Hiç akla gelmez ittifaklar var
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "CHP, MHP, diğerleri... Hiç akla gelmez ittifaklar var. Yani CHP, MHP ile bir araya gelecek, BDP ile bir araya gelecek, Saadet ile bir araya gelecek, bunlar hiç akla gelmez şeyler... Şimdi hepsi bir araya geldi. Niye biliyor musunuz? AK Parti’yi nasıl deviririz? Yahu AK Parti’yi devirmek sizin elinizde değil ki, o milletin elinde. Bunun kararını halk verir, Hak verir. Fakat bunlar halka inanmıyor ki" dedi.
Erdoğan, Eyüp’te düzenlenen mitingde, bugün Kartal’dan başladıklarını, oradan Maltepe’ye, Ataşehir’e, Sarıyer’e gittiklerini belirterek, Eyüp Sultan’da dua makamında olduklarını ve noktayı koyduklarını söyledi.
Yerel seçime saatler kaldığına işaret eden Erdoğan, "Yarın bu saatlerde sandıklar açılmaya başlanacak. Aynen yola, tamam... Ama bir değişikliğimiz olacak. İsmail kardeşimiz kendi özel işleri vesaire sebebiyle izin istedi ve biz de ’peki’ dedik. Remzi kardeşimizle de inşallah burada yola devam edeceğiz" diye konuştu.
Erdoğan, birçok yeri dolaşarak geldiklerini ifade ederek, sesinde kısıklık olduğunu, Konya’da Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun 200 bin kişiye, Kayseri’de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın 150 bin kişiye hitap ettiğini anlattı.
Meydanların gümbür gümbür geldiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Fakat İstanbul bir başka geliyor. Bak İstanbul’da CHP bir miting yapamadı. Ne yapıyor? İlçe mitingi yapıyor. Kılıçdaroğlu, bir de İstanbul meydan mitingi yapsaydın ya. Bak biz senin için Yenikapı Meydanı’nı düzenledik ya. Yenikapı Meydanı’nda bir miting yapsaydın ya. Sana yakışırdı ya. Ama yapmadı. Geldi Gaziosmanpaşa’da, bugün de Kadıköy’de bir miting yapıyormuş. Onun Kadıköy’de yaptığı mitingi biz Kartal’da başladık gümbür gümbür. Maltepe’ye geldik, gümbür gümbür. Arkadan Ataşehir’e geldik, gümbür gümbür. Onun bir ilçede yaptığını biz ayrı ayrı üç ilçede sadece Anadolu yakasında yaptık. Şimdi Eyüp Sultan bir başka. Fakat ben istiyorum ki, bu seçimin bir özelliği var. Nedir o? Eyüp Sultan’da açık ara biz bu seçimleri almamız lazım, açık ara. Niye? Çünkü sizin burada atacağınız fark, Türkiye’deki farkı etkileyecek, çok önemli. İstanbul büyükşehirde alacağımız oy, Türkiye’yi etkileyecek, bu bakımdan çok önemli. Şimdi biz basit bir belediye seçimi yapmıyoruz, adeta bir genel seçim yapıyoruz, genel. O bakımdan çok önemli."
Erdoğan, bazı şeylerin değiştiğine işaret ederek, "CHP, MHP, diğerleri... Hiç akla gelmez ittifaklar var. Yani CHP, MHP ile bir araya gelecek, BDP ile bir araya gelecek, Saadet ile bir araya gelecek, bunlar hiç akla gelmez şeyler... Şimdi hepsi bir araya geldi. Niye biliyor musunuz? AK Parti’yi nasıl deviririz? Yahu AK Parti’yi devirmek sizin elinizde değil ki, o milletin elinde. Bunun kararını halk verir, Hak verir. Fakat bunlar halka inanmıyor ki, bak ne diyor Kılıçdaroğlu, son günlerde; ’2,5 milyon genç oy kullanacak’ diyor. Doğru. Arkadan bir şey de diyor; ’2,5 milyon genç nereye oy vereceğini biliyor’ diyor. Nereye oy verecekmiş? Mustafa Kemal’in partisine oy verecekmiş. Mustafa Kemal hayata olsa zaten Kılıçdaroğlu’nu kapısından içeri sokmaz. Çünkü bu kafa, Mustafa Kemal ölünce Türk lirasının üzerinden resmini çıkardı, oraya İnönü’nün resmini koydu. Devlet dairelerinden posterini indirdi, İnönü’nün posterini koydu. Posta pullarından kaldırdı, İnönü’nün resmini koydu. Bunlar bu. Peki AK Parti kimin partisi? Biz şunun bunun partisi değiliz. Biz milletin partisiyiz, milletin. Bu partiyi millet kurdu, rotasını millet çizdi, o istikamette gidiyoruz" ifadelerini kullandı.
