Cumhurbaskani Erdogan’in Rusya Devlet Baskani Putin ile ortak basin toplantisinda yaptigi konusma
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Değerli dostum Sayın Putin, kıymetli heyet üyeleri, saygıdeğer basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.
Öncelikle Rusya Federasyonu Başkanı Sayın Putin ve heyetini ülkemizde ağırlamaktan duydum memnuniyeti şahsım, milletim adına ifade etmek isterim.
Değerli dostumu bir kez daha sizlerin huzurunuzda seçim zaferinden dolayı tebrik ediyorum.
Sayın Putin’in yeniden Devlet Başkanı seçilmesinden sonra ilk yurt dışı seyahatini ülkemize yapması bizler için ayrıca bir memnuniyet vesilesidir. Sayın Putin’in bu ziyareti, Türkiye ve Rusya Federasyonu arasındaki münasebetlerin geldiği seviyenin de en güzel ifadesidir.
Öte yandan, Kemerova kentinde yaşanan trajedi nedeniyle tüm Rus halkına yine şahsım, milletim adına başsağlığı dileklerimi ifade etmek istiyorum. Yangın felaketinde hayatını kaybedenlerin kahir ekseriyetinin, çoğunun çocuk olması acıyı daha da artırmıştır.
Üst Düzey İşbirliği Konseyinin 7. toplantısını az önce tamamlamış bulunuyoruz. Konsey toplantısı kapsamında yaptığımız baş başa ve heyetlerarası görüşmelerde ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla gözden geçirme imkânı bulduk. Bizler değer dostumla baş başa ikili görüşmemizi yaparken, diğer taraftan da Üst Düzey İstişare Konseyin üyesi arkadaşlarımız da kendi aralarında ikil görüşmelerini gerçekleştirdiler.
Siyasi diyaloğumuz ekonomik alana da sirayet ediyor. Tabi gerek askeri, gerek siyasi, gerek ticari, gerek ekonomik, gerek kültürel, bu kadar geniş alanda bir görüşmeyi veya görüşmeler zincirini ele alma fırsatını bulduk. Ticaret hacmimiz bir önceki yıla göre bizim hesaplamalarımızda yüzde 32 arttı ve 22 milyar doları da aşmış bulunuyor. Tabi hedeflerimiz çok daha yüksek, iki ülke arasında bizim hedefimiz aslında 100 milyar dolara ulaşmak. Hizmet ticareti ve yatırım anlaşması görüşmelerinin bir an önce sonuçlandırılması ve bu vesileyle de 100 milyar dolar hedefine yaklaşmamızı temenni ediyorum ki sağlamış olacaktır.
Biliyorsunuz bugün Akkuyu Nükleer Güç Santralinin temelini birlikte attık. Akkuyu projesinin ilk aşamasını 2023 yılına kadar tamamlamak istiyoruz. Her ne kadar belirlenen 4 aşamalı ise de, temenni ederim ki çok daha hızla, çok daha seri gidip bunu öne çekmenin de gayreti içerisinde oluruz.
Tabi şu anda belirlenen rakam 20 milyar dolar civarında ama, öyle zannediyorum ki bu 20 milyar doları da aşacak bir yatırımdır. Böyle bir yatırımın ülkemize kazandırılmasında değerli dostumun tabi çok büyük emekleri, katkısı oldu. Ve bununla birlikte Türkiye enerjisinin yüzde 10’unu temin etmiş olacaktır.
Türk akım doğalgaz boru hattının inşası devam ediyor ve bunun ikinci hattıyla alakalı çalışmalar da şu anda hızla devam etmekte.
Bir başka husus, kültürel ve beşeri ilişkilerimizdir. Bu meyanda 2019 yılında Türkiye’de ve Rusya’da gerçekleştirilecek kültür ve turizm yılı etkinlikleri büyük önem taşıyor. Toplumsal forumun Moskova Yunus Emre Kültür Merkezi ve Ankara’daki Rus Kültür Merkeziyle birlikte bu sürece katkı sağlayacağını da düşünüyoruz.
