Yükleniyor...

Cumhurbaskani Erdogan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi’nin 73. Olagan Genel Kurulu’nda konustu

 

Erdoğan, burada yaptığı konuşmada TOBB’un çatısı altında Türkiye’nin gelişmesi, kalkınması, büyümesi için gayret gösteren, ter döken, emek veren herkese teşekkür etti. Erdoğan, Genel Kurulda 81 ilden seçimle göreve gelen oda ve borsa başkanlarından meclis üyelerine kadar iş dünyasının seçkin temsilcilerinin yer aldığını bildirdi.

İş dünyasının aynı zamanda bulundukları şehirlerin kanaat önderleri, sivil toplum temsilcileri olduğuna işaret eden Erdoğan, "Temsil ettiği geniş iş, fikir ve dünya görüşü yelpazesiyle bu salon, aslında Türkiye’nin yelpazesidir. İş dünyamızın lokomotifliği, itici gücü, emeği ve desteği olmadan hedefimize ulaşmamız mümkün değildir. Üreten, istihdam oluşturan, ihracat yapan, hep daha iyisine ulaşmak için gayret gösteren sizlerin azmi, heyecanı, enerjisi bizim için en büyük güç kaynağıdır." ifadesini kullandı.

Geçmiş dönemin muhasebesinin yapılmasının yanı sıra geleceğe ilişkin beklentilerin tartışıldığı Genel Kurulun, 2019 ve 2023 projeksiyonlarına da ciddi katkılar sağlayacağını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Esasen ülkemizde bizim kadar, iş dünyasıyla hesap veren sanatkarlarımızla toplumumuzun her kesimiyle yakın ilişki içinde olan bir başka siyasi hareketin olduğunu da sanmıyorum. Her sabah ekmek teknesini besmele ile açıp, akşama kadar nafakasını çıkarmak için ter döken, esnaf ve sanatkarımızın daima yanında yer aldık. Aynı şekilde ulusal ve uluslararası düzeyde projelere imza atan büyük yatırımcılarımıza hep destek olduk. Şehirlerimize yaptığımız ziyaretlerimizde bir fırsatını bulup mutlaka iş dünyamızla bir araya gelmeye çalıştık."

BAŞBAKAN VE CUMHURBAŞKANI OLARAK HEP GÜNDEMİMDE TUTTUM

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışı seyahatlerinde de mümkün olan her yere iş adamlarıyla birlikte gittiğine, onların meselelerinin takipçisi olduğuna dikkati çekerek, şu görüşlere yer verdi:

"Mevzuat veya bürokrasi engeli varsa bunu kaldırmak için birlikte çalıştık. Az önce Sayın Başkan’ın ifade ettiği gibi ’mevzuat amcadan’ hala kurtulmuş değiliz ama dediğim gibi özellikle de bürokratik oligarşi, 14-15 yıldır kavgasını, savaşını verdiğim en önemli konu. Fakat dünyanın neresine giderseniz gidin, ne yazık ki bu bürokratik oligarşi her yerde sorun olmaya devam ediyor. Kredi imkanlarının genişletilmesine ihtiyaç varsa, teşvik gerekiyorsa onun mücadelesini birlikte verdik fakat oluşumların içerisinde dahi az önce yine burada şikayet edildiği gibi, örneğin kredi faizleri noktasında bakıyorsunuz, her yerde yüksek faizden şikayet var mı, var. Bunu dillendiren bir başbakan ve cumhurbaşkanı olarak hep gündemimde tuttum. Hala da gündemimde, gündemimde olmaya da devam edecek.

Çünkü ben faizi ülkede, çok açık ve net söylüyorum, yüksek faizi ben bir sömürü aracı olarak görüyorum. Burada kar amaçlı bir faiz mantığı yok, sömürü aracı olarak bir faiz mantığı var. ’Ben kredi faizini uygun şartlarda vereyim de ülkem de kazansın ben de kazanayım.’ anlayışı yok. Hatta bakıyorsunuz o karınca yazısıyla sözleşmeler var ya... Tabii o krediye mahkum olan girişimci ne yapıyor, altına imza atıyor. İçinde ne var ne yok, bundan haberi var mı? Yok. Geri çağırma olduğu zaman eli mahkum, elinde ne var ne yok onu da vermek durumunda kalıyor. Bu anlayış tabii ki adil bir anlayış değil ama bunun çözülmesi şart, Allah’ın izniyle bunu da çözeceğiz. Takdir edersiniz ki her şey tabii bir anda olmuyor ama çözeceğiz. Kararlılığımız var en azından."

