Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in THY yurt disi temsilcilerini kabulünde yaptigi konusmanin tam metni

 

… bu büyük ailenin tüm mensuplarını en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Cumhurbaşkanı Külliyesi’ne, bu gazi mekana hoş geldiniz.

Ülkemizin bayrak taşıyıcı hava yolu şirketi Türk Hava Yollarımızın yurt dışında temsilciliklerinde görev yapan sizlerle bir araya gelmenin memnuniyeti içindeyim.

Türkiye’nin gelişme ve büyüme tarihiyle Türk Hava Yollarının tarihi birbiriyle aslında paraleldir. 1933 yılında 5 uçakla hizmet vermeye başlayan Türk Hava Yollarımız, 1982 yılına geldiğimizde 27 uçağa, 2002 yılında da 66 uçağa ve 103 uçuşla noktasına ancak ulaşabilmişti. En büyük atılımlarını geçtiğimiz 15 yılda yapan Türk Hava Yolları, bugün hamdolsun 331 uçakla ve çok daha büyük hedeflere ulaşmak suretiyle dünyada gerçekten bütün sektörde olanları kendine hayran bırakıyor.

Bugün dünyanın 120 farklı ülkesindeki 300 havalimanına sefer düzenleyen Türk Hava Yolları, dünyanın en çok noktaya uçan şirketi unvanına sahiptir, bir numara.

2005-2015 yılları arasında 12 milyar dolar değerinde 196 uçağı bünyesine katan, 2016 yılında 3 milyar dolarlık bir yatırımla hamlesini devam ettiren şirketimizin önümüzdeki yıl hedefi de büyüktür. Zaten Aralık özellikle Türk Hava Yollarının tarihinde bir rekordur, bu çok çok önemli. İnşallah önümüzdeki aylar bunun çok daha farklı olacağının müjdesini veriyor.

Geçtiğimiz Cuma günü Fransa ziyaretimiz vesilesiyle, duydunuz, biliyorsunuz, Airbus firmasından geniş gövdeli 20+5 uçaklık bir siparişin ön anlaşmasının imzalanmasına Sayın Macron ile birlikte şahitlik ettik. Uçak filomuzu tek bir markaya bağımlı kılmadan dengeli olarak büyütmeyi sürdüreceğiz, bu tabi bizim biraz da rekabet anlayışımızın nereden nereye geldiğini göstermesi bakımından önem arz ediyor.

Şirketimiz 2018 yılı için 33 milyonu iç hatlar, 41 milyon dış hatlar olmak üzere toplam 74 milyon yolcu ile 1,3 milyon ton kargo taşımayı ve 11,8 milyar dolar gelir elde etmeyi hedefliyor.

Özellikle İstanbul’da inşası süren yeni havalimanımızın hizmete girmesiyle Türk Hava Yollarının önüne çok daha büyük fırsatlar çıkacaktır. Eskiden otobüslerin, kamyonların, bıçkın şoförlerin kullandığı otomobillerin arkasında ne yazardı? Rakibim Türk Hava Yolları. Bir de tabi çocukluğumu şöyle hatırlıyorum, böyle bir uçak sesi duyacağımız zaman filan mahallede sırt üstü yatar uçağın geçişini izlerdik; nereden nereye. Şirketimiz hava yolu taşımacılığını öyle bir hale getirdi ki, artık sırt üstü yatmaya filan gerek kalmadı, zira şimdi otobüslerden ucuz fiyatla uçaklarımız ne yapıyor? Yolcu taşıyor, buraya geldik. Tüm vatandaşlarımız için mümkün hale geldi. Az önce Sayın Bakanımızın da ifade ettiği benim bir sözüm var, yani artık burayı hava yolu olmaktan çıkartıp ne yaptık? Halkın yolu haline getirdik. Bu rekabeti kazandığımız için hedefler de büyümeye başladı.

Biliyorsunuz Türk Hava Yollarının amblemi turnayı temsil eder. O güzel türkümüzde ne diyor:

“Allı turnam bizim ele varırsan,

Şeker söyle, kaymak söyle, bal söyle.

Eğer bizi sual eden olursa,

Boynu büyük, benzi soluk yar söyle.”

Türk Hava Yolları sayesinde artık hiç kimsenin boynu bükük kalmıyor, çünkü herkes sevdiklerine kolayca ulaşabiliyor.

Türk Hava Yolları artık dünyanın en büyük hava yolu şirketleriyle rekabet ediyor. Hatta bunlardan bazıları rekabette geri kaldıkları için yarıştan çekilmek zorunda kalıyor. Şimdi yeni hava limanımızla birlikte Türk Hava Yollarının rekabet gücü ve buna bağlı olarak iş modeli, işletme anlayışı, hizmet kalitesi ne olacak? Daha da yükselecektir.

