Cumhurbaskani Erdogan’in Mardin 6. Olagan Il Kongresi’nde yaptigi konusmasinin tam metni
Sevgili gençler, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.
Tabi salona girmeden önce salon dışında salon içinin 4 misli hamdolsun Mardinli kardeşimiz vardı. Önce bu kardeşlerimizi selamladık ve şimdi de sizlerle biradayız.
6. Olağan Kongremiz inşallah Mardin’imiz için hayırlara vesile olsun.
Bir yıl geçti tekrar Mardin’deyiz, sizlerle bir hasret gidermenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Buradan içeride ve dışarıda kabına sığmayan tüm Mardin’e, Mardin’in ilçelerindeki tüm kardeşlerime selamlarımı yolluyorum. Bugün bizi bir başka heyecanla, muhabbetle karşılayan Mardinli kardeşlerime kalbi şükranlarımı sunuyorum.
Bugün bir başkasınız Mardin, başka bir heyecana sahipsiniz Mardin.
Mardin, Türkiye’nin özü, özeti, adeta aynası olan bir şehirdir. Binlerce yıllık mazisiyle Mardin muhabbetin ve hoşgörünün şehridir. Mardin, Sevr heveslisi işgalcilerin bayraklarını Belediye Meydanında paramparça eden milli mücadele kahramanlarının şehridir. Herkese ibret olması için o günkü bir manzarayı sizlere kısaca aktarmak istiyorum.
Şimdi gençler, bunu iyi dinleyin ve bunu bütün gençlerle paylaşmanız lazım. Bakın bunu her yerde bulamazsınız ha, ona göre.
Birinci Dünya Savaşı sonucunda güney illerimiz Fransızlara bırakılır. Fransızların ünlü komutanı Norman, mahiyetinde 3-5 subayla beraber Mondros Mütarekesini uygulamak ve Mardin’i teslim almak için 21 Kasım 1919 tarihinde şehre gelir. Belediye Meydanında toplanan ahaliye ve Mardin’in önde gelenlerine niçin geldiğini açıklar, Urfa’da yaptıkları zulümleri anlatır. Mardinlilerin Suriyeliler gibi davranarak işgale direnmezlerse Fransız Hükümetinin Mardin’i bir Avrupa şehri haline getireceğinden bahseder.
Bunun üzerine Milli Teşkilat Reisi Eyüp Önen ayağa kalkarak, işgalci Norman’ın yüzüne şu şekilde haykırır, tabi orada bir de tercümanları var, tercüman, hepimiz namına, bütün Mardin ve Mardinliler namına Norman’a şunu söyle: Burası zannettiği gibi Suriye’den bir parça değil, onbinlerce senelik Anadolu şehridir. Bu kimliğini muhafaza ve müdafaa yolunda bugüne kadar nasıl çalışmış ve istilaları nasıl kahramanca karşılamışsa, gene öyle yapacaktır. General Mardin’i işgale kalkışırsa, iyi bilsin ki karşısında kadın-erkek onbilerce müdafi bulacaktır. Hayatına acısın ve Mardin, Diyarbakır sevdasından vazgeçerek geldiği yere dönüp gitsin.
Evet, işte Mardin böyle bir duruşun, böyle bir yiğitliğin şehridir. Gençler, anladık değil mi? Mardin’e yakışan tablo işte budur.
Gençler, devamlı görüşüyoruz, şu anda elhamdülillah ihtiyaç yok, olduğu anda önce ben yürüyeceğim, sizi de yanıma alıp beraber yürüyeceğiz.
Gençler, biz terör yerine kardeşlikle anılan bir Mardin görmek istiyoruz. Ne çektirdiler be ne çektirdiler, şu Mardin ne çileler çekti değil mi?
BİR VATANDAŞ- Reis bizi Afrin’e götür.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Götüreceğiz gerekirse.
