Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Van mitinginde yaptigi konusmanin metni

 

… her karışı evliyaların, enbiyaların, gönül insanlarının manevi izleriyle bezeli Van, burada türbesi, makamı, izi olan büyüklerimizin aziz hatıralarını bağrında yaşatan Van, Gölüyle, kaleleriyle, şelaleleriyle, camileriyle, kahvaltısıyla dünya markası olma yolunda ilerleyen Van, bir asır önce özgürlüğünü kanı, canı pahasına kazanan gazi şehrimiz Van, depremlerle, terör saldırılarıyla ihanetleriyle sarsılsa da daima dimdik ayakta kalmayı başarmış kadim şehrimiz Van, bugün bir kez daha senin sıcak yüreğine, senin sıcak yüreğine, senin tertemiz kalbine geldim Van, bugün bir kez daha sizlerle muhabbete geldim Van; sizleri gönülden selamlıyorum Van.

Buradan sizler aracılığıyla Van’ın tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki kardeşlerime selamlarımı yolluyorum. Sizler aracılığıyla Van Gölünün, Vanlı kardeşlerimin ifadesiyle, Van denizinin dört bir yanından, ülkemizin 81 vilayetinden kalbini yöneltmiş tüm kardeşlerime selamlarımı iletiyorum.

Şimdi geldik bir yere;

“Bu dağda maral gezer,

Zülfünü darar gezer.

Dağ bizim, maral bizim,

Avcı burada ne gezer.”

Evet, Van bizim, Vanlı bizim, biz burada teröristleri, haramzadeleri, kendi halkının kanına susamış vampirleri gezdirmeyiz. Van, bu seçimde oyu kendisinden alıp iradelerini İstanbul’daki bir avuç marjinalin emrine verenlerden inşallah tamamen kurtuluyor.

Büyükşehir Belediyesi bu terör örgütünün güdümündeki partide değil miydi, soruyorum, değil miydi? Peki, bu belediyenin size doğru dürüst bir hizmeti oldu mu?

Kardeşlerim; Van depremi yaşandığında bina yıkıntılarının altında Vanlı kardeşlerimizden önce, hatırlayın Belediye kalmıştı. Ben o gece buradaydım, anında geldim. Biz hemen tüm kurumlarımızı seferber ederek adeta Van’ı yeniden ayağa kaldırdık ve sadece depreme 16 katrilyon harcadık. Peki, terör örgütünün yanaşmaları ne yaptı? Size hizmet etmek için kullanmaları gereken imkanları, paraları ne yaptı? Kandil’e gönderdi Kandil’e, örgüte teslim etti örgüte.

Şu anda Van’da Valimiz Belediye Başkanlığı görevini yürütüyor mu? Belediye hizmetlerinden memnun musunuz? İşte bizim farkımız bu. Hamdolsun, şimdi yola gelirken bakıyorum, yollar pırıl pırıl, daha iyi olacak. İstanbul’da Tayyip Erdoğan’ın Belediye Başkanlığı neyse, Van’da da o olacak. Biz hizmet siyaseti yapıyoruz, onlar kan siyaseti, kin siyaseti, istismar siyaseti yaptılar. 24 Haziran ülkemizin tamamı gibi Van’ımız için de bir dönüm noktası olacaktır.

Şimdi sesleniyorum, Van, güçlü Meclis için hazır mıyız? Güzel. Güçlü Hükümet için hazır mıyız? Güzel. Güçlü Türkiye için hazır mıyız? Van, vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit Van vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz? İrade, erdem ve cesaretle Türkiye’yi şahlandırıyor muyuz? İşte benim bildiğim, tanıdığım, meftun olduğum, aşık olduğum Van bu. Zira, 20 yıl önce ben Van’a geldiğim zaman işte bu tabloyu görüyordum, şimdi yeniden Van aslına rücu ediyor inşallah.

Kardeşlerim; biz hizmetin, projenin, yatırımın sadece adını anmakla kalmıyoruz, aynı zamanda 16 yıldır bilfiil örneklerini sergiliyoruz. Bu terör örgütleri benim Van’ıma çok çektirdi, benim Vanlı kardeşlerime çok çektirdi.

