Cumhurbaskani Erdogan’in Konya mitininde yaptigi konusmanin metni
… selamlıyorum Konya; maşallah, barekallah.
Hazreti Pir, “gönül vermedikçe gönül bulamazsın” diyor. Biz Konya’ya gönlümüzü verdik, biz Türkiye’ye gönlümüzü verdik, biz koskoca ümmete gönlümüzü verdik. Rabbim bize sizlerin gönüllerini kazanmayı nasip eylesin.
Sevginiz, coşkunuz, ahde vefanız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Rabbim yolunuz, bahtınızı açık etsin.
Buradan sizler vasıtasıyla Konya’nın tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki kardeşlerime selamlarımı iletiyorum.
Konya, ezelden beri bizim dava arkadaşımız, yol arkadaşımız olmuştur. İşte bunun için hep, Konya’ya bak, Türkiye’yi gör dedik. Şimdi yol boyu gelirken maşallah nasıl kitleler vardı nasıl kitleler vardı. Konya bugün bir başka. Rabbim bu muhabbetimizi eksiltmesin. Yol arkadaşlığımızı daim kılsın. İşte bunun için hep, Konya kazansın, Türkiye kazansın dedik.
Bugün de Konya’mız ve ülkemiz için çok büyük hedeflerimiz, çok büyük hayallerimiz var. İnşallah hep birlikte yeni bir başlangıç yapıyoruz. Biz millet olarak bu topraklarda hep güzel başlangıçlar yaptık. Malazgirt’te Sultan Alp Arslan ile güzel bir başlangıç yaptık. İznik’te ve ardından Selçuklu ile güzel bir başlangıç yaptık. Söğüt’te, Bursa’da, Edirne’de, İstanbul’da Osmanlı ile güzel bir başlangıç yaptık. Ankara’da Cumhuriyet ile güzel bir başlangıç yaptık. 1950’de çok partili hayata geçerek güzel bir demokrasi başlangıcı yaptık. 16 yıl önce AK Partiyle demokrasi ve kalkınma yolunda güzel bir başlangıç yaptık. 15 Temmuz’da milletimizle birlikte istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkma konusunda güzel bir başlangıç yaptık. Şimdi 24 Haziran’a yeni yönetim sistemimizle güzel bir başlangıç yapmaya hazırlanıyoruz.
Şimdi sizlere soruyorum, Anchor24 Haziran’da güçlü Meclis için cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Partiyi desteklemeye hazır mıyız? 24 Haziran’da güçlü hükümet için cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Partiyi desteklemeye hazır mıyız? 24 Haziran’da güçlü Türkiye için cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Partiyi desteklemeye hazır mıyız?
Konya, öyleyse vakit birlik vakit diyor muyuz? Vakit Konya vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakit diyor muyuz? Maşallah, barekallah, tebarekallah. Ne kadar güzel bir coşku, ne kadar güzel biri hava.
Unutmayın, yaparsa yine AK Parti yapar. İnşallah sizlerin desteğiyle, irade, erdem ve cesaretle Türkiye şahlanacak, Konya şahlanacak.
Kardeşlerim; biraz sonra nereye gidiyorum? Yok, önce Çumra’ya gidiyorum, Konya’nın içme suyu problemini çözecek önemli bir tesisin açılışını yapacağız. Biz yaparız, onlar da laf yapar laf; aramızdaki fark bu.
Selçuklu’ya başkentlik yapmış Konya’ya su temin etmek için mavi tünel içme suyu ishale hattı ve içme suyu arıtma tesisini inşa ettik. Bu projeyle temin edilecek yıllık su ne biliyor musunuz? 100 milyon metreküp suyla Konya şehir merkezi, Çumra ilçesi ve içeri Çumra beldesinin 2050 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşılıyoruz. İçme suyu arıtma tesisi ve 120 kilometre uzunluğundaki ishale hattını bugün hizmete sunuyoruz. Torosların memba kalitesindeki suyunu şehre verecek bu tesis kaça mal olduğu biliyor musunuz? 650 trilyon, böyle bir yatırım. Konuşuyor, paran var mı diyor. Sen esere bak esere. Para olmadan bunlar olur mu? Kaynakları çeşitlendiriyoruz, zaten hamdolsun para da var.
