Cumhurbaskani Erdogan’in Samsun mitinginde yaptigi konusmanin metni
… selamlıyorum. Şehitler diyarı Samsun’dan ülkemizin bekası, vatanımızın selameti için canlarını feda eden kahraman şehitlerimizi selamlıyorum, Allah’ın rahmeti şehitlerimizin üzerine olsun diye dua ediyorum.
Bu kutlu mücadelede yaralanarak gazilik mertebesine, şerefine ulaşan bütün yiğitlerimize de selamlarımı, saygılarımı iletiyorum. Rabbim onlara sağlıklı, hayırlı uzun ömürler versin diyorum.
Muhteşemsin Samsun. Havalimanından buraya gelene kadar yollar bir alemdi, kavşaktan döndük bir başkaydı. Bugün kabına sığmıyor Samsun her zaman olduğu gibi.
“Sular durulur derler…” Biliyor musunuz bunu?
“Güzel sorulur derler,
Yâri gönlünde ara,
Arayan bulur derler.
Suların akışına,
Ben yandım bakışına.
Seni merhem dediler,
Sinemin yarasına.”
Bize de yâri Samsun’da ara dediler, sinemizin yarasına Samsun merhem dediler; öyle mi? Samsun bizim gözbebeğimiz, aşkımız, sevdamız, Samsun bizim bu mücadelede büyük yoldaşımız. Biz birileri gibi Samsun’u sadece seçim zamanlarında hatırlayanlardan değiliz. Biz muhalefetin adayları gibi Samsun’un yolunu yalnızca ufukta seçim sandığını görünce öğrenenlerden değiliz. Son 4 yıl içerisinde 5 kez Samsun’a geldim, sizlerle dertleştim, hasbihal ettim, toplu açılış törenleriyle Samsunlu kardeşlerimizin heyecanına ortak olduk. En son 24 Mart’ta şehrimize gelerek partimizin İl Kongresini gerçekleştirdik. Maşallah o gün de mübarek rahmet acayipti, sağanak sağanak yağıyordu ve benim Samsunlu kardeşlerim o rahmete, o yağmura rağmen çekilmediler, hepsi o gün o rahmetten nasibini beraber aldık. Nasıl Samsun bizi seviyorsa, biz de Samsun’u öyle seviyoruz. Samsunlu kardeşlerimizi Hazreti Mevlana’nın ifadesiyle, ruhumuzla seviyoruz.
Hamdolsun, Samsun da bugüne kadar bizi asla yarı yolda bırakmadı. Samsun hiçbir zaman bizi sahipsiz, yalnız koymadı. 2002’den beri girdiğimiz tüm seçimlerde Samsun AK Parti’nin en güçlü, en büyük destekçilerinden biri oldu. 3 Kasım 2002’de yüzde 45 oy oranıyla AK Partiyi Samsun’da birinci parti yaptınız. 22 Temmuz 2007’de bu sefer yüzde 58 oy oranıyla AK Partiyi zirveye taşıdınız. 12 Haziran 2011’de çok daha yüksek bir oy oranıyla, yüzde 61,5 ile kendi rekorunuzu kırdınız. 10 Ağustos 2014 seçimlerinde yüzde 66 gibi yine rekor seviyede oy oranıyla bu kardeşinizi Cumhurbaşkanlığı makamına getirdiniz. 1 Kasım 2015’te yüzde 63,5 oy oranıyla, kaos ve kargaşa senaryoları önünde çelikten bir set çektiniz. 16 Nisan halkoylamasında yüzde 64 gibi yine Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir oy oranıyla cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine evet dediniz. Şimdi önümüzde çok daha tarihi, çok daha kritik bir seçim var; biz Samsun’dan tıpkı bir asır önce olduğu gibi yeni Türkiye’nin kuruluşuna da öncülük yapmasını istiyoruz, milli iradenin şehri Samsun’dan biz yine rekor bekliyoruz.
