Cumhurbaskani Erdogan’in Kastamonu 6. Olagan Il Kongresi öncesi halka hitabinin tam metni
Buraya gelmişken kapalı salonun dışını doldurmuş bunca kardeşimize şöyle bir selam vermeden içeriye giremezdik.
Ve 2017’yi geride bırakıyoruz, inşallah 2018’e başlayacağız. Ve 2018’in Kastamonu’muz, ülkemiz, tüm dünya için barışa, dayanışmaya vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum.
Kardeşlerim; bir olmaya, beraber olmaya, iri olmaya çok muhtacız. Birbirimizi sevmeye muhtacız. Dayanışmaya muhtacız. Birileri bölmek, parçalamak istiyorlar. Ama biz o böl-parçala-yönet mantığını inşallah Rabia’mızla geri çevireceğiz.
Bizim Rabia’mızda ne vardı? Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.
Tek milletle neyi kastediyoruz? Bu ülkede Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Roman’ıyla, Arnavut’uyla, Boşnak’ıyla, Arap’ıyla 80 milyon tek millet. Bizi bölemeyecekler, bizi parçalayamayacaklar. Ve onların bütün o gayretleri bizi birbirimize daha da ne yapacak, yaklaştıracak. Çünkü biz birbirimizi, yaratılanı severiz Yaradan’dan ötürü anlayışıyla seviyoruz. Yoksa makam, mevki, para, pul, bundan dolayı değil. Nedir ya makam mevki, hepsi geçici, hepsi gidici. Düşünün, ne olacak; 2 metreküplük bir yere gömecekler mi bizi? "Evet." Ölümden kaçmak var mı? "Hayır." Hoca efendi gelecek musalla taşına. Musalla taşına geldiği zaman da cumhurbaşkanı niyetine demeyecek, trilyarder niyetine demeyecek, başbakan niyetine demeyecek, ne diyecek? Er kişi niyetine. Buyur, her şey gitti. Hatun kişi niyetine, her şey gitti. Var mı bir şey? Yok. Bir şey kalacak, baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş meğer. Eğer bir şeyler bırakabildiysen bu dünyada, işte onlarla anılacaksın, mesele o.
İki; tek bayrak, bayrağımız. İşte rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin ta kendisi. Bayrağımızın üstüne bayrak yok.
Üç, bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Vatanımızı parçalamak isteyenler şimdi bedelini ödüyorlar mı? Ödüyorlar. Şu anda askerimiz, polisimiz, güvenlik korucularımız, jandarmamız işte Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Beslerderesi’nde F16 olup, helikopter, tank-top olup bunları inlerine kadar kovalamak suretiyle hesabını soruyor mu? "Evet." Soruyor. Tek terörist kalıncaya dek değil hepsini sıfırlayıncaya kadar bu mücadele devam edecek. Zira bu milletin huzurunu bölmeye, kaçırmaya kimsenin hakkı yok. Bizim birliğimizi, beraberliğimizi asla böldürtmeyeceğiz.
Ve dört, tek devlet. Paralel devletmiş, şu devletmiş-bu devletmiş, asla. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka bir devlet tanımıyoruz, devletimiz bu.
Öyleyse ne yapacağız? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.
Ve değerli kardeşlerim, sizlerden 2019 biliyorsunuz gerek mahalli idareler seçimi Mart, Kasım hükümet sistemiyle ilgili milletvekili seçimi, bunu yapacağız. Dolayısıyla şimdiden hep beraber ana kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları, yoğun bir çalışmaya hazır mıyız? "Evet." Hazır mıyız? "Evet." Öyleyse kapı-kapı dolaşacağız, tamam? Sağ olun.
Ben hepinize tekrar gerek şahsım, gerek bakan, milletvekili arkadaşlarım adına şükranlarımı sunuyorum.
Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.