Doğma, büyüme Kasımpaşalı, aslen de Rizeli olduğunu belirten Erdoğan, şu an Kasımpaşa’da da Kızılay Meydanı’nda ekran kurulu olduğunu aktararak, oradan kendisini izleyenlere selamlarını iletti.
"CHP’den ülkeye hiçbir fayda gelmez"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, CHP’den ülkeye hiçbir fayda gelmeyeceğini söyleyerek, "Bunlar tek partili dönemde, bu ülkeyi batırdılar. Çok partili dönemde, Allah rahmet etsin, Menderes’in hizmetlerine tahammül edemediler. Çünkü bunlar yıkmak için geldiler, yapmak için değil" diye konuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı CHP belediyesinden devraldığını hatırlatan Erdoğan, "O zaman ne vardı. İSKİ yolsuzlukları vardı, hatırlayın. Susuzluk vardı, çöp dağları vardı, hava kirliliği vardı. Kanalizasyonlar sokaklarda, caddelerde akıyordu. Biz geldik ne oldu? 2 yılda çöp dağlarını kaldırdık mı? 180 kilometre Istranca dağlarından biz İstanbul’a suyu getirdik mi? O gün bugündür susuzluk var mı? Hava kirliliğini kaldırdık mı? Eyüp Sultan da doğalgaz var mı, kim getirdi? Biz size sevdalıyız ya. Biz dertliyiz, dertli" şeklinde konuştu.
Erdoğan, Eyüp’te düzenlenen mitingde, CHP ve MHP’ye yönelik eleştirilerde bulundu.
Başbakan Erdoğan, "Bunlarda dürüstlük yok. Bunlarda yalan çok. Takiye çok. Bunlarda iftira çok. Bu Kılıçdaroğlu zaten Bahçeli ile ikisinin de söylemi birbirleriyle aynı. Bunlar bir iftira daha attı. Bunun iftiralarına yetişmek zor" dedi.
İsviçre bankalarında 13 hesabı olduğuna dair iftiralar atıldığını belirten Erdoğan, "Aileme, hepsine iftira attılar. Ta Siirt’te dedim ki; eğer dürüstsen, eğer namusluysan, eğer karakterin düzgünse, eğer sen adamsan bu avukatına yetki ver. Ben de vereyim. Hesapları da ver. Gitsinler İsviçre’ye, hemen o hesaplardan paraları çeksinler. Sen züğürt Kemal’sin ya, bu paraları sana veriyorum. O gün bugündür hala cevap yok" diye konuştu.
Erdoğan, CHP’ye gönül verenlere seslenerek, "Nasıl oluyor da böyle yalancı birisinin arkasından gidiyorsunuz. Siyaset dürüst yapılır, namuslu yapılır. Namusun dışına taşarsa millet onlara destek vermez. İşte vermiyor" dedi.
