlerine karşı uygulanmıştır. Yani biz bunu yapmayacağız da terör örgütlerinin işini mi kolaylaştıracağız? Tabi ki terör örgütlerine karşı mücadelede her türlü enstrümanı kullanmak durumundayız. Tabi ki bunların hepsinin de bir hukuk içinde yasal düzenlemelerle yapmamızın gereğine de inanmış olan bir kadroyuz. Hiçbir vatandaşımızın günlük hayatı olağanüstü halden dolayı bugüne kadar etkilenmemiştir. Göreve geldiğimizde Türkiye’de olağanüstü hal vardı, ama bütün fabrikalar, şirketler, vatandaş rahatsızdı. Güneydoğu’yu dolaşırken o zaman bana vatandaşlarımız şunu söylüyorlardı. Ne istiyorsunuz dediğimde söyledikleri şuydu: Demişlerdi ki, ne olur şu olağanüstü hali kaldırın, biz başka bir şey istemiyoruz. Ve bir ayda o zaman biz, Sayın Gül Başbakandı, ben Genel Başkandım, olağanüstü hali kaldırdık bir ayda. Kaldırdık ama, değişen bir şey olmadı, tam aksine biz olağanüstü hali kaldırırken terör örgütleri bölgede maalesef arzu etmediğimiz şekilde terör estirmeye devam ettiler. İşte sabır sabır sabır bugünlere kadar geldik.

Jandarmamız başta olmak üzere tüm güvenlik güçlerimiz ve devletimizin diğer birimlerinin bu konudaki hassasiyetleri gerçekten takdire şayandır. Bu duygularla tabi ki biz bu mücadelemizi sürdürüyoruz ve sürdürmek zorundayız. Hele hele bu son dönemde, yani Kato Dağı’ndan tutunuz Beslerderesi, karşısını alınız Cudi, bütün buralarda, bölgede yiğitçe verilen bu mücadele unutulmayacaktır. Sizler şu anda bir tarih yazıyorsunuz ve bu kayıtlara çok farklı bir şekilde geçecektir. Şehitlerimiz bu tarihin inanıyorum ki mezar taşı olmaktan öte köşe taşları olacaktır. Ve medeniyetimizin güç kaynakları oluyorsunuz, çünkü bu ülkenin medeniyeti çok çok güçlü, çok çok farklı.

Ve ben bu düşünceler içerisinde birliğinizin, beraberliğinizin daim olmasını özellikle istiyorum. Birbirinizi bu vatan için sevin, birbirinizi Allah için çok sevin.

Ve bu mücadelenin sonunda gidilen o makam eğer bir şahadet varsa malum, ondan daha büyük bir makam olmaz. Rabbim inşallah bize de o makamı nasip etsin. Ve onların güler yüzle gittiğini biliyorum ve her an bizim yanımızda olduklarını da biliyorum. Ve sizler zaten bu mesleği seçerken inanıyorum ki o makamı görerek bu mesleği seçtiniz. Bu sadece aldığım maaş şöyledir, bu maaşın karşılığında ben buradayım mantığıyla değil, askerimiz, jandarmamız,  polisimiz, hepsinde de bu mesleğin tercih edilmesinin ardında ben bunun yattığına inanıyorum.

Ve Jandarma Teşkilatımızın 178. Kuruluş Yıl Dönümünü tebrik ediyorum. Ülkemizin güvenliği, milletimizin huzuru için canla, başla mücadele eden tüm jandarmalarımıza şükranlarımı sunuyorum.

Başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere bugüne kadar verdiğimiz şehitlere Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize Rabbimden şifalar temenni ediyorum.

Ziyaretiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ramazan-ı Şerifinizi ve yaklaşan bayramınızı şimdiden tebrik ediyor, Rabbim yar ve yardımcınız olsun.

Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum, kalın sağlıcakla.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.