Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan’in Yozgat 6. Olagan kongresinde yaptigi konusmanin tam metni

 

 (“Yozgat seninle gurur duyuyor” sesleri) Ben sizlerle gurur duyuyorum.

Sizleri saatlerdir beklettik, kusura bakmayın. Hava koşulları, şartlar maalesef yola çıktık, Çekerek’e kadar geldik, fakat helikopter aşağıyı göremez oldu ve döndük, Zile’ye gittik, bu defa Zileli kardeşlerimizle orada herhangi bir gecikmeye fırsat vermeden, baktık hemen toplanmışlar maşallah, Zile’den tekrar karayoluyla yola çıktık siz kardeşlerime kavuşmanın şu anda mutluluğu içerisindeyim.

Şu anda Bozok diyarının yiğit evlatları, kıymetli yol ve dava arkadaşlarım; sizleri en kalbi duygularımla, hasretle, muhabbetle selamlıyorum.

Buradan Yozgat’ın tüm ilçelerindeki… (“Yozgat uyuma Reisinin yanında” sesleri) Ben de sizin yanınızdayım.

Buradan Yozgat’ın tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki, köylerindeki vatandaşlarıma selamlarımı iletiyorum.

Kuruluşundan bugüne kadar hamdolsun AK Parti Yozgat teşkilatlarımızda vazife yapmış tüm kardeşlerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal etmiş olanlara Rabbimden rahmet ve mağfiret diliyorum.

Kongremizin şehrimiz için, Yozgatlı kardeşlerimle birlikte ülkemiz, milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Değerli gençler, tabi sizlere bu arada Tokat’ın selamlarını getiriyorum. Tokat’ta da bugün bir alemdi. Emniyetin verdiği rakama göre salonun dışında 40 bin kişi vardı, salon aynı böyle bir salondu, salon da tıklım tıklım doluydu. Ve buraya tabi geleceğimizi söyleyince oradan da, evet, Yozgat’a selam dediler.

Bugün görevi devreden dava arkadaşlarıma partim adına teşekkür ediyor, bayrağı devralacak kardeşlerime de Yüce Mevla’dan muvaffakiyetler diliyorum.

Öncelikle Yozgat’a 18 Nisan halkoylamasındaki yüzde 74’lük evet oyu sebebiyle şükranlarımı sunuyorum. Bu sonuçla Yozgat kendi rekorunu da kırarak tüm ülke çapında 6’ncı sırada yer aldı. (“Yozgat uyuma Reisinin yanında” sesleri) Evvel Allah, Yozgat dimdik ayakta zaten. İlçelerimiz arasında ise yüzde 90’lık evet oranıyla Saraykent’i, yüzde 85’le Kadışehri’ni, yüzde 82’yle Sorgun ve Aydıncık’ı, yüzde 81’le Çekerek ve Sarıkaya’yı özelikle belirtmem gerekiyor. Yozgat’ın ilçelerinin neredeyse yarısının ülkemizdeki ilçeler arasında ilk 100’e girdiklerini görüyoruz. Gerek Bakanlar Kurulunda, gerek bürokraside, gerek yakın çevremde pek Yozgatlı kardeşimizle birlikte çalışmış ve çalışmaya devam eden biri olarak, şehrimize yakışanın da böyle bir sonuç olduğunu biliyorum. Sevginiz, vefanız, desteğiniz için tüm Yozgatlı kardeşlerime ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.  

Yozgat aynı zamanda bir şehitler diyarıdır. Yozgat’ın tarih boyunca ülkesi, milleti, bayrağı, ezanı için mücadeleye koşan, bu uğurda şehit olan, gazilikle şereflenen nice insanları var. Ülkemizin 34 yılı bulan terörle mücadele döneminde Yozgat 298’i asker, 31’i polis olmak üzere tam 329 şehit verdi. Bu şehitlerimizi ilimizin, ilçelerimizin, köylerimizin mezarlıklarındaki bayraklara bakan herkes kolaylıkla görür, çünkü her şehidimizin mezarının başında bayrağımız dalgalanıyor. En son 15 Temmuz gecesi Yozgat sokağa ilk çıkan, meydanı darbecilere bırakmayacağını ilk gösteren şehirlerimizin başında geliyordu. Hamdolsun, o gece Yozgat’ta darbecilerin en küçük faaliyeti olmadı, olamadı, ama o gece Yozgat tam 14 şehit verdi. Değerli kardeşlerim; çünkü sizler Ankara’da ve İstanbul’da da mücadelenin en ön saflarında yer alıyordunuz. Cesaretleri ve kahramanlıklarıyla darbecilere bu ülkeyi ele geçirmenin, bu millete diz çöktürmenin öyle kolay olmadığını gösteren tüm şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Bu arada gazilerimize sağlık ve afiyetler diliyorum.