Samsun, 24 Haziran’da bir kez daha rekora koşuyor muyuz? 24 Haziran’da yeni Türkiye’nin kuruluşuna liderlik yapıyor muyuz? 24 Haziran’da mührü bir kez daha AK Parti’ye basıyor muyuz? 24 Haziran’da cumhur ittifakını rekora taşıyor muyuz? Samsun, 24 Haziran’da güçlü meclis için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Parti’yi destekliyor muyuz? 24 Haziran’da güçlü hükümet için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Parti’yi destekliyor muyuz? 24 Haziran’da güçlü Türkiye için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Mecliste AK Parti’yi destekliyor muyuz? Maşallah, Rabbim bu sevdayı kem gözlerden korusun. Rabbim muhabbetimizi dayanışmamızı daim eylesin. Rabbim bu güzel şehirdeki kardeşlik iklimini muhafaza eylesin.
Samsun, dün İstanbul’u izlediniz mi? Nasıldı İstanbul? Muhteşemdi. Ve acayip bir sağanak vardı, dedik ki, herhalde gelmeyecekler. Fakat bu dava var ya bu dava, bu bambaşka bir dava, bu gönül davası be. Bu sağanağa rağmen, kar bora fırtına, hiç dinlemediler ve bu davaya gönül veren tüm kardeşlerim elhamdülillah, bak resmi rakamı açıklıyorum, 1 milyon 300 bin kişi Yenikapı’yı doldurdu; konuşuyorlar.
İnşallah sandıkları patlamaya hazır mıyız? İşte Samsun da kendi ölçeğine göre bugün aynı şekilde bu meydanı doldurdu, yolları aynı şekilde doldurdu.
Ve kardeşlerim; nasıl son 16 yılda Samsun bize sahip çıkmışsa, bizler de Samsun’un sevgisine, desteğine layık olmanın mücadelesini verdik. Gecemizi gündüzümüze katarak Samsun’u her açıdan hak ettiği konuma taşımaya çalıştık. Sahnede şov yapmanın değil, icraat yapmanın, hizmet üretmenin, ülkemize ve şehirlerimize eserler kazandırmanın peşinde koştuk. Siyasetimize yalanı, iftirayı, manipülasyonu asla bulaştırmadık. Üç-beş oy uğruna bölücü terör örgütünün siyasi uzantılarına yoldaşlık, yarenlik, arkadaşlık yapmadık. İcazeti Edirne’deki provokatörün kapısında nöbet tutmakta değil milletimize hizmetkar olmakta aradık. Senin ne işin var Edirne’de, he? Kim bu adam? Bu adam 7 Haziran seçimlerinde dökülün sokağa deyip de benim Kürt kardeşlerimi sokağa dökerek orada 53 vatandaşımızın, Kürt kardeşimizin ölümüne neden olan kişi değil mi? Bu 15 yaşındaki kurban eti dağıtan Yasin Börü’nün öldürülmesine yol açan kişi değil mi? Ne işin var senin orada? Ve bu parti bu kişiden başka bir aday mı bulamadı? Bu kadar fakir fukara mıydı? İlla genel başkandan oluyorsa, senin Genel Başkanın niye aday olmadı?
Kardeşlerim; Samsun’a ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Son 16 yılda Samsun’a 27 katrilyon yatırım yaptık. Eğitimde 4579 adet yeni derslik inşa ettik. Samsun’da ihtiyaç sahibi ilk ve ortaokul öğrencilerimize 73 trilyon lira eğitim bursu verdik. Ben sizlerle gurur duyuyorum ya. Sizlerle gurur duymayacağım da kimlerle gurur duyacağım? Sizler bu kardeşinizi hiçbir zaman yalnız bırakmadınız.
Şehrimizde ikinci devlet üniversitesini, Samsun Üniversitesini faaliyete geçiriyoruz. 8440 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurtları açtık. Birkaç yıl içinde Samsun, Çarşamba, Tekkeköy, Kavak, Alaçam ve Terme’de toplam 5550 kişilik daha yeni yurt binaları açıyoruz.
Biri 35 bin seyirci kapasiteli Samsun Stadyumu, diğeri 5 bin seyirci kapasiteli Bafra Stadyumu olmak üzere iki stadı şehrimize kazandırdık mı? Gençler, bunu AK Parti yaptı, biz yaptık. Ya diğerlerinin böyle bir derdi var mı?
Ayrıca, şehrimizi spor salonları, yüzme havuzları, atletizm pistleri, buz pateni salonu, kayak eğitim merkezi, tenis kortlarıyla donattık mı? Bu, bizim gençliğe ne kadar önem verdiğimizi gösteriyor.