2017 yılında misafir ettiğimiz Rus vatandaşlarının sayısı 4.7 milyona ulaştı, tabi böylece Türkiye’yi ziyaret eden turistler arasında özellikle Rus Federasyon’undan gelen turistler birinci sıraya yerleşmiş oldu ve önümüzdeki yıl bu rakamın 6 milyona ulaşması bekleniyor.
Vizesiz seyahat rejiminin bir an önce yeniden başlaması arzumuzdur.
Değerli arkadaşlar; görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra, Suriye meselesi başta olmak üzere bazı bölgesel konularda da fikir alışverişinde bulunduk. Biliyorsunuz Astana sürecinde çatışmasızlık bölgelerini hayata geçirmiştik. Bazı ihlallere rağmen bu konuda hamdolsun büyük hedefler yakaladık, tam arzu ettiğimiz kadar olmasa da Suriye’de sivil can kayıplarının önüne büyük oranda geçtik. Mutabakatın ruhuna herkesin saygı duyması başarısı için çok önemlidir. Bu konuda atılabilecek ilave adımları da görüşme imkânı bulduk. Yarın İranlı mevkidaşımızın da katılımıyla yapacağımız 3’lü zirve toplantısında bu sürecin, Astana görüşmelerinin seyri hakkında görüş alışverişini çok daha farklı bir şekilde ele alma imkânımız olacak. Suriye meselesine siyasi çözüm bulmaya matuf gayretlerimizi sürdürme noktasında hemfikiriz.
Yine bu vesileyle, Zeytin Dalı Harekâtını da değerli dostumla istişare ettik. Sayın Putin’e Afrin Operasyonunun sonuçları hakkında gerekli bilgileri aktarma fırsatını buldum. Harekâtın ülkemizin güvenliği yanında, komşumuz Suriye’nin toprak bütünlüğü ve milli birliği açısından da önemini vurguladım. İnşallah bundan sonra da Suriye’de istikrarın tesisi, huzur ve güvenliğin sağlanması noktasında beraber çalışmayı sürdüreceğiz.
Bulunduğumuz nokta itibarıyla Suriye’de Rus dostlarımızla birçok temel konuda aynı endişeleri paylaşıyoruz. Suriye’nin geleceğinin DEAŞ ve YPG, PYD gibi proje terör örgütlerine bırakılmayacak kadar önemli olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede ortak çıkarlarımıza odaklanarak işbirliğimizi devam ettireceğiz.
Değerli basın mensubu arkadaşlarım; Türk-Rus ilişkileri son 15 yılda iyi komşuluk, ortak menfaatler ve karşılıklı saygı temelinde büyük gelişme gösterdi. Bu işbirliğinden sadece vatandaşlarımız değil, tüm bölge istifade etti. Şüphesiz aynı dönemde bazı sınamalarla da karşı karşıya kaldık. Kimi çevrelerin Türk-Rus işbirliğini zehirleme gayretlerine de şahit olduk, ama hamdolsun ilişkilerimiz bu zorlu sınavları başarıyla atlattı. Boşa çıkan her provokasyonla ikili işbirliğimiz tıpkı su verilmiş demir gibi çelikleşti, güçlendi. Bugünkü Üst Düzey İşbirliği Konseyi Toplantısı vesilesiyle imzalanan bu 4 anlaşmanın ilişkilerimizi daha da perçinlediğine inanıyorum.
Bu düşüncelerle değerli dostum Putin’e ve beraberindeki heyete tekrar hoş geldiniz diyor, toplantının ülkelerimiz için hayırla vesile olmasını temenni ediyorum.
Teşekkür ediyorum.
RUSYA DEVLET BAŞKANI VLADİMİR PUTİN- Çok teşekkürler.
