Dünyanin her kösesine ulastik
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Allah’a hamdolsun 12 yılın her bir gününü, her saatini ülkeme, milletime bayrağıma hizmete adadım. Benimle birlikte arkadaşlarım da aynısını yaptı" dedi.
Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanı seçimi dolayısıyla Mersin’de, Tevfik Sırrı Gür Stadı’nın yanında düzenlenen mitingde halka hitap etti.
Erdoğan, geçen yıl 9 Haziran’da Mersin’e geldiğini, bu ilde tamamlanan 500 milyon liralık yatırımın açılışını gerçekleştirdiklerini ve bundan iki hafta sonra 20 Haziran’da bu ili yeniden ziyaret ederek, Akdeniz Oyunları’nın açılışını yaptıklarını anımsattı. Mersin’e en son 13 Mart’ta bir kez daha geldiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
“Burada mitingimizi yaptık. Bu alanda, 4 ay sonra bugün bir kez daha Mersin’deyiz. 4 ay sonra bir kez daha Mersin ile kucaklaşıyoruz, Mersin ile hasret gideriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak son 12 yıl içinde 81 vilayetimizin her birini defalarca ziyaret ettim. Bazı illerimize 10, 15, 20 kez gittiğim oldu. 12 yıl içinde birkaç il, 3 kez gittiğim ildir ama diğerleri 5, 15, 20 defa gittiğim iller var. Sadece illere değil ilçelerimize de ziyaretler yaptık. 81 ilimizi, ilçelerimizi ziyaret ediyoruz. 13 yıl içinde 100’e yakın ülkeye gittim. Kardeşlerim, bazılarına defalarca gittim. Toplam 300’ün üzerinde resmi ziyaret yaptım. Orada resmi temaslarda bulundum. Bütün bu seyahatlerde, birlikte Türkiye’yi büyütmek, Türkiye’yi güçlendirmek için, öncü ülke yapmak için gece gündüz çalıştık. Allah’a hamdolsun 12 yılın her bir gününü, her saatini ülkeme, milletime bayrağıma hizmete adadım. Benimle birlikte arkadaşlarım da aynısını yaptı. Genel Başkan yardımcılarımız, Bakanlarımız, milletvekillerimiz, teşkilatımız, kadın kolları, gençlik kolları hiç durmadan çalıştılar.”
“Milletle yola çıktık, milletle yürüdük halen de milletimizle yürüyoruz”
“Ben, burada, Mersin’de bütün Mersinli kardeşlerime çok samimi bir soru sormak istiyorum. Muhalefet partilerinin genel başkanlarını acaba Mersin’de kaç kez gördünüz, acaba buraya kaç kez geldiler” diyen Erdoğan, şöyle konuştu:
“Çok mu işleri vardı? Şurada Adana’ya, Hatay’a, Gaziantep’e, Şanlıurfa’ya, batıda Antalya’ya, Muğla’ya, Aydın’a, Isparta’ya, Burdur’a kaç kez gittiler? Onlar bizim kadar yoğun değil. Onların bizim gibi sırtında yumurta küfesi yok. Onların yoğun yurt dışı seyahatleri yok. Onların icraat üretmek, hizmet üretmek gibi dertleri yok. Buna rağmen Allah aşkına Mersin’e kaç kez geldiler? Kaç kez sizinle muhabbet ettiler? Derdinizi kaç kez paylaştılar? Biz, farklıyız. Her zaman farklı olduk. Biz, bu oyla milletle yola çıktık, milletle yürüdük halen de milletimizle yürüyoruz.”
“Halkın içine çıkamıyorlar”
Erdoğan, 10 Ağustos cumhurbaşkanı seçimlerine 16 gün kaldığını anımsatarak, şunları söyledi:
“CHP’nin genel müdürü ilçe ziyaretleriyle işi idare etmeye çalışıyor. MHP Genel Başkanı hiç ortalıkta yok. MHP Genel Başkanı CD doldurmak, kaset doldurmakla meşgul? Miting yapmıyorlar, halkın içine çıkamıyorlar, milletle kucaklaşamıyorlar. İnanın milletin içine çıkacak yüzleri yok. Ne yaptılar? Kendilerine dayatılan bir adayı ortak aday diye sahaya sürdüler. Tabanları buna itiraz edince gayet kaba şekilde, Kılıçdaroğlu ne dedi, ‘tıpış tıpış sandığa gidip oy vereceksiniz’ dedi. Ben şimdi Mersin’de CHP’ye gönül vermiş kardeşlerime samimi bir soru soruyorum, CHP’nin kendi içinden çıkaracağı bir adayı yok muydu? 91 yaşında olduğunu iddia eden CHP’nin milletvekilleri içinde, teşkilatı içinden bir aday bulamadı mı?”