Son 16 yılda Van’a ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? Hanım kardeşlerim, söyleyeyim size de siz de bilmeyenlere bunu söyleyin, ne kadar biliyor musunuz? 26 katrilyon Van’a yatırım yaptık. Bunun 16 katrilyonu sadece depremde. Ya biz size aşığız ya, ya biz Van’ı seviyoruz ya, ya biz Van’ı bir kenara koymadık ya, devamlı hizmet hizmet hizmet.

Şimdi şöyle bir Edremit’e bakıyorum, güzelliğe bak, adeta modern bir Batı şehri. Erciş’e bakıyorum, bir Batı şehri.

Eğitimde 8758 yeni dersliği şehrimize kazandırdık. İlk ve orta öğretimde okuyan Vanlı çocuklarımız için toplam 448 trilyon tutarında eğitim yardımı yaptık. Yaptığımız yatırımlarla Yüzüncü Yıl Üniversitemizi büyüttük. Yükseköğrenim öğrencileri için 7500 kişi kapasiteli yurt binaları yaptık, 2 yıla kadar 800 kişilik bir yurt binası daha açıyoruz.

Şimdi bakın, Erciş’e geldim, şimdi Erciş’i bir görün, bunlar TOKİ’nin Erciş’te yeni yapmış olduğu kentsel dönüşüm binaları, şimdi görelim.

İnşallah kısa bir zaman içerisinde bunlar bitiyor; nasıl? Ya biz buyuz be. Bizde laf yok, bizde icraat var icraat. Cami bitti, şimdi etrafındaki dükkanlar ve ofisler yapılıyor. Allah’a hamdolsun, depremde söz vermiştim, işte şimdi bunlar oluyor.

Erciş’e girerken konutlar nasıl? Muhteşem, adeta yeni bir şehir inşa ettik. Şimdi bunlarla da dükkanlar üstte de ofisler. Camisiyle, bu da camisi. Ama çalışacağız ha, gayret edeceğiz gayret. Durmak yok... Durmak yok... Van’a gördüğünüz gibi bir de 5 bin seyirci kapasiteli bir spor salonu, Van ve Erciş’e gençlik merkezleri yaptık. İşte kızınız Nur Tatar’ın adını verdiğimiz kapalı spor salonu nasıl?  

Sağlıkta 13’ü hastaneden oluşan toplam 66 adet sağlık tesisi inşa ettik. Van’a kazandırdığımız hastaneler içinde 400 yataklı Van Bölge Hastanemiz ve 500 yataklı Van Kalp Cerrahisi Hastanemiz de bulunuyor. 212 yataklı Erciş Devlet Hastanesiyle birlikte, 18 adet sağlık tesisimizin yapımı devam ediyor. Kamu-özel ortaklığıyla yapacağımız 450 yataklı fizik tedavi ve psikiyatri bölümlerinden oluşan şehir hastanemizin proje çalışması da devam ediyor. Toplam 37 adet sağlık tesisimiz, proje, ihale ve arsa aşamasında.

Kardeşlerim; Van’da ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, gazilerimize, engellilerimize, yaşlılarımıza yaklaşık 4,5 katrilyon tutarında kaynak aktardık.

TOKİ vasıtasıyla Van’da deprem sorası 3,7 katrilyon liralık kaynak kullanarak 25 bin 172 konut, kamu kurumu binaları, okullar, sosyal tesisler, camiler, ticaret merkezleri gibi binaları süratle tamamlayıp hizmete sunduk. TOKİ konutlarını kira fiyatından bile düşük bedelle sizlere verdik mi? Evlerinizde huzurlu oturuyor musunuz? PKK ne yapıyor? Yakıyor, yıkıyor, onlar yıkım ekibi, biz yapım ekibiyiz. Onlar yıkar, yakar, biz yaparız.

Kardeşlerim; Erciş’te kentsel dönüşüm yoluyla 65 trilyon liralık yatırım olan 455 adet dükkan ve ofis inşa ettik, esnafımızın, ticaret erbabımızın inşallah hizmetine sunacağız.

2002 yılına kadar Van’da sadece 36 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı, biz buna 511 kilometre daha bölünmüş yol ilave ettik.

Toplamda maliyeti 2,5 katrilyon lira olan 17 yol projemizin yapımı devam ediyor, bunların tamamı da 2 yıla kadar inşallah tamamlanıyor.