Şimdi yeni bir adım atıyoruz, biliyorum biliyorsunuz; Samsun’da Londra, New York, Paris gibi dünya şehirlerinde örneklerini gördüğümüz yeni bir eseri Samsun’a kazandırıyoruz? Ne yapıyoruz, söyleyin bakayım? Demek ki bilmeyenler var, bilenler de var. Samsun eski stadını yaklaşık 102 bin metrekarelik devasa o alanı inşallah millet bahçesine dönüştürüyoruz. Gayet güzel bir proje. Talimatı TOKİ’ye verdim, süratle yapılıyor. İnşallah çoluk çocuk hep beraber buraya gideceksiniz, burada pikniğinizi orada yapacaksınız, dinlenmeyi orada yapacaksınız. Samsun’a da yakışır ya. Ve Samsun yeşille zaten iç içe, böyle bir millet bahçesi, yemyeşil olacaktır. Hayırlı uğurlu olsun.
Ve Samsun’da sağlıkta da adeta burayı bir sağlık merkezine dönüştürdük. Aralarında 400 yataklı Samsun Eğitim Araştırma Hastanesi, 260 yataklı Bafra Devlet Hastanenin de olduğu 34 adet tesisi hizmete aldık. 250 yatak kapasiteli Çarşamba Devlet Hastanesiyle 200 yatak kapasiteli Vezirköprü Devlet Hastanesinin inşasında da sona yaklaşıyoruz. Bunların yanında, Atakum ve Tekkeköy’e 250 yataklı birer devlet hastanesini kazandırıyoruz. Ayrıca 19 Mayıs ilçemize yine en modern teknolojiyle donatılmış bir entegre devlet hastanesi yapıyoruz. Şüphesiz bunların hepsi kaliteli sağlık hizmeti almak için çok önemli.
Ancak, hastane, sağlık ocağı, teçhizattan daha önemlisi sağlık çalışanlarımızın huzur, emniyet ve çalışma azimleridir. Bugüne kadar kamu- özel ayrımı yapmadan sağlık çalışanlarımıza yönelik şiddet olaylarının üzerine kararlılıkla gittik. Bundan sonra da doktorlarımızın, hemşirelerimizin ve diğer sağlık personelimizin güvenliğini en üst seviyede tutmayı sürdüreceğiz. Ne hastalarımıza kötü davranılmasına, ne de sağlık çalışanlarımıza şiddet uygulanmasına asla müsaade etmeyeceğiz.
Şimdi dedik ki, yetmez, Samsun’a bir de şehir hastanesi yakışır dedik. Şimdi 900 yataklı bir şehir hastanesini de inşallah Samsun’umuza bir marka şehir olmanın gereği olarak yapacağız. Nasıl? Biz yaparız, onlar konuşur. Şu anda ihale süreci devam ediyor, çok yakında inşallah başlıyoruz.
Bakıyorsunuz muhalefet bundan da rahatsız. Bir de utanmadan, sıkılmadan ne diyor benim için? O diyor artık yorgun diyor. Bay Muharrem, ben antrenmanlıyım antrenmanlı. Hayatımın 16 yılı futbolla geçti, 16 yıl futbol oynadım ben, 40 yıl siyasette tecrübem var. Ve biz bugüne kadar işte şu topluluğu gördüğümüz zaman aldığımız sinerji bizi yormaz. Ama sen daha başlamadan bittin bittin. Niye? Ya senin yalandan başka sermayen yok ki.
Biz millet kıraathanelerinde çay, simit, kahve, kek, bunlar verilecek diyoruz, sen yalan söylüyorsun. Diyorsun ki, yok bilmem tatar böreği de verecekmiş, yok Arnavut ciğeri de verecekmiş. Ya ben bunu nerede söyledim? Niye yalan söylüyorsun? Yok çorba verecekmiş. Ya çorbayı şu anda zaten Zeytinburnu Belediyem Merkez Efendi’deki millet kıraathanesinde veriyor ve gafil veriyor. Ama bunları takip edecek sende yürek yok, anlayış da yok. Dolayısıyla ne dersen de, zaten bundan sonra pek de cevap vermeye değmezsin, zira 5 gün kaldı, 5 gün sonra benim milletim sizin defterinizi düzecek. Hazır mıyız? Hazır mıyız?