Ama şimdi size bir şey söylüyorum, dikkat edin, her an size Afrin’le ilgili müjdeyi verebiliriz. Bak şu anda etkisiz hale getirilen terörist sayısı ne oldu biliyor musunuz? 3 bin 569. Fakat o tünelleri görüyorsunuz değil mi, nasıl tüneller yapmışlar görüyorsunuz değil mi? İçinden kamyonların geçebileceği tüneller yapmışlar, silah, mühimmat depoları yapmışlar, görüyorsunuz değil mi? Bunları nasıl yaptı bunlar, kimlerle yaptılar, arkalarında kimler vardı? Bize dost görünen maalesef yanlışlık yapanlar vardı. Ve bunlara çok söyledik, bak yanlış yapıyorsunuz, hem teröre karşıyız diyorsunuz, hem de teröristlerle beraber hareket ediyorsunuz ve bunun bedelini, faturasını ağır ödersiniz; nitekim öyle oldu. Paraları bol, paraları bol olduğu için 5 bin tır silah gönderiyor, 2 bin kargo uçakla silah gönderiyor. Ne oldu? Şimdi hepsini bulduk, hepsinin yerleri belli ve hepsini de tabi teröristler kaçıyor biz topluyoruz, bu hale geldi.
Fakat biz çatışma ve gerilim yerine kardeşliği yücelten, birlik ve birlik içinde geleceğe yürüyen bir Mardin görmeyi arzu ediyoruz. Karşımdaki şu manzara, içeride ve dışarıda, hamdolsun bize yeni bir Mardin’i müjdeliyor. Bugün yollara, sokaklara, balkonlara taşan coşkusuyla Mardin bir kez daha dayanışmanın şehri olduğunu gösteriyor elhamdülillah. 20 yıl önce gördüğüm Mardin’i şimdi yeniden görüyorum. O zaman Mardin’de terör yoktu, kardeşlik vardı ve ben de o zaman buralara teşkilat kurmaya gelirdim eski siyasi hareketim içerisinde.
Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Böyle bir gençlikle, böyle bir Mardin’le, böyle bir Kadın Kollarıyla gurur duyulmaz mı?
Kardeşlerim; ne dedik? Bizim bir Rabia’mız var. Ne var bu Rabia’mızda? Tek millet var, tek bayrak var, tek vatan var, tek devlet var.
Tek millet dediğimiz zaman ne diyoruz? Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Roman’ıyla, 81 milyon tek milletiz. Bizi bölemeyecekler, bizi parçalayamayacaklar, çünkü biz 81 milyonu Yaratan’dan ötürü seviyoruz.
İki; tek bayrak. Evet Midyat, biz de sizinle gurur duyuyoruz. Ve tek bayrak, bayrağımız rengi şehidimizin kanından, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehitlerimizin ta kendisi.
Üç; tek vatan, 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Vatanımızı böldürtmeyeceğiz. Yok bilmem PKK’ymış, yok PYD’ymiş, yok şuymuş, yok buymuş, asla 780 bin kilometrekare tek vatan. Bu vatanda beraber yaşıyoruz, beraber yaşayacağız. Bölmeye çalışanlar ne oldu? Ne dedim, inlerine gireceğiz dedim, Cudi’de girdik, Gabar’da girdik, Tendürek’te girdik, Beslerderesi’nde girdik, Kandil’de vurduk, vurmaya devam edeceğiz. Çünkü benim bu vatandaşımın huzurunu kaçırdılar, ümmeti parçaladılar, ümmeti böldüler, FETÖ’süyle böldüler, PKK’sıyla böldüler, artık bunlara yüz vermeyeceğiz, aynen devam edeceğiz, kararlı devam edeceğiz.
Değerli kardeşlerim; Kürt’ü, Türk’ü, Arap’ı, Süryani’si, Mardin bugün bir kez daha ülkesine, devletine, partisine sahip çıkıyor. Böyle bir milletin evladı olduğum için her zaman Rabbime hamdediyorum. Atalar ne demiş; önce rafik, sonra tarik. Bana sizler gibi rafik, yani arkadaş Allah nasip ettiği için tabi ki hizmette de, evet, böyle bir tarik veren Allah’a hamdolsun.
Kongremizin teşkilatımız için, Mardin için, ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Gençler, şunu unutmayın: Biz yola çıktığımızdan bugüne hiçbir beşeri gücün önünde eğilmedik, biz sadece ve sadece Rabbimizin huzurunda rükuda ve secdede eğiliriz, başka hiçbir yerde asla.