16 yıldır bütün bu yatırımlar… Sayın İnce, sen Konya’yı bilir misin? Bay Kemal bilir mi? Niye bilsin ki, ihtiyaçları var mı? İşte 20 yıl önceki Konya’yı bunlar bilse, o zaman dünyanın kaç bucak olduğunu anlarlar.
Konya’ya son 16 yılda, bak Konya, şu yatırıma bak yatırıma, Bay Kemal, şu yatırıma bak, İnce, şu yatırıma bak, son 16 yılda Konya’ya ne kadar yatırım yaptık biliyor musun? 47 katrilyon yatırım yaptık.
Ah ah Bay Kemal, senin Genel Müdür olduğun hastaneler müflis haldeyken, o hastanelerde benim vatandaşlarım can çekişirken sen diyordun ki, ben ne yapayım, hükümet. İşte bak biz her şeyimizle buradayız. Şehir hastanelerimizle, devlet hastanelerimizle, sağlık tesislerimizle biz halkımızın emrindeyiz. Ama sen bu işlerden anlamazsın, senin adayın da anlamaz.
O ne diyor? Muharrem gel bakalım, Muharrem diyor. Seçim beyannamesini kim okuyor? Cumhurbaşkanı adayı değil, ya?.. Parti Genel Başkanı. Ya sen olsaydın aday o zaman. Bunların durumu rezalet.
Eğitimde 7644 adet yeni derslik yaptık Konya’ya. Ailelerimizin çocuklarını okula gönderebilmeleri için kendilerine 105 milyon lira eğitim desteği sağladık yeni rakam, eski rakamla 105 trilyon. Konya’ya mevcut üniversiteye ilave olarak, şimdi buraya da dikkat, Necmettin Erbakan Üniversitesini, bunun yanında Konya Teknik Üniversitesini kazandırdık; öyle mi? Yani üniversite sayısı 2 tane daha arttı.
Yükseköğrenim öğrencilerimiz için 13613 kapasiteli yurt binaları yaptık. Bu yıl 5300 kişilik, 3 yıl içinde de 11614 kişilik yurtlar daha açarak yükseköğrenimde yurt kapasitemizi Konya’da 30520’ye ulaştıracağız.
42 bin seyirci kapasiteli stadyumumuzu Konyalı sporseverlerimizin hizmetine sunduk mu? Tahir Başkan nerede? Gerçi biraz uğraştırdı beni, ama er veya geç stadı yaptık. Ama şimdi de stat doyumu olmaz, milli maçlarımızı yapar hale geldik. Şimdi ne yapıyoruz? Eski stadı millet bahçesi yapıyoruz. Tahir Bey, eski stadın yeri kaç dönüm? 100 dönüm, 100 dönümlük bir millet bahçesine Konya’da ne yapacağız, kavuşacağız. Yani Amerika’nın Central Parkı varsa, İngiltere’nin Hyde Parkı varsa, bizim de Konya’da millet bahçemiz olacak, tamam. Artık alacaksınız çocuklarınızı yanınıza… İnşallah bu muhteşem projeyle, Konya’da zaten bu tür yerler çok ama, şimdi buna ilave yer yapmış olacağız. Çünkü yeşil bu ülkede bizimle gelişti, çevre bizimle. Sağ olsun Konya’da gerçekten belediye başkanı arkadaşlarım, başta Tahir Bey olmak üzere Konya’nın çehresini çok farklı değiştirdiler, Konya’yı bir başka Konya kaptılar. İşte havalimanından buraya gelirken sağı-solu, orta refüj, her taraf yemyeşil, pırıl pırıl, Allah razı olsun, büyük emekleri oldu. İnşallah Şimdi de millet bahçesiyle bunu da daha güzel hale getireceğiz.
Konya’ya ülkemizde ilk defa bisiklet yarışları için bir veledrom inşa ediyoruz. Konya bisiklet kullanmada Türkiye’nin bir numarası, şimdi veledromla bu işi daha ileri taşıyoruz. İnşallah ihalesi Ağustos’ta yapılacak, kısa sürede de hizmete girecek.
Sağlıkta 30’u toplamda 2380 yataklı hastane olmak üzere 83 tesisi şehrimize kazandırdık. Aralarında 1250 yataklı Karatay şehir hastanemizin de bulunduğu 6 adet sağlık tesisimizin yapımı devam ediyor. Bay Kemal, anlar mısın sen şehir hastanesinden? İnce, sen anlar mısın? Bunların hayatında böyle bir yatırım yok ki, neyi anlayacaklar. Şehir hastanemizi önümüzdeki yıl hizmetinize sunuyoruz.