Buraya geldi mi, geldi mi buraya? Gelmedi mi? Diyor ki, ben diyor daha gelmeden yaptım. Ne yaptın sen ya? Neymiş, 3600 katsayıyı o söylemiş. Neymiş, olağanüstü hali 48 saat içerisinde kaldıracakmış. Ya be gafil, ya biz iktidar olduk, iktidar olduğumuzda ben doğru konuşurum, sen yalanı konuşuyorsun, olmamışı konuşuyorsun, geldik, biz 1 ayda olağanüstü hali kaldırdık. Şimdi ise yeni dönemde terörle mücadelenin gereği olarak inşallah olağanüstü hali süre bittiğinde kaldıracağız. Ama bu demek değil ki, bundan sonra yine gelmeyebilir. Eğer teröre yönelik en ufak bir şe olursa yine getirebiliriz. Şu anda bizim olağanüstü halimizin Samsun’a bir zararı var mı? Sanayiye bir zararı var mı? Ticarete bir zararı var mı? Eğitime bir zararı var mı? Niye rahatsız oluyorsun? Dert başka, manipülasyon, acaba buradan bir şey elde edebilir miyim; edemeyeceksin.
Eğer bugün Güneydoğu’ya huzur gelmişse, bugün Doğu’ya huzur gelmişse, bugün ülkemizde huzur varsa, bu olağanüstü hali en güzel şekilde kullandığımız için.
Şimdi bunların emirlerindeki medya organları aracılığıyla şehir hastanelerimiz hakkında tamamen yalan, tamamen masa başı haberler yaptırıyorlar. Muhalefet rahatsız olsa da biz inşallah Samsun’u şehir hastanelerimizin 5 yıldızlı konforuyla tanıştıracağız.
Bay Muharrem’in keyfini kaçırsa da 29 Ekim’de ülkemize ilk açılışta yılda 90 milyon yolcu kapasiteli dünyanın en büyük havalimanlarından birini kazandırıyoruz; 2023’te 150 milyon yolcu kapasitene çıkacak.
Şimdi soruyorum, benim dışımdaki adaylardan terörle mücadele konusunda bir şey duydunuz mu? Böyle bir dertleri var mı? Ne diyeyim, adam gidiyor orada işin başını ziyaret ediyor zaten. Diğerleri, bölücü terör örgütüne tek kelime laf etmeyenler hazımsızlık duysa da biz Kandil’de ki terör bataklığını kurutmak için operasyonlarımızı sürdürüyoruz.
Ne diyor, İran’la anlaştınız mı diyor, İran’la görüştünüz mü diyor. Ya Bay Muharrem, sen bu işi bilmiyorsun, bu mücadele nasıl olur bilmiyorsun. Ya biz 16 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Ve 15 yıldır bu mücadeleyi vererek biz Afrin’e girerken siz ne dediniz usta, çırak? Afrin’e girmek doğru değil dediniz, Cerablus’a girmek doğru değil dediniz, Irak’a girmek doğru değil dediniz. Girdik mi? Şu an itibariyle Afrin’de 4600’ü aşkın teröristi biz etkisiz hale getirdik, 3000 Cerablus’ta DEAŞ’lıyı, teröristi etkisiz hale getirdik. Şu anda da Kandil’e operasyonlar yapıyoruz. İlk operasyonda 20 uçak kaldırdık ve 10 önemli noktayı vurduk, ardından ikinci operasyonu yaptık, ikinci operasyonda da bunların lider kadrolarını vurduk. Nerede? Irak’ta vurduk, Kandil’de vurduk. Durmak yok... Durmak yok...
Kardeşlerim; 24 Haziran sonrası Afrin’i geri almaktan bahseden alçaklara o günleri asla göstermeyeceğiz.