Sayın Cumhurbaşkanı, sayın bayanlar, baylar; öncelikle şunu ifade etmek istiyorum: Bugünkü ziyaretin programı son derece içerikliydi, son derece yoğundu ve biz Sayın Cumhurbaşkanıyla dar formattaki görüşmemizde ikili işbirliğimizin temel konularını ele aldık ve birtakım güncel, uluslararası ve bölgesel konulara da göz attık. Daha sonra Üst Düzey İşbirliği Toplantısında kilit kurum ve kuruluşların başkalarıyla ve büyük şirket sahipleriyle beraber ikili işbirliğimizin tüm alanlarını ele aldık. Siyaset olsun, güvenlik olsun, ekonomi olsun, kültürel ve beşeri alandaki işbirliğimiz olsun hepsini ele aldık ve ileriye dönük de temel hedefleri atmış bulunuyoruz. Bu görüşmelerimizin sonucunda birtakım kurumlar arası ve ticari anlaşma imzalanmış bulunuyor gördüğünüz gibi, ayrıca ilgili kuruluşlara yeni anlaşmaların hazırlanması konusunda talimatlar verdik.
Rusya’yla Türkiye arasındaki ilişkiler adım adım ilerliyor, siyasi diyalogumuz da son derece yoğundur. Sadece geçen sene Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la toplam 8 görüşme yapmış bulunuyoruz ve yoğun bir temas içerisinde savunma bakanlıklarımız, dış ilişkiler bakanlıklarımız yoğun bir temas içerisinde bulunuyor, ortak strateji planlama grubumuz görüşüyor, parlamentolar arası işbirliği, ilgili kurum ve kuruluşlar da görüşmekteler ve iş çevrelerimiz de son derece perspektifli projeleri görüşüyor sürekli.
Şunu eklemek istiyorum: Ticari ve ekonomik işbirliğimiz ve yatırım alanındaki işbirliğimiz özellikle ilgili odağı haline geldi görüşmelerimizde. Karma Ekonomi Komisyonuna da son derece büyük bir rol düşüyor burada.
Ve büyük bir memnuniyetle de şunu kaydetmek istiyorum: 2017 senesinde Rus-Türk ticaret hacmi artmış bulunuyor. Sayın Cumhurbaşkanının seslendirdiği rakamlardan, hatta daha yüksek rakamlardan bahsediyoruz diye düşünüyorum, 22,1 milyar dolara ulaşmış bulunuyor ticaret hacmimiz.
Rusya, Türkiye’nin ihracat piyasaları arasında 3’üncü sıraya geçti Almanya ve Çin’den sonra, Türkiye ise temel ticari ortaklarımızın arasında 7’nci sıraya geçti. İleride de karşılıklı yatırımların arttırılması niyetindeyiz, yine yatırım platformları oluşturmak istiyoruz, örneğin Türkiye Varlık Fonuyla Rusya’nın Doğrudan Yatırım Fonu ortak yatırım fonu kuruyor.
Nükleer enerji alanındaki işbirliğimiz de çok farklı bir seviyeye taşındı bugün. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la gördüğünüz gibi nükleer güç santralinin birini blokunun temelini attık, Türkiye’de ilk nükleer güç santralini kuruyoruz. Ve buradaki ortak hedefimiz, 2023 senesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yıldönümünde bu ilk reaktörün devreye girmesi hedefimizdir.
Türk Akımı’yla ilgili deniz kısmında iki ayrı kuruluyor ve kısa bir süre içerisinde kara kısmını da döşemeye başlayacağız ve sadece hem Türkiye’nin, hem de Avrupa’nın gaz piyasasını doyurabileceğiz bu şekilde, tabii Avrupa ülkeleri bunu isterse. Ve genel anlamda enerji güvenliğini artıracaktır.
Demir-çelik sanayi, oto sanayi, tarım ürünleri, tarım makineleri, finans ve inovasyon alanlarında, bilim ve teknik alanlarındaki işbirliğimizi de artırmak niyetindeyiz.
Elbette savunma sanayi konularını da ele aldık. Mesela Türkiye’ye S-400 füze sistemlerinin teslimatıyla ilgili anlaşmanın hayata geçirilmesi konusunu görüştük ve bu son derece verimli savunma tesislerinin Türkiye’ye teslimat sürelerini azaltmaya karar verdik. Ve bu alandaki diğer projeler de görüşüldü.
Beşeri ve kültürel alandaki işbirliğimiz de önceliklerimiz arasındadır. Sivil toplum arasındaki ilişkiler de aynı şekilde.
