Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Türkiye-AB Zirvesi sonrasi basin toplantisinda yaptigi konusmanin metni

 

Sayın Konsey Başkanı, Sayın Komisyon Başkanı, Sayın Başbakan, değerli basın mensupları, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum.

Türkiye-Avrupa Birliği Zirvesi vesileyle Varna’da bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim.

Kıymetli dostum Sayın Borisov’a misafirperverliği ve Zirveye ev sahipliği için teşekkür ediyorum.

Kendisiyle Zirve öncesinde çok verimli bir ikili görüşme gerçekleştirdik. Uzunca bir sürenin ardından bugün Varna’da Avrupa Birliği kurum liderleriyle tekrar biraraya geldik. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde zorlu bir dönemi geride bırakmış olmayı umuyoruz. Sayın Tusk ve Sayın Juncker’le herhangi bu noktalarda Brüksel’den bu yana attığımız adımlarla beraber, daha çok çalışmamız gerektiğini, birtakım tıkanıkların aşılabileceğini de konuşma imkanımız oldu.

Tabi sene 63 ve sene 2018, gerçekten Türkiye’nin hala Avrupa Birliği’ne aday ülke olmanın ötesinde gelebildiği bir nokta yok. Bu müspet adımı bir an önce atalım, bunun üzerinde durduk.

Avrupa Birliği’yle önceki görüşmelerimizde ortak meselelerimizin çözümüne yönelik atılacak adımları tespit etmiş ve karşılıklı taahhütlerde bulunmuştuk. Türkiye’nin başta düzensiz göçle mücadele olmak üzere sorumluluklarını fazlasıyla yerine getirdiği herkesin malumudur. Ve şu an itibarıyla sadece Suriye’den 3,5 milyon göçmen ülkemizde, buna Irak’ı da ilave ettiğimiz zaman bu rakam 4 milyona ulaşmaktadır.

Öte yandan geçen sürede bazı taahhütler olmuştur ve bunlardan ilki 3 milyar avroluk bir taahhüttü, bunun şu an itibarıyla 1 milyar 850 milyon avrosu bizim ilgili birimlerimize aktarılmış durumdadır. Temenni ediyorum ki, şimdi diğer ikinci taksiti olan 3 milyar avronun da ulaştırılması suretiyle biz mültecilerle ilgili atılması gereken adımları atalım, yapılması gerekenleri de yapalım. Ülkemizdeki Suriyeliler için bu adım çok daha rahatlatıcı olacaktır. Ve şu anda Avrupa Birliği’nin bu ilgisi gerek oradaki mültecileri rahatlatacağı gibi, bizim de çalışmalarımızı hızlandıracaktır.

Bir diğer konu, acil ihtiyaçlar biliyorsunuz beklemez. İnsani krizlerde bürokratik hantallığa tahammül yoktur. Ülkemizin üzerine düşeni yaptığı ve Avrupa Birliği mensubu muhataplarımızdan geri dönüş beklediği bir diğer konuysa, vatandaşlarımız için sağlanacak olan vize serbestisidir. Bununla ilgili çalışma kağıdımız Şubat ayı başında Avrupa Birliği Komisyonuna sunulmuştu. Avrupa Birliği tarafına çalışmalarını bir an önce tamamlaması gerektiğini de söyledik. Avrupa Birliği bu noktada adımını bir an önce atarsa o da bizi rahatlatacaktır. Bu bir siyasi bir mesele haline getirilmeli, vatandaşlarımızın Avrupa Birliği’ne olan güvenliğini sarsacak bir hal almamalıdır.

Gümrük Birliğinin güncellenmesi çalışmalarına başlanması konusundaki beklentimizi de dile getirdik. Bu tür teknik konuları siyasetin meselesi haline getirmemeliyiz. Her iki tarafın da faydasına olan başlıklarda süratle mesafe almalıyız.

Değerli arkadaşlar, bir diğer meselemiz, serbest ticaret anlaşmalarıyla ilgili sorunlardır. Kara yolu taşımacılığı konusunda yaşanan sıkıntıları özellikle vurguladık. Avrupa Birliği’nden bu alandaki sıkıntıların çözümüne katkıda bulunmasını bekliyoruz.

Bizim için son derece önemli bir diğer konu, terör meselesidir. Türkiye halihazırda birçok terör örgütünün hedefinde yer alıyor. DEAŞ, PKK, PYD, YPG gibi terör örgütleriyle içeride ve dışarıda mücadelemizi sürdürüyoruz. Geçen yıl Fırat Kalkanı Harekatında 3 bin DEAŞ’lıyı imha etmiştik, bu sene de Zeytin Dalı Operasyonuyla 3800’e yakın YPG’li teröristi etkisiz hale getirdik. Teröre karşı operasyonlarımız sadece kendimizin ve Suriyelilerin güvenliğine değil, Avrupa’nın da güvenliğine katkı sağlamaktadır. Biz artık terörle mücadele gibi hassas konularda afaki ve haksız eleştiriler değil, güçlü destek bekliyoruz.