Çaldıran-Dorutay-Özalp yolu, Gürpınar-Kırkgeçit-Yalınca yolu, Çatak-Pervari yolu, Edremit-Gürpınar-Güzelsu ayrımı yolu, Çatak-Bahçesaray yolu ve bölge hastanesi köprülü kavşağı ise önümüzdeki yıl tamamlanıyor.

Daha önce kış geldiğinde pek çok yer gibi Bahçesaray’a ulaşım da aylarca mümkün olmuyordu değil mi? Peki, şimdi Bahçesaray’a biz 2 yol yaptık mı? Artık Bahçesaray’a yaz-kış gidebiliyor muyuz? Biz yaparız, onlar yıkar.

Kardeşlerim; Van çevre yolu 23 kilometre uzunluğunda, 150 trilyon lira maliyeti olan önemli bir proje. Kamulaştırmadan kaynaklanan bir gecikme yaşandığını biliyorum, en kısa sürede bu sorunu çözerek Van çevre yolunu sizlerin hizmetine sunacağız.

Van Gölü kenarına gemi inşa tesisi yaptık, burada Van Gölü üzerindeki ulaşımı daha hızlı ve konforlu sağlamak için iki büyük feribot inşa ediyoruz. 50 vagon taşıma kapasitesine sahip feribotlardan Sultan Alp Arslan Feribotu Ocak ayında işletmeye alındı, aynı özelliklere sahip olan İdris-i Bitlis-i Feribotunu da bu ay sonunda suya indiriyoruz. Nasıl, iyi mi? Tatvan ve Van feribot iskelelerini yenileyip bağlantı yollarını da yapıyoruz.

Malatya-Tatvan, Van-Kapıköy arasındaki demir yolu hattını 1,2 katrilyon lira maliyetle elektrikli ve sinyalli hale getirip modernize edeceğiz.

Kardeşlerim; Van Ferit Melen Havalimanımızı tekrar ele alıp yeniledik, tamam. Havalimanımızın 2003 yılında 114 bin olan yolcu trafiği 2017’de ne oldu biliyor musunuz? 1 milyon 665 bine ulaştı; biz buyuz.

Van’ın uzun vadeli içme suyu ihtiyacını karşılamak için Morgedik Barajını inşa ettik. Tamamladığımız içme suyu tesisleriyle, Van şehir merkeziyle Gürpınar, Edremit, Gevaş ilçelerine ve 18 köye içme ve kullanma suyu temin ettik. Bunu biz yaptık ya biz, Belediye yapmadı. Aslında büyükşehir belediyelerinin görevi içme suyunu da temin etmektir. Ama bunların derdi terör, vatandaşın ihtiyacını karşılamak değil.

İşte ben Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptım, hem de İstanbul’da, İstanbul susuzdu. Kimden almıştım görevi? CHP’den. CHP’den görevi aldığım zaman İstanbul susuzdu, su yoktu, 180 kilometreden İstanbul’a su getirdik ve o gün, bugündür İstanbul’da su sorunu yok; biz buyuz.

Değer mi ya, değer mi? 24 Haziran’da siz gereğini yapacaksınız zaten.

62 kilometre uzunluğunda inşa ettiğimiz ishale hattıyla Erciş ilçe merkezine ve TOKİ konutları, Kocapınar ve Çelebibağ beldelerine memba kalitesinde içme suyu sağlayacağız. İçme suyu arıtma tesisinin inşaat çalışmaları önümüzdeki Eylül ayında tamamlanacak.

Van’a 3 baraj ve 2 gölet inşa ettik, ayrıca 3 baraj ve 1 gölet daha inşa ediyoruz.

Son 16 yılda inşa ettiğimiz sulama projeleriyle 337 bin zirai araziyi sulamaya açtık. Şu anda inşaat çalışmaları devam eden sulama tesisleriyle 195 bin dekar mümbit araziyi daha sulamaya açacağız.

Kardeşlerim; pay sulaması inşaatı devam eden önemli sulama projelerinden biridir. Bu sulama projesi Van’a büyük bir ekonomik katkı sağlayacak.

Vanlı çiftçi kardeşlerimize toplam 1,2 katrilyon lira tutarında tarımsal destek verdik. Hayvancılık yapan Vanlı çiftçilerimize yüzde 50, arıcılıkta yüzde 60 hibe veriyoruz, bunları verdik. Van’da 5 tarımsal ovamızı SİT alanı olarak koruma altına aldık.