İŞ DÜNYAMIZIN TEMSİLCİLERİYLE SÜREKLİ İSTİŞAREDE BULUNUYORUZ

Tek terdi üretmek, kendisiyle birlikte ülkesini geliştirmek, büyütmek, kalkındırmak olan herkesin yanında yer almaya devam edeceklerini belirten Erdoğan, "Bunun da böyle bilinmesini istiyorum. Ülkemizde çalışmak, üretmek, kazanmak isteyen hiç kimseye engel olmadığımız gibi tam tersine her türlü desteği sağlıyoruz. Tüm bu çalışmalarda iş dünyamızın temsilcileriyle sürekli istişarede bulunuyoruz. Şu bir gerçektir, TOBB, asli görevlerine ne kadar odaklanırsa o kadar başarılı olmuştur." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ahilik sisteminin günümüzdeki mümessilleri olan oda ve borsaların, kendi üyeleri arasında tesis ettiği dayanışma güçlendikçe, bu kurumların itibarının da arttığına değindi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Tabii ahilik deyince ülkesine ve milletine sahip çıkma, gerektiğinde bu uğurda her türlü fedakarlığı yapma anlayışı da devreye giriyor. Son yıllarda yaşadığımız tüm sıkıntılarda, özellikle 15 Temmuz’da ortaya koyduğunuz güçlü duruşla ahilik sıfatını hak ettiğinizi ortaya koydunuz. Bunun için her birinize yine şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Zira o çağrıya anında cevap vermek suretiyle meydanlara dökülen milletimin alnı öpülesidir. Bu milletin bir ferdi, bir evladı olmaktan da iftihar ediyorum. Dünyada bu milletin eşi ve benzeri yok."
Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde düzenlenen TOBB’un 73. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Buradaki konuşmasında, geçen 14 yılda her alanda büyük hizmetlerin hayata geçirildiğini belirten Erdoğan, bu hizmetlerin neler olduğunu, ne anlama geldiğini en iyi iş dünyasının bildiğini ve yaşadığını söyledi.

Ülkenin geleceğini planlarken yaptıkları hizmetlerden güç aldıklarını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Sürekli ecdada atıfta bulunmamızın, sizlerle sohbet ederken dahi söze ahilikle başlamamızın sebebi budur. Geçmişini bilmeyen, gelecekte nereye yürüyeceğini de kestiremez. Bunun için yakın, uzak tüm geçmişimizle irtibatımızı sıkı tutmalıyız. Biliyorsunuz Türkiye’nin 2023 hedeflerini 2011 seçimlerinin ardından ilan ettik. Bu doğrultuda adım adım ilerliyoruz. 2053 ve 2071 vizyonlarımızı bizden sonraki nesillere emanet ettik. Bu arada boş durmuyor, 2023 hedeflerimizi bir adım daha ileriye taşıyacak ve 2053’e hazırlık olacak mahiyette çalışmalar yürütüyoruz. Bu arada şunu özellikle ifade edeceğim, inşallah yıl sonuna kadar bütün bakan arkadaşlara ’yol haritanızı 6 aylık hazırlayın getirin’ diyeceğim ve bu 6 aylık yol haritasıyla birlikte biz 2019’un hazırlıklarını yoğun bir şekilde yürüteceğiz. Çünkü 2023 Türkiye’nin adeta bir dönüm noktası olacak. 100. yıl Türkiye’de sıçramanın ispat edildiği bir dönüm noktası olacaktır. Bunun içinde hazırlıklarımızı kararlılıkla yapmamız gerekiyor."

