Erken seçim asla söz konusu degil
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda bizim ekonomik olarak, bu gidişatımız gayet iyi bir şekilde devam ediyor. Aldığımız tepkiler bu noktada gayet olumlu. Ama erken seçim asla. Bu bizim ilke kararımızdır. Beşir Bey’de zaten buradan hareketle bu açıklamayı yapmıştır. 2015 Haziranına kadar bu ülkede seçim yok" dedi.
Erdoğan, Azerbaycan’ın Başkenti Bakü’ye hareketinden önce Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, ’AK parti yerel seçimlerde büyük bir başarıyla çıktı. Bu başarıdan sonra ana muhalefetten herhangi bir istifa bekliyor musunuz? Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra 2-3 ay içerisinde genel seçimlerin yapılması gündeme gelir mi?" soruları üzerine Erdoğan, şunları söyledi:
"Seçimlerin birleştirilmesi zaten söz konusu değil. Çünkü Cumhurbaşkanlığı seçimi zaten takvimi açıklanmış ve bitmiştir. Bu bir yıl öncesinde ancak bunlar olabilirdi? Böyle birşey söz konusu değil. Fakat erken seçim noktasında bizim partimizin ilke kararı vardır. Nedir bu ilke kararı? ’Biz Türkiye’de normalleşmeden yana olduk. İstikrar nerdedir? İstikrar burdadır. Cumhuriyet tarihinden bize kadar, çok partili dönemde, 16 ayda bir seçim olmuştur. 16 ayda bir seçim olan bir ülkede istikrar olur mu? Bu ülkeye yatırımcı gelmez. Bakın biz gelene kadar reel yatırımlar noktasında Türkiye’de, 1 milyar doları bulmamıştır yılda yatırım. Neden? Çünkü yatırımcı önünü görmüyor. Yatırımcı önünü görmediği zaman, gelip o ülkede yatırım yapmaz. Yatırım yapabilmesi için önünü görmesi lazım. Bizim dönem niçin başarılı olmuştur? Çünkü yatırımcı bizim dönemde önünü gördü. Baktı ki, burada istikrar, güven var. ’Öyleyse ben buraya yatırım yaparım.’ Bakın biz 22 milyar dolar yıl yatırıma dahi çıktık. Ama 10 milyar doların altına da yılda düşmedik. 9 milyar dolara düştüğümüz de oldu. Böyle bir hedefi yakaladık. İstikrar ve güvenden dolayı. 17 Aralık yapıldı. Niye? Bu istikrarı bozmak için. 25 Aralık bunun için. Kaos dediler, hepsi bunlar için. Gezi olayları bunun için. Niye bizi yıkamadılar? Niye bozamadılar içten ve dıştan? Tek sebebi Türkiye’de istikrar var. Türkiye’de artık güven var."
"Erken seçim asla"
Seçimlerin neticeleri açıklanmaya başladığı andan itibaren piyasaların olumlu tepki vermeye başladığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Buyrun borsa 70’in üzerine çıktı. Faiz düşüyor. Şu anda herhalde Merkez Bankası da tekrar Para Kurulu’nu olağanüstü toplar. Buna göre de bu dönemde yeniden nasıl Avrupa’da, Avrupa Bankası faizde bu düşüşü gözönüne alarak yeni bir ayarlamayı düşünüyorsa, ki büyük ihtimalle FED’de bu noktada açıklamasını herhalde yapacaktır. Aynı şekilde Merkez Bankası da, bu noktada gözden geçirip daha önce olağanüstü toplanmak suretiyle nasıl yükselttiyse bu seferde bunu düşürmesi gerekir. Çünkü faiz düştüğü anda Türkiye’de yatırımcı şevke gelecektir. Daha çok yatırım yapacaktır. Kredi kullanma imkanı bu noktada artacaktır. Bunları iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Şu anda bizim ekonomik olarak, bu gidişatımız gayet iyi bir şekilde devam ediyor. Aldığımız tepkiler bu noktada gayet olumlu. Ama erken seçim asla. Bu bizim ilke kararımızdır. Beşir Bey’de zaten buradan hareketle bu açıklamayı yapmıştır. 2015 Haziranına kadar bu ülkede seçim yok. Cumhurbaşkanlığı seçimi zaten bu olayla alakalı değil. Dolayısıyla çalışmalarımıza bu şekilde devam edelim diyecek ve devam edeceğiz."
Başbakan Erdoğan, "Muhalefetten istifa, o bizim sorunumuz değil, muhalefetin kendi sorunu. O bizi ilgilendirmez" ifadelerini kullandı.