TOKİ vasıtasıyla Konya’da 22806 konut projesini hayata geçirdik.
Konya’ya 2002 yılına kadar 167 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı, biz tam 937 kilometre bölünmüş yol daha yaptık, Konya’nın bölünmüş yol uzunluğunu toplamda 1104 kilometreye ulaştırdık. Konya-Seydişehir yolunu, Konya-Beyşehir yolunu bu yıl tamamlıyoruz.
Bütün bunlarla beraber, aralarında 1,5 milyar liradan fazla bir maliyeti olan, yani 1,5 katrilyon, Konya çevre yolu, Konya-Hadim yolu ve Konya-Akşehir yolunun da bulunduğu 33 yol projemizi 2 yıl içinde tamamlıyoruz.
Konya’yı yüksek hızlı trenin merkezi haline dönüştürdük. Konya’yı Ankara, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Bilecik ve Eskişehir illeriyle yüksek hızlı tren hatlarıyla bağladık. Ne diyor şimdi Bay Kemal’in adayı? Biz diyor bu işlerle uğraşmayız. Ya o zaman niye aday oldun? Ha biliyorlar, nasıl olsa yaparsa AK Parti yapar. Kazanmayacaklarını da bilmiyorlar. Hele hele Konyalı bunlara prim verir mi? Bunlara icazet verir mi? Konya-Karaman hızlı treni inşallah bu yılsonu açılıyor. Konya için çok önemli olan bir diğer hızlı tren projesi Antalya-Konya-Aksaray-Nevşehir-Kayseri hattıdır. Kardeşlerim; biz proje üretiyoruz, onlar laf üretiyor laf. 530 kilometre uzunluğa sahip hattın toplam maliyeti ne biliyor musunuz? 11.5 katrilyon.
Ülkemizin turizm merkezleri olan Antalya, Konya ve Kapadokya bölgesini Kayseri’ye ve dolayısıyla hızlı tren ağlarına bağlayacak hattın etüt çalışmaları devam ediyor. Yapımı devam eden ve planladığımız projelerle Konya’yı Mersin, Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin’e de hızlı tren hatlarıyla bağlayacağız. Afyonkarahisar-Konya demir yolu hattını elektrikli ve sinyalli hale getirip modernize etmek üzere yatırım programımıza aldık.
Konya Kayacık lojistik merkezimizi yakında tamamlıyoruz. Buğday Pazarı yüksek hızlı tren garının inşası devam ediyor, bu yılsonu tamamlanıyor.
22 istasyondan oluşacak Necmettin Erbakan Üniversite, Yeni Gar, Fetih Caddesi, Meram Belediyesi raylı sistem hattı projemizle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ayrıca, Selçuk Üniversite kampüsü, Yeni Gar, Meram Belediyesi arasına 5,5 katrilyon liralık maliyeti olan 21 istasyonlu bir raylı sistem projemiz var. Bu hattın etüt projesi tamamlandı, yapım ihalesi için çalışmalar sürüyor.
Konya Havalimanımıza yıllık 3 milyon yolcu kapasiteli yeni terminal binası yaptık. Havalimanımızın 2003 yılında bakın sayı neydi, 76 bin yolcusu vardı, 2017’de ne oldu? 1 milyon 248 bine ulaştı.
Şimdi geçenlerde Bay Kemal bir televizyonda konuşuyor, neyi konuşuyor biliyor musunuz? Ya diyor, Sabiha Gökçe’nin yolcusu yoktu, yolcusu olmayan yere havalimanı yapılır mı? Şimdi iyi, güzel de, bunu niye anlatıyorsun? Yani bir kere bu havalimanını Erdoğan veya AK Parti yapmadı ki, bizden önce yapılmıştı; ama basmıyor basmıyor, burası basmıyor. Biz ne yaptık? Biz o hakikaten çalışmayan Sabiha Gökçen Havalimanını çalışır hale getirdik, şimdi Sabiha Gökçen yetmiyor. Ve terminal binalarını çoğalttık, şimdi yeni bir pist ilave ettik, yetmiyor yetmiyor Bay Kemal, İnce, yetmiyor.
