Cumhurbaskani Erdogan’in Osmaniye’de halka hitabinin tam metni
Hanımefendiler, beyefendiler; sizleri AK Partimizin 6. Olağan Kongresinde en kalbi duygularla selamlıyorum.
Tabi kongre salonuna geçmeden önce bu muhteşem katılımı burada görüp de sizleri selamlamadan salona geçmek olmazdı. Önce selam, sonra salonda kelam. Ve şöyle bir hasbihal kısa da olsa sizlerle yapalım istedim.
Değerli kardeşlerim; hamdolsun bugün sizlerle bir başka heyecanı, bir başka anlamlı günü yaşıyoruz.
Evet, zeytin dallarını görüyorum. Zeytin Dalı Operasyonunun… Sevgili gençler, komuta kademesinde yaptığımız, yapmakta olduğumuz müzakerelerde, evet, millet gelsin dendiği anda, sefer görev emri çıktığı anda önce ben, sonra da millet beraber yürüyeceğiz. Birileri gibi gidip de Esed’den talimat almaya ihtiyacı yok bu milletin.
BİR VATANDAŞ- …
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Öyle diyorlar.
İşte millet evvel Allah ve zafer. Bak, sabah itibarıyla etkisiz hale getirilen teröristlerin sayısı 1931’e ulaştı. Ne dedik biz? Bu millet zilletten doğmadı, bu millet illetten doğmadı, bu millet:
“Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi,
Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi,
Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed namın,
Galip et, çünkü bu son ordusudur İslam’ın” diyerek bu yola çıktı.
Dün Mehmet’imizi, Mehmet’lerimizi Cuma namazını kılırken izlediniz değil mi, gördünüz değil mi? Çünkü bu millet hiçbir yerde teknolojinin, beşeri güçlerin önünde eğilmedi, sadece Allah’ın huzurunda rükuda ve secdede eğildi; biz buyuz.
Gençler, şu anda askerimiz JÖH’leriyle, PÖH’leriyle, tüm komandolarıyla hamdolsun üzerine düşen görevi harfiyen uyguluyor.
Artık kendi SİHA’larımız var, onlarla uçuyoruz, F-16’larımızla uçuyoruz, tanklarımızla, toplarımızla yürüyoruz. İnlerine girdik mi? Ya neler yapmışlar, o dağları delmişler, o dağlara o çimentolar, o betonlar nerelerden gelmiş, ah ah hepsini biliyoruz, nereden geldiklerini biliyoruz. Bunları telefon görüşmelerinde kendilerine söyleyeceğim, bak bunlara beton mikserleriyle siz gönderdiniz bu betonları, bunları bu tünelleri siz yaptırdınız ve bu tünellerle oralarda bu teröristlerin yaşam imkanlarını hazırladınız. Şimdi kalkıp da Türkiye’ye, Türk milletine ders vermeye yönelmeyin, ders alacak birileri varsa sizsiniz siz.
Onun için kim olursa olsun, bizim mücadelemiz kimle? Teröristlerle, öyle mi? Ve tek terörist kalmayıncaya kadar bu mücadele devam edecek, hepsini bitireceğiz.
Ve kardeşlerim, 911 kilometre Türkiye sınırında biz sessiz duracağız, beyefendiler dünyanın bir ucundan çıkıp gelecekler, onlar buralarda söz sahibi olacaklar; bu nasıl iş ya? Bir de utanmadan, sıkılmadan bize akıl vermeye kalkacaklar. O aklı siz kendinize saklayın, çok ihtiyacınız var, kendinize saklayın. Çünkü siz hiçbir zaman adil olmadınız, siz hiçbir zaman zulmün karşına dikilmediniz, ama biz tarih boyunca hep adaletle hükmettik, hep zulmün karşısına dikildik. Biz Osmanlı’ydık, ama ta bir kişi için zulme uğradığından dolayı Hint Yarımada’sındaydık, biz böyle bir terbiyeden geliyoruz, bizim böyle bir asaletimiz var, ama bunlarda böyle bir şey yok. Şimdi kalkmışlar, sivilleri öldürmeyin. Kim sivili öldürüyor?