HERKES, BENİM DE SIRTLANACAĞIM BİR YÜK VAR BİLİNCİNDE OLACAK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın içerisinden geçtiği değişim ve dönüşüm sürecinin kendilerini sürekli yenilemeye mecbur kıldığını ifade ederek, "Teknoloji ve ekonomik gelişmeler, siyasi dönüşümlerle tahkim edilmediği sürece tek başına bir anlam taşımıyor. İşte bu salon aslında bunu tahkim edecek, inşa edecek, ihya edecek salondur. Bence bu konuda herkes benim de sırtlanacağım bir yük var bilincinde olacaktır. Bunun için biz hedeflerimizi her alandaki gelişmeleri gözeterek ve her biri diğerini destekleyecek şekilde belirliyoruz." dedi.

Dünyanın, bölgenin ve Türkiye’nin karşı karşıya olduğu her meydan okumayı aynı zamanda bir fırsat olarak gördüklerini dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Türkiye 2035 yılında 90 milyonu aşacak olan nüfusuyla bu bakımdan dünyanın ilk 20 ülkesinden biri olarak gücünü devam ettirecektir. Asıl önemlisiyse dünyanın ilk 10 ekonomisi haline gelerek bu nüfusumuzu en etkin şekilde değerlendirecek olmamızdır. Genç, eğitimli ve dinamik nüfus yapımızı ekonomik büyümemizin itici gücü haline getirmekte kararlıyız. Eğitim seviyesindeki iş gücü kalitesindeki artış sayesinde rekabet gücümüz de her geçen yıl yükselecektir. Kişi başına milli gelirimizi artık 25 bin dolar hedefinin üzerine çıkarttıktan sonra dünyanın müreffeh milletleri arasındaki yerimizi de almış olacağız. 2035 yılında ulaşacağımız insani gelişmişlik seviyesini farklı kesimler ve bölgeler arasındaki gelir eşitsizliğini en aza indirerek ülke geneline yayacağız."

BU MİLLETİ ALLAH’IN İZNİYLE TUTAN OLAMAYACAK

"Çalışma, istek ve kabiliyetine sahip herkesin kendine yer bulabileceği, üretken bir istihdam politikasıyla gençlerimiz ve kadınlarımız başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızın geleceğini güvence altına alacağız." diyen Erdoğan, istihdam seferberliği çağrısıyla ilgili şunları söyledi:

"İşte malum 7 Şubat’ta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde yaptığımız davet, bu davete iş dünyamız sağolsun, gayet başarılı, net bir cevap verdi ve rakam, 1 milyon 170 bine ulaştı. Demek ki benim milletim, benim girişimcim, istediği zaman bunu yapabiliyor. Bundan sonraki süreçte de bunu yapabileceğine inanıyorum. Bütün bunlar neyi getirecek biliyor musunuz? Bu ülkede bir dayanışma ruhunu getirecek. Bu dayanışma ruhu, birbirine inanma, kenetlenme, o birlik beraberlik bizi muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine taşıyacaktır. Bunun beraber yaptığımız zaman bu milleti Allah’ın izniyle tutan olamayacaktır. Çok daha hızla yürüyeceğiz, çok daha hızla inşallah ülkemizi, diğer gelişmiş ülkelerle yarışın içerisinde, ilk 10’un içerisinde göreceğiz."

AMACIMIZ TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL DÜZEYDE BİR GÜCE KAVUŞTURMAK

Erdoğan, Türkiye’nin net ticaret ve cari fazla veren bir ülke haline gelmeden hedeflerine ulaşamayacağına işaret ederek, şunları söyledi:

"Bunun için 2035 yılında üretim gücümüzü küresel değer zincirinin üst seviyelerine çıkartmak mecburiyetindeyiz. Endüstri 4.0 adıyla ifade edilen teknoloji yoğun üretim yapısına geçerken, insanlarımızı yeni ihtiyaçları uygun alanlarda hizmet vermek üzere hazırlamalıyız. Bu da geleceğin istihdam alanları için şimdiden hazırlık yapmamızı gerektiriyor. Kadınlarımızın halen yüzde 33 düzeyine yaklaşan iş gücüne katılma oranlarını yüzde 50’ye, toplam iş gücüne katılım oranını ise yüzde 59’un üzerine yükselterek sosyal politikalarımızı da destekleyeceğiz. Tüm bu çalışmalarla amacımız, Türkiye’yi bölgesel bir güç olmanın yanında küresel düzeyde bilgiye dayalı dayalı bir güce kavuşturmaktır."