Biz İnce de rahat gidip-gelsin diye Körfezde de bir köprü yaptık İstanbul-Bursa hattına, Yalova’ya rahat gitsin-gelsin. Bir de teşekkür et, ya bak böyle böyle bir köprü yaptılar bize, rahatladık. Ve şu anda İstanbul’dan Yalova’ya o hattan 45 dakikada gidiyorsun, Bursa 1 saat, 1 saat 15 dakika. Ya biz hizmet ehliyiz, biz bu millete efendilik yapmaya gelmedik.
Ya iftarı çiftçilerle yapacağız, Aksaray’da çiftçilerle yapacağız iftarı, alacağım olsun. Bu akşam Aksaray’da çiftçi kardeşlerimle iftarım var, onların davetlisiyim, mitingimizi de orada yapacağız.
Konya Ovası’nın entegre bölgesel planlama çerçevesinde ele alınmasını sağlayacak olan KOP ülkemizin yüz akı, gurur abidesi bir projedir. Bu kapsamda Osmanlı’dan bugüne uzanan asırlık rüya mavi tüneli tamamlamak da hamdolsun bize nasip oldu elhamdülillah. Akdeniz’e boşa akan suların çevrilerek Konya Ovası’na aktarılmasını sağlayacak bu projenin en önemli bölümü, 17034 metre uzunluğunda ve 4,2 metre çapında dev bir tüneldir. Yukarı Göksu Suları, Bağbaşı Barajı, Bozkır Barajı, Avşar barajı ve mani tünel vasıtasıyla Konya kapalı havzasına ne oluyor, aktarılıyor. Bu tesislerden mavi tünel ile Bağbaşı Barajının inşatlarını tamamladık. Bozkır ve Avşar Barajlarının inşaatları ise hızla devam ediyor. Konya’ya 16 yılda 19 baraj ve 28 gölet inşa ettik, 11 baraj ve 6 gölet daha inşa ediyoruz. Son 16 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle 374 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Bunların dışında 25 sulama tesisinin inşaat çalışmaları da devam ediyor. İnşallah bu tesislerle de 625 bin dekar arazi sulamaya açılacak.
Son 16 yılda Konya’ya yaklaşık 2 katrilyon lira hayvancılık olmak üzere toplamda 7 katrilyon lira tarımsal destek verdik. Bay Kemal ne diyor biliyor musun? Hiç çiftçilere para vermiyorsunuz, çiftçi ağlıyor diyor. Ya ne yaptığımızın farkında değil. Bir sorar insan ya, Gıda, Tarım’a sor, dedi ki, ya ne yaptığınız bu çiftçiler? Verilen paralardan haberi yok, çünkü bunların işi yalan üzerine kurulu. Yalan söyle, bunun bir yükü var mı? Yok. Ama istediğin kadar yalan söyle, benim feraset ehli milletim sizin bu yalanlarınızı yutmuyor. Hayvancılıkta Konyalı çiftçilerimize yüzde 50 ile 80 arasında hibe programlarımız var. Konya’nın bereketli ovalarını SİT alanı olarak koruma altına aldık. Konya’yı geliştirmek için verdiğimiz iki katrilyon lira tutarındaki teşviklerden 184 bin işçi ve işverenimiz yararlandı.
Hazır mısınız? Ya arka taraftan pek ses gelmiyor. Hanımların maşallahı var. Erkekler, sizde bir şey yok.
Konya, 24 Haziran’da tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz? Konya, 24 Haziran’da vakit birlik vakti, vakit Konya vakti, vakit Türkiye vakti diyerek cumhurbaşkanlığında şahsıma, milletvekilliğinde AK Partiye mührü basıyor muyuz?
Hanımlar, 24 Haziran’a kadar gece-gündüz çalışmaya var mıyız? Ben de çalışıyorum ha, durmuyorum. Bak bu gece Taksim Meydanı’ndaydım, oraları dolaştım. Gittim Taksim Camii’ni gezdim, gittim oradaki yıktığımız Atatürk Kültür Merkezi vardı, şimdi orada dev bir opera yapıyoruz, orayı gezdim. Ve hamdolsun vatandaşlarımız sahura kadar dimdik ayakta. Ama ondan iki gün önce de Ankara’da 1044 kişilik bir yurtta öğrencilerle sahur yaptım, güzel bir sahur oldu. Fakat benim de doğrusu aklımda değildi, bir tweet attı, bizimle çay içmeye var mısın dedi. Ben de hazırsanız varım dedim. Ve gittik dersimizi çalışmıştık, onlarla çay içtik.
