Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Mersin’de halka hitabinin tam metni

 

Hanımefendiler, beyefendiler, sevgili gençler; sizleri Mersin İl Teşkilatımızın 6. Olağan Kongresinde en kalbi duygularla selamlıyorum.

Şu anda salonun içi tıklım tıklım dolu. Sizleri büyük bir coşkuyla burada görünce selamlamadan geçemezdim. Dolayısıyla sizleri selamlayıp ardından salona geçeceğim.

Değerli kardeşlerim, malum bu ara aynı zamanda Afrin’deki ilerleyişimiz devam ediyor. Sabah itibariyle teröristlerden 3195’i etkisiz hale getirilmişti. Herhalde şimdi çok daha ilerlemiş vaziyette ve Afrin’e doğru ilerliyoruz. Zira burada bir terör koridoru oluşturmak istediler. Biz dedik ki, buna müsaade etmeyeceğiz, yanlış yapıyorsunuz. Fakat dinlemediler, zannettiler ki laf ola beri gele. Bunlar Türk’ü bilmiyorlar, Türk milletini bilmiyorlar ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni de bilmiyorlar. Güvenlik güçlerimiz hep birlikte onlara gereğini yapmaya başladı.

Değerli kardeşlerim, şu an itibariyle Afrin’de eğer komuta kademesi sefer görev emri gelsinler dedikleri zaman önce ben, sonra da siz, beraber gideceğiz. Zira biz bir şeye inanıyoruz, nedir? Şehadet. “Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.” Başkalarında böyle bir şey var mı? Yok. Ama bizde Müslümanlar olarak bizim inancımızda bu var. Ve o makam Peygambere en yakın makam. İşte bu makama inananlar şu anda yürüyor. Şehitlerimiz var, ama mukayese edilemeyecek kadar da terörist etkisiz hale getirildi; 1’e 10, 1’e 20 değil 1’e 30, 1’e 50. Yani bizim şehitlerimizin bu noktada akıttıkları kanın neticesi ortada.

Ve Afrin alındığı andan itibaren nereye teslim edilecek? Sahiplerine. Oranın sahipleri şu veya bu değil. Oranın sahipleri kimse onlara teslim edilecek. Şu anda Türkiye’de ne kadar Suriyeli mülteci var? 3,5 milyon. Şimdi biz diyoruz ki bu 3,5 milyondan Cerabluslu olanlar var mıydı? Vardı. Döndüler mi? Döndüler. Ne kadar? 140 bin El Rai, Bab, Cerablus, 2 bin kilometrekarelik o alandan döndüler. Şimdi burası da yaklaşık 2 bin kilometrekare. Şu an itibariyle yaklaşık 850 kilometrekare bizim kontrolümüz altında. Hedef? O 2 bin kilometrekareyi de kontrolümüz altına almak. Gerisi, gün ola harman ola, ona da devam edeceğiz, onun da hesabını ayrıca yapıyoruz. Niye? Bizim derdimiz topraklar değil, bizim derdimiz oradaki teröristlerin temizlenmesi. Nerede terörist varsa biz oradayız. Çünkü bunlar bizi rahatsız ediyor, bunlar bizim sınırlarımızı taciz ediyor, Hatay’ı taciz ettiler, Kilis’i taciz ettiler, Şanlıurfa’yı taciz ettiler, Gaziantep’i taciz ettiler, Mardin’i taciz ettiler. Ne yapacaktık? Sabır sabır sabır bir yere kadar. Sabrettik, şimdi de adımı attık. Men sabera zafera. Sabreden kimse zafere ulaşır.