Kardeşlerim; şu anda biz öyle bir mücadele veriyoruz ki, ben asil milletime sesleniyorum, CHP’ye gönül veren kardeşlerime de sesleniyorum, HDP’ye de sesleniyorum, Saadet’e gönül verenlere de sesleniyorum, sözde İyi Parti’ye gönül verenlere de sesleniyorum, bakın gelin lütfen dikkatli olalım, biz şu anda milletimizin beka davasında bir mücadele sürdürüyoruz, bu beka davasındaki mücadelemizde sizin lider kadrolarınızın bir derdi yok, ama bizim derdimiz var. Biz diyoruz ki, er veya geç bu mücadeleyi biz kazanacağız, biz kazanacağız. Ve biz kimseden icazet alarak bu yolda yürümüyoruz, biz icazeti milletimizden aldık ve yola devam ediyoruz; öyle mi?
Kardeşlerim; bakınız şu anda Münbiç’te ne dedik? Münbiç’ten terör örgütleri çıkacak. Başladı mı çıkmaya? Şu anda devreye gezme olayı dedik, o da başladık. Niye? Ya kardeşim, iş bilenin, kılıç kuşananın, böyle gidiyor bu iş.
Kardeşlerim; son 16 yılda sosyal devlet anlayışını her alana teşmil ettik. Eskiden olduğu gibi sadece belli kesimlerin değil, 81 milyonun tamamının refah düzeyini yükseltmenin çabası içinde olduk, gariplerin, yetimlerin, ihtiyaç sahiplerinin daima yanında yer aldık.
Samsun’da şehit yakınlarımıza, gazilerimize, engellilerimize, yaşlılarımıza, muhtaçlara ne kadar destek verdik biliyor musunuz? 2,5 katrilyon lira kaynak aktardık.
TOKİ vasıtasıyla Samsun’da son 16 yılda 9459 konut projesini hayata geçirdik.
Samsun İlkadım ilçemizdeki kentsel dönüşüm sorunlarını biliyoruz, inşallah bu meseleyi çok yakında hal yoluna koyacağız.
120 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu üzerine 186 kilometre daha ilave etmek suretiyle 306 kilometre bölünmüş yola çıkardık. Samsun’da toplam maliyeti 1 katrilyon lira olan 8 adet yol projemizin yapımı sürüyor. Samsun-Çarşamba-Terme ve havalimanı bağlantı yolunun, Havza-Kurt Köprüsü yolunun ve Vezirköprü geçişi yolunun kalan kesimleri bu yıl içinde tamamlanıyor.
Kardeşlerim; yaklaşık 5,5 katrilyon liralık maliyeti olan Samsun- Amasya-Çorum-Kırıkkale hızlı tren projesinin kesin proje ve sondaj çalışmaları sürüyor. Bu işleri bu yıl içinde tamamlayıp yapım için gerekli adımları da inşallah atacağız, böylece Samsun’u iç Anadolu’ya hızlı trenle de bağlamış olacağız.
Bunun yanında, Asarcık-Canik kara yolunu da muhakkak yapacağız.
Samsun-Sivas demir yolunu 1,2 katrilyon lira maliyetle sıfırdan ele alıp modernize etme çalışmalarımız devam ediyor, inşallah bu yıl içinde bitiriyoruz.
2003 yılında 175 bin olan Samsun havalimanı yolcu trafiği 2017’de ne oldu biliyor musunuz? 1 milyon 152 bine ulaştı. Mevcut Samsun havalimanı terminal binasını tadil ederek burayı dış hatlar terminali olarak kullanacağız, iç hatlar terminalini günümüz koşullarının ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yeniden inşa edeceğiz. 120 trilyon lira maliyeti olan terminal binasının proje çalışmaları devam ediyor. Samsun’a, Dereköy’e, Terme’ye, Alaçam’a balıkçı barınakları, Tekkeköy’e tersane limanı yaptık.
Samsun’un su kaynaklarını en iyi şekilde değerlendirerek vatandaşlarımızın hizmetine sunmak için son 16 yılda 8 baraj inşa ettik. Ya biz icraattan bahsediyoruz, bunlar neden bahsediyor? Var mı bunların böyle bir şeyi? Yok.