"Sabrın sonu selamettir"
Muhalefetin, yanlarına Pensilvanya’yı da aldığını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bunlar da tamamen dini istismar ediyorlar. Bu Pensilvanya 28 Şubat öncesinde bir başkaydı, 28 Şubat sonrasında bir başka. 28 Şubat öncesinde başörtüsü meselesini itikadi bir mesele olarak görüyordu. Ey hak... Doğruydu. Ama 28 Şubat’ta dediler ki, ’sakın ha’...Ne oldu? Bu sefer değişti, füruattan dolayı. Üniversiteye giden kızlarımıza, ’başınızı açabilirsiniz’ dediler. Hatta o zamanın bazı generallerine ödüller veriyorlardı. O gün bugün 15 yıl bu ülkede benim başörtülü kızlarım, başörtülü bacılarım zulüm gördüler mi? İmam hatiplerin orta kısmını kapattılar mı? Meslek liselerini kapattılar mı? Biz, hep bunun hüznü içerisinde olduk. Ama sabrettiniz. Biz de sabrettik. Sonunda hamdolsun, imam hatiplerin orta kısmı açıldı mı? Çünkü benim de yavrularım orada okudu. Kızlarım da oğullarım da orada okudular. Bunlar da bu mağduriyeti yaşadılar. Üniversiteye gidemediler. Onun için yurt dışına gönderdik. Orada okudular. Yani Amerika’da başörtülü okuyorsun ama burada okuyamıyorsun. Ve ben Amerika’daki Başkan’a bunu söylediğim zaman adam şaşırdı. ’Sizin ülke Müslüman değil mi?’ Müslüman. Ama öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya. Sabır, sabır dedik. Sabrettik. Sabrın sonu da selamettir. Şimdi başörtülü olarak gidiyor mu? Açıldı mı orta kısımlar? Kat sayı kalktı mı? İstediği üniversiteye gidiyor mu? Devlet dairelerinde çalışabiliyor mu? Ya Rab sana hamdolsun."
Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun, başörtüsü sorununu çözdüğünü iddia ettiğini belirterek, "Senin ne olduğunu zaten bu millet biliyor. Benim anlatmama gerek yok. Sen neyi, nasıl çözersin bunu biliyor. Çünkü her türlü yalan bunlarda var. Her türlüsü var. Fakat ben diyorum ki, yarın sandıkta bu CHP, bu MHP, bu Pensilvanya ve diğerlerine gelin bir Osmanlı tokadı atın. Ablaları varmış. Bizim de ablalarımız var. Bizim ablalarımız onlar gibi değil. Onlar iftirayla, onlar yalanla, onlar takiye ile hareket eder. Bizim ablalarımız hakikatle, rahmetle. Onların abileri varmış. Bizim abilerimiz de burada. Ama bizim abilerimiz yalana değil, takiyeye değil, iftiraya değil rahmete, doğru ve hakikate..." diye konuştu.
İstanbul’u CHP’den aldıktan sonra yaptıklarının belli olduğunu söyleyen Erdoğan, "Siz, Haliç’in kıyısındaki bir ilçesiniz. Haliç’i kim temizledi? Haliç şu anda ne hale geldi?. Artık balıklar geliyor mu Haliç’e? Kadir Topbaş kardeşimiz, ta boğazdan dağları delerek Haliç’e boğazın suyunu getirdi mi? Şimdi Kağıthane’ye boğazın suyu geliyor. O su Haliç ile bütünleşiyor ve sirküle ediyor. Şimdi Haliç ne oldu? Peki bunların böyle bir derdi var mı?" dedi.
"Akşam söylediklerini sabah inkar ederler"
Haliç Kongre Merkezi’nin temelini kendisinin attığını anlatan Erdoğan, merkezi bitirmenin Kadir Topbaş’a nasip olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:
"Şimdi bakın, İstanbul gibi bir şehirde kongre merkezi yoktu. İktidar olduk, Harbiye’deki kongre merkezini de biz yaptık. 2 tane 3 bin 300 kişilik kongre merkezimiz var şimdi. CHP’nin böyle bir derdi yok. Bunlar yapamaz bu işi. Kadir Bey, Taksim-Yenikapı arasındaki köprüyü yaptı. Şimdi çıkmış bunların İstanbul’daki adayı, İstanbul’da ’hırsız’ demişti. ’Yolsuzluk yapıyorsun’ demişti. Bunun için de partiden ihraç etmişti. Partiden ihraç ettiği adamı getirmiş şimdi İstanbul’a belediye başkan adayı yaptı. Diyorum ya, bunlarda takiye var. Bunlar dürüst değil. Akşam söylediklerini sabah inkar ederler. Kardeşlerim, çok enteresan işler dönüyor. Diyor ki; ’Ben gelince’, geleceği de yok ya, o Haliç’teki köprüyü yıkacakmış. Sen neyi yıkıyorsun? Sen haddini bil ya. Bir defa devletin bu tür bir eserini, yapılmış bir eserini sen nasıl yıkarsın?"