Şimdi karşımda bir dörtlük gördüm:

“Mazluma baba oldun, mağdura evlat,

Kalbini ferah tut, gönlünü rahat,

Apo’cu, FETÖ’cü haine inat,

Yine de Reis diyor Yozgat.”

(Tezahüratlar…) Yozgat, bir başkasın ya, maşallah.

Yozgat’ın mezarlıklarında ve hemen şehrin girişindeki tepenin üzerinde nazlı nazlı dalgalanan bayraklar bana Arif Nihat Asya’nın o güzel şiirini hatırlattı. Arif Nihat Asya ne diyordu o güzel şiirinde? Gençler, bak bu şiiri ezberlemeniz lazım ha. Ne diyordu o güzel şiirinde Arif Nihat Asya:

“Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,

Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,

Işık ışık, dalga dalga bayrağım!

Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı;

Barışın güvercini, savaşın kartalı,

Yüksek yerlerde açan çiçeğim.

Senin altında doğdum.

Senin altında öleceğim.”

Evet, altında doğduğumuz bayrağımızın altında ölen tüm kahramanlara bir kez daha selam olsun diyoruz.

(“Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sesleri) Gençler, Rabbimiz öyle buyuruyor, Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler, ancak bilemezsiniz. Biz de öyle inandık ve yola böyle çıktık.

Kardeşlerim; Yozgat deyince sadece haritadaki yerine, tabeladaki nüfusuna bakarsanız yanılırsınız, çünkü Avrupa’da da en az burası kadar büyük bir Yozgat var; var mı? Var. Ankara’da da en az burası kadar büyük bir Yozgat var. Kırıkkale’de, İstanbul’da, diğer şehirlerimizde de Yozgat kadar büyük bir Yozgat var. Yozgat’ın nüfusu tabelada 421 bin gözüküyor, olabilir, ama biz biliyoruz ki dışarıdaki Yozgatlılarla birlikte bu rakam 1,5-2 milyondan aşağı değildir. Onun için de Yozgat’ı bu büyüklüğüne uygun bir konumda değerlendirmek gerekir.

Şu hakikati görmek ve teslim etmek lazım: Yozgat tarih boyunca ülkesi ve milleti için büyük fedakarlıklar yapmıştır, ama bununla mütenasip bir hizmet alamamıştı. Kurtuluş Savaşı yıllarındaki bazı talihsizliklerin faturası Yozgatlıya kesilmiş olacak ki, uzun süre bu şehir kamu hizmeti namına ciddi bir yatırım görmemiştir. Halbuki Çanakkale’de ve Kurtuluş Savaşında verilen şehitlerimize baktığımız zaman, Yozgat yine ön sıralarda yer alıyordu.

Biz Yozgat’ın üzerindeki bu karabulutu dağıtmak için 15 yılda gece-gündüz çalışıyoruz. Bugüne kadar Yozgat’a 11 katrilyon liralık yatırım yaptık.  Daha önce kimsenin aklından, hayalinde dahi geçmeyen hizmetleri Yozgat’a biz getirdik.

Mesela bundan 20 yıl önce Yozgat’a hızlı tren hattı gelecek dense kim inanırdı. İşte inşaatı başladı, şu anda teknik sebeplerden kaynaklanan birtakım gecikmeler olmakla birlikte eninde-sonunda bu proje tamamlanacak ve hizmete girecektir.

Mesela Yozgat’a havalimanı yapılacak dense kim inanındı. Havalimanımızın şu anda ihalesi yapılmak üzere, inşaatına bu yıl başlanacak ve inşallah 2020 yılında hizmete girecek. Çekerek, Aydıncık, Alaca tarafından hem havalimanınıza, hem Yozgat’a ulaşımı kolaylaştıracak yeni bir yolun inşası için de şu anda hazırlıklar başladı. Yozgat’la birlikte çevre illere de hitap edecek bu havalimanın özellikle yurt dışındaki kardeşlerimiz için çok büyük kolaylık sağlayacağına inanıyorum.