Sabırlı ol sabırlı ol, vakti saati geldiğinde beraber gideceğiz.
Kardeşlerim, benim sizden bir isteğim var, bu ne bu? Rabia. Rabia’da ne var? Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.
Tek millet 81 milyon, öyle mi? Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Abhaza’sıyla, Roman’ıyla velhasıl 81 milyon tek milletiz biz, çünkü biz yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevdik, ayırmadık.
İki; tek bayrak. Şu bayrağa bak be, şu bayrağımızın asaleti, güzelliğine bak. Rengi şehidimizin kanından geliyor, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehitlerimizin ta kendisi, her şehit bir yıldızdır ve onlar diridirler. “…” Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler, ancak siz bilemezsiniz. Şu anda onlar bizi izliyor mu? İzliyor. Ve onlar gençler, Sevgili Peygamberimize komşu. Ve şu anda yürüyenler nereye yürüyor? Şahadete yürüyor. Ne diyor bizim Mehmet’imiz? Düğüne gidiyoruz; şu güzelliğe bak.
15 Temmuz’da size çağrı yaptım, siz ne yaptınız? Meydanlara döküldünüz. F-16’ların karşısına dikildiniz mi? Tankların karşısına dikildiniz mi? Topların karşısına dikildiniz mi? Ne oldu o FETÖ, ne oldu o FETÖ’cüler? Kaçtılar, biz kovaladık onlar kaçtı, biz kovaladık onlar kaçtı. Şimdi nerede? Pensilvanya’da. Hadi gel, niye gelmiyorsun? Gelemez, onun bu ülkeyle alakası yok, onun bu topraklarla alakası yok, onun bu milletle alakası yok, şimdi o Pensilvanya’da. Arkasında kimlerin olduğunu siz zaten biliyorsunuz, benim söylememe gerek yok.
Ve geliyorum değerli kardeşlerim, dört; tek devlet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka bizim devletimiz yoktur ve bu devleti böldürtmedik, böldürtmeyeceğiz. Onun için de yok paralel devletmiş, yok şuymuş, yok buymuş, hepsi hikaye. Ve şimdi inşallah devletimiz daha da güçlü hale geliyor.
Kardeşlerim; işte ittifakımızı kurduk mu? Sesiniz az geldi be. Çalışmalar elhamdülillah bitti, Meclise gönderildi ve şimdi Meclis çalışmalarını yaparak Allah’ın izniyle inşallah bu ittifakımızı çok çok güçlü bir şekilde sürdürecek ve Rabbimin lütfuyla da, Allah’ın izniyle inşallah Kasım 2019 önümüzdeki yıl Türkiye’den bu ittifakın en anlamlı sesini dünyaya duyuracağız. Birileri bölmenin peşinde, böyle bir gayretin içinde. Boşuna heveslenmesinler, biz bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız; olduk mu? Elhamdülillah. Öyleyse bu ümmeti, bu milleti bölmek isteyenlere inşallah Mart’ta da, Kasım’da da en güzel cevabı biz Türkiye olarak vereceğiz.
Şimdi Afrin işte bunun işaret fişeğidir. Afrin’de benim milletim destan yazıyor şimdi, askerimiz destan yazıyor, inşallah bu zaferle devam edecek. Allah yar, yardımcımız olsun.
Ayetinde ne buyuruyor Rabbimiz: “…” ne diyor? Allah’ın yardımı yakındır, müjdele diyor. Evet, şimdi biz yeni bir müjde bekliyoruz inşallah, tamam.
Tekrar Allah yar, yardımcımız olsun diyorum. Muhteşem bu katılımınıza teşekkür ediyorum, Osmaniye bir başka gün.
Kalın sağlıcakla diyorum, sağ olun, var olun.