Sen haddini bil
CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Sarıgül’ü eleştiren Erdoğan, "O Haliç’teki köprüyü yıkacakmış. Sen haddini bil. Devletin bu tür bir yapılmış eserini sen nasıl yıkarsın? Bu ülke hukuk devletidir, nasıl yaparsın sen bunu? Hele hele iktidarda biz olacağız, bizim iktidarımızda sen gelip orayı yıkacaksın, avucunu yalarsın" diye konuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın, Unkapanı Köprüsü’nü kaldırarak, geçişi denizin altına alma projesini açıkladığını hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:
"Çünkü biz artık denizin altından yürümeye alıştık. Dedemiz Fatih, karadan gemileri yürüttü, biz de denizin altından yürüyoruz. İkinci tüneli de yapıyoruz. Marmaray’ın biraz güneyinden şu anda çift katlı bir tüp geçit, oradan da otomobiller geçecek. Önümüzdeki yıl da onun açılışını yapacağız. 3. köprü, Yavuz Sultan Selim’i de yapıyoruz. 4 gidiş, 4 geliş, ortasından da tren gidiyor. Kardeşlerim, Türkiye büyük bir devlet. İnşallah muasır medeniyetler seviyesinin üzerine Türkiye’yi çıkaracağız. Burası İstanbul, İstanbul’a bu yakışır."
Haliç’in temizlenmesi çalışmalarını hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürüdürdü:
"Haliç’in çamurunu temizlerken o zaman kiminle görüşsem, dediler ki, ’bu olmaz’. Dediler ki, ’burayı bizim doldurmamız lazım’. ’Olur mu?’ dedim. ’Tarihe hakaret olur, nasıl doldururuz burayı? ’Aksi takdirde burayı temizlemeye kalkarsak iki yaka bir araya gelir, adeta deprem yaşar burası’ dediler. ’Hayır’ dedik. ’Biz bunu yapmalıyız’. Profesörlerle, hocalarla konuştuk, bunu söylediler. ’Yok’ dediler. Yurt dışından hocalar getirdik, onları çalıştırdık. Dediler ki; ’Bu yapılır.’ Biz Haliç’i temizlemeye başladık. Haliç’ten Alibeyköy’deki taş ocağına 9.5 kilometre adeta bir petrol boru hattı gibi hat döşedik. Siz bunların farkına varmadınız. Biz oradaki çamuru oraya pompaladık. Suyunu tekrar Haliç’e aldık. Ama çamur orada kaldı. Ve biz Alibeyköy’deki o taş ocağında 650 bin metrekare yer kazandık. Kardeşlerim, şimdi Vialand var ya Vialand’ın olduğu yer, işte bizim o çamuru boşalttığımız yer. Bakın ne oldu orası, gayet modern bir yer oldu ve çevre değişti. Oradaki her şeyin ve dairelerin değeri arttı. Modern bir yapı meydana geldi."
Kentsel dönüşüm çalışmalarını başlattıklarını belirten Erdoğan, "Vatandaş dedi ki; ’Artık biz burada böyle oturmayalım. Burada evlerimizi yıkın, bize yeni evler yapın’. Eski Alibeyköy deresinin halini düşünün, bir de şimdiki halini düşünün. Eski taşkınları düşünün, şimdiki halini düşünün. Bizde eser var eser. Bunlarda yıkmak var. Kardeşlerim ben sizi seviyorum. Ama ben Türkü Türk, Kürdü Kürt, Arnavudu Arnavut, Boşnağı Boşnak, Romanı Roman, Aleviyi Alevi, Sünniyi Sünni olduğu için sevmiyorum, beni yaradan Allah onları da yarattığı için seviyorum" diye konuştu.
