Cumhurbaskani Erdogan’in Kayseri Kadin Kollari 5. Olagan Il Kongresi’nde yaptigi konusmasi
Kayseri, yüreği Erciyes gibi yüce Kayseri, gönlü Kayseri Ovası, Develi Ovası, Akdölen Ovası, Zamantı Ovası, Mandal Ovası gibi engin Kayseri, Anadolu’daki tüm kadim uygarlıkların beşiği Kayseri. Selçuklu’nun, Osmanlı’nın emaneti Kayseri. Türk tarihinin sancaktarı Kayseri. Sanayinin, ticaretin, tarımın, eğitimin medarı iftiharı Kayseri. Anadolu’nun ortasında nasıl bir başarı abidesi yükseltilir tüm Türkiye’ye, tüm dünyaya bunu gösteren Kayseri. Makarr-ı ulema, yani alimler, abidler şehri Kayseri. Şehitler, gaziler diyarı Kayseri. Seni kalpten selamlıyorum Kayseri.
Bizi bugün burada bir kez daha sizlerle buluşturan Rabbime hamd ediyorum. Bizi böyle bir milletin evladı olma şerefini bahşeden Rabbime hamd ediyorum. Bize sizler gibi yol arkadaşları nasip eden Rabbime hamd ediyorum.
Buradan Kayseri’nin tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki, evlerindeki kardeşlerime en kalbi sevgilerimi yolluyorum.
Şu muhteşem kalabalık, gönüldaşlarım; sizlerle birlikte buradan inşallah 24 Haziran’a yürüyoruz. 16 Nisan halkoylamasında yüzde 68 gibi rekor bir oyla bir kez daha bize destek olan, mücadelemizde yanımızda bulunduğunu gösteren tüm Kayserililere şükranlarımı sunuyorum.
Kayseri, AK Parti iktidarlarının diriliş hamlelerinin en yakın şahidiydi. İnşallah Kayseri 24 Haziran’da –altını çiziyorum- erdem, irade ve cesaretle Türkiye’yi şahlandıracak illerin de başında gelecektir.
Ey Kayseri, 24 Haziran’da cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçmeye hazır mıyız?
Ey Kayseri, 24 Haziran’da güçlü ve itibarlı Meclisiyle, etkili ve istikrarlı hükümetiyle, bağımsız ve tarafsız yargısıyla yeni bir Türkiye’ye merhaba demeye hazır mıyız?
Şimdi bir şey soracağım; birileri bir fitne, fesat kaynatıyor. Bu ne biliyor musunuz? Oyumu Cumhurbaşkanına vereceğim, ama Parlamentoda AK Parti’ye vermeyeceğim. Böyle bir şeye siz ne diyorsunuz? Böyle bir şey olabilir mi? Bu oyunu da bozmaya var mıyız? Ve bu oyun, bu tezgâh kimlerin olduğunu anlıyorsunuz. İnşallah bu münafıklar çetesini inşallah 24 Haziran’da hep birlikte yere gömeceğiz. Kayseri buna muktedirdir, Kayseri’de bu oyun sökmez, dolayısıyla Türkiye’de sökmez, tamam? Tamam?
Kayseri, 24 Haziran’da gelişmiş demokrasisiyle, geniş hak ve özgürlükleriyle sınırlarımız içinde ve dışında sağlanmış güvenliğiyle daha güçlü bir Türkiye’ye yürümeye hazır mıyız? İşte Kayseri budur. Benim tanıdığım, bildiğim Kayseri budur. Her zaman milletinin ve devletinin yanında yer alan Kayseri budur. İşte 2023 hedeflerimize birlikte yürümek istediğimiz Kayseri budur.
Kayseri’nin hanımları; kendiniz, aileniz ve ülkeniz için 24 Haziran’a kadar gece-gündüz koşturmaya var mıyız? Ses bana az mı geliyor?
Şimdi bir de gençlere döneyim, gençler önce şöyle ellerinizi bir göreyim. Maşallah, Barekallah, böyle.
Gençler; sizlere 2053 ve 2071 vizyonlarını emanet edeceğimiz … birlikte inşa etmek için 24 Haziran’a kadar gece-gündüz çalışmaya var mıyız? Maşallah. Gençler, bir daha, var mıyız? İnan bunu Türkiye duydu evvel Allah.
