Cumhurbaskani Erdogan’in Nusretiye Camii açilis töreninde yaptigi konusmanin metni
Sevgili İstanbullular, hanımefendiler, beyefendiler; öncelikle Tophane Nusretiye Camimizin malum restorasyon çalışmaları bitti ve bugün Cuma namazıyla birlikte açılışını yapmış bulunuyoruz.
Sultan II. Mahmud tarafından 1823 yılında yaptırılan bu muhteşem mabet, bu güzel mabet 1826 yıllarına kadar, burası tabii çok önemli, Krikor Amira Balyan tarafından Sultan II. Mahmud’a yaptırılmış. Bu eser o günden bugüne zaman zaman bazı restorasyonlara da uğrasa anlamı çok önemli. Yeniçeri Ocağının kaldırılmasının anısına bu camiye Nusretiye Camii adı verilmiştir. Yani Nusret, kurtuluş, bu anlama, kimden? Yeniçerilerden. Ve bugüne geldi, o gündür bugündür Müslümanlar bu mabedini, bu camisini kullanıyor.
Cami teknik noktada çok fazla bilgiye girecek değilim, ama barok üslubun kapanış, bir de ampir üslubun başlangıç yapısı olarak değerlendirilir. Tarihi İstanbul’un sınırları dışında inşa edilmiş görüldüğü gibi ve en büyük camilerden birisi. Mimari özelliklerine de gelince, kesme taştan inşa edilmiş olan bu camii, görüldüğü gibi bol miktarda beyaz mermer inşasında kullanılmıştır. Harim 15 metre çapında büyük bir kubbeyle, cemaat yeri ise üç küçük kubbeyle, vezir bölümü ve hünkar mahfili bölümleri kırma çatıyla, girişteki galeri ve yan galeriler çapraz tonozlarla örtülüdür. Kubbe bunun yanında pandantifler, müezzin mahfili, son cemaat yeri ve hünkar kasrının üst örtüsü tümüyle kurşun kaplıdır. Caminin batısında taş avluda yer alan şadırvan 10 ince sütun üzerine sivri konik çatılı olup, 12 çeşmelidir.
Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 13.8.2012 tarihinde ihale edilen Nusretiye Camiinin restorasyonu 32 milyon 945 bin liraya mal olmuştur. Yapı 1955-58, 1980-92 yılları arasında yine defaatle çeşitli restoranlar görmüştür. Cumhuriyet’ten sonra bu arada yine 55-58 yılları arasında yapılan, kısmen kapsamlı da olsa sonrasında bazı onarımlarla yüzeysel olarak elden geçirilmiştir. 2012-2017 yılları arasındaki tarihinin en kapsamlı restorasyonudur. Restorasyonlar sırasında camiyle yaşıt olan 1826 yılı kalem işlerine yüzde 70 mertebesinde sağlam olarak ulaşılmıştır, yani mevcudun üzerine kalem işi yapılmamış, tamamen kalem işleri sökülmek suretiyle bu tepeden tırnağa elden geçirilmiştir.
Barok motifli kalem işlerinin Sultan II. Mahmud dönemine ilişkin tek oldukları bilinmektedir. Tamamen kullanılmaz durumda olan ve Sultan II. Mahmud’un misafirlerini ağırladığı oda olarak nitelendirilen başoda, restorasyonu sonucu yeniden açılmıştır.
Ve Tophane semtimizde Boğaz’ın yine kenarında yer alan bu muhteşem eserimizin tüm Müslümanlara hayırlı olmasını, hele hele mübarek Ramazan-ı Şerifin öncesinde Nusretiye Camiimizi de devreye alışımızın çok hayırlı olacağına inanıyorum.
Bu vesileyle Müslüman kardeşlerim herhalde Ramazanda bazı teravihlerini, gerekirse saban namazlarını burada geçirirlerse Nusretiye Camii çok daha şenlenecektir.
Hayırlı olsun diyorum, El Fatiha.