HSYK adimimizi devam ettirecegiz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) ile ilgili yasa teklifine ilişkin, "Ne yaparlarsa yapsınlar, biz çıktığımız yolda, anayasa değişikliğine yanaşmadıklarına göre, HSYK ile ilgili yasal düzenlemeyle ilgili attığımız adımı devam ettireceğiz. İnşallah ara vermeksizin arkadaşlarımız bunu parlamentodan çıkaracaklar. Ondan sonrası artık Cumhurbaşkanımızın takdiri. Cumhurbaşkanımızın takdirinden sonraki gelişmeleri de bizler izleyeceğiz" dedi.
Başbakan Erdoğan, Brüksel’e hareketinden önce Esenboğa Havalimanında düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
HSYK ile ilgili düzenlemeye ilişkin hem Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün hem de TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in "anayasa değişikliği yapılabilir" açıklamaları olduğunun hatırlatılması ve "Genel Kurul’da söz konusu teklifte bir değişiklik olabilir mi ya da muhalefetin eleştirileri çerçevesinde teklifin geri çekilmesi söz konusu olabilir mi?" diye sorulması üzerine Erdoğan, "Sayın Cumhurbaşkanımız ortaya bir iyi niyet koydu. Biz ana muhalefetle ve diğerleriyle bu tür işlerin yapılamayacağını biliyorduk, biliyoruz" ifadesini kullandı.
Erdoğan, Cumhurbaşkanı Gül’e, "Şu anda yeni anayasayla ilgili çalışmada 60 maddede dört siyasi partinin mutabakatı var. ’Bu mutabık olunanları gelin, çıkarılım’ diyoruz, buna yanaşmıyorlar. HSYK ile ilgili de belli bir noktaya gelinmiş, oturup konuşularak burada mutabık kalınsın, bunu da yapalım. Bizden yana anayasa değişikliğinde bu konuyla ilgili en ufak bir terslik olmaz. Arkadaşlarımı ben görevlendiriyorum. Yarın ana muhalefetten de diğerlerinden de randevu alacaklar, ziyaretlerine gidecekler" dediğini aktardı.
"MHP’de çay da içemediler"
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli’nin CHP’yi, MHP’yi ve BDP’yi ziyaret ettiğini anımsatan Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"CHP’de bir çay içebildiler. MHP’de çay da içemediler, o kadar kısa sürdü. Ardından BDP’yi ziyaret ettiler. Maalesef üçünden de bu ziyaretlerde, herhangi bir olumlu cevap alamadılar. Bu arada Komisyon çalışmaları esnasında, biliyorsunuz, itiraz ettikleri konularda da arkadaşlarımız gerekli değişiklikleri Komisyon’da yaptılar. Bunların ötesinde de herhangi bir değişiklik söz konusu olabilirse, olursa bunları da Genel Kurul’da yapabileceğimizi de biz deklare ettik, buna da açığız.
Sayın Cumhurbaşkanı’na ’Evet, biz bu tür değişikliği, anayasa değişikliğini yapmaya varız’ diyeceksin, dışarı çıkacaksın, dışarıda ’Biz anayasa değişikliğinde yokuz’ diyeceksin. Ondan sonra da kalkıp AK Parti ile ilgili olarak, ’Biz, AK Parti ile anayasa değişikliğini yapamayız’ diyeceksin. Arkadaşlarımız görüşmeyi yapacak, perşembe günü, iki gün sonra bize dönecekler, ’Hayır’ diyecekler. CHP’nin bu ülkede yasama organında da yürütme organının çalışmalarında da hiçbir zaman ülkemize, katkı sağlayacak, demokrasisine katkı sağlayacak bir adımı bugüne kadar olmamıştır, bundan sonra da olmaz. Çok açık, net bunu söylüyorum.
Komisyonda nasıl kavga, gürültü, patırtı çıkardıysalar, herhalde şimdi yine ’Biz, Genel Kurul’da bunu ne kadar engellersek buradan zaman kazanırız’ diyecekler, bu tür şeyleri yapacaklar. Ne yaparlarsa yapsınlar, biz şu anda çıktığımız yolda, anayasa değişikliğine yanaşmadıklarına göre, biz HSYK ile ilgili yasal düzenlemeyle ilgili attığımız adımı devam ettireceğiz ve çarşamba gününden itibaren bu devam edecektir. İnşallah, ara vermeksizin arkadaşlarımız süratle bunu parlamentodan çıkaracaklar. Ondan sonrası artık Cumhurbaşkanımızın takdiri. Cumhurbaşkanımızın takdirinden sonraki gelişmeleri de bizler izleyeceğiz."
"Cenevre-2 Suriye ve Ortadoğu için hayırlara vesile olan bir süreç olur"
Cenevre-2 Konferansı’na kısa süre kala, Cilvegözü Sınır Kapısı karşısındaki Suriye’nin Babel Hava Sınır Kapısı yakınlarında gerçekleşen patlamayı nasıl değerlendirdiğinin sorulmasına karşılık Başbakan Erdoğan, "Oradaki olayların Cenevre ile ilgisi, alakası yok. Orada zaten her gün bu tür olaylar devam ediyor" dedi.
Cenevre-2 Konferansı öncesinde Suriye Ulusal Koalisyonun konferansa katılacaklarına dair adım attıklarına işaret eden Başbakan Erdoğan, bu arada Cenevre-1 Konferansı’nın sonuçlarının İran tarafından kabul edilip edilmeyeceğinin ve BM’nin İran’ı davetinin gündemde olduğunu kaydetti. İran’ın Cenevre-1 Konferansı’nın sonuçlarını kabul etmemesi halinde ABD’nin ve muhalefetin olumsuz yaklaşımının söz konusu olduğuna dikkati çeken Başbakan Erdoğan, "Babel Hava’daki olayların bununla ilgisinin olduğunu düşünmüyorum. Orası her an zaten sıkıntıda ve bu sıkıntılı süreç devam ediyor. Temenni ederiz ki Cenevre-2 Suriye ve Ortadoğu için hayırlara vesile olan bir süreç olur" değerlendirmesinde bulundu.
"Bizim atacağımız başka adımlar var"
Başbakan Erdoğan, dolar ve avronun Türk lirası karşısında son yılların en yüksek seviyesine ulaştığı belirtilerek, "Bunun için bir tedbiriniz olacak mı, yükselişi neye bağlıyorsunuz" diye sorulması üzerine, şunları söyledi:
"Başbakan Yardımcım, değişik televizyon kanallarında süreçle ilgili düşünceleri anlatıyor. Tabii olay, 17 Aralık’a bağlanırsa bu yanlış olur. Şu anda ABD’de FED’in yaptığı girişimler var, ülkemizde bu olayı, ben zaten süreklilik arz edecek bir olay olarak görmüyorum. Türkiye’den para çıkışı sıkıntı verecek bir konumda değil. Rakamlar cüzi rakamlar. Bunları Türkiye, rahatlıkla absorbe edecek konumdadır.
Şu anda gerek Başbakan Yardımcımın dün akşam yapmış olduğu konferansta, uluslararası noktada attığı bir adım var. Yine Maliye Bakanımın Londra, ABD seyahatiyle oralardaki çevrelerle yapacakları görüşmeler, çalışmalar var. İnanıyorum ki bu çalışmalarla olay, çok daha farklı bir havaya girecektir. Bizim bu seyahatimiz bundan sonra liderlerle yapılacak karşılıklı görüşmeler, bizim atacağımız başka adımlar var, bu adımlarla birlikte de yine normale dönecektir diye düşünüyorum."