Iki kita arasi dakikalar içinde seyahat
Erdoğan, Haydarpaşa Limanında "İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi (Avrasya Tüneli) Projesinin" TBM makinesi ile tünel açma işleminin başlatılması törenine katıldı.
Erdoğan burada yaptığı konuşmada, bugünün kendileri için çok çok anlamlı, heyecan dolu, coşku dolu bir gün olduğunu söyledi.
Bunun bir temel atma töreni veya bir başlangıç olmadığını ifade eden Erdoğan, bunun başlangıcını, ilk temel atma merasimini yağmurlu bir günde Üsküdar’da yaptıklarını anımsattı.
Bugün İstanbul Boğazı’nın altından lastikli araçların geçeceği tüp geçidin tünel delme işlemini başlattıklarını söyleyen Erdoğan, burada kullanılacak TBM aracının faklılığının ve özelliğinin olduğunu ifade etti. Erdoğan, "Bu farklılık ve bu özellikle hergün yaklaşık 10 metre delme işlemini yaparak, inşallah Asya’dan Avrupa’ya geçmiş olacağız" dedi.
"Tünel için Almanya’da, özel bir tünel açma makinesi imal edildi"
Avrasya Tüneli’nin inşasında önemli bir aşamanın başlangıcında olduklarını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"İnşallah tıpkı Marmaray’da olduğu gibi, Kazlıçeşme-Göztepe arasına denizin altından, gidiş-gelişli iki tüp yerleştirecek, lastikli araçların, dakikalar içinde iki kıta arasında seyahat etmesini mümkün hale getireceğiz. 26 Şubat 2011’de, şahsımın da katıldığı törenle imzaları atmıştık, projenin başlangıcı o gündü.
Hazırlıklar yapıldı, geçen yıl 27 Mayıs’ta belki birçok İstanbullu’nun adını bilmediği Çatladıkapı’da inşaat çalışmaları başladı. Bu tünel için Almanya’da özel bir tünel açma makinesi imal edildi. Dizaynı tamamıyla yapı merkezine ait olan bu çalışmanın üretimi orada oldu. Bu dev makine buraya getirildi, montajı tamamlandı, inşallah bugün de artık çalışmaya, tüneli kazmaya başlıyor."
Başbakan Erdoğan, bu makinenin hem denizin 25 metre altında tünel kazacağını, hem de aynı zamanda tünel çeperlerini inşa edeceğini belirterek, bu tarz tünellerden dünyada çok az sayıda olduğunu kaydetti.
Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Amerika’da Newyork şehrinde, deniz altından lastikli araçların geçebildiği 4 adet tünel var. Malezya Kuala Lumpur’da benzeri bir tünel daha var. Avrupa’da Fransa’da aynı şekilde bir karayolu tüneli var. Biz dünyanın en modern, en gelişmiş karayolu geçiş tünelini şimdi artık İstanbul’a da kazandırıyoruz. Boğaziçi Köprüsü’nden lastikli araçlar iki kıta arasında seyahat ediyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden aynı şekilde lastikli araçlar geçiyor.
Üçüncü köprü inşaatını, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü önceki hafta gittim, yerinde tekrar inceledim. Orada da ayaklar tamamlanıyor.
Artık az bir zaman kaldı, inşaat hızla devam ediyor. Şu anda İstanbul’da iki kıta arasında iki köprüden karayolu ulaşımı, Marmaray’dan da demiryolu ulaşımı sağlanıyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden hem karayolu olacak, hem orada da raylı sistem olacak. Bu Avrasya Tüneli tamamlandığında iki kıta arasında 4 karayolu geçişimiz olacak. İnşallah İstanbul’daki trafik nefes alacak. İnşallah, köprü trafiği dediğimiz eziyet, bu inşaatlarla artık tarih olacak.