Benim bildiğim, tanıdığım, sevdiğim, güvendiğim Kayseri işte budur. Rabbim hepinizden razı olsun.
Kardeşlerim; Kayseri bize destek verdi, biz de Kayseri’ye destek verdik. Kayseri’ye son 15 yılda ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 20 milyar liralık yatırım yaptık. Eski rakamla ne demek bu? 20 katrilyon. Eğitimde 4337 yeni derslik kazandırdık. Yükseköğrenim öğrencilerimiz için 5 bin kapasiteli yurtlar açtık. Önümüzdeki üç yıl içinde 2250 kişilik daha yurtlar açıyoruz. Sağlıkta 14’ü hastane olmak üzere toplam 41 adet sağlık tesisi yaptık. 2 adet devlet hastanemizin inşası da sürüyor. Biraz sonra şehrimize kazandırdığımız dünyada eşine az rastlanır bir sağlık tesisinin, yani Kayseri şehir hastanesinin açılışını yapacağız. Hastaneyi gördünüz mü? Gördünüz değil mi? Kayseri’ye yakışır değil mi? Biz de Kayseri’ye yakışanı yaptık. Bunlar benim Belediye Başkanlığı dönemindeki rüyamdı. Ve bu rüyamdan ilkini aslına Kayseri’de temelini attım, bugün de açılışını yapıyoruz. Maliyeti ne biliyor musunuz? 430 milyon avro, yani TL’den bahsetmiyorum ha, avro. Niye? Çünkü Kayseri’ye yakışan bu. Kapıdan girdiğin zaman burada yok yok, her şey var. Bu dev eserin yatak sayısı 1607, içinde 6 ayrı hastanesi var, örnek bir sağlık kuruluşu. Kayseri’yle birlikte ülkemizde beşinci şehir hastanemizi açmış oluyoruz. Sağ olasınız, var olasınız. İnşallah yılsonuna kadar 4 şehir hastanesini daha hizmete alacağız. Kayseri Şehir Hastanemizin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
TOKİ Kayseri’de son 16 yılda 17800 konut projesi gerçekleştirdi.
Kayseri’ye Cumhuriyet tarihi boyunca, bakın burası da önemli; 83 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı, biz Kayseri’ye 16 yılda 537 kilometre bölünmüş yol yaptık, işte farkımız bu. Toplam maliyeti 1 milyar lirayı aşan 16 adet yol projemizin yapımı da süratle devam ediyor.
Ankara-Sivas yüksek hızlı tren hattına bağlantılı olarak Yerköy, Şefaatli, Kayseri arasında toplam maliyeti yaklaşık 2,5 milyar lira olan yüksek hızlı tren hattı da devam ediyor. Bu hattın altyapı uygulama projeleri tamamlandı, teklifler alındı, inşallah yakında inşasına başlıyoruz.
Kayseri için çok önemli olan bir diğer hızlı tren projemiz ise, Antalya, Konya, Aksaray, Nevşehir, Kayseri hızlı tren projesidir. Toplamda 642 kilometre uzunluğa sahip hem yük, hem de yolcu taşımacılığı yapılacak hattın etüt projesi çalışmaları devam ediyor.
Değerli kardeşlerim, diğer demiryolu hatları da modernize edildi.
Kayseri Boğazköprü Lojistik Merkez Projemizin birinci etapta yükleme rampası ile 4 adet yol tamamlandı. İkinci etabın yapım ihalesi ise bu ay içinde inşallah gerçekleştiriyoruz. Kayseri Havalimanımızın 2003 yılında 324 bin olan yolcu trafiği 2017’de ne oldu biliyor musunuz? 2 milyon 150 bin. Bak nereden nereye. Kayseri Havalimanımızın mevcut terminal binası yolculara hizmet verme noktasında artık yetersiz kalıyor. Biz bu sorunu çözmek için Kayseri Havalimanımıza yeni bir terminal binası yapmayı planlıyoruz.