Bu güzel birlikteliğimizin dayanışmasıyla, çok kültürlü kimliğiyle, hamdolsun binlerce yıllık tarih ve medeniyetiyle ülkemizin gurur kaynağı olana Mardin için yeni bir dönemin kapılarını açmasını Rabbimden niyaz ediyorum.
Mardin’in teşkilatımızın tüm mensuplarına, kurulduğu günden bugüne kadar partimizin çatısı altında hizmet vermiş, emeği geçmiş tüm kardeşlerime buradan tekrar teşekkür ediyorum.
Bu hareket Hakk’ın ve halkın rızasını gözeterek gecesini gündüzüne katan, her bir fedakarlık örneği olan tüm siz dava arkadaşlarımızın gayreti ve çabasıyla bugünlere gelmiştir, bundan sonra da çok yol yürüyeceğiz.
Bu çatı altında omuz omuza mücadele verdiğimiz, ancak daha sonra ahirete irtihal eden tüm kardeşlerime de Allah’tan rahmet diliyorum, Rabbim onlardan razı olsun. Ülkeye ve millete, ümmete hizmetlerini dergahında kabul eylesin.
Bugün görevi devreden dava arkadaşlarıma ülkem ve partim adına şükranlarımı sunuyor, yeni sorumluluk üstlenen kardeşlerime de Yüce Mevla’dan muvaffakiyetler diliyorum.
Kızıltepe, Mart’ta ne yapacağınızı biliyorsunuz değil mi? Ona göre, çok çalışacaksınız, çok gayret edeceksiniz ve Kızıltepe’yi inşallah partimize kazandırmak suretiyle yeni bir dönemin orada temellerini atacağız.
İnşallah 2019 seçimlerinde AK Partinin demokrasi ve kardeşlik bayrağını tekrar Mardin’de zirveye dikmeye hazır mıyız? Hazır mıyız? Ne yazık ki son birkaç seçimdir Mardin’de arzu ettiğimiz rakamları yakalayamıyoruz. 16 Nisan halkoylamasında biz Mardin’den en az Türkiye ortalamasında bir oy oranı bekliyorduk, ancak Mardin yüzde 41’de kaldı. Elbette netice hakkında biz de kendi muhasebemizi yaptık, yapıyoruz. Güçlü ve zayıf yanlarımızı tartarak, tespit ettiğimiz eskilikleri gidererek partimizi çok daha güçlü bir şekilde geleceğe taşımanın gayreti içindeyiz. Şair ne diyor; “kırma ki tutunacak dalın olsun” diyor. Biz de kalpleri kırmadan, hiç kimseyi incitmeden hizmetlerimizle, davranışlarımızla, tevazu ve samimiyetimizle gönüller fethetmenin mücadelesini veriyoruz. İnancı, etnik kökeni, siyasi görüşü dolayısıyla tek bir vatandaşımızı dahi dışlamadan, bu güzel şehrin tüm renklerini kucaklayarak çalışıyoruz. Bugünden itibaren çalışacak, koşturacak Mardinli kardeşlerimize davamızı daha iyi anlatacak ve AK Partiyi hak ettiği yere inşallah getireceğiz.
2019 seçimlerinde inşallah AK Partinin demokrasi ve kardeşlik bayrağını hemen yanı başımızdaki Mardin Kalesinin kartal yuvasının zirvesine dikeceğiz.
Şimdi buradan AK kadroya soruyorum, ana kademe, şöyle bir kalkın bakalım bir göreyim ana kademeyi. 2019 için kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? Sesiniz biraz daha gür çıksın. Hazır mıyız? Maşallah.
Şimdi hanımlara sesleniyorum, hanımları da bir göreyim bakayım, hanımlar bir kalksın. Evet hanımlar, Mardin’de AK Partiyi gönüllere nakşetmeye var mıyız? Kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? Sağ olasınız.
Şimdi geldim gençlere, evet gençler, liseden üniversiteye kadar çevrenizde davamızı anlatmaya var mıyız? Maşallah. Davamızı anlatmaya var mıyız? 2019’da Mardin’de yeni bir sayfa açıyor muyuz? 2019’da Mardin’e yakışanı yapıyor muyuz? Maşallah, gazanız mübarek olsun, Allah sizlerden razı olsun. Rabbim yol ve dava arkadaşlığımızı daim eylesin.