Rusya’dan Türkiye’ye turist akımı devamlı artıyor, geçen sene 5 milyon Rus vatandaşı Türkiye’yi ziyaret etti yaklaşık ve seneye bu rakam 6 milyona çıkabilir. Bu bağlamda vize rejiminin liberalleşmesi konusunu da görüştük. Vize rejiminin ne gibi belgelerle yapılabileceğini, yani kaldırılması için neler yapılabilir, bunları da konuştuk.
Ulusal Suriye Kongresi Soçi’deki ve Astana’daki üçlü görüşmelerinizin sonuçlarını dikkate alarak Suriye meselesinin çözümü konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Hem oradaki çatışmasızlık rejiminin güçlendirilmesi ve Suriye’de genel anlamda görüşme sürecinin güçlenmesi için daha neler yapılabilir, bunlar görüşüldü. Ve Sayın Cumhurbaşkanının da dediği gibi, yarın Sayın Ruhani’yle, İran Cumhurbaşkanıyla bu meseleyi tekrar ele alacağız.
Diğer bölgesel ve uluslararası konuları da görüşmüş bulunuyoruz.
Ve son olarak Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’a bu içerikli görüşmeler için de, tarafımıza göstermiş olduğu hüsnükabulden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Ve Rus-Türk ilişkilerimizin ilerletilmesi, artırılması her iki ülkenin de, her iki halkın da çıkarınadır. Sadece bölgemizde değil bölgenin dışındaki ülkelerin de barışa ve istikrara kavuşması açısından çok önemlidir.
İlginize teşekkür ediyorum.
SORU- Her iki lidere bir soru.
Bizim iyi ilişkilerimizin lokomotifi büyük projeler var, bunu bu şekilde dillendirdiniz. Akkuyu Nükleer Güç Santrali, S-400 savunma sanayi, Türk Akımı gibi önemli projeler var. Fakat Rusya’ya karşı Batıdan olan … yaklaşımları çerçevesinde bu tür önemli planlar zedelenebilecek mi, böyle bir ihtimal var mı?
RUSYA DEVLET BAŞKANI VLADİMİR PUTİN- Şu anda uluslararası ilişkilerde provokatif unsurlardan bahsetmiştiniz. Türkiye’yle olan ilişkilerimizde bu tür provokatif unsurlar hiçbir şekilde yoktur. Bizim Türkiye’yle olan ilişkilerimiz çok yapıcı ve verimli. Biz bu yapıcı yaklaşımın meyvelerini ticaret ilişkilerimizde görüyoruz, ilişkilerimizde görüyoruz. Türk Akımı gibi, Akkuyu Nükleer Güç, Akkuyu Atom Enerji gibi bu tür projelerde de önemli bir ilerleme kaydedilmektedir. Mesela Türkiye piyasasına doğalgaz sevkiyat niteliğimiz var. Biz mesela Avrupalı meslektaşlarımızla Kuzey Akım ikinci hattının kurulmasıyla ilgili uzun süredir, uzun yıllardır görüşmeler, müzakereler süreci içerisindeyiz, eminim ki bu da olumlu bir neticeyi verecek. Ama bu görüşmeler, Avrupa’yla görüşmeler devam ederken Türkiye’yle mesela benzeri bir projeyi neredeyse tamamlamış bulunuyoruz. Böyle bir kıyaslama yapabiliriz.
Türkiye bizim farklı açıdan çok güvenli ve olumlu bir ortağımız. Gerek bölgesel ve uluslararası sorunlar, biz mesela bu tür sorunların çözümü için çalışıyoruz birlikte. Dolayısıyla bizim Türkiye’yle ilişkilerimizi zedeleyecek herhangi bir unsur görmüyorum şu anda.
Teşekkür ederim.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Öncelikle ben değerli arkadaşımıza şunu söylemek isterim: Tabii S-400 füzeleriyle alakalı konu tamamıyla Türkiye’nin kendi kararıdır. Ve bu konuda değerli dostlarımız Rusya Federasyonu’nun bu talebimize olumlu yaklaşımı aramızda bu anlaşmanın yapılmasını getirmiştir ve biz de S-400 konusunda anlaşmamızı yaptık ve biz bu defteri kapadık, bitti o iş. Şu anda artık bu işin imalat süreci devam etmektedir, hatta hatta biraz da teslimatı erkene almak suretiyle Rusya bize olan bu noktadaki samimiyetini çok daha güçlü hale getirmiştir.
