Cumhurbaskani Erdogan’in Karaman toplu açilis töreninde yaptigi konusmasinin tam metni
Değerli kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.
Yaklaşık 3 yıllık bir aranın ardından bir kez daha Karaman’da sizlerle birarada olmanın mutluluğunu yaşıyorum.
2014 Ekim’inde Pamuklu Köyü’nde kaybettiğimiz 18 madenci kardeşimizi rahmetle yad ediyorum, ailelerine Rabbimden tekrar sabırlar diliyorum.
15 Temmuz gecesi Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde hayatını kaybeden Karamanlı Muhammet Yalçın kardeşimiz başta olmak üzere, istiklalimizi ve istikbalimiz için adeta bir gül bahçesine girercesine toprağa düşen tüm şehitlerimizi de rahmetle yad ediyorum.
Daha 22 yaşında hayatının baharında şehit olan Muhammet’i alçakça şehit eden FETÖ terör örgütüne ve tüm terör örgütlerine karşı, tarihine, ecdadına yakışır bir duruş ortaya koyan tüm Karamanlı kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.
Kurtuluş Savaş’ımızın unutulmaz kahramanı Doğu Cephemizin büyük komutanı Kazım Karabekir’i ve bayrağımız inmesin, ezanlarımız susmasın diye mücadele eden Karaman’ın tüm tunç yürekli evlatlarına Allah’tan rahmet diliyorum.
Karaman’a 16 Nisan’da yüzde 64’lük evet oranıyla bize verdiği güçlü destek için ayrıca teşekkür ediyorum.
Ne diyor o güzel Karaman türküsünde? Dur bakayım, arkasını getirebilecek misiniz?
“Aşamadım Karaman’ın ilinden…” Ses gelmiyor.
“Kahve fincan kayar oldu elimden,
Korkar oldum ayrılıktan, ölümden,
Er gibi meydanda dönenlerdeniz,
Bir ahbap yoluna ölenlerdendiniz.”
Biz Karaman’ın yoluna, Karaman’ın ahbaplığına gerekirse ölürüz be. Biz milletimiz için yeri gelmiştir vesayetçilere, yeri gelmiştir darbecilere, yeri gelmiştir terör örgütlerine, yeri gelmiştir yedi düvele kafa tuttuk bu uğurda her şeyi göze aldık. Yola çıkarken ne dedik? Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz-gece, gideceğiz gündüz-gece. Durmak yok… “Yola devam.” O kadar.
Türkiye için, Türk milleti için hepsine değer. Hamdolsun, milletimizle girdiğimiz hiçbir mücadelede bizi yalnız bırakmadı, hep yanımızda oldu, en son 15 Temmuz’da sadece oyuyla, sadece yüreğiyle değil, aynı zamanda canıyla da yanımızda olduğu gösterdi; Rabbim hepinizden razı olsun.
Bugün partimizin aynı zamanda 6. Olağan Kongresini yaptık ve şimdi de sizlerle bu muhteşem açılış törenini yapıyoruz.
Kardeşlerim, bugün açılışını yaptığımız toplam yatırım bedeli 1 milyar 259 milyon lira olan 170 kalem eser ve hizmetin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Rakamı görüyorsunuz değil mi? Karaman bunlara layık.
Eğitimde 336 adet dersliğin, 1080 öğrenci kapasiteli 5 adet pansiyonun, çeşitli spor tesislerinin, üniversitemizin fakülte ve yüksekokul binaları, konferans salonunu, kütüphanesini ve diğer yatırımları bugün resmen hizmete alıyoruz.
Kardeşlerim, 15 yıl öncesine bir gidelim, 20 yıl öncesine gidelim, şimdi bu seçimde biliyorsunuz 18 yaş seçme ve seçilme yaşı, ilk defa ilk defa oy kullanacak olan gençlere sesleniyorum, gençler, aah, siz acaba 18 öncesinin Karaman’ını tanıyor musunuz? Annelerinize sorun, size anneleriniz 18 yıl öncesinin Karaman’ını bir anlatsın, neydik, ne olduk, inşallah daha ne olacağız.
Bak şimdi Karaman’ın içinde yeni yeni şehirler kuruyoruz Karaman’ın içinde, çünkü Karaman şu anda göç veren değil, adeta göç alan bir ilimiz ve sanayileşmede yeni adımlar atıyoruz.
Sağlıkta Ermenek Devlet Hastanesi ek binasının, Kazım Karabekir Hastanesinin, Sarıveliler Hastanesi ek binasının ve diğer tesislerin açılışını bugün gerçekleştiriyoruz.