Geçen yıl hizmete aldığımız 19 Mayıs Barajıyla 19 Mayıs ve Bafra ilçeleriyle beldelerimize içme ve kullanma suyu sağlayacağız. Ya utanmadan sıkılmadan, biz bu ülkeyi soymuşuz soğana çevirmişiz. Ya bu ülke soyuldu soğana çevrildi de bunlar nasıl yapılıyor? Bunun için isale hattı inşa ediyoruz. İçme suyu arıtma tesisinin de inşaat çalışmalarına başladık. Ladik Fındıcak Barajı ile Terme Salıpazarı Barajlarının inşaatları devam ediyor. Salıpazarı Barajı ile Terme, Çarşamba, Ayvacık ve Salıpazarı ilçelerine memba kalitesinde içme suyu sağlayacağız.
Son 16 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle 444 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık. Karadeniz’in en önemli problemlerinden olan taşkın ve sel baskınlarına köklü bir çözüm bulmak için bütün havzayı ele alarak çalışıyoruz. 98 adet taşkın koruma tesisi yaptık, 28 adet taşkın koruma tesisi yapım çalışmalarına devam ediyoruz.
Samsunlu çiftçilerimize toplamda ne verdik biliyor musunuz? 2 katrilyon lira tutarında tarımsal destek verdik. Ya çıkıyor diyor ki; çiftçiye bir şey verilmedi, haberi yok, işte buyur verdiğimiz. Ya gel bunu bir de bize sor, ama işine gelmez, çünkü yalan. Akşam yatarlar yalan, sabah kalkarlar yalan.
Bafra, Çarşamba ve Vezirköprü ovalarını sit alanı olarak koruma altına aldık, bu ovalarda çivi bile çakılmayacak, sadece tarımsal üretim yapılacak, tamam mı? Oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Oybirliğiyle kabul edilmiştir. Böyle, demokrasi bu.
Son 16 yılda toplam 100 bin Samsunlu vatandaşımızı İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirdik. Verdiğimiz 1 katrilyon lira tutarındaki teşviklerden Samsun’da toplam 441 bin işveren ve sigortalımız yararlandı. Samsun’da bir teknokent, iki ar-ge merkezi kurduk. Tüm bu hizmetleri inşallah sizlerin desteğiyle 24 Haziran7dan sonra daha da hızlandıracağız, çoğaltacağız.
Samsun, 24 Haziran’da tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz?
Samsun, vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit, Samsun vakti diyor muyuz?
Hanımlar; size inanıyorum, size güveniyorum, kale içeriden fethedilir unutmayın. 24 Haziran’a kadar gece-gündüz çalışıyor muyuz?
Gençler; 24 Haziran’a kadar tüm gençlerimize AK Parti’yi anlatıyor muyuz? Rabbim sizlerden razı olsun.
Kardeşlerim; biliyorsunuz Meclis seçimleri için tatile girmeden önce pek çok kritik düzenlemeyi hayata geçirdik. Öncelikle emeklilerimize çifte bayram yaşatmak için her iki bayramda verilmek üzere 1000 liralık ikramiye getirdik; 1000 lira Ramazan, 1000 lira Kurban Bayramı. Söz verdiğimiz gibi de emeklilerimize hemen bayram öncesinde bu ikramiyelerini ödedik.
Bunun yanında polislerimizin, öğretmenlerimizin, hemşire ve din görevlilerimizin emeklilik ek göstergelerini 3600’e çıkardık. Böylece emekli ikramiyelerinde ve maaşlarında yüzde 22’lik net bir iyileşme sağladık. Zaten seçim kararından çok önce taşeron sorununu çözdük mü? İstismar araçlarını ortadan kaldırdık mı? Ayrıca yine muhalefet tarafından çokça istismarı yapılan önemli bir konuyu da hal yoluna koyduk. Milyonlarca vatandaşımızı sıkıntıya düşüren imar ve iskan sorununu imar barışıyla çözdük mü? Şu anda imar barışında aman ha, durmayın, müracaatlarınızı lütfen yapın ve sıkıntıları ortadan kaldıralım. Bugüne kadar resmi tatile rağmen yarım milyona yakın başvuru yapıldı, güzel, beklentimiz 14 milyon. Yapmayanlar süratle yapsın. Bu sayı gün geçtikçe katlanarak artıyor. İmar ve iskan sıkıntısı olan bütün vatandaşlarımızın Hükümetimizin sağladığı bu tarihi fırsattan faydalanmasını istiyorum.
Şimdi Bay Muharrem bunlardan da rahatsız oluyor. Biz artık kendisinin iş bilmezliğine, cehaletine, hasisliğine iyice alıştık. Milletimiz de çok kısa sürede Bay Muharrem’in kodlarını çözdü.