Kayseri’ye 7 baraj, 4 gölet inşa ettik, 4 barajın inşaatı da devam ediyor. Kayseri’nin bir nevi denizi olan Yamula Barajı ve hidroelektrik santraliyle enerji üretiminden tarımsal sulamaya, su sporlarından balıkçılığa, turizme kadar birçok alanda Yamula Barajıyla şehre bereket getirdik. Son 15 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle Kayseri’de 353 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Kayserililerin yıllarca bitmediği için gıcık tünel diye tanımladığı Develi Havzasına su aktaracak 10700 metre uzunluğundaki tünel artık 1991 yılında ihale edilmiş ve hiç yol alınamamıştı. Hükümetlerimiz dönemlerinde bu tüneli ve kanallarını hizmete aldık. Böylece Zamantı ırmağından Develi Ovasına su aktardık.
Bunları biz yaparız, yaparız. Şimdi birileri çıkmış diyorlar ya; cumhurbaşkanı adayı ekonomiyi iyi bilecek. Diyorlar ya, cumhurbaşkanı adayı yatırımlarıyla tanınmış olacak. Nerede o cumhurbaşkanı, o aday nerede? Nerede o aday? Canım kardeşlerim, Ziya Paşa güzel söylemiş; “Eşek zerdüz palan vursan eşek yine eşektir.” Bir başka sözünde de şunu söylemiş: “Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.” Biz eserlerimizle konuşuyoruz, biz eserlerimizle milletin karşısındayız. Bilemiyorum Ana Muhalefetin adayı neyle milletin karşısında. Bizim bu millete, bu ülkeye eser verişimiz yeni başlamadı, ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından eser vermeye başladık, Başbakanlığımızda devam ettik, Cumhurbaşkanlığımızda da devam ediyoruz. Bizi buralara siz getirdiniz. Sizinle birlikte büyüdük, sizinle birlikte büyümeye devam edeceğiz. Ama…
Biz de Yahyalı’yla gurur duyuyoruz ya. Kayseri’yle gurur duyuyoruz dersek daha iyi olmaz mı?
Kayseri, 24 Haziran’da milli iradenin gücünü bir kez daha göstermeye hazır mıyız? 24 Haziran’da bir kez daha yatırımın, projenin, icraatın, büyümenin, gelişmenin, kalkınmanın önünü açmaya hazır mıyız? 24 Haziran’da tercihimizi bir kez daha demokrasiden, özgürlüklerden yana kullanmaya hazır mıyız? Rabbim sizlerden razı olsun.
Kardeşlerim; Kayserili ticareti iyi bilir, öyle mi? Ne o ses çok az geldi. Öyle mi? Kaliteden de çok iyi anlar. Kayseri, aynı zamanda siyasetçinin kalitelisini de çok iyi bilir. Türkiye 24 Haziran’da bir seçime gidiyor. Seçim tarihinin açıklandığı 18 Nisan tarihinden bugüne kadar yaşananları şöyle bir gözünüzün önünden geçirin. Ana Muhalefetin ve onunla birlikte hareket edenlerin cumhurbaşkanı adaylığı, milletvekili transferleri, ittifak arayışları konusundaki tavırlarına, hesaplarına, taktiklerine bir bakın. Oyun, oyun içinde oyun. Göreceğiniz tek şey tutarsızlık olacaktır, ilkesizlik olacaktır, millete saygısızlık olacaktır. Ne yaptılar? Haftalarca milleti oyaladılar, yok çatı dediler, yok kapı dediler, yok pencere dediler, sonunda ince siyasette karar kıldılar, ince siyaset. Niçin biliyor musunuz? Çünkü 16 Nisan’dan bugüne kadar geçen 1 yılda ülkemizin önünde öyle bir mesele olduğunu hiç düşünmemişler. İnanın bana seçim bu Haziran’da değil önümüzdeki yılın Kasım’ında olsa da farklı bir şey yaşanmayacaktı. Şimdi bu oyunu iki hafta oynadılar, belki o zaman iki ay oynayacaklardı. Sadece bu iki haftada yaşananlar bile kimlerin siyaseti ülkenin ve milletin geleceği için yaptığını, kimlerin de siyaseti sadece ve sadece kendi çıkarları için düşündüğünü tüm açıklığıyla ortaya koymuştur.
