Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Türkiye-Özbekistan Is Forumunda yaptigi konusma

 

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- … başka kardeşim Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev olmak üzere bütün Özbek halkına ve işadamlarına gösterdikleri misafirperverlik için teşekkür ediyorum.

Şu anda gerek Özbek televizyonlarında ekranları başında bizi izleyenlere, gerek Türkiye’de televizyonları başında bizi izleyenlere buradan kalbi selamlarımı gönderirken, Leyle-i Berat’larını, Berat Gecelerini de bu vesileyle tebrik ediyorum.

Özbekistan, Orta Asya nüfusunun yarısına yakınını barındıran, güçlü tarım sektörüne ve sanayi potansiyeline sahip, zengin doğal kaynaklarına sahip, bakir yatırım alanları bulunan kardeş bir ülke. Bütün Orta Asya ülkelerine ve Afganistan’a komşu tek ülke olan Özbekistan’ın coğrafi konumu da önemli bir avantaj teşkil ediyor.

Özbekistanlı kardeşlerimizin 27 yıl önce bağımsızlığını kazanması, Özbek Bayrağının yeniden göklerde dalgalanması, Türkiye’de coşkuyla karşılanmıştır. Türkiye, Özbekistan Cumhuriyeti’ni ilk tayına ülkedir, ilk tanıyan devlettir. Ülkemiz bağımsızlık sonrasında atılan milli ekonominin tahkimi yönündeki adımları da bütün gücüyle desteklemiştir. Türk yatırımcıları ve müteşebbisleri Özbekistan’ın kalkınmasında etkin rol oynamışlardır. O dönemde Türk şirketlerince yapılan projeler bugün de Özbekistan ekonomisine önemli katkılar sağlıyor. Fergana ve Buhara petrol rafinerileri, yenilen havalimanı terminalleri, ilk şeker fabrikası hep sizlerin eseridir.

2016 yılının Kasım ayında Semerkant’a gerçekleştirdiğim ziyaret, uzun süredir özlemini duyduğumuz kavuşma, artık yepyeni bir dönemin kapılarını açmış, kardeşliğimizi teyit eden siyasi irademizi tazelemiştir. İşbirliğimiz Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in 2017 Ekim ayında ülkemizi ziyaretiyle daha da kuvvetlenmiş, tahkim edilmiştir.

Bildiğiniz gibi ilişkilerimizi Sayın Mirziyoyev’in ziyaretinde stratejik ortaklık düzeyine yükseltmiştik. Bu seyahatimizde de bunu bir ileri aşamaya taşıyoruz, stratejik ortaklığımızın pratikte de uygulamaya konulması için gerekli mekanizmayı yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyini artık kuruyoruz.

Kardeşim Mirziyoyev ile almış olduğumuz kararlar ve verdiğimiz talimatlar doğrultusunda bugün çok sayıda anlaşmanın imzalanmasına şahit olduk ve bu anlaşmaların toplam sayısı ortak bildiri dahil 25 anlaşmayı bugün imzaladık. Ve bu kardeşim Mirziyoyev’in de ifadesiyle bu ilktir, biz böyle bir anlaşmalar paketini bugüne kadar imzalamadık dediler. Şimdi tabi imzalar gayet güzel, ama bunu hayata geçirmek, bunu uygulamaya geçirmek asıl güzel olanı. İşte bunu bakanlarımız, bizler takipçisi, sizler de işadamları olarak uygulayıcısı olacaksınız. Yani konuşup, oturup, yazıp-çizip masada bırakmak bizim işimiz değil. Biz konuştuk, yazdık, imzaları attık, bundan sonra uygulaması size ait. Varsa önümüzde bir taş bir engel, kaldırmak da bize ait, bakan arkadaşlara ait.

Değerli katılımcılar; malumunuz Türkiye dünyanın 17’nci, Avrupa’nın 6’ncı büyük ekonomisidir. Kişi başına gayrisafi yurt içi hasılamız 15 yılda 3,5 kat artarak 11 bin dolara yaklaşmıştır. Satın alma gücü paritesine göre bunun neredeyse 2 katı.

81 milyon nüfusu ve 390 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle Türkiye çok büyük bir pazardır.

Dünyanın en büyük 250 müteahhitlik şirketi listesinde 2016 yılında 46 Türk firması vardır. Türkiye bu bakımdan dünyada ikinci sırada yer almaktadır. Özbekistan ise 32 milyonu aşan nüfusuyla, ki son nüfus sayımı 33 milyon, Şevket Mirziyoyev’in liderliğinde her alanda olduğu gibi ticari alanda da çok önemli reformlar gerçekleştiriyor. Doğrusu az önce aldığı alkışlarla ben Şevket kardeşimi kıskandım.  Demek ki bu alkışları hak ediyor ve dakikalarca bütün katılımcılar ayakta alkışladılar, darısı başımıza.

