Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Vatikan ziyareti öncesi basin açiklamasinin tam metni

 

Değerli Basın mensupları, kıymetli arkadaşlar; sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Fransuva’nın davetine icabetle biraz sonra Vatikan’a resmi bir ziyarette bulunmak üzere yola çıkacağız. Bu bildiğiniz gibi aynı bir iadeyi ziyarettir. Merhum Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın 1959 yılında gerçekleştirdiği ziyaretten sonra bu ziyaret bir ilki teşkil ediyor.

Hatırlanacağı üzere, Papa Fransuva 28-30 Kasım 2014 tarihlerinde ülkemize gelmiş, Ankara ve İstanbul’da temaslarda bulunmuş, tarihi ve kutsal mekanları gezmişti. O ziyaret gündemdeki sorunlara dair bir fikir teatisi, hem de ikili ilişkiler bağlamında oldukça verimli geçmişti. Biz de şimdi kendilerine bu iadeyi ziyareti gerçekleştiriyoruz. Bu ziyaretimi ortak insani değerlere dikkat çekilmesi, dostluk ve barış mesajları verilebilmesi bağlamında önemli bir fırsat olarak görüyorum.

Papa Fransuva Katolik dünyasının ruhani lideri seçildiği 2013 yılından bu yana oldukça aktif bir rol izliyor. Dünyanın farklı bölgelerinde hüküm süren meselelere ilişkin tüm girişimleriyle uluslararası kamuoyunun da takdirini topluyor. Biz de özelikle Kudüs konusundaki tavrını memnuniyetle karşıladık. Kendisiyle birkaç telefon görüşmem oldu o süreç içerisinde, olumlu yaklaşımları gerçekten Hristiyan dünyasının dini liderleri olarak müşterek neler yapabileceğimizi göstermesi bakımından önemliydi. Kendisiyle yapacağımız görüşmelerde Filistin, Kudüs, Suriye, Irak, terörle mücadele, mültecilerin sorunları, insani yardımlar gibi konuları da ele alacağız.

Ayrıca, Batı dünyasında yükselen İslam düşmanlığı ve kültürel ırkçılıkla mücadele konusunda da görüş alışverişinde bulunacağız.

Dün İtalya’nın Macerata ilinde meydana gelen ve yabancıları eylem, zenofobinin ne kadar büyük bir tehdit olduğunu da göstermiştir. Terör örgütlerinin eylemleriyle bu tür ırkçı saldırılar arasında hiçbir fark yoktur. Camilere, mescitlere, Müslümanlara ait iş yerlerine yönelik saldırıların arttığı, Arakan’da olduğu gibi zaman zaman bu saldırıların etnik temizlik boyutuna vardığı bu tehlikeli süreçte kararlı bir duruş sergilenmesi şarttır.

Türkiye asırlardır inançlarından dolayı zulme uğrayan herkesin sığınağı olmuş bir ülkedir. Bugün de ülkemizde tüm inanç mensupları birada barış içinde yaşıyor. Hiçbir sıkıntı, kısıtlama olmadan ibadetlerini serbestçe yerine getirebiliyor. Biz bu özgürlük ortamını korumakta ve güçlendirmekte kararlıyız. Vatikan’a gerçekleştireceğim ziyaretin bu açıdan da faydalı geçeceğine inanıyorum.

Değerli arkadaşlar; Vatikan’daki temaslarımın ardın İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ve İtalya Başkanı Gentiloni ile de biraraya geleceğim.

İtalya, ikili ilişkilerimizin mükemmel seviyede olduğu, bölgesel sorunlar karşısında ortak görüşleri paylaştığımız dost bir ülkedir. Akdeniz havzasının barış ve istikrarı için beraber gayret gösteriyoruz. İki NATO müttefiki olarak birbirimizin güvenliğine katkıda bulunuyoruz.

Görüşmelerde siyasi, ekonomik, savunma sanayi gibi alanlarda ikili ilişkilerimizi masaya yatıracağız. Bildiğiniz gibi, savunma sanayinde İtalya’yla özellikle AgustaWestland, ki savunma sanayinde bizim en önemli müşterek yatırımızdır, bu yatırımı şu ana kadar başarılı bir şekilde sürdürdük, sürdürüyoruz. Ve Atak helikopterlerinde bizim için çok ciddi bir dönüşüm süreci olmuştur.

Ülkemizin DEAŞ ve PKK, YPG terör örgütüne karşı yürüttüğü operasyonlar hakkında muhataplarımızı bilgilendireceğiz. Bunun yanında, Suriye, Irak, Libya, terörle mücadele, Kudüs gibi güncel bölgesel gelişmeleri de ele alacağız. Bilhassa, Afrin’deki terör unsurlarını temizlemek için gerçekleştirdiğimiz Zeytin Dalı Harekatında sağlanan başarıları ve gelinen son durumu kendileriyle paylaşacağız. Bu vesileyle Avrupa Birliği’nin içinden geçmekte olduğu süreci ve Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini de istişare etme imkanı bulacağız.

