HDP’ye bayram ziyareti
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Gül, ziyarette Ramazan Bayramı’nın hem Ortadoğu hem ülke barışı açısından yeni sayfanın açılmasına vesile olmasını diledi ve "Kan akmasın, bayramlar bayram havasında geçsin istiyoruz" dedi.
İsrail terörü neticesinde bayramın buruk geçtiğini ifade eden Gül, Gazze’de dünyanın gözü önünde soykırım yapıldığını, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin ve vicdan sahiplerinin Filistinliler’in yanında olduğunu anlattı. Batı ülkelerinde İsrail’in protesto edildiğini, vicdan sahibi Yahudilerin sesini yükselttiğini, buna karşın BM ve dünya liderlerinin sessiz kaldığını kaydeden Gül, "İbadethaneler yıkılırken, aslında bütün insanlık ayaklar altına alınıyor. Umuyoruz ki bu soykırımı yapan İsrailli yetkililer, uluslararası mahkemede yargılanırlar” diye konuştu.
Gül, Irak’ta mezhep taassubuyla insanların birbirini katletmesinden ve Suriye’de halkın Esad zulmüne maruz kalmasından üzüntü duyduklarını belirterek, “Ülkemizde hangi dine, ırka, mezhebe ait olursa olsun, Kürdüyle, Türküyle, Alevisi, Sunnisiyle bir ve beraber Ramazan Bayramı geçiriyoruz" dedi.
Farklılıkların zenginlik olduğunu söyleyen Gül, çözüm sürecinin siyasi ve sosyal açılardan uygulanarak, Türkiye’nin 2023 hedeflerine emin adımlarla gitmesini temenni etti.
Bir gazetecinin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, Emniyet mensuplarına yönelik soruşturmasında yaşananları nasıl değerlendirdiğine ilişkin sorusu üzerine Gül, milletin meşruiyetine dayanmayan hiçbir güç ve kurumun milli olmadığını, bunların vesayet organı olduğunu ifade etti.
Türkiye’de yerleşik bir bürokratik oligarşi alışkanlığı bulunduğunu, devletin hiyerarşik yapısı dışında bulunan birtakım unsurların milletten almadıkları yetkiyi, milleti adeta yönetmek için kullandıklarını anlatan Gül, şöyle devam etti:
"AK Parti, çetelere, illegal yapılara karşı mücadele etti. Bunu yaparken de o grubun bizden ya da karşı taraftan olup olmadığına bakmadı. Vesayetin bizden olanı, olmayanı yok. Vesayet, bir demokratik devlette mutlaka karşı çıkılması gereken bir olgudur. Son süreçte de maalesef Türkiye’yi sarsan yeni olaylar, milli birlik ve beraberliğimizi tehdit eden bir yapılanmayla karşı karşıyayız. Başta Sayın Başbakanımız olmak üzere, MİT Müsteşarının, bakanların telefonlarının dinlendiği, Başbakanımız hakkında, ‘Dönemin Başbakanı’ diyerek fezlekeler hazırlandığı, illegal yapılanmaların olduğu suç örgütüne karşı devlet, mutlaka gerekeni yapacaktır. Bugün de olan hadise budur. Bu nereye kadar uzanıyorsa devam etmesi gerekecektir.”
"Amirlerinden değil, abilerinden emir alan..."
Devletin bugün, illegal yapılanmaya girişenleri ortaya çıkarttığını söyleyen Gül, “Dışişleri Bakanlığının en mahrem görüşmelerinin dinlendiği, yani amirlerinden değil de abilerinden emir alan bir yapılanmaya karşı mutlaka gereken yapılacaktır. Siz, 77 milyonun vergisiyle devletin verdiği maaş alacaksınız ve o devlete karşı kumpas kuracaksınız. Bunu hiçbir devlet kabul etmez” diye konuştu.
Gazetecinin, "Ortada delil yok, fakat şüpheliler suçlularmış gibi muamele görüyorlar. Ergenekon ve Balyoz’da suçlu diye alınanlar, serbest kaldılar. Şimdi de aynı şey yapılmıyor mu?” sorusunu Gül, “Muameleye bakıldığında, cep telefonlarının konuşulduğu, iftar sahur görüntülerinin paylaşıldığı... Gerçekten çok fena muamele yok ortada, bir algı operasyonu var. Tabii ki çok kişi de serbest bırakıldı. Yargılama sonucunda kimler suçluysa onlar cezasını alacaktır” şeklinde yanıtladı.