Gençler, üniversite Yozgat’ın hayaliydi, ama bunun gerçekleşeceğine kim inanıyordu? Doğru dürüst ilkokulu, ortaokulu, lisesi olmayan bir Yozgat’tan, hamdolsun 18 bin öğrencisi ve yetişmiş akademik personeliyle bölgesinin en iddialı üniversitesine sahip Yozgat’a kavuştuk. Kuruluşu tamamlanan hukuk fakültesine öğrenci alınmaya başlanması ve Sorgun’da inşa edilecek veterinerlik fakültesinin de devreye girmesiyle üniversitemiz çok daha güçlenecektir.

Üniversitemizin akademik kadrolarında görev almayı daha cazip hale getirmek için, geliştirme ödeneği konusunda şehrimize yapılan adaletsizliğin giderilmesinin de bizzat takipçisi olacağım.

Yozgat Üniversitesi yanında Adalet Eğitim Merkeziyle, Diyanet Eğitim Merkezi’yle, polis eğitim merkeziyle adeta bir eğitim şehri hüviyetine büründü.

Değerli arkadaşlar; KİT’ler ve BİT’ler, bakın bu konuda yanlış bilgilendirmeler var. Biz KİT’ler’de de, BİT’lerde de şu anda çalışanların durumu neyse, taşeronda olanların durumu da aynen onların durumuna dönecektir, bunu böyle biliniz. Zira bizim buradaki operasyonumuz aradaki adeta komisyoncuyu kaldırmaktır ve bunları kaldırarak nasıl ki KİT’ler şu anda mevcut elemanlarını belli bir şekilde değerlendiriyorsa, BİT’ler nasıl değerlendiriyorsa, şimdi bu taşeronda olanlar da bu şekilde yapılacak imtihanlarla birlikte oranın elemanı olacaklardır, bunu bilmenizi istiyorum.

Mahallelerimize ve köylerimize 2250 yeni derslik yaparak, ilk ve ortaöğretimde de büyük bir atılım gerçekleştirdik. Yükseköğrenim yurtlarımızın kapasitesi 4320’yi buldu.

Yozgat’ı Türkiye standartlarının üzerine taşıyan bir başka hizmet alanı, malum sağlık, sağlıkta da önemli bir adım attık. Bundan çeyrek asır önce Türkiye’nin iftihar projesi şehir hastanelerinin ilk hizmete gireceği yer Yozgat olacak dense kim inanırdı? Peki, şimdi soruyorum, Yozgat şehir hastanemizden memnun musunuz? (“Evet” sesleri) Pırıl pırıl. Hizmette anlayış nasıl, memnunsunuz değil mi? Sadece bununla kalmadık, 250 yataklı Sorgun Devlet Hastanesi başta olmak üzere ilçelerimizi de modern sağlık tesisleriyle donattık.

Bugüne kadar TOKİ kanalıyla inşa ettiğimiz 6 bin toplu konutu hak sahiplerine teslim ettik. 641’inin de inşası sürüyor.

(“Sorgun burada Reisinin yanında” sesleri) Evet, ben de Sorgun’un yanındayım merak etmeyin.

AK Parti iktidara geldiğinde Yozgat’ta sadece 44 kilometre bölünmüş yol vardı, biz buna 331 kilometre daha ilave ettik ve bölünmüş yol uzunluğu 375 kilometreye çıkarttık. Halen devam eden yol çalışmaları var. Tabi Yozgat’ın kara talihinin yollar konusunda da yakasını bırakmadığını biliyorum. Programa göre 2010 yılında bitirilmesi gereken asfaltlama çalışmaları halen tamamlanabilmiş değil. İlgili kurumlarımızdan bu aksaklığın müsebbiplerinin tespit edilerek sorumlulardan hesap sorulmasını istedik. Şimdi mesele yeni baştan ele alındı, inşallah Yozgat’ın yollarının büyük bölümü bu yıl, tamamı da önümüzdeki yıl asfaltlanmış olacaktır.

Hızlı treninin üniversite kampusunun bulunduğu tarafta olan Yozgat istasyonuyla şehir merkezi arasındaki mesafe oldukça fazla. Ulaştırma Bakanlığımızdan hem kampusa ulaşımı kolaylaştıracak, hem de tren yoluyla şehrin bağlantısı sağlamak açısından buraya bir hafif raylı sistem yapılması konusunu değerlendirmesini istedim.