Milletimiz bu eski devir siyaset tarzından çok çekti, bu siyaset tarzı 1960’da mazlum bir Başbakanı darağacına gönderdi. Bu siyaset tarzı 1970’li yıllar boyunca kardeşi kardeşe düşman eden, bir fitnenin ülkemizi kasıp kavurmasına yol açtı. Değerli kardeşlerim; bu siyaset tarzı 1980 darbesinde bir sağdan-bir soldan diyerek fidan gibi delikanlıların hayatlarını kararttı. Bu siyaset tarzı 1990’lı yıllar boyunca kaosun, istikrarsızlığın, güvensizliğin ülkemizin başına bir karabulut gibi çökmesine sebep oldu. Bu siyaset tarzı kökeninden, inancından, meşrebinden, fikrinden, zikrinden dolayı insanlarımıza eziyet edilmesine göz yumdu. Tayyip Erdoğan tüm siyasi hayatı boyunca işte bu köhne siyaset anlayışıyla mücadele etmiştir. Yeri gelmiştir milletvekilliği elinden alınmıştır, yeri gelmiştir Başbakanlığına engel olunmuştur, yeri gelmiştir Cumhurbaşkanlığına kem gözle bakılmıştır. Ne yaparlarsa yapsınlar mücadeleden kaçmadık, sözümüzü Pir Sultan gibi söyledik:
“Koyun beni Hakk aşkına yanayım,
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan.
Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım?
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan.”
Evet, işte böyle 40 yıldır Tayyip Erdoğan’ı milletiyle birlikte Hakk yolunda yürümekten alıkoyamayanlar 24 Haziran’da da bunu başaramayacaklar.
Kardeşlerim; hep aynı şeyleri yaparak her defasında farklı sonuçlar elde etmeyi beklemek akıl karı değildir. Madem Türkiye’de işler bir türlü tam olarak milletimizin istediği gibi gitmiyor, öyleyse meselenin özüne inmenin vakti gelmiş demektir. AK Parti’nin 16 yıllık iktidarı boyunca Türkiye’nin 3,5 kat büyümesi, demokrasiden ekonomiye her alanda tarihi reformlara imza atılması, birtakım hastalıkların her fırsatta nüksetmesine engel olamadı, olamıyor. Eski devrin mahsulü bu hastalıklarla iktidarımızın her döneminde attığımız her adımda karşılaştık. Kimini milletimizle paylaştık, kimini paylaşamadık. Ama öyle şeyler yaşadık ki artık bu anlayışla, bu yönetim sistemiyle daha fazla gidemeyeceğimizi gördük. Bu terazinin bu sıkleti çekemeyeceği açıkça ortadayken hala aynı yanlışların peşinden sürüklenmenin anlamı yoktur.
15 Temmuz darbe girişimi milletimizin de artık bu gidişe dur demek kararında olduğunu gösterdi. Buna hazır mıyız? Hazır mıyız? Geçmişteki darbeleri tasvip etmese de fiili bir karşı koyuş göstermeyen milletimiz, 15 Temmuz’da büyük bir ferasetle hemen sokağa çıkıp istiklaline ve istikbaline sahip çıktı. Rabbim ne buyuruyor? Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır olabilir. Türkiye’yi ve Türk milletini esir etmek için başlatılan bir darbe girişimi, tarihimizin en büyük diriliş hamlesine dönüştü. 15 Temmuz gecesi vatanını darbecilere karşı koruyan milletimiz 16 Nisan’da da ülkesinin yeni yönetim sistemine onayını vermiştir. Şartlar bizi Anayasa değişikliğine göre Kasım 2019’da geçeceğimiz yeni yönetim sistemini 24 Haziran seçimleriyle birlikte hayata geçirmeye yöneltmiştir. “El hayru fî mâ vaka’a” her olanda hayır vardır. Biz de böyle diyerek ülkemizi bu süreçten hızla ve en sağlıklı şekilde çıkarmak için harekete geçtik. Milliyetçi Hareket Partisi’yle birlikte kurduğumuz, Büyük Birlik Partisi’nin de destek verdiği seçim ittifakımızla milletimizin karşısına çıktık. Dün Yüksek Seçim Kurulu’na adaylığımızın resmi başvurusu yapıldı ve ittifak protokolümüz teslim edildi. Yenikapı ruhu cumhur ittifakına dönüştü. Şimdi ne var? Cumhur ittifakı var. Cumhur ittifakında bütünleştik mi? Zira ümmetin buna ihtiyacı vardı, şimdi bunu yapıyoruz. Ayrılığa gayrılığa son, şimdi birlik, şimdi beraberlik zamanı.