Geleceğin bilgi temelli ekonomi üzerine kurulacağını belirten Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bunun için dijital dönüşümü, kurumsal kaliteyi, nitelikli iş gücünü yakalamış bir altyapıyı süratle tesis etmeliyiz. Ekonomik atılımlarımızı yeni yatırım fırsatlarıyla birleştirerek, bilişim, enerji, ulaştırma, lojistik ve ticaret alanlarında ülkemizi küresel cazibe merkezi haline getirmeliyiz. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere şehirlerimizi yenilik ve verimlilik temelinde yeniden ele almalı, cesur dönüşüm projelerini hayata geçirmeliyiz. Ben bugün TOBB’un bu genel kurulunda bir teklifim var. Bunu her yerde yapıyorum. Çünkü buna doğrusu hasretim. Bu milletin bir evladı olarak hasretim. Diyorum ki gelin şu yüzde 100 yerli üretim olan otomobilimizi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği camiası içerisinden çıkartalım."

Erdoğan, bir katılımcının, Cizre’nin il olması yönündeki isteğini dile getirmesi üzerine, "Tamam o olacak sen merak etme. Yakındır. Hani Cizre şehir olacak dedik ya. Yani Şırnak, Cizre’ye dönüşecek, Hakkari de Yüksekova’ya dönüşecek. Çünkü şehircilik benim işim. Niye? Belediyecilikten geldim. Neresi şehir olur, neresi olmaz onu iyi bilirim." diye konuştu.

"Cizre ile Şırnak’ı yan yana getirdiğiniz zaman ’Şırnak’ı nasıl şehir yapmışlar’ diye şaşarsınız" diyen Erdoğan, "Hakkari ile de Yüksekova’yı yan yana getirdiğiniz zaman Hakkari’yi nasıl şehir yapmışlar diye şaşarsınız. Buraları iyi gezmiş, görmüş birisi olarak konuşuyorum. İşte şimdi bir kalkınma hamlesi yapacaksanız önce buna şehircilikten başlayacaksınız. Eğer şehircilikte bu işi başaramamışsanız zaten yatırımlarda da bu işi başaramazsınız. Onun için sen merak etme, zaman çok yakın." değerlendirmesini yaptı.

TOBB BAŞKANI’NA YERLİ OTOMOBİL ÇAĞRISI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TOBB Başkanı’na "Şimdi ben diyorum ki Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, kendi çatısı altından yüzde 100 yerli otomobilini ’Made in Turkey’ olarak çıkarsın" diye seslenmesi üzerine TOBB Başkanı Rifat Hisarcıkoğlu ayağa kalkarak söz aldı. Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısına yönelik, "Siz bunu istedikten sonra Türk iş dünyası bunu çok rahatlıkla yapar. Biz hazırız, siz yeter ki bizim yanımızda olun. Biz bunu yaparız. " diye konuştu.

Erdoğan, "Şu anda ekranları başında bizi tüm Türkiye izliyor. Biz her an, her daim böyle bir konuda bilesiniz ki yanınızdayız, sizle beraber olacağız ve önce ülkemize ve dünyaya Türkiye markasını inşallah gönderelim." ifadelerine yer verdi.

Hisarcıkloğlu’nun "Nasıl beş ayda 1 milyon 100 bin işçi istihdamı yaptıysak onu da yaparız Sayın Cumhurbaşkanım." sözleri üzerine Erdoğan, "İnşallah, hayırlı olsun." dedi.

MONTAJCILIK BU MİLLETE YAKIŞMIYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışmaların tamamını sürdürülebilirlik esasına göre yürütmeden 2035 hedeflerine ulaşılamayacağının altını çizdi.