Cemil Çiçek Barajıyla Yozgat ve Yerköy’ün, Yenice Barajıyla da Sorgun’un içme suyu sorununu çözüyoruz. Tarım ve hayvancılık şehri olan Yozgat’tan bu alanlarda çok daha büyük atılımlar bekliyoruz. Geçtiğimiz 15 yılda 1,6 milyar lira tarımsal destek ödemesi yaparak üreticilerimizi destekledik.

Bugün Türkiye hayvancılık meselesinin çözümünü tartışıyor, halbuki çözüm işte burada, Yozgat’ta, gözümüzün önünde duruyor. Yozgat’ın arazisinin niteliği de, insanın becerisi de bu sorunu çözmeye ziyadesiyle uygundur. Mesela veterinerlik fakültesinin kurulduğu Sorgun’a burayla entegre şekilde çalışacak bir hayvancılık ihtisas organize sanayi bölgesi kurulması düşünülebilir. Bakanlığımız hayvancılık konusunda çok ciddi teşvikler veriyor. Şayet bu teşvikleri kullanma konusunda kendisine zorluk çıkartıldığını, kayırma yapıldığını düşünen varsa hemen valimize gitsin, milletvekillerimize gitsin, Bakanımıza gitsin, hiç olmadı bize gelsin.

Kardeşlerim; Yozgat siyasi hayatımız boyunca bize hep sahip çıkmış bir şehirdir.

(“Dik dur eğilme Yozgat seninle” sesleri) Gençler, biz bugüne kadar beşer planında hiçbir gücün önünde eğilmedik, biz sadece ve sadece Rabbimizin huzurunda rükûda ve secdede eğildik. Ve bu ten bu canda oldukça, bu can bu tende oldukça...

AK Partiyi kurduğumuzdan beri de Yozgat’ta hep birinci olduk, son seçimlerde ve halkoylamasında olduğu gibi rekor oy oranları elde ettik. Bizim de Yozgat’a sahip çıkmak, Yozgat’ın her meselesinin çözümü için elimizden geleni yapmak boynumuzun borcudur. Ancak bu tek taraflı olmaz, sizlerin de biraz daha fazla gayret göstermesi gerekiyor.

Yozgat’ın göç başta olmak üzere ciddi sorunları sıkıntıları konusunda hemfikiriz, mesele bunların nasıl çözüleceğiz. Çözüm gökten zembille inmeyeceğine göre, bunu hep beraber bulacağız. Yozgatlılar olarak kafa kafaya verecek, düşünecek, hesap-kitap yapacak, eldeki imkanları en iyi nasıl değerlendirebileceğinize bakacaksınız. Biz de Hükümet olarak, devlet olarak sizlerin önünü açacağız.

Ne diyor o güzel Yozgat türküsünde:

“Sabahınan esen seher yeli mi?

Benim gönlüm divane mi, deli mi?

Durup durup yar göğsünü geçirir,

Yoksa bugün ayrılığın günü mü?

Yedi kaleminen yazı yazarım,

Aslım Yozgatlıdır gurbet gezerim,

Bir yüksek mevkie kazın mezarım,

Görünsün memleket anama ağlasın.

Ufacık taşınan kale yapılmaz,

Çıkıp çıkıp yol yoluna bakılmaz,

Bir ben ölmeyinen dünya yıkılmaz,

Ben ölürsem sen yârini tazele.”

Evet, ufacık taşınan kale yapılmayacağı gibi, hiçbir altyapısı olmayan heveslerden de netice çıkmaz. Devlet yol yaparak, tren hattı inşa ederek, havalimanı kurarak, eğitim altyapısını oluşturarak, teşvikler vererek bu altyapının fiziki kısmını hallediyor. Yozgatlılar olarak sizlerin de ülke içinden ve dışından yatırımcıları buraya çekecek bir cazibe iklimini oluşturmanız gerekiyor. Eğer çevredeki başka iller bunu başarabilmişse, ben inanıyorum ki Yozgat da bunu yapar, yeter ki siz birliğinizi, beraberliğimizi, dayanışmanızı güçlü tutun. Sadece Ankara’daki, İstanbul’daki, Avrupa’daki Yozgatlılar yatırımlarını bu şehre yönlendirse, inanın Yozgat abat olur. 

Biliyorsunuz devlet artık fabrika yapmıyor, sadece yapılacak yatırımlara destek veriyor, Yozgat’ın daha fazla desteğe ihtiyacı varsa bu da sağlanır. Ama önce bu cazibe ikliminin başkaları tarafından değil, bizzat siz Yozgatlılar tarafından sağlanması gerekiyor.