TOKİ 243 konutu altyapı ve çevre düzenlemeleriyle tamamladı, şimdi 2 bin konut daha hazırlanıyor, yakında sahiplerine onlar da teslim edilecek; hepsi satıldı hepsi. Niye? Artık Karaman çekim şehri oldu, cazibe şehri oldu, güzel şehir oldu. Burada işsizlik yok, bak nereden nereye.
Kardeşlerim; Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız içme suyu, kanalizasyon ve atık su arıtma tesisleri inşa etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız trafo merkezlerini kurdu. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız arazi toplulaştırma, destekler ve diğer yatırımları hizmete sundu. İl Özel İdaremiz tarımsal sulama, ulaştırma, altyapı projelerini hayata geçirdi. İçişleri Bakanlığımız polis meslek eğitim merkezi yaptı. Diğer bakanlıklarımızın da birçok yatırımları var, tüm bunları bugün resmen açıyoruz.
Ulaştırmada sizlerin gayet yakından bildiği Konya-Karaman yolu, Karaman-Mersin sınırı yolu, Karaman-Ermenek yolu, Karaman-Ereğli yolu gibi çok önemli bölünmüş yol projelerinin resmi açılışlarını da bu vesileyle bugün yapıyoruz, Karaman bunlara layık.
“Türkiye seninle gurur duyuyor.” Ben de sizlerle gurur duyuyorum.
Karaman Belediyemizin yaptığı birçok yatırımlar var, fuar ve kongre merkezleri, alt-üst geçitler, parkla, çevre düzenlemeleri, çeşitli hizmet binaları, asfalt ve kaldırım çalışmaları, yağmur suyu ve kanalizasyon altyapısı projelerini de bugün resmen açıyoruz.
Ermenek Belediyemizin katı atık transfer istasyonu, park, hizmet aracı alımı, yol, kanalizasyon, içme suyu altyapı, otobüs terminali gibi çok sayıda yatırımının açılışı da bugün.
Kazımkarabekir, Sarıveliler, Sudurağı belediyelerimizin çeşitli yatırımları var, onların da resmi açılışları bugün.
Ayrıca özel sektör kuruluşlarımızın gıdadan makineye kadar farklı alanlarda tamamladığı 10 fabrikanın resmi açılışı da bugün gerçekleşiyor.
Karaman’a bakanlıklarımızın, belediyelerimiz, özel sektör kuruluşlarımızın yaptığı bu 170 ayrı eser ve hizmetin ben bir kez daha bu güzel şehrimize bu tarih, kültür şehrimize hayırlı olmasını diliyorum, emeği geçen, katkısı olan herkesi tebrik ediyorum.
Kardeşlerim; Karaman Anadolu’nun ortasına sıkışıp kalacak bir şehir değildir. Geçmişte Karaman’ı il yaptılar ama, onu şanına yakışır hizmetlere kavuşturamadılar. Biz geçtiğimiz 15 yılda yaptığımız 12 milyar bugünün rakamı, eski rakamla değerli kardeşlerim 12 katrilyon, bu yatırımla Karaman’ın önünde yeni bir dönem açtık.
Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, var mıydı burada üniversite? "Hayır." 15 bini aşkın öğrencisiyle bölgemizin en seçkin yükseköğretim kurumlarından bir olma yolunda ilerliyor.
İnşasına başladığımız 5 bine yakın, teslim ettiğimiz 4 bini bulan toplu konutla Karaman’da şehircilik devrimi gerçekleştiriyoruz.
Konya-Karaman hızlı tren hattı büyük ölçüde tamamlandı, haberiniz var değil mi? “Evet.” Hatta dizel trenler işlemeye başladı, tümüyle de inşallah önümüzdeki yıl açılıyor. Tabi bu hat bir yandan Konya üzerinden İstanbul’a, Ankara’ya, İzmir’e bağlanırken, diğer taraftan da Mersin, Adana üzerinden Gaziantep’e, Mardin’e kadar uzanacak.
Türkiye’nin dört bir yanını havalimanlarıyla donatırken, eğitimden sanayiye her alanda büyüyen Karaman’ı ihmal etmek… Tabi Karamanlı Lütfi Efendi Kalkınma Bakanı ya, işte planların içerisine onu da sokuşturdu, yapmamız lazım diyor. İnşallah Hükümetimiz de atılacak bu adımı inşallah Karaman’da da gerçekleştirecek, Konya’ya uçakla indiğimiz gibi inşallah Karaman’ımıza da uçakla ineceğiz. Şehrimize yıllık 2 milyon yolcu kapasiteli havalimanı şu anda ihale sürecinde, bu havalimanını 160 milyon liralık bir yatırımla tamamlayıp inşallah 2020 yılında hizmete açmayı planlıyoruz.
