Cumhurbaskani Erdogan’in Mardin’de halka hitabinin tam metni
Bugün bir başkasın Mardin.
Saygıdeğer hanım kardeşlerim, saygıdeğer beyefendi kardeşlerim, sevgili gençler; sizleri partimizin 6. Olağan Kongresi vesilesiyle en kalbi duygularla selamlıyorum.
Günümüz kutlu olsun, geleceğimiz aydınlık olsun inşallah.
Evet, Mardin bugün hakikaten uçsuz, bucaksız bambaşka. Gerek hanımlar, gerek beyler, maşallah salonun dışını doldurmuşsunuz. Tabi sizler burada böyle olunca sizi selamlamadan salona girmek doğru olmazdı. Ben sizlerle gurur duyuyorum.
Mardin yeniden adeta bir dirilişin içerisinde, bir hamlenin içerisinde. Yeniden bir tarih yazmaya hazır mıyız? Maşallah. Öyleyse şimdiden Mart 2019’a hazırlanıyoruz değil mi? Hanımlar, hazır mıyız? Beyler, hazır mıyız? Gençler, hazır mıyız? Maşallah maşallah.
Ve yola çıkarken bir şey söylemiştik…
Değerli kardeşlerim; hep bunları komuta kademesiyle görüyorum, diyorlar ki, Sayın Cumhurbaşkanım, ihtiyaç olduğunda tabi ki ben size bunu bildireceğim. Ben de böyle bir durum olduğu anca önce ben yürüyeceğim, ondan sonra da sizi yanıma alacağım.
“Yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan.
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan.
Elde sendin, dilde sen, gönüldesin, baştasın,
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.”
Dolayısıyla inşallah artık an meselesi, Afrin’e girdik, giriyoruz, sizlere her an bu müjdeyi verebiliriz. İşte bugün de buraya gelirken aldığım rakam, son olarak değerli kardeşlerim, teröristlerden etkisiz hale getirilenlerin sayısı 3 bin 569.
Sevgili kardeşlerim; bildiğiniz gibi niçin benim Mehmetçiğim bu terör koridorunun olduğu yere yürüdü? Onlar bir şeye inandılar, Allah ayetinde ne buyuruyordu, esteizü billah bismillah: “…” Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Onlar diridirler, ancak siz bilemezsiniz. İşte ben size şimdi ayeti okudum. Onlar şimdi bizi izliyor değil mi?
Ve biz şimdi bir de müjde bekliyoruz, nedir o müjde? “…” Evet, fetih yakın, müjde yakın. İnşallah biz o müjdeye doğru ilerliyoruz. Tamam mı Yarbayım, tamam değil mi?
Ve şimdi sevgili kardeşlerim; bu yolda Suriye’nin topraklarında bizim gözümüz yok. Biz şu 780 bin kilometrekareye nerelerden geldik biliyor musunuz? Değerli kardeşlerim, 18 milyon metrekareden buralara geldik, hep verdik verdik buralara geldik. Böyle bir derdimiz yok. Ama bir terör koridoru ki oradan devamlı taciz ediliyoruz, Hatay taciz ediliyor, Kilis taciz ediliyor, Gaziantep taciz ediliyor, Şanlıurfa taciz ediliyor, Mardin aynı şekilde. Artık bıktık, sabır sabır sabır, yetti artık dedik, öyleyse gireceğiz.
Bize dost görünenler ne dedi? Girmeyin. Sizi çok dinledik, girmedik; ne oldu, durdurdunuz mu? Yok, roketlerle devamlı tacizler ve 100’ü aşkın vatandaşımız bizim şehit oldu. Dedik artık durmayacağız, ya Allah bismillah, yürüdük. Ve önce biliyorsunuz Cerablus, El Rai, Bab, yani Fırat Kalkanı Harekatını yaptık. Fırat Kalkanı Harekatında 2 bin kilometrekarelik alanı kontrolümüzün altına aldık, şimdi de burada yaklaşık bin 800 kilometrekarelik alanı kontrolümüzün altına aldık. Ve çok kısa bir zamanda buraların insanı da gelecek, aynen tekrar topraklarına dönecekler, evlerine dönecekler, aynen Cerablus’ta olduğu gibi 140 bin kişi geri döndü, inşallah burada da dönecekler.