“Gittiler, bir monşer ithal ettiler”
Erdoğan, alandakilerin, “Mersin seninle gurur duyuyor” diye slogan atması üzerine, “Biz sizlerle gurur duyuyoruz” dedi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“CHP genel müdürü aylarca Bahçeli ile beraber Cumhurbaşkanı adayı sıfatını saydılar. ’Dürüst olacak’ dediler, ’yalan söylemeyecek’ dediler, ’sicili temiz olacak’ dediler, ’hırsızlık yapmamış olacak’ dediler. Kardeşlerim, belli ki bu sıfata haiz bir adayı kendi içlerinden bulamadılar, kendisi de dahil, Bahçeli de Kılıçdaroğlu da. Madem bu sıfatlara haizsiniz, siz niye aday olmadınız? Neden? Gittiler bir monşer ithal ettiler. Buradan, Mersin’den MHP’ye gönül vermiş kardeşlerime soruyorum. Ey MHP’li kardeşim, ne diyor bu adayınız, ‘ben hiçbir partinin mensubu değilim.’ Buna inanıyor musunuz? Dünyada böyle bir siyasi arena içinde, ‘ben herhangi bir partinin mensubu değilim’ demek bir defa siyasete saygısızlıktır. Siyaset nedir? İnsan yönetme sanatıdır. Sen Çankaya’ya çıkacaksın, cumhurbaşkanı olabilirsen olacaksın ama ne diyorsun ‘benim hiçbir partiyle ilgim yok . Siyasetten uzağım.’ Bu, bu demektir ve bunu kendisini destekleyen 9-10 parti varya onlar da kabul ediyor.’’
’’MHP içinde cumhurbaşkanlığına aday olacak bir tane cesur yürek yok muydu?’’ diye soran Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:
’’Geçmişte bir tane oldu, dövdüler. Kendi milletvekili arkadaşları dövdü. Bahçeli, ses çıkarmadı. Koskoca MHP’de bir tane aday yok muydu? Bu MHP yönetimi kendi adayını çıkaramadı. Kendisine verilen emri yerine getirdi, kendisine dayatılan adayın arkasına saklandı. Bu aday ne diyor? ’Beni şu kadar parti destekliyor’ diyor. Kardeşlerim Türkiye’de şu anda irili ufaklı 80 tane parti var. Bunların büyük çoğunluğu seçimlere giremiyor, bu monşer adayı destekleyen partilerden. CHP, MHP’yi çıkarın, geriye kalanların oy oranlarının toplamı binde 5’i bile bulmuyor. Bu monşer aday kendisini destekleyen partilerin sayısını veriyor ama artık isimlerini saymıyor. Niye? Saymıyor, çünkü bunların içinde Sosyalist İşçi Partisi var, bu adayı destekleyeceğini açıkladı. Devrimci Halk Partisi, bu adayı destekleyeceğini açıkladı. MHP’nin düştüğü duruma bakın. Düşürdüğü çok zavallı bir hal var. Şu hale bakın, ’çatı’ dediler, gittiler MHP, Sosyalist İşçi Partisi ve Devrimci Halk Partisi’ni aynı çatı altında bir araya getirdiler. Hani, yani siz Türk milliyetçisiydiniz, ne zamandan beri Devrimci Halk Partisi ile bir araya geldiniz, ne zamandan beri Sosyalist İşçi Partisi ile bir araya geldiniz? İşte MHP’li kardeşlerim buna itiraz ediyor.”
Mersin’deki Tevfik Sırrı Gür Stadı yanında düzenlenen mitingde konuşan Erdoğan, cumhurbaşkanı seçimi için yapılan çirkin ittifakın diğer partilere oy verenler tarafından da görüldüğünü, yönetimleri ne derse ne desin bu partilerin tabanlarından kendisine oy verecek binlerce, on binlerce kişi bulunduğunu söyledi.