Seçim meydanlarında başörtüsü deyip, Meclisteki görev süresi boyunca nasıl imam hatip ve başörtüsü düşmanlığını yaptığını biz biliriz. Genel Başkanıyla birlikte, hatırlayın, Anayasa Mahkemesine MHP’yle birlikte çıkardığımız o 411 sayı vardı ya, kaosa kalktı diye bazı gazeteler başlık atmıştı ya, ikisi ne yaptı? O 411’e karşı Anayasa Mahkemesine gittiler; orada Kılıçdaroğlu’nun da imzası var, Bay Muharrem’in de imzası var. Ve o zamanın Anayasa Mahkemesi ne yaptı? Meclisten çıkan bu düzenlemeyi iptal etti. Bay Muharrem, sana bu vebal yeter ya. Bay Kemal, size bu vebal yeter ya. Ama çok rahat meydanlarda yalan söyleyebiliyorsunuz, televizyon ekranlarında yalan söyleyebiliyorsunuz. Televizyon ekranlarında hak ve adaletten bahsedip, sahibi olduğu dershanede yanında çalışanların hakkını nasıl gasp ettiğini de tespit ettik, diğer ilkesizliklerini saymıyorum bile.
Bay Muharrem, sahne şovlarıyla kirli, yasakçı ve baskıcı geçmişini kapatabileceğini zannediyor. Kendisi ne bu ülkeyi, ne bu milleti, ne de benim Samsunlu kardeşlerimi tanıyor, bu milletin basiret ve ferasetinin ne kadar büyük olduğunu bilmiyor. Amerika’dan telefon gelmeden, Edirne’deki zatın iznini, icazetini almadan meydanlarda tek bir kelime dahi konuşamıyor. Genel Başkanı Kılıçdaroğlu gibi önüne ne konursa, kulağına ne söylenirse, önünü-arkasını araştırmadan hemen inanıyor. Tabi böyle olunca da sürekli işletilmekten, telefon dolandırıcılarının maskarası haline gelmekten bir türlü kurtulamıyor. Biz, belki utanır, yüzü kızarır, kendine çekidüzen verir diye Bay Muharrem’in yalanlarını, tutarsızlıklarını ifşa etmeye, eski kirli defterlerini açmaya devam edeceğiz. Seçim döneminde taktığı maskenin arkasındaki çirkinlikleri milletimize göstermeyi sürdüreceğiz.
Sosyal medyada, bir de bunun şairlik yönü de varmış. Gençler biliyor ha. Ben bununun o şiir kitabından bazı yerleri okumayacağım, ama gençler onun bu şiir kitabında nelerin olduğunu çok iyi görecekler ve bununda ne denli istikamet üzere olduğunu görecekler. Bu milleti kimse aldatamayacak.
Biz bugüne kadar oyunu daima sandıkta bozduk. Bölücü örgütünden FETÖ’cülere, faiz lobisinden darbe şakşakçılarına kadar tüm millet düşmanlarına cevabı önce sandıkta verdik. Sandığa giderek vesayetçilerin heveslerini kursaklarında bıraktık, oylarımızı kullanarak demokrasi düşmanlarını hizaya getirdik. Sandıklara sahip çıkarak ülkemizin ve milletimizin geleceğini kurtardık. Gerektiğinde 15 Temmuz’da olduğu gibi tanklara, helikopterlere, F-16’lara karşı, evet, meydan okuduk.
Peki, Bay Kemal ne yaptı? Saat 23:17 Atatürk Havalimanında, hemen tankların arasından arabaya biniverdi ve Bakırköy Belediyesine gitti. O anda Atatürk Havalimanında onbinler var. Ben henüz oraya daha gelmedim. Ne diyor? Sayın Cumhurbaşkanı bana da haber verseydi ben de beklerdim. Yok iadeli taahhütlü sana da haber vereceğiz. Biz milletimize çağrımızı yaptık, milletimiz oradaydı, onbinler oradaydı; ama sen korkaksın korkak. Korkarlar zafer anıtı dikemez, onlar hep kaçarlar, kuyruklarını da sıkıştırırlar bacaklarının arasına kaçarlar.