Sevgili Mardinliler, değerli kardeşlerim; bu vesileyle 1,5 yıl önce Mardin’in Derik ilçesinde görev yaparken bölücü örgüt mensupları tarafından kalleşçe şehit edilen Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk’ü bir kez daha rahmetle yad ediyorum.
İlçemize atandığı ilk günden şehit olduğu ana kadar Muhammet Fatih evladımız Mardin için, Derikli kardeşlerimin huzuru, esenliği ve refahı için gece gündüz demeden çalışmış fedakar bir vatan evladıydı. Hizmetleriyle, alicenaplığıyla, mütevazılığıyla, gayret ve özverisiyle Mardinli kardeşlerimin gönlünde mutena bir yer edinen şehit Kaymakamımıza Allah’tan rahmet diliyor, geride bıraktığı temiz mirasın en güzel şekilde yaşatılacağına inanıyorum. Ve gelin ruhuna ve tüm şehitlerimize birer Fatiha okuyalım.
Burada ayrıca Salı günü Türkiye Diyanet Vakfımızca düzenlenen 4. Uluslararası İyilik Ödüllerinin sahiplerinden Mardin Derikli Hasan Kızıl kardeşimi de tebrik ediyorum.
Hasan kardeşimiz 200 engelli hayvanın yaralarını sararak, tamamen kendi imkanlarıyla onlara sahip çıkarak Mardin’in hayırseverliğini ülkemize ve tüm dünyaya bir kez daha gösterdi.
İyilik neferi, gençler bak örnek bu ha ona göre, iyilik neferi, çevresindekilerin ifadesiyle hayat tamircisi Hasan kardeşimin bu güzel çalışmalarının ülkemizdeki tüm gençlerimize örnek olmasını temenni ediyorum.
Maalesef bir dönem terörle, yıkım ve gözyaşıyla anılan bu toprakların Muhammet Fatih gibi kamu görevlilerimizin fedakarlıklarıyla, Hasan Kızıl gibi gençlerimizin fisebilillah çabalarıyla bambaşka bir çehreye kavuştuğunu görüyorum. Yeri geldiğinde canlarını ortaya koyarak Mardin ve ilçelerini tekrar barış, huzur ve emniyete kavuşturan polislerimize, askerlerimize, güvenlik korucularımıza da buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Şüphesiz bu başarıda en büyük pay Mardinli kardeşlerime aittir. Devletimizle el ele vererek bölücüleri açtıkları çukurlara gömen Mardinli vatandaşlarıma ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum.
Mardinli kardeşlerimin kahir ekseriyeti, bölücü örgütün özellikle baskısına boğun eğmeyerek şehrine, ilçesine ve mahallesine sahip çıkarak, sokaklarının terörize edilmesinin üzerinden sahnelenmeye çalışılan oyunu bozdu. Sizler o kritik dönemde basiretle ve ferasetle davranarak Türkiye’yi bölgemizde kirli tezgahın bir parçası haline getirme projelerini toprağa gömdünüz. Bugün şöyle geriye doğru baktığımızda o çukurların niçin açıldığını, o hendeklerin hangi gayeyle kazıldığını çok daha iyi anlıyoruz. Bugün Afrin’e, Münbiç’e ve bölücü örgütün işgal altındaki diğer bölgelere baktığımızda, Kobani olaylarıyla, çukur eylemleriyle ne yapılmak istediğinin çok daha iyi farkına varıyoruz. Şayet biz sizlerin desteğiyle o oyunu bozmasaydık, ülkemizin nasıl karanlık bir gelecekle karşı karşıya kalacağını bugün çok daha iyi anlıyoruz. Meselenin siyasetle, demokrasiyle, hak ve özgürlük talepleriyle hiçbir alakasının olmadığı, tek hedefin vatanımızı parçalamak olduğu şimdi daha iyi anlaşılıyor. Bugün söylediklerimiz işte bir bir ortaya çıkıyor. Bölücü örgütün coğrafyamızı kan gölüne çevirmek isteyenlerin maşası olduğu şimdi çok daha iyi anlaşılıyor.
Biz de Derik’le gurur duyuyoruz.