Diğer konuya gelince, Akkuyu konusu, aslında biraz da bizim geciktiğimiz bir konudur. Ve şu anda Akkuyu’yla biz enerji ihtiyacımızın yüzde 10’unu karşılayacağız. Böyle bir üretime, böyle bir projenin hayata geçirilmesine ve bu konuda da yine Rusya’nın gerçekten bu adımı atmadaki kolaylaştırıcı yaklaşımına karşı, hele hele birçok gencimizi yetiştirmeye yönelik de atılan adımlar bizim böyle bir işbirliğini gerçekleştirmemize vesile olmuştur, neden olmuştur. Bundan dolayı da mutluyuz ve bugünkü açılış bizim bu noktadaki uluslararası enerjimizi de enerji katacaktır.
Çok teşekkür ediyorum.
SORU- Sayın Putin’e bir soru; bugünkü Sayın Erdoğan’la yaptığınız görüşme … konusu ele alındı mı ve İngiltere’nin pozisyonu ele alındı mı? Eğer alındıysa nasıl bir şekilde bunu görüştünüz Sayın Erdoğan’la? İngiltere’den son gelen bilgiler çerçevesinde nasıl değerlendiriyorsunuz bu konuyu?
RUSYA DEVLET BAŞKANI VLADİMİR PUTİN- Bu konuyu kısa bir şekilde görüştük. Sayın Erdoğan bazı sorular sordu, ben pozisyonumuzu anlattım kendisine. Daha önce ifade ettiğim gibi, bu olay hakkında bilgiyi basından aldım, birkaç kez bunu açıkça dile getirdim. Uluslararası uzmanların değerlendirmelerine göre dünyanın 20 ülkesinde bu tür kimyasal unsurların imalatı yapılabiliyor. Scotland Yard, yani İngiltere’nin organize suçlama kurumu dedi ki; birkaç ay lazım bu davayı tamamlamak için, soruşturmayı tamamlamak için. Az önce bana iletilen bilgiler çerçevesinde 8 kilometre mesafede, olayın ortaya çıktığı yerden 8 kilometre mesafede bulunan bir Laboratuvar Başkanı ajanslara verdiği demeçte şunu söyledi ki; bu sinir kimyasal unsurunun menşei ülkesini tespit edemediler, hangi ülkede ya da mesela Rusya’da mı imal edildiğini, bunu açık bir şekilde söylemiyorlar. Bu çerçevede büyük … çünkü Rusya karşıtı bir kampanya hızlı bir şekilde yapıldı. Yarın Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütünün bir toplantı yapılması için girişimde bulunacağız ve eminiz ki bu tartışmalar, bu örgütte tartışmalar sonucunda bu olayla ilgili nokta konulacak. Tabii ki biz kapsamlı bir soruşturma istiyoruz, isteriz ki biz de bu soruşturmanın parçası olalım, biz de katılmak istiyoruz. Bildiğiniz kadarıyla Rusya Soruşturma Komitesi bir dava açtı, mutlaka biz de gerekli soruşturmayı Rusya içerisinde yapacağız.
Teşekkür ederim.
SORU- Habertürk, Mahmut Gürer.
İlk sorum Sayın Putin’e olacak; bilindiği üzere Zeytin Dalı Harekâtını gerçekleştirdi Türkiye ve bunu yaparken Rusya’yla yoğun koordinasyon içerisinde oldu aslında. Rusya, PYD’yi, YPG’yi Suriye’nin geleceğinde nasıl konumlandırıyor ve Türkiye’nin ilerleyen süreçteki Münbiç Operasyonuna ki Cumhurbaşkanı sık sık dile getiriyor, bakışı nedir?
Sayın Cumhurbaşkanına sorum da; bu konu görüşmede gündeme geldi mi, Rusya’dan beklentileriniz nelerdir?
