Cumhurbaskani Erdogan, Konya Il Danisma Meclisi Toplantisi‘nda konustu
Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini temenni etti. Kuruluşundan bugüne kadar Konya’da AK Parti teşkilatlarında görev yapanlara teşekkür eden Erdoğan, ahirete irtihal edenlere de Allah’tan rahmet diledi.
Konya’ya en son halk oylamasından iki gün önce geldiğini belirten Erdoğan, bugün de toplu açılış töreni gerçekleştirerek Konyalılarla hasret giderdiklerini söyledi.
Toplantının düzenlendiği salonun yapımını gerçekleştiren Selçuklu Belediyesini tebrik eden Erdoğan, bu sırada merkez Karatay ilçesiyle ilgili bir pankart açılması üzerine, "Yani burası Karatay mı? Niye kıskanıyorsunuz? Karatay’ın da olsun." ifadesini kullandı. Erdoğan, "İşte AK Parti belediyeciliği budur, birbiriyle hayırda yarış ederler." diye konuştu.
KONYA EN BAŞINDAN BERİ BİZİM YANIMIZDA DİMDİK DURDU
Kendilerini sevgisi ve coşkusuyla bağrına basan Konya’ya şükranlarını sunan Erdoğan, "Biz siyasete milletimizle birlikte başladık, milletimizle birlikte bugünlere geldik, inşallah hedeflerimize de yine milletimizle birlikte ulaşacağız. Konya en başından beri bizim yanımızda dimdik durdu. İçeride ve dışarıda adeta yedi düvele karşı verdiğimiz mücadelede Konya’dan aldığımız destek ve güç bizim için çok önemlidir." dedi.
Konya’nın kendilerini hiç yalnız bırakmadığını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, enerji gibi konularda Konya’nın her zaman ilk akıllarına gelen illerden biri olduğunu bildirdi.
Yüksek hızlı tren denildiğinde de akıllarına ilk Konya’nın geldiğini anlatan Erdoğan, Konya’da hızlı trenin açılışını yaptıkları günün de kendisi için ayrı bir bahtiyarlık olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Tabii bunlar yeterli mi? Yeterli değil. Niye? Çünkü biz Konya’yı inşallah medeniyetler yarışında çok daha farklı bir konuma oturtmak istiyoruz. Onun için bugüne kadar burada hizmet veren gerek Sayın Başbakanımızdan, gerek milletvekillerimizden, gerek belediye başkanlarımızdan da teşkilatlarımızdan da Allah razı olsun. Hepsinin burada emeği oldu, hepsi ellerinden geleni yaptılar. Çünkü Konya bir Selçuklu başkenti, bir Selçuklu başkenti olarak da biz Konya’ya o layık olduğu hizmetleri vermenin ancak gayreti içinde olabilirdik ve bunu başardığımıza inanıyorum."
Konya’nın çok daha farklı hizmetleri almak suretiyle Anadolu’nun ortasında dünyaya farklı sinyalleri de vereceğine söyleyen Erdoğan, kenti dünyanın farklı çekim alanlarından biri haline getireceklerini belirtti.
TÜRKİYE’DE ANA MUHELEFET YOK BİLİYOR MUSUNUZ?
Türkiye’nin güvenlikten ekonomiye, her alanda tarihinin en önemli imtihanlarından birini verdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu süreçte en büyük üzüntülerimizden biri Türkiye’nin ana muhalefet gibi demokrasilerde çok önemli görev üstlenen bir makamının adeta boş durumda olmasıdır. Türkiye’de ana muhelefet yok biliyor musunuz?" dedi.
Erdoğan, şu değerlendirmeleri yaptı:
"Habuki bir de anamuhalefet olsa demokrasi mücadelemiz çok daha güçlü olacaktı. Karşımızda varlık gayesi ana muhalefet olarak kalmak olan bir siyasi parti bulunuyor. Böyle olduğu için de ana muhalefet partisi ülkenin ve milletin hiçbir meselesiyle ilgilenmiyor, hiçbir proje üretmiyor, hiçbir fikir ortaya koymuyor. Bu ara hiçbir şey bulamadı düşündüler, düşündüler ’Ne yapsak, ne yapsak?’ tutturdu şimdi ’Erken seçim’ diyor. Seçimin zamanı belli zaten. AK Parti iktidarlarında çıkmaz sokak olursa ki bu biliyorsunuz 7 Haziran’da olmuştur, koalisyon görüşmeleri vesaireler falan hiçbir bir netice alınmayınca orada ne yaptık, dedik ki ’eyvallah erken seçim’. Ne oldu? Gittik erken seçime, rezili rüsva oldun. Yani bizim bunlardan korkmak diye bir derdimiz yok ama şu anda her şey tıkırında giderken, Türkiye büyümede ilk yarıda 5,1’i yakalamışken, dünyada Çin ve Hindistan’dan sonra üçüncü sıradayız dikkat edin."