Burada Şota’yla Arçil de var. Bunlar da şimdi artık bizdeki futbol hayatları bitti, şimdi de buradasınız, şimdi de artık Özbekistan’da takım çalıştırıyorlar, hocalık yapıyorlar. Bak ne güzel bir birliktelik oldu, hayırlı olsun.

2017-2022 yılları için hazırlanan eylem planında ekonomik alandaki hedefler önemli yer tutuyor. Yeni teknolojilere, yatırıma, kalkınmaya verdikleri değer için Özbek kardeşlerimi gönülden tebrik ediyorum. Bütün bunlar Özbekistan’ın zamanın ruhunu yakaladığını gösteriyor. Özbekistan Hükümetinin yerli ve yabancı girişimcilere yönelik müzahir tutumu, iş ve yatırım ortamını iyileştirmeyi esas alan tasarrufları, Özbekistan’ı her zamankinden daha cazip ve güvenilir kılmıyor. Özbek kardeşlerimizin bu başarılarını yakından takip ediyoruz.

Türkiye olarak Özbekistan’a hedeflerin gerçekleştirme yolunda elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Geçen yıl Ekim ayında Özbekistan Başbakanı Sayın Abdulla Aripov’un da katıldığı törenle Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattının açılışını gerçekleştirdik. Böylece Özbekistan nasıl Asya’nın doğusuyla batısını, güneyiyle kuzeyini bağlıyorsa, Özbekistan ve Türkiye birlikte Asya’yla Avrupa’yı bağlayan birer merkez haline gelecek.

Değerli misafirler, çok kıymetli kardeşlerim; Başbakan yardımcısı ve bakan düzeyindeki karşılıklı resim ziyaret sayısının gün geçtikçe arttığını, temaslarımızın yoğunlaştığını memnuniyetle müşahede ediyoruz. Tabi bu yüksek düzeyli stratejik işbirliği rastgele bir protokol değildir. Bu ne demektir? Artık bakanlarımız sürekli karşılıklı çalışacaklar, 1 yıl kardeşim Mirziyoyev’in Başkanlığında, 1 yıl benim Başkanlığımda bakanları ne yapacağız, toplayacağız ve böylece adeta bir bakanlar kurulu toplantısını ülkelerimizde yapmış olacağız. Bu başka bir heyecan, başka bir girişim ruhunu ülkelerimiz arasında getirecektir.

Karma ekonomi komisyonun mekanizmasını da artık daha düzenli hale getirmiş bulunuyoruz. Düzenlenen iş forumları yeni ticaret ve yatırım potansiyelini ortaya çıkarıyor. Sayın Cumhurbaşkanının geniş vizyonuyla gerçekleştirdiği reformlar sayesinde iş çevrelerimizin Özbekistan’a ilgileri önemli ölçüde artmıştır. İlişkilerimizin stratejik düzeye çıkarılmış olması sadece tarihi değil, siyasi ve ekonomik gerçekliklerin de tescilidir. İlişkilerin düzeyinin yükseltilmesinin ötesinde, geleceğe yönelik ortak bir vizyona sahip olduğumuzun da göstergesidir. Geçen sene aldığımız kararların meyvelerini verdiğine memnuniyetle şahit oluyoruz.

Gerek vatandaşlarımıza vize muafiyeti sağlanması, gerek İstanbul-Semerkant uçak seferlerinin başlamasıyla insanlarımız birbirine daha da yakınlaşmıştır. Artık Türkiye’den halkımın, vatandaşlarımızın buralara gelişi ve buralardan da Türkiye’ye kardeşlerimizin gidişi, aramızdaki, evet, soydaşların, milletlerimizin kaynaşmasının bir teminatı olacaktır.

2017’de yüzde 25 yükselen ticaret hacmimiz 1,5 milyar dolara ulaşmıştır. 2018’in ilk iki ayında ise geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 53 artış kaydettik. Bu başarı kardeşim Sayın Mirziyoyev’in ülkemizi ziyareti sonrasında kat edilen ilerlemenin de bir göstergesidir. Ancak bize artık bu çok az geliyor, iki ülke arasında şimdi hedef 5 milyar dolara ulaşmaktır. Bunu yapar mıyız? Yaparız. 33 milyon Özbekistan, 81 milyon Türkiye, toplam 114 milyon ve artık bu gömlek bize dar geliyor, bunu rahatlatmamız lazım, bunu yapacağız. 