Yatırımcı diğer pek çok faktörün yanı sıra, gittiği yerde oranın insanı tarafından kendisine ne derece sahip çıkıldığına, ne derece önem verildiğine de bakar. Yozgat’ın çok yakından bildiğim misafirperverliğini, insanlığını, gönül zenginliğini kendilerine hissettirdiğinizde, inanın bana yatırımcılar bu şehre meftun olacaklardır.

Bu şehre yapılan her hizmet beni tıpkı şahsıma yapılmış gibi sevindirir, heyecanlandırır, gururlandırır,

Yozgat’ın bir an önce eski dönemlerin mirası bıkkınlık, yılgınlık, yorgunluk psikolojisinden çıkıp yeni bir atılım içine girmesini bekliyorum. Yozgat bunu yapar mı? (“Evet” sesleri) Eyvallah, yapar. Şikayet eden değil, proje üreten Yozgat’ı inşa ettiğimiz gün meselelerimiz çözüm yoluna girecektir.

Kardeşlerim; sadece Yozgat değil, tüm Türkiye olarak projeler üretmemiz gereken bir döneme giriyoruz. 2019 yılı hem partimiz, hem de ülkemiz için önemli bir kavşaktır. Geçtiğimiz 4 yılda üst üste yaşadığımız sosyal, siyasi ekonomik, diplomatik saldırıları hamdolsun büyük ölçüde boşa çıkarttık. Bu süreçte her ne kadar yatırımlarımızdan, projelerimizden taviz vermemiş olsak da, daha çok mevcutları bitirmeye odaklanma durumunda kaldık. Şimdi yeni projeler üretme, yeni yatırımlara yönelme, bunun için yeni kaynaklar bulma dönemidir. İşte 2019 bu yeni dönemin başlangıç çizgisidir. AK Parti olarak önümüzdeki seçimlere her zamankinden daha büyük bir şevkle, daha büyük bir azimle sarılmak durumundayız. Gücümüzün kaynağı her zamanki gibi milletimizdir, bunun için çalmadık kapı, sıkmadık el, girmedik gönül bırakmayacağız.

Şimdi buradan soruyorum, ana kademe, 2019 için kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? (“Evet” sesleri)

Hanımlar, kadın kolları; 2019 için kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? (“Evet” sesleri) Maşallah.

Gençler, 2019 için kapı-kapı dolaşmaya hazır mıyız? (“Evet” sesleri) Maşallah barekallah.

Yozgat özellikle son seçimlerde ve halkoylamasında çıtayı çok yükseltti, artık bunun altına düşmek size de, bize de yakışmaz.

Kardeşlerim; cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi 2019 seçimleriyle tam manasıyla hayata geçecek. Yeni sistemin önemini bizim kadar rakiplerimiz de görüyor, biliyor. Aynı şekilde dış güçler de bu meselenin çok iyi farkında. Yeni sistemde Cumhurbaşkanlığı ile Meclis, yani yürütmeyle yasama tamamen ayrıldığı için ittifaklara, ortak aday göstermeye uygun bir zemin ortaya çıktı, nitekim şimdiden 2019’un safları belli olmaya başladı. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimleri için şahsımızı destekleme kararını ilan etmiş olmasından büyük bir memnuniyet duyduk. Bu önümüzdeki dönemde karşımıza çıkacak nice oyunları, kurulacak nice tezgahları şimdiden bozan fevkalade dirayetli bir karardır.

Eskiden beri pek çok kritik dönemde desteğini gördüğümüz, özellikle de 15 Temmuz’dan beri sergilediği dik duruşuyla takdirle takip etiğimiz Sayın Bahçeli’ye bu vesileyle şahsım, partim, milletim adına bir kez daha teşekkür ediyorum.

Tabi gönül isterdi ki bu yerli ve milli duruşa Ana Muhalefet Partisi de katılsın. Ancak, Ana Muhalefet Partisi tabi yerli ve milli duruştan pek anlamadığı için böyle bir şeyin içinde yer alması mümkün değil.

Ve değerli kardeşlerim, bu yolcuğumuz bizim biliyorsunuz 7 Ağustos’ta başladı, 7 Ağustos’ta başlayan bu süreç güçlenerek bugüne geldi ve inşallah daha da güçlenerek yola devam edeceğiz.