Türkiye’nin yıl sonu itibarıyla yüzde 7’lik büyümeyi yakalayacağını ifade eden Erdoğan, "Sen daha neyin erken seçimini istiyorsun? Daktilolar başbakanlığın önüne fırlatılmıyor ki böyle bir durum yok. O bunların geçmişinde vardı, biliyorsunuz her şey iflastaydı, daktiloları geliyor başbakanlığın önüne fırlatılıyordu, herkes aç, susuz öyle bir noktaya gelmişti o zaman seçim üstüne seçim, seçim üstüne seçim ama hamdolsun bizde böyle bir durum yok. Şu anda azimle, kararlılıkla biz geleceğe yürüyoruz. İnşallah yıl sonu itibarıyla da büyümede onu yakalayacağız." dedi.
Merkez Bankasının, göreve geldiklerinde 27,5 milyar dolar seviyesinde bulunan döviz rezervinin bugün 117 milyar dolara ulaştığına işaret eden Erdoğan, IMF’ye olan borcun da 23,5 milyar dolar olduğunu ve bu borcu da 2013’te sıfırladıklarını hatırlattı.
Erdoğan, "Şu anda IMF’ye Türkiye’nin borcu var mı? Yok. Neyi konuşuyorsun sen hala, hangi erken seçim? Bunlarla sen halkı aldatamazsın. Demokrasilerde zaman bellidir, vakit gelir çıkarsın, seçimi yaparsın. Sen şimdi ey Kılıçdaroğlu, çalış da 2019’un Mart’ına hazırlan. Bak ardından da kasım seçimleri var."
Salondakilerin, "AK gençlik burada, reisinin yanında" sloganı üzerine Erdoğan, "Bu kadro Allah’ın izniyle Mart 2019’da da destan yazacaktır, Kasım 2019’da da destan yazacaktır. Sizde bu azim, bu kararlılık oldukça Allah’ın izniyle dağları delerek, Ferhat gibi Şirin’e ulaşırız ve ulaşacağız. Kararlıyız." diye konuştu.
CHP’ye yönelik eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "CHP’nin bugüne kadar sadra şifa olacak tek bir sözü, yapıcı eleştirisi" bulunmadığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Varsa yoksa kendi iç çekişmeleri, kendi iç meseleleri, onun dışında dünya yansa bunların umurunda değil. Haklarını da yememek lazım zaman zaman kendi fil dişi kulelerinden kafalarını şöyle bir çıkarıp, iki kelam ettikleri de olmuyor değil. Ana muhalefetin başındaki zat, geçtiğimiz günlerde bu şekilde kafasını kaldırdı ve lüftedip iki hususta görüş beyan etti. Önce ’Erken seçim için hodri meydan’ dedi. Çok kabadayıdır biliyorsunuz. Ardından da ’Bu çağrıyı demokrasinin namusunu korumak için yapıyoruz.’ dedi. Ne zamandan beri erken seçim demokrasinin namusu oldu? Önce sen bu namus kavramını bir öğren de meydana öyle çık. Yani ağızları açıldığı zaman bizim ahlak değerlerimize tamamen ters özelliklerle ortaya çıkarlar ve ondan sonra ’demokrasinin namusu’ der. Eğer ’demokrasinin namusu’ diyorsan tapu kadastro memurlarına hakaret olmasın ama onlara eğer desek ki ’Nikah kıyma yetkisi veriyoruz.’ Bunlar ’evet’ der ama müftülere nikah kıyma yetkisi deyince bunlar Anayasa Mahkemesine götürüyorlarmış."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, erken seçim çağrısında bulunan Kılıçdaroğlu’nun seçim karnesine işaret ederek, "Erken seçim diyen bu zatın seçim karnesine şöyle bir bakıyoruz. Karşımıza çıkan manzara ne biliyor musunuz? 2009 yılında İstanbul’da Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’na aday olmuş, kaybetmiş." dedi.