Değerli arkadaşlar; şirketimizin 2023 hedeflerimize ulaşacağına zaten inanıyorum. Burada şirket yönetimine 2053 vizyonu için kollarını sıvamaları tavsiyesinde özellikle bulunmak istiyorum. Çünkü hava yolu yatırımları hem finansman, hem de filo, hem teknik altyapı, -bunlar bizde olan şeyler değildi, ama şimdi var- hem insan kaynağı açısından uzun vadeli planlara göre çalışmayı gerektiriyor. Bugünden harekete geçmezsek 2053’ü hakkıyla değerlendiremeyiz. Yeni havalimanıyla ilk hedefimiz, dünyanın en uç noktasına uçuş yapan Türk Hava Yollarımızı dünyanın en büyük filosuna sahip uçak şirketi haline de getirmektir.

Yani bizim artık uçaklarımız eskal yapmadan ne yapmalı? İşte o en uzun destinasyon neresiyse biz oraya ulaşmalıyız, 16 saat-16 saat, 17 saat-17 saat gitmeliyiz. Artık bunlar başladı zaten, daha da iyi olacak. Ama az önce sordum, Antalya’ya gidiyormuşsunuz, kaç uçakla gidiyorsunuz dedim. Dedi ki, 2 tane 777’yle gidiyoruz. Bakın önce işe sizden başlıyorlar 777’yle. Kendi ekibini 777’yle gezdirmeyen, getirip-götürmeyen bir Türk Hava Yollarından da bir şey olmaz, o bakımdan önemli. Bakın nereden nereye, 400 kişilik şu anda 777, hamdolsun bugünleri gördük.

Dünya markası olmak için önce kendi ülkenizde rüştünüzü ispat etmiş olmanız gerekiyor. Türk Hava Yollarımız ülkemizin en ücra köşelerine kadar uzanan uçuş hatları ve hizmet kalitesiyle milletimizin gönlüne girmeyi başarmıştır. Aynı başarının dünya çapında tezahür ettiğini görmekten ise, gerçekten gurur duyuyoruz.

Dünyanın neresine gidersek gidelim, konuştuğumuz, sohbet ettiğimiz tüm yabancılar Türk Hava Yollarımızdan övgüyle bahsediyor. Özellikle içerideki tüm hostes hizmetlerinden tutunuz, ikramlara varıncaya kadar, hepsinden bizlere iftiharla bahsediyorlar, bu da tabi bizi gururlandırıyor yani. İnşallah daha iyi olacak ve bunu Türk Hava Yollarının başaracağına inanıyorum.

Son 10-15 yılda dünya hava yolu taşımacılığında hizmet standartlarının yükselmesinde Türk Hava Yollarının çok büyük katkısı vardır. Rekabet kaliteyi getirir. Eğer rekabet bir yerde çökmüşse orada artık kaliteyi bulamazsınız, ama rekabet devam ediyorsa orada kalite vardır.

Yer personelinden uçuş personeline, yemeklerinden dijital donanımına kadar her konuda çığır açan bir anlayışla gerçekleştirilen bu atılımlar, şirketimizi bugünkü durumuna getirmiştir. Artık ister ülkemizde, ister dünyada hava yolu taşımacılığındaki standartları görmek isteyen herkes gelip nereye bakacak? Türk Hava Yollarına bakacak, bu duruma geldik. Türkiye’nin diğer alanlarda gösterdiği atılım elbette önemlidir, ancak küresel düzeyde görünürlüğü en yüksek değerimiz işte bu şirkettir, Türk Hava Yollarıdır.

Her gün dünyanın yüzlerce farklı noktasına ülkemizin bayrağını taşıyan Türk Hava Yollarının yaptığı tanıtımın bedelini parayla ölçmek mümkün değildir. Diğer hizmetlerinin yanı sıra, ülkemizin tanıtımına yaptığı bu katkı için de Türk Hava Yollarımıza ve tüm mensuplarına şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar; ürk Hava Yollarımızın yurt dışı bürolarında görev yapan kardeşlerimizin şirketleriyle birlikte ülkemizi de temsil ettiklerini biliyoruz. Ülkemizin diplomatik temsilcilik sayısından çok daha yaygın bir ağa sahip milli hava yolu şirketimizin başarısı, ülkemizin hanesine yazıldığı gibi, başarısızlıkları, yanlışları, hataları da bize yazılıyor. Bunun için sizlerin ticari misyonunuz yanında diplomasi, kültür, tarih alanlarında da sorumluluklarınızın bilincinde olmanız, gerekli birikimi de edinmeniz şart. Her birinizin bu görevi layıkıyla yerine getirebilecek ufka ve dirayete sahip olduğunuzu ben doğrusu gözlerinizden okuyabiliyorum.