Türkiye insan haklarına, temel hak ve özgürlüklere saygılı demokratik bir hukuk devletidir. Bunu halkımız bütün dünyaya 15 Temmuz gecesi demokrasi için canları pahasına sokaklara dökülerek zaten göstermiştir. Teröre karşı aldığımız tedbirler ve operasyonlar gerekli olduğu müddetçe devam edecek, tehditler bertaraf edildiği zaman sona erdirilecektir.

Kıymetli basın mensupları; Türkiye ve Avrupa Birliği uzun süreli stratejik ortaklardır. Küresel bir güç olma iddiasındaki Avrupa’nın Türkiye’yi genişleme politikalarının dışına itmesi vahim bir hata olacaktır. Türkiye bölgede kilit aktör, jeostratejik öneme haiz bir müttefik, genç nüfusa sahip, dinamik bir ülkedir. Avrupa’yla tarihi, kültürel ve insanı bağlarımıza ilave olarak, ekonomi, enerji, ulaştırma ve göçle mücadele gibi kritik başlıklarda ortak çıkarlarımız var.

Geçmişte yapılan bir hatanın esiri durumundaki Avrupa Birliği’nin adil bir tutum takınmadığı müddetçe Kıbrıs meselesinin çözümünde herhangi bir katkısı maalesef olmayacaktır. Zira Avrupa Birliği’nin bazı üyelerinin meşru olmayan münferit tasarruflarına dayanışma kisvesi altında destek vermesi doğru değildir. Avrupa Birliği’ne hakkaniyet esasına göre hareket etmesi çağrısında bulunuyoruz.

Kıbrıs meselesinin seyrinden bağımsız olarak Ada’nın etrafındaki doğal kaynaklara dair karar alma mekanizmalarına Kıbrıslı Türklerin eşit olarak dahil edilmesi uluslararası hukukun gereğidir.

Değerli arkadaşlar; bu ve diğer konulardaki görüş ve beklentilerimizi Avrupa Birliği tarafına bugün yazılı biçimde ilettik. Avrupa Birliği’nin bu kağıdı kendi içinde değerlendirmesini ve ardından konuların takibi için teknik düzeyde ortak bir çalışma yapılmasını bekliyoruz.

Geçtiğimiz dönemdeki olumsuzluklara rağmen biz Türkiye olarak diyalog kanallarını hep açık tutmaktan yana olduk. Avrupa Birliği’yle aramızdaki güvenin yeniden tesisinin ilk adımını bugün burada hep beraber atmış olduğumuzu umuyorum. Ancak bu adımı attık demek yeterli değil, somut olarak atmak gerekiyor.

Ben Varna’dan Avrupa Birliği ülkelerine bir kez de seslenmek istiyorum; gelin, ortak coğrafyamız olan Balkanlar’da istikrar ve refahın sağlanması yönünde birlikte çalışalım. Gelin, Suriye, Irak, Filistin, Kudüs, Yemen, Rohingya, Afrika gibi uluslararası konularda işbirliğimizi derinleştirelim. Gelin, güçlü, müreffeh ve istikrar abidesi Avrupa’yı hep birlikte inşa edelim. Biz bu çağrılarımızda dün olduğu gibi, bugün de samimiyiz.

Bu düşüncelerle bir kez daha Sayın Borisov’a ev sahipliği için teşekkür ediyorum.

Varna Zirvesinin hayırlara vesilelere temenni ediyor, sizlere sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

 

…Değerli arkadaşlar, Afrin Operasyonuyla ilgili olarak bildiğiniz gibi şu anda terör örgütlerine karşı, bu PKK’dır, PYD’dir, YPG’dir, DEAŞ’tır, bunlara karşı sürdürdüğümüz bu mücadelede, bugün itibarıyla yaklaşık 3800’e yakın terörist etkisiz hale getirilmiştir. Ve şu anda topraklarını terk etmiş bulunan bölgedeki insanlar yavaş yavaş tekrar topraklarına dönmeye de başlamışlardır.

Buradaki hedefimiz, bu teröristleri bölgeden temizlemektir ve bu teröristlerin tabi şu anda sahip oldukları imkanlar ne yazık ki bizim stratejik ortaklarımızın bunlara temin ettikleri silah ve mühimmatlardan oluşmaktadır ve bunlarla ilgili de bütün flaş bellekler, flaş diskler elimizde mevcut. Hatta hatta açtıkları beton tüneller ve bu tünellerin altında inşa ettikleri teröristlerin hastaneleri de var. Ve bütün bunlar şu anda her geçen gün meydana çıkmakta ve buralarda silah, mühimmatları nasıl depoladıklarını da tespit etmiş bulunuyoruz. Ve bunları da yine bizim stratejik ortaklarımızın terör örgütlerine vermiş olması da ayrıca manidardır. Tabi şu anda onların hepsi toparlanıyor ve teröristler kaçtıkça nerede ne var bunlar da meydana çıkıyor. Ama DEAŞ merkezli, PYD, YPG merkezli bütün bu terörle mücadelemiz hem içeride hem dışarıda, çünkü içeride de PKK’yla çok ciddi mücadelemiz var, bu süreç devam ediyor. Ve buraları terör örgütlerinden temizleyene kadar devam edecek ve burayı da gerçek sahiplerine teslim ettiğimiz anda bizim bu teröristlerle mücadelemiz son bulacaktır.

Teşekkür ediyorum.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.