Cumhurbaskani Erdogan’in Özbekistan Cumhurbaskan Mirziyoyev ile basin toplantisindaki konusmasi
Sayın Cumhurbaşkanı, değerli kardeşim, saygıdeğer bakanlar, heyetlerimizin kıymetli üyeleri, değerli basın mensupları; sizleri öncelikle şahsım, heyetim adına en kalbi duygularla selamlıyorum.
Şahsıma ve heyetimize gösterilen konukseverlikten dolayı, hele hele Özbek konukseverliğinin bir nişanesi olarak bu konukseverliğe özellikle kalbi şükranlarımı bildiriyorum.
Değerli kardeşim Mirziyoyev olmak üzere başta tüm Özbek dostlarımıza bir kez daha milletim adına teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.
Değerli kardeşimle yaptığımız ikili görüşmede, önce dar kapsamlı heyetlerarası görüşmede, daha sonra geniş kapsamlı heyetlerarası görüşmede Türkiye-Özbekistan siyasi, askeri, ekonomik, ticari, kültürel, bütün bu konuları, savunma sanayi, ele aldık ve bundan sonraki süreçte neler yapabiliriz, bunları görüşme imkanını yakaladık. Tabi bu görüşmelerde gündemimizdeki bu konuların ağırlığı çok, açık net ortada. Bölgesel ve küresel meselelerde fikir teatisinde bulunduk.
Geçtiğimiz yıl Ekim ayında değerli kardeşimin ailece ülkeme yapmış olduğu ziyaret vesilesiyle Türkiye-Özbekistan ilişkilerini stratejik ortaklık seviyesine çıkarmıştık. Bugünkü görüşmelerimizde de stratejik ortaklığımızın altyapısını güçlendirecek adımları böylece atmış olduk ve ortaklık bildirisiyle beraber 25 maddeden oluşan tüm anlaşmalar imzalanmış oldu.
Kardeşimin de ifade ettiği gibi, bu masalarda biz bugüne kadar böyle anlaşmalar imzalamamıştık dediler. Ben inanıyorum ki, artık uzun bir yolculuğa Türkiye-Özbekistan olarak bu anlaşmalarla çıkıyoruz. Atacağımız çok adımlar var, yapacağımız çok işler var. İmzaladığımız ortak açıklama ile yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyi mekanizması ihdas etmeyi artık karar altına almış bulunuyoruz. Konseyin ilk toplatışını önümüzdeki dönemde inşallah Türkiye’de icra edeceğiz. İki ülke arasında bir yıl Türkiye, bir yıl Özbekistan olmak üzere bu çalışmalar dışişleri bakanlarımızın sekretaryasında yürütülecek, ama bu arada özellikle icracı bakanlarımız kendi aralarında bakanlıklarını ilgilendiren konularda çalışmalarını sürdürecekler.
İki ülke arasındaki işbirliğini ekonomiden savunma sanayine, eğitimden kültüre, çevrede enerjiye, tarımdan turizme her alanda daha da güçlendirmekte kararlıyız. Bugün imzaladığımız çok sayıdaki anlaşmayla ilişkilerimizin ahdi zeminini güçlendirmiş olduk.
Ekonomik ilişkilerimizin son dönemdeki gelişme seyri bilhassa memnuniyet vericidir. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum, zira sürekli tırmanış halinde olan önümüzde bir tablo var, 2017’de 1,2 milyar dolar iken daha sonra 1,5 milyar dolara bu yükseliş çıkmış bulunuyor. Ama şimdi önümüzde bir hedef var, malum 5 miyar dolara inşallah aramızdaki ticaret hacmini çıkartacağız. Her ne kadar bu zor gibi görünüyorsa da, bana göre bugün 33 milyon nüfusu olan Özbekistan’la 81 milyon nüfusu olan Türkiye için bu zor değil, biz bunu başarırız. Ve her iki tarafta bu irade var, her iki tarafta da bu altyapı var, bunu başaracağız. Potansiyelimizin ben çok daha yüksek olduğuna inanıyorum. Öyleyse iş artık başa düşüyor ve hep birlikte bunu gerçekleştireceğiz. Bu rakamı daha yukarlara çıkarırken, inanıyorum ki bölgedeki etkinlik çok daha farklı bir yere doğru ulaşacaktır.
Bugün değerli kardeşim Sayın Mirziyoyev ile birlikte katılacağımız iş forumu büyük önem ifade ediyor. Karşılıklı yatırımların ve ticaretimizin artmasını da bu teşvik edecektir. Zira geniş katılımlı farklı alanlarda bir işadamları grubuyla şu anda Özbekistan’da bulunuyoruz. Şu anda karşılıklı olarak işadamlarımız birbirleriyle görüşmelerini yapıyorlar ve burada girişimcilerimizin özellikle Özbekistan’da ne tür yatırımlara, B2B sistemiyle olsun, kamu-özel işbirliği olsun, bu alanlarda ne gibi yatarımlar yapabilirler, bunların orada bir çağrısını yapacak, onlara bir heyecan vermenin gayreti içerisinde olacağız ve böylece de bu adımları inşallah atmış olacağız.
Değerli kardeşimin önderliğinde Özbekistan’ın ekonomik ve sosyal alanlar başta olmak üzere pek çok konuda önemli açılımlar yaptığını biliyorum. Ayrıca biz TİKA olarak şu anda 60 milyon dolarlık bir yatırımı hedefliyoruz ve birçok alanda TİKA Özbekistan’da bu yatırımlarını inşallah Eylül-Ekim gibi başlatmış olacak.