Erdoğan, "tek millet" dediklerini, ne arabın beyaza, ne de beyazın araba üstünlüğü olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Üstünlük, Hakk’a yakınlıktır. Bunu böyle bileceğiz. Onun için kimse kimseye afra ve tafra yapmasın. İki, bizim bayrağımız tek bayrak. Bayrakları bayrak yapan toprak, o kadar. Buna benzer eş bir bayrak asla kabul etmiyoruz. Üç, tek vatan. 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Batı’da ne varsa, Doğu ve Güneydoğu’da da o olacak. Kuzey’de ne varsa, Güney’de de o olacak. Ben size bir şey sorayım, topluca ona cevap verin; 12 yıl önce denseydi ki Şırnak’a havalimanı olacak, inanır mıydınız? Ağrı’ya, Kars’a, Iğdır’a, Hakkari’ye olacak... Kardeşlerim şimdi hepsinde havalimanı var. Göreve geldiğimizde 26 ilde havalimanı vardı, şimdi 52 ilde havalimanı var. 9 ilde doğalgaz vardı, şimdi 72 ilde doğalgaz var."
Türkiye’nin her metrekaresinin beraber ayağa kalkacağını belirten Erdoğan, "BDP’ye bakıyorsunuz siyasi Kürtçü. MHP’ye bakıyorsun siyasi Türkçü. CHP’ye bakıyorsun o da kumsalların partisi. Ama biz 77 milyonun partisiyiz. Bizim farkımız bu" dedi.
"Dördüncüsü, tek devlet. Devlet içinde devlet yok" ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Pensilvanya kendine gel. Sen Dışişleri Bakanlığını dinleyebilirsin ama bunun bedelini çok ağır ödeyeceksin. Sen çakma bir pasaportla buradan kaçabilirsin. Ama bunun da bedelini ağır ödeyeceksin. Artık Türk pasaportuyla dolaşan bir Pensilvanyalı zat yok. Dün biliyorsunuz pasaportu iptal edildi. Bunların her şeyi hile ya. Her şey, ne ararsan bunlarda var. Ve yeşil pasaportla kaçıyor dışarı. Madem dürüstsün, madem sıkıntın yok, niye kaçtın? Madem bu vatanı seviyorsun, niye oradasın? Çık gel."
Türkçe Olimpiyatlarındaki bazı gözlemlerinden hareketle eleştirilerini sürdüren Erdoğan, şunları kaydetti:
"Türkçe Olimpiyatlarına gittik, ya şu ifadeye bak, Türkçe Olimpiyatlarında Peygamber Efendimiz de oradaymış. Ya bunu söylüyor. Miraç’tan Peygamber Efendimiz iniyor, kamyonete bindiriliyor, yürütülüyor. Ve bunun senaryosu kime ait? Pensilvanya’daki zata ait. Yani biz bunu hocaefendi biliyorduk, meğerse senaristmiş. Merhum Savaş Ay’la bir program yapıyor. Bir kere oy kullanmış. ‘Bundan sonra’ diyor ki, ‘Hz. Cebrail inse, parti kursa, ona bile oy vermem’. Arkadaşlar bizi bunları konuşmaya mecbur etti bu adam."
"Bunlar casus"
"Bir başbakanın dinlenmesi yasak olduğu halde bizi dinleyenler, bakanları dinleyenler, cumhurbaşkanını dinleyenler, genelkurmay başkanını dinleyenler bu ülkede bir ihanet şebekesidir, bunları biliniz. Bunlar casustur, bunu biliniz" ifadelerini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Zaten bunlar önümüzdeki günlerde, haftalarda, aylarda bununla yargılanacaklar. Ne dedim? İnlerine, inlerine gireceğiz, inlerine. Ondan sonra CHP’li yandaşları, MHP’li yandaşları gelsinler onları kurtarsınlar. Bu iş sıradan bir mücadele değil, neyse gereği yapılacak. Çünkü biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni sokakta bulmadık, bu vatanı sokakta bulmadık. Bu bir istiklal mücadelesidir derken boşuna demiyorum. Bu bir istikbal mücadelesidir derken boşuna demiyorum. Onun için milliyetperver, vatansever vatandaşlarımı el ele vermeye davet ediyorum."