Şimdi gençlere sesleneyim, nerede gençler? Oo maşallah. Gençler; 24 Haziran’a kadar liseden üniversiteye ve çalışanlarına kadar tüm gençlerimize AK Partiyi anlatıyor muyuz? İşte Konya bu, Rabbim sizlerden razı olsun.
Kardeşlerim; gördüğünüz gibi biz her gittiğimiz yerde yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlatıyoruz. Peki, diğerleri ne anlatıyor? Söyleyeyim söyleyim, yıkacağız diyorlar, yaptırmayacağız diyorlar, kapatacağız diyorlar, iptal edeceğiz diyorlar, eskiye döneceğiz diyorlar. Hatta hızlarını alamayıp milli iradenin tecelligahı olan Meclisi, burada görev yapan milletvekilimizi hırsız olarak itham edecek kadar ileri gidiyorlar. Ya milletvekillerine hırsız diyecek kadar ileri gidiyorlar ya, bunlar dağıttı ya, bunlar kayış attı kayış. Ya milletvekillerin nasıl böyle ifade kullanırsın? Sen de hırsızsın o zaman. Nasıl bunu kullanıyorsun? Senin partinin milletvekilleri de hırsız. Neymiş, boyacı öyle demiş. Allah Allah, şu hale bak. Aklı nereden alıyor ve buna göre de milletvekillerine bunu söylüyor.
Ben de buradan tüm milletvekillerin diyorum ki, evet, bu İnce’ye hepiniz dava açın. Benim milletvekili arkadaşlarıma hırsız ithamında bulunan bu İnce’ye dava açın. Ben zaten bir dava açtım. Niye açtım davayı? Pensilvanya’dan icazet alarak biz partiyi kurmuşuz. Ooo, senin eğer akıl hocan oysa yanmışsın zaten. Ama bu Bay Kemal ne kadar yalancıysa bu da o kadar yalancı. Ne dedim ben? İspat edeceksin, eğer bunu ispat etmezsen namertsin dedim. Bir şey söyleyebildi mi? Bir tane yazarın kitabından bir mısra aldı ve kalktı o yazar bir cevap verdi, benim o yazım dedi somut değildi, soyuttur dedi, dolayısıyla bunun arkasında duramam dedi. Buyur, hadi bakalım. Şimdi ben dava açtım, ve bu davayı da Allah’ın izniyle kazanacağım. Ama şimdi sıkınca ne demeye başladı? Bunu dedi Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra konuşalım. Yüreğin varsa, sıkıyorsa çık delilini göster. Ama Bay Kemal de öyleydi, onun için Bay Kemal’den çok dava kazandım, epeyi para aldık.
Belki görenleriniz vardır, CHP adayı dün Bilecik’te milletin gözüne baka baka içinde kedisinin de olduğu yüce Meclise hırsız ithamında bulunuyor. Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun iftira, yalan, hakaret, riyakarlık, utanmazlık hastalığı, anlaşılan o ki CHP’in cumhurbaşkanı adayına da bulaşmış. Biz güçlü Meclis diyerek gazi Meclisin ve milletvekillerimizin itibarını yükseltmeye çalışıyoruz, onlar hırsız diye hakaret ediyor. Bu ne demektir? Yani senin Genel Başkanın da hırsız, öyle mi? Meclisin hepsi hırsız olduğuna göre, senin Genel Başkanın da hırsız.
Bugün yeni bir herze daha yumurtlayıp, bakın bu çok önemli, ne yaptı? Zeytin Dalı Harekatımızın kahraman Komutanı İsmail Metin Temel Paşamıza saldırmış. Sebebi ne biliyor musunuz? İkinci Ordu Komutamız, İkinci Ordu biliyorsunuz Malatya’dadır, ben de Malatya’ya gittiğimde, Malatya’da Türkiye Esnaf Sanatkarlar Odası orada o akşam bir iftar verdi ve Malatya’da şahsımın bulunduğu bu iftar sofrasına İkinci Ordu Komutanımızın katılmasından Beyefendi rahatsız olmuş, nasıl olur da oraya katılırmış? Haddini öyle aşıyor ki, Metin Temel Paşamızın apoletlerini söküp emekli edeceğini söyleyecek kadar muvazeneyi kaybediyor.
