Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in, Ümraniye’de halka yaptigi konusmanin metni

 

Sevgili kardeşlerim, hanımefendiler, beyefendiler; sizleri en kalbi duygularla selamlıyorum. Partimizin 6. Olağan Kongresinde sizlerin burada bulunması, sizleri selamlamadan içeri geçmeyi doğru bulmadım. Önce sizinle bir selam, sonra salonda bir kelam edelim dedik.

Kardeşlerim, maşallah Ümraniye bugün yine coşkulu, yine heyecanlı. Pendik, aynen orada da bir başka coşku. Rabbim bu coşkunuzu, bu heyecanınızı eksiltmesin.  

Değerli kardeşlerim, önümüzde Mart 2019 yerel seçimleri var, ardından Kasım Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve Parlamento seçimi var. Ve bu yolda şimdiden yoğun bir şekilde çalışmalarımızı devam ettirmemiz gerekiyor. Hani çıkarken demiştik ya, uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece, gideceğiz gündüz gece. Durmak yok... Yola devam.

Değerli kardeşlerim; tabii bizim bu yolculuğumuzda malum muhaliflerimiz çok. Onun için ben sizden şöyle bir şey istiyorum, diyorum ki, Rabia’mız var ya; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.

Tek millet; Türk’üyle, Kürt’üyle, Laz’ıyla, Çerkez’iyle, Gürcü’süyle, Abhaza’sıyla, Roman’ıyla, Boşnak’ıyla, Arnavut’uyla 81 milyon tek millet. Neden? Biz yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevdik. Rabbim bizleri kavimler, kabileler halinde yarattı iyi anlaşalım diye, öyle mi? Ama üstünlük ittika ile takva ile. Sen Türk’sün en üstsün, Arap’sın en üst, Kürt’sün en üst; yok, öyle bir şey yok. Kimin takva, ittikası Allah’a daha yakınsa en üstün o, öyle mi? Bundan taviz var mı? Bizim inancımızda durum bu, başkaları bizi ilgilendirmez. Öyleyse biz yaratılanı Yaradan’dan ötürü seveceğiz. Birbirimizi kırmayacağız, bizde fitne fesat olmayacak. Asla gurur, kibir bize yakışmaz. Gurur, kibir Rabbimizdir. Bize tevazu yakışır ve AK Parti tevazuuyla bugünlere geldi, inşallah böyle de yürüyeceğiz, tamam?

Üç, tek vatan; 780 bin kilometre kareyle tek vatan.

Bayrağımız ortada.

Ve tek devlet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Yok paralel devletmiş, yok şu devletmiş, bu devletmiş, bırak onlar Pensilvanya’dakine ait olsun. O oradan ne yapacaksa yapsın. Ha geceleri beddua seansları yapıyormuş, varsın yapsın. Onların bedduaları onlaradır. Biz bu has milletimizin dualarıyla bugünlere geldik, Rabbimin lütfuyla da inşallah aynen yola devam edeceğiz.

Değerli kardeşlerim; öyleyse bir şey daha istiyorum. Nedir o? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Fitneye-fesada fırsat vermeyeceğiz. Dedik ya, birbirimizi Allah için seveceğiz.

Şimdi Afrin’de kardeşler ne yapıyor? Bizi bölmek isteyen o teröristlerin üzerine üzerine gittiler mi? Buraya gelirken sordum şu anda durum nedir? Elhamdülillah şu an itibariyle 3821 terörist etkisiz hale getirildi. Ve Mehmet’imiz işte imandır o cevher ki ilahi ne büyüktür, imansız olan paslı yürek sinede yüktür. İşte o paslı yüreklerin üzerine giderek gereğini yapıyor.

Yahya Kemal diyor ki;

“Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi

Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi

Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın

Galib et; çünkü bu son ordusudur İslâm’ın.”

Ve işte şimdi de Mehmet’imiz aynı inançla, aynı aşkla nereye yürüyor? Şahadete yürüyor. Makama değil en yüksek makama. Dünya makamlarıyla orası mukayese edilir mi? Edilmez. Rabbimiz müjdeyi veriyor mu? Veriyor. Nedir o müjde? Esteuzubillah, Bismillah. “Velâ tekûlû limen yuktelu fî sebîlillâhi emvât bel ahyâun velâkin lâ teş’urûn…” ila ahiril ayeh.  Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler, siz anlamazsınız, siz bilmezsiniz. Devamında bütün o şehitlerimizin her şeyi, evet lütfu ilahi ile sağlanıyor. Onlar o makama gidiyorlar ve onlar Peygambere komşu; bundan daha güzel, daha yüce makam olur mu? Ve Rabbim bizlere de inşallah o makamı nasip etsin. ("Amin" sesleri) Onun için de bizler samimiyetle bu yolda yürüyeceğiz. Çünkü ecdadımız bu toprakları bize nereden bıraktı biliyor musunuz? 18 milyon kilometrekareden biz ne yazık ki verdik verdik verdik, ya daha şurada 1900’lü yıllarda neredeydik biliyor musunuz? Ah kardeşlerim, 5 milyon kilometrekare. Onlar da elden gitti, kaldı 780 bin kilometrekare. Artık dik duracağız, öyle yok güneyden gelecekmiş, yok bilmem doğudan gelecekmiş, asla. Burada dik duracağız. Ve bunlara asla taviz vermeyeceğiz ve şu anda da bunun gereği yerine getiriliyor.

Ama benim sizden isteğim; ne olur birbirimizi Allah için sevelim. Bir olalım, iri olalım, kardeşliğimizi hiçbir şeye feda etmeyelim. Para pul, makam mevki, bunların hepsi hikâye. Hepimiz ölecek miyiz? Öleceğiz. Gideceğimiz yer 2 metreküp ya. Hoca efendi musalla taşında er kişi niyetine diyor. Cumhurbaşkanı demiyor, başbakan demiyor, trilyarder, milyarder demiyor, gömüyorlar mezara ondan sonra ayrılıp gidiyorlar. Eğer arkadan inşallah hepimiz için hayır dualar gelirse ne mutlu bize. Baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş meğer diyorlar, inşallah biz de bu kubbede hoş bir seda bırakabiliyorsak, evlad ü iyal bizi Rabbimizin kelamıyla anabiliyorsa, anıyorsa ne mutlu bize. Yoksa gerisi lafı güzaf.

Şimdi Mart ayı için Ana Kademeye sesleniyorum; kapı-kapı dolaşmaya var mıyız?  

Kasım Cumhurbaşkanlığı için kapı-kapı dolaşmaya var mıyız? Gençler; liseli, üniversiteli gençleri kucaklamaya var mıyız?  

Allah razı olsun. Rabbim gayretinizi daim etsin ve inşallah Mart ve öbür tarafta Kasım seçimlerinden büyük bir zaferle çıkarak o seçimleri de taçlandırmak suretiyle 2023’e ve ardından 2053, 2071’e genç nesillere farklı bir Türkiye’yi bırakırız.

Allah yar ve yardımcımız olsun, sağ olun, var olun. Teşekkür ediyorum.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.