2002’den bugüne toplam 29 bin Vanlı vatandaşımızı İŞKUR kanalıyla işe yerleştirdik.

Kardeşlerim; 258 trilyon lira tutarındaki teşviklerden 16 yılda toplam 148 bin işverenimiz ve sigortalımız faydalandı.

Van’da bir teknokent, bir organize sanayi bölgesi kurduk, mevcut iki organize sanayi bölgesinde 3500 kişi istihdam ediliyor, tüm parseller üretime geçtiğinde 6100 kişiye istihdam sağlanacak.

Van’ın potansiyeli öyle büyük ki, burada hangi proje hayata geçse iş yapar, bunun için Van’a yatırımcı çekmemiz gerekiyor. Özellikle turizmde Van’a yatırımcı çekeceğiz. Turizm sektöründeki patronlarla görüştüm, dedim niye siz Van’a yatırım yapmıyorsunuz? Bak şu anda Van İran’dan gelen turistlere cevap veremiyor. Burada yapacağımız otellerle İranlı turistlere burada ne yapacağız? İnşallah çok ciddi bir ev sahipliği yapacağız. Buna hazır mıyız? Şimdi gelirken caddede zaten gördüm İranlı kardeşlerimizi ve bunların hepsi buraya bir hareketlilik getiriyor, esnafımıza hareketlilik getiriyor; öyle mi? Sektöre hareketlilik getiriyor. Ve bunu başaracağız.

Biz teşviklerle, desteklerle, hibelerle, altyapı yatırımlarıyla üzerimize düşenleri yaptık, yapıyoruz, yapacağız. Bunlar önemli, ama girişimcilerin buraya gelmesi için bir şarta ihtiyaç var, huzur huzur huzur. Terörden korkmayacağız, tamam mı? Teröristten korkmayacağız. Teröristleri bu noktada 24 Haziran’da sandıkta demokrasiyle dersi vermeye hazır mıyız? Hazır mıyız? Huzurun olmadığı bir yere kimse risk alıp da gelmiyor, para yatırmıyor, yatırım yapmıyor,  dolayısıyla istihdam oluşmuyor. Türkiye uzun süre terör örgütleri kullanılarak istikrarsızlaştırılmaya çalışıldı.

CHP’nin ağzından terörle mücadeleyi duydunuz mu? Diğerlerinin ağzından duydunuz mu? Ya onların terörle mücadele diye bir derdi yok, bu sadece bizim derdimiz. Yeri geldi PKK’yı kullandılar, yeri geldi FETÖ’yü sahaya sürdüler, yeri geldi DEAŞ’ı üzerimize saldılar, hamdolsun milletimizle birlikte, sizlerle birlikte hepsinin de üstesinden geldik. Şimdi bu güzel iklimi kalıcı kılma zamanıdır. Biz Van’ı potansiyeline uygun bir seviyeye çıkartmakta kararlıyız, yeter ki bize destek verin, hedeflerimize birlikte yürüyelim. İnşallah önümüzdeki dönemde bu işi hep birlikte başaracağız.

Şimdi soruyorum, Van, 24 Haziran’da tercihimizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor muyuz? Vakit birlik vakti diyor muyuzVakit Van vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz? Bütün bunlar için, 24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığında şahsıma, milletvekilliğinde AK Partiye mührü basıyor muyuz?

Hanım kardeşlerim; 24 Haziran’a kadar gece-gündüz çalışıyor muyuz?

Gençler; 24 Haziran’a kadar tüm gençlerimize AK Parti’yi anlatıyor muyuz?

Ben Van’ı bu defa çok farklı gördüm. İnşallah Van 24 Haziran’da küllerinden doğrulacak, yeniden bir destan yazacak.