Her şeyden önce, Malatya’daki iftar parti iftira değil, Esnaf ve Sanatkarlarımızın düzenlediği bir iftar. Tüm şehir protokolü gibi elbette İkinci Ordu Komutamız da oradaydı. Üstelik Bizim Temel Metin Paşamızla terörle mücadeleden, Zeytin Dalı Harekatından gelen çok yakın da bir hukukumuz var.
Muharrem İnce, millet sana Metin Temel Paşanın apoletlerini sökecek fırsatı hiçbir zaman vermez, ama seni o sandığa öyle bir gömer ki, çok hevesli olduğun CHP genel başkanlığı yarışına katılacak yüzün dahi kalmaz.
Tabi bunların aslı derdi Afrin. Hatırlayın, bunun Genel Başkanı Zeytin Dalı Operasyonu başladığında, ama ha Afrin’e girmeyin diye yeri-göğü inletiyordu. Sonuçta kahraman askerlerimiz Metin Temel Paşayla birlikte, Özgür Suriye Ordusundaki kardeşlerimiz teröristlerden 4500’ünü imha ederek Afrin’e girdi mi? Girdi. Bu kahraman askerlerimizin başında da Metin Temel Paşamız var mıydı? Ha, işte bütün mesele bu, kendi akılarınca onun intikamını alıyorlar.
Ülkenin ve milletin hayrına ağızlarından tek bir söz söylemeyenler, baktılar ki bize diş geçiremiyorlar, şimdi terörle mücadele kahramanlarımıza saldırıyorlar. Niye böyle yapıyorlar biliyor musunuz? Çünkü işte şunu da biz yaptık. Milletimize gösterecekleri bir eserleri yok, eserleri olmadığı gibi, böyle bir vizyonları, böyle bir hevesleri, böyle bir niyetleri de yok.
Mesela değerli kardeşlerim, şunu çok açık, net söylüyorum, sorumluluğumuz onu niçin çok fazla: Biz 24 Haziran’da sandıkları patlatırcasına AK Partiyi çıkarmaya var mıyız? Peki, Erdoğan kardeşinizi çıkarmaya var mıyız? Ondan sonra da ince ince biz bunlara yolu gösteririz, tamam.
Şimdi bir şey oldu, dünya biliyorsunuz elektrikli ve sürücüsüz otomobile doğru gittiği için, biz de buna göre Türkiye’nin otomobili projesini hayata geçiyoruz. Biliyorsunuz birkaç ay önce bu Tesla marka otomobil var, bunun da şu anda üretimini yapan Elon Musk ve beni ziyarete geldi ve kendisiyle bunu görüştüğümüz gibi, başka projelerini de benimle görüştü. Sayın İnce, seninle görüşmedi, bizimle görüştü. Ve bu görüşmede de ne gibi adımlar atabiliriz, bunları konuştuk. Şimdi biz milli ve yerli proje dedik, ama Bay Kemal de, İnce de buna karşı çıktılar. Otomobil üretmek 20 yıl öncesinin işiymiş, artık buna gerek yokmuş ve beni de 20 yıl geri atıyor.
Sadece otomobil değil, tüm sanayi üretimimiz için de aynı şeyi söylüyor. Hızlı tren projelerini iptal edeceklermiş, yol projelerini iptal edeceklermiş, hatta tüm yatırımları durduracaklarmış. Hatta daha da ileri gidip, bu işler 18’inci, 19’uncu yüzyılın işi diyerek beyaz eşya fabrikalarının kapasına kilit vuracaklarını ima ediyorlar. Hiç projeleri yok mu? Haklarını yemeyelim, var, uzayda içinde altın olan gezegenler bulup oradan altın getireceklermiş. Allah akıl fikir versin.
Ya biz bunları iyi tanırız, bunlar var ya, hani meşhur Nuri Demirağ vardı Sivaslı, Nuri Demirağ uçak üretti uçak, yerli uçak ve bunların ağababaları o uçak fabrikasını ne yaptı? Yıkıp gazocağı fabrikasına dönüştürdü. CHP budur, biz bu CHP’yi iyi biliriz, iyi tanırız. Bunlar çalışmazlar, emek vermezler, ter dökmezler, sürekli hazine bulma peşinde veya piyangoyu, lotoyu, at yarışını tutturma peşinde koşarlar. Emeksiz kazanç uğrunda gösterilen bu çaba genellikle eldeki, avuçtakini de tüterek hüsranla sonuçlanırlar. CHP başta olmak üzere, bizdeki muhalefet partilerinin durumu da aynen böyle.