Karaman’ın tarım arazilerini suyla buluşturmak için yatırımlar kesintisiz devam ediyor, şu ana kadar 77 bin dekar arazi sulamaya açıldı. İnşası tamamlanan İbrala Barajı uzun yıllar boyunca Karaman’ın su ihtiyacını ne yapacak? Karşılayacak.
Karaman’la birlikte bölgemize ve ülkemize çok büyük fayda sağlayacağına inandığım bir başka önemli konu, belki de en önemlisi, Karaman serbest bölgesinin kurulmuş olmasıdır. Geçtiğimiz yıl 19 milyar dolar ihracat yapan, 68 bin kişiyle istihdam sağlayan serbest bölgelerimizin yatırım niteliklerini ve teşviklerini artırdık. Bu yeni model serbest bölgelerin ilk örneğini de Karamanda kurduk. Antalya’daki, Mersin’deki limanlara kara yoluyla, demir yoluyla bağlanacak bu serbest bölgemizde Karaman’ın üretim ve ihracat gücü katbekat artacaktır; bir kez daha hayırlı olsun diyorum.
Gördüğünüz gibi durmak yok… “Yola devam.” Durmak yok… “Yola devam.” Durmak yok… “Yola devam.” Eyvallah. Şu heyecana bak, coşkuya bak.
Beyler, bayanlar sizin çok önünüzde ha, ona göre.
Ülkemizin 80 vilayetiyle birlikte Karaman’a da kesintisiz hizmet vermeyi sürdürüyoruz.
Sizlerden 2019 seçimlerinde ve ülkemizin, milletimizin geleceği için yapacağımız çalışmaların önünü açacak çok güçlü bir destek bekliyorum. Türkiye 2019 imtihanını başarıyla vermeden geleceğine güvenle bakamayız, bunun için hep birlikte çalışmalıyız, özelikle kadınlarımıza ve gençlerimize güveniyorum. Kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? “Evet.” Gençler, aynı şekilde kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? “Evet.” Ülkemizin geleceğinde en büyük belirleyici sizler olacaksınız. Kadınların ve gençlerin…
Kadınların ve gençlerin sahip çıktığı bir Türkiye’nin sırtını yere getirmeye Allah’ın izniyle hiçbir faninin gücü yetmez. Bizler bir yandan askerimizle, polisimizle, jandarmamızla, korucularımızla ülkemizi güvenli tutmanın gayreti içindeyiz, diğer yandan da iş dünyamızla, ihracatçılarımızla, işçimizle, üreticimizle ekonomi alanında gecemizi gündüzümüze katarak çalışıyoruz. Milletimizle birlikte çıktığımız bu yolda 2023 hedeflerimize adım adım ilerliyoruz. Allah’ın hedeflerimize inşallah ulaşacağız, bundan hiç şüphemiz yok.
Elhamdülillah buraya geldik ya, yeter bize.
Gençlerimizden beklentimiz, emaneti bizim bıraktığımız yerden devralıp 2053 ve 2071 vizyonlarını hayata geçirmeleridir. Tüm bunlar için şimdiden tam bir seferberlik ruhuyla çalışmamız gerekiyor.
Karaman, size sesleniyorum, 2019 Mart’ına yerel yönetim seçimlerine hazır mıyız? “Evet.” Aynı şekilde cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi seçimlerine Kasım ayı için hazır mıyız? “Evet.” Fakat durmayacağız ha, çok çalışacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. "Amin."
Kardeşlerim, ülkemizin çevresinde yaşanan hadiselerin hiçbiri diğerinden bağımsız değildir. Suriye’de sergilenen insan ve medeniyet katliamı ile Kudüs’te kesintisiz şekilde süren zulümlerin atılan provokatif adımların amacı aynıdır. Irak’ta, Yemen’de, Körfez Bölgesinde yaşanan krizler hep aynı projenin ayakları mahiyetindedir. Türkiye’nin de içinde bulundu bu kadim coğrafya belli birtakım güçlerin, evet, yeniden tanzim etmeye çalıştığı senaryodur. Bölgedeki birtakım muhteris yönetimler de bunlara destek veriyor. Terör örgütleri bu oyunun en acımasız, en kanlı, en ahlaksız araçlarıdır. Biz bu oyunu gördük, deşifre ettik, sadece bununla kalmadık bu oyunu bozacak adımları birer birer değerli kardeşlerim, atıyoruz.