Demokratik ve ekonomik standartları yüksek bir Türkiye için hep birlikte çalışmak gerektiğine işaret eden Erdoğan, "15 senedir bu işi yapanlara hep teklif etmişimdir. Gelin kendi otomobilimizi üretelim. Ne yapıyor? Montaj, montaj... Montajcılık bu millete yakışmıyor. Bir parçası şurdan, bir parçası burdan gelsin, öbürü ordan, öbürü burdan. Onları monte et, ondan sonra da piyasada dolaştır. Bu millete bu yakışmıyor. Artık bu millet, kendisi bunu üretebilecek beyne de sahip, ürüne de sahip. Bunu yapabilir miyiz? Yaparız. Niye yapmıyoruz? Çünkü öbüründen daha fazla kazanıyor. Ama şimdi ben inanıyorum ki artık sözü burada aldık. Bütün millet, 80 milyon da buna şahit. İnşallah Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği çatısı altında bu işi başaracağız. Biz de üzerimize düşeni yapacağız." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, Türkiye ile birlikte dünyanın tüm mazlumları, mağdurları, kalbini ve gözünü kendilerine yöneltmiş tüm dostları için bütün bu başarıları yakalamak durumunda olduklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş dünyasının temsilcilerine, "Bütün bunları sizlerle birlikte yapacağız. Bizim işimiz kendisi, ülkesi ve milleti için bir şey yapmak isteyen herkesin önünü açmaktır. Az önce mevzuat denildi. Her şeyiyle katılıyorum ama bunu da beraber başaracağız. Buna prim vermeyeceğiz, vermeyeceksiniz. Bir yerde bir şey tıkanıyor mu, bakan arkadaşlarımızı aynı anda sizler de sıkıştıracaksınız ki bürokrasiyi ona göre hep birlikte yıkalım. Beraber yıkacağız. Çünkü birçok şeyler vardır ki bunu bakan da bilmeyebilir, başbakan da cumhurbaşkanı da. Ama sizler bu noktada bu iletişimi bizlerle kararlı bir şekilde sürdürürseniz buradaki oligarşik yapıyı ciddi manada çökertiriz." sözleriyle seslendi.

BUGÜN BAŞKA BİR TÜRKİYE VAR

Türk milletinin, tarihin her döneminde verdiği mücadele ve elde ettiği başarılarla dünyanın kalanını şaşırtmış bir millet olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnşallah bürokratik oligarşide de bu işi başaracağız. Önümüzdeki dönemde ben dünyayı bir kez daha şaşırtacağımıza inanıyorum. Birileri bizim bu hedeflerimize, bu vizyonumuza dudak bükerek bakıyor olabilir. Ama şunu unutmayın, 1990’lar Türkiyesi’ne bakan hiç kimsenin bugünkü Türkiye’yi tasavvur edebilmesi mümkün değil. Ama bugün başka bir Türkiye var.

Gelin şimdi hep birlikte 2023’ün, 2035’in Türkiye’sini inşa ederek bize hala ’hasta adam’ nazarıyla bakanlara, bu şekilde muamele etmeye çalışanlara derslerini verelim. Bu millet yapar mı? Yapar. Siz yatırım yapmak için, yüksek teknolojiye dayalı üretim için, ihracat için, istihdam için ne gerekiyorsa söyleyeceksiniz, biz de bunları hayata geçirmenin yollarını arayacağız.

Yaptığınız çalışmaların neticelerini görmeye başladıkça biz de sizin önünüzdeki kapıları ardına kadar açmak için çok daha şevkle çalışırız. Unutmayın ’marifet iltifata tabidir’ derler. Ama unutmayınız, iltifat için de ortada marifetin emarelerinin görülmesi gerekir. Aksi takdirde kendimiz söyler, kendimiz dinleriz. Sizin attığınız her adıma, devletin mukabil birkaç adımla cevap vereceğinden emin olunuz."

Halk oylaması kampanyası boyunca gittiği her yerde "Güçlü Türkiye, büyük Türkiye, müreffeh Türkiye.’ vurgusunu yaptığını hatırlatan Erdoğan, bunların sadece slogandan ibaret ifadeler olmadığını vurguladı. Erdoğan, "Bunlar, birlikte ulaşmamız gereken hedefleri ifade ediyor. Biz, eserlerimizle konuşuyoruz." dedi.