Kardeşlerim; iki hafta önce Diyarbakır’daydım, orada da çok farklı bir hava gördüm. Diyarbakırlı kardeşlerimle hasbihal ederken onların gözlerindeki umudu, heyecanı, azmi bizzat müşahede ettim. Bizim tek bir amacımız vardır; 81 milyon vatandaşımızın tamamıyla birlikte sizlere de hizmet etmektir. Ya siz benim kardeşimsiniz. Sizin Kürt olmanız, Türk olmanız, Boşnak, Roman, Gürcü, Abaza olmanız, bunlar beni ilgilendirmiyor. Beni ilgilendiren ne biliyor musunuz? Beni yaratan Allah sizleri de yarattı; beni ilgilendiren bu. Onun için de yaratılanı Yaradan’dan ötürü seviyorum. Sevmemek mümkün mü?

Ne diyor Sevgili Peygamberimiz: “Cennete giremezsiniz iman etmedikçe. İman etmiş olamazsınız birbirinizi sevmedikçe.” Ölçü bu, ölçü bu. Ölçü Kürt olmak, Türk olmak, Laz olmak, Çerkez olmak, Boşnak, Roman değil, bu ya bu. Seveceğiz seveceğiz, hem seveceğiz, hem sevileceğiz, tamam?

Demokraside ve ekonomide Van’la birlikte Türkiye’yi dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri haline getirmek için gece-gündüz çalışıyoruz. Birileri sürekli çıkıyor, geçmişte olanları sanki bugün de aynısı varmış gibi anlatıyor.

Biraz önce sizlere hizmetleri anlattım. Yatırımlar ve hizmetler konusunda Van 3 kat, 5 kat, 10 kat ileri gitmiş ya, öyle mi?

Gençler; annelerinize, babalarınıza sorun. Deyin ki; ya anne, ya baba, 10 yıl, 15 yıl önce bu Van nasıldı? Sordunuz mu? Ne dediler? Peki, bunları kim yaptı, hangi iktidar yaptı? Biz yaptık. Aynı Van’ın demokraside, haklarda, özgürlüklerde 15 yıl, 20 yıl öncesinin seviyesinde kalması mümkün mü? Dün bu ülkede insanlar kökenlerinden, inançlarından, meşreplerinden dolayı ayrımcılığa uğruyor, baskı görüyor, zulme maruz kalıyordu, bugün böyle bir durum var mı? Ret politikalarını biz kaldırdık, inkar politikalarını biz kaldırdık. Asimilasyonu biz kaldırdık biz. Bu ülkede hangi Kürt, sadece Kürt olduğu için dışlanıyor? Asla, o benim kardeşim. Ve böyle bir baskıyı kabul etmemiz mümkün değil. Varsa böyle bir terbiyesizlik yapan, karşısında önce beni bulur, sonra hukukuyla, kolluk güçleriyle devletimizi bulur; biz buyuz.

Bu ülkede hangi mütedeyyin sadece dini inancının gereklerini yerine getirdiği için dışlanıyor? Varsa böyle bir hadsiz aynı şekilde beni ve devletimizi karşısında bulur.

Bu ülkede kimin hayat biçimine karışılmış, kime öte git denmiş? Böyle bir durum da asla söz konusu değildir.

Kardeşlerim, işte geçen dönem CHP’nin bir tane hanım milletvekili hatırlayın İstanbul Üniversitesinde önemli bir görevdeydi. Ya bunlar benim başörtülü kızlarımın başlarını açıp ikna odalarına sokanlar değil miydi? CHP bu ya, CHP bu.

Peki, PKK’nın desteklemiş olduğu parti Diyarbakır’da benim o Kürt annelerimi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin önünde hüngür hüngür ağlatanlar değil miydi? Onların yavrularını Kandil’e kaçıranlar onlar değil miydi? Bana geldiler, Ankara’da kendilerini ağırladım, onlarla konuştum ve bir baba olarak onların acılarını bizzat kendilerinden dinledim. Bunlar Kandil’e götürürler, biz ise annelerine-babalarına teslim etmenin mücadelesini veririz. Bu ülkede 81 milyon vatandaşımın tamamı birinci sınıftır, aynı haklara, aynı özgürlüklere sahiptir. Aynı temel hizmetlerden faydalanmaktadır.

Biz Türkiye’de devlet zulmünü ortadan kaldırdık, ama karşımıza bir başka sıkıntı çıktı. Bir dönem bölücü terör örgütü ve onun yandaşları bir kısım Kürt vatandaşlarımıza adeta kan kusturdular. Biliyorsunuz biz Türkiye’yi demokratikleştirmek ve bu çerçevede Kürt kardeşlerimizin de beklentilerini karşılamak için tarihi reformlara imza attık. Ve terör meselesini bir ölçüde çözerek akan kanı durdurabiliriz umuduyla siyasi tarihimizde hiç kimsenin almadığı riskleri aldık. Biz ne kadar iyi niyetli adımlar attıysak, karşımızdakiler de o kadar alçakça mukabelede bulundu.