Bu büyük proje yaklaşık 14,5 kilometrelik, tamımı itibarıyla 14,6 kilometrelik bir yoldan oluşuyor. Kazlıçeşme’den Göztepe bu kadar. Bunun 5,4 kilometresi Boğaz’ın altında inşa ettiğimiz bu tünelden oluşacak. Geriye kalan 9,2 kilometrelik kısımda da yollar geçiş tünelleri köprüler, üst geçitler inşa edeceğiz."
"Kazlıçeşme ile Göztepe arası 15 dakikada katedilecek"
Başbakan Erdoğan, Kazlıçeşme ile Göztepe arasının şu anda 100 dakikada alınabildiğini ifade ederek, "Avrasya Tüneli tamamlandığında bu mesafe sadece 15 dakikada katedilecek. 15 dakikaya bunun inmesinin ne anlama geldiğini, bütün hesaplama teknikleriyle yaptığımızda, parasal olarak da bunun yanında huzur içinde bu mesafenin alınmasına varıncaya kadar, bunun sağladığı mutluluğu düşünün" dedi.
"Tünel depremlere de dayanıklı bir şekilde inşa ediliyor"
Dünya çapındaki bu büyük projenin maliyetinin, 1 milyar 245 milyon dolarolduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:
"Tünel ve yollar inşa edilip tamamlandığında hem kendisini amorti edecek, hem de yakıttan sağladığı tasarrufla ülkemize fayda sağlayacak. Bu büyük yapı çevreye, denize en küçük bir zarar vermeyeceği gibi, trafikte beklemeye son verdiği için egzoz salınımını ciddi oranda azaltacak, çevreyi de koruyacak. Ayrıca bu tünel depremlere de dayanıklı bir şekilde en güvenli şekilde inşa ediliyor.
Bu küresel projenin tünel delme aşamasına gelmiş olmasından dolayı gerçekten büyük bir gurur ve heyecan içerisindeyiz. Tünelde ışığın görülmesini sabırsızlıkla bekleyeceğiz. İnşallah Allah ömür verirse yapının tamamlandığını da görecek, yine birlikte açılışını da gerçekleştireceğiz."
Bu büyük ve küresel projenin inşasında emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, "Başta Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme eski bakanımız Binali Yıldırım beye, şimdi Lütfi Elvan beye, yüklenici firmaların, gerek sahiplerine, gerek mimarından mühendisine, işçisine kadar tüm personeline, bakanlığımızın tüm personeline, bütün kurumlarımıza, huzurlarınızda şahsım, milletim adına sonsuz teşekkür ediyorum.
Yüklenici Güney Kore ve Türkiye firmalarına özellikle teşekkür ediyorum. Bu arada Güney Kore’deki gemi kazasından dolayı Türkiye olarak büyük üzüntü duyduğumuzu burada ifade ediyor, Güney Koreli dostlarımıza buradan başsağlığı mesajlarımızı bir ke daha iletiyorum" ifadelerine yer verdi.
-"Onlarca dev yatırımı aynı zamanda gerçekleştiren bir Türkiye’ye ulaşmış olmanın heyecanını yaşıyoruz"
Başbakan Eroğan, İstanbul’un uluslararası alandaki cazibesini artıran bu tür dev yatırımları, aynı zamanda Türkiye’nin de küresel düzeyde itibarını yükselten, faydası tüm ülkeye şamil olan projeler olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
"12 yıl öncesine kadar bu projelerden tek başına bir tanesini bile yüretmekten zorluk çeken bir Türkiye’den, bugün onlarca dev yatırımı aynı zamanda gerçekleştiren bir Türkiye’ye ulaşmış olmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu başarı da özel sektörümüzün çok büyük payı, çok büyük rolü var.
Şu anda İstanbul’da ve ülke çapında devam eden önemli projelerin neredeyse tamamını özel sektör imkanlarıyla gerçekleştiriyoruz. Yeni havalimanımız bu şekilde, Yavuz Sultan Selim Köprüsü bu şekilde, Avrasya Tüneli yine bu şekilde, şehir hastaneleri yine aynen bu şekilde. Hepsini de özel sektör eliyle, onların imkanları ve dinamizmiyle hayata geçiriyoruz. Şimdi Kanal İstanbul’a başlayacağız. Kanal İstanbul da aynı şekilde. 12 yıl boyunca her alanda elde ettiğimiz başarıların altında güven var istikrar var.