Esasında değerli kardeşimin liderliğinin ve vizyoner kişiliğinin bir tezahürü olan bu açılımlar bana bir Özbek atasözünü hatırlatıyor. Tabii bu tercümenin de iyi yapılması lazım, yanlışa düşmeyelim. Bir kişi arık kazar, ming kişi su içer. Yani bir kişi ark kazar, bin kişi su içer.
Değerli kardeşim Sayın Mirziyoyev attığı bu cesur adımlarla adeta Özbekistan için, bölgemiz için yeni bir su arkı inşa ediyor. İnşallah bu kanal Özbekistan’ı daha güzel, daha müreffeh günlere ulaştıracaktır. Zira şu anda Özbekistan çevre ülkelerle de ilişkilerini çok iyi bir konuma taşıması sebebiyle artık bölge inşallah bir barış bölgesi haline geliyor, ki bu çok çok önemli. Örneğin, Özbekistan’ın Kırgızistan’la ilişkileri, Özbekistan’ın Tacikistan’la ilişkilerinin memnuniyet verici bir konuma gelmiş olması bizleri de mutlu etmiştir, bundan dolayı kardeşime çok teşekkür ediyoruz.
Tabii Özbekistan’ın turizm sektörünün geliştirilmesine verdiğimiz desteği artıracağız ve bu konuyla ilgili Kültür ve Turizm Bakanım da bizimle bu seyahatte beraber ve bu konuyla ilgili atacağımız adımlarla inanıyorum halklarımızın kaynaşması daha da artacak. Zira bizde zaten çok ciddi bir Özbek nüfusu var. Ve bu Özbek kardeşlerimiz de aslında kendi anavatanlarına daha sık gelmek isterler. Ama bu uçuşlar rahat olacak ki onlar da sık sık buraya gelebilme imkanını bulsun. Şimdi bu yollar açılıyor, inşallah çok daha sık buraya gelme imkanı doğacak. Ve bizler turizmdeki tecrübelerimizi özellikle Özbek kardeşlerimizle de paylaşmak istiyoruz. Türk vatandaşlarının, Türk İslam medeniyetinin kadim şehirleri Semerkant, Buhara, Hive gibi şehirlere ev sahipliği yapan Özbekistan’a ilgilerinin giderek artacağından eminim. Ve bu konuyla ilgili olarak yarın Buhara’da zaten inşallah buradaki o güzel mekanları, o manevi hazzına hakikaten doyum olmaz mekanları tekrar yeniden bir görme-gezme imkanını da bulacağız. Ama hepsinden öte artık Buhara bizler için de yeni bir adımın inşallah temelini oluşturacak, aynı şekilde malum İmam Buhari’nin orası yaşam merkeziydi ve sahih Buhari’nin, Buhari Şerifin inşallah burada bir akademi çatısı altında eğitim-öğretime başlayacak hale gelmesi, Türkiye’deki genç ilahiyatçıların inanıyorum ki buradaki kardeşleriyle beraber bir eğitim-öğretim almasına fırsat getirecektir. Bir diğeri de, İmam Maturidi Hazretlerinin de yine inşallah bizim tabii itikadi noktadaki en önemli merkezimiz. Bununla ilgili de yine burada bir akademinin oluşturulacak olması, bununla bugün kardeşimle tekrar bu işin mutabakatını konuştuk, bu adımların atılmasıyla birlikte Türkiye’den özellikle Özbekistan’a gelen gençlerimizin ilgisi daha da artacak ve kaynağında bu ilmi tahsil etmiş olacaklar.
16 Mart 2018 tarihinde başlayan özellikle seferlerimiz var ve bu seferlerin sayısının artırılmasını ve yeni güzergahlar arasında da doğrudan uçuşlar başlatılmasını arzu ediyoruz ve bu konuda bugün yine kardeşimle mutabakatımızı sağladık.
Bugün Taşkent’teki temaslarımızı tamamladıktan sonra yarın sabah Türk ve Özbek halklarının müşterek tarihinde müstesna yeri olan Buhara’ya inşallah geçeceğiz. Türk İslam medeniyetinin bu kadim şehrinde ecdadımızı bir kez daha rahmetle yad edecek olmanın heyecanını tabi yaşıyoruz. Ve öyle de bir günde, öyle bir gecede bunu yapmak nasip oluyor ki ben bu vesileyle şu anda ekranları başında bizi izleyen, ülkemde de şu anda yine ekranları başında bizi izleyen tüm kardeşlerimin Leyle-i Berat’ını, yani Berat Gecesini tebrik ediyorum. Ve Rabbimiz bize bu gecede ne isterseniz vereyim diyor, Berat böyle bir gece, dolayısıyla isteyin. İlim istiyorsanız ilim, hastalıklarınıza şifa istiyorsanız şifa, inşallah hep isteyelim, bu gece boş geçmeyelim. Onun için her iki ülkenin bu gece birliğine, beraberliğine, dayanışmasına vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum.
Ve Sayın Mirziyoyev kardeşime, tüm Özbek kardeşlerime bu misafirperverliklerinden ötürü bir kez daha şahsım, milletim adına şükranlarımı ifade ediyorum.
Ortak geçmişimizden güç alan Türkiye-Özbekistan ilişkilerini geleceğe daha da güçlendirerek inşallah götürmeyi temenni ediyorum ve sizlere özellikle saygılarımı sunuyorum.
Kalın sağlıcakla.