Karşısında eski Türkiye koalisyonu bulunduğunu ifade eden Erdoğan, "Eski Türkiye’nin ne kadar aktörü varsa, ne kadar karanlık, marjinal taraftarı varsa şu anda bizim karşımızda. Yani yeni Türkiye’nin karşısına dizildiler" dedi.
Milletin eski Türkiye koalisyonuna geçit vermeyeceğini belirten Erdoğan, Mersin’in de bu "şer ittifakına" geçit vermeyeceğini söyledi.
Mersin’de CHP, MHP, HDP, BBP, Saadet Partililerden destek beklediğini bildiren Erdoğan, "Bütün Mersin milletin adayına, yeni Türkiye’nin adayına inşallah destek verecek. Eski Türkiye’nin aktörlerine de sandıkta gereken cevabı verecek" diye konuştu.
Alandakilerden destek sözü alan Başbakan Erdoğan, tam bağımsız Türkiye için destek istedi.
Erdoğan, "Mersin inşallah 10 Ağustos’ta sandıkları patlatmaya hazır bunu görüyorum" dedi.
KKTC’ye selam
Konuşmasında KKTC’ye selam gönderen, Lefkoşa’yı, Gazimağusa’yı, Girne’yi, Güzelyurt’u, Dipkarpaz’ı selamlayan Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 40. yıl dönümünü de kutladı.
Erdoğan, hiç olmadığı kadar 12 yıldır buranın yanında olduklarını dile getirerek, Mersin’den KKTC’ye su götürmek için çok büyük bir projenin devam ettiğini ve eylül gibi bitmesinin planlandığını bildirdi.
Kıbrıs davasını en güçlü şekilde savunduklarını vurgulayan Erdoğan, Güney Kıbrıs’a tankerlerle su geldiğini, KKTC’nin ise denizin altından döşenen borularla Türkiye’dekiler gibi aynı suyu içeceğini belirtti.
Bunun kardeşliğin gereği olduğunu, artık KKTC’de su sıkıntısı kalmayacağını belirten Erdoğan, "Hatta hatta isterlerse Güney Kıbrıs’a da su verebiliriz. Çünkü veren el alan elden üstündür biz bunu biliyoruz" dedi.
Suriye’deki ve Irak’taki mazlumlarla, Filistin ve Gazze ile ilgilendikleri, seslerini yükselttikleri için muhalefet partilerinin rahatsız olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şimdi çıkmışlar, CHP, MHP, onların monşer adayları bizi sadece Arap halklarına destek vermekle itham ediyorlar. Neymiş Türkmenleri unutuyormuşuz. Elinize dilinize dursun be, ırkçılık bu. Mazlumun rengi olur mu? Mağdurun rengi olur mu? Mazlumun dinin, mezhebinin, dilinin, derisinin renginin ne önemi var? Bunlar devekuşu gibi başlarını kuma gömmüşler kendileri karanlık içinde kalmışlar, dünyayı da karanlık zannediyorlar."
Başbakan Erdoğan, 12 yıllık iktidarları süresince Myanmar’dan, Somali’ye, Afrika ülkelerine kadar kimin ihtiyacı varsa ellerini uzattıklarını, bunu yaparken Türk kardeşleri, Türkmen kardeşleri ve akraba topluluklarını da unutmadıklarını vurgulayarak, Yunanistan, Bulgaristan, Almanya, Fransa, ABD ve Avustralya’da vatandaşları, akrabaları bularak ilgilendiklerini söyledi.
Bazı Türk topluluklarını tarihte ilk kez başbakan olarak ziyaret ettiğini anımsatan Erdoğan, Etiyopya’da Türkleri bulup ilgilendiklerini, Kırım’da Türkler’e el uzattıklarını, okullar, camiler yaptıklarını anlattı.
Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bizden önceki MHP iktidarı sen acaba Kırım’a ne yaptın söyle bakayım? Ama biz yaptık. Türkmenler diyorlar, sen Suriye’deki, Irak’taki Türkmenlere ne yaptın? Ama biz bak Suriye’deki Türkmenlere biliyorsunuz, istihbarat teşkilatımızın tırları giderken ne yazık ki savcısıyla birlikte güvenlik güçleriyle birlikte el koymaya kalktılar. Kanunsuz bir işlem yaptılar. Bu kanunsuz işlemi hala savunan dalkavuk, yandaş medya var, paralel medya var. Çünkü onlar Türkmen kardeşlerimize bu yardımın gitmesini istemiyorlardı. Onları kendi başlarına bırakmak istiyorlardı. Ama biz buna rağmen gönderdik."