Devlet milletiyle kucaklaştı. Millet kendi arasındaki yapay sorunları bir kenara bırakarak, kadim kardeşliğine sımsıkı sarılarak birbiriyle kucaklaştı. Ekonomide, siyasette dış politikada belirsizlikleri ortadan kaldırdık. Yolsuzluğa geçit vermedik, yasakları tek tek kaldırdık, yoksullukla kararlı şekilde mücadele ettik. Ülkenin kaynaklarını akıllıca, ihtiyaçları gözeterek, verimliliği dikkate alarak değerlendirdik. 91 yıllık cumhuriyet tarihimizin her yönüyle başarılı eserlerle, hizmetlerle, yatırımlarla, parlak bir 12 yılı geride bıraktık."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yenikapı’da ve Maltepe’de yeşilliğiyle, ağaçlarıyla devasa meydanlar yapıldığını belirterek, "İşte, miting mi yapacaksın git Yenikapı’da yap. Miting mi yapacaksın, git Maltepe’de yap. Bundan sonra bu tür alanların dışında bazı ilçelerimizde de inşallah butik meydanlar düzenleme kararı aldık. AK Partili belediyeler olarak 30 bin, 50 bin kişi alabilecek meydanlar düzenleyeceğiz. 100 bin kişi alabilen meydanlar düzenleyeceğiz. Git, orada mitingini yap ama gelip vatandaşımızın, esnafımızın camını çerçevesini indirebilecek şekilde, yok Taksim Meydanı’nda, yok Kadıköy Meydanı’nda, yok şurada, yok burada...Bu tür şeyleri yapmak mümkün değil. Kesinlikle artık bunlara fırsat vermeyeceğiz" dedi.
Erdoğan, Haydarpaşa Limanında "İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi (Avrasya Tüneli)" projesinin tünel açma işleminin başlatılması töreninde yaptığı konuşmada, önlerinde 2023 hedefleri olduğunu, ardından çocuklar ve torunlar için 2053 ve 2071 hedefleri bulunduğunu ifade etti.
İstikrar ve güveni muhafaza ederek Türkiye’nin hız kesmeden, ivme kaybetmeden, enerjisini heba etmeden bu hedeflere ulaşmasını sağlayacaklarını dile getiren Erdoğan, "17 Aralık’a, 25 Aralık’a ve Gezicilere rağmen bu hedefe ulaşacağız. 12 yıl öncenin hayalleri şu anda gerçeğe dönüştü. Göreceksiniz bugün uzak gibi görünen hayal de çok kısa zaman zarfında inşallah gerçeğe dönüşecek. Bu kutlu yürüyüşümüzün sekteye uğramasına ya da uğratılmasına da asla izin vermeyeceğiz" dedi.
Erdoğan, 2007’de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen öncesinde partilerinin kapatılmak, cumhurbaşkanı seçmelerinin engellenmek istendiğini belirterek, aslında Türkiye’nin kutlu yürüyüşünün durdurulmak istendiğini, ancak kendilerinin dik durduğunu, hemen tedbirlerini aldıklarını kaydetti.