Kardeşlerim; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin alicenaplığını zafiyet olarak zannetmişler ki olmayacak işlere kalkıştılar.

Şimdi devran değişti, başka bir yola giriyoruz. Nedir bu? Hükümet sistemini değiştiriyoruz. Hazır mıyız buna? Perşembe akşamı, Cuma akşamı ATV ortak yayınında, TRT ortak yayınında yeni hükümet sistemini milletimle paylaşacağım. Nasıl bir sistem, bunu anlatacağım.

Fakat ben sizi çok seviyorum, size inanıyorum. Ve Rabia’mızı unutmayalım, Rabia’mıza sahip çıkalım. Öyleyse gür bir sedayla, buradan Adana’ya geçeceğim, Adana duysun. Hazır mıyız?

Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bizi bölemeyecekler, bizi parçalayamayacaklar Onun için de birbirimizi Allah için seveceğiz, tüm reformları bunun için yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz.

Değerli kardeşlerim; özgürlüklerden taviz yok, geriye dönüş asla söz konusu değil. Ağızlarından demokrasi lafını düşürmeyenlerin ellerine fırsat geçtiğinde nasıl dünyanın en faşist, en gaddar, en zalim insanlar haline dönüştüğünü gördünüz değil mi?  Sağ olun, dilinize sağlık, elinize sağlık.

Her fırsatta Kürtlerin hakları diyerek sizi istismar ederken arkada yemedikleri haltı bırakmadılar. İşte bunu ben Van’da gördüm, bunu ben Siirt’te gördüm, Bitlis’te gördüm, Diyarbakır’da gördüm. Ama şimdi bir de Diyarbakır’a gittiğimizde aman ya Rabbi, o güzelliğe bak, o Suriçi, havaalanı yolu dört dörtlük, daha iyi olacak. Milletimizin tamamı gibi sizlerin de hak ve özgürlükleriyle ilgili artık bu ülkede hiçbir sorun yok. Ve dilinizi her yerde serbestçe kullanabiliyorsunuz değil mi? Dininizin, inancınızın gereklerini serbestçe yerine getirebiliyorsunuz değil mi? Ret ve inkar politikalarından eser kalmadı değil mi? Sizlerin görüşüne, fikrine, zikrine, kılık kıyafetine karışan var mı? Ne diyor bunlar; diyor ki böyle böyle kılık kıyafete karışıyorlar, işte burada buyurun başı açık olanı da var, başı örtülü olanı da var, karışamaz kimse, karışamaz.

Yaptığımız yatırımlarla eğitimden sağlığa, ulaşımdan sosyal yardımlara kadar her alanda bölgemizi ve şehrimizi Türkiye ortalamasından aşağıya koymadık, öyle mi?

Bu ülkede hala yasak olan tek bir şey var, o da terördür terör. Hiç kimsenin ne pahasına olursa olsun Türkiye’yi yeniden terör bataklığına geri döndürmesine izin vermeyeceğiz. Arkasını eli kanlı katillere dayayarak demokrasi nutku çeken, demokrat değil olsa olsa terörist yardakçısı olur.

Suriye’de yaşananlar ortada, bölgede emperyal amaçları olan ülkelerin eteğinin altına girip kantonculuk oynayanlar derslerini birer birer alıyor. Suriye halkına zulmederek kendilerine bir terör koridoru kurmaya kalkanlara dün Fırat Kalkanında, bu yılın başında Afrin’de derslerini vermiştik, şimdi de Münbiç’te veriyoruz.

Sağ olun.

Dört gün kaldı, gece-gündüz çalışmaya var mıyız? Koşturmaya var mıyız? Durmak yok… Durmak yok… Durmak yok… Kalın sağlıcakla, sizleri Allah için seviyorum.

İnşallah 24 akşamında sizlerden müjdeyi bekliyorum, Van’ı özel takip edeceğiz, tamam?

Sağ olun, var olun.

 

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.