Çözüm süreci
Bir gazetecinin, çözüm sürecine ilişkin soruları üzerine Erdoğan şunları söyledi:
"Çözüm süreciyle ilgili Cumhuriyet tarihinde atılmamış adımları şu 12 senede attık. Bitti mi? Bitmez. Sürekli güncellenir, bu tür adımlar atılır. Fakat İmralı ile ilgili yasal bir zemine oturtulması bu bir defa çok ciddi bir yanlıştır. Bunu sadece İmralı’yı ilgilendiren bişey değil, tüm cezaevlerini ilgilendiren bir konudur. Dolayısıyla tüm cezaevleriyle ilgili uygulamada, zaten mevcuttur. Bu konuda, kimin hangi haklara sahip olduğu yani savcının yetkileri, Bakanlığın yetkileri bellidir. Bu yetkiler çerçevesinde de adımlar atılır. Şu ana kadar gösterilen anlayış bu istikamettedir. Başka herhangi bir atacağımzı adım yoktur."
Seçim sonuçlarına yönelik itirazlara ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, "Erzurumlu Teyo pehlivanın hikayesini biliyorsunuz değil mi? Yenilmeye doymazmış. Şimdi bunların durumu böyle" diye konuştu.
İstanbul’da yaklaşık 700 bin oy farkı olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"İstanbul’a itiraz edip, buradan acaba bir şey çıkartabilir miyiz? Ankara’da 30 bine aşkın oy farkı var. Acaba buradan bir şey çıkartabilir miyiz? Samimi, dürüst olarak itirazlarınızı yapabilirsiniz, fakat bu eylemler niye? Ahlaki olmayan ifadelerle. Oralarda bile hala molotof, hava fişekler. Bunlarla niye? Gelirsiniz, müracaatınızı siyasi parti olarak ilçe seçim kuruluna, il seçim kuruluna, Yüksek Seçim Kurulu’na yaparsınız. Bizim denediğimiz yol budur. Bunu yapıyoruz. Sen de bu yolu dene. Ondan sonra da çıkacak karara saygı duy. Ama bunlarda bu yok. Şanlıurfa’da olan olaylar. Silah tehditleri. Bunlar akıl almaz işler, böyle seçim olur mu? Çünkü bunlar hayatlarında girdikleri yerde, aldıkları birkaç belediyede şimdi kaybediyorsa, buna tahammül edemiyor, silahlarla geri almanın mücadelesini veriyor. Böyle bir şey olamaz. Ceylanpınar’da yaşanan bu. Bilecik’te, Viranşehir’de yaşanan bu. Samimi olacaksın, dürüst olacaksın. Bitlis’te Ahlat’ta yaşanan bu. Burada netice ortaya çıkmış. İtirazını parti olarak yaparsın. Bu itiraz neticesinde, sayımlarda yanlış varsa herkes buna uyar. AK Parti olarak biz böyle bir durumla karşı karşıya kaldığımızda, hiç bir AK Partili’nin bu tür yollara başvurduğunu gördünüz mü? Demokrasi budur arkadaşlar. Önce tahammülü öğreneceksin. Bunlarda bu tahammül yok. Bunlarda asla. Karşıdaki insan bir başarı elde etti, galip geldi. Ben buna bir teşekkür edeyim, saygı duyayım. Böyle bir şey yok."
"En büyük delil, ıslak imzalı sandık tutanakları"
Başbakan Erdoğan, AK Parti olarak, genelde dört dörtlük olmasa da sandık tutanaklarıyla ilgili yıllardır bir çalışmaları olduğunu ifade ederek, en büyük delilin ıslak imzalı sandık tutanakları olduğunu söyledi.
Erdoğan, sandık kurulu üyelerinin veya müşahitlerin sandık tutanaklarını, belde, ilçe ve ilde toplamasının en önemli belge olduğunu dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu belgenizin elinde olduğu hakikaten ispatlanabiliyorsa, buna zaten kimsenin diyecek bir şeyi olmaz. Seçim kurulları buna dayalı olarak bir açıklama yapmıyorsa, o zaman gel medya karşısında her yerde çıkar, bunları koy ortaya. ’İşte buyrun’ deyin sandık tutanakları burada. Ama bazı yerlerde diyelim ki, 3 kişi, 4 kişi imza attırmıyor. Bir kişi diğerlerinin adına da imza atmak suretiyle bazı bu tür yanlışlar yapıyorsa, ben bunları da dedikodu olarak kabul ediyorum. Onlara da tabi ki tahammül etmek mümkün değil. Bütün bunlara rağmen aradaki bu açık öyle kapatılır bir açık değil. Ortada yaklaşık yüzde 46 oy almış bir siyasi parti var. Diğer tarafta ikinci sıradaki partinin oy oranını görüyorsunuz, yüzde 27 küsur, yüzde 28 diyelim. Böyle bir arada fark var. Hala kalkıp biz yenilmedik, şurayı kazandık gibi kendilerini takdim etmenin anlamı yok."