Ekonomik başarılar
İktidarda bulundukları 12 yıl içinde Türkiye’nin milli gelirini 230 milyar dolardan 820 milyar dolara çıkardıklarını, IMF’ye olan 23,5 milyar dolar borcu da sıfırladıklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Merkez Bankamız milli bankamız değil mi? Biz iktidarı kimden aldık? MHP’den. MHP 5 yıllığına iktidar olmuştu. 3,5 yıl kaldı, kaçıp gitti. Niye? Ya yapamaz, bunların işi değil. Kardeşlerim, 27,5 milyar dolar Merkez Bankası’nın kasasında para vardı, şimdi 128 milyar dolar. Ya yolsuzlukların olduğu bir iktidar bunları yapabilir mi? Cumhuriyet tarihinde 79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yaptılar. Biz 12 yılda 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık. 83 tünel yapıldı 79 senede, biz 12 yılda 122 tünel yaptık. Fark bu."
Konuşmasının sonunda vatandaşlara "Eyüp Sultan, hazır mıyız?" diye seslenen Erdoğan, "Yarın akşam Eyüp Sultan’dan farklı müjde bekliyorum. Durmak yok, diyorum. Çok çalışacağız. Çok gayret edeceğiz. Sandıkları adeta patlatacağız. İnanıyorum ki Eyüp Sultan’dan bu müjdeyi alacağız. Sandıklara sahip çıkacağız. Oy pusulalarında çizgi olmayacak" diye konuştu.
Erdoğan, mitingin sonunda vatandaşlara, partisinin Eyüp İlçe Belediye Başkan adayı Remzi Aydın’ı kendilerine emanet ettiğini belirterek, Aydın’ın elini havaya kaldırdı. Erdoğan; daha sonra bir yanında Aydın, diğer yanında Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş olduğu halde halkı selamladı.
Mitingden notlarEyüp Sultan Meydanı’nda düzenlenen miting alanında, "Milletin hizmetkarı, gönüllerin ustası", "Sen sesini de kendini de feda ettin, bizim de sana canımız feda", "Alnı ak, yüreği ak, sözü ak, sen milletin kabul olmuş duasısın" yazılı pankartlar dikkati çekti.
Çok sayıda vatandaş, Eyüp Meydanı’nı gören iş yerlerinin üst katlarından mitingi izledi.
Miting alanına eşi Emine Erdoğan ile gelen AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, vatandaşları selamladı. Erdoğan’ın konuşması sırasında alandakiler sık sık "Vur vur inlesin CHP dinlesin" şeklinde slogan attı. Bazı vatandaşların da konuşma sırasında gözyaşlarını tutamadığı görüldü.
Başbakan Erdoğan, sahneye davet ettiği Eyüp Belediye Başkanı İsmail Kavuncu’ya bugüne kadar yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür etti.
Erdoğan, mitingin sonunda alandakilere, Eyüpspor ve AK Parti atkısı ile karanfil attı.
Mitinge, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, AK Parti İstanbul milletvekilleri Egemen Bağış ve Ömer Dinçer de katıldı.
Erdoğan, Eyüp Sultan Türbesi’ni ziyaret etti
Başbakan Erdoğan, mitingden sonra Eyüp Sultan Türbesi’ni ziyaret etti. Burada dua eden Erdoğan, daha sonra Eyüp Sultan Camisi’nde namaz kıldı.
Ardından caminin karşındaki Tarihi Sultan Sofrası’na girerek, burada vatandaşlarla bir süre sohbet eden Erdoğan, bir dükkandan da salep aldı.
Buradan seçim otobüsünün bulunduğu alana geçen Erdoğan, esnafla sohbet etti. Kendisine sevgi gösterisinde bulunanları selamlayan Erdoğan, bir çocuğu da kucağına alarak sevdi.
Erdoğan, daha sonra seçim otobüsüyle buradan ayrıldı.
Konut önünde karşılama
Başbakan Erdoğan, Eyüp mitinginin ardından Kısıklı’daki konutuna geldi. Erdoğan’ı burada bir grup vatandaş karşıladı. Vatandaşlar Erdoğan’a sevgi gösterisinde bulundu, Erdoğan da vatandaşları selamladı. Bu sırada grup içinde yer alan bazı çocukların "Dedemiz buraya" sloganı attığı görüldü.
Öte yandan, Erdoğan’ın, yanına gelen bir vatandaşla bir süre sohbet ettiği ve vatandaşın telefonuyla bir görüşme yaptığı görüldü.
Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da aracında, kendisine çiçek veren bir çocuğu sevdi.
Başbakan Erdoğan daha sonra konutuna geçti.