Yarın İstanbul’da Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin manifestomuzu milletimizle paylaşacağız. Yaklaşık 1 hafta sonra da cumhurbaşkanlığı seçim beyannamemizi milletimizin takdirine sunacağız. Biliyorsunuz önümüz Ramazan, seçim kampanyamızı bu mübarek ayın feyzinden ve bereketinden azami düzeyde istifade edecek şekilde yürüteceğiz.
Bu arada devlet işlerini de ihmal etmeyecek, gerek yurt içinde, gerek yurt dışında gereken her çalışmayı yürüteceğiz.
Özellikle terör örgütleriyle mücadelemizde en küçük bir zafiyete asla izin vermeyeceğiz.
Ana muhalefetin başındaki zat ’Afrin’e gitmeyin’ diyor. Beyefendi, sen bu ülkenin başında olsaydın, Allah göstermesin, ah ah kim bilir şu anda Hatay’da ne olacaktı, kim bilir şu anda Gaziantep’te, Kilis’te ne olacaktı, Şanlıurfa’da ne olacaktı? Biz ülkemizi taciz eden kim olursa olsun beklemeyiz, üzerine üzerine gideriz. Onun için Afrin’e gittiğimiz gibi Fırat Kalkanı Harekâtında da önce Cerablus dedik, ardından biliyorsunuz El Rai dedik, El Bab dedik ve 2 bin kilometrekarelik alanı kontrolümüzün altına aldık, tamam? Afrin’e girdik, Afrin’de de şu anda 2 bin kilometrelik alanı yine kontrolümüzün altına aldık. Ve son olarak Afrin’de etkisiz hale getirilen terörist sayısı elhamdülillah 4406. Kararımızı verdik, adımımızı attık. Şimdi İdlib, Tel Rifat, Münbiç, buralarda da bu teröristleri kazıyacağız. İnlerine girdik, devam edeceğiz. Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te, Kandil’de, Beslerderesi’nde bunları biz kovalayacağız sonuna kadar. Zira bunların anladığı dil neyse onlara o dilden konuşacağız. Durmak yok... O kadar.
Sınırlarımız içinde de dağ-taş demeden nerede bir terörist varsa gidip bulup sığınağıyla, mühimmatıyla, kendisiyle yok ediyoruz. Türkiye’yi tehdit eden son terörist de etkisiz hale getiriline kadar bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Çünkü bizim bir Rabia’mız var, Rabia, şöyle bir göreyim elleri, görelim görelim, burası Kayseri. Çok gür seda ile Türkiye’nin duyması lazım.
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.
Kardeşlerim; bu tek milletin içinde 81 milyon tek millet, çünkü biz ayrımdan yana değiliz. Zira yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevdik. Rabbim öyle emrediyor, Peygamberimiz öyle tavsiye ediyor, ayrım yok bizde. Onun için şöyle gür seda ile…
Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte tüm Türkiye Türkiye olacağız. Fitneye, fesada fırsat vermeyeceğiz. Fitneciler şu anda iş başında, fesatçılar iş başında. Onun için şu kalan 49 günde durmak yok... Durmak yok... Kapı-kapı dolaşacağız, tamam? Bildiklerimizi bilmeyenlere anlatacağız.
Bakın, göreve geldik, Türkiye’nin IMF’e borcu neydi? 23,5 milyar dolar. 2013 IMF’e borcu sıfırladık, borç yok. Merkez Bankası’nın döviz rezervi neydi? 27,5 milyar dolar. Şu anda döviz rezervimiz ne? 114 milyar dolar. Nereden nereye. Yürüyoruz ya, güçlüyüz, daha güçlü olacağız.
