Cumhurbaskani Erdogan’in Türkiye-Cezayir Is Forumu’nda yaptigi konusmanin metni
Kıymetli misafirler, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.
Bu toplantımızın çok çok verimli, bereketli geçmesini Allah’tan temenni ediyorum.
Türkiye-Cezayir İş Forumunun sizlerle birlikte her iki ülke ve halkları için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Yaklaşık üç yıllık bir aranın ardından şehitler ve kahramanlar diyarı Cezayir’i tekrar ziyaret etmekten ve sizlerle birarada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek isterim.
Gerçekten de 500 yıldır kardeşlik duygularıyla bağlı olduğumuz, ilişkilerimizin çok güçlü, kültürel, sosyal, siyasi ve ekonomik temellere sahip bulunduğu Cezayir’in bizim gönlümüzde özel bir yeri var.
Değerli kardeşim Sayın Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika olmak üzere şahsımıza ve heyetimize gösterilen samimi misafirperverlik için Cezayirli kardeşlerimin her birine şahsım, heyetim, milletim adına şükranlarımı sunuyorum.
Bugün burada bu salonda bizi Türk ve Cezayirli girişimcilerimizle bir araya getiren iş forumunda sizlerle birlikte olmaktan ayrıca memnuniyet duyuyorum.
Değerli işadamları, Türkiye özellikle geçtiğimiz 15 yılda diğer alanlarda olduğu gibi ekonomi konusunda da çok büyük bir başarı hikayesine imzasını atmıştır. 2003-2016 yılları arasında 2008 küresel finans krizi ve 2016 darbe girişimi başta olmak üzere yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen yıllık ortalama büyümemiz yüzde 5,7 olarak gerçekleşmiştir.
Geçtiğimiz yıl içinde bu oranın yüzde 7,5 düzeyinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu dönemde kişi başına milli gelirimizi 3500 dolardan 11 bin dolara, hatta henüz açıklanmayan son rakamlarla muhtemelen 12 bin dolar düzeyine çıkardık. Dünyada toplam milli gelir bakımından 17, satın alma paritesine göre ise 13. sıradayız.
28 milyon 500 bini geçen istihdam sayımızla gerçekten nitelikli ve genç iş gücü bakımından çok önemli bir yerde bulunuyoruz. Girişimcilerimizin dünyanın dört bir yanını adeta hallaç pamuğu gibi atmaları sayesinde ihracatımızı 2002 yılında 36 milyar dolar iken, bugün şu an itibariyle 158 milyar dolara çıkarmış bulunuyoruz.
Turizmde 36 milyon dolar rakamlarını yakalamıştık. Şimdi ise bir düşüşten sonra tekrar toparlıyoruz ve turist sayımız 32 milyona ulaşmış vaziyette.
Merkez Bankamızda ilk göreve geldiğimizde rezerv 27,5 milyar dolardı, şimdi ise 120 milyar dolara ulaşmış vaziyetteyiz. Fakat burada da 136 milyar doları aslında yakalamıştık, sonra bir düşüş dönemi oldu, tekrar bunu yakalayacağız, burada kalmamız söz konusu değil.
Bir başka durum, göreve geldiğimizde 2002, IMF’e olan borç 23,5 milyar dolardı, 2013 yılında IMF’e olan borcumuzu sıfırladık, artık IMF’e borç filan söz konusu değil, bitti o iş. Ve bizden IMF borç istedi, 5 milyar avro borç istedi. Arkadaşlarım sordular, verelim mi? Verin dedim, veren el alan elden üstündür. Fakat IMF baktı ki Türkler ciddi, bu sefer bu parayı almaktan vazgeçti.
Bir dönem ülkemizde merkezi yönetim bütçesinin yarısını faiz ödemelerine ayırmak zorunda kalıyorduk, hamdolsun bu oranı yüzde 8 düzeyine kadar indirdik.
Aradan geçen 15 yılda Türkiye’nin diğer tüm ölçekleri katlanarak büyürken, kamunun borç miktarı artmak bir yana sürekli azaldı. Buradan tasarruf ettiğimiz kaynağı eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, ulaşımda, enerjide, toplu konutta, sosyal yardımlarda ve diğer tüm yatırımlarda kullanarak milletimizin refah seviyesini sürekli ileriye taşıdık. Mesela eğitimde 282 bin yeni derslik yaptık, 600 bine yakın yeni öğretmen atadık, 110 yeni üniversite kurduk, 53 bin yeni öğretim elemanı istihdam ettik. Sağlıkta ülkemizin her köşesinde 12 bine yakın hastane, tedavi kurumu, birinci basamak sağlık kuruluşu açarak 129 bine yakın yeni nitelikli yatağı hizmete sokarak 536 bin yeni sağlık çalışanı istihdam ederek adeta bir devrim gerçekleştirdik.