Uğruna bedel ödediğimiz, 251 evladımızı bir gecede kurban verdiğimiz demokrasimizi 3-5 kifayetsiz muhterisin insafına asla bırakmadık. Çünkü biz, 1947 yılında Mersin Arslan Köylü kadınların haykırdığı şu hakikati çok iyi biliyoruz, siz de biliyor musunuz? Ne dediler onlar? Sandık namusumuzdur. Evet, sandık bu milletin namusudur. Sandık, bu milletin vandallara, çapulculara, teröristlere karşı en etkili silahıdır. Oy, bu milletin darbe savarıdır. 24 Haziran’da cumhur ittifakına verilen her oy, darbe ve kriz üreticisi eski Türkiye sisteminin tabutuna çakılmış son çivi olacaktır.
24 Haziran’da AK Parti’ye verilen her oy istikbalimizin garantisi olacaktır. İnşallah 24 Haziran yeni Türkiye’nin inşası için bir milat olacaktır. İstiklalimizi kazandığımız ruhla inşallah istikbalimizi kuracağız. Ülkemizin sendelemesini bekleyenlerin bir kez daha heveslerini kursaklarında bırakacağız. Bu sebeple tüm vatandaşlarımın aman ha sandığa gitmeyi ihmal etmeyin. Tamam? Bak yurt dışında Samsunlu kardeşlerimi arayın. İstanbul’da, Türkiye’nin değişik yerlerinde bütün hemşehrilerinizi arayın, hepsini sandığa davet edin, aman ihmal etmeyin. Yeni bir yönetim sistemine geçeceğiz. Bu seçimler oran itibariyle Türkiye’nin en yüksek katılımlı seçimleri olmak durumundadır. Ülkemiz bu seçimlerle adını dünya demokrasi tarihine bir kez daha altın harflerle yazdıracak bir zafer kazanmak durumundadır. Açık söylüyorum; dönem rehavete kapılma değil irademize sahip çıkma dönemidir. Gün bahane bulma değil sandığa damga vurma günüdür. Hemen her şeyin kazası olur, ama sandığın kazası olmaz. İş işten geçtikten sonra ahların -7 Haziran’da olduğu gibi- vahların, keşkelerin hiç kimseye bir faydası dokunmaz. 24 Haziran akşamına kadar tüm vatandaşlarımdan olağanüstü bir gayret bekliyorum. Özellikle kadınlarımızdan ve gençlerimizden çok ciddi bir gayret bekliyorum.
Gençler, bak hanımlar nasıl, aynı heyecanı bekliyorum. Gençlerimiz aileleriyle beraber akranlarının-arkadaşlarının koluna girip muhakkak sandığa gitmelidir. Aynı şekilde yurt dışındaki vatandaşlarımızı ihmal etmeyeceğiz. Bizi ayak oyunlarıyla yıldırmaya çalışanlara verilecek en güzel cevap büyükelçiliklerimizde ve gümrük kapılarında oylarımızı kullanmak olacaktır. Bizi terör örgütleri üzerinden hizaya sokmaya çalışanlara cevabımızı sandıkta vereceğiz. Bizi döviz kuru ve kredi notu üzerinden terbiye etmeye heveslenenlere de Osmanlı tokadını sandıkta vuracağız.
İnşallah yastık altında doları olanlar, eurosu olanlar varsa bunları bozdurun ha, hemen bunları TL’ye çevirin. Bunlara burada da bir ders verin. Tamam mı? Yok, peki. İnşallah 24 Haziran’ın ülkemiz için yeni bir dönemin muştusu-müjdecisi olacağına inanıyorum.
Şimdi Rabia var mı Rabia? Hazır mıyız? Türkiye duysun. Buradan Ordu’ya gidiyorum. Akşam ilginç bir çekim yapacağız ve inşallah Çarşamba, Perşembe iki önemli programım var televizyonlarda ve bunlar tamamen savunma sanayi bu akşam, ama dediğim gibi Çarşamba-Perşembe bu çekimlerde inşallah anonsunu yapacağız, buralarda da yeni yönetim sistemini açıklayacağım, tamam?
Ve Rabia hazır mıyız?
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.
Bunu gerçekleştirmek için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.
Kalın sağlıcakla.