Bu örgüt, gençler, camileri kurşunlayacak, Mushaf’ın içine bomba düzeneği yerleştirecek kadar İslam düşmanı bir örgüttür. Bu örgüt masum sivilleri canlı kalkan olarak kullanacak kadar gözü dönmüş bir yapıdır. Bu örgüt canını kurtarmak için kaçan sivilleri, ana kucağındaki bebekleri dahi katledecek kadar vahşi bir örgüttür. Ne Kürt kardeşlerimin, ne Arap kardeşlerimin, ne de bölgedeki diğer halkların bunların gözünde hiçbir değeri, hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Ben gerek ülkemizde yaşanan hadiselerin, gerekse Suriye’de şahit olduklarımızın herkes için bir uyanışa vesile olduğunu düşünüyorum. Özelikle Kürt kardeşlerimin, Arap kardeşlerimin bölücü örgütün kime ve neye hizmet ettiğini artık çok net bir şekilde kavradıklarına inanıyorum.
Burada şu gerçeğin bir kez daha altını çizmekte fayda görüyorum: Biz bu katil sürülerinin niçin ülkemize musallat edildiğini çok iyi biliyoruz. Hangi ülkelerin bunlara kol kanat gerdiğini, kimlerin silah ve mühimmata boğduğunu da çok iyi biliyoruz. Gençler, efendilerine yalvarsalar da, yakarsalar da, Batı başkentlerini ağlama duvarına çevirseler de bunların inlerine girmeyi sürdüreceğiz. Bölücü terör örgütünün tek bir vatandaşımızın dahi canına, malına veya namusuna kastetmesine müsaade etmeyeceğiz.
Devletimiz hem sırtını emperyalistlere dayayan kiralık katillere, hem de o kiralık katiller sürüsüne sırtını dayayan sözde siyasetçilere hak ettiği dersi vermiştir, verecektir. Hiç şüphesiz anayasa, hukuk ve kanunlar çerçevesinde siyaset yapmak isteyenlere demokrasimizin imkanları sonuna kadar açıktır. Siyaset, söyleyecek sözü, hayata geçirecek projesi, millete ve ülkeye faydalı teklifi olanlar için halen en büyük fırsattır. Ancak milletten aldığı yetkiyi istismar edenlere, vatandaşlarımızın kendilerine sunduğu imkanları Kandil’deki çapulculara peşkeş çekenlere de kesinlikle müsamaha göstermeyiz.
Siz şu anda Rabbimin ayetini bizlere adeta okuyorsunuz. Ne diyor Rabbim, estenizü billah bismillah: “…” Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Onlar diridirler, ancak siz bilemezsiniz. Onlar bizi şu anda izliyor, onlar bizi takip ediyor. Ama onlar biz biliyoruz ki Sevgili Peygamberimize en yakın makamdalar.
İnşallah ilk etapta Mart, ardından Kasım’da şöyle açık ara önde olmaya hazır mıyız? Hazır mıyız? Ya bana ses biraz az mı geldi? Yani ben bu sesi Mardin’e yakıştıramıyorum, dışarısı çok iyiydi. Mardin, Mart’ta ve Kasım’da bir numara olmaya hazır mıyız? “Böyle böyle, maşallah.
Kandil’in Meclisteki uzantısı gibi hareket edenler, terör örgütünün siyasi uzantısı gibi muamele görürler. Öyle tehditlerle Meclise gel gir, ondan sonra orada yok hak ve özgürlük mücadelesi veriyoruz, yok biz demokrasi mücadelesi veriyoruz. Kimi aldatıyorsunuz ya? Siz sadece ülkemde değil Avrupa’da, dünyanı değişik yerlerinde bile nerede bir bayrak varsa bayrağımıza saldırıyorsunuz. Ya ülkemde güya kongre yapıyorsunuz, kongrenizde İstiklal Marşımıza dahi tahammül edemiyorsunuz, bir bayrak dahi asamıyorsunuz. Siz bu ülkeyi temsil edemezsiniz, zira siz bu ülkenin temsilcisi olamazsınız. Burası Türkiye Cumhuriyeti, burası PKK terör örgütünün egemenliği altında olan bir yer değil. Onun için ben Mardin’den çok farklı bir çıkış bekliyorum.