Siyaseti, hukuku ve demokrasiyi muhafaza ederek krizi aştıklarını dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:
"Anayasayı değiştirdik. 26 maddelik bir paketle halkımıza gittik. Yüzde 58’le Anayasa değişti. ’Cumhurbaşkanını artık halk seçecek’ dedik. Her seferinde kriz olan cumhurbaşkanlığı seçimlerini artık kriz olmaktan çıkardık. 10 Ağustos’ta millet kendi başkanını seçmek için sandığa gidecek. Türkiye’nin kutlu yürüyüşü, Türkiye’nin ilerlemesi ve kalkınması, Gezi olayları bahanesiyle geçen yıl bir kez daha sekteye uğratılmak istendi. Onu da aştık. Fakat tatmin olmadılar. 17 Aralık ve 25 Aralık’ta hukuk eliyle hükümete bir darbe yapılmak istendi. Orada da dik durduk. O krizi de 30 Mart’ta milletten aldığımız yetkiyle aştık. İnanıyorum ki Türkiye’nin yürüyüşünü durdurmak isteyenler, artık buna cesaret edemeyecekler. Türkiye’nin düşmanları 30 Mart’ta milletten öyle bir cevap aldılar ki, inşallah bundan sonra Türkiye ile uğraşmaya yeltenemeyecekler."
"Maalesef piyon olarak kullanıldılar"
Başbakan Erdoğan geçen yıl Mayıs ve Haziran aylarında "12 adet ağaç bahanesiyle" sokağa çıkanların aslında Türkiye üzerine oynanan çirkin bir oyunda maalesef piyon olarak kullanıldıklarını belirterek, şöyle devam etti:
"Biz ki bu ülkede fidan ve ağaç olarak 3 milyarı bulan dikim yaptık. Bunlar 12-13 adet ağacın sökülüp başka yere dikilmesi sebebiyle, onu bahane ederek ülkeyi ayağa kaldırdılar. Asıl çevrecilik tahribatını onlar yaptılar. Cam, çerçeve, yollarda parkeler sökülmek suretiyle ne çevre, ne sokak, ne park, ne bahçe bıraktılar. Bunların çevrecilikle alakası yok. Bunlar tencere tavacı ya. Tencere tava, hep aynı hava. Yaptıkları hep bu. Türkiye’de güveni ve istikrarı sarsmak isteyenler bizim gençlerimizi kullanarak onların hassasiyetlerini istismar ederek Türkiye’ye ağır darbe vurmak, ağır zarar vermek istediler. İşte benzeri tahrikler Mısır’da yaşandı. Sonucu görüyorsunuz. Benzeri tahrikler Ukrayna’da yaşandı. Sonucu görüyorsunuz. Aynı oyunu Türkiye’ye de de oynamak istediler. Ağaç diyerek, çevre diyerek, özgürlük diyerek, Türkiye ekonomisine, kardeşliğimize, demokrasimize kast ettiler ama başarısız oldular. Şimdi ben, sizlerin şahsında, ekranları başında bizi izleyenlere sesleniyorum: Şu anda Yenikapı’da buyurun denizi doldurarak 750 bin metrekare bir alan düzenlemesi yapıldı. Buyurun çevre. Bütün yeşilliğiyle, ağaçlarıyla, her şeyiyle devasa bir meydan. Bitmedi... Maltepe’de yine aynı şekilde deniz doldurularak 1 milyon 250 bin metrekarelik bir alan da orada meydana getirildi. Yeşiliyle, her şeyiyle ağaçlar dikilerek bu yapıldı. Neredesiniz çevreciler? Hadi konuşsanıza... Dert başka, bunlar, kendi kör ideolojileriyle konuşuyorlar. Bu ülkede yapılan hayırlarla değil, güzelliklerle değil. İşte, miting mi yapacaksın git Yenikapı’da yap. Miting mi yapacaksın, git Maltepe’de yap. Bundan sonra bu tür alanların dışında bazı ilçelerimizde de inşallah butik meydanlar düzenleme kararı aldık. AK Partili belediyeler olarak 30 bin 50 bin kişi alabilecek meydanlar düzenleyeceğiz. 100 bin kişi alabilen meydanlar düzenleyeceğiz. Git, orada mitingini yap ama gelip vatandaşımızın, esnafımızın camını çerçevesini indirebilecek şekilde, yok Taksim Meydanı’nda, yok Kadıköy Meydanı’nda, yok şurada, yok burada... Bu tür şeyleri yapmak mümkün değil. Kesinlikle artık bunlara fırsat vermeyeceğiz."