Türkiye’nin TİKA’sıyla, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Bakanlığıyla, Yunus Emre Enstitüsüyle, Maarif Vakfıyla, Kızılay’ıyla, AFAD’ıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla yurt dışında oluşturduğu o büyük fotoğrafın en önemli unsurlarından biri de Türk Hava Yollarımızdır. Cumhurbaşkanı ve Hükümet olarak bu önemli görevinizde daima yanınızda olduğumuzu bilmenizi özellikle istiyorum.

Türk Hava Yolları’na ve ülkemize yaptığınız hizmetler için her birinize ayrı-ayrı teşekkür ediyorum. Diğer taraftan Türk Hava Yolları aynı zamanda ülkemizin yüksek teknolojiye dayalı sanayisinin gelişmesinde de büyük rol oynamaktadır. Eğer bugün ülkemizde dünya çapında başarılara imza attığımız bir havacılık sanayisi varsa, bunu önemli ölçüde Türk Hava Yolları’na borçluyuz. Şu anda en önemli savunma sanayi kuruluşlarımızın yöneticilerinin ve kritik personelinin ciddi bir bölümü Türk Hava Yolları’nın teknik bölümlerinde yetişmiş bilgi ve deneyim sahibi olmuş kişilerdir. Bir başka ifadeyle Türk Hava Yolları havacılık ve savunma sanayimiz için adeta bir okul vazifesi görmektedir. Pilot yetiştirme programıyla geçmişte Hava Kuvvetlerimizden beslenen şirketimizin artık orayı da besleyecek bir konuma geleceğine ben inanıyorum.

Değerli arkadaşlar, sözlerimi Türk Hava Yollarımızın geçtiğimiz kış yayınlanan o güzel reklam filmindeki o güzel duygularla tamamlamak istiyorum. Ben size hatırlatmış olacağım.

“Hadi gel…

Işıyan sabahlarınla, şefkatli kanatlarınla

Özledim seni,

Hadi koş gel.

İçin açılsın.

Güneşim yüzüne dokunsun.

Sen gel…

Ben beklerim.

Hatır koymam.

Unutamazsın ki hatıralarımızı.

İçinde varsa bir ateş,

Daha keskinleşir hasret.

Ellerim öyle hünerlidir ki

Ne zaman bırakır, ne mekan.

Hadi gel…

Kollarım açık,

Kapılarım açık,

Kollarım açık.

Aynı göğün altında değil miyiz ne de olsa,

Ya da aynı yerin üstünde.

Gel…

Sen geleceksin ya,

Bak içim içime sığmaz oldu.

Ben senin memleketinim.

Ben senin sıcacık yüreğinim.

Hadi uç da gel.

Memleketin her yeri şimdi ne güzeldir.

İnsanın gidesi gelir.”

İnsanları memleketimizin içinde ve dünyanın her yerinde gidecekleri yerlere götüren Türk Hava Yollarımızın tüm mensuplarını bir kez daha tebrik ediyorum. Yurt dışı temsilciliklerinde çalışan siz değerli kardeşlerimi ayrıca tebrik ediyorum. Sizlerden sadece Türk Hava Yolları’nın değil ülkemizin ve milletimizin beklentilerinin de büyük olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Türk Hava Yolları, ülkemizin en köklü şirketlerinden biri, ama Yönetim Kurulu Başkanından temsilcilerine kadar oldukça genç bir ekip tarafından yönetildiğini de biliyor ve görüyorum; bu ayrı bir başarı. Hani bazıları diyor ya, çoluk çocuğa mı bırakıyorsunuz filan. Mesele bir defa yaşta değil baştadır, bunu bilmeleri lazım. Biz hayatımızın her döneminde gençlerimize güvendik. Atatürk Hava Limanındaki terör saldırısında ve 15 Temmuz darbe girişiminde saatler içerisinde faaliyetlerini yeniden yürütebilir hale gelerek şirket ve yönetim olarak sizler rüştünüzü ispat ettiniz. Son yıllarda aldığınız uluslararası ödüller de bu gerçeği zaten teyit ediyor. Türk Hava Yolları gibi bir dünya markasını da gençlerimize emanet etmekten dolayı en küçük bir pişmanlığımız, en küçük bir endişemiz yoktur. Karşımızdaki bu pırıl pırıl ekibin bizi mahcup etmeyeceğine inanıyorum.

Sizlere sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

Kalın sağlıcakla. 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.