Şu anda dikkat ederseniz Anayasa Mahkemesi işine gelmeyen bir karar verdiğinde, oraya herhangi bir savcı işine gelmeyen bir iddianame hazırladığında, ona herhangi bir hakim işine gelmeyen bir kara verdiğinde hep ona saldırır, çünkü bu zatın derdi adaleti savunmak veya herhangi bir hak, hukuk müdafaası yapmak değildir. Tek derdi, ağababalarının döneminde olduğu gibi devletin tüm imkanlarının kendi partilerinin emrine verilmemiş olmasıdır, çünkü artık devletin tüm imkanları milletin emrindedir.

Geçen gün baktım, gençler, burası önemli, Nazi dönemine atıfta bulunuyor. Peki, bu zat aynı dönemde tek parti CHP’sinin de Nazilerden aşağı kalmayacak işler yaptığını bilmiyor mu? Kendi partisinin yayın organının faşist İtalya’ya selam çakan manşetlerini bilmiyor mu? Öz kardeşlerimizi Boraltan Köprüsünde düşmana teslim edip de gözlerimizin önünde hepsinin katledilmesine yol açtıklarını bilmiyor mu? Milletimizin ibadet ettiği camileri satışa çıkardıklarını bilmiyor mu? İnsanlarımızı yedikleri kuru ekmeği dahi karneyle almak zorunda bıraktıklarını bilmiyor mu? Şimdi Atatürkçü geçindikleri halde, o dönemde paraların üzerinden Cumhuriyetimizin kurucusunun resmini kaldırıp kendi Milli Şeflerinin resmini koyduklarını bilmiyor mu? Geçmişteki tüm büyük siyasi ve ekonomik krizlerin müsebbibinin kendi iş bilmezlikleri ve hatta hıyanetleri olduğunu bilmiyor mu? Elbette biliyor. Dert başka, onun tek derdi buralardan bir yol bulup ülkede yeni bir gerginlik alanı oluşturmaktır, yeni bir fitne kazanı kaynatmaktır. Kendi kayığına binen birilerini de yanına aldığı için bu aralar sesi biraz daha gür çıkıyor. Maalesef Ana Muhalefet Partisinin ve ardından gidenlerin bu üslupları yüzünden ülkemizde hiçbir mesele kendi mecrasında tartışılmaz hale gelmiştir. Neyse ki biz onların bu halini deşifre ettiğimiz için kendi işimize bakıyoruz, arada bir de mecburen iki kelamla bile olsa kendilerine cevap vermek durumunda kalıyoruz.

Her zaman söylediğim gibi, bizim için onun, bunun ne dediğinin bir önemi yok, biz önce Rabbimiz ne der ona bakarız, ardından da milletimiz ne der ona bakarız.

 İşte şair ne diyor:

“Şu yeryüzü er meydanı,

Gönül sevmez her meydanı.

Yüreksize yorgan döşek,

Koç yiğide ver meydanı.” Gerisi lafı güzaftır. Ateş olsalar ne yazar? Cürümleri yer yakarlar. Fırat Kalkanı Harekatında ne dedik, bir gece ansızın gelebiliriz. Şimdi Afrin’de de aynı şeyi söylüyoruz, bir gece ansızın gelebiliriz.

Zaten bunların Yozgat’ta karşılığı yok, inşallah en kısa sürede ülkemizin diğer yerlerinde de silinip giderler de yerlerini şöyle ülkesi ve milleti için çalışan bir muhalefet anlayışı alır.

Şimdi gençler hazır mısınız? (“Evet” sesleri) Rabia’mızı biliyoruz değil mi? (“Evet” sesleri) Hadi bakalım hep beraber.

(Halkla Beraber Söyleniyor)

 Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan... Tek devlet…

Bizi bölemeyecekler, 80 milyon tek millet. Bayrağımız şehidimizin kanı, renk o. 780 bin kilometrekareyle tek vatan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devlet tanımıyoruz. Ve bütün bunlarla beraber ne yapacağız? Hep beraber bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep beraber Türkiye olacağız.

Şöyle bir kalkalım bakalım ayağa.

(Halkla Beraber Söyleniyor)

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Yozgat’ı hatırlatıyor.

Günümüz kutlu olsun, 6. Olağan Kongremiz Yozgat’ımıza inşallah yeni bir uyanışa vesile olsun.

 

----- / -----

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.