Şimdi tercihli ticaret anlaşmasının sonuçlandırılmasıyla bu hedefimize çok daha kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum. Elbette bu süreçte biz devlet adamları yanında, iş camialarımıza da çok büyük görevler düşüyor, sizlerin de bu süreçte sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Esasen Türk yatırımcıları ve şirketleri Özbekistan’ı çok yakından tanıyor, Özbekistan’da da şirketlerimiz çok yakından tanınıyor. Türk ürünleri Özbek tüketiciler nezdinde itibar görüyor. Biz de işadamlarımızı, girişimcilerimizi Özbekistan’a yatırım yapmaya teşvik ediyoruz ve edeceğiz.

Tarihi İpek Yolunun parçası olan, birbirine kardeşlik bağıyla bağlı ülkelerimiz çok daha büyük başarılara birlikte koşacaktır.

Değerli kardeşlerim; burada çok önemli bir noktaya dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Ülkelerimizin birbirine ekonomik ve ticari yaklaşımı sırf kar ve maddi kazanç amaçlı değil, olmamalıdır. Ekonomik, ticari ilişkilerimizi aramızdaki kardeşlik bağlarını güçlendiren birer sıçrama tahtası olarak görmeliyiz. Tıpkı iki kardeş gibi, biri yükseldikçe diğeri de yükselen, iyi ve kötü gününde dayanışma içinde olan, birbirine asıl bu yönden bağlı ülkeler olduğumuzun bilinciyle hareket etmeliyiz. Birbirimizin kazancını kendi kazancımızdan daha önce tutmak kardeşliğimizin gereğidir; açıkçası biz bu inançla hareket ettik, ediyoruz. Tıpkı veciz bir Özbek deyişinde tavsiye edildiği gibi, kardeşim, eğer yanlış söylersem düzelt “…”  yani dostunla gönüldaş ol, yaptığı işte birlik ol. Sizlerin de buradaki ve ülkemizdeki yatırımlarınızda bu prensibi, bu bakış açısını muhafaza edeceğinize inanıyorum. Türk ve Özbek işadamları da birbirlerine karşı açık, dürüst, birbirlerinin her zaman yanında ve gönüldaş olmalarını arzu ediyorum.

Değerli katılımcılar; karşılıklı fayda ve güven temelinde daha da ileriye gitmek için hepimize büyük sorumluluk düşmektedir. Sizlerin de bu sorumluluğun bilinciyle hareket edeceğinizden şüphem yoktur. Özbekistan’ın istihdamına ve ihracatına önemli katkılar sağlayan yatırımcılarımıza yenilerinin eklenmesi, özellikle turizm, inşaat, tarım, tekstil, dericilik ve imalat sektörlerindeki yeni imkanların değerlendirilmesi önemlidir. Her bakımdan ortak iş etkinliklerine süreklilik kazandırmalıyız. Her zeminde yapıcı diyalogu korumaya özen göstermeliyiz.

Şunu hiçbir zaman unutmayın: El birliği içerisinde aşamayacağımız sorun bulunmuyor. İrade ve kararlılık oldukça inşallah tüm yollar açılacak, her şey çok daha kolay olacaktır.

Bir kez daha hatırlatmak isterim ki, bizim Özbekistan’la dostluğumuz eskidir ve ebedidir.

Kardeşler arasında mesafelerin, sınırların, zaman zaman karşılaşan engellerin hiçbir önemi yoktur. Merhum Erkin Vahidov’un şu anlamlı dizilerinin Türkiye ile Özbekistan arasındaki tüm münasebetlerin geleceğine ışık tutacağına inanıyorum:

“Bana dostlar verdin, dostluk ki hikmettir,

Yalnızlık derdine sadece o şifadır.

Alemde hangi rahatlık varsa,

Ondan vazgeçip onu ilk önce dostuma reva görürüm.

Yüreğimi al razıyım, fakat beni dostlarımdan ayırma.”

O da aynı zamanda eski parlamenterlerden, öyle mi Şevket kardeşim?

Yine bir Özbek atasözünde ifadesini bulduğu gibi, kadim dost zanglamaz, yani kadim dost paslanmaz, eskimez. Evet, dostluk ve kardeşlik bizim için en büyük güç, korunması gereken en kıymetli hazinedir.

Bu düşüncelerle bir kez daha iş forumunun hayırlı ve bereketli geçmesini diliyorum.

Sayın Cumhurbaşkanı kardeşime özellikle tekraren geldiğimiz andan itibaren hakikaten Özbek misafirperverliğini bizlere gösterdikleri için şahsım, milletim ve sizler adına teşekkür ediyorum.

Hepinizi Allah’a emanet ediyorum, Rabbim yar ve yardımcımız olsun, Rabbim yolunuzu, bahtınızı, işlerinizi açık etsin.

Kalın sağlıcakla.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.