İşte bakın, bütün şu Suriye’de, Afrin’de o betondan tüneller, içinden kamyonların geçtiği o tüneller var ya, ne oldu? Yerle yeksan oldu, bundan sonra böyle. Bunlara biraz esneyelim-mesneyelim, yok. Bunlar her yerde neler yaptılar, işte şu anda Çevre Şehircilik Bakanım burada, Şırnak’ta, Diyarbakır’da ya neler yapmadılar ki. O bitişik nizam evleri tünellerle birbirine bağladılar ve biz onları yıktık ve oralarda şimdi yeni evler yaptık.
Kardeşlerim; meşru çizgide siyaset yapan, terörle arasına mesafe koyan, hukuk ve demokrasiden ayrılamayanlar da aynı şekilde meşru siyasi aktör gibi değerlendirilir, öyle kabul edilir. Her halükarda bir koltukta iki karpuzun taşınmayacağı artık herkes tarafından görülmelidir.
Değerli kardeşlerim; Mardin terörün acısını da, huzurun kıymetini de çok iyi bilen bir şehrimiz. Elhamdülillah, aldım, aldığım netice ne? Şu anda artık Mardin’de Allah nasip ederse oteller ful dolu. Mart ayı itibarıyla otellerimizde doluluk oranı yüzde 90’ı aşmış vaziyette. Bu ne demek? Demek ki huzur kenti haline geldiğimiz zaman herkes buraya ne yapacak, akın edecek. Şimdi burada yeni yeni otellerin yapılması da şart.
Hamdolsun bugün Mardin devletimizin himayesi altında eski ihtişamına yeniden kavuşuyor. Bir dönem bölücü örgütün dağ ve şehir kadrosuna akan kaynaklar artık Mardinli vatandaşlarımıza hizmet olarak harcanıyor. Bir dönem Nusaybin’in sokaklarını alt-üst etmek için kullanılan kepçeler, kamyonlar, şimdi Nusaybin’i ayağa kaldırmak için kullanılıyor, fark bu. Belediyecilik hizmetlerinde, altyapı-üstyapı çalışmalarında, sağlıktan ulaşıma, eğitimden turizme kadar tüm alanlarda Mardin kalkınma ve büyüme yolunda emin adımlarla ilerliyor. Mardin bir taraftan kaybettiği zamanı telafi ederken, diğer taraftan da kökleriyle, kimliğiyle, Mardin’i Mardin yapan değerlerle barışıyor.
Bakınız, biz onyıllardır bölücü terör örgütünün tehditlerine rağmen hiçbir zaman Mardin’i, Mardinli kardeşlerimi ihmal etmedik, Ankara’da ne varsa, İstanbul hangi hizmeti alıyorsa, Mardin’in de aynı standartta hizmet alması için gayret gösterdik. Ne şehirlerimiz arasında ayrım yaptık, ne vatandaşlarımız arasında ayrım yaptık. Ekonomiyi büyütürken özgürlüklerden taviz vermedik. Vatandaşlarımızın kültürel hakları konusunda ülke tarihimizde eşi, benzeri olmayan reformlar hayata geçirdik.
Kardeşlerim; hiç kimseyi dili, etnik kimliği, inancı veya dış görünüşü dolayısıyla ötekileştirmedik, hor, hakir görmedik. Bize oy versin, vermesin, 81 vilayetimizin tamamını, 81 milyonun her bir ferdini kucaklamanın çabası içinde olduk.
Bu anlayışla gençler, bak şunu bilmeniz lazım ve bunu bütün arkadaşlarınıza anlatmanız lazım: Mardin’de son 15 yılda toplam 25 katrilyonu aşan yatırım yaptık, 25 katrilyon.
Mardin’i üniversiteyle buluşturduk, 3 bin 765 adet yeni derslik, 2544 kişilik yükseköğrenim yurtları yaptık. Mardin’e spor salonları, yüzme havuzları, gençlik merkezleri kazandırdık. Şimdi de Yeşilli’ye, Dargeçit’e, Nusaybin’e gençlik merkezleri, Mardin merkeze de atletizm stadyumu yapıyoruz. Bu 4 spor tesisimizin proje çalışmaları devam ediyor.
14’ü hastane olmak üzere Mardin’e toplam 34 adet sağlık tesisi yaptık.