Bu sırada salondaki bir vatandaşın "Oy bile kullanamadı" diye bağırması üzerine Erdoğan, "Güldürme beni ya, dur. Nasıl oy kullansın, adresi soruyorlar, Kağıthane diyemiyor, Kağıttepe diyor. Ondan sonra adresi bilmeyen seçim kartını alabilir mi, alamıyor. Onu da kaybetmiş." ifadesini kullandı.
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"2010 yılında anayasa değişikliğiyle ilgili halk oylamasında ’Hayır’ kampanyası yapmış, kendisi oy bile kullanamadı, orada da kaybetti. 2011 yılında milletvekili seçimine girdi, yine kaybetti. 2013 yılında emniyet, yargı darbe girişimine her türlü desteği verdi, yine kaybetti. 2014 yılında önce mahalli idareler seçimine sonra cumhurbaşkanlığı seçimine girdi, ikisinde de kaybetti. 2015 yılında iki ayrı genel seçime girdi, yine ikisinde de kaybetti. 2016 yılında 15 Temmuz gecesi darbeciler tarafından açılan yollardan bir yerlere saklandı. Neticeyi bekledi, orada da kaybetti. ’Cumhurbaşkanı bana haber verseydi, beklerdim.’ diyor. Şecaat arz ederken sirkatin söylüyor. On binlerce insan havalimanına gelmiş, sormazlar mı ’Bu adamlar burada niye toplandı.’ Ama tanklar orada, adamı gidiyor, tanklardaki subaylarla konuşuyor, tanklar çekiliyor, beyefendiye yol açılıyor. Ondan sonra da Bakırköy Belediyesi’ne gidip, orada kahve yudumlarken, bir taraftan da televizyondan darbe sürecini izliyor ve bu şahıs demokratlıktan bahsediyor. Senden demokrat olmaz. Senden olsa olsa darbecilere şakşakçı olur. Başka bir şey olmaz."
BAŞARISIZLIK ABİDESİ OLARAK DİKSENİZ ZİYARETÇİ REKORU KIRAR
Bu yıl anayasa değişikliği halk oylamasında "hayır" kampanyasını yine kaybettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmelerine şöyle devam etti: "Derler ki tarihte bir şey iki defa gerçekleşirse ilki trajedidir, ikincisi komedidir. Şimdi bu zat tam on defa aynı akıbeti yaşamış yani kaybetmiş. Konyalıların deyimiyle hep kösülmüş. İyi mi? Kösülmüş. Dolayısıyla bu zatın durumu komedinin de ötesinde, kösülmüş. Fıkra diye anlatsanız insanlar gülmekten kırılır. Başarısızlık abidesi olarak dikseniz ziyaretçi rekoru kırar. Karşımızda o derece absürt bir portre var. Biliyorum ki sizler bu durumu ikrah ederek takip ediyorsunuz ama maalesef bu zatın taşıdığı unvan sebebiyle arada bir de olsa söylediklerine cevap vermek icap ediyor."
Türkiye’de seçimden kaçmayan, sandıktan korkmayan, her fırsatta milletine gitmeyi siyasetinin merkezine koyan bir parti varsa onun da AK Parti olduğunu belirten Erdoğan, seçimlerin zamanında yapılması prensibini, istikrar ve güven ortamını muhafaza etmenin bir gereği olarak hep savunduklarını ve uyguladıklarını hatırlattı.
Kasım 2002’de, "Türkiye’de artık seçimler bir istikrar zeminine oturacak ve yerel, genel bütün seçimleri zamanında yapacağız" dediklerini ve bunu gerçekleştirdiklerini anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Yani benim vatandaşım bilecek ki seçim şu senenin, şu ayında yapılacaktır. Bitti. Asıl demokrasi budur ama geçtiğimiz 15 yılda ülkemizin her kritik döneminde halk oylamasına giden de yine biz olduk. Tabii sırtında yumurta küfesi taşımayan, ülkesi ve milletine karşı hiçbir sorumluluk hissetmeyen bu zatın aklına geldikçe erken seçim demesinin sadece laftan ibaret olduğunu gayet iyi biliyoruz. Hatta bu zat şunu da söyledi, ’Yüzde 40’ın altına düşersem çekileceğim.’ dedi. Çekildi mi? Niye? Akşam başka, sabah başka. Şimdi biz desek ki ’Hadi seçime gidelim.’ İnanın bana kaçacak delik arar. Bak şimdi yarın yalnız bu lafımın üzerinden hemen bir şeyler söylemeye başlar. Söylesin. Halbuki biz ülkemizin ve milletimizin huzuru ve güveni, ekonomimizin gelişmesi ve büyümesi için orta ve uzun vadeli planlar yapacak şekilde önümüzü görmeye ihtiyacımız olduğuna inanıyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya’nın tarih boyunca kurucu ve öncü bir şehir olduğunu vurguladı.