Roma’yı ziyaretim sırasında İtalya’nın önde gelen iş çevreleriyle de biraraya geleceğiz. İnşallah bu önemli toplantıda yatırımcılarımız iki ülke arasındaki ortak projeleri ve işbirliğine yönelik fırsatları da değerlendirecektir.

İtalya ile ikili ticaret hacmimiz geçen yıl 20 milyar dolara yaklaştı, ancak 2 ülkenin potansiyeli bunun katbekat üzerindedir. İkili ticaretimizi 2020 yılında 30 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz. Ziyaretim sırasında bu hedef doğrultusunda atılabilecek ilave adımları da görüşeceğiz.

Savunma sanayi de ikili ilişkilerimizde büyük potansiyel barındıran bir diğer alan. Bu alanda beraber yürüttüğümüz bazı ortak projelerimiz de var, inşallah bunlara yenilerini ekleyerek kazan-kazan temelinde işbirliğimizi derinleştireceğiz.

Ziyaretimin ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum, kalın sağlıcakla.

Sorusu olan arkadaşlarım varsa buyursunlar, sorularını alalım.

SORU- Sabah Gazetesinden Zeynel Yaman.

Konuşmanızda dile getirdiğiniz gibi, Vatikan’da Kudüs konusu gündeme gelecek, daha önce de desteklerini belirtmişti. Kudüs’ün statüsüyle ilgili yeni bir gelişme gündeme gelecek mi?

Bir de, çok evvelden gündeme getirilip de İsrail’in çok şiddetle eleştirdiği, karşı çıktığı bir durum vardı, 3 dinin merkezi olması hasebiyle uluslararası denetime açılması Kudüs’ün, dini mekanların ve dini bölgelerin en azından. Bu konuyla alakalı bir şey gündeme gelecek mi acaba Vatikan’da?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Değerli arkadaşlar; her şeyden önce şu anda Türkiye bildiğiniz gibi İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Dönem Başkanlığını yürütüyor. Bu ne demektir? 1 milyar 700 milyonluk İslam dünyasının şu anda Dönem Başkanlığı bizde. Bunun yanında, tabi Katolik dünyasının da şu anda Papa Fransuva bir numarası. Ve bu iki önemli blok şu anda bu bölgede adeta belirleyici bir unsur konumundadır. Zira Kudüs’te atılan adımda gerek Papa Fransuva’nın, gerekse bizlerin, hatta bizim de dışımızdaki birçok ülkenin Birleşmiş Milletler Genel Kurulundaki oylamada katkıların bir kenara koymak mümkün değil. Amerika yanında sadece İsrail’i bulmuştur ve yalnız kalmıştır, diğer 6 tane, 7 tane, ki onlara ülke demek bile zor, adeta Türkiye’nin birer ilçesi mesabesinde olan, ama adı ülke olan birçok yerler ve toplamda 8 ülke diye bunu kabul edelim. Ama karşısında bildiğiniz gibi çok ciddi bir katılım oldu ve bu katılımla da bu yaklaşıma hayır dendi.

Ve bundan sonraki süreç nedir? Bundan sonraki süreçte gelin bir defa Kudüs’ü Filistin’in başkenti olarak kabul edin, gelinecek nokta bu. Şimdi biz buna çalışıyoruz, bunun dışındaki gelişmeleri de doğru bulmuyoruz. Amerika’nın şu andaki yaklaşımı zaten tamamıyla doğru olmayan ve ben yaptım oldu anlayışına dayalı bir gelişmedir. Ve Amerika burada yalnızlıkları oynamıştır. Bugüne kadar gelen yönetimlerden Sayın Trump gibi düşünenler çok oldu, ama bu adımı atmadılar, onlar böyle bir adıma yaklaşmadılar, çünkü dünyadan alacakları tepkiyi biliyorlardı, o tepkiyi bildikleri için bu adımı atmadılar. Fakat Sayın Trump maalesef böyle bir adımı atmak suretiyle çok yanlış ve kendisini dünyada yalnızlığa itecek bir adımı attı.

Her şey bir defa güçle olmuyor. Ekonomik gücünüz olabilir, silah gücünüz olabilir, her şeyiniz olabilir, ama unutmayalım ki siyasi güç çok ama çok önemlidir, nitekim o cevap da bu siyasi gücün tecelli etmiş olmasıdır.

SORU- Türk Medya Grubu 24 Televizyonu Süleyman Dinçer.

Sayın Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet Halk Partisi dün 36. Kurultayını gerçekleştirdi, -bu sorumu da aynı zamanda AK Parti Genel Başkanlığınız boyutuna soruyorum- Kılıçdaroğlu tekrar CHP’nin başına geçti, karşısında Yalova milletvekili Muharrem İnce vardı, çok sert tartışmalarla geçen bir Kurultay vardı. Ve Sayın İnce özelikle imza krizi üzerine ağır ithamlarda bulundu partisi adına ve dedi ki, partide kurduğunuz bu korku düzeniyle mi Türkiye’ye özgürlük getireceksiniz? Siz AK Parti Genel Başkanlığı sıfatıyla da dünkü Kurultay hakkında neler düşünüyorsunuz efendim?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Tabi kongreler siyasi partilerin kendi iç meselesidir. Burada zaten malum önce 4-5 aday konuşulurken sonunda 2 adaya düştü ve seçimi kaybeden kişinin yapmış olduğu açıklamalar zaten kongrenin akıbetini, içeriğini, yapısını gayet güzel bir şekilde tanımlıyor, bunun dışında bizim Cumhuriyet Halk Partisi Kongresiyle ilgili söyleyecek hiçbir sözümüz olamaz.