Değerli kardeşlerim, ilk 10 arasına gireceğiz. Bak, G-20’ye girdik, hâlbuki biz dünya 24’üncüsüydük, ama şimdi G-20’nin içindeyiz, 17’nci sıradayız, daha iyi olacağız, ilk 10 içinde olacağız. Artık dev yatırımları gerçekleştiriyoruz. Şu anda sorun bu gelenlere, ya sizin Avrasya Tüneli gibi bir yatırımınız var mı? Sizin Marmaray gibi bir yatırımınız var mı? Sizin Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi bir yatırımınız var mı? Sizin Osman Gazi Köprüsü gibi bir yatırımınız var mı? Sizin İstanbul-İzmir arası bir otoyolunuz var mı? Sizin İstanbul’daki üçüncü havalimanı gibi bir yatırımınız var mı? 29 Ekim’de İstanbul Havalimanını açıyoruz. Yıllık yolcu potansiyeli ne biliyor musunuz? 90 milyon yolcu kapasitesi ve bu ilk etap. İnşallah 2023’te ikinci etabı da açacağız, o zaman 150 milyona çıkıyor. Bizim hizmetlerimizin ulaştığı yere bunların hayalleri bile ulaşamaz. Yürüyeceksin… O kadar. Yürüyeceksin…
Gençler, onun için çok çalışacağız, çok koşacağız. Ve Kayserili şairimizin o güzel şiirini burada bir kez de sizinle okumak zorundayım:
“Dudağında tekbir, elinde bayrak
Namusun şiarı yiğitler gördüm
Bağrına gül gibi bastı şu toprak
Ölümü öldüren şehitler gördüm.
Ordunun başında Fatih var gibi
Ardında topyekûn tarih var gibi
Bugün gaza günü, fetih var gibi
O şanlı tarihten şeritler gördüm.
Gördü ki tüm cihan can kınımızda
Boğarız batılı al kanımızda
Korkma Ulubatlım, Hakk yanımızda.
Ezanlar, salalar, şahitler gördüm.”
Evet, 15 Temmuz ruhu tarih boyunca bu ve bunun gibi nice destanlarla inşallah hep yaşayacak, yaşatılacaktır.
Kardeşlerim; 25 Haziran sabahı yepyeni bir güne uyanacak, Meclisiyle, cumhurbaşkanıyla, baştan aşağı yeniden tasarlanmış yönetim sistemiyle, birikimle gayretin sentezi yepyeni kadrolarıyla ülkemiz geleceğine daha güvenle bakacağı bir döneme girecektir.
Biz 2023 hedeflerimizi 2011 yılında açıklamıştık. Özellikle 2013’ten beri ardı ardına yaşadığımız hadiseler bizi hedeflerimizden koparmadı, ama hızımızı yavaşlattı. Eğer 2011’deki büyüme hızımızı daha sonraki yıllarda da muhafaza edebilseydik, bugün kişi başına milli gelir 11 dolar değil 20 bin dolar milli geliri konuşuyor olacaktık. Faizler, enflasyon, kurlar bugün gibi başımıza bela olmayacak, tam tersine büyümemizi destekleyen araçlar haline dönüşecekti. Her şeye rağmen tıpkı geçtiğimiz yıl elde ettiğimiz yüzde 7,4 oranındaki büyümede olduğu gibi yaptığımız atılımlarla içine çekilmek istendiğimiz ekonomik tuzaklardan kurtulup yolumuza devam ettik. Ancak 2023 hedeflerimize ulaşmak için hala en az iki kat daha büyümek mecburiyetindeyiz. Yeni dönemin en büyük devrimlerinden biri, Türkiye’nin son yıllardaki sürekli maruz kaldığı ekonomik sabotajları tamamen bertaraf edecek yeni bir anlayışa geçecek olmasıdır.
İşte değerli kardeşlerim; biz bu çalışmaları yaparken bakıyorsunuz birileri de durmuyor. S&P diye bakıyorsunuz bir tane kredi derecelendirme kuruluşu siyasi kararlar alıp bizim gerilediğimizi söylüyor. Haddini bil haddini, haddini bil. Türkiye nerede siz nerede? Zaten biz bunları dehledik dehledik, artık onlara üyeliğimiz falan da yok. Ama buna rağmen bunlar rahat duymuyor, yine ne yapıyorlar? Türkiye’ye not veriyor. Haddinize mi ya? Sen bu sınıfın öğretmeni değilsin, öğretmeni olduğun yerlere bak.