Alanda toplanan vatandaşlara, "Önümüzdeki bu kritik dönemde de Konyalılar olarak yine ilk saflarda yer almaya var mısınız? Konya, bir kez daha kurucu şehir olarak, büyük Türkiye’nin inşasında önemli bir rol oynamaya hazır mı 2023 hedeflerini hayata geçirmeye kararlı mı Konyalı gençler ülkemizi 2053’e taşımaya, Konyalı çocuklar ülkemizin 2071 vizyonunu üstlenmeye, Konyalı hanımlar eşlerinin ve evlatlarının yanında bu mücadeleye en ön saflarda katılmaya hazır mı?" sorusunu yönelten Erdoğan, vatandaşlardan "evet" yanıtını aldı.
"Rabbim sana hamdolsun, bu kulunu bu milletin bir ferdi olarak yarattın ve bu milletimin hizmetkarı olmak bizler için bir iftihar meselesidir." diyen Erdoğan, vatandaşlardaki bu heyecan, azim, ihlas olduğu müddetçe kimsenin Türkiye’nin de Türk milletinin de sırtını yere getiremeyeceğini belirtti.
Erdoğan, şunları söyledi:
"Türkiye’nin bu dirilişinden, silkinişinden, yükselişinden rahatsız olanlar, terör örgütleriyle el ele verip önümüzü kesmeye, bizi yeniden kendi biçtikleri dar gömleğe sığdırmaya çalışıyorlar. Halbuki biz, gönlümüze çizilen hudutların darlığına isyan eden bir milletiz, kükreyen bir milletiz. Türkiye’ye ’Irak’ta, Suriye’de, Somali’de, Afrika’da, Balkanlar’da, Kafkaslarda ne işin var’ diyenlere sormak lazım, peki sizin buralarda ne işiniz var? Öyle mi? Çünkü bunların derdi yok. Bizim derdimiz var, derdimiz. Biz dertliyiz. Biz buralardayız çünkü bizim bu coğrafyaların hepsiyle de çok güçlü tarihi ve insani bağlarımız var. Buralarda ağlayan her çocuğun gözyaşını silmek, başını okşamak bizim boynumuzun borcudur."
BURADA NE İŞİNİZ VAR’ DİYE BİZE SORAMAZLAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu coğrafyalarda yüreğine ateş düşen her anneye omuz vermenin asli vazifeleri olduğunu vurgulayarak, "Bir kadın izledim televizyon ekranında. Sizler de izlemişsinizdir, 4 yaşındaki bir yavruyu boynuna ipi geçirmiş yerde çekiyor. Böyle ana olabilir mi? Düşünebiliyor musunuz? İşte biz onlara bile anında müdahale etmek durumundayız. İzleyemeyiz. Buralarda ailesinin ve ülkesinin geleceği için endişe duyan her kardeşimizle kafa kafaya verip, çare aramak asla ihmal edemeyeceğimiz bir görevimizdir." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, şöyle devam etti:
"Binlerce, on binlerce kilometre öteden gelip buralarda yaptıkları işleri kendilerine hak görenler, bizim 911 kilometre Suriye sınırı, 350 kilometre Irak sınırında ’Burada ne işiniz var’ diye bize soramazlar. Bunu böyle biliniz. Oradan havan topları bize gelecek ve benim şehidim olacak, ’Burada ne işiniz var?’ Yok öyle şey. Üstelik bu işi öylesine kirli bir şekilde yapıyorlar ki inanın bana onların adına biz utanıyoruz. Kendi vatandaşlarının güvenliği uğruna dünyayı kana ve ateşe bulayanlar, iş bizim vatandaşlarımızın güvenliğine geldiğinde bir anda kavramları, tanımları, sınırları değiştiriveriyorlar. Demokrasi onlara başka, bize başka işliyor. İnsan hakları onlarda başka bizde başka tanımlanıyor. Hukuk, onlarda başka bizde başka algılanıyor. Her türlü uluslararası kural, kaide, teamül onlara başka bize başka uygulanıyor."