RUSYA DEVLET BAŞKANI VLADİMİR PUTİN- Şimdi bizim terörle mücadeledeki işbirliğimize gelince, hani bizim görüşümüz, tutumumuz şudur: Suriye’de ve bazı başka ülkelerle Suriye meselesinin çözümüyle ilgilenen ülkelerle işbirliği yapıyoruz. Öncelikle oradaki hedefimiz, Suriye’nin toprak bütünlüğünü, egemenliğini sağlamaktır ve oradaki terör yuvalarını imha etmek, yok etmek, ortadan kaldırmaktır. İşte bu doğrultuda Türkiye’yle işbirliği yapıyoruz ve ileride de bu doğrultuda işbirliği yapacağız. İleride Suriye meselesiyle ilgili şunu ifade edebilirim: Kürt halkı, Suriye toplumunun vazgeçilmez bir parçasıdır, tüm siyasi süreçlere katılma hakkına sahiptir ve Suriye’nin geleceğinde de kendi yerini bulma hakkına da sahiptir. Fakat şundan yola çıkıyoruz burada: Bu konudaki tüm süreçler azami şekilde koordine edilmeli, tüm ilgili taraflar bu uyum içerisinde çalışmalı, bu olmazsa o zaman nihai sonuca da varamayacağız. Bu siyasi sürece kimler katılmalı ve halkların Suriye’nin geleceğinde yeri nedir, buna Suriye halkı karar vermelidir.
SORU- A Haber, Lamia Ayhan.
Sayın Putin’e sormak istiyorum; S-400 hava savunma sistemlerinin teslimatının daha erken tarihe alınması yönünde bir karar aldığınızı söylediniz. Bu noktada Türkiye’ye net bir tarih verebilecek misiniz ve teknoloji paylaşımı, ortak üretim konusundaki görüşünüz ne olacak?
Sayın Cumhurbaşkanım, size de şunu sormak istiyorum: S-400 konusunun dışında yine Rusya’yla savunma sanayi alanında başka projeler de gündeme geldi mi?
Teşekkür ederim.
RUSYA DEVLET BAŞKANI VLADİMİR PUTİN- Ben zaten söylediğim gibi çeşitli konuları ele aldık Sayın Cumhurbaşkanıyla görüşmemizde ve savunma sanayi alanındaki işbirliğimizin artırılması da bunların arasındaydı.
S-400 teslimat sürelerinin azaltılması konusunda da, Türk partnerlerimizin bu konuyla ilgili ricası oldu, biz de bu ricayı olumlu değerlendirdik. Yani üretimine ivme kazandıracağız, hızlandıracağız, üretimi ve fiyatlarla ilgili de mutabakat sağlamış bulunuyoruz; bu da çok önemli.
Ortak imalata gelince ve teknolojilerin ihracatıyla ilgili meseleye gelince, bu güven meselesi değil veya siyasi temas konusu değil bu tamamen ticari bir meseledir ve bu mesele şirketler tarafından çözüme bağlanıyor. Yani orada herhangi bir siyasi, askeri tutumlarımız yok ve herhangi bir sınırlama da yoktur bu konuda fiilen.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Değerli arkadaşlar, Sayın Başkanın da ifade ettiği gibi tabii S-400’ler konusunda mutabakatımız var ve ortak şirketler kendi aralarında bu üretim üzerinde gerek fiyatlarda, gerek üretimde zaten mutabakatı sağlamış vaziyetteler ve erkene çekme noktasında bir sıkıntı yok, onda da mutabakat sağlamış vaziyetteler. Bu şekliyle bu adım atılırken, ama savunma sanayine yönelik başka kalemlerde de işbirliklerimiz olabilir, buna da tabii ki Rus şirketlerinin açık olduğunu zaten gördük ve bununla ilgili de görüşmeleri ilgili birimlerimiz, Savunma Sanayi Müsteşarlığımız başta olmak üzere muhataplarıyla yapıyorlar ve bunları da aynı şekilde bizler takip ediyoruz, takip edeceğiz.
Teşekkür ediyoruz.