TOKİ kanalıyla Mardin’de son 15 yılda 8 bin 781 konut projesi başlattık, bir kısmı teslim edildi, bir kısmının inşası sürüyor. Çukur teröründen en çok zarar gören ilçelerimizden Nusaybin’i yeniden ayağa kaldırıyoruz. TOKİ Nusaybin’e 1,2 milyar lira maliyetle 5 bin 53 konut yapıyor ve kardeşlerim, bu konutların 4657’si Ağustos ayında sahiplerine teslim ediliyor. Kalan 394 konutun da yapımına inşallah bu ay sonunda başlıyoruz.
Mardin’e, bakın bu çok önemli, 2002 yılına kadar 29 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı, biz 15 yılda bölünmüş yol uzunluğunu 264 kilometreye çıkarttık. Derik ve Dargeçit ilçelerimizdeki belediye ağında cadde ve sokakları yeniden ele alarak yollarını yaptık. Midyat-Cizre ve Batman-Hasankeyf, Gercüş-Midyat bölünmüş yollarını önümüzdeki yıl tamamlıyoruz. Mardin-Yeşilli-Ömerli-Midyat bölünmüş yolunu da 2021’de inşallah tamamlıyoruz.
Karaman-Adana-Gaziantep hızlı tren projemiz Şanlıurfa’dan sonra Mardin’e gelecek, buradan da Habur’a kadar uzanacak. Değerli kardeşlerim; projemizin Nusaybin-Habur kesiminin sondaj çalışmaları devam ediyor. Ayrıca bu hattı Diyarbakır’a kadar bağlıyoruz.
Mardin Havalimanına 3 milyon yolcu kapasiteli yeni bir terminal binası yaparak havalimanımızı büyütüp modernize ettik. Hava limanımızın yolcu trafiği neydi? 19 bin. Şimdi ne oldu? 681 bine ulaştı, nereden nereye.
Ilısu Barajı … Mardin’in en gözde projelerinden biri. Sadece elektrik enerjisi üretiminden ekonomiye yıllık 1,5 katrilyon katkı sağlayacak. Barajın inşasında sona doğru geliyoruz. 8,5 katrilyon lira maliyeti olan Ilısu Barajında bu yılın Haziran ayından itibaren su tutulmaya başlanacak.
Mardin için bir diğer önemli projemiz ise, Şanlıurfa-Mardin arasında inşa ettiğimiz 161 kilometrelik Süveyş Kanalından daha uzun olan ülkemizin en uzun suni nehri olan Ana Kanaldır. 2 katrilyon liraya mal olan bu projeyle Mardin ve Şanlıurfa’daki mümbit topraklar suyla buluşacak. Mardin tarafında toplam 1 katrilyon 3 trilyon lira özellikle böyle bir büyük araziyi Ana Kanal sayesinde sulayacağız. Mardin’deki bu arazilerin 460 bin 620 dekarını sulayacak şebekelerin inşaatı devam ediyor.
Beyaz su kaynağından aldığımız suyu Mardin şehir merkezine ve Kızıltepe, Ömerli, Yeşilli, Nusaybin ilçelerine ileterek buraların 2040 yılına kadar olan içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşıladık.
Mardin’e toplam 2 katrilyon lira tutarında tarımsal destek verdik. Bir de işte diyorlar ki, destek yok, buyur. İnşallah gelecekte de Allah imkan verdikçe bu destekleri daha da artıracağız.
Değerli kardeşlerim; biz zor denileni bugüne kadar hep yaptık, imkansız denilene biraz zaman harcadık. İnşallah Mardin’de de aynısını yapıyoruz, yapacağız.
Ben sizlere güveniyorum, her bir dava arkadaşlarımın omuzlarındaki yükün bilinciyle hareket edeceğine inanıyorum. Her birinizden 2019’dan azami gayret bekliyorum.
Ve yeni heyetimize inşallah Mardin’imizde başarılar diliyorum.
Ama durmak yok… Durmak yok…
Öyleyse çok yoruldunuz, bir ayağa kalkın bakalım, şöyle bir Rabia’mızı yapalım.
Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Mardin’i hatırlatıyor.
Gününüz kutlu olsun, geleceğimiz hayırlı olsun inşallah, kalın sağlıcakla.