Çünkü biz onlara artık çok daha mülteci olarak kalmalarını istemiyoruz, bir an önce istiyoruz ki evlerine dönsünler. Onlara elimizden gelen her türlü desteği verdik, veriyoruz, vereceğiz. Eğitim, sağlık, bu noktada her türlü desteği verdik, veriyoruz, vereceğiz. Niye? Biz şunu biliyoruz: Onlar bizim kardeşlerimizdir, insani, İslami, vicdani bütün görevlerimizi yerine getiriyoruz, getireceğiz. Ve çok fazla değil, az bir zaman içerisinde inşallah Afrin’le ilgili müjdeyi de duyacaksınız.
Ne diyordum? Bir gece ansızın… Neler yapmışlar, ne tüneller açmışlar, televizyonlarda izliyorsunuz değil mi? Bunlar Batılı dostlarımızın onlara verdiği desteklerle bu tünelleri açtılar ve bu tünellerde kamyon gidebiliyor kamyon, düşününe biliyor musunuz? Ve silah depolama yerlerini gördünüz, her türlü silah var, bize dost görünenlerin onlara verdiği silahlar. Ve nedir bunlar diye sorduğumuzda da, yalan bunlarda su gibi, dürüst olun dürüst. Bizi aldatamazsınız, biz gerçekleri görüyoruz, yalanlarınız ortada, işte kasa kasa silahlar, mermiler, hepsi ortada, daha bize neyin yalanını söylüyorsunuz? Dürüst olun; olmadılar. Bize dürüst olana can kurban, ama bize dürüst olmayana, kusura bakmasınlar. Ve inşallah artık müjdeyi sizlere vereceğiz.
Yarın Çanakkale biliyorsunuz 18 Mart onun yıl dönümü, yarın Çanakkale’deyiz, Çanakkale’den sizlere hitap edeceğiz.
Ama ben şimdi sizden bir şey istiyorum. Bize ayrılık yakışır mı? Öyleyse hep beraber bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.
Öyleyse tek millet. Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Roman’ıyla, 81 milyon tek millet. Bundan daha güzel ne olabilir? Biz yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevmedik mi? Bitti. Öyleyse yok Türk’müş, Kürt’müş, yok Laz’mış, yok Arap’mış, böyle ayrım yok bizde, yaratılanı Yaratan’dan ötürü seveceğiz, tamam. Artık aramıza fitne, fesat sokmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz, inşallah Mart 2019 yerel seçimlerinde de bunu ispatlayacağız. İnşallah Kasım 2019 cumhur, inşallah Parlamento ve başkanlık seçimini yapıyor, orada da bunu ispat edeceğiz. Neyle? Şimdi bir ittifak kurduk biliyorsunuz, bu ittifakla bunu ispat edeceğiz, bu cumhurun ittifakı olacak, ayrılık-gayrılık olmadan cumhurun ittifakı.
İki; tek bayrak. İşte bayrağımız, rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehitlerimizin ta kendisi.
Üç; değerli kardeşlerim, tek vatan, 780 bin kilometrekare tek vatan, tamam. Bizim vatanımızı bölemeyecekler.
Dört; tek devlet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka bizim devletimiz yok. Yok paralel devletmiş, yok bilmem PKK devletiymiş, yok şu devletmiş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devletiz yok, tamam.
Öyleyse hep beraber şarkımıza hazır mıyız?
Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey maşallah Mardin’i hatırlatıyor.
Gününüz kutlu olsun, kongremiz hayırlı olsun inşallah.