Erdoğan, yaklaşık 250 bin derslik yaptıklarını, artık ilçelerde hastenelerin bulunduğunu, şehir hastanelerine başladıklarını dile getiren Erdoğan, Mersin, Balıkesir, Yozgat, Isparta şehir hastanelerinin bugün dünyada eşi benzeri olmadığını vurguladı.

Türkiye’de doktor ihtiyacı bulunduğuna işaret eden Erdoğan, dün İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinin mezuniyet töreninde "Artık sizler mezuniyetinizde yaşamadıklarınızı inşallah yeni üniversitenizde çok daha farklı şekilde yaşayacaksınız." şeklinde konuştuğunu hatırlattı.

Fiziki şartları da iyileştirdiklerinin altını çizen Erdoğan, 20 dolayında şehir hastanesinin inşaatının devam ettiğini, bunların 1,5 yıl içinde hizmete gireceğini, proje aşamasında olan 8 hastanenin de biteceğini bildirerek, "Böylece benim vatandaşım, hastanenin bir kapısından girdiği zaman içerideki gördüğü imkanlar, ona zaten hemen şifanın yolunu da göstermiş olacak. Güçlü olmak için demokraside ve ekonomide belirlediğimiz hedeflere mutlaka ulaşmalıyız. Büyük olmak için bu şekilde elde ettiğimiz imkanları, içeride ve dışarıda en doğru şekilde kullanmalıyız. Refahımızı sürekli kılmak için de milletimizin tamamının bu imkanlardan faydalanabilmesini sağlamalıyız. İşte o zaman Türkiye’nin önünde kimse duramaz." ifadelerini kullandı.

DURMAK, DİNLENMEK HELE GERİLEMEK ASLA YOK

 Bugün Türkiye’yi terör örgütleri eliyle tehdit etmeye çalışanların, o zaman Türkiye ile daha fazla iş birliği yapmak, daha yakın olabilmek için sıraya gireceklerini belirten Erdoğan, "Başkalarına uygulamadıkları şartları, kriterleri bize dayatanlar yarın oyunu bizim kurallarımızla oynamak zorunda kalacaklar. O zamana kadar durmak, dinlenmek, hele gerilemek asla yok. Çalışacağız, daha çok çalışacağız, daha sıkı çalışacağız. Önümüze konan engellerin ya üstünden aşacağız ya kenarından dolanacağız ya da onları yıkıp geçeceğiz." diye konuştu.

Türkiye’yi sadece 780 bin kilometrekare vatan toprağından ibaret sananlara, yanında kalbi ve duasıyla yüz milyonlarca kardeşinin bulunduğunu her fırsatta göstereceklerini vurgulayan Erdoğan, dünyanın en kadim medeniyet ve devlet geleneğine sahip bir ülke olunduğunu, bu hedeflere ulaşmanın zor olmadığını söyledi. Erdoğan, "Yeter ki bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım. Bunu başardığımızda diğer hedeflere ulaşmak gerçekten çok kolaydır." ifadelerini kullandı.

 Erdoğan, TOBB üyelerinin bu mücadelenin en ön saflarında yer aldığına işaret ederek, "Ükemize ve milletimize karşı sorumluluğumuz büyüktür. Ben sizlere güveniyorum. Hep birlikte 2023, 2035 hedeflerimize ulaşacağımıza, bizden sonraki nesillere 2053 ve 2071 için güçlü bir zemin bırakacağımıza inanıyorum." dedi.

TOBB’un 73. Olağan Genel Kurulu’na, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, büyükelçiler, yabancı temsilciler, iş dünyasının önde gelen isimleri ile diğer davetliler katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşması sırasında, salonda bulunan Cizre Ticaret ve Sanayi Odası üyeleri, "Sayın Cumhurbaşkanımız, Cizre halkı, şehrimizin yeniden imarında göstermiş olduğunuz teveccühünüzü unutmayacaktır. Cizre’nin il olması büyük beklentimizdir." yazılı pankart açtı.

join us icon
SEN DE ARAMIZA KATIL Gücümüze Güç Katalım.