SORU- Sultan Akten, TGRT Haber.

Yaklaşık 2 saat önce Sayın Bahçeli bir konuşma yaptı ve konuşmasında CHP Zeytin Dalı Operasyonunu, Afrin Operasyonunu sulandırıyor dedi. Zamanında YPG’yi, PYD’yi de terörist olarak görmemişlerdi, ama bugün Özgür Suriye Ordusunu terörist olarak niteliyorlar dedi. Sizin bu operasyon sürecinde CHP’nin tavrı ve Bahçeli’nin açıklamasıyla ilgili yorumunuz ne olur?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Öncelikle ben Sayın Bahçeli’nin bu açıklamalarını aynen paylaşıyorum. Ve Cumhuriyet Halk Partisinin baştan itibaren yaklaşımı ne millidir, ne yerlidir, Cumhuriyet Halk Partisinin yaklaşım tamamıyla terör örgütlerine benzer bir yaklaşımdır; YPG’nin yaklaşımı neyse CHP’nin yaklaşımı da odur, PYD’nin yaklaşımı neyse CHP’nin yaklaşımı da odur, PKK’nın yaklaşımı neyse aynı şekilde CHP’nin yaklaşımı da odur. Nitekim genel başkan yardımcılarının yaptığı açıklamaları gördük, bunun dışında işte il başkanlığına getirdikleri kişilerin yaptıkları açıklamaları gördük.

Ve verdiği akla baktığınız zaman ne diyor? Suriye’nin terörist başı başındaki kişiyle bize görüşme tavsiye ediyor. Bu nemenem iştir ya? Bir milyon insanın ölümüne neden olacak veya neden olmuş olan bir kişiyle bizi biraraya getirmek gafletinde, cehaletinde bulunacak bir adam; bunun siyasette yeri ne olabilir? Ve şu anda bizim Zeytin Dalı Operasyonumuzu sulandıran, buna bu kadar uzaktan duran bir kişinin Türk siyasetinde milli ve yerli bir yeri olamaz ve ona da gerekli cevabı zaten milletim verecektir.

Ve şu anda şehitlerimizin bir defa ruhaniyeti onu akan kanlarda da boğacaktır. Bu nasıl bir yaklaşım, sen bu şehitlerimizi görmüyor musun? Bu şehitlerimiz niye gidiyor oraya? Nereye gittiklerinin adresini herhalde sana soracak halleri de yok. Senin gittiğin, gideceğin yer belli, ama benim şehidimin de gideceği yer, gittiği yer belli.

Onun için ben Sayın Bahçeli’nin yaklaşımını aynen paylaşıyorum ve biz bu inandığımız yolda şu anda kararlılıkla devam ediyoruz. Ve az öncesi itibarıyla da 935 teröristi etkisiz hale getirdik, tabi ki bu arada şehitlerimiz de oluyor. Ama şunu unutmayalım ki; korkaklar zafer anıtı dikemez. Bu işler öyle Bay Kemal’in falan yapacağı işler değil. Bu işler bu milletin bağrından çıkmış yiğitlerin yapacağı işlerdir ve biz bu kararlılıkla şu anda tüm Anadolu’yu dolaşıyorum, dolaştığım yerlerde halkımın, vatandaşımın bu olaylara yaklaşımını görüyorum. Aradığım şehit annelerinin, babalarının yaklaşımını görüyorum, gönderin biz gidelim diyorlar. Kongrelerdeki bütün gençlerimiz hamdolsun, tabanımız, bizi de Afrin’e gönder diyor, böyle bir ruh var. Ama Bay Kemal bu ruhtan nasipsiz.

Evet.

SORU- Özgür Hasan Altuncu, Hürriyet Gazetesi.

Efendim, Türkiye’nin merak ettiği bir konu var, 5 şehit verdiğimiz tankı vuran silahı ateşleyen teröristler bu silahı hangi ülkeden aldı? Silahın ait olduğu ülkeye dair bir bilgi var mı efendim?

CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN- Şimdi değerli arkadaşlar; bu konuda elimize gelen bilgiler yok değil, var, var ama nihai neticeyi almadan bunu açıklamak doğru olmaz. Ben yarım saat kadar önce Sayın Genelkurmay Başkanımızla da konuştum, elimizde bazı bilgiler var, fakat kesinleştirmeden böyle bir açıklama yapmamız doğru olmaz diyor. Tahminler var, tahminleri benle paylaştılar, ama şu anda bunları açıklamak doğru olmaz düşüncesindeyim.

Öyle veya böyle bunu veren kim olursa olsun teröristlerle beraber demek ki bu yolda yürüyorlar ve bunlar netleştiği zaman da bunu biz tüm dünyayla paylaşırız.

Evet teşekkür ediyorum, sağ olun.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.