Şimdi ben siz değerli kardeşlerimden bir şey istiyorum. Nedir biliyor musunuz? Sizin birliğinizi istiyoruz, sizin beraberliğinizi istiyorum. Zira biz kardeşiz, bu kardeş topluluğun içerisinde ayrılık olmaz, gayrılık…  Biz birbirimizi para için mi seveceğiz? Makam için mi seveceğiz? Pul için mi seveceğiz? Sadece ve sadece Yaradan’dan ötürü seveceğiz. Onun için bizim Rabia’mız var biliyorsunuz. Bizim Rabia’mızda neler var? Şöyle bayrakları bir göreyim. Hep beraber, coşkuyla.

Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.

Tek millette ne var? 81 milyon var. Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Arap’ıyla, Roman’ıyla velhasıl 81 milyon biz tek milletiz.

İki; tek bayrak. Bayrağımızın rengi şehidimizin kanıdır, hilal bağımsızlığımızın ifadesidir. Yıldız, her şehidimiz bizim bir yıldızdır.

Üç; bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Eğer bir toprağın uğrunda ölen yoksa o toprak tarladır tarla, ama varsa vatandır. İşte biz bu toprakları, bu 780 bin kilometrekareye biz nereden geldik biliyor musunuz? Ah kardeşlerim ah, 18 milyon kilometrekareden düştük düştük düştük 780 bin kilometrekareye geldik. Şimdi bizim bu noktada bir karış toprak vermek gibi bir şeyimiz olamaz. İki; burayı böldürmeyiz. O PKK bölmek istedi, FETÖ bölmek istedi, DEAŞ bölmek istedi, derslerini aldılar mı? Ne demiştim hatırlayın, inlerine gireceğiz demiştim. Bunların Cudi’de inlerine girdik, Gabar’da inlerine girdik, Tendürek’te inlerine girdik, Kandil’de inlerine girdik, girmeye devam edeceğiz. Birisi kaçmış gitmiş Pensilvanya’ya, öbürü gitmiş Almanya’ya, öbürü Hollanda, öbürü şurada-öbürü burada. Nereye giderseniz gidin, siz kaçacaksınız biz kovalayacağız. Zira benim milletime çok çektirdiler, böldüler milletimi, ümmeti parçaladılar; biz bunlara seyirci kalamayız.

Dört, tek devlet. Bizim tek devletimiz var, Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devlet tanımıyoruz, tamam? Buna da sahip çıkacağız.

Şimdi sevgili kardeşlerim, tabii içeride kongre. Bak şimdi bugün çay günü değil, burada kongremizi yapacağız, buradan da tekrar Adana, oradan Antalya’ya geçeceğiz, tamam?

Şimdi son sözlerime geliyorum. Afrin’e yürüyenler, askerimiz, Mehmet’imiz. Yahya Kemal ne diyor:

“Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi

Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi

Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın

Galib et; çünkü bu son ordusudur İslâm’ın.”

Evet, ordumuz yürüyor ve kavi yürüyor.

Değerli kardeşlerim; bu ilginiz, bu alakanıza çok teşekkür ediyorum.

Hanım kardeşlerime yalnız bir şey söylüyorum; şimdiden Mart-2019 seçimlerine hazır mıyız? Kasım-2019 seçimlerine hazır mıyız? Gümbür gümbür gelecek miyiz? Biliyorsunuz referandumda maalesef Mersin yüzde 36’da kaldı, ortalamanın çok altında kaldı. Üzüldük, hâlbuki bu Mersin 28 katrilyon yatırım yaptığımız bir vilayet. Şu gördüğünüz eserler hep bizim eserlerimiz. İstiyoruz ki şimdi bizim Kadın Kollarımız kapı-kapı dolaşsınlar, her şeyi anlatsınlar. Biz de sizlerle duyuyoruz.

Şimdi beyler, size sesleniyorum; kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? İnşallah Mart’ta, Kasım’da, o seçimlerde yeniden bir ayağa kalkıp ortalamanın üzerine çıkmaya hazır mıyız?

Gençler, hazır mıyız? Maşallah, Barekallah.

Çok teşekkür ediyorum, kalın sağlıcakla diyorum.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.