Bir tanesi de geçenlerde ne dedi? Çok enteresan, Sivas’a hızlı teren, ne gerek var. Neymiş, oradan göç başlarmış. Hale bak ya, yani Sivas’a, benim Sivaslı kardeşlerime yüksek hızlı treni layık görmeyenlerden bu ülkeye fayda olur mu ya? Yıllar yılı benim vatandaşım bunları bekledi ya, uçak bekledi, hızlı tren bekledi, şunların yaptığına bak. Ama Sivas’a da uçağı biz getirdik, havalimanını elhamdülillah biz yaptık, şimdi oraya yüksek hızlı tren de gelecek. Biz onları kendi dünyalarına bırakıyoruz.
Elbette uzayı da ihmal etmeyeceğiz, Türkiye uzay ajansını kuracağız. Altın bulur muyuz bilmiyorum ama, uydularımızla, araştırma istasyonlarımızla uzaydaki yarışta yerimizi alacağız. Ama biz bu dönemde otomobili üreteceğiz, biz bu dönemde sanayimizi geliştireceğiz. Silahlı, silahsız insansız hava araçlarımız var mı? Ürettik mi? Onları da yapacağız. Tasarımdan yazılıma dünyanın yakın gelecekti eğilimleri neyse, bu alanlarda en öne geçmenin yollarını arayacağız. Bu işleri yaparken dünyada o alanda en iyi kimse, onlarla görüşüyor, istişare ediyor, işbirliği imkanlarını arıyoruz. Mesela uydular ve yerli otomobil konusunda az önce ifade ettim, Elon Musk’la görüştük dedim, fikirlerini aldım, hangi alanlarda birlikte çalışabileceğimizi konuştuk. Onların kafası birkaç yüzyıl geride kalmış olabilir, CHP’dekileri söylüyorum, bizim yüzümüz geleceğe dönüktür.
Evet biz, ihracatımızı 500 milyar dolara çıkartacağız, milli gelirimiz 2 trilyon dolara çıkartacağız. Biz, Marmaray gibi, yeni havalimanı gibi, üçüncü havalimanını yapıyoruz ya, bak 29 Ekim’de üçüncü havalimanını açacağız ve yılda 90 milyon yolcu kapasitesi olan dünyanın ilk üçünde olan bir havalimanı yapıyoruz. Kalkınma projelerimizi, Kanal İstanbul gibi projelerle taçlandıracağız. Ne diyor? Kanal İstanbul’u yaptırmam, niye yaptırayım? Bir taraftan milli bütçede para yok diyorsunuz, bir taraftan Kanal İstanbul. Ya milli projeyle olmayacak veya milli bütçeden olmayacak, bunları biz kaynakları çeşitlendirerek, bunu biz taliplerine yaptıracağız Bay İnce, Bay Kemal. Bugüne kadar bu yatırımların büyük bir çoğunluğunu böyle yaptık.
Ve şimdi inşallah millet bahçeleriyle Konya’mız daha güzel olacak, İstanbul’umuz daha güzel olacak. Bizim yaptıklarımıza bunların hayalleri bile yetişemez. Ama mesajı yanlış anlamışlar, direkt galaksilere ışınlanmak yerine, hayallerini kurmaya ülkemizden başlasalar daha iyi olacak. Şimdilik hala Elif’i görünce mertek sanmaktan kurtulamıyorlar, ama inşallah o günler de gelecek.
Konya, 24 Haziran’da bunlara bir kez daha anladıkları dilden bir cevap veriyor muyuz? Güç Meclis diyor muyuz? Güçlü hükümet diyor muyuz? Güçlü Türkiye diyor muyuz? Vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit Konya vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakit diyor muyuz?
Ve hep birlikte gür bir sedayla, tüm Türkiye duysun, Rabia’mız, arka taraflar, Rabia’mız, tüm Türkiye duysun.
Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet…
Bunu başarmak için, bir olacağız… İri olacağız… Diri olacağız… Kardeş olacağız… Hep birlikte Türkiye olacağız…
Ve inşallah 15 Temmuz’da tankları, topları, helikopterleri derdest eden benim milletim, 24 Haziran’da da Allah’ın izniyle yeniden büyük Türkiye’nin inşası için adımları atacaktır.
Evet, sizleri en kalbi duygularla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla diyorum.