Suriye’de başarıyla sonuçlandırdığımız Fırat Kalkanı Harekatı bu adımlardan biridir. Şu anda İdlib’de Rusya ve İran’la birlikte yürüttüğümüz bölgeyi güvenli hale getirme operasyonu bunlardan biridir. İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısında Liderler Zirvesinde Kudüs’ü Filistin’in başkenti olarak kabul etme kararımız bunlardan biridir.
Kemal Bey duymamış, Karaman’dan da seslenelim duysun bari. Ey Bay Kemal, Kudüs bizim ruh dünyamızın zaten başkenti ve bizim şu anda orada işgal altında olması hasebiyle oraya büyükelçilik tabelası asılamıyor, ama bir defa fiilen orada bizim görevli olan büyükelçimiz var, ondan da haberi yok.
Ve bu doğrultuda atacağımız daha çok adım var. Afrin’i teröristlerden temizleyeceğiz, Münbiç’i teröristlerden temizleyeceğiz, Tel Abyad’ı, Resulayn’ı, Kamışlı’yı teröristlerden temizleyeceğiz. Şemdinli’den Yayla Dağına kadar tüm sınırlarımızı teröristlerden temizleyeceğiz. Sınırlarımızın dibinde terör yuvaları kurulmasına izin vermeyeceğiz. Kudüs başta olmak üzere tüm mukaddes beldelerimize yönelik tahriklere, tacizlere göz yummayacağız. Güya müttefikimiz olan birilerinin şımarttığı, kışkırttığı, silahlandırdığı teröristlerin heveslerini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da inşallah kursaklarında bırakacağız.
Kardeşlerim, her kafadan bir ses çıktığı için müttefiklerimizin hangi konuda ne düşündüğünü, ne yaptığını, ne yapacağını anlamakta açıkçası zorluk çekiyoruz. Ama onlar ne derse desin, ne yaparsa yapsın, bizim bu noktada kararımız gayet nettir. Biz ne diyoruz? Rabia. Arka taraf, Rabia. Rabia’da ne var? Şöyle gür çıksın bakalım, hep beraber.
Tek millet; Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Abhaza’sıyla, Boşnak’ıyla biz 80 milyonu yaratılanı sevdik Yaradan’dan ötürü anlayışıyla sevdik. Tek millet, ayrımcılık bizde yok.
İki, tek bayrak diyoruz; işte bayrağımız tek. Rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin ta kendisi.
Üç, Üç, bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır, aksi takdirde vatan olamaz. İşte 780 bin kilometrekareyle tek vatan.
Dört; neymiş o paralel devlet, bilmem ne, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devlet tanımıyoruz. Eğer birileri bu tür yollara tevessül ederse işte Güneydoğu’da-Doğu’da ne dedik, inlerine gireceğiz dedik. Girdik mi? "Girdik." İşte askerimiz, polisimiz, güvenlik korucularımız, jandarmamız hep birlikte F16 oldular, hep birlikte helikopterlerle, ATAK’larla üzerlerine gittiler, hep birlikte komandolarımız inlerine girdiler ve şu anda onlar kaçıyor, evet biz kovalıyoruz.
FETÖ de yurt dışına kaçıyor. FETÖ de Batıya sığınıyor, kime? George’ye sığınıyor, Hans’a sığınıyor. Nereye kaçarsanız kaçın kovalayacağız. İşte bir kısmı binlerce malum cezaevlerinde. Bazen geliyorlar yok günahsız, herhangi bir yanlış var, şöyledir böyledir; kusura bakmayın. Eğer suçu yoksa yargı zaten bırakır ki bu tür olanları da zaten yargı bırakıyor. Ama biz 251 şehidimiz, 2193 gazimizin ahından korkuyoruz. Onun için de onların kanı yerde kalamaz, gereği neyse yargı bunu yapacak, biz de takipçisi olacağız. İşte bütün bu anlayışla kendi sınırlarımız içinde, sınırlarımızın yanı başı Suriye’de, Irak’ta terör oluşumlarına müsaade etmeyeceğiz, bunun adı PKK da olsa, PYD, YPG de olsa, FETÖ de olsa, DEAŞ da olsa fark etmez, hepsi aynı şamdanın kolları gibidir. Ne pahasına olursa olsun, karşımıza hangi görünüş altında kim çıkarsa çıksın, bu terör oluşumlarını birer birer yıkıp geçeceğiz.
Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için bir gün ekonomi silahına davranan, bir gün bizi radikal ideolojilerin hamisi olmakla suçlayan, bir başka gün farklı riyakarlıklar peşinde koşanların oyunlarına artık karnımız tok. Yıllardır yüzümüze başka şeyler söyleyip arkamızdan başka işler çevirenlerin artık ne dedikleri değil sadece yaptıkları bizi ilgilendiriyor, biz ona bakarız. Aynı ittifaklar içinde bulunduğumuz ülke ve kuruluşlar ne zaman ki Suriye’de bizim terör örgütü olarak tanımladığımız yapılarla iş tutmaktan vazgeçerler, işte o zaman gerçekten müttefikimiz olurlar. İşte Amerika, 4 bini aşkın tırla Kuzey Suriye’ye ağır silahlar getirdi, niye getiriyorsun? Niçin? Bu silahlar kime veriliyor? Bize bunu açıklamaları lazım, açıklamadan samimiyetlerine inanmamız mümkün değil. Aynı şekilde koalisyon güçleri, açıklamaları lazım. Yani biz her yapılana eyvallah mı diyeceğiz? O güne kadar bizim için terör örgütlerinin ve onların sapkın ideolojilerinin destekçisi olarak kalmayı sürdürmeleri halinde bizim bakışımız da kusura bakmasınlar farklı olacaktır. Bizim hiç kimseye peşin husumetimiz olmadığı gibi hiç kimseye peşin teslimiyetimiz de söz konusu değildir. Biz ülkemizin ve milletimizin tamamen meşru, tamamen haklı, tamamen adil çıkarlarına, beklentilerine, hedeflerine göre çalışmayı sürdüreceğiz. Bu yolda kim bizimle birlikte yürürse kendisine teşekkür eder, işbirliği yaparız. Ama kim önümüze çıkar, yolumuzu kapatır, ayağımıza çelme takmaya kalkar, hatta doğrudan birliğimize, varlığımıza saldırırsa, hiç kusura bakmasın, basar tekmeyi geçeriz.
Kardeşlerim, Köroğlu ne diyor:
“Mert dayanır namert kaçar,
Meydan gümbür gümbürlenir.
Şahlar sahi divan açar,
Divan gümbür gümbürlenir.
Yiğit kendini övende
Toplar menzili döğende
Kılıç kalkana değende
Kalkan gümbür gümbülenir.
Ok atılır kal’asından
Hak saklasın belasından
Köroğlu’nun narasından
Dağlar gümbür gümbürlenir.”
Evet, işte mertler. Mertlerin dayandığı, namertlerin kaçtığı günlerden geçiyoruz. Biz bin yıldır buradayız, hep dayandık. Varsa bu ülkeye, bu millete göz diken, önce bin yıllık bedelin ne olduğuna bir baksın, ondan sonra hesabını tekrar yapsın.
Kardeşlerim, yüz yıl önce dönemin tüm büyük güçleri adeta üzerimize çullanmışken bile Çanakkale’de, Kut’ul Amare’de, Kafkas Cephesinde, Kurtuluş Savaşında nice tarihi zaferlere imza atmış bir milletiz. Cumhuriyet döneminde içerisinde yer aldığımız ittifaklara aynı güvenlik ve demokrasi çemberi içinde bulunduğumuz müttefiklerimize hep sadık kaldık. Türkiye’den zarar, Türk milletinden fenalık gördüğünü söyleyebilecek tek bir ülkeye, tek bir topluma rastlayamazsınız. Tam tersine özellikle geçtiğimiz 15 yılda yakın çevremizden başlayarak dünyanın her yerinde mazlumların, mağdurların, gariplerin yanında yer aldık, imkanlarımızı onlarla paylaştık. Bakınız, geçtiğimiz yıl 6 milyar dolarlık insani yardımla dünyada ikinci sırada, milli gelire göre ise birinci sırada yer aldık.
Yarın Başbakanımız bir heyetle nereye gidiyor? Bangladeş’e. Niçin gidiyor? Oradaki Rohingya Müslümanlarını ziyaret etmeye. Daha önce eşim, Dışişleri Bakanım, Aile Sosyal Politikalar, STK’larımız, onlar gittiler. Biz dertliyiz dertli. Kızlar, dertliyiz biz. Dertli olmayandan bir şey olmaz. Ya aşık olacaksın, ya dertli olacaksın. Dertli olursan, aşık olursan işte o zaman Ferhat gibi dağları deler geçersin. Şirin’e kavuşmak için Ferhat olmak lazım, öyle mi? "Evet." İşte biz böyle çıktık yola.
Değerli kardeşlerim, bu heyecanınızı 2019’un Mart’ına ve Kasım’ına inşallah taşımanızı istiyoruz. Ben buna hazır olduğunuzu görüyorum. Onun için şöyle gür bir seda ile bir seslenelim bakalım, o da duysun.
Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.
Hazır mısınız? "Evet."
Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Karaman’ı hatırlatıyor.
Kalın sağlıcakla, sağ olun, var olun.