Yeni ekonomi politikamızın merkezinde üretim vardır, yatırım vardır, istihdam vardır, büyüme vardır. Unutmayın, insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla önceliğimiz vatandaşlarımızın huzuru, güvenliği, refahı olacaktır. Milletimiz zenginleştikçe devletimiz de güçlenecektir.
Bunun ilk adımlarını şimdiden atmaya başladık. Şöyle emeklilerimizi bir göreyim bakayım, emekliler emekliler burada mı? Ramazan ve Kurban bayramlarında biliyorsunuz müjdemizi verdik, 1000’er lira Ramazan ve Kurban Bayramında emeklilerimize ikramiye vereceğiz, tamam? Memnun muyuz? Elhamdülillah. Emekli olan, ama hala çalışmak isteyenlerin destek primi ödemelerini de kaldırdık, memnun muyuz?
Esnaflarımız, işadamlarımız, sanayicilerimiz burada mı? Görmüyorum, hepsi iş başında galiba, burada mı? Devlete olan tüm borçlarınızı yeniden yapılandırıyoruz, memnun muyuz? Gençler, burada mıyız? Sizlere de yarım kalmış olan eğitim-öğretiminize devam etmeniz için yeni bir fırsat tanıdık, duydunuz değil mi? Memnun muyuz?
Genç girişimcilerimizin mevcut desteklere ilave olarak BAĞ-KUR primlerini 1 yıl süreyle devlet ödeyecek, tamam?
Yaşlılarımıza da bir müjdemiz var; yaşlılık aylığını yaklaşık 2 kat artırarak 250 liradan 500 liraya çıkardık. Böylece yaşlılarımız kimseye muhtaç olmadan ihtiyaçlarını karşılayabilecek.
Bütün bunlar büyüyen, güçlenen böyle bir Türkiye’nin elindeki imkânları vatandaşlarıyla paylaşma iradesinin tezahürleridir. Şimdi 11 bin dolarlık milli gelirle, başımızdaki onca sıkıntıyla işte bunları yapıyoruz. Yarın 25 bin dolarlık milli gelire sahip, bölgesindeki sorunları kendi istediği gibi çözmüş bir Türkiye’nin neler yapabileceğini varın siz düşünün.
Benim 24 Haziran’da cumhurbaşkanı adayı olarak milletime taahhütlerim işte bir kısmı bunlar. Manifesto açıklanacak yarın, ama ondan sonra da seçim beyannamesini açıklayacağız. Seçim beyannamesinde de neler yapacağımızı açıkça ortaya koyacağız.
Kardeşlerim; herkes heybesindekileri ortaya döksün, milletimiz de hepsine bakıp ona göre kararını versin; işte meydan, işte millet. Biz yaptıklarımızla ve yapmayı taahhüt ettiklerimizle zaten hep milletimizin karşısında olduk. Bakalım ötekiler kendi iç kavgalarını bitirip ne zaman size gelebilecekler?
Kayseri, Türkiye’nin 16 yıllık birikimini en kısa sürede iki katına çıkarmaya var mıyız?
Kayseri, fabrikalardaki çarkları döndürmeye hazır mıyız? Bütün bunlarla beraber atölyelerde üretime dönüşen maharetleri hakkıyla değerlendirmeye hazır mıyız?
Tarlalarda toprağa akıtılan terleri berekete dönüştürmeye var mıyız?
Evet, hizmet sektöründe verilen emeklerin karşılığını insanca bir hayat sürmeye yetecek düzeye çıkarmaya hazır mıyız? Kayseri, bu ülkenin geleceğine, bu milletin ekmeğine göz dikenleri pişman etmeye var mıyız?
PKK’sından FETÖ’suna tüm terör örgütlerine sadece Türkiye’yi değil dünyayı dar etmeye var mıyız?
Kayseri, bütün bunlar için tekrar söylüyorum; bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya, kardeş olmaya, hep birlikte Türkiye olmaya var mıyız? Rabbim hepinizden razı olsun.
Kadın Kolları Kongremiz hayırlara vesile olsun. Bugüne kadar hizmet eden kardeşlerimden Allah razı olsun. Yeni görev alacak kardeşlerime de şimdiden muvaffakiyetler diliyorum. Allah yar yardımcıları olsun.
Kalın sağlıcakla.