Şimdi şehir hastaneleri projelerimiz, ki bu benim ayrı bir hayalimdi, ayrı bir sevdamdı ve bu şehir hastaneleriyle birlikte yeni bir reformu sağlıkta gerçekleştiriyoruz. Ve hastanemize girildiği zaman bu hastanede artık sedyeler üzerinde bir bloktan bir başka bloka gitmek diye bir şey söz konusu değil, bagilerle hasta gitmesi gereken yere rahatlıkla gidebilecek, böyle bir dönem başladı ve bu hastanelerimizi de açmaya başladık. Sağlık hizmetlerimizi sadece ülkemizde değil, tüm dünyada marka olacak düzeye çıkartıyoruz.
Toplu konutta 817 bin konut ve 10500 sosyal tesis ile şehirlerimizin dönüşümüne öncülük ettik.
Ulaşımda 20 bin kilometreye yakın yeni bölünmüş yol inşa ederek, yüksek hız tren hatlarını kurarak, 29 yeni havalimanını hizmete açarak ülkemizin her köşesini ve dünyayı vatandaşlarımız için yakın hale getirdik.
Geçtiğimiz 15 yılda yaptığımız 246 milyar liralık sosyal yardımla ülkemizde hiçbir vatandaşımızın mağdur olmamasını da temin ettik.
Bununla kalmadık, 6 milyar dolarlık insani ve kalkınma yardımıyla dünyanın her köşesindeki mazlumlara el uzattık. Normalde, OECD rakamlarını söylüyorum, Amerika’dan sonra 2’nci sıradayız, fakat milli gelire oranla donörler arasında Türkiye birinci sıraya çıkmıştır, Amerika ikinci sıradadır.
Aynı şekilde bugün önemli bir kısmı Afrika Kıtasından 16500 öğrenciye Türkiye burslarıyla ülkemizde kaliteli eğitim imkanı sunuyoruz.
Suriye ve Irak’taki çatışmalardan kaçarak ülkemize gelen 4 milyona yakın kardeşimizi 30 milyar dolarlık bir harcamayla misafir ettik.
Tabi Marmaray gibi, Avrasya Tüneli gibi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi, Osman Gazi Köprüleri gibi hizmete giren, İstanbul’daki en büyük havalimanı gibi inşası süren projelerimizi özellikle belirtmemiz gerekiyor. İnşallah bu yılsonu ilk etabı bitecek olan bu havalimanımız, tamamı bittiğinde dünyanın bir numarası olacak ve bu yılsonu itibarıyla yılda 90 milyon yolcunun gidiş-gelişini sağlayacak. 2023’te tamamı bitecek, o zaman ise 150 milyon yolcu kapasitesi olacak bir havalimanı.
Ve halen dünyada inşası süren 10 büyük projenin 6’sı Türkiye’dedir.
Değerli dostlar; Türkiye geçmişte olduğu gibi bugün de sahip olduğu imkanları, birikimi ve deneyimi dostlarıyla paylaşmaktan asla çekinmemiştir, çekinmeyecektir. Bize bir adım yaklaşana bizim koşarak gittiğimizi tüm dostlarımız çok iyi biliyor.
Bu toplantıya gösterilen şu ilgi ve alaka, ki 200’e yakın işadamımızla buradayız, sağ olun sizler de 600’e yakın işadamıyla bugün buradasınız, bu birlikteliği Türkiye ve Cezayir’in dayanışması olarak tarihe bir kayıt olarak düşmeliyiz. Ve bu dayanışmayı tüm yatırımlarda, gerek müşterek, gerekse Türkiye’den Cezayir’e, Cezayir’den Türkiye’ye olmak suretiyle geliştirmemizin çok anlamlı olacağına inanıyorum.
Ve biz Cezayir’i bölgesinde siyasi ve ekonomik bir istikrar adası olarak görüyoruz. Nitekim Afrika’daki en büyük ticaret ortağımız bizim Cezayir’dir. Tabi şu anda 3,5 milyar dolarlık bu ticaret hacmini doğrusu yeterli bulmuyorum. Akşam da değerli Başbakan kardeşime, dostuma da söyledim, bunu hiç olmazsa 5 milyar dolara en kısa zamanda çıkarmamızda büyük fayda var diye düşünüyorum. İkili ticaret rakamlarımızın girişimcilerimizin samimi gayretiyle kısa sürede daha yüksek seviyelere çıkacağına ben inanıyorum. Böylesine yüksek potansiyele sahip iki ülke için 3,5 milyar dolarlık ticaret hacmi az. İnşallah kısa sürede ve elbirliğiyle bu rakamı ilk etapta 5, ardından 10 milyar dolara, ardından da daha ileri seviyelere çıkarabiliriz, buna mani bir hal yok.