BUNLARDA BÖYLE BİR ADALET YOK
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek’in Destan şiirinde geçen "Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa" dizelerini anımsatarak, "Evet, bu taksimi kurt bile yapmaz velev ki kuzulara şah olsa ama bunlarda böyle bir adalet yok. Biz de tüm dünyaya dönüp, şiirin cihanşümul diliyle ve yine üstadın ifadesiyle diyoruz ki ’Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak/ Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak/Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden/Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden.’ Evet, bir yandan tüm insanlığı ortak kubbemizden gelen çatırtılar konusunda ikaz ediyor diğer yandan da kendi gücümüz ve imkanlarımız nispetinde gelişmelere müdahil olmaya çalışıyoruz." şeklinde konuştu.
Erdoğan, şunları kaydetti:
"Artık hamdolsun bizim de silahlı insansız uçaklarımız var. Artık, ’acaba verirler mi’ demiyoruz, biz yapıyoruz. Kötü komşu bizi ev sahibi yaptı. Hamdolsun. Daha neler olacak neler. Çalışıyoruz evelallah daha iyi olacak. Yeter ki biz birbirimize inanalım. Türkiye’nin haklı itirazlarına kimi zaman terör örgütlerinin namluları üzerimize yöneltilerek, kimi zaman ekonominin araçları bir silah gibi kullanılarak cevap verildiğini çok iyi biliyoruz. Bu mesajları gönderenler emin olsun, hepsini aldık. Hepsini de devlet ve millet hafızamıza kaydettik. Hepsi de hesabını göreceğimiz gün geldiğinde çıkartılıp ortaya konulacaktır. Biz biliyoruz ki bu işler heyecanla ve fevri çıkışlarla değil, sabırla ve planlı, programlı hamlelerle yürütülmek zorundadır."
"Yine de onlara Konyalıların bir türküsüyle şöyle ufaktan bir cevap vereyim." diyen Erdoğan, "Gümüş cezve idim kaynadım coştum/Kendi yağımla kavruldum piştim/Muhannet elinden gurbete düştüm/Gayri dayanacak özüm kalmadı/Mektuba yazacak sözüm kalmadı." dizelerini okudu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu dizelerin ardından, "Konya cevabı verdi mi? Verdi. Bizim artık mektuplara yazacak sözümüz kalmadı ama yapacak çok işimiz var. Bunun için de gece-gündüz çalışıyoruz, dikkatli ama kararlı adımlarla hedeflerimize doğru ilerliyoruz. Suriye’deki ve Irak’taki gelişmeler bu politikamızın ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor. İnşallah bundan sonra yine dikkatli fakat çok daha süratli şekilde yolumuza devam edeceğiz." diye konuştu.
Erdoğan, konuşmasını, "Beraber yürüdük biz bu yollarda. Beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Konya’yı hatırlatıyor." diyerek tamamladı.
Erdoğan’ın konuşmasının ardından toplu açılış törenine geçildi. Başbakan Binali Yıldırım, bakan ve milletvekilleriyle yapımı tamamlanan eserlerin açılışını gerçekleştiren Erdoğan, tüm eserlerin hayırlı olmasını temenni etti.
Erdoğan bu sırada kendisine seslenen bir vatandaşa, "Anacığım ellerinden öpüyorum. Duanda unutma inşallah." şeklinde karşılık verdi. Konuşması öncesinde yanına gelen bazı vatandaşlarla sohbet eden Erdoğan, akülü aracıyla gelen engelli bir vatandaşla da fotoğraf çektirdi.
Hülya Özkaya isimli vatandaş üzerinde Türk bayrağı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resminin yer aldığı yağlı boya tabloyu takdim etti.
Tören alanında, "Sevdamız koltuk makam değildir, sevdamız gençliğe hizmettir. Gençlik şehri Konya Reisin izindedir" ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik" şeklindeki ifadesinin yer aldığı pankartlar dikkati çekti.
Törende, Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, eski Başbakan ve AK Parti Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu, milletvekilleri, Konya Valisi Yakup Canbolat, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek de hazır bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplu açılış törenindeki konuşmasının ardından Mevlana Müzesi’ni ziyaret etti.