Türkmenleri madden manen desteklediklerini ve desteklemeye devam ettiklerini bildiren Erdoğan, "Aslında MHP’nin içindeki bazı milletvekili arkadaşlar da neler yaptığımızı çok iyi biliyorlar ama dürüst davranmıyorlar, samimi davranmıyorlar, kalkıp bu hükümet oradaki Türkmenlere şu yardımı yapıyor demiyorlar" dedi.
Irak’taki Türkmenlerin büyük ölçüde ihtiyaçlarını karşılamanın gayreti içinde olduklarını ifade eden Erdoğan, "Şartlar normal değil, anormal şartlara rağmen desteklerimizi sürdürüyoruz" dedi.
"Hayalleri bile ulaşamaz"
Başbakan Erdoğan, yurt dışında yürütülen çalışmalarla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
"TİKA adında bir kuruluşumuz vardı. Kendi içine kapanmıştı, bürokrasiyle uğraşıyordu. TİKA’yı aldık, büyüttük, destekledik ve Türkiye’nin öncü gücü haline getirdik. Kızılay’ı, AFAD’ı Türkiye’nin öncü gücü yaptık. Diyanet İşleri Başkanlığımızla, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımızla, Türk Hava Yolları, Anadolu Ajansı, TRT ile dünyanın her köşesine ulaştık. Bizim ulaştığımız yerlere inanın ne MHP’nin, ne CHP’nin ne diğerlerinin hayalleri bile ulaşamaz."
MHP’nin de iktidar ortağı olduğu dönemde yapılan bu tür yardımların tutarının 45 milyon dolar olduğunu, şimdi bu rakamı 3,5 milyar dolara yükselttiklerini ifade ederek, "Nerdeyse bine dokuz artırdık" dedi.
"Cehalet paçalarından akıyor"
Kılıçdaroğlu’nun "Eskiden Ortadoğu’da sorun olsa Türkiye’nin kapısı çalınırdı" şeklindeki açıklamasını eleştiren Erdoğan, "Cehalet paçalarından akıyor. Kendi ülkesinin hatta kendi partisinin tarihini bile bilmiyor" dedi.
CHP dönemlerinde Ortadoğu bir tarafa Ankara’nın sokaklarına, caddelerine bile devletin ulaşamadığını, Türkiye’nin dünyada, Ortadoğu’da, Avrupa’da esamesinin bile okunmadığını vurgulayan Erdoğan, Türkiye’ye gündem dayatıldığını, "yap" denilenin yapıldığını söyledi.
Başbakan Erdoğan, eski Başbakan Ecevit’in İsrail’in Cenin katliamına soykırım dediği için linç edildiğini, 15 gün içinde 4 kez özür dilemek mecburiyetinde kaldığını anımsatarak, "Şimdi özür dileyen değil, özür dileten bir Türkiye var, şimdi ağırlığı olan bir Türkiye var. Şimdi gücü, itibarı olan bir Türkiye var. Şimdi bayrağının, pasaportunun, parasının saygınlığı olan bir Türkiye var" dedi.
Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nu da eleştiren Erdoğan, şunları kaydetti:
"CHP ve MHP’nin bu monşer adayı kısa süre içinde partilerine uyum sağladı. Daha sahalara çıkalı bir ay olmadı, maşallah yalanın bini bir para, iftarının bini bir para. Bir ay içinde defalarca yalan söyledi, yalan söylemeye de devam ediyor. Ben bu monşerin yalanlarının, iftiralarının peşine düşecek değilim. Kendisini zaten muhatap da almıyorum. Ama çıkıyor Türkiye’de Gazze’de hiçbir şey yapmıyor diyor. Çıkıyor, Gazze’yi bırak Türkmenlere bak diyor. Bir yandan İsrail zulmüne çanak tutuyor, bir yandan da tam partisi CHP, MHP gibi ırkçılık yapıyor."