Bu kapsamda atılan önemli bir adımın müjdesini burada bir kez daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Cezayir’in milli enerji şirketi Sonatrach ile ülkemizin önde gelen firmalarından olan Rönesans ve Bayegan arasında Adana’da Yumurtalık serbest bölgesinde 1 milyar dolarlık bir petrokimya yatırım konusunda anlaşmaya varıldı. Yılda 450 bin ton polipropilen üretecek bu tesisin hammaddesi elbette Cezayir’den tedarik edilecek. Bu tesisin faaliyete geçmesiyle ülkemizdeki cari açık noktasında da ciddi bir sıkıntıyı aşmış olacağız ve dışa bağımlılığı da yüzde 25 oranında azaltmış olacağız. Ülkelerimiz arasındaki ticaret hacminde adeta doping etkisi yapacak bu yatırımın şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.
Değerli arkadaşlar; Türk şirketleri Cezayir’de en çok istihdam sağlayan yabancı şirketlerin başında geliyor. Ülkemiz mahreçli şirketlerce yapılan yatırımların ve Türk müteahhitlik firmalarınca tamamlanan projelerin Cezayirli kardeşlerimizin refahına katıda bulunduğunu görmek bizi de memnun ediyor. İnşallah yatırımlar konusunda çok daha iyi bir noktaya gelerek bu katkıyı artıracağız.
Cezayir’in ekonomisinin çeşitlendirilmesi bakımından öncelik verdiği tarım, gıda, turizm ve enerji alanlarında işadamlarımız için önemli yatırım imkanları görülüyor. Her şeyden önce Cezayir tabii ki devasa bir yüzölçümüne sahip, öyleyse burada hakikaten çok önemli tarım, tarım endüstrisi, bu alanlarda bu yatırımları yapmak mümkün. Bu başlıklar aynı zamanda Türk özel sektörünün de güçlü olduğu alanlardır. Burada bulunanlar başta olmak üzere iş dünyamızın tüm temsilcilerini Cezayir’deki bu imkânları değerlendirmeye davet ediyorum.
Yeni yatırımların iki taraf için de yarar sağlayacak ve istihdam oluşturacak ortaklıklar vasıtasıyla yapılmasından memnuniyet duyarız. Nitekim dün ilgili bakan arkadaşlarımız tarım alanında işbirliğini geliştirmek, turizm alanında ileriye dönük programlar hazırlamak amacıyla anlaşmalar imzaladılar. 7 anlaşma dün akşam imzalandı. Ülkelerimiz arasındaki işbirliği anlaşmalarını siz değerli işadamlarımızın faaliyet alanlarının çeşitlendirilebilmesi ve teşviki bakımından önemli görüyoruz. Karma Ekonomik Komisyon toplantısının da kısa sürede yapılmasına büyük önem veriyoruz. Bu toplantılarda teknik seviyede pek çok konuda neticeye varılacağı için gelecekteki adımlarımızı daha hızlı atabileceğiz.
Cezayir’in enerji fiyatlarında yaşanan düşüşten olumsuz etkilendiğinin biz de farkındayız. Bu eksikliği başka alanlardaki ekonomik ilişkilerimizi güçlendirerek telafi edip daha ilerisine geçmemiz gerekiyor. Tüm zorluklara rağmen karşılıklı ticaretimizi artırmaya yönelik girişimleri sürdürmeliyiz. Biliyorsunuz geçen hafta ülkemizde tarım alanında önemli teşvikleri açıkladık. Türkiye, Cezayir ile tarım alanında her türlü işbirliğine açıktır. Yeni gıda, tekstil ve demir-çelik ihracatı konusunda Cezayir önemli bir potansiyele sahip. Yatırımların korunması ve karşılıklı teşviki anlaşması müzakerelerinin bir an önce tamamlanarak imzaların atılmasıyla tüm bu alanlarda daha hızlı ve daha somut adımlar atma imkânına kavuşacağız.
Her şeyden önce işadamlarımızın Cezayir’deki çalışmaları ne kadar kolaylaşırsa, yapılan yatırımlar ve karşılıklı ticaretimiz de o derece artacaktır. Özellikle enerji alanındaki işbirliğimizi süratle ilerletmemizin gereğine inanıyorum, bunun için ortak projeler geliştirmeliyiz. Enerji alanında yatırım yapacak işadamlarımıza iki ülke hükümetleri olarak gerekli desteği vermekte biz kararlıyız.
Ve bu duygularla bir kez daha toplantımızın hayırlara vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum. İştirakiniz, özellikle sevginiz, coşkunuz, muhabbetiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Cezayirli dostlarımıza güzel ve samimi ev sahiplikleri için bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.
Sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.