Cumhurbaskani Erdogan’in Yalova mitinginde yaptigi konusmanin tam metni
… şehri Yalova. Tarihin, kültürün, medeniyetin şehri Yalova. Tarımın, sanayinin, turizmin şehri Yalova. Osman Gazi’nin yoldaşı Yalova. İstiklal Harbimizin kahramanı Yalova. Gazi Mustafa Kemal’in gözdesi Yalova. Sizleri gönülden selamlıyorum Yalova.
Buradan sizler aracılığıyla Yalova’nın tüm ilçelerindeki, köylerindeki kardeşlerime selamlarımı yolluyorum.
Bugün arife günü, öyle mi? Yarın bayram. Şimdiden Ramazan Bayramınızı tebrik ediyorum. İnşallah 24 Haziran’da da demokrasi bayramını kutlayacağız. Hazır mıyız? Gayretli miyiz? Koşuyor muyuz? Biz partimizi milletimizle beraber kurup yola çıktık. İlk girdiğimiz seçimde hamdolsun iktidar olduk. Her seçimde milletimizin artan teveccühüyle yolumuza devam ettik. Demokraside ve ekonomide ülkemize sınıf atlattık. Vesayet güçlerinden darbecilere, terör örgütlerinden siyasi ekonomik tetikçilere kadar önümüze çıkartılan tüm engellerin üstesinden milletimizin desteğiyle geldik. Ülkemizin yönetim sistemini 16 Nisan’da milletimizin onayıyla hayata geçirdik, bu da bize nasip oldu.
Şimdi ülkemizin gelecek yarım asrına, bir asrına damga vuracak bir seçimin eşiğinde yine milletimizin huzurundayız, beraberiz, yine bir adım atıyoruz. Ne zaman? 24 Haziran’da. Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştırmak, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmek için sizden destek istiyoruz. Bizim milletimizden başka kimseye diyet borcumuz yoktur. Bunun için de ne söylersek milletimize söylüyoruz, ne yaparsak milletimiz için yapıyoruz.
Gençler, Allah’a hamdolsun bugüne kadar beşer planında kimsenin önünde eğilmedik. Biz sadece ve sadece Allah’ın huzurunda rükûda ve secdede eğiliriz, başka asla.
Önümüzdeki dönemde de aynı şekilde ülkemize ve milletimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz.
Yalova, 24 Haziran’da tercihinizi bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanıyor musunuz?
Güçlü Meclis için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi destekliyor muyuz?
Güçlü hükümet için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi destekliyor muyuz?
Güçlü Türkiye için Cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis’te AK Parti’yi destekliyor muyuz?
Vakit birlik vakti, vakit Yalova vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz?
İrade, erdem ve cesaretle Türkiye’yi şahlandırıyor muyuz?
Kardeşlerim; Yalova karşısında İstanbul gibi bir dünya şehriyle, hemen yanında Bursa gibi bölgenin önemli şehirlerinden biriyle komşu. Sahip olduğu imkânların yanı sıra bu coğrafi konumu Yalova’nın en büyük avantajıdır. Huzurun ve refahın şehri Yalova bunların kıymetini çok iyi bilir.
Biz de bu şehrin kıymetini bildiğimiz için geçtiğimiz 16 yılda Yalova’ya ne kadar yatırım yaptık biliyor musunuz? 11,5 katrilyon Yalova’ya yatırım yaptık.
Eğitimde 916 adet yeni derslik yaptık, Yalova’yı üniversiteyle kim buluşturdu? Yalova’yı üniversiteyle kim buluşturdu? Soruyorum; bay öğretmen mi buluşturdu, yoksa bu kardeşiniz mi buluşturdu? Bugün üniversitemizin ne kadar öğrencisi var biliyor musunuz? 15 bin öğrencisi var. Bay Muharrem diyor ki; ben fizik öğretmeniyim, olabilir. Sen bir tane fizik öğretmenisin, saygı duyarım. Ama biz bu üniversiteden nice öğretmenler yetiştiriyoruz, nice. Ve bizim de burada öyle bir adayımız var ki, genç, dinamik, cesur, siyaset bilimcisi, doktoralı böyle bir adayla biz Yalova’da yola çıktık. Diyoruz ya, Parlamentoyu gençleştiriyoruz.
Gençler, neredesiniz? Ahmet kardeşinizle beraber misiniz? Sandıkları patlatıyor musunuz? Hakkını veriyor musunuz?
Hanım kardeşlerime de soruyorum; kapı-kapı dolaşıyor muyuz? Gereğini yapıyor muyuz? Kale içeriden fethedilir unutmayın, onun için iş sizde.
Şimdi üniversitemizi yeni 4 fakülte ve 2 meslek yüksekokuluyla daha güçlendiriyoruz.
Eski Etibank tesislerinin bulunduğu 70 dönümlük arazi üzerine uluslararası bilim ve kongre merkezi kuruyoruz.
Yükseköğrenim öğrencileri için 1380 kişi kapasiteli 3 adet yurt binası inşa ettik. Birkaç yıla kadar 4260 kişi kapasiteli yeni yurtları da Yalova’mıza kazandırıyoruz. Yalova’ya kapalı yüzme havuzu, spor salonu, gençlik merkezi, Altınova ve Çınarcık’a spor salonu, Çiftlikköy’e gençlik merkezi yaptık, biz yaptık biz.
Sağlıkta Yalova’ya üçü hastane olmak üzere 14 adet tesis yaptık. Bunlara ilave olarak şehrimize 400 yataklı bir devlet hastanesi yapmak için de şu anda çalışmalarımız devam ediyor. Yıl bitmeden temelini inşallah atıyoruz.
Yalova’daki yardıma muhtaç vatandaşlarımıza, şehit yakınlarımıza, gazilerimize, engellilerimize, yaşlılarımıza toplam ne kadar destek verdik biliyor musunuz? 331 trilyon liralık bir kaynakla destek olduk.
Bay Kemal ne diyor? Engellileri diyor kendi başına bıraktınız, el vicdan ya, el vicdan ya. Halep oradaysa arşın burada. Yalanı bırakın artık yalanı. Gelen Başkan yalan söyler, cumhurbaşkanı adayı da yalan söyler; bunlar böyle. Dürüst olun dürüst. Artık millet dürüst olana oy veriyor, yalana değil. Ve 24 Haziran’da da benim milletim kime oy vereceğini çok iyi biliyor.
TOKİ vasıtasıyla Yalova’da 1410 konut projesini hayata geçirdik. Ülkemizin en çok göç alan şehirlerinden olan Yalova’yı yeni TOKİ projeleriyle desteklemeye devam edeceğiz. Yalova’da 2002 yılına kadar ne kadar bölünmüş yol yapıldı biliyor musunuz? Sadece 25 kilometre. Biz buna 16 senede 55 kilometre bölünmüş yol ilave ettik. Toplam maliyeti 740 trilyon lira olan Yalova, Çınarcık, Armutlu Yolunun yapımı sürüyor, sürüyor mu? Projedeki üç adet tek tüp tünelde çalışmalar devam ediyor. Projenin tamamı 2021 yılında hizmete girecek. Bu yol şehrin hem turizmine, hem ticaretine önemli katkı sağlayacak.
İstanbul-İzmir Otoyolu aynı zamanda nerenin projesidir? Aynı zamanda Yalova projesi. Bu otoyolla Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir, Manisa, İzmir illerimizi birbirine bağlıyoruz. İzmit Körfezini geçen Osman Gazi Köprüsüyle birlikte Yalova il sınırlarındaki Altınova-Gemlik ve Altınova-Gebze arasını ne yaptık? Trafiğe açtık. Osman Gazi Köprüsü aynı zamanda Yalova’nın değil mi? Ne çileler çektiniz değil mi? Arabalı gelir, arabanla binip de İstanbul’a geçemezsin. İstanbul’dan buraya geçemezsin. Ama Osman Gazi’yi yaptık, şimdi hemen anında Osman Gazi’den Yalova’ya. Ama Bay Kemal de oradan geçiyor biliyorsunuz, geçiyor değil mi? Ama o köprü istemiyor. Ben de diyorum; istemiyorsan arabalıyla devam et. Ne yapalım, bunlar hiçbir hayırlı yatırıma evet demezler. Birinci köprüyü Demirel yaptı, ikinciyi Turgut Bey yaptı, üçüncüyü de Erdoğan yaptı. Dördüncüyü de ben yaparım diyor. Yap, nereye yapacaksın? Adres veremiyor, adres veremiyor, niye? Ya adam dersini çalışmamış, böyle bir şey yok. Bu bir heyecan işi, bu aşk ister aşk. Rahmetli Neşet Baba derdi ki; “Aşgınan koşan yorulmaz” derdi. Biz aşığız aşık, biz bu yollarda Ferhat olduk Ferhat, biz dağları öyle deldik. Onun için yüzlerce tüneli biz öyle açtık. O aşk olmasa bunlar yapılır mı? Yapılmaz. Şu anda sadece Artvin’de 40’ı aşkın tünel var ya, 40’ı aşkın. Niye? Arkadaş, iş yapacaksın iş, öyle durup dururken bu iş olmuyor, laf ola beri gele yok. Türkiye’nin otoyollar üzerindeki en uzun tüneli unvanına sahip Orhan Gazi Tünelini de 6 viyadük ve diğer yapılarını tamamlayarak hizmete sunduk.
İşte dün Trabzon, Rize’deydim ve Ovit Tünelinin açılışını yaptık. Değerli kardeşlerim, dünyanın en uzun ikinci tüneli. Ve burası kışın trafiğe kapalıydı, ama şimdi hallettik.
Yalova’ya bir tane de yat limanı kazandırdık, Armutlu İskelesini onardık, Armutlu’ya bir de balıkçı barınağı yaptık. Armutlu-Kapaklı’ya bir balıkçı barınağı inşa ediyoruz, inşallah önümüzdeki yıl da onu tamamlıyoruz. Bak, biz söz verdik mi yaparız. Ne aldatan olduk, ne aldanan olduk. Öyle, sözü ver bunlar gibi, yok şu kadar para vereceğim, yok bu kadar para; ya doğru konuş, doğru konuş.
Yalova’nın içme suyu problemini çözdük, Yalova’ya su temin eden Gökçe Barajından suyu bir dere vasıtasıyla alıp şehre getirdik, yaptık mı? Yaptık. Böylece Gökçe Barajı Kurtköy derivasyonunu dört ay gibi rekor bir sürede tamamladık; biz buyuz. Armutlu Sarpdere Barajını da hizmete aldık. Yalova’nın mümbit arazilerinin sulanmasını sağlayacak Armutlu Yumrudere Barajını inşa ediyoruz, kısa zamanda o da bitecek. Son 16 yılda tamamladığımız sulama tesisleriyle 7 bin dekar araziyi böylece sulamaya açtık. Proje çalışması devam eden 6 adet sulama tesisiyle Yalova’da 35 bin dekar arazi daha sulanacak. Durmak yok... Durmak yok...
Son 16 yılda Yalovalı çiftçilerimize ne verdik biliyor musunuz? Söyleyeyim, 50 trilyon tutarında tarımsal destek verdik. Ama Bay Kemal ne diyor? Çiftçilerimiz ağlıyor diyor, çiftçilerimize bir şey yok diyor. Ya yapma be, bilmiyorsan gel şu Maliyeye müracaat, sor. Bizim Maliyecilerimiz yalan söylemez, bizimkiler sağlamdır, senin gibi değil.
2002’den bugüne toplam 21 bin Yalovalı vatandaşımızı İŞKUR aracılığıyla iş sahibi yaptık. Yalova’ya 16 yılda verdiğimiz 338 trilyon lira tutarındaki teşviklerden 189 bin işveren ve sigortalımız faydalandı.
Yalova’da 2002 yılına kadar kurulu organize sanayi bölgesi bulunmazken, bugün kurulan ve projesi devam eden 6 organize sanayi bölgesi bulunuyor. Keza 2002 yılına kadar Yalova’da tamamlanmış sanayi sitesi yokken bugün Yalova Konfeksiyoncular sitesinde üretim yapılıyor. Yalova’da üç tane ar-ge merkezi kurduk. Burası konumu çok önemli, doğal zenginlikleri çok fazla, ama yüzölçümü çok küçük bir ilimiz. Bunun için Yalova’da katma değeri yüksek projelere önem ve öncelik verilmesi gerekiyor.
Ülkemizin gemi yat üretiminde ve ihracatında önemli bir paya sahip Yalova’yı bu yönde inşallah geliştireceğiz. Yüksek teknolojiye dayalı üretim dallarını teşvik ederek Yalova’nın güzelliklerini bozmadan, refahının artmasını sağlayabileceğimize inanıyorum.
Aynı şekilde tarımda çiçekçilik başta olmak üzere, çiçekçilik deyip geçmeyin, Hollanda’yı Hollanda yapan çiçekçiliktir, inşallah biz Yalova’mızı çiçekçilikte çok daha ileri götüreceğiz. Katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesinde fayda görüyorum. Çiçeklik Organize Sanayi Bölgesi için Akdere Barajını yapıyoruz, nasıl iyi mi? Bu barajın projesi bitmek üzere, inşallah önümüzdeki yıl inşaatına başlıyoruz.
Armutlu bölgesinde yüksek standartlı otellerin kuruluşu da Yalova’nın termal turizm potansiyeline katkıda bulunacaktır. Planı daha önce hazırlanmıştı, önümüzdeki dönemde çok daha aktif hale gelmesini sağlayacağız. Önümüzdeki dönemde tüm bu alanlarda Yalova’yı desteklemeye devam edeceğiz.
Şimdi biliyorum güneş sizi ciddi manada rahatsız etti.
Şimdi soruyorum; Yalova, vakit birlik vakti diyor muyuz? Vakit Yalova vakti diyor muyuz? Vakit Türkiye vakti diyor muyuz? Bütün bunlar için
24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığında şahsıma, milletvekilliğinde AK Parti’ye mührü basıyor muyuz?
Hanımlar; 24 Haziran’a kadar gece-gündüz çalışıyor muyuz?
Gençler; 24 Haziran’a kadar tüm gençlerimize AK Parti’yi anlatıyor muyuz? Maşallah.
Kardeşlerim; Yalova’nın bir milletvekili var, şu anda cumhurbaşkanı adayı, kim olduğunu biliyorsunuz değil mi? Bu kişi dört dönemdir Yalova milletvekili. Partisinde Grup Başkanvekilliği yaptı, Genel Başkan adayı da oldu. Peki, bu kişinin Yalova’ya kazandırdığı herhangi bir hizmeti biliyor musunuz? Yalova’da tuğla üstüne tuğla koymuşluğu var mı? Şehrimize bugüne kadar yapılan eserlerin hepsinin altında kimin imzası var? Evet, benim var, AK Parti’nin var. Peki, bundan sonra yaparsa yine kim yapar? Evet, AK Parti yapar. Ama hakkını yemeyelim, bu milletvekilinin Yalova’ya bir hayrı dokunmamış olsa da yaptığı başka işler var. Söyleyeyim, mesela Edirne’de cezaevi ziyareti yapıyor. Kimi ziyaret ediyor? PKK terör örgütünün arkasında olduğu malum siyasi partinin Genel Başkanı sözde, onu ziyaret ediyor. Şu hale bak ya, benim milli, yerli, inançlı Yalovalı kardeşim böyle birisini asla desteklemez. Bırakın diyor çıksın diyor. Ya zaten sizin özellikle bu ülkede vatanseverlik diye bir derdiniz yok. Hakkâri’de Bay Kemal 1 tane Türk bayrağı olmadan miting yaptı. Şimdi Bay Muharrem de Diyarbakır’da malum partinin desteğiyle ne yaptı, miting yaptı. Ama biz bayrağımızla, parti bayrağıyla beraber yapıyoruz, on binlerle beraber yapıyoruz.
Kardeşlerim; bu kişi 6-8 Ekim tarihlerinde Diyarbakır’da dökülün sokaklara demek suretiyle orada 53 tane Kürt kardeşimizin ölmesine neden olan kişi değil mi? Ya sen bunu nasıl gider ziyaret edersin ya, sen nasıl bir insansın ya? Ya bunlar katillerle beraber, bunlar bu ülkede teröristlerle beraber. Ne olacak? Genel Başkanı Ankara’dan İstanbul’a sözde adalet yürüyüşü yapıyor, yanında kimler var? Yine bunlar var. Aynı tarihteki olaylarda 15 yaşında Yasin Börü evladımızı öldürdüler be. Et dağıtıyor. Arabayla üzerinden geçip geldiler, öyle öldürdüler, şehit ettiler. Kim? İşte şu anda içeride bulunan kişinin de başını çektiği takım. Biz bunlara karşı nasıl olur da, buyurun cumhurbaşkanı adayı oldu, eee, o zaman serbest bırakın; böyle bir adalet olur mu ya? Zaten bunun da gözden geçirilmesi lazım. İnşallah şu seçimi atlatalım, adaylık şartları arasına sadece hükümlü olmayı değil tutukluluğu da koyacağız, niye? Tutuklu olan da aday olamaz. Burası ne, yolgeçen hanı mı ya? 80 kamu binası, 300’e yakın okul, 70’in üzerinde siyasi parti binası, 2100’ün üzerinde vatandaşımızın evi saldırıya uğradı, tahrip edildi, yakıldı-yıkıldı. Nerede? Diyarbakır’da, Güneydoğu’da. Hepsi de Edirne Cezaevindeki şahsın tahrikleriyle yaşandı. Bir Yalovalının böyle bir kişinin yanında ne işi olabilir?
Geçen gün Diyarbakır’a gitti, kendisini karşılayan kalabalığın tamamına yakını Edirne Cezaevindeki adamın taraftarları. Israrla Edirne Cezaevindeki kişiyi hapisten çıkartmaya çalışıyor. Herhalde yeni 6-8 Ekim olaylarını beraberce tahrik etmeyi, ülkemizin altını üstüne getirmeyi planlıyorlar, yok öyle yağma, geç o işi geç. Biz bu ülkede Gezi’leri de gördük, Gezicileri de gördük, 15 Temmuz’u da gördük. Ne oldu? FETÖ’yü bitirdik mi? Bitiyor muyuz? Bu ülkeden kaçacaklar, başka çaresi yok. Bunların inlerine gireceğiz inlerine. İşte bakın Afrin’de 4600 civarında teröristi etkisiz hale getirdik. Cerablus 3 bine yakın ve FETÖ’cüler kaçıp gidiyor.
Şimdi kafayı takmış İsmail Metin Temel Paşaya. Suçu ne? Suçu şu: Ben Malatya’da iftira gidiyorum, iftar kimin? Türkiye Esnaf Sanatkârlar Konfederasyonunun iftarı. Ve bu iftarda ben bir konuşma yapıyorum. Konuşmada İsmail Metin Paşa o da yanındakilerle beraber alkışlıyor. Şimdi buna kafayı takmış, nasıl alkışlarsın? Bak Bay Muharrem, ben sıradan bir aday değilim, benim bir özelliğim var; ben aynı zamanda Anayasaya göre Başkomutan sıfatını taşıyorum. Bunu ben söylemiyorum, Anayasa söylüyor. Bu unvanı da bana milletim verdi, milletimin verdiği bu unvanla beraber bu yolda yürüyorum. Ve inşallah 24 Haziran’da milletim bu unvanımı tazelerse, yürü derse milletimle beraber yürüyeceğim. Ama kalkıp da sen İsmail Metin Paşa’ya bu tür terbiye dışı bir ifadeyi kullanamazsın. Ve o Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te o vatan düşmanlarıyla, millet düşmanlarıyla savaşırken sen kalkıp da ona bu şekilde bir yaklaşımda bulunamazsın.
Ben diyorum ki; benim bildiğim, benim tanıdığım Yalovalı 24 Haziran’da buna gereken dersi vermelidir. Yalova, oyu senden alıp hizmeti bölücü terör örgütüne yapan bu kişiye 24 Haziran’da dersini veriyor muyuz? Türkiye’nin geleceğine göz diken bu haramzadelere Rabia’mızla cevap veriyor muyuz? Hazır mıyız?
Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.
İşte Yalova’da bunlara karşı çıkacak, Rabia’mızdan rahatsız olacak kimse var mı? Öyleyse ben şimdi sizlerden bir söz daha istiyorum, bu bizim kardeşliğimizin ifadesi; bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Rabbim hepinizden razı olsun.
Ama şimdi buradan bir şeyi söylüyorum, benim Yalova’daki Güneydoğulu kardeşlerime özellikle söylüyorum, Doğulu kardeşlerime özellikle söylüyorum; bu oyunu bozarsanız siz bozacaksınız, siz bozacaksınız, sizden özel gayret istiyorum.
Siyaset, sürekli yalan söyleme, dün söylediğini bugün inkâr etme, dün ak dediğine bugün kara deme sanatı değildir. Siyaset tutarlılık ister, siyaset doğruluk ister, dürüstlük ister. Siyaset omurga ister, dirayet ister. Son 16 yıldır milletimize ne söylediysek yaptık, yapamayacağımız hiçbir şeyi vadetmedik. Bugün de aynısını yapıyoruz. Ya ben yerli marka otomobil diyorum, ne diyor? Erdoğan 20 yıl geriden geliyor. Ya Bay Muharrem, bak ne dediğimi iyi dinle. Ben beş tane babayiğidi buldum ve bu ülkede yerli şu anda otomobilimizi inşallah üretiyoruz, çalışma başladı, CEO’sunu atadık ve 2019’da prototipi bitecek, 2021’de seri üretime başlayacağız. Bu otomobil öyle Bay Muharrem’in ve onun Genel Başkanının sandığı gibi geçen asrın teknolojisi değil otomobilimizin projesi en son teknolojiyle, elektrikli ve hatta ilerde sürücüsüz otomobil konseptine göre geliştiriliyor. Bütünüyle bununla böyle gelişiyor. Şu anda İHA’lar nasıl çalışıyor, SİHA’lar nasıl çalışıyor görüyorsunuz değil mi? Şimdi yeni bir tane daha geliyor, bir müjde vereyim; o da, şimdi bir de bizim Akıncı uçağımız geliyor. Bu şu anda hiçbir yerde yok ha. Ve bize Amerika İHA vermedi, SİHA vermedi, bugün git yarın gel dedi. İsrail verdi, İsrail’in verdikleri de arıza yaptı. Ama şimdi artık kötü komşu bizi ev sahibi yaptı, şimdi kendi uçağımız var, seri üretiyoruz elhamdülillah. Ve Gabar’da, Cudi’de, Tendürek’te İHA’lar işaret veriyor, SİHA’lar vuruyor. İHA’lar işareti verdikten sonra F16’lar da vuruyor. Ve şimdi inşallah Akıncı çıktığı zaman durum daha farklı olacak tabii. Ve bütün bunlarla beraber teknolojide, savunma sanayinde artık farklı bir Türkiye var. Tankımız da, o da geliyor, seri üretim başlıyor. İnşallah bütün bunlarla beraber dünyada rekabet içerisinde olan bir Türkiye var.
Savunma sanayi diyoruz, tabii bunun bir parçası olan uzay sanayini ihmal etmiyoruz. Artık kendimizin imal etmeye başladığı uydularımızla zaten uzaydaki yerimizi aldık. Şimdi uydu fırlatma tesisi kurmanın peşindeyiz. Öyle ya, eğer bir gün insanlık uzayda daha etkin şekilde faaliyet gösterecek, Türkiye’nin şimdiden buna hazırlanması lazım.
Bakınız, ben Kanal İstanbul diyorum, sadece bir kanal olmanın çok ötesinde bir proje. Ama Bay Kemal de anlamıyor, Bay Muharrem de anlamıyor. Ve bu projenin stratejisine ne Muharrem İnce’nin, ne de Kemal Kılıçdaroğlu’nun kafası basmaz. Ya bizim derdimiz ne? Bizim derdimiz Boğazı evet maalesef bu kazalardan kurtarmak. Boğazda geçenlerde biliyorsunuz bir kaza oldu, Allah göstermesin o bir tanker de olabilirdi. O bir tanker olsaydı biz Boğazda ne yapardık? Independenta biliyorsunuz daha önce, yıllar önce Harem’de böyle bir kaza yaptı, aylarca yandı. Ama bunların böyle bir derdi yok. Ama bu defa biz bu işi farklı çözüyoruz. Ve Kanal İstanbul’la yeni iki tane de butik şehir kuruyoruz. Ama bunlar bunu da hazmedemez. Ama Yalovalı kardeşlerimiz başta olmak üzere milletimiz bizim bu projeyle ne yapmak istediğimizi gayet iyi biliyor.
İşte geçenlerde biliyorsunuz Elon Musk ziyaretime geldi, bu Tesla otomobilleri, duymuşsunuzdur. Tesla otomobillerinin sahibi geldi bizimle görüştü ya. Niye senle görüşmedi? Beraber bir şey yapabilir miyiz, bunun için geldi. Ama beraber bir şey yapılacak olanı bulmak da önemli. Yapacağız, konuşacağız, o da-bu da, neyse. Ve şu anda hızla sağ olsun CEO’muz, 5 tane babayiğit çalışıyorlar. Biz Türkiye’yi dünya devleti yapacağız, o kadar.
Şimdi yeni havalimanımızı açıyoruz; ne zaman? 29 Ekim’de, tamam. Dünyanın ilkleri arasında. Şimdi bu açılışta 90 milyon yılda yolcu taşıyacak burası, 90 milyon, 2023’te 150 milyona çıkıyor. Ve bu inşallah bu hafta sonu oradan bir televizyon programı yapacağız ve bu havalimanının ne kadar güzellik, özelikle olduğunu ayrıca göreceksiniz.
Şimdi biz Türkiye’yi inşa ve ihya edeceğiz diyoruz ya, onlar ne diyor? Yıkacağız, durduracağız, satacağız, atacağız diyor. Ya bunların kafasındaki fotoğraf 1940’ın fotoğrafı. Sivaslı Nuri Demirağ –Allah rahmet etsin- uçak fabrikası yaptı. CHP ne yaptı? O uçak fabrikasını kapatıp gazocağı fabrikası yaptı; bunların zihniyeti bu. Bu ülkede ne zaman bir kaos, kargaşa, kriz çıksa, karşı taraftan hep aynı talepler gelir, yatırımları durdurun, daha doğrusu ülkeye kontak kapattırıp anahtarları da bize verin demek isterler. Bu sözü dün bölücü terör örgütü söylüyordu, bugün de Bay Muharrem İnce söylüyor. Ne farkınız kaldı bunlardan?
Şimdi ben ne diyorum? Millet bahçeleri diyorum. Kafayı takmışlar millet bahçelerine. Ya ben istiyorum ki, beton yığınlarından öte bir de millet bahçeleri yapalım. Amerika’nın Central Parkı varsa, İngiltere’nin Hyde Parkı varsa, Yalova’nın da millet bahçesi olsun. Bütün anne-baba-çocuklar, hep birlikte orada şöyle yatıp yuvarlansınlar ya, güzel olmaz mı? Ya zaten Yalova yeşil ama, millet bahçeleriyle yemyeşil olsun, bunu istiyorum. Ve şimdi buna da yönelik çalışmalar devam ediyor. Ve inşallah burada…
Arkadaşlar, şu İstanbul’u bir gösterin be.
Atatürk Havalimanını inşallah millet bahçesi yapıyoruz, bu çalışma ham bir çalışma, bitmiş bir çalışma değil, inşallah bu çok tabi daha güzel hale gelecek, ağaçlarıyla, her şeyiyle.
Ne zaman başlayacak bu çalışma? 29’undan sonra. İstanbullu buraya akın edecek ve bu Amerika’nın Central Park’ından neredeyse 4 kat daha büyük. Biz yaparız, laf üretmiyoruz, iş üretiyoruz, işte şu güzelliğe bak. Ve bunun dışında da İstanbul’da 5 tane daha var, onlar da yapılacak. Her ilimizde futbol sahalarını yeni futbol sahası yapıp eskiyi bunlara dönüştüreceğiz. İstiyorum ki, biz çevreciyiz, bunun gereğini yapalım, yeşilin gereğini yapalım ve bu adımları da atalım. Ve bununla da kalmayacağız, süratle bu işi inşallah çözeceğiz.
Değerli kardeşlerim; yeni bir şey daha söyledim, nedir o? Millet kıraathaneleri dedim. Ya bundan da rahatsız oldular, bu işsizlik nedenidir dediler. Ya niye işsizlik? Bura dedi kumarhane. Ya bizim planımızda böyle bir şey yok ki. Biz millet kıraathanesinden bahsediyoruz.
Şu Zeytinburnu’nu bir getirin bakayım.
Şimdi bakın burası Zeytinburnu Belediyemizin şu anda bitirmiş olduğu bir millet kütüphanesi, gençler görüyorsunuz hem derslerin çalışıyor, çorbalarını alıyor, yemeğini alıyor ve 24 saat açık burası. Gençler, nasıl? Şimdi Yalova’ya da böyle bir yer yakışmaz mı? Herkes burada üniversiteye hazırlık çalışması yapıyor, üniversitede okuyan geliyor onu yapıyor. Ve şimdi biz yeni projeler de hazırlattırıyorum, bu yeni projelerle beraber 100-200-400-600-800-1000 metrekarelik millet kıraathaneleri yapacağız. Bunu aslında geçmişimiz yapmış, ama biz daha farklısını yapacağız ve bunu yapmak suretiyle o okuma kültürünü gençliğe ne yapacağız, aşılayacağız.
Ve ben diyorum ki, biz bunlara simidini vereceğiz, çayını vereceğiz, kahvesini vereceğiz, kekini vereceğiz. Ya ben kek diyorum, Bay Muharrem keklik anlıyor; ne yapayım şimdi? Biz cazibe merkezi haline buraları getirelim istiyoruz, 24 saat.
Kızımızın bir tanesi bana dedi ki, Başkanım dedi, ben burada çok huzurlu ders çalışıyorum, evimde bu huzuru bulamıyorum.
Görüyorsunuz, nasıl, beğendiniz mi? Yalova’ya da yakışır mı? Eyvallah. En kısa zamanda seçim sonrası süratle bunları bitireceğiz.
Şimdi burası Zeytinburnu, burada 17 bin kitap var, bunlarda internet de var, hepsini orada çalışıyor. Tama mı kızlar? Ona göre. İnşallah Yalova’nın en merkezi yerinde de böyle bir millet kütüphanesini, kıraathanesini yapacağız. Tabi burası biraz büyükçe ister, projelerimiz tip proje olacak ve bu adımları atacağız.
Şimdi bunlar zaten kendi aralarında da birbirine girmişler. Şimdi tabi kendi partisinde kazanamadı, hep kaybetti, öyle mi? Şimdi de buna gidi. Şimdi kendisi Genel Başkanına bir şeyler söylüyor. Tamam da, şimdi sen kendin ne yapacaksın? Bu hırs nedir? Bunun sebebini biz anlayamıyoruz. Ve kendi Genel Başkanına o kadar ağır ifadelerle yükleniyor…
Ne diyeyim ben daha, bir şey söylemeye gerek var mı? Ben inanıyorum ki, benim Yalovalı kardeşlerim de zaten gereğini yapacak.
Güzel, bu laf çok doğru. Ama şimdi ben de kendisine yine söylüyorum, bak, 24 Haziran’da birinci çıkamazsan siyasi hayatını bitirecek misin, var mısın? Diyemez. İşte bu hırs, bu hırs hepsini bitirecek, AK Parti bu yola evvel Allah farklı bir şekilde devam edecek.
Ben şimdi sizlerden şu kalan 9-10 günde kapı-kapı dolaşmanızı istiyorum. Bu bizim için tüm dünyanın, Batının…
Maşallah. Kapı-kapı dolaşacağız ve bu işi de bitireceğiz inşallah, tamam?
O zaman gelelim artık işin son merhalesine.
Amerika’dan telefon etmişler ve bu telefonda da demişler ki; böyle böyle bunlar FETÖ ile alakalı değil gazete kupürü falan filan, 120 koli. Adamlarını gönderdiler. Arkadaşlara dedim ki; incelesinler. İncelediler, raporu verdiler. Ve rapor da enteresan, Bay Kemal farklı konuşuyor, Bay Muharrem farklı konuşuyor. Bak şimdi size bir de onu dinleteceğim, bakın ne diyorlar?
Şimdi Bay Kemal diyor ki; Amerika’nın bunu iade etmesi lazım. Ama Bay Muharrem ne diyor? Şimdi tabii birisi vergici, birisi de malum fizik öğretmeni.
Kardeşlerim, ya ehlini gönder, gönderdin, üç sayfalık raporu da verdiler; mesele bitti. Şimdi bak yatıyorlar kalkıyorlar Brunson Brunson, kim Brunson? İzmir’deki bunların bir papazı. Ve bizden onu vermemizi istediler. Dedim ki; kusura bakmayın, yargıda. Yargı kararını verir, o karara uyarız. Sizler de Feto’yu verin. Feto yargıda değil, Feto serbest, niye vermiyorsunuz? Olay bu kadar basit.
Şimdi hazır mıyız Yalova?
Bu kifayetsiz muhterislere, bu istismarcılara, bu yalancılara 24 Haziran’da derslerini veriyor muyuz?
Güçlü Meclis diyor muyuz?
Güçlü hükümet diyor muyuz?
Güçlü Türkiye diyor muyuz?
Rabbim hepinizden razı olsun. Her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum, kalın